Connect with us

Cengiz KILIÇ

Kuşaklar Arası ÇaLışma

Yayınlanma:

|

Son dönem kendi jenerasyonumla yaptığım bir iki sohbet sonrası yazmak istedim.

Esasında hoca-öğrenci ve ebeveyn-çocuk arasındaki geçimsizlikten farklı olmayan ve son onbin yılın açık ara en balon klişesi “yeni nesilden hiçbir şey olmaz” ın iş hayatındaki iz düşümüne bakmak için;

Şimdi bir test yapalım. Aşağıdakilerden kaçına gerçekten katılıyorsunuz? 

1. Bir daha kimseyi yetiştirmeyeceğim. Emeğime ve zamanıma yazık. Bunlar sadakatsiz ve nankör!
2. ⁠Adam traşsız işe gelmiş karşımda oturuyor!
3. ⁠Evden çalışıyorlar sanki, yatarak para kazanmanın bir yolu bu!
4. ⁠Ayağında spor ayakkabı ile şirkette dolaşıyor olacak gibi değil!
5. ⁠Mesai saati 9:00 da başlıyor genç arkadaşım!
6. ⁠Bizim zamanımızda develer tellal iken pireler berber iken 🙂
7. ⁠Biz yöneticilerimize böyle şeyler yapamazdık!
8. ⁠Adam dokuz ay çalışıp başka yere zıplıyor. Bir de bana kalkmış ona kattıklarımdan dolayı kamuoyu önünde teşekkür yazmış!
9. ⁠Z kuşağı her şeyi hazır bekliyor. Araştırma kabiliyetleri sıfır!

Eğer yukarıdakilerden en az ikisine katılıyorsanız; sizi de maalesef tekayütler tribününe almamız gerekiyor 🙂

Faraday’ın babası kendi alanında iyi bir demir ustası, rivayete göre de sanat devrimi karşısında “demircilikte gelecek yok abi” diyerek, bana göreyse oğlanın okulda alfabeyi bile sökemediğini, cılız bedeni ile çekici bile kaldırmakta zorlandığını gördüğü için, o dönemin en teknolojik olayı matbaa ve şimdinin interneti kitaplar ile ilgili şehirde yeni açılan bir ciltçi dükkanına Faraday’ı çırak olarak vermiş.

Faraday için de bu yeni durum bir kurtuluş yolu olmuş. Önce deneylere olan merakını keşfedip sonra da dükkana gelen kitaplardaki deneyleri acemice gizli saklı bir köşede tekrarlamaya çalışmış.

Faraday’la ile ilgili birçok kaynağa bakmak mümkün olsa da; kendi döneminin diğer kafa yoranlarından farklı olarak “doğada var olan her gücün aslında dalgalı olduğunu” fark ederek elektriğin hareket enerjisine dönüşmesine neden olan motoru icat etmesi ile içinde olduğumuz sektör ve iş dalının sebebi olduğu için teşekkür ederiz.

Sanayi devrimi ile dünyanın gelişme hızı geçmişe göre hızlı ve geleceğe göre çok yavaş. Bu da her kuşak için adaptasyon becerisini artırma ihtiyacı demek. Maalesef buna karşı olan en tehlikeli tutum ise “modern tutuculuk”.

Atatürk 10. yılda “az zamanda çok işler yaptık” çünkü, zaten çağımız geçmişe göre hızlı ve bu da böyle devam edecek diye bu konuya göz kırpıyor. Ve tüm ümidim gençliktedir de diyor. Sizce o dönemin disiplini içinde askeri eğitim almış ve aynı anda birçok şey başarmış birinin “bizim zamanımızda” diye genç subayları eleştirme lüksü yok muydu? Peki böyle bir anısı var mı?Ve bizi anlamayan gençler Atatürk’ü nasıl anlıyor?

Modern tutuculuk diye net bir tanım var mı bilmiyorum, ancak, dünyadaki en tehlikeli şeylerin bir olumlu sıfat ile bir olumsuz tutum tamlaması ile tanımlandığını biliyorum.

Cengiz KILIÇ– Kepsaş, Ticaret Direktörü

*********************

Poayis’e Hoşgeldiniz!

Okumaya devam et

Cengiz KILIÇ

YENİLENEBİLİR Mİ, “YENİLEBİLİR” Mİ?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bazen bir harf hatası, koca bir piyasanın en net özeti olabiliyor.

Bugün enerji piyasası, yatırımcısı için “yenilenebilir”den çok “yenilebilir” bir halde.

Sofrada herkes iştahlı; mesele sadece kimin kazandığı değil, kimin kimi çiğ çiğ yediği.

Fosil Kaynaklar: Ana Yemek

Güneş yükseliyor, liyakat eğrisi (merit order) işlemeye başlıyor.

Sıfır marjinal maliyetli üretim; pahalı gazı ve kömürü sistem dışına iterken enerji karmasının dengesi de sessizce değişiyor.

Güneş büyüdükçe fosilin pazar payı küçülüyor. Ancak asıl oyun burada değil.

Asıl Yamyamlık: Türdeşler Arasında

Gerçek rekabet fosille değil, tam olarak yenilenebilir enerji üreticilerinin kendi içinde.

Binlerce GES aynı anda sahneye çıktığında arz patlıyor, fiyat eriyor. Her yeni MW, komşu GES’in gelirinden pay alıyor.

Sorun üretmek değil; herkesle aynı anda üretmek.

Bolluk arttıkça, bolluğun ekonomik değeri düşüyor. (Hirth, 2013 – Değişken Yenilenebilirlerin Piyasa Değeri)

Bu yüzden piyasa artık yalnızca üretim miktarını değil, gerçekleşen satış fiyatını (capture price) konuşuyor.

Hikaye mühendislikten çıkıp finans tarafına bağlandığında soru da değişiyor:

“Kaç MW ürettin?” değil,
“hangi saatte, kaçtan sattın?”

Bataryasız projelerin göreceli değerlemesi (relative valuation) bozulmaya başladığında bu dönüşüm çok daha görünür hale gelecek.

Tüketici İçin: Açık Büfe

Fiyat sıfıra yaklaştığında kazanan taraf net: Tüketici

Ucuz hatta bedava elektrik; sanayi için fırsat, üretici için marj baskısı yaratıyor.

Aynı enerji, sistemin farklı taraflarında tamamen farklı ekonomik sonuçlar doğuruyor.

Kanibalizme Karşı Üreticinin Hayatta Kalma Rehberi:

Bu piyasada artık sadece üretmek yetmiyor; oyun zaman yönetimine doğru kayıyor:

* PPA (uzun vadeli sözleşmeler): spot fiyat riskinden kaçış ve gelir görünürlüğü

* Depolama: öğlen ucuzunu akşama taşıyarak zaman arbitrajı yaratmak

* Hibrit yapı: güneş + rüzgâr ile üretim profilini güne yaymak

* Talep tarafı katılımı: tüketimi fiyatın düştüğü saatlere kaydırmak

Bir sonraki katman ise şimdiden görünüyor:

Storage cannibalization (depolama yamyamlığı)

Depolamanın yaygınlaşmasıyla oluşabilecek yeni fiyat sıkışması ve azalan oynaklık döngüsüne de bir sonraki zamanda ayrıca hazır olmak gerekiyor.

Sonuçta enerjide yeni rekabet “kim daha çok üretir” değil, “kim üretimini doğru zamana taşıyabilir” sorusunda şekilleniyor.

Cengiz Kılıç – Zenergy Enerji A.Ş. Genel Müdürü

Okumaya devam et

Cengiz KILIÇ

KONUTLARDA ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çocukluğumun gazyağı kokusundan bugünün enerji krizine bakınca tablo net:

Geçmişte enerji “çözülmedi”, sadece katman değiştirdi.

Ve yakında bir kez daha değiştirecek.

70’lerin basit “var / yok” ikilemi, yerini konforlu ama kırılgan doğalgaz sistemlerine bıraktı.

Bugün geldiğimiz eşik bir teknoloji güncellemesi değil, bir paradigma kırılması:

TOPYEKÜN ELEKTRİFİKASYON

MİKRO ENERJİ ORGANİZMASI OLARAK YAPILAR

Binalar artık sadece tüketen yapılar değil.

Isı pompaları, bataryalar ve yazılım kontrollü sistemlerle çalışan canlı birer enerji organizmasına dönüşüyorlar.

Mimari giderek şuna evriliyor: Enerjiyi sadece kullanan değil; üreten, depolayan ve yöneten sistemler.

SODYUM: GÖRMEZDEN GELİNENİN GÜCÜ

Lityum hala güçlü. Ama arka planda başka bir eksen sessizce büyüyor: Sodyum.

Bu sadece yeni bir batarya kimyasalı değil. Aynı zamanda ısıyı hapseden erimiş tuz (CSP) sistemlerinin de kalbi. Yani sodyumla; hem elektrik hem de ısı zamana yayılıyor.

“Tuz kadar sevmek” hikayesi bugünü de anlatıyor.

Kralın kızına sitem etmesine neden olan değersiz sandığı şey, aslında sistemin devamlılığıydı. Değerli işlevsel çokluk, değerli işlevsiz azlıktan daha yararlıdır.

Bugün aynı kör nokta yeniden açılıyor:

Tuz her yerde → ERİŞİLEBİLİRLİK

Lityumun sınırları→ ÖLÇEK BASKISI

Sodyumun bolluğu→ BAĞIMSIZLIK

Burada mesele sadece teknoloji değil; sistemin dayanıklılığı ve ticarileşme hızı.

ENERJİ ÜRETMEK DEĞİL, ZAMANI YÖNETMEK

Oyun değişti. Aynı kilovatsaat:

Yanlış zamanda→ YÜK

Doğru zamanda→ VARLIK

haline geldi.

Kazanan en karmaşık sistemi kuran değil; ZAMANIN NASIL DAVRANDIĞINI okuyabilen olacak.

Tuzu küçümseyen, maalesef ölçeği de kaçıracak.

Okumaya devam et

Cengiz KILIÇ

ENERJİDE BÜYÜK AYRIŞMA: STRATEJİK DÖNÜŞÜM

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fosil yakıt krizi artık bir fiyat problemi değil; yapısal ve yönetilemez bir lojistik risk. Küresel enerji arzı Hürmüz’de kilitlenirken, sanayici için “bekle-gör” dönemi kapandı.

PARADOKS DEĞİL, YENİ GERÇEKLİK

Uluslararası emtia fiyatları ve BOTAŞ tarifeleri tırmanırken, elektrik piyasasında (PTF) gündüz fiyatları hızla aşağı kırılarak 171 TL/MWh bandına kadar iniyor.

Bu bir çelişki değil, %22’lik yenilenebilir enerji kalkanının yarattığı yeni sistemin kendisi. Fosil pahalanırken, elektrik ucuzluyor. Oyun da tam burada kırılıyor.

KÜRESEL TEHDİT: HÜRMÜZ DÜĞÜMÜ VE LOJİSTİK RİSK

Küresel petrol ticaretinin %75’i dar boğazlardan geçiyor. Hürmüz’deki tek bir düğüm, saat 19:00’da sanayicinin elektrik faturasına doğrudan yansıyor. Türkiye için 26,9 GW’lık devasa güneş kalkanı artık çevreci bir tercih değil, doğrudan bir ekonomik savunma hattıdır.

SİSTEMİN KIRILDIĞI AN: 19:00 – 22:00 ZAFİYETİ

Güneş battığında fiyat etkisi de bitiyor. Sistem mecburen en pahalı kaynak olan doğalgaza dönüyor. Bu yıl yaşanan su bolluğu bile bu pik maliyetini engelleyemiyor. Öğlen 171 TL olan elektrik, akşam 4.500 TL oluyor. Öte yandan bu yılın geçici etkisine aldanmamak lazım. 10 yıllık ortalamalara göre suyumuz azalıyor.

33 GW PROJENİN NE KADARI GERÇEK?

Türkiye’deki 33 GW’lık proje stoğu büyük bir potansiyel ama çoğu hala kağıt üstünde. Teknik ve finansal filtreden geçemeyen projeler bu kalkanın her akşam kırılmasını engelleyemez. Gerçek değer; doğru projenin, doğru oyuncuyla sahaya inmesi olur.

FİNANSMAN GERÇEĞİ: FON VAR, YÖNÜ DEĞİŞTİ

Yurtiçi kaynak maliyeti sürdürülebilir yatırımı zorlarken, yabancı fonlar “Yeşil Uyum” (ESG) şartına kilitlenmiş durumda. Finansman artık bir sonuç değil, projenin stratejik uyumunun ön koşulu. Stratejisi olmayan yatırım, finansman bulamıyor.

SONUÇ VE FORMÜL NET

Elektrifikasyon + Yenilenebilir + Depolama + Akıllı Yönetim + Yeşil Finansman.

Kazanacak olanlar enerjiyi en çok üretenler değil; enerjiyi en doğru zamanda ve dijital sistemlerle yönetenler olacak.

Enerji maliyeti artık ne ürettiğinizle değil, ne zaman yönettiğinizle belirleniyor.

Tarafını seçmeyen, maliyetini öder.

CENGİZ KILIÇ – ZENERGY Genel Müdür

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.