Connect with us

SİGORTA

Sompo Sigorta’dan siber saldırılara karşı Dijital Güvenlik Sigortası

Sompo Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Kemal Beceren, “Özellikle bireysel tarafta Dijital Güvenlik Sigortası’na olan talepte artış var. Sompo Sigorta olarak müşterilerimize dijital dünyada da güvenli bir ortam sunuyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Sompo Sigorta, siber saldırılara karşı müşterilerine Dijital Güvenlik Sigortası hizmeti sunuyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, son 2 yılı etkisi altına alan salgın süreci, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında da köklü değişikliklere neden oldu. Salgınla birlikte bir yılda yüzde 66 büyüyen Türkiye e-ticaret pazarının 2021 yılını yaklaşık 300 milyar TL hacimle kapatması bekleniyor. Küresel e-ticaret pazarının ise 2021 yılı sonunda yüzde 14 artışla 4,9 trilyon dolara yükseleceği öngörülüyor.

Online dünyadaki bu hızlı büyüme, tüketicilerin hayatını kolaylaştırırken, son derece ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Bunlardan en önemlisi siber tehditler…

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sompo Sigorta Bilişim Teknolojileri ve Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Kemal Beceren, siber tehditlere karşı sigortalanmanın giderek daha önemli bir hale geldiğini belirterek, ‘Özellikle bireysel tarafta Dijital Güvenlik Sigortası’na olan talepte artış var. Sompo Sigorta olarak müşterilerimize dijital dünyada da güvenli bir ortam sunuyoruz.’ ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde iş yapış biçimlerinin hızla dijitalleşmesiyle siber tehditlerin de katlanarak arttığını aktaran Beceren, şunları kaydetti:

‘Son yıllarda artan dijitalleşme, hepimizin hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu gelişmeler, e-ticaret sektörünün gelişimi açısından sevindirici olmakla birlikte birçok tehdidi de beraberinde getiriyor. Sosyal ağlarda gezinirken, finansal işlemler veya online alışveriş yaparken karşımıza çıkabilecek çok fazla sayıda siber tehdit bulunuyor. En ufak bir alışverişte bile kredi kartı, kimlik bilgileri gibi şahsi verilerin paylaşılması, yeterince güvenli olmayan alışveriş veya hizmet noktaları düşünüldüğünde tüketici için son derece tehlikeli bir ortam yaratıyor.’

-‘2021’de Türkiye’de dakika başı siber saldırı yapıldı’

Beceren, siber tehditlerin, tüm dünya genelinde en ciddi risklerden biri olarak görüldüğünü vurgulayarak, ‘Dünya Ekonomik Forumu’nun 2020’de yayımladığı Global Risk Raporu’na göre, siber tehditler, en ciddi ilk 5 tehlike arasında sayılıyor. Bu durum Türkiye dahil tüm ülkeler için geçerli. Özellikle Türkiye, siber saldırıların son yıllarda arttığı bir coğrafyada bulunuyor. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı tarafından elde edilen verilere göre, 2021’in ilk 6 ayında Türkiye’de 288 bin 445 adet siber saldırı yapıldı. Rapora göre, ocak ve haziran ayları arasında Türkiye’de her gün bin 611, her saat 67 ve her dakika 1 adet kötü amaçlı yazılım saldırısı yapıldı. Bunlar çarpıcı veriler.’ değerlendirmesinde bulundu.

Birçok kişinin, siber tehditlere karşı savunmasız olunduğunu düşündüğünü ancak durumun böyle olmadığını belirten Beceren, şunları kaydetti:

‘Sompo Sigorta Dijital Güvenlik Sigortası ile müşterilerimize dijital dünyada da güvence sağlıyoruz. Sigortamız kapsamında ATM ya da kredi kartlarına ait şifrelerin dijital platformlar üzerinden ele geçirilmesi üzerine uğranacak maddi kayıpları, kimlik hırsızlığı sebebiyle oluşabilecek gelir kaybını, bu doğrultuda doğacak zorunlu hukuki masrafları, seyahat ve iletişim harcamalarını, kaybolan veya çalınan kimlik belgelerinin yenilenme masraflarını teminat altına alıyoruz. Müşterilerimiz, sanal ortamlarda işlemlerini endişe duymadan rahatlıkla gerçekleştirebiliyor. Özellikle bireysel tarafta Dijital Güvenlik Sigortası’na olan talebin arttığını görüyoruz. Geçtiğimiz yıla göre Dijital Güvenlik Sigortası ürünümüze olan talepte yüzde 38 artış yaşadığımızı söyleyebiliriz.’

Beceren, Dijital Güvenlik Sigortası kapsamında internet tarama hizmeti verdiklerini de bildirdi.

Ali Coşkun

TİCARİ ALACAK SİGORTASI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Finansal yapı analiz edilirken en kritik kalemlerden biri ticari alacaklardır. Çünkü bilanço incelendiğinde ilk sorulan sorulardan biri, firmanın kısa vadeli borçlarını ödeme gücüdür. Bu gücün en önemli belirleyicilerinden biri ticari alacakların tahsil edilebilirliğidir.

Hazır değerlerden sonra en likit varlık kalemi olan ticari alacaklar, birçok sektörde toplam varlıkların %40’ını oluşturmaktadır.

Bu nedenle alacakların tahsilinde yaşanacak bir aksama, nakit akışını bozmakta, finansal dengeyi ciddi şekilde sarsmaktadır. Tahsil edilemeyen alacak, kâğıt üzerinde varlık gibi görünse de gerçekte bir risktir. Gerek yurt içi ekonomik koşullar gerekse küresel gelişmeler, firmaların ticari alacak kalitesinde bozulmalara neden olmuştur.

Vadeler uzamış, gecikmiş alacaklar artmış ve konkordato süreçleri birçok firmayı zincirleme şekilde etkilemiştir. Bir firmanın tahsil edemediği alacak, başka bir firmanın ödeyemediği borç anlamına gelmekte ve bu durum sistematik bir risk oluşturmaktadır.

Bu noktada firmaların alabileceği en önemli önlemlerden biri alacak sigortasıdır.

Alacak sigortası, vadeli satışlarından doğan tahsilat risklerini belirli şartlar dahilinde güvence altına alır.

Sigorta şirketleri; borçlu firmanın mali yapısını, sektördeki konumunu, geçmiş ödeme alışkanlıklarını ve genel risk profilini analiz ederek her bir alıcı için belirli bir kredi limiti tahsis eder.

Sigorta yaptıran firma, bu teminat karşılığında belirli bir prim ve tahsis ücreti öder. Risk seviyesi yüksek olan alıcılar için prim oranları yüksek olurken, finansal yapısı güçlü firmalarda bu oranlar daha düşük seviyelerdediir. Böylece firma, riskini ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirir. Yurt dışı satışlarda alacak sigortası çok daha kritik bir hale gelmektedir.

Çünkü burada sadece alıcı firmanın riski değil aynı zamanda ülke riski de devreye girer.

Politik belirsizlikler, ekonomik dalgalanmalar ve döviz kuru hareketleri tahsilat sürecini doğrudan etkileyebilir.Bu nedenle ihracat yapan firmalar için alacak sigortası önemli bir güvence mekanizmasıdır.

Ancak alacak sigortasının etkin olabilmesi için poliçe şartlarına eksiksiz uyulması gerekmektedir. En sık karşılaşılan sorunlardan biri, gerekli belgelerin tam ve doğru şekilde düzenlenmemesidir.

Örneğin faturalarda vade tarihinin belirtilmemesi, mal veya hizmet teslimine ilişkin belgelerin eksik olması ya da gecikmiş alacakların zamanında sigorta şirketine bildirilmemesi durumunda hasar ödemesi alınamayabilir.

Sigorta kapsamında olmayan satışların da dikkatle takip edilmesi gerekir. Her alıcı için mutlaka sigorta limitinin tanımlanmış olması ve limit aşımı yapılmaması önemlidir. Aksi durumda firma, teminatsız risk almış olur.

Satış yapmak kadar, yapılan satışın tahsil edilmesi de kritik önemdedir. Alacak sigortası, firmalara sadece bir güvence sağlamakla kalmaz, aynı zamanda daha kontrollü büyüme imkânı sağlar.

Kârlı satış bilançoyu büyütür ancak tahsil edilen satış firmayı ayakta tutar.


✍️ Ali Çoşkun
🌐 bankavitrini.com

Okumaya devam et

GÜNCEL

REKABET KURUMU’NDAN 19 SİGORTA ŞİRKETİNE SORUŞTURMA

Yayınlanma:

|

Yazan:

REKABET KURUMU 19 Sigorta şirketine soruşturma başlattı. Rekabet Kurumu, sigorta şirketlerinin fiyatları birlikte belirlediği iddiasıyla soruşturma başlattı:  ‘İlgili ön araştırma kapsamında, sigorta şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle fiyatların birlikte belirlenmesi, müşteri, bölge veya ürün paylaşımı yapılması iddiaları başta olmak üzere farklı ihlal iddiaları incelenmiştir‘ ifadeleri dikkat çekti…

Olası Senaryolar

Senaryo Etki
İhlal tespit edilir Ağır cezalar + sektör yeniden dizayn
Uzlaşma olur Para cezası + davranış değişikliği
İhlal çıkmaz Sektör mevcut yapıyla devam

Kurumda yapılan açıklamada aşağıdaki ifadeler yer aldı:

Sağlık sektörü, birbirinden farklı iş modelleri altında faaliyet gösteren çok sayıda teşebbüs tarafından çeşitli ürün ve hizmetlerin tüketicilere sunulduğu dinamik yapıda bir organizasyonel ilişkiler ağı teşkil etmektedir. Bu kapsamda sağlık sektörünün önemli bir bileşenini sigortacılık faaliyetleri oluşturmaktadır. Sigorta şirketlerinin hizmet sunduğu pazar ise rekabet hukuku bağlamında çift taraflı pazar olarak nitelendirilmektedir. Sigorta ürününe sahip bir tüketicinin bu kapsamdaki bir sağlık hizmetinden yararlanması durumunda sigorta şirketi ile tüketici ve sigorta şirketi ile anlaşmalı kurum arasında aynı sağlık harcamasına ilişkin bir seri işlemin gerçekleşmesi gerekliliği doğmaktadır. Pazarın her iki tarafında da seri halde gerçekleşen işlemler bakımından ise bilgi teknolojileri ürün ve hizmetlerinden yararlanılmaktadır. Anılan işleyiş, Türkiye’de sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin yanı sıra özel sağlık kuruluşları ve özel sağlık kuruluşlarına teknik ve operasyonel destek sağlayan teşebbüslerin de sektörde önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Kurum kayıtlarına intikal eden ihbar ve şikâyet başvuruları doğrultusunda Rekabet Kurulunca önaraştırma yapılmasına karar verilmiş olup, ilgili önaraştırma kapsamında; sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin aralarında anlaşmak suretiyle primlerin (fiyatların) birlikte belirlenmesi, artırılması veya sabit tutulması; müşteri, bölge veya ürün paylaşımı yapılması ve hassas bilgilerin (fiyat, maliyet, risk verisi) paylaşılması şeklinde davranışları gerçekleştirmiş olabileceği, sağlık sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketleri ile sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında dışlayıcı sözleşmeler akdedilmiş olabileceği iddiaları başta olmak üzere farklı ihlal iddiaları incelenmiştir.

Önaraştırmada elde edilen bilgileri, belgeleri ve yapılan tespitleri 16.03.2026 tarihli toplantısında müzakere eden Rekabet Kurulu, bulguları ciddi ve yeterli bularak;

  1. Allianz Sigorta Anonim Şirketi,
  2. Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi,
  3. Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi,
  4. Aveon Global Sigorta Anonim Şirketi,
  5. Axa Sigorta Anonim Şirketi,
  6. Bupa Acıbadem Sigorta Anonim Şirketi,
  7. Hepiyi Sigorta Anonim Şirketi,
  8. Katılım Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketi,
  9. Mapfre Sigorta Anonim Şirketi,
  10. Medisa Sigorta Anonim Şirketi,
  11. Prive Sigorta Anonim Şirketi,
  12. Zurich Sigorta Anonim Şirketi,
  13. Zurich Yaşam ve Emeklilik Anonim Şirketi,
  14. Quick Sigorta Anonim Şirketi,
  15. Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi,
  16. Memorial Sağlık Yatırımları Anonim Şirketi,
  17. Özel Edremit Körfez Hastanesi,
  18. SenCard Partners Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketi,
  19. Turassist Sağlık Destek Hizmetleri Anonim Şirketi

ünvanlı teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına 26-10/298-M sayı ile karar vermiştir.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Hürmüz Boğazı’nda Sigorta Krizi

Yayınlanma:

|

Hürmüz Boğazı’nda Sigorta Krizi: Gemiler Yola Çıkamıyor, Küresel Ticaret Alarmda

Erol Taşdelen | Bankavitrini.com

ABD–İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçecek gemiler için sigorta krizi patlak verdi. Dünyanın önde gelen deniz sigorta şirketleri savaş riski teminatlarını iptal ederken, primler birkaç gün içinde katlanarak arttı. Bu gelişme küresel enerji ve ticaret zincirini tehdit eden yeni bir finansal risk doğurdu.

Küresel Deniz Sigortasında Alarm

Orta Doğu’da tırmanan savaşın ardından denizcilik sigortası piyasası hızla sert önlemler almaya başladı.

Birçok uluslararası sigorta şirketi Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler için savaş riski teminatını iptal etti veya kapsamı askıya aldı.

Bu kararın ardından:

  • Bazı gemilerin sigorta poliçeleri tamamen iptal edildi

  • Yeni poliçeler için çok yüksek risk primi talep edilmeye başlandı

  • Birçok armatör gemilerini bölgeye göndermeme kararı aldı

Sigorta şirketleri bu adımı, bölgede artan füze ve drone saldırıları ile gemilere yönelik tehditler nedeniyle attıklarını açıkladı.

Primler Birkaç Günde Katlandı

Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı geçişleri için savaş riski sigorta primi gemi değerinin yaklaşık %0,125’i seviyesindeydi.

Krizin ardından bu oran %0,2–0,4 seviyesine kadar yükseldi.

Bu artışın anlamı şudur:  Süper tanker için tek geçiş sigorta maliyeti 250 bin doların üzerine çıkabiliyor

Bazı raporlara göre belirli hatlarda primler bir gecede iki katına kadar çıktı.

Deniz Trafiği Neredeyse Durdu

Sigorta şirketlerinin geri çekilmesi, deniz trafiğini doğrudan etkiledi.

  • Hürmüz’den geçen gemi sayısı %70–80 oranında düştü

  • 150’den fazla gemi boğaz dışında beklemeye başladı

  • Bazı tankerler rotasını Afrika’nın Ümit Burnu üzerinden değiştirdi

Bu gelişme küresel petrol ve LNG ticareti açısından kritik bir şok anlamına geliyor çünkü: Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’si bu boğazdan geçiyor.

Navlun ve Enerji Maliyetleri Fırladı

Sigorta krizi sadece gemi sahiplerini değil küresel ekonomiyi de etkiliyor.

Bazı tanker hatlarında:

  • Günlük tanker kiralama fiyatları 400 bin doların üzerine çıktı

  • Navlun maliyetleri hızla yükseldi.

Bu maliyetler doğrudan:

  • petrol fiyatlarına

  • enerji maliyetlerine

  • gıda ve gübre fiyatlarına

yansımaya başladı.

Uzmanlara göre Hürmüz krizi uzun sürerse küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı dalgası oluşabilir.

Denizcilik Sektöründe “Savaş Riski Ekonomisi”

Deniz sigortasında uygulanan sistem şöyle çalışıyor:

1️⃣ Normal gemi sigortası
2️⃣ Savaş riski teminatı (War Risk)
3️⃣ Yüksek risk bölgesine girişte ek prim

Hürmüz krizinde yaşanan durum ise daha farklı.

Bu kez:

  • Savaş riski poliçeleri iptal edildi

  • Sigorta şirketleri risk almaktan tamamen kaçındı

  • Armatörler sigortasız sefer yapamaz hale geldi

Bu nedenle sorun yalnızca maliyet değil, operasyonel durma noktası.

Sefer Yapmayı Reddeden Denizciler

Krizin bir başka boyutu da insan güvenliği. Uluslararası denizci sendikaları, mürettebatın Hürmüz bölgesinde çalışmayı reddetme hakkı olduğunu açıkladı.

Bu karar:

  • gemi personeli bulmayı zorlaştırıyor

  • sigorta maliyetini daha da artırıyor

Türkiye ve Dünya Ticaretine Etkisi

Hürmüz krizi Türkiye için de kritik.

Çünkü Türkiye:

  • petrolünün önemli kısmını Körfez’den alıyor

  • LNG ve enerji taşımalarının bir bölümü bu hat üzerinden geliyor

Eğer kriz uzarsa:

  • petrol fiyatları

  • enerji maliyetleri

  • navlun ücretleri

Türkiye ekonomisini de doğrudan etkileyebilir.

Savaşın Yeni Cephesi Finans

Hürmüz Boğazı krizi askeri olduğu kadar finansal bir savaş da yaratmış durumda.

Bugün yaşananlar gösteriyor ki: Bir boğazı kapatmanın en etkili yolu bazen donanma değil sigorta şirketleridir.

Sigorta şirketleri çekildiğinde:

  • gemiler hareket edemez

  • petrol taşınamaz

  • ticaret durur

Dolayısıyla Hürmüz’de yaşanan kriz yalnızca bir jeopolitik gerilim değil, küresel finansal sistemin deniz ticaretindeki kırılganlığını da ortaya koyan büyük bir uyarıdır.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.