Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Merkez bankaları toplantıları öncesinde piyasalar ‘mayın’ tarlasında geziyor

Yayınlanma:

|

  • Geride bıraktığımız hafta, TCMB rezervlerinde yaşanan erimenin tetiklediği endişe ve yurtiçi yerleşiklerin enflasyonla savaşa yönelik yaşadıkları güven erozyonu nedeniyle artan türbülans, döviz piyasasında TL’nin değer kaybını hızlandırmış, otorite, tabir caizse piyasa faizlerini artıracak düzeyde başta da ticari kredi maliyetlerini ve mevduat faizlerini bir arada yukarı taşıyan adımlar atmıştı. Kredi faizleri süratle yükselirken, krediye ulaşımın da ciddi mânâda zorlaştığını görüyoruz.
  • TCMB’nin tabir caizse sert bir fren yapması bunu da zamanlama olarak seçimlere günler kala yapmasını ‘kararlılık’ olarak okusak da, piyasa gözlüğünden baktığımızda fiyatlama davranışın bambaşka bir senaryoya işaret ettiğini de itiraf etmek gerekiyor. Artan kredi faizleri (şirketlerin krediye erişiminin zorlaşması ve de bireysel cephede talebin azalmaya başlaması ile) hisse senetleri olumsuz bir eğilim kaydederken, USDTRY kurunun yükselişini veya Kapalıçarşı ile arasındaki makaz azalsa da, hâlen daha piyasada taşların yerli yerine oturduğunu söylemek pek de kolay değil. Borsa İstanbul ana endeksi zirveden %7; sadece geçen hafta ise %3,5 geriledi. Artan piyasa faizlerinin gölgesinde bankacılık endeksinin de haftayı %4,7 düşüşle tamamladığını not edelim.
  • Fitch’in 12 yıl aradan sonra Türkiye’nin notunu artırması veya Türkiye’nin eurobond ihraçlarına gelen abartılı talebe rağmen, TCMB’nin net döviz pozisyonunda erime keyifleri kaçırıyor. Sayıların dili ile konuşursak, Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında Kasım – Aralık döneminde 20 milyar dolar biriktiren TCMB’nin (iyileşme) net döviz pozisyonu, 2024 yılında 23 milyar dolar bozuldu (kötüleşti). Bu bozulmanın da ~ 11 milyar dolarlık kısmı Mart ayının ilk yarısında gerçekleşti. Yabancı yatırımcıların suskunluğu, menkul kıymet istatistiklerine de yansıdı. Cuma gün belirttiğimiz üzere, son 3 hafta hisse ve tahvilden 750 milyon dolar para çıktı.
  • Fitch’in not artırımı ve sonrasında yapılan telekonferansta, mevcut politikaların devamı ve sene sonu için ön plana çıkan 38,00 USDTRY kur beklentisinin yurtiçi yerleşikler tarafından -kuvvetle muhtemel enflasyonla yeteri kadar savaşılmadı endişesi ile- pek de satın alınmadığını görüyoruz. Geçen hafta açıklanan DTH rakamlarına göre yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları radikal bir şekilde 5,7 milyar dolar arttığını hatırlatalım. Daha basit bir yaklaşımla, piyasa fiyatlaması ile yabancı kurumların raporları arasında bariz bir uçurumun olduğunun altının kalın bir şekilde çizmek gerekiyor. VIOP piyasasında sene sonu USDTRY kurunun 44,50 seviyesinde işlem görmesi de belki de bunun en büyük göstergesi olarak not edilebilir. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, tek seferlik etkiler, deprem ve seçim etkisinin devreden çıkması hâlinde Haziran ayı enflasyonu ile birlikte enflasyonun düşeceğini söylerken, enflasyonu artıran bir vergi olmayacağının da altını bir kez daha çizdi.
  • Elbette, Şubat enflasyonunun beklentiyi aşması ardından son haftalarda kaleme alınan yabancı menşeli raporlar da TCMB’den faiz artırımı beklemeye başladılar. Montan olarak da 500 baz puanın ön plana çıktığını görüyoruz. TCMB’nin geçen hafta yapmış olduğu miktarsal sıkılaştırma adımları sonrası zaten piyasa faiz hadlerinde gözlü görülür bir yükselişin yaşadığını bu nedenle de Perşembe günü sonuçlanacak olağan PPK toplantısında faiz oranlarının %45 seviyesinde sabit tutulup atılan adımların etkilerinin gözlemleneceği düşünüyoruz. USDTRY kurunun bankalararası piyasada yeni haftaya 32,30 seviyesinden başladığını, 5 yıl vadeli CDS risk priminin ise 312 baz puanda olduğunu not edelim.
  • Küresel mali piyasalar açısından da mevzuu üç aşağı beş yukarı aynı. ABD’de geride bıraktığımız hafta açıklanan ve beklentilerin üzerinde sonuçlanan enflasyon verileri ardından FED’in Çarşamba gecesi sonuçlanacak olağan FOMC toplantısında faiz oranlarının sabit tutulacağına kesin gözüyle bakılsa da, Başkan Powell’ın mikrofon karşısında kullanacağı üslup ve beraberinde satır aralarında vereceği mesajlar kadar üyelerin tahminleri de önem arz edecektir. Bu sabah itibariyle, vadeli kontratlar FED’in bu yıl 74 baz puan faiz indirimine gideceğini, ilk faiz indiriminin ise %53 ihtimalle Haziran ayında gerçekleşeceğine imkân tanıyor. Benzer bir şekilde, Avrupa’dan da ilk faiz indirimi için oklar Haziran ayına işaret ederken (%64 ihtimal), 2024 yılında toplam faiz indirim beklentisi 85 baz puan.
  • A︎BD enflasyon verileri ardından morali bozulan küresel piyasaların geçen haftayı keyifsiz bir şekilde tamamladıklarını not edelim. FED’in faiz indirme hatta bilanço daraltma ihtimaline sıkı sıkı sarılan faiz getirisi olmayan altın ve bitcoin gibi enstrümanlar sırası ile 2,195 ve 73,600 dolar seviyesine kadar ilerlemesi ardından 2,146 ve 68,500 dolar seviyelerine kadar geri çekildiler. Altın için 2,070 dolar seviyesinin altında haftalık kapanış görmememiz kaydı ile 2,550 dolar hedefimizde şimdilik bir değişiklik bulunmuyor. Bitcoin’de ise yükseliş potansiyeline hâlen daha inanmaya devam ediyoruz.
  • Risk iştahı denince akla gelen ve teknoloji hisselerinin işlem gördüğü ABD’nin Nasdaq endeksi son 2 haftayı düşüşle tamamlarken, yeni gün ve hafta başlangıcında, Asya piyasalarında daha ılımlı bir başlangıç görüyoruz. Asya hisseleri, Çin’de açıklanan sanayi üretimi ve perakende satışlarının sürpriz bir şekilde arttığını göstermesi ardından güçlenirken, ABD, Japonya, İngiltere, İsviçre, Norveç, Avustralya, Endonezya, Tayvan, Türkiye, Brezilya ve Meksika merkez bankalarının tümü bu hafta toplanıyor. Her ne kadar birçoğunun istikrarlı kalması beklense de, sürprizler için de pek çok alanın var olduğunu not edelim. Mesela, Japonya Merkez Bankası’nın sekiz yıllık negatif faiz oranlarını sona erdirmesi beklenirken, ABD’deki faiz indirimlerinin daha yavaş bir seyir izleyeceği endişesi hâkim. TCMB’den faiz artırımı bekleyenlerin de sayısı pek de az değil. Yatırımcılar, bu kadar değişik kombinasyonların içinde adeta mayın tarlasında gezinmeye çalışır bir şekilde haftaya başlıyorlar.
  • Dolar bir nebze de olsun bu karmaşıklıkta güçlü kalmayı denerken, erken sonuçlara göre seçimleri büyük bir farkla kazanan Putin, 5. kez devlet başkanı seçildi. Zafer konuşmasında Rusya’nın hedeflerine ulaşmada durdurulamayacağını belirtirken, 3. Dünya Savaşı uyarısı da yaptı! 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kutlu olsun diyerek bugün de bültenimizi tamamlayalım.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artan TL likiditesi ve gerileyen piyasa faizleri TCMB’yi rahatsız etti

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Dün oldukça hareketli bir günü geride bırakırken, güne de tahmin ettiğimiz üzere TCMB damgasını vurdu. Yerel seçimler ardından agresif bir şekilde rezerv biriktirmeye başlayan TCMB, piyasada TL likiditesinin artmasına neden olurken, paranın da fiyatı faizdir görüşünde hareketle, artan ‘malın’ fiyatının düşmesi piyasa faizlerinin de gerilemesine neden oldu. Analitik bilançoya göre, 22 Mayıs günü 3,3 milyar dolar daha rezerv biriktiren TCMB’nin son 33 iş gününde net döviz pozisyonu 58,2 milyar dolar iyileşirken, manşet rakam da (swap ve kamu dövizleri hâriç) eksi 15,9 milyar dolar seviyesine kadar iyileşti. TCMB döviz almaya devam ettikçe piyasaya verdiği Türk Lirası likiditenin de yardımı ile gecelik piyasada oluşan faiz, TCMB’nin belirlediği %47 yani faiz koridorun alt kısmına kadar gelerek son günlerde bir miktar da olsa TL’nin cazibesini azalttı. Gerileyen piyasa faizlerinin dezenflasyon sürecinin de gücünü azaltacağını not edelim.
  • Bu görüşlerin ışığında, TCMB’nin muhakkak fazla TL’yi sterilize etmesi gerektiğini ve bunun da dün sonuçlanan olağan PPK toplantısında vücut bulacağını hatırlayacağınız üzere dün bültenimizde paylaşmıştık. Nitekim, PPK toplantısı ardından makro ihtiyati önlemler açıklayan TCMB, (i) TL ve kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarına uyguladığı zorunlu karşılık (ZK) oranları artırdı. ZK oranındaki artış piyasadan fazla TL’yi azaltacak olup bunun da bankalar açısından bir maliyet doğuracağını not edelim. Öte yandan, son dönemde kurun sakin seyri, faiz maliyeti çok da ucuz olan döviz kredilerine talep yaratırken (şirketler döviz kredisi kullanıp TL’ye dönmeye başladı) TCMB, (ii) döviz kredi kullanımındaki artışın finansal risk doğuracağına kanaat getirmiş olmalı ki yabancı para kredilere de aylık %2 büyüme sınırı getirdi.
  • Hülâsa, otorite dün açıkladığı önlemler ile piyasada var olan fazla TL likiditesini çekip mevduat getirilerinin düşmesini engelleyerek piyasa faizlerinin yeniden %50 olan politika faizinin altına sarkmasının da önüne geçmeyi amaçlarken (dün BIST gecelik repo faizi %51,02 seviyesine yükseldi), döviz kredilerindeki genişlemeyi de önleyerek finansal bir riske sebebiyet vermemesi sağlanmış olacak. TCMB kararlarının piyasa yansımasının bir miktar olumsuz olduğunu not etmeliyiz. Kararın bankacılık cephesine ilave yük getireceği beklentisi ile bankacılık endeksi dün %1,7 gerilerken, ana endeks ise günü %1 düşüşle tamamladı. Hatırlanacağı üzere, hafta içi, Yapı Kredi önderliğinde bankacılık endeksi ciddi bir ralli yapmış, FAB satın alma haberinin doğrulanmaması ile Yapı Kredi hissesi dün neredeyse günü %5’e yakın gerileyerek tamamladı.
  • USDTRY kuru son dönemlerde olduğu üzere 32,20’li seviyelerde yatay kalmaya dün de devam ederken, döviz kredilerine sınırlama getirilecek olması, kur üzerinde var olan aşağı yönlü baskıyı da bir nebze de olsun yavaşlatabileceğini düşünüyoruz. Lâkin, TCMB bu süratle rezerv biriktirmeye devam ederse günler içerisinde net rezervlerin artıya geçeceğine de göreceğiz. Tüm gelişmelere rağmen, TL’de reel değerlenmenin devam edeceği görüşümüze sıkı sıkı sarılmaya devam ediyoruz. Yabancı indinde Türkiye’nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi bebek adımları ile 260 seviyesine doğru gerileyerek son dört yılın dibinde işlem görürken, tahvil faizlerinin ise dün sakin bir gün geçirdiğini not edelim. Yabancının DİBS piyasasına son sekiz haftada 5,9 milyar dolar giriş yaptığını da not edelim (bakınız grafik).
  • Küresel arenada ise hafta ortası açıklanan FED toplantı tutanaklarının negatif yansımasının hâlen daha korunduğunu gördük. Hatırlanacağı üzere, enflasyonun bir türlü %2 hedefine doğru yöneldiğine ikna olmayan FED üyelerinin huzursuzluğu son toplantı tutanaklarına da şahin bir üslup ile yansımıştı. Bu etkiyi bir nebze de olsun yine beklentileri aşan Nvidia finansallarının telafi ederken (Nvidia dün geceyi %10’a yakın artışla 1,035 dolar seviyesinden tamamladı) hisse senetleri baskı altında kalmaya devam etti. Son haftaların flaş ismi gümüş, 30 dolar direncini kuvvetli bir hacim ile kırıp süratle 32,50 dolar ile 12 yılın zirvesine yükselmesi ardından FED endişesi ile yaklaşık %8 gerileyerek yeniden 30 dolar sınırına doğru gevşedi. Bugün yön tayini anlamında haftalık kapanışın önemli bir sinyal vereceğini düşünüyoruz.
  • Para birimleri cephesinde ise bir tarafta doların elini bir miktar da olsun güçlenirken, dün bültenimizde belirttiğimiz üzere, İngiltere Başbakanı Sunak ani bir şekilde 4 Temmuz için erken seçim çağrısı yaptı. Yıllardır devam eden düşük büyüme ve pandemi sonrası yüksek enflasyonla mücadele eden İngiltere’de enflasyon son verilere göre hükümetin hedefine doğru gerilerken, kamuoyu yoklamalarında Muhafazakar Parti’nin İşçi Partisi’nin oldukça gerisinde olduğunu da not etmemiz gerekiyor. Seçim maratonunu muhalefetteki İşçi Partisi’nin kazanması hâlinde, 14 yıllık Muhafazakar Parti iktidarı sona erecek ve bir zamanlar siyasi istikrarı ile bilinen İngiltere son sekiz yılda altı başbakan tanıyarak tarihe de geçmiş olacak. Kraliyet aslanı Sterlin dolar karşısında 1,27 seviyesini altına gerilerken, teknik mânâda, önümüzdeki haftalarda yukarıda 1,2790 seviyesi aşılmadan hareketlere pek de anlam yüklemeyeceğiz.
  • FED’in şâhin tutanaklarının ardından sene sonuna yönelik 44 baz puan olan (yaklaşık 2 kez) faiz indirim beklentisinin bu sabah 33 baz puan ile neredeyse teke düşmesi ve diğer taraftan dün açıklanan güçlü PMI verilerinin doların elini kuvvetlendirmesi ile Dow Jones sanayi endeksi geceyi %1,5 düşüşle başı çekerek tamamladı. Bu sabah pasifiğin diğer ucunda da limoni bir havanın hâkim olduğunu görüyoruz. Japonya’nın çekirdek enflasyonu Nisan ayında art arda ikinci ayda da yavaşlarken, bu durum, tüketimin kırılganlığını sürdürmesi nedeniyle Japonya Merkez Bankası’nın faiz oranlarını artırma konusunda sabırlı olacağına işaret ediyor. YEN dolar karşısında 157 seviyesinin üzerine yükselerek biraz daha değer kaybederken, gösterge endeks Tokyo borsası ve son dönemlerin flaş ismi Hong Kong borsaları ise %1 düşüşle önde koşuyor.
  • Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya’da açıklanacak büyüme verileri, ABD’de dayanıklı mal siparişleri ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip edilebilir. Haftanın son iş gününün pek de keyifli başlamadığını, günün de temkinli bir şekilde devam etmesini bekliyoruz. İyi bir hafta sonu dilerim.

>TCMB süratle rezerv biriktirmeye devam ediyor

TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 22 Mayıs günü 3,3 milyar dolar daha artarken, manşet rakam (swap ve kamu dövizleri hâriç) -15,9 milyar dolar seviyesine kadar iyileşti.

1716524969a419d1f48faad0445d29c0f5c78cc27b_1_1200.jpg

>TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri artmaya devam ediyor

Brüt rezervlerde de yaşanan iyileşme ile manşet rakam 139 milyar dolar seviyesini aşarak yılın başındaki seviyelere geri döndü.

1716524970abaac025aa7b1ba4d5fb8ffc5053c054_2_1200.jpg

>Yabancı gelmeye devam ediyor

TCMB’nin menkul kıymet raporuna göre, 17 Mayıs haftasında yurtdışı yerleşiklerin devlet tahvili (DİBS) portföyü 1,34 milyar dolar artarken, hisse senetlerinden ise 232 milyon dolar çıkış yaşandı. Yabancının DİBS piyasasına son sekiz haftada 5,9 milyar dolar para giriş yaptı.

17165249718eb58269569aa6438556c9af4b7cacfa_3_1200.jpg

>DTH azalmaya devam ediyor

Yurtiçi yerleşiklerin DTH hacmindeki azalma 17 Mayıs haftasında da devam etmiş. Gerçek kişilerin DTH’ı 0,8 milyar dolar daha azalırken, tüzel kişilerin ise 0,1 milyar dolar artmış. Bu verilerle, son 7 haftada toplam DTH 13,7 milyar dolar azaldı.

171652497287e474d232d8018a0f5b47d933327d4d_4_1200.jpg

>KKM

BDDK verilerine göre, 17 Mayıs haftasında KKM bakiyesinde 20,4 milyar TL düşüş kaydederken, döviz anapara 592 milyon dolar azalarak 67,7 milyar USD seviyesine gerilemiş.

1716524972d6bf2b29dd6b6ca9cf206f9fe5191589_5_1200.jpg

>Fiili Faiz Oranları

Piyasa faiz oranlarında hafif de olsa gerileme göze çarpıyor.

1716524973042a79e34ad6c5e3050cc8915ce1faf1_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

TCMB Rezevleri nasıl arttı?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yerli yatırımcının seçim öncesinin iştahlı döviz talebi yerini TL’ye bırakırken yabancının da artan ilgisiyle 1 Nisan’dan 16 Mayıs’ta kadar Merkez Bankası’nın swap ve Hazine mevduatı hariç net rezervi 50 milyar dolar arttı. 10 Mayıs’a kadar ise carry trade kanalından giriş 13.6 milyar dolar.

Yerel seçimler sonrasında Merkez Bankası’nın rezerv birikimi rekor hızda sürerken yurtiçi yerleşiklerin dövizden çıkışı ile yabancı yatırımcıların da TL varlıklara talebi devam ediyor. Bankacıların yaptığı hesaplara göre 1 Nisan -10 Mayıs haftasında yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında çözülme 12 milyar doları aşarken yabancının carry trade ile yaptığı giriş ise 13.6 milyar doları buldu. 10 Mayıs itibariyle – 23.6 milyar dolar olan swap hariç net rezervlerin de geçen haftanın ilk dört iş gününde -16.3 milyar dolara iyileştiği hesaplandı.

Yurtiçi yerleşiklerde yerel seçim öncesinde yükselen döviz talebi seçime 10 gün kala Merkez Bankası’nın sürpriz faiz artırımı ve seçimlerin ardından ekonomi politikalarında değişiklik olmayacağına inancın güçlenmesiyle geride kaldı. Yurtiçi yerleşikler seçimden sonra döviz mevduatında azalma yaşarken TL varlıklara yönelim arttı. Sadece yerlinin değil yabancının da TL varlıklara talebi seçim sonrası hız kazandı.

Dört iş gününde 7.3 milyar dolar iyileşme

Merkez Bankası haftalık verileri 10 Mayıs haftasında bireysel ve tüzel kişilerin döviz mevduatlarının sırasıyla 1.8 ve 2.2 milyar dolar azaldığını ortaya koydu. Yabancıların da TL tahvil piyasasına 2.8 milyar dolarlık devasa bir giriş görüldü bankacılar bu girişin önemli bir kısmının TL tahvillerin pasif olarak yönetilen fonlardaki ağırlığının artırılmasından gelen alımlardan kaynaklandığını değerlendirdi. Hisse senedi piyasasına geçen hafta 0.1 milyar dolarlık giriş oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile Merkez Bankası verilerini kullanarak bankacılar geçen hafta swap piyasasına 4.5 milyar dolarlık yurtdışı yatırımcı girişi olmuş olabileceğini hesapladı. Yerli ve yabancı yatırımcıların TL ve TL finansal enstrüman talebi Merkez Bankası’nın swaplardan ve Hazine mevduatından arındırılmış rezervinin geçen hafta 15.4 milyar dolar artırarak -34 milyar dolara yükseltmesini sağladı.

Öte yandan, geçen haftanın ilk dört işgününde yine swaplardan ve Hazine mevduatından arındırılmış net rezervin 7.3 milyar dolar daha artarak – 26.8 milyar dolara yükseldiği hesaplayan bankacılar böylece net rezervler yerel seçim sonrasında 50 milyar dolar arttığını ortaya koydu. Hazine’nin Merkez Bankası’nda tuttuğu 10.4 milyar dolarlık döviz rezervi de eklendiğinde net uluslararası rezervler – 16.3 milyar dolar civarına iyileşmiş durumda. Bankacılar yurtiçi ve yurtdışı yatırımcıların yüksek TL faizine ilgisiyle birlikte önümüzdeki haftalarda swaplar düşülmüş net uluslararası rezervlerin pozitif bölgeye geçme olasılığını yüksek görüyor.

Ekonomim’den Şebnam TURHAN’ın haberine göre; Yerel seçimlerden sonra yani 1 Nisan’dan 10 Mayıs’a kadar Merkez Bankası’nın swaplar düşülmüş net rezervinin ise 42.5 milyar dolar arttığını hesaplayan bankacılar bu hesapta bireyler ve şirketlerin döviz mevduatlarını sırasıyla 5.9 ve 6.4 milyar dolar azalmasının etkili olduğunu kaydetti. Yurtdışı yatırımcılar TL tahvil ve hisse tarafına nette 4.4 ve 0.6 milyar dolar yeni yatırım yaptığını belirten bankacıların hesaplamalarına göre seçimlerden 10 Mayıs’a kadar carry trade yatırımlarının 13 milyar dolar civarında oldu.

TL mevduat faizinde gerileme sürüyor

Bankaların TL mevduat faiz oranları 10 Mayıs haftasında da düşüş yaşadı. Merkez Bankası verilerine göre ortalama TL mevduat faizi 10 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 52 baz puan azalışla yüzde 60,53 olurken, dolar mevduat faizi 12 baz puan artışla yüzde 1,94’e ve Euro mevduat faizi 12 baz puan artışla yüzde 1,12’ye yükseldi. En çok tercih edilen 3 aya kadar vadeli TL mevduat faiz oranı ise 3 Mayıs haftasındaki yüzde 68,03 seviyesinden 10 Mayıs haftasında yüzde 68,18’e çıktı. Ancak Merkez Bankası verileri ortalama mevduat faiz oranlarını içerdiği için yüksek ve düşük tasarrufa uygulanan faiz oranları farklılık gösteriyor. TL bazlı ticari kredilerin faiz oranı ise aynı haftada bir önceki haftaya göre 18 baz puan azalışla yüzde 65,56 oldu.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Mahfi Eğilmez’den kur yorumu: Dolar 25 TL’ye gerileyebilir

Yayınlanma:

|

Yazan:

Garanti BBVA, “İhracatta Sürdürülebilir Gelecek” buluşmaları kapsamında Adana’da gerçekleştirilen toplantıda ekonomi sunumu yapan eski Hazine Müsteşarı ve Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez, ekonomiye dair önemli tespitlerde bulundu. İhracatçının kurda artış beklediğini ancak beklenen kur artışının yaşanma ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu söyleyen Mahfi Eğilmez, “Enflasyon şuanda yüzde 70 olan seviyelerden yüzde 45’lere gerileyecekse kur buradan yukarı gitmeyecektir.

Eğer Merkez Bankası, faizi biraz daha artırırsa dolar kuru 25’lere kadar gerileyebilir, buna hazır olmamızda fayda var. Kurun yukarı gitmesini hükümette zaten istemez. Kur yukarı gidince GSYH’miz düşüyor. Bu da Türkiye’yi uluslararası sıralamalarda 17.’likten 21.’liğe geriletiyor. Şu anki kur doğru bir kur mu? Olmayabilir. Ama göstergelere baktığımız zaman kur çok artacak gibi görünmüyor. Zaten son aylarda ve haftalarda gerilemeye başladı” ifadelerini kullandı.

“Enflasyonda baz etkisi ile düşecek”

Enflasyonda baz etkisi ile düşüş olacağına dikkat çeken Eğilmez, şunlarcek söyledi; “Önümüzdeki temmuz, ağustos ve eylül aylarında geçen yıl enflasyonu 22 puan çıkacak, yerine 10 puan gelecek, enflasyonda 12-13 puan ani bir düşüş olacak biz buna baz etkisi diyoruz. Yabancılar da bunu görüyor, bunu gördükleri için CDS düşüyor, rating notu artıyor. Faiz yüksek, getirisi de yüksekse gelir yabancı.

Yeter ki parasını kurtaracağına emin olsun ki şu anda biraz öyleler. Şimşek, ekibinin uygulamaları devam ettiği sürece, bu iş devam eder. Esas olan sıcak paradan ziyade yapısal reformları hayat geçirip, kalıcı yatırımları çekebilmek, kendi yatırımcıların yatırım yapmasını sağlamak gerek. Bu konuda daha çok yolumuz var. Yapısal reformlarda ilk atılması gereken adım hukuk reformları ve eğitimin kalitesinin artırılması olarak görüyorum.”

Neden batmıyoruz?

Bütün bunlara rağmen biz nasıl oluyor da batmıyoruz sorusuna yanıt veren Dr. Mahfi Eğilmez, “Türkiye’de inanılmaz bir yastık altı varlık var. Dünya altın konseyinin tespitine göre Türkiye’de yastık altında 3.800 ton altın var. Anadolu’da kadınların kollarında boyunlarında mobil banka gibi geziyorlar. ‘Verin ekonomiye kazandıralım’ diyoruz vermiyorlar asla vermezler. Buradan ümidi kestik.

Bu bizim batışa girmemizi engelleyen önemli sebeplerden birisi. Ayrıca yastık altında, yurtdışı banka kasalarında 100-150 milyar dolar dövizi var. Mesela iş adamlarının Cayman adalarında yurt dışından gizli parası var. Şirketler yurt dışında dövizini götürüyor parasını götürdüğü bankadan borç almış gibi almış gibi gösteriyor. Niye sermaye olarak getirmiyor, sermaye olarak getirişe geri götüremez. Batmayı önleyen en önemli unsurlardan biri bu yastık altındaki altın ve döviz rezervleri” dedi.

“Türkiye’de orta sınıfı kaybettik”

Türkiye ekonomisinin benzer ülkelerle kıyaslamasını yapan Mahfi Eğilmez, Rusya, Hindistan, Endonezya ve Arjantin’in ekonomik göstergelerini karşılaştırdı. Bu grubun en orijinal ülkesinin Türkiye, olduğunu söyleyen Eğilmez, “Sadece bu grubun değil dünyanın en orijinal ülkesi Türkiye. Dünyada 3 çeşit ülke var. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve Arjantin ile Türkiye. Ülkede gelir dağılımı ciddi şekilde bozuldu. Bizim sosyal dayanışmamız bozan en önemli sorunlarımızdan biri gelir dağılımımızın bozulmuş olması.

Elimizdeki en son veri 2022 verisi. Buna göre GSYH 906 milyar dolar olarak gerçekleşmiş. Bu rakamın 451 milyar dolarını nüfusunun en yüksek yüzde 20’sini alan 17 milyon kişi paylaşıyor. Yani 17 milyon kişi bir yılda üretilen milli gelirin yarısını alıyor. En düşük yüzde 20 ise sadece 50 milyar dolar alıyor. Dolayısıyla inanılmaz bir gelir dağılımı bozukluğu ortaya çıktı, orta sınıfı kaybettik en ciddi sorunlardan biri maalesef bu” diye konuştu.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.