Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Küresel ekonomide ciddi bir ayrışma yaşanıyor: ABD ve ABD Doları güçlü

Yayınlanma:

|

Küresel mali piyasalarda bir süredir egemen olan ‘limoni’ hava yerini daha da sıkıntılı bir tabloya terk etti. Çin’in eski şaşalı dönemlerinin geride kalması, yaşanan deflasyon ve büyüyememe riski, bununla beraber konut sektörünün kanayan bir yara olması derken menüye Almanya odaklı Avrupa’nın da katılması, küresel ekonomide ciddi bir ayrışmaya sebebiyet verdi.

Almanya’da sürekli yüksek enflasyonun insanları tasarrufa teşvik etmesi ve tüketiciler arasındaki güvenin kötüleşmeye devam etmesine ilaveten, yılın ikinci çeyreğinde konut fiyatları geçen yılın aynı çeyreğine göre %9,9 gerileyerek 2000 yılından bu yana en sert düşüşü gerçekleştirdi. Küresel ekonomide yaşanan yavaşlama yetmezmiş gibi, arz kesintileri ile artan petrol fiyatları da enflasyonist baskı yaratarak işleri daha da zorlaştırıyor.

Petrol fiyatları ile arasında ciddi bir korelasyon olan ABD 10 yıllık tahvil faizleri dün bu sabah %4,62 seviyesini test ederek son 16 yılın yeni en yüksek seviyesini test ederken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 97,30 dolar seviyesine yükselerek son 11 ayın zirvesine geldi. Not etmek gerekirse, Suudi Arabistan ve Rusya’nın arz kesintilerine ilave olarak ABD’de stokların kritik seviyenin altına gerilemesi de petrol fiyatları üzerinde baskı kuruyor.

Olumsuz havaya paralel ABD’de risk iştahının göstergesi konumunda Nasdaq endeksi tepeden ~%9 düştü. Doların piyasa kuru olan DXY ise peş peşe 10 haftadır devam eden yükselişini 11. haftaya da taşımakta kararlı görünüyor. Yine not etmek gerekirse, DXY son 11 ayın zirvesinde ve adım adım 107,2 seviyesine yürüyor. Olumsuz havaya paralel piyasaların korku endeksi VIX de mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesini test etti.

ABD’de dün açıklanan dayanıklı tüketim malı siparişlerinin de tahminlere oranla daha kuvvetli sonuçlanması, acaba FED bir kez daha faiz artırımına soyunacak mı endişesini de tetikleyerek piyasalarda var olan limoni havayı destekledi. Bu minvalde, riskten kaçan yatırımcının dönüp dolaşıp yeniden rezerv para olan (güvenli liman) dolara sığınması, değeri dolar ile ölçülen pek çok enstrümanının da boynunun bükülmesine neden oluyor. 1,30 seviyesinin üzerinden açmış olduğumuz kısa GBPUSD pozisyonumuzda bu sabah 1,21 seviyesinin diplerine kadar geldik. EURUSD paritesi emin adımlarla 1,04 seviyesine doğru ilerlerken (0,9540 – 1,1270 hareketinin %50 düzeltme seviyesi), Japon Yeni pimi çekilmiş bomba misali Ekim 2022’de test ettiği 152 seviyesine her gün bir kademe daha yaklaşarak bu sabah 149,50 seviyesine dayanmak suretiyle Japon otoriteleri müdahale konusunda biraz daha zorladı. ABD’de tahvil faizlerinin multi yılların zirvesine yükselmesine paralel, faiz getirisi olmayan altını da zorlu bir sürecin beklediğini hafta başı söylemiştik. Riskleri aşağı yönlü gördüğümüz sarı metal 1,874 dolar seviyesi bu sabah test edild. Daha da aşağıda şubat dibi olan 1,808 dolar seviyesi takip edilebilir.

Türk mali piyasalarında ise göreceli olarak sakin hava korunuyor. USDTRY bebek adımları ile de olsa -beklentimize paralel- yükselmeye devam ederek  27,35 seviyesine geldi. Not düşmek gerekirse tüm zamanların zirvesindeyiz ve sene sonu 29,50 seviyelerine doğru hareketin de devam edeceğini düşünüyoruz. Bu arada Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, İngiliz Financial Times Gazetesi’ne verdiği demeçte “Doğru yoldayız ancak sabırlı olmalıyız” dedi. Tahvil ve CDS taraflarında kayda değer bir hareket görmezken, dün ana endeks günü %0,4 düşüşle tamamlarken, bankacılık endeksi %0,8 yükseldi. Borsa İstanbul’da %0,12 oranında oldukça sınırlı dolaşım oranına sahip QNB Finansbank’ın piyasa değerinde astronomik yükseliş de gözden kaçmıyor. QNB Finansbank’ın piyasa değerinin 1 trilyon TL’yi aşarak ana şirketi Katar Ulusal Bankası’nın (QNB) 40 milyar dolarlık piyasa değerinin üzerine çıkması yatırımcılar arasında yüksek sesle tartışılmaya başlandı!

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında hava yine bozuk. Gösterge endeks Tokyo borsası %2 gerileyerek son 1 ayın en düşük seviyesini test ederken, Hong Kong borsası %1’in üzerinde düştü. Çin’li Evergrande Grubu’nun hisse alım satımı, artan tasfiye riski nedeniyle nakit sıkıntısı çeken geliştiricinin geleceğine ilişkin endişelerin artması nedeniyle başkanının polis gözetimine alındığına dair bir raporun ardından askıya alındı. Çin cephesinde işlerin her geçen gün daha da çetrefili bir hâl aldığını bir kez daha not edelim. ABD cephesinde ise Cumhuriyetçi ABD Temsilciler Meclisi Sözcüsü Kevin McCarthy, Senato’da görüşülen geçici finansman yasa tasarısını reddetti. Adım adım ABD’de hükümetin kapatılmasına doğru ilerliyoruz.

Mali piyasaların gündeminde her perşembe günü olduğu üzere TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini önemle takip edeceğiz. Türkiye cephesinde ekonomik güven endeksi, ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve konut satışları, Almanya’da ise TÜFE verisi önem arz ediyor.

İktisatbank

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Mahfi EĞİLMEZ: Kur Niçin Yükseliyor?

Dövizdeki bayram hareketi yatırımcıların çıkışı ve faiz indirimi beklentisi USD/TL’yi yukarı çekti. Mahfi Eğilmez, faiz indirimi beklentisini ve Citibank’ın tavsiyesini çekmesini yazdı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bayramın hemen öncesinde başlayan ve halen devam eden bir eğilimle USD/TL kuru yükselişe geçti. Aşağıdaki on günlük grafik bunu gösteriyor:

Normal koşullarda bayramların öncesinde ve bayram sırasında kur düşer. Çünkü bayramda, tatile gitmek ya da kurban kesmek isteyen ve o nedenle Türk Lirası ihtiyacı olan insanlar ellerindeki veya banka hesaplarındaki dövizleri bozdururlar. Bu eylem Türk Lirasına olan talebi artırdığı, dövize olan talebi düşürdüğü için de USD/TL kuru düşer ve Türk Lirası değer kazanır. Bayram sonrasında ise bu kez söz konusu Türk Liralarını ellerine geçirenler döviz talebinde bulunur ve kur yeniden yükselir. Normal koşullarda olan budur. Bu kez tam tersi oldu. USD/TL kuru düşmek bir yana yükselmeye başladı. Demek ki normal koşulların dışında gelişmeler oldu.

Önce bugünkü mekanizmayı kısaca bir kez daha özetleyeyim. Türkiye birkaç aydır carry trade denilen bir olgunun etkisinde bulunuyor. Yurtdışından düşük faizle kaynak bulup gelen fonlar burada dövizleri 1 USD = 32 TL kuruyla Türk Lirasına çevirip kısa vadeli (1 ay ile 3 ay arası) TL mevduat açıyorlar ya da devlet tahvili alıyorlar. Bu mevduatlarına alış satış farkları ve vergiler düşüldükten sonra yıllık kabaca yüzde 40 net (aylık yüzde 3,75, üç aylık 11,25) faiz alıyorlar. Gerçek enflasyonun, açıklanan enflasyonun çok üzerinde olduğunu kabul ettiğimizde bu faizin, hem bugünkü hem de gelecekteki enflasyona göre negatif reel faiz konumunda bulunduğunu söyleyebiliyoruz. Buna karşılık eğer kur bu düzeyde kalırsa vade sonunda elde edilen Türk Lirası faizi ve ana parayı dolara çevirince bu faiz aşağı yukarı dolar faizine dönüşüyor. Dolar mevduatına bu kadar kısa vadede bu kadar yüksek faiz dünyanın hiçbir yerinde bulmak mümkün değil. Benzer işi banka kasalarında, evlerindeki kasada döviz saklayanlar da yapıyor. Onlar da aynı şekilde dolar bozdurup Türk Lirası mevduat açıyor ve vade sonunda faizi alıp tekrar dövize döndüğünde aynı şekilde dolar faizi kazanmış oluyor. Hükümet, bu gelişmeye ses çıkarmıyor, hatta destekliyor. Çünkü bu sayede kur yükselmiyor, enflasyonun kurdan etkilenmesi bastırılmış oluyor, bankalar ellerine geçen dövizleri Merkez Bankası’na satıyor ve böyle Merkez Bankası’nın rezervleri hızla artıyor. Bu yöntemin en büyük riski kurun yükselmesi ve Türk Lirasına para yatıranların vade sonunda alacağı faizle, kurda çıkacak kaybı karşılayamaması.

Yabancıların, Türkiye’ye carry trade çerçevesinde para getirmesinde birkaç önemli yatırım bankasının Türkiye hakkında verdiği “Türkiye’ye yatırım yapılma zamanı” görüşü etkili oldu. Yabancılar buraya para getirdiler, Türkler de dövizlerini bozdurup Türk Lirası mevduata ve/veya devlet tahvillerine yöneldiler, bunun sonucunda Türk Lirasına talep artarken dövize talep düştü. Bu aşamada ekonominin en temel kanunu işlemeye başladı ve Türk Lirası, yabancı paralara karşı değer kazandı. Aslında Merkez Bankası bir yandan da ihracatçıyı korumaya çabalamasa kur daha da aşağıya gidecekti.

Bayramdan birkaç gün önce Citibank, yatırımcılara verdiği Türkiye’ye yatırım tavsiyesini kaldırdı. Bu gelişmeyle birlikte TL varlıklardan yavaş da olsa bir çıkış başladı ve kur da hafif hafif yükselmeye yöneldi. Bayram öncesi yaşanan ve kuru yukarı iten ilk gelişme buydu. Cumartesi günü de Cumhurbaşkanı, bir soru üzerine şöyle bir cümle kurdu: “Bütün mesele yine geliyor, faiz olayına dayanıyor. İnşallah faizde atacağımız adımlarla enflasyonu son çeyrekte çok daha olumlu bir konuma taşımış olacağız.” Bu sözler piyasada sonbaharda faiz indirimine gidileceği şeklinde anlaşıldı. Çünkü daha önce enflasyonun nedeninin faiz olarak gösterilmesi söz konusu olmuş ve faiz indirimlerine gidilmişti. Kurun yukarıya gitmesinin ardındaki ikinci neden budur. Böylece öteden beri kulaktan kulağa fısıldanan “Eylül Beklentisi” açık açık konuşulur oldu. Faizin düşürülmesi kuşkusuz bu yolla elde edilecek kazancı düşüreceği için alınan yüksek riske değip değmeyeceği tartışmasını gündeme getiriyor. Ne var ki yukarıda anlattığım mekanizmayla dolar faizine dönüşen Türk Lirası mevduat faizinin de uzun süre bu şekilde devam etmesi mümkün değil.

Enflasyon sorunu bugün geldiğimiz aşamada ne yazık ki tek başına faizle hatta onu da kapsayan ekonomik önlemlerle çözülebilir bir sorun olmaktan çıkmış durumda. Bu sorunun çözümü geleceğe ilişkin olumlu beklentiler yaratabilmekte. Türkiye, 2001 krizinden sonra, yüksek enflasyon sorununu geleceğe ilişkin olumlu beklentiler yaratarak çözmüştü. Çözüm bu şekilde gelince büyüme de olumsuz etkilenmemişti. O dönemde beklentileri düzeltmek için yapılan şeyler bankacılık reformu, kamu mali disiplininin sağlanması (bütçe açığının düşürülmesi), AB ile tam üyelik müzakeresine girilmesiydi. Bugün, çok daha kapsamlı yapısal reformlara o günkünden çok daha fazla ihtiyaç var. Ne kadar gecikirsek o kadar fazla faiz öderiz.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artı beş yüz milyon dolar :)

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Bugün bültenimize sevindirici bir haber ile başlayalım. Her ne kadar bültenimizi takip eden kıymetli okurlarımız bu gelişmeleri her gün düzenli bir şekilde takip etse de, TCMB’nin 7 Haziran ile biten haftaya ait açıkladığı verilerine göre brüt döviz ve altın rezervleri 146,2 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Yaklaşık 4,5 yıl aradan sonra, TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri ise 0,5 milyar dolar ile artıya geçerek eksi rezerv konusunu da rafa kaldırdı. Eğer vücudun altını kas ise, merkez bankasının da en önemli kasının altın ve dolar rezervleri olduğu ve bunun da yabancı yatırımcı için ne kadar önemli bir parametre olduğunu unutmamak gerekiyor.
  • TCMB’nin swap hâriç net döviz pozisyonu, yerel seçimler dönemini baz alırsak, ya da son 48 iş gününde 74,5 milyar dolar artış gösterdi. TCMB rekor süratte rezerv biriktirmeye devam ederken, yurtiçi yerleşiklerin parite ve kur etkisinden arındırılmamış seriye göre DTH’ları (döviz mevduatları) 1,8 milyar dolar daha gerileyerek 165,5 milyar dolar seviyesine indi. Böylelikle Mart sonu baz alınırsa, 11 haftada DTH cephesinde çözülme 20 milyar doları aştı. BDDK verisine göre, yine 7 Haziran ile biten haftada bir nevi yabancı para enstrümanı olan KKM 26,5 milyar TL daha azalırken, stok rakamın dolar karşılığı 65,2 milyar seviyesine geriledi. Mart sonuna göre KKM cephesinde de azalma 5,4 milyar oldu. Böylelikle YP mevduatın toplam mevduata oranı (KKM dâhil) %51 seviyesine gerileyerek son dört yılın dibine indi!

Resim

  • Yabancı yatırımcının ise hisse senedi portföyü 542 milyar dolar daha azaldı. Son dört haftada yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkışı 1,3 milyar dolar olurken, borsanın da limoni havasını özetledi. Öte yandan yine 7 Haziran ile biten haftada, yabancının benzer miktarda DİBS de aldığını görüyoruz. Mart sonuna göre bakılırsa yabancının DİBS portföyü 8,1 milyar dolar artış kaydetti!
  • TL ve TL cinsi yatırım araçlarına ilgi artarken, dolarizasyon eğilimi azalırken, TCMB rezerv biriktirmeye devam ederken, USDTRY kuru ise 32,30 seviyesinin hemen altında dün de sakin bir eğilim kaydetti. TL referans faiz dünü %49,40 seviyesinde tamamlayarak son üç haftanın dibine geriledi. TL’nin piyasada yeniden bollaştığını not edelim. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlemeye devam ederken, “borsada karar günü” başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dünkü günü %2,2 yükselişle 10,391 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabileceğini düşünüyoruz. Dünkü yükelişte ayrıca uzun bayram tatilinin getirdiği takas avantajı ve dün akşam saatlerinde Sn. Bakan Şimşek’in hisse senetlerine yönelik işlem vergisi konusunun ertelendiği yönünde açıklamasının da yer tuttuğunu düşünüyoruz.
  • MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son günlerde sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarıyla ülke siyasetine hareketlilik getirdiğini not etmemiz gerekiyor.
  • Bahçeli, 31 Mart seçimlerinden sonra gündeme gelen normalleşme tartışmalarına değinerek Sinan Ateş davasından bahsetti ve bu davanın Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik bir itibar suikastına dönüştüğünü belirtti. Davanın 1 Temmuz 2024’teki duruşmasında MHP’nin hazır bulunacağını ve Türk yargısı önünde hesaplaşacaklarını söyledi.
  • Bahçeli, açıklamalarının devamında “Cumhur İttifakı dağılıyor mu” sorularını gündeme getirdi. MHP’nin, ülkenin ve milletin çıkarları için her türlü fedakarlığı göze alacağını belirterek, Ak Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın oluşmasının MHP’nin dileği olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı’ndaki sorumluluklarını yerine getireceklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vereceklerini de ekledi. Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bahçeli’nin açıklamalarına cevap vererek “Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir” dedi.
  • Yurtdışı piyasalarda ise Çarşamba günü ABD’de açıklanan ve olumlu anlamda sürpriz yapan TÜFE enflasyonu ardından dün de ÜFE enflasyonunu sürpriz yaptı. Yıllık bazda çekirdek ÜFE artışı %2,3 artış kaydederken (beklenti %2,5) manşet ÜFE artışı da %2,5 beklentinin gerisinde kalarak %2,2 oldu. FED ne kadar laf kalabalığı yapsa da, piyasaların FED’den bu yıl 2 adet faiz indirimi talep etmelerini artık normal karşılıyoruz! ABD’de enflasyon verilerinin piyasaların arzuladığı şekilde açıklanması ve 10 yıllık gösterge ABD tahvil getirisinin %4,25 ile 2,5 ayın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler arzuladığımız performansı bir türlü kaydedemedi. Gümüşün ons fiyatı 29 dolar seviyesine kadar gerileyerek bizleri büyük ölçüde şaşırttı. Uzun bir süredir uzun pozisyon taşıdığımız gümüşte haftalık kapanışın peş peşe ikinci haftada da 30 doların altında olmasını zayıflık göstergesi olarak kabul ederek dün pozisyonlarımızdan kârla çıkma kararı aldık. Altın ise hâlen daha 2,300 dolar seviyesindeki desteğinde tutunmaya devam ettiğini not edelim.
  • ABD borsaları geceyi önemli sayılacak bir değişim kaydetmeden tamamlaması ardından bu sabah pasifiği diğer ucunda kararsız bir seyir görüyoruz. Japonya Merkez Bankası’nın bu sabah sonuçlanan olağan faiz toplantısında ultra düşük faiz oranlarını sabit tutmaya devam ettiğini lâkin devasa parasal teşvikten yavaş ama istikrarlı bir şekilde geri çekilerek büyük tahvil alımlarını azaltmaya başlamaya karar verdiğini görüyoruz. Yaralı aslan JPY, dolar başına 158 seviyesine yükselerek son altı haftanın en değersiz seviyesini test etti. Değersiz YEN’den destek alan gösterge endeks Tokyo borsası %0,7 yükselirken, diğer bölge borsalarında hafif de olsa kırmızılar gözümüze çarpıyor.
  • Piyasaların gündemi bugün çok da karışık görünmüyor. Küresel bazda çok sayıda merkez bankacının konuşması takip edilecek. Türkiye cephesinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi ön plana çıkıyor. Gözler ısınan siyasete çevrilirken, genel hatları ile piyasaların olumlu seyrini korumasını bekliyoruz. Herkese iyi bayramları dilerim.

*Menkul Kıymet İstatistikleri

Yabancının devlet tahvili âşkı devam ederken, hisse senetlerine yönelik küskünlüğü de son dört haftadır devam ediyor.

1718341011fab020b702c75482a08c6a305997ca1a_1_1200.jpg

*KKM

Dolarizasyonun önemli bir göstergesi olan KKM ve DTH’ın toplam mevduata oranı %51’e gerileyerek 4 yılın en düşük seviyesini gördü.

171834101249c6aac93ea30e733ebb9e4cbf31f876_2_1200.jpg

*DTH

TL’ye yönelik iştah devam ederken, DTH cephesinde çözülme devam ediyor: son 11 haftada 20 milyar doları aştı.

171834101244b5131c2b16fa7bdb1cde40ba6c0117_3_1200.jpg

*TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

Tüm zamanların zirvesinde!

17183410131d76620998558e599c67018bd0ce2d6b_4_1200.jpg

*TCMB Net Döviz Rezervleri

Swap ve kamu dövizleri hâriç, TCMB’nin net rezervleri 4,5 yıl aradan sonra 0,5 milyar dolar seviyesine yükselerek artıya geçti.

1718341014f47259b54cbd6cf3c622dee13e507d8f_5_1200.jpg

*Yurtiçi bankalar ile yapılan swap işlemleri

TCMB rezerv biriktirdikçe, yurtiçi bankalar ile yapmış olduğu swap işlemlerini de azaltmaya devam ediyor.

1718341014e8c4e80624961dfd911f65ccdcee210d_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

FED enflasyondaki ilerlemeye rağmen: “daha fazlasına ihtiyaç var”

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Küresel mali piyasalar dün günün ikinci yarısında ABD’de açıklanan enflasyon rakamlarını, gece geç saatlerde ise FED’in olağan FOMC toplantısını büyük bir dikkatle takip etti. ABD’de TÜFE enflasyonu piyasa beklentisine göre bir tık da olsa daha iyi sonuçlandı. Manşet TÜFE artışı %3,3 olurken (beklenti %3,4) çekirdek TÜFE artışı ise benzer bir şekilde %3,5 olan beklentiye karşı %3,4 olarak sonuçlandı. ABD’de enflasyonun geriliyor olması, piyasalar penceresinden olumlu karşılandı. Dün günün ikinci yarısında, ilk tepki olarak, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yarattığı siyasi belirsizlikle 1,0740 seviyesine kadar gevşeyen EURUSD paritesi hızla 1,082 seviyesine toparlanırken, risk iştahını yansıtan gümüş ise psikolojik 30 dolar seviyesini aştı. Enflasyon verisi ardından piyasalarda var olan yılın son çeyreğinde iki kez faiz indirim beklentisinin de güç kazandığını gördük.
  • Gece geç saatlerde sonuçlanan FED’in olağan Mayıs ayı FOMC toplantısından ise beklenildiği üzere politika faizi %5,25-5,50 bandında sabit tutulurken, karar metninin de hemen hemen aynı olduğunu gördük. Üyelerin sene sonu için medyan olarak faiz indirimi beklentisi Mart ayına göre üç adetten bir adet indirime doğru değişirken (2025 yılında ise dört kez), uzun vadeli politika faiz tahmini ise %2,6’dan %2,8 yükselerek biraz şahin bir sinyal verildi. Toplantı kararı ardından mikrofon karşısına geçen Başkan Powell’ı her zaman olduğu üzere dikkatle dinledik. Dün açıklanan TÜFE rakamlarını memnuniyetle karşıladıklarını lâkin henüz faiz indirimine sebebiyet verecek kadar güçlü bir veri olmadığını; daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
  • Genel olarak piyasaları çok da üzecek veya sevindirecek bir ton kullanmayan Powell’ın sunumunu biz nötr olarak yorumlasak da, piyasa yansıması biraz garip oldu. Hisse senetleri Powell’ın konuşması ardından yükselişe geçerken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi geceyi %1,5 artıda tamamladı. Öte yandan, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, ABD dolarının değer kaybettiği, doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvillerin de bir nebze de olsun gerilediği bir noktada, enflasyon verisi ardından gün içi elde ettiği kazanımlarını koruyamayarak neredeyse güne başladıkları seviyelere geri geldi: gümüş 29,20 seviyesine geri çekilirken, altın ise 2,300 dolar destek seviyesinin üzerinde tutundu. ︎
  • Türk mali piyasalarında ise dün TCMB’nin swap hariç net yabancı para pozisyonu, 10 Haziran tarihinde yaklaşık 33 iş günü sonrası 0,25 milyar dolar kötüleşmesi ardından 11 Haziran tarihine ait analitik bilanço verilerine göre 0,8 milyar dolar iyileşme kaydetti. Bu sonuçlar ardından TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri eksi 0,5 milyar dolar ile sahasını diğer tarafına geçme noktasına iyice yaklaştı! Kuvvetle muhtemel bugün alacağımız yeni veriler ile eksi rezerv konusunu da rafa kaldırmış olacağız. USDTRY kuru 32,30’lu seviyelerde dün sakin bir eğilim kaydederken, TL referans faiz yaklaşık %1 artışla dünü %51,08 seviyesinde tamamladı. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlerken, borsada karar günü başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dün günü %1’in üzerinde yükselişle 10,165 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabilir.
  • Türk mali piyasalarında yukarıda kaleme aldığımız paragraf standart bir kalıp arz etse de, siyasi cephede ise bir miktar kafaların karıştığını söylememiz gerekiyor. Siyasi konular bizim ‘boyumuzu aşan’ mevzular olsa da, ya da siyaset uzmanı olmadığımızdan pek de konulara yorum katmak istemesek de, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iade-i ziyaret kapsamında 18 yıl aradan sonra ilk kez CHP Genel Merkezini ziyaret etmesi, Meral Akşener’i kabul ederek görüşmesi ve suikasta uğrayan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi ile görüşmesi sonrasında MHP Lideri Bahçeli’nin sosyal medya paylaşımları dikkatle takip edilmeye ve kulisleri meşgul etmeye başladı. Bahçeli’nin “AK Parti ve CHP ittifak yapsın, 6’lı Masa destek versin” söylemi ve siyasette yumuşama söylemleri ile başlayan sürecin önümüzdeki günlerde ne yöne evrileceğini hep birlikte takip edeceğiz!
  • Yeni gün başlangıcında Asya hisse senetleri toparlanırken, tahvil getirileri ise düştü. Yatırımcılar ABD’de enflasyonunun soğumasını FED’in temkinli duruşuna bir noktada tekrar tercih edeceğini öngörüyoruz. Asya’nın gösterge endeksi Nikkei, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) toplantısı öncesinde erken kazanımlarını geri vererek yatay bir seyir izlerken, Tayvan ve Kore borsalarında ise %1 civarında artıların olduğunu görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde teknoloji hisseleri yükselmeye devam ederken, BoJ toplantısı öncesinde YEN kırılgan bir seyir izliyor.
  • ABD’nin Ankara Büyükelçisi Flake, dün yaptığı açıklamada Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkilerin hiç bu kadar güçlü olmadığını belirtirken ABD Kongresi’nin bakışının geçmişe kıyasla daha iyi olduğunu söyledi. Reuters’ın geçtiği habere göre, Türkiye’nin Batı’ya yöneldiğini ve NATO’nun genişlemesi ile F-16’ların satışının ardından Batı’ya güçlü şekilde demir attığını vurguladı. Mayıs ayında Biden ile Erdoğan arasında planlanan ziyaretin Gazze’deki durum nedeniyle oluşan zorlu politik ortamda planlama nedeniyle iptal edildiğini söyledi. Gelecek ay Washington’da gerçekleşecek olan NATO toplantısının Biden ve Erdoğan görüşmesi için bir fırsat olduğunu ifade etti. Ayrıca, ABD’nin ateşkes görüşmeleri sırasında Türkiye’den Hamas yönetimine bazı mesajları iletmesini istediğini belirtti. Flake, Türkiye’nin BRICS grubuna katılmayacağını umduğunu, ancak katılırsa diplomasi açısından büyük bir değişiklik beklemediğini söyledi.
  • Bugünün veri takviminde Türkiye’de konut satışları ve her Perşembe olduğu üzere TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini takip edeceğiz. Dışarıda ise Euro bölgesi sanayi üretimi, ABD’de haftalık işsizlik maaş başvuruları, ÜFE ve çekirdek ÜFE rakamlarını takip edeceğiz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.