Connect with us

EKONOMİ

Sanayicide kur paniği

Uzun süredir hammadde sıkıntısı nedeni ile zor günler yaşayan sanayiciye bir darbe de kurdan geldi. Son birkaç gündür yaşanan aşırı volatilite nedeni ile fiyat tutturmakta zorlanan ve önünü göremeyen sanayici, piyasaya ürün veremez duruma geldi

Yayınlanma:

|

Hammadde sıkıntısı nedeniyle zor günler yaşayan sanayici kurdaki hızlı artış ile birlikte aşırı oynaklıktan da etkilendi. Fiyat tutturamama endişesiyle bazı sektörlerde piyasaya ürün verilemedi. Faiz artışının yanı sıra kurdaki yükselişin de maliyetleri yukarı çekeceğine işaret eden sektör temsilcileri, “satılan ürünü yerine koymak zor olacak” değerlendirmesini yaptı. Merkez Bankası Başkanı değişikliğinin ardından, piyasalar haftaya sert hareketlerle başladı. Önceki gece hacimsiz piyasada 8,45’leri gören dolar/TL, dün bankalararası işlemlerin başlamasıyla bir ara 7,80’in altına kadar geriledi. Kurda yaşanan aşırı volatilite, sanayicide de paniğe yol açtı. Uzun süredir hammaddede fiyat ve tedarikte sıkıntı nedeni ile zor günler yaşayan sektör temsilcileri, fiyat tutturma endişesi nedeni ile piyasaya ürün vermekten imtina eder duruma geldi.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Hadi Karasu, kurdaki seviyenin ihracatçı için her ne kadar olumlu bir gelişme gibi görünse de sağlıklı ve genel geçer ekonomik kriterlere bağlı olarak gelişmediği için sıkıntıya yol açtığını anlattı. Karasu, “Yüksek tansiyon ya da şeker gibi bir tavan bir taban yapıyor. Roller coaster gibi. Vücut nasıl buna dayanamazsa sanayici de dayanamaz. Böyle bir ortamda fiyat tutturma ve rekabetçi olma gibi bir şansınız yok. Biz rekabetçi döviz kuru olsun isteriz, bunu tercih ederiz ama rekabetçi döviz kurunun tanımı uluslararası iktisat kurallarına göre bellidir. Bu durum şeker ya da yüksek tansiyon gibi bir hale geldi. Bu durum üreticilerin iç piyasaya ürün vermesine engel olacaktır. Fiyat tutturmakta zorluk yaşayan sanayici ürün veremeyecek duruma geldi. iç piyasaya çalışan arkadaşlarımız yerine ürün koyamayacak” diye konuştu.

İhracatçı böyle artışa karşı

Kurun ihracata etkisini değerlendiren İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz de, ihracatçı bir sektör olarak dövize endeksli ödemeler yapıldığı için kısa vadede ihracatta bir sıkıntı yaşanmayacağını anlattı. İç piyasaya yönelik endişelerini dile getiren Öksüz, “Her ne kadar kurdaki artış ihracata olumlu yansısa da kurun bu şekilde artması çok sağlıklı bir durum değil. Kur ciddi bir faiz yükü ile bu seviyeye geldi. Bu bizim de çok istediğimiz bir durum değil. Rekabetçi kur aslında buralar ama faiz artırımı ile beraber olduğu için iyi olmadı” açıklamasında bulundu.

Alıcı-satıcı ilişkisi bozuldu

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu da hammadde tedarikinde yaşanan problemlerle başlayan sürecin, kur farkı ile tavan yaptığını belirtti. Eroğlu, “Sektörümüzdeki hammadde fiyatları dolar bazında gerçekleşiyor. Yaşanan artışlar da yüzde 150’yi geçti. Hammaddenin fiyatının bitmiş ürüne etkisi yüzde 90 civarında. Üreticilerimiz, marketlerle senelik sözleşme yapıyor. Bu yüzde 90’lık maliyet artışını fiyatlara yansıtsalar marketler kabul etmiyor. Alıcılar ve satıcılar arasında fiyat rekabeti bozulmuş durumda” dedi.

İstikrar için stabil kur

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, müşterilerin ani kur dalgalanmasından dolayı ürünlerini bu günlerde almakta imtina ettiğini doğruladı. Birkaç gün içinde yüzde 10’u aşan dalgalanma sonrası bu durumun gayet normal olduğunu dile getiren Şanal, “Müşteriler yüklü alımlar yapmak istemez. Kurda sürekli iniş çıkışların olması ticaretteki ahenk ve düzeni bozuyor. Son iki ay içinde sürekli dalgalanmalar oldu, kurun stabil olması ticari hayatta istikrarı getirir. Bu haftayı müşteriler bekleyip kura göre hareket ederek geçirecek. Şu anda ben de alıcı olduğum hammadde konusunda bugün almak istemem. Genel formatta bu durum tüm sektörler için geçerli. Sektörde alış ve satışlarda bu hafta için bir durağanlık söz konusu olacak. Kurun normal bir dengede stabil kaldığını hissedince fiyatta da güven oluşacak. Bu doğrultuda sektörde bir hareketlenme olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Sektörlerin dengeleri bozuldu

Yüksek kurun ihracat için ise olumlu bir gelişme olduğuna dikkat çeken Şanal, “Ancak istikrarın olmadığı bir kurda düzenli ticaretin yapılması mümkün değil. İstikrarlı bir artış olabilir, sektör ona göre planları yapar. Sürekli bir çıkış iniş grafiği bizim sektörde olduğu gibi tüm sektörlerin dengelerini bozar” dedi.

Mobilya Sanayi İşadamları Derneği Başkanı Nuri Gürcan da döviz kurlarındaki oynaklığın ürün tedarikinde sıkıntıya yol açacağını anlattı. Gürcan, “Döviz kurlarının oynaklığından dolayı özellikle hammaddeciler birkaç gün sipariş almayabilirler. Birkaç gün içerisinde sistem rayına oturur. Satış yaparlar” diye konuştu.

Kimse fiyat vermek istemiyor

Hammadde konusunda uzun süredir sıkıntı yaşayan bir başka sektör de zücaciye… Bu dönemde stok yapan üreticilerin bulunduğunu anlatan Zücaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Mesut Öksüz, “Günü birlik dönenlerin hammaddeye ulaşması mümkün değil. Şu an bu şirketler doların belirsizliği yüzünden fiyat vermek istemiyorlar. Dünyada da üretimde bir azalma var. Hammaddeye ulaşmak çok zordu, daha da zor duruma geldi. Bir iki hafta içerisinde sorun çözülür” açıklamasında bulundu.

Gümrüklü Antrepo İşletmeciler Derneği Başkanı Cavit Değirmenci gelişmenin gümrüklere de yansıdığını söyledi. Değirmenci, “Antrepoya ürün girişleri oluyor ancak kurdan dolayı çıkış sıfıra yakın. Belirsizliğin üzerindeki sis perdesinin aralanması bekleniyor” açıklamasında bulundu. Belirsizlik piyasayı kilitliyor.

Belirsizlik piyasayı kilitliyor

İstanbul Ticaret Odası Kimyevi Madde Komitesi Başkanı Nafiz Güngör, sektörde hammaddenin önemli bir kısmının dövize endeksli olduğunu ve uzun süredir de bu alanda hem fiyat hem de erişimde sıkıntı yaşadıklarını belirtti. Güngör, “Firmalar, kurdaki hareketlilik yüzünden şu an sipariş almak istemiyor. Ama bu bize göre birkaç gün sürer sonra açılır. Ya zam yaparlar ya da başka bir çözüm bulurlar. Firmalar ayrıca yurtdışından mal da almıyorlar. Belirsizlik piyasaları kilitliyor” diye konuştu.

İş dünyası temsilcileri: Önce güven

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin: Ekonomi genellikle uzlaşmayla yönetilmeli

“Naci Ağbal’ın Merkez Bankası Başkanlığına atanmasıyla ekonomiye güven geldi diye seviniyorduk. Ağbal’ın bir gece yarısı görevden alınmasıyla yine güvensizlik yaratıldı. Ekonominin temeli güvendir. Güven yeniden bozuldu. Zaten pandemi var. Hammadde sıkıntısı yaşıyoruz. Döviz de bu hale gelince daha büyük sıkıntı yaratacak. Siyaset biraz ekonomiyi sakinlikle ve uzlaşmayla yönetmeli. Ekonomi gerginlikle yönetilmemeli. Döviz artışı her şeyi alt üst edecek.”

Denizli Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Hakan Urhan: Geçmişte yapılan yanlışların sonucu

“Ekonomi yönetiminde istikrarlı ve uzun vadeli yaklaşımla atılacak adımlara ihtiyaç duyulan bir dönemde, Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın göreve geldikten sadece 4 ay sonra görevden alınması, makro ekonomik istikrar konusundaki endişelerimizi artırmıştır. Ekonomi yönetimindeki kısa vadeli görevlendirmeler, ülkemiz risk primini arttırmakta ve piyasa faizlerini daha da yukarı itmektedir. Hali hazırda Merkez Bankası net rezervlerinin ekside olması bu endişelerimizi daha da arttırmaktadır. Faizlerin yüksek seyrinin büyüme için kaynak ihtiyacı duyan müteşebbisler açısından olumsuz olduğu muhakkaktır. Ancak; yüksek faizin enflasyona yol açan sebep olmadığı, bilakis geçmiş dönemlerdeki ekonomi ve yatırım politikalarında yapılan yanlışların bir sonucu olduğu unutulmamalıdır.”

Aydın Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yunus Şahin: Kurda hareketlilik sıkıntıya neden oluyor

“Döviz kurundaki hareketlilik girdi maliyetlerinde artışa, dolayısıyla yurtiçi ve dışı pazarlarda öngörülebilir fiyat oluşturma konusunda sıkıntılara neden olmaktadır. Aydın, geçtiğimiz yıl 771 milyon dolar ihracat, 200 milyon dolar ithalat yaptı. Rakamlara baktığımızda net ihracatçı bir kent ve sanayi görünümü söz konusu. Ancak, Aydın sanayisi bu üretimi yaparken ithal girdi kullanıyor. Dolayısıyla öngörülebilir bir fiyatlandırma için dövizde istikrar temenni ediyoruz.”

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru: Kurların yükselmesi tarımı zorda bırakıyor

“Kurların yükselmesi tarımda girdi maliyetlerinin yükselmesine neden olduğu için üreticiyi de zor durumda bırakıyor. Zirai ilaç, gübre, hayvancılıkta yem hammaddelerinin yarısı ithal ediliyor. Kur yükseldiğinde girdi maliyetleri anormal artıyor. Bu nedenle hiçbir zaman kurların yükselmesini arzu etmiyoruz.”

Otomotivciler bine yakın aracı gümrükten çekti

Kurdaki artış, otomotivde ithal markaları harekete geçirdi. Birçok marka kurdaki artışın süreceği endişesi ile gümrüklerde bekleyen araçları çekti. Bazı markaların sabah saatlerinde bine yakın aracı gümrükten çektiği aktarıldı. Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Başkanı Murat Şahsuvaroğlu, kur artışının otomobil fiyatlarına hemen yansıdığını ve satışları olumsuz etkilediğini hatırlatarak, “Özellikle sabah saatlerinde kurdaki artışla sektörde gümrüklerden araç çekildi. Ancak akşama doğru panik azaldı. Kurdaki artışın bu hızda devam etmeyeceğini umuyoruz” dedi. Sektör temsilcileri, kur artışının ilk etapta sıfır, ardından ikinci el otomobil fiyatlarını yukarı çekeceğini belirtti. Kur artışının düşük ÖTV matrahına giren araç sayısını da azaltacağını belirten yetkililer, bu durumun son dönemde rekor seviyelerde olan otomobil satışlarını da frenleyeceğini söylüyor.

Dünya

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Reel Piyasa çöküyor: Karşılıksız çek 6’ya katladı

Nisan 2023’te 2,5 milyar TL olan karşılıksız çek tutarı, Nisan 2024’te yaklaşık beş kat artışla 15,1 milyar TL’ye yükseldi. 2024’ün ilk dört ayında da karşılıksız çek tutarı yüzde 293 oranında artışla 43,1 milyar TL’ye ulaştı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yüksek faizler, döviz kurlarında istikrarı getirirken ekonomide bazı alanlarda stres seviyesinin artışını da beraberinde getirdi.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre, 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan çek tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 293 oranında artışla 43,1 milyar TL’ye yükseldi. Geçen sene aynı dönemde bu rakam 11 milyar TL olmuştu.

Nisan 2023’te 2,5 milyar TL olan bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan çek tutarı, Nisan 2024’te yüzde 514 oranında artışla 15,1 milyar TL’ye yükseldi.

Karşılıksız çek tutarı hem ocak-nisan dönemleri hem de nisan ayları için rekor olarak kayıtlara geçti.

DÖRT AYDA 2,2 TRİLYON TL’LİK ÇEK İBRAZI

2024 yılı Ocak-Nisan döneminde bankalara ibraz edilen toplam çek tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 90 oranında artışla 2 trilyon 210 milyar TL’ye ulaştı.

2023 yılı Nisan ayında yüzde 1,0 olan bankalara ibraz edilen çekler içinde karşılıksız işlemi yapılan çeklerin oranı, Nisan 2024’te yüzde 2,3 ile son beş yılın en yüksek seviyesine yükseldi.

Karşılıksız çek tutarı 2022’de 20,7 milyar TL, 2023’te 57,2 milyar TL olmuştu.

Çeki karşılıksız çıkan kişiler, haciz masrafları dışında alacaklıya yüzde 50’yi aşan oranda faiz ödemek zorunda kalacak.

Emre DEVECİ-Sözcü

Okumaya devam et

EKONOMİ

Prof. Dr. YILMAZ: Mali alan yaratılmalı, ama nasıl?

Bugün “mali alan”dan bahsediyor ve alanın büyümesi için sınırları tartışıyorsak, ekonomik istikrar, büyüme, bölüşümde adalet açısından zorlayıcı bir noktadayız demektir

Yayınlanma:

|

Mali alan, kamu harcamalarının rasyonalizasyonu, vergi gelirlerinin artırılması, etkin kamu borç yönetimi ve dış finansman olanaklarıyla finansman sorunu yaşanmadan maliye politikasının hedeflerine ulaşılmasında bir fırsattır.

Bu alan doğru değerlendirildiğinde gelir, harcama ve borç yönetiminde gerçekleştirilecek reformlar sayesinde daha sağlam bir mali yapı ile enflasyonla mücadele ve ekonomik büyüme amaçlarına ek bir kaynak yaratılabilir.

Ayrıca mali alan bir anda ortaya çıkabilecek pandemi, deprem ve de ekonomi politikalarında kararsızlıklar, hatalı kararlar sonucunda yaşadığımız krizlere de hazırlıklı olunmasını sağlar.

Gündemden düşmeyen CDS, ülkelerin risklerinin en önemli belirleyicisi ama bu risk priminin diğer ekonomik belirleyicilerin yanında mali alana da dayandırıldığını belirtmekte fayda var. Aizenman v.d. (2013, 2010)’nin CDS’nin temel olarak geçmiş ve şimdiki mali alana göre değil, gelecekteki mali alana göre belirlendiği şeklindeki yorumları oldukça dikkat çekicidir.

Mali alanı görselleştirelim:

Bir ülkenin istikrar, büyüme gibi hedeflerine ulaşırken gerekli mali araç ve kaynakları gösteren, dört köşeli bir elmasa benzeyen “Mali alan elması” görseli aşağıda mevcut. Bu elmasın alanı, o ülkenin sahip olduğu mali alanı belirtiyor.

Kaynaklar toplamda dört tane: (a) Dış kaynak girişi, yardımlar ve dış borçlar (b) vergi idaresinin iyileştirilmesi veya vergi politikası reformları yoluyla gelirlerde artış (c) iç ve dış borçlanma yoluyla açık finansmanı (d) harcamaların yeniden önceliklendirilmesi ve verimliliğinin artırılması (Roy v.d. 2007: 33-34).

Mali alan elması

Kaynak: Roy v.d.: 2007.

Mali alan elmasındaki bu araçlardan/kaynaklardan hangisi daha yoğun olarak elde ediliyorsa, mali alan elmasının dört köşesi eşit olmaz ve o araç/kaynak yönüne doğru genişlediği görülür.

Şimdi Türkiye için bu alanın ne yöne doğru genişleyeceğine bakalım:

Mali alan görüldüğü gibi hem bütçe kaynaklarının nasıl kullanıldığını hem de gelecekteki mali durumunu etkileyebilecek faktörleri içeriyor. Acaba maliye politikasının öncelikli harcamaları finanse etmek ve enflasyonla mücadele etmek için ihtiyacı olan vergi, dış finansman, etkin borç yönetimi gibi kaynakları sağlama yeteneği var mı?

Öncelikle geçen haftadan bu yana kamuda tasarruf tedbirlerini konuşuyoruz. Kamu harcamalarının etkin ve verimli kullanımıyla bir yandan mali disiplinin sağlanması diğer yandan kamu talebinin düşmesiyle enflasyonla mücadele edilmesi hedefleniyor. Buna göre mali alan elmasının sol tarafa doğru büyümesi beklenebilir. Karar alıcıların da bu alanı kullanma hedefi olduğu belli. Ancak son tasarruf genelgesi 2001 yılındaki genelgeden çok farklı değil. Denetim, izleme, yaptırım açılarından farklılaşıyor, yoksa tasarruf edilecek kalemler hâlâ çok sınırlı. (Şu yazımda açıkladım.) Zaten bakanlıkça yapılan açıklamaya göre sadece 100 milyar TL’lik bir tasarruf hedefleniyor ki, 11 trilyon TL’yi aşan bütçenin yüzde 1’i bile değil.

Vergi cephesinde de atılan ve atılacak adımlar var ama mali alan elmasının sağ tarafına doğru gidilecek yer kalmadı. Çünkü geçtiğimiz yılın ilk dört ayında 1 trilyon TL’lik vergi gelirine karşılık, bu yıl aynı dönemde 2,2 trilyon TL’lik vergi geliri elde edildi. Vergi yükü her açıdan ağırlaştı. Dolaylı vergilerin vergi sistemindeki hakimiyeti, vergi adaletsizliğini artırıyor. Şimdi de vergi oranları artırılmadan, istisna ve muafiyetlerin daraltılmasıyla vergi yükünün artışını bekliyoruz. Oran artışının 2023 yaz döneminde nasıl bir maliyet enflasyonu yarattığını da unutmadık. Bu araçla elde edilecek pek bir mali alan kalmıyor gibi, kayıt dışılığın üzerine gidilmezse.

Potansiyel mali alan, doğru ve etkin borç yönetimi üzerinden olabilir mi, ona bakalım: Yani elmasın alt tarafına. 2024’te bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 5’in altına düşürülmesi hedefleniyor. Harcama kısıcı ve gelir artırıcı taraftan bahsettik ama bütçenin bir de borç faizlerine ayırdığı ve giderek artan bir kısmı var ki, işte bu yapı bütçe esnekliğinin kaybedildiğini gösteriyor.

İç ve dış borç faiz ödemelerinin GSYH içindeki payı yüzde 4’ü geçti. Özellikle iç borç faiz ödemelerindeki artış, sıkı para politikası sonucu DİBS’lerin ortalama yıllık bileşik faizinde yükseliş ile devam ediyor. Bu durum Hazine’nin faiz yükünü de etkiledi. DİBS’lerde değişken faizlilerin payı yükselirken, sabit faizlilerinki azalıyor. Döviz cinsi DİBS ve kira sertifikası ihracı devam ediyor.

2024 ilk çeyrekte iç borç stoku 4,5 trilyon TL’yi aştı. Bu stok hem faiz hem de döviz kuru riskini içinde barındırıyor.

Son olarak elmasın üst tarafında dış finansman imkanları var. Onun için de sıcak para ön planda tutuluyor. Mali alanın, hem krizlere karşı yaratacağı önlem hem de CDS’yi düşürerek uluslararası piyasalardan elde edeceği finansal kaynakların çeşitlenmesi olasılığı birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ne kadar önemli olduğu görülebilir.

Ülkeye sıcak paranın girişi için ortam uzun zamandır hazırlanıyor, TL değerlenirken kur stabil. Uluslararası finans kuruluşlarının raporlarına göre de carry trade için Türkiye işaret ediliyor. Bu durumda mali alan elmasının üst tarafına doğru gidilecek yer var ama söz konusu dış finansman özellikle sıcak para çıkışının kriz yaratıcı sonuçlarını 1994 ve 2001 krizlerinde yaşadığımızı unutmayalım. O nedenle bu konuda çekinceler var ki, bu ayrı bir yazının konusu.

Anlaşılıyor ki mali alan içinde maliye politikası araçlarının keskin uçları varBugün “mali alan”dan bahsediyor ve alanın büyümesi için sınırları tartışıyorsak, ekonomik istikrar, büyüme, bölüşümde adalet açısından zorlayıcı bir noktadayız demektir. O nedenle politika adımlarında belirlilik, politik ve kurumsal açıdan tutarlılık hiç olmadığı kadar önemli.

Prof.Dr. Binhan Elif YILMAZ-T24


Yararlanılan kaynaklar:

Aizenman, J., Jinjarak, Y. (2010). “De facto fiscal space and fiscal stimulus: definition and assessment. National Bureau of Economic Research. No. w16539.

Aizenman, J., Hutchison, M., Jinjarak, J. (2013). What is the risk of european sovereign debt defaults? fiscal space, cds spreads and market pricing of risk. Journal of International

Money and Finance. 34 (2013): 37-59.

Roy, R., A. Heuty, Letouzé, E. (2007). Fiscal space for what? analytical issues from a human development perspective. Presentation at the G-20 Workshop on Fiscal Policy, Istanbul, 30 June to 2 July.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Ödenmeyen borçlar, ekonomik istikrara gölge düşürüyor

Ekonomide yaşanan dalgalanmalar hem vatandaş hem de şirketlerin borçlarını tahsil edebilmesi konusunda çeşitli problemlere yol açıyor. Borç tahsilinde sorun yaşayanlar, çareyi hukukçuların kapısını çalmakta buluyor.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’de ve dünyada ekonomik dalgalanmalar sürerken, bu durum ödemelerin zamanında yapılamamasına sebep olabiliyor. Türkiye Bankalar Birliği raporuna göre 2024 yılının Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde karşılıksız işlemi yapılan 49 bin çekin toplam ekonomik büyüklüğü 28 milyar TL seviyesine ulaştı. Alacaklarını tahsil etmek konusunda sorun yaşamak istemeyen kişi ve şirketler ise hukuk bürolarının kapısını çalıyor. Avukat Mertcan Turan’a göre, borçları tahsil konusunda sorun yaşamamak için ilk andan itibaren hukuki danışmanlık almakta fayda var.

“Testi kırılmadan önce danışmanlık almakta fayda var”

Borç tahsili konusunda sorun yaşamak istemeyenlere yönelik tavsiyelerde bulunan Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Şirketi Kurucusu Av. Mertcan Turan, “Ekonomide yaşanan dalgalanmalar, ödeme dengelerini de alt üst edebiliyor. Bu durumdan zarar görmemek ve kurulan ticari ilişkilerin ödeme adımında bozulmaması için, en baştan hukuki danışmanlık almakta fayda var. Elbette bizler sorun yaşayan kişilere her adımda yardımcı oluyoruz fakat Nasreddin Hoca kıssalarındaki gibi testi kırılmadan, borçlar sorunu kangrene dönmeden önce bir hukuk bürosunun kapısını çalmak ve tahsilat dahil her adımı sözleşme ile garanti altına almak daha doğru olacaktır” şeklinde konuştu.

Sözlerine karşılıksız çeklerin ortaya çıkardığı sorunlar ile devam eden Av. Mertcan Turan, “Özellikle çekler banka sigortası kapsamında güvenli hale getirilmeli. Atılacak bu adım ekonomik güvenin artmasına ve finansal istikrarın sağlanmasına önemli bir katkı sağlayacaktır. Bankaların müşterilere çek defteri verirken dijital bir sistem üzerinden ve maksimum yazabilecekleri bir çek üst limiti belirleyerek vermesi bugün yaşanan birçok sorunu çözebilir. Ayrıca banka tarafından verilen bu defterle üst limitlere dikkat edilerek yazılan çeklerin tam sigorta kapsamına alınması iş dünyasına büyük kolaylık sağlayacaktır. Borçların zamanında ve eksiksiz ödenmesi ve alacaklıların haklarının korunması ticari yaşamın sağlıklı devamı için elzemdir” açıklamasını yaptı.

“Hem bireyler hem de şirketler borç tahsili konusunda dertli”

Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Şirketi Kurucusu Av. Mertcan Turan, “Borçların tahsili konusunda hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler problem yaşıyor. 2020 yılından bu yana İzmir’de faaliyet gösteriyoruz. 4 yıllık sürede birçok şirkete ve gerçek kişiye hukuki anlamda hizmet sağladık. Bu süreçte edindiğimiz tecrübe şunu gösterdi ki borçların tahsili konusunda birçok kesim mağdur konumda. Bu mağduriyetin bazı öne çıkan sebepleri var. Özellikle ticari ilişkinin başında profesyonel hukuki destek almamak ve sonraki süreçleri hukukun dışında yürütmeye çalışmak bu sebeplerin başında geliyor. Bizler elimizden geldiğince çevremizde bulunan kişi ve kurumları bu tarz konularda mağdur olmamaları için bilgilendirmeyi sürdürüyoruz” dedi.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.