GÜNCEL
Petrol geriledi, altın toparlandı: Piyasalar ateşkes senaryosunu fiyatlıyor
Yayınlanma:
7 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
ABD ile İran arasında yaklaşık bir aydır süren savaşın ardından diplomasi trafiği hız kazanırken, Trump yönetiminin savaşın sona ermesi için 15 maddelik bir planı Tahran’a ilettiğini bu sabah Reuters’a yansıyan haberlerden anlıyoruz. ABD yönetiminin Tahran’a ilettiği planda İran’ın nükleer faaliyetlerini tamamen durdurması ve denetime açması, bölgedeki milis gruplara desteğini kesmesi, Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası geçişe açması ve enerji akışını normalleştirmesi gibi kritik başlıkları içerdiği görülüyor. Buna karşılık ABD tarafının ise yaptırımların kademeli olarak gevşetilmesi, İran’ın enerji ihracatına sınırlı izin verilmesi ve ateşkes sürecinde güvenlik garantileri sunması gündemde. Ayrıca 1 aylık geçici ateşkesle bu maddelerin müzakere edilmesi hedefleniyor. Bu tablo, tarafların tam bir çözüm yerine önce tansiyonu düşürmeye odaklandığını gösteriyor.
En kritik başlık ise hâliyle enerji tarafı. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçişlere yeniden izin verebileceğini fiyatlayan piyasalarda bu sabah iyimserliğin hâkim olduğunu görüyoruz. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu önemli su hattının kapanması, son yılların en sert arz şoklarından birini yarattı. Planın başarılı olması durumunda sadece jeopolitik risk değil, enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyon baskısının da hızlı şekilde gevşemesinin mümkün olacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Elbette sahada çatışmaların sürmesi ve tarafların birbirine güvensizliği, sürecin ne kadar kırılgan olabileceğini de göstermeye devam ediyor.
Gelişmelere paralel dün günü 105 dolar seviyesine yakın tamamlayan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, bu sabah psikolojik 100 dolar seviyesinin altına geriledi. Savaş nedeniyle likidite ihtiyacının artması, bazı günler panik tarzına ne var ne yok sat eğilimine bürünen piyasalarda baş gösteren likidasyon eğilimi ile hafta başı 4,100 dolar ve 61 dolar seviyelerine kadar gerileyen altının ve gümüşün ons fiyatı, bu sabah iyimser haberler akışını fiyatlayarak sırasıyla 4,570 ve 73 dolar seviyelerine yükseldi. Özellikle gümüşte önemsediğimiz 71 dolar seviyesinin üzerinde gecelik kapanış ile teknik mânâda teyit de alırsak, uzun pozisyon denemek için kolları sıvayacağız. Altın cephesinde ise 200 günlük ortalamalardan gelen tepki hareketiyle en kötünün geride kaldığını düşünüyoruz. Kademeli alım denenebileceği görüşündeyiz.
Altın, doların zayıflaması ve enerji fiyatlarındaki geri çekilmenin etkisiyle dipten kuvvetli bir geri dönüş sergilerken, özellikle Orta Doğu’da ateşkes ihtimalinin petrol fiyatlarını aşağıya itmesi durumunda, enflasyon baskısının hafifleyebileceği beklentisini de fiyatlama başladığını düşünüyoruz. Piyasa faizlerinin daha fazla yükselmeyebileceği algısı şayet ön plana çıkarsa, faiz getirisi olmayan altın için daha destekleyici bir zemin oluşacağını iddia edebilecek noktada olacağız. Büyük resimde ise, dün de dile getirdiğimiz üzere, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan düğümü dünyanın en büyük, en güçlü ve en ihtişamlı savaş gemisinin bile çözemeyerek çamaşır odasında çıkan yangın nedeniyle (!) evine dönmesi, görülmez uçak diye satılan çok pahalı F-35’in İran tarafından basit bir teknoloji ile vurulması, ABD hegemonyasının da sonuna gelindiği görüşünü kuvvetlendirmeye başladı! Cereyan eden tüm bu gelişmeler elbette bir noktada öyle ya da böyle bitecektir. İşte o zaman geldiğinde, zayıf dolar temasının yerini bu sefer dolar varlıklardan koşar adım uzaklaşma stratejisinin alacağını düşünüyoruz! Altın ve gümüş gibi enstrümanların daha büyük bir taleple karşı karşıya kalacağını, doların ve ABD varlıklarının ise satış baskısına boyun eğeceğini düşünüyoruz.
Piyasalar açısından bakıldığında, olası bir ateşkes ve boğazın yeniden açılması petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilmeye neden olurken, diğer taraftan askerî yığınağın sürmesi enerji fiyatlarında yüksek oynaklığın devam edebileceğine işaret ediyor. ABD’de savaşın ekonomik etkileri ve yükselen yakıt fiyatları, Başkan Trump’ın kamuoyu desteğini aşağı çekerken, bunun da Trump’ı ateşkes için zemin hazırlamaya ittiğini düşünüyoruz. Eğer ilk paragrafta belirttiğimiz iyimserlik yine İran tarafından yalanlanır ya da kabul edilmezse, Hürmüz Boğazı’nda aksamanın uzaması durumunda petrol fiyatlarının 150 dolar seviyelerine kadar yükselme ihtimali piyasa kulislerinde konuşulduğunu da not etmemiz gerekiyor. Bunun da hâliyle küresel enflasyon ve büyüme üzerinde yeni bir baskı dalgası anlamına geldiğini göz ardı etmemek gerekiyor.
ABD borsaları, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı jeopolitik riskler ve yükselen faiz beklentilerinin baskısıyla geceyi düşüşle tamamladı. Petrol fiyatlarında son günlerde görülen sert yükseliş ile ABD tahvil faizlerindeki artışın aynı anda devreye girmesi, hisse senetleri üzerinde adeta çifte baskı yaratırken, özellikle faiz hassasiyeti yüksek teknoloji hisselerinde satışlar belirginleşti. Enerji maliyetlerinin yükselmesi enflasyon baskısını canlı tutarken, faizlerin yukarı yönlü seyri finansman koşullarını zorlaştırarak büyüme görünümünü zayıflatıyor. Bu iki dinamiğin birlikte kalıcı hâle gelmesi, piyasaların en çok çekindiği senaryolardan biri olan stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıyor. Fed’in daha uzun süre yüksek faiz politikasında kalabileceği beklentisi artarken, yıl içinde faiz indirimi beklentileri büyük ölçüde ortadan kalktığını not etmek gerekiyor.
Yeni gün başlangıcında ise, Orta Doğu’da ateşkes ihtimalinin gündeme gelmesiyle piyasalarda âdeta rahatlama rallisinin görüldüğünü not etmemiz gerekiyor. ABD’nin İran’a sunduğu 15 maddelik plan ve 1 aylık ateşkes arayışı, özellikle enerji arzına yönelik endişeleri geçici olarak azalttı. Bu gelişmeyle birlikte, ABD’de gösterge 10 yıllık tahvil faizi dün %4,40 seviyesinin üzerine yükselerek son sekiz ayın en yükseğini test etmesinin ardından bu sabah %4,34 seviyesine gerilerken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı da psikolojik 100 dolar seviyesinin hemen altına indi. ABD ve Avrupa borsalarının vadeli işlemlerinde alım iştahının da arttığını görüyoruz. Pasifik’in diğer ucunda bu sabah hâkim rengin topyekûn yeşil olduğunu not edelim. Gösterge endeks Tokyo borsası %3 yükselirken, son dönemlerde dikkatleri üzerine çeken Güney Kore borsası Kospi ise %2 yükseliş kaydetti.
Petrolün savaş öncesine göre hâlen %30’dan fazla yukarıda olduğunu unutmasak da, en azından düne göre gerilmesini bile önemli bir gösterge olarak okuyoruz. Piyasalarda iyimserliğin temkinli düzeyde kalacağını düşünüyoruz. Sahada çatışmalar sürerken, ABD’nin bölgeye ek asker göndermeye hazırlanması sürecin kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Tahvil faizlerindeki geri çekilme ve doların (DXY) 100 seviyesinden 99 seviyesine doğru hafif de olsa zayıflaması, yatırımcıların bir miktar da olsa risk alma moduna geçtiğini gösterse de, merkez bankalarının yükselecek enflasyon nedeniyle faiz indirimlerini unutacağı gibi artırımları bile konuşmaya başlayacak olması, piyasaları huzursuz edecektir. Her ne kadar piyasalar şu an haber akışına hızlı tepki verse de, yönün tamamen değiştiğini iddia edecek noktada olmadığımızın altını çizmemiz gerekiyor. Kalıcı iyimserlik için kuşkusuz ateşkesin somutlaşması ve enerji arzının gerçekten normale dönmesi gerekiyor.
Türkiye cephesinde ise hafta başında altın fiyatlarında yaşanan sert düşüşün, TCMB rezervleri üzerinde etkisi oldukça dikkat çekici oldu. TCMB’nin rezerv yapısında sadece döviz değil, önemli miktarda altın da bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Altının ons fiyatındaki gerileme doğrudan rezervlerin dolar karşılığını aşağı çekiyor. Bu çerçevede, pazartesi günü yaşanan panik satışları sonrası altın fiyatındaki düşüş, TCMB’nin net yabancı para pozisyonunun yalnızca bir günde yaklaşık 14,6 milyar dolar gerilediğini gösteriyor. Savaşın başladığı günden bu yana baktığımızda, net yabancı para pozisyonu 50 milyar dolar azalarak manşet rakamı da 20,4 milyar dolar seviyesine getirdi. 19 Mart sürecinde yaşanan siyasi türbülans döneminde de manşet rakam hem yurt içi hem de yurt dışı yerleşiklerin döviz talebiyle 60 milyar dolar seviyesinde 7,6 milyar dolar seviyesine kadar gerilediğini, TCMB’nin yurt içi yerleşiklerden gelen talebin de önünü kesmek adına faiz artırmak durumunda kaldığını hatırlatalım.
Dün Bloomberg haberlerinde TCMB’nin rezervlerden altın satışının değerlendirildiğini okuduk. TCMB’nin kriz yönetiminde ne kadar tecrübeli olduğunu bildiğimizden, biz bu noktada endişeli değiliz. USDTRY kuru bu sabah 44,30’lu seviyelerde salınırken, CDS risk priminin ise 300 baz puanın hemen altına gerilediğini görüyoruz. Net enerji ithalatçısı konumunda olan Türkiye’nin enflasyon ve cari açık kanalından olumsuz etkileneceği endişesiyle iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41-42 seviyelerine yükselirken, bankacılık hisselerinde ise satıcı havanın dün de korunduğunu gördük. Son 16 iş gününde XBANK endeksi değerinin dörtte birini sildiğini hatırlatalım.
Savaş uzadıkça hem kişisel hem de ABD açısından kayıpların büyüdüğünü fark eden Trump, son günlerde sergilediği çıkış arayışına paralel bu sabah Türk mali piyasalarının da yurt dışı iyimserliğe ayak uyduracağını düşünüyoruz. Altının dipten anlamlı bir şekilde dönmesinin de Türk insanını mutlu edeceğini, hisse senetlerinde kayıpların telafi edilmek isteneceğini, tahvil tarafına da kademeli de olsa alım geleceğini düşünüyoruz.
Gümüş
Altın
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonunda Günlük Değişim
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
BANKA HABERLERİ
SPK’dan 2 yıl işlem yasağı alan Tayfun Bayazıt, Sabancı Holding’den istifa etti
Yayınlanma:
3 gün önce|
31/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Fon soruşturması ve Manas Enerji hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle gündeme gelen deneyimli bankacı Tayfun Bayazıt, Hacı Ömer Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden ayrıldı. Bayazıt’ın istifasının ardından boşalan Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına Mehmet Kahya atandı.
Hacı Ömer Sabancı Holding, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Bayazıt’ın kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını duyurdu.
Şirket açıklamasında, boşalan bağımsız yönetim kurulu üyeliğine ilişkin sürecin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği hükümleri doğrultusunda yürütüleceği belirtildi.
İstifayla birlikte Sabancı Holding bünyesindeki iki önemli komitede de görev değişikliği gerçekleşti. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Mehmet Kahya, Bayazıt’ın boşalttığı Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına atandı.
SPK’nın iki yıllık işlem yasağı kararı istifaların öncesinde geldi
Tayfun Bayazıt’ın istifası, SPK’nın 27 Ekim 2026 tarihli 2026/77 sayılı bülteninde yer alan yaptırım kararının ardından geldi.
SPK, Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret AŞ (MANAS) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin inceleme sonucunda, aralarında Tayfun Bayazıt’ın da bulunduğu kişi ve kuruluşlara Borsa İstanbul ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verdi.
Karar, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101’inci maddesi ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği kapsamında alındı.
SPK bülteninde ayrıca MANAS pay piyasasındaki işlemler nedeniyle bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği açıklandı. Ancak Tayfun Bayazıt’ın isminin işlem yasağı listesinde yer alması, tek başına hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.
Adel Kalemcilik’ten de ayrıldı
Bayazıt’ın görevden ayrıldığı şirket yalnızca Sabancı Holding olmadı. 30 Ekim 2026 tarihinde Adel Kalemcilik de KAP’a yaptığı açıklamada Bayazıt’ın bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Adel Kalemcilik, boşalan üyelik için SPK’nın Kurumsal Yönetim Tebliği kapsamında yeni bağımsız yönetim kurulu adayı belirleme çalışmalarının başlatıldığını bildirdi.
Bankacılık sektörünün tanınmış isimlerinden biriydi
Tayfun Bayazıt, Türkiye bankacılık sektöründe uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapmış isimler arasında yer alıyor. Citibank ile başlayan kariyerinde İnterbank, Dışbank, Fortis Türkiye ve Yapı Kredi gibi kurumlarda önemli görevler üstlendi. Yapı Kredi’de genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı da yaptı.
Önemli ayrıntı: Sabancı Holding’in KAP açıklamasında Bayazıt’ın istifa gerekçesi olarak yalnızca kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı belirtiliyor. İstifanın SPK’nın işlem yasağı kararıyla bağlantılı olduğuna ilişkin şirket tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor.
BANKA HABERLERİ
Vakıf Faktoring A.Ş.’den İstikrarlı Büyüme
Aktif Büyüklüğü %78 Artışla 53,6 Milyar TL’ye Ulaştı
Yayınlanma:
3 gün önce|
30/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Türkiye’de ticari hayatın köklü finansal paydaşlarından Vakıf Faktoring, 2026 yılının ilk 9 ayında aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre %78 artırarak 53,6 milyar TL’ye, net kârını ise %25 artışla 1,76 milyar TL seviyesine yükseltti.
VakıfBank’ın köklü kurumsal çatısı altında 1998 yılından bu yana faaliyet gösteren ve çeyrek asrı aşan tecrübesiyle her ölçekten işletmenin çözüm ortağı olan Vakıf Faktoring; yenilikçi hizmet anlayışı ve yaygın erişim ağıyla ticaretin sürdürülebilirliğine güç katmaya devam ediyor.
Reel sektörün finansmana erişiminde kritik bir rol üstlenen Vakıf Faktoring, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yılın ilk 9 ayında dengeli ve sürdürülebilir büyüme grafiğini koruyan şirket, sağlam bilanço yapısıyla piyasaya kesintisiz nakit akışı sunmayı sürdürdü. Eylül sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine kıyasla %78 oranında artıran VakıfFaktoring, toplam aktiflerini 53,6 milyar TL seviyesine taşıdı. Operasyonel performansını finansal göstergelerine de yansıtan şirket, net dönem kârını ise yıllık bazda %25 artışla 1,76 milyar TL’ye ulaştırdı.
Üretimin, ihracatın ve istihdamın devamlılığına katkı sağlıyoruz
2026’nın ilk 9 aylık finansal sonuçlarını değerlendiren Vakıf Faktoring Genel Müdürü Akgün KOÇ, piyasa dinamiklerine doğru zamanda, doğru çözümlerle yanıt verdiklerini belirterek şunları söyledi:
“53,6 milyar TL’lik aktif büyüklüğümüz, reel sektörün ihtiyaçlarına dinamik bir şekilde cevap verme kararlılığımızın en somut göstergesidir. Özellikle bankacılık sektöründe kredi koşullarının sıkılaşması ve ticari kredi büyümesine yönelik sınırlamaların öne çıktığı dönemlerde, işletmelerimiz için finansmana hızlı ve güvenli erişim hayati bir önem taşıyor. Biz de Vakıf Faktoring olarak, tüm ticari paydaşlarımızın yanında yer alıyor; sağladığımız likiditeyle üretimin, ihracatın ve istihdam zincirinin aksamadan devam etmesine katkı sunuyoruz.”
BANKA HABERLERİ
TASFİYE FONLARI: Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek
Yayınlanma:
5 gün önce|
29/10/2026Yazan:
BankaVitrini
SPK’nın tasfiye kararı verdiği bazı yatırım fonlarının zararlarının geri alınması ve yatırımcılara ödeme yapılması için özel kanun çıkarıldı. 7596 sayılı Kanun ile fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin izlenmesi, sorumluların şahsi malvarlıklarından tahsilat yapılması ve yatırımcılara ara ödeme imkânı getirilmesi düzenlendi. Ara ödemelerde yatırımcı başına 1 milyon TL üst sınırı öngörülürken, ödemeler fonların mevcut kaynakları ve kanunda belirtilen şartlarla sınırlandırıldı.
Sermaye piyasalarında yatırımcıların korunması ve tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarındaki kayıpların geri kazanılması amacıyla hazırlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
22 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen Kanun, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve Kanun’un yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
Düzenleme; fon varlıklarının korunması, hukuka aykırı işlemlerle fon dışına çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zarardan sorumlu kişi ve kuruluşlardan tahsilat yapılması ve elde edilen kaynakların yatırımcılara dağıtılması için özel bir hukuki çerçeve oluşturuyor.
Kanun, diğer yatırım fonları için genel ve sürekli bir tasfiye rejimi getirmiyor.
Fon zararlarından kim sorumlu olacak?
Kanunun en dikkat çekici hükümlerinden biri, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerler nedeniyle doğan zararların kimlerden tahsil edileceğini açıkça düzenlemesi.
Karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle fon kaynaklarının ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere ya da bunların kontrolündeki kişi ve kuruluşlara aktarılması; gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemler kapsamında değerlendirilebilecek.
Bu işlemlerle fonun zarara uğratıldığının belirlenmesi hâlinde, öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.
Zararın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda ise SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilebilecek.
Yöneticilerin veya diğer sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olması da görev yaptıkları dönemde gerçekleştirdikleri işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.
TMSF tahsilat ve takip işlemlerini yürütecek
Kanun kapsamında SPK, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar tutarını, sorumlu kişileri ve sorumluluk miktarlarını belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.
TMSF, bildirimin ardından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek.
Bu çerçevede, fon zararlarının sorumluların malvarlıklarından geri kazanılması için özel tahsilat mekanizması oluşturuluyor. Kanun kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek
Düzenlemenin yatırımcılar açısından en önemli başlıklarından biri de ara ödeme mekanizması.
Fon varlıklarının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir tutarın, yatırımcıların ilgili hesaplamaya göre hak kazandıkları toplam tutarı karşılamaya yetmemesi durumunda, SPK’nın belirleyeceği fonlarda ara ödeme yapılabilecek.
Kanuna göre:
- Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara, hesaplanan net yatırım tutarını aşmamak kaydıyla ara ödeme yapılabilecek.
- Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ara ödeme üst sınırı 1 milyon TL olacak.
- Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu değerini aşamayacak.
- Dağıtılabilir kaynakların yetersiz olması hâlinde SPK, ödeme sıralamasını ve asgari ara ödeme tutarını belirleyebilecek.
Ara ödeme sırasında yatırımcının katılma payları iade edilmiş sayılmayacak. Katılma payları, nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.
Önemli ayrıntı: Kanunda belirtilen 1 milyon TL, her yatırımcıya koşulsuz ve kesin olarak ödenecek bir tutar değil, ara ödeme için öngörülen üst sınırdır. Gerçek ödeme; fonun kaynaklarına, yatırımcının hesaplanan hak sahipliğine ve SPK’nın belirleyeceği uygulama esaslarına bağlı olacak.
Yatırımcıların net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak?
Kanun, fon malvarlığının yatırımcıların hesaplanan haklarını karşılamaya yetmemesi hâlinde kullanılacak net yatırım tutarı hesaplamasını da düzenliyor.
Bu hesaplamada yatırımcının fona fiilen yaptığı nakit girişleri ve fondan aldığı nakit çıkışları esas alınacak. Giriş ve çıkış tutarlarına, tasfiye tarihine kadar açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden, kıstelyevm yöntemiyle endeksleme uygulanacak.
Nakit çıkışları ise ilk giren ilk çıkar (FIFO) esasına göre dikkate alınacak.
Hesaplama, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından gerçekleştirilecek.
Bu yöntem, yatırımcının fonla gerçekleştirdiği nakit hareketlerinin ortak bir hesaplama çerçevesinde değerlendirilmesini amaçlıyor. Ancak endekslemeye dayalı hesaplama, yatırımcının bütün parasını mutlaka geri alacağı anlamına gelmiyor; ödeme, mevcut dağıtılabilir kaynaklar ve kanundaki sınırlamalar çerçevesinde yapılacak.
Fonlardan kazanç sağlayanlara gönüllü iade çağrısı
Kanun, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin elde ettikleri kazançlar için de bir düzenleme içeriyor.
Yatırımcının elde ettiği getirinin, ilgili dönemde TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla hesaplanacak tutarı aşan kısmı, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.
Benzer şekilde, SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 ve 107’nci maddeleri kapsamında değerlendirilen işlemlere konu paylardan kazanç elde eden kişiler de kanunda belirtilen koşullarla, enflasyon endekslemesi sonrasında kalan getiri kısmını genel hisse iade hesabına gönüllü olarak aktarabilecek.
Bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin hesaplama yöntemleri ve diğer usuller SPK tarafından belirlenecek.
Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek
Kanun, fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerlerinin geri kazanılması için de özel hükümler getiriyor.
Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında el konulan ve hukuken doğrudan ilgili fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, gerekli kararlar doğrultusunda fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Doğrudan fona devredilemeyen malvarlıkları bakımından ise TMSF kayyım olarak atanabilecek. Bu durumda TMSF, ilgili malvarlıklarını dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Elde edilen tutarlar her fon için ayrı ayrı izlenecek.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmeden ilgili fona aktarılması öngörülüyor. Fon tasfiyesi tamamlanmışsa tutarlar geri kazanım hesabına aktarılacak.
Geri kazanım hesapları TMSF bünyesinde tutulacak
Kanunla oluşturulan geri kazanım hesapları, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve her fon için ayrı alt hesaplarda izlenecek.
Bu hesaplarda biriken kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.
Zorunlu giderler düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak.
Yatırımcılara yapılacak dağıtımda katılma payı sahipliği oranı esas alınacak. İşlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak belirlenen asgari ödeme tutarının altında kalan ödemeler ise yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenecek.
Bazı kişi ve kurumlara ödeme yapılmayacak
Kanun, yatırımcıların korunmasının yanında belirli fiillerle bağlantılı kişi ve kurumların tasfiye gelirlerinden yararlanmasını da engelliyor.
SPK tarafından 6362 sayılı Kanun’un 104, 106 veya 107’nci maddelerinde düzenlenen fiilleri ilgili fonlarla birlikte işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Bu hüküm, tasfiye gelirlerinin dağıtımında sorumluluk ve hukuka uygunluk ölçütlerinin dikkate alınmasını amaçlıyor.
Gözler SPK’nın uygulama esaslarında
7596 sayılı Kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.
Düzenlemenin uygulamada nasıl sonuç vereceği; SPK’nın fon bazında yapacağı belirlemelere, MKK kayıtlarının mutabakatına, tasfiye edilecek varlıkların değerine, sorumluların malvarlıklarından tahsil edilebilecek tutarlara ve geri kazanım hesaplarında birikecek kaynaklara bağlı olacak.
Özellikle ara ödeme yapılacak fonların belirlenmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin tespiti, net yatırım tutarlarının hesaplanması ve sorumlulardan tahsilat süreçleri önem taşıyor.
Kanun, yatırımcıların kayıplarının geri kazanılması için yeni bir hukuki mekanizma oluşturuyor. Ancak yatırımcıların ne kadar ödeme alabileceği, ara ödemelerin ne zaman yapılacağı ve toplam zararın ne ölçüde karşılanabileceği, uygulama kararları ve fiilen geri kazanılabilecek kaynaklar netleştikçe ortaya çıkacak.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.054)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.655)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (604)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.987)
- GÜNCEL (4.649)
- GÜNDEM (3.592)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.750)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.500)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (841)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (120)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (95)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (20)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Trump'tan ara seçimler öncesi seçmenlere "sandığa gidin" çağrısı 02/11/2026
- Fon soruşturmasında Korkmaz Enes Ergun'a tutuklama talebi 02/11/2026
- ABD Hazinesi borçlanma tahminini 618 milyar dolara düşürdü 02/11/2026
- Resmi Gazete'de bugün (03.11.2026) 02/11/2026
- Bakan Kacır: İmalat sanayisine 250 milyar liralık kredi imkânı sağlıyoruz 02/11/2026
- Trump: İran'la savaşı yeniden başlatma konusunda acelem yok 02/11/2026
- Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti 02/11/2026
- ABD'nin LNG ihracatı Ekim'de rekor seviyelere yaklaştı 02/11/2026
- AB'den İngiltere'nin yeniden üyeliğine esneklik sinyali 02/11/2026
- Meta, tahvil ihracıyla en az 20 milyar dolar toplamayı hedefliyor 02/11/2026
SON YAZILAR
- SPK’dan 2 yıl işlem yasağı alan Tayfun Bayazıt, Sabancı Holding’den istifa etti 31/10/2026
- Vakıf Faktoring A.Ş.’den İstikrarlı Büyüme 30/10/2026
- TASFİYE FONLARI: Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek 29/10/2026
- Garanti BBVA’nın 9 aylık net kârı 97,2 milyar liraya ulaştı 29/10/2026
- Enpara Bank: 9 Aylık Net Kârı 6,3 Milyar TL 28/10/2026
- TASFİYE EDİLEN FONLARDA YATIRIMCI ALACAĞI NASIL HESAPLANACAK? 27/10/2026
- TEB 2026 Üçüncü Çeyrek Mali Verileri Açıklandı 26/10/2026
- The Economist 2027 kapağı: Semboller, şifreler ve dünyaya verilen mesajlar 24/10/2026
- DenizBank 2026 yılının ilk dokuz ayına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı 23/10/2026
- Alternatif Bank’tan şubatta geri ödemeli ihtiyaç kredisi kampanyası 23/10/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ6 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu




