Connect with us

BORSA

SPK Başkanı Taşkesenlioğlu: “Zarar ettiğinizde SPK sorumlu değildir” uyarısı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, manipülasyon, içsel bilgiye dayalı işlem ya da benzeri usulsüzlükler olmadığı sürece piyasa paydaşlarının karar verdikleri pay fiyatlarına SPK’nın müdahil olmadığını belirterek, “Bu yüzden yatırımcılarımızın, pay piyasalarında hesap ettikleri değerleme ve şahsi beklentilerine göre işlem yapmaları gerek. Yatırımcıların kendi yatırım tercihlerinin sonucunda kar veya zararla sonuçlanan işlemlerde SPK’nın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Finansal piyasalar tarihi, aşırı getirilerin bir zaman sonra düşerek uzun vadeli ortalamasına yakınsadığı örneklerle dolu. Bir payın sadece önceki günlerde fiyatının arttığı için alınması, sizi en yüksek fiyattan alan kişi yapabilir. Bunu daima akılda tutmak gerekiyor” dedi

Yayınlanma:

|

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası dünya çapında yatırımcı algısı ve davranışlarındaki değişiklik dikkati çekerken, borsaya giriş yapan yatırımcı sayısının her geçen gün arttığı görülüyor.

Salgın sürecinde evde çalışılmasının yanı sıra gelişen teknolojiyle birlikte sermaye piyasalarında işlem yapmanın kolaylaşması, halka arzlarda sağlanan yüksek getiriler ve faizlerin düşük seyri de yatırımcı sayısındaki artışı destekledi.

Sermaye piyasalarındaki derinleşmeyi ve tasarruflardaki artışı destekleyen bu durum, her ne kadar pozitif karşılansa da manipülatörlerin boş durmayarak yatırımcıları tuzağa düşürmek için farklı yöntemlere başvurması dikkati çekti.

Manipülatörlerin özellikle küçük yatırımcının tecrübesizliğinden faydalanarak “kısa sürede borsadaki parasını katlama” taahhüdü ile yatırımcıları yanlış yönlendirdiğine işaret eden uzmanlar, SPK ve Borsa İstanbul’dan yapılan uyarılara kulak verilmesi ve profesyonel destek alınması gerektiğini vurguluyor.

“ARTAN YATIRIMCI SAYISI SERMAYE PİYASALARINI DERİNLEŞTİRMEK İÇİN BİR FIRSAT PENCERESİ”

SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, yaptığı açıklamada, SPK olarak temel sorumluluklarının, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişi ve gelişmesinin sağlanması olduğunu vurguladı.

Türkiye’de özel sektör fonlamasının borçlanma yoluyla bankacılık sektörü üzerinde yoğunlaştığını aktaran Taşkesenlioğlu, şunları kaydetti:

“Bu durum, bir yandan şirketlerin uzun vadeli fon sağlamalarında sıkıntılar yaşanmasına ve öz kaynak finansmanı alternatifinin dışlanmasına neden olurken, diğer yandan tasarruf sahiplerinin de sağlam ve karlı şirketlere ortak olabilmesinin önüne geçiyor. Sermaye piyasaları, öz kaynak finansmanı yöntemi ve şirketlerin finansman karmasındaki payının artması, bu iki sorunun çözülebilmesine oldukça önemli katkılar sağlayacak. Bu konu, kamunun ilgili stratejik planlarında da yer alıyor ve uzun yıllardır çalışılıyor.”

Taşkesenlioğlu, geçen yıl sermaye piyasalarına duyulan ilgideki artıştan oldukça umutlandığını, bu paralelde SPK olarak sorumluluklarının da bir o kadar arttığını söyledi.

Uzun yıllardır 1 milyon civarında seyreden pay piyasası yatırımcı sayısının 2021 itibarıyla 2 milyonu aştığına işaret eden Taşkesenlioğlu, artan bu ilginin sermaye piyasalarını derinleştirebilmek için önemli bir fırsat penceresi sunduğunu vurguladı.

Taşkesenlioğlu, birçok yatırımcı davranışı ve tepkisinden, yatırım kararları alınırken şirketlerin yeterince incelenmediği ve yatırım kararlarının finansal verilerle desteklenmediğine de dikkati çekerek, “Maalesef birçok yatırımcının şirketlerin ticaret unvanlarını, faaliyet konularını dahi bilmeden sadece şirketlerin borsa koduna bakarak yatırım yaptığı örnekleri görüyoruz.” dedi.

Son dönemde artan likiditeyle Türkiye’de ve küresel ölçekte pay piyasalarında önemli artışlar yaşandığını kaydeden Taşkesenlioğlu, “Birçok yatırımcının da temel olarak bu süreçten faydalanmaya çalıştığını gözlemledik. Finansal piyasalar tarihi, aşırı getirilerin bir zaman sonra düşerek uzun vadeli ortalamasına yakınsadığı örneklerle dolu. Bir payın sadece önceki günlerde fiyatının arttığı için alınması, sizi en yüksek fiyattan alan kişi yapabilir. Bunu daima akılda tutmak gerekiyor.” uyarısında bulundu.

“MEYDANA GELEBİLECEK ZARARLARLA İLGİLİ SPK’NIN TAZMİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ YOKTUR”

Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Türkiye’de sermaye piyasalarının, fiziki ve yasal düzenleme altyapısı bağlamında, yatırımcıyı koruma açısından gelişmiş ülke örnekleriyle tam uyumlu bir biçimde dizayn edildiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“SPK olarak, şirketlerin kurumsal biçimde yönetilmeleri, büyük ortaklarıyla olan ticari ilişkileri, önemli bilgilerin kamuya eş zamanlı bir biçimde aktarılması, sermaye artırımları ile elde edilen fonların kullanılması ve doğru raporlama yapılması gibi konulara doğrudan müdahil oluyoruz ve gerektiğinde mevzuata aykırı davrananlara dönük idari para cezaları tesis ediyoruz. Ancak tüm dünya örneklerinde olduğu gibi manipülasyon, içsel bilgiye dayalı işlem ya da benzeri usulsüzlükler olmadığı sürece SPK’nın da görev tanımında yer almayan ve müdahil olmadığı yegane unsur, piyasa paydaşlarının hep birlikte karar verdikleri pay fiyatıdır. Fiyat oluşumunda herhangi bir usulsüzlük tespit edildiğinde zaten idari para cezaları, işlem yasakları, suç duyuruları ve işlem esaslarına yönelik tedbirler ile müdahale ediyoruz. Bunun dışında pay fiyatları; söz konusu şirkete, sektöre, ulusal ekonomiye ve her bir yatırımcının şahsi risk algısı ve beklentisine göre dinamik bir süreçte şekillenmektedir. Bu yüzden yatırımcılarımızın, pay piyasalarında hesap ettikleri değerleme ve şahsi beklentilerine göre işlem yapmaları gerek. Bu süreçte yatırımcıların kendi yatırım tercihlerinin sonucunda kar veya zararla sonuçlanan işlemlerde SPK’nın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.”

Alınan yatırım kararları sonucunda oluşacak kar veya zararın yatırımcının kendisine ait olduğunu vurgulayan Taşkesenlioğlu, meydana gelebilecek zararlarla ilgili SPK’nın tazmin yükümlülüğünün bulunmadığına işaret etti.

Taşkesenlioğlu ayrıca, şirketlerin SPK kurallarına tabi olmasının, bu şirketlerin tüm işlemlerinin SPK tarafından onaylandığı veya SPK’nın söz konusu şirketlerin veya oluşan pay fiyatlarının arkasında olduğu anlamına gelmediğini söyledi.

“YAZILAN HER MESAJIN, ATILAN HER TİVİTİN ARKASINDA ŞAHSİ MENFAATLER OLABİLİR”

SPK Başkanı Taşkesenlioğlu, yatırımcıların karar aşamasında profesyonel destek almalarının önemine işaret etti.

Taşkesenlioğlu, belli bir ölçeğin altında tasarrufa sahip yatırımcıların yatırım danışmanlığı hizmeti satın alabilmesinin mümkün olamayabileceğini ancak birçok yatırım kuruluşunun, piyasaya ve şirketlere ilişkin fiyat beklentilerini ücretsiz olarak kamuoyuyla paylaştığını söyledi.

Özellikle finansal verilerin işaret ettiği seviyelerden önemli ölçüde sapma gösteren şirketlere sadece aldıkları duyumlarla yatırım yapan tasarruf sahipleri bulunduğunu aktaran Taşkesenlioğlu, “Bu yatırımcılarımız, SPK bültenlerini inceleme fırsatı bulurlarsa bazı kişilerin yüksek fiyatlardan yatırımcılara alım tavsiye ederken kendilerinin ilgili payları satarak önemli kazançlar elde ettiklerini görecektir.” dedi.

Yazılan her mesajın, atılan her tivitin arkasında o kişilerin şahsi menfaatleri olabileceğini belirten Taşkesenlioğlu, “Bunu kapalı gruplar dahil birçok sosyal medya mecrasında görüldüğü üzere SPK, tespit ediyor ve ilgililer hakkında yüksek tutarlı idari para cezaları tesis ediyor. Şunu da belirtmek isterim ki bu para cezaları piyasa bozucu işlemler yapan kişileri caydırma ve cezalandırmaya yönelik olup bu cezalarla yatırımcı zararlarının karşılanması söz konusu değildir.” ifadelerini kullandı.

HABERTÜRK

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artı beş yüz milyon dolar :)

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Bugün bültenimize sevindirici bir haber ile başlayalım. Her ne kadar bültenimizi takip eden kıymetli okurlarımız bu gelişmeleri her gün düzenli bir şekilde takip etse de, TCMB’nin 7 Haziran ile biten haftaya ait açıkladığı verilerine göre brüt döviz ve altın rezervleri 146,2 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Yaklaşık 4,5 yıl aradan sonra, TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri ise 0,5 milyar dolar ile artıya geçerek eksi rezerv konusunu da rafa kaldırdı. Eğer vücudun altını kas ise, merkez bankasının da en önemli kasının altın ve dolar rezervleri olduğu ve bunun da yabancı yatırımcı için ne kadar önemli bir parametre olduğunu unutmamak gerekiyor.
  • TCMB’nin swap hâriç net döviz pozisyonu, yerel seçimler dönemini baz alırsak, ya da son 48 iş gününde 74,5 milyar dolar artış gösterdi. TCMB rekor süratte rezerv biriktirmeye devam ederken, yurtiçi yerleşiklerin parite ve kur etkisinden arındırılmamış seriye göre DTH’ları (döviz mevduatları) 1,8 milyar dolar daha gerileyerek 165,5 milyar dolar seviyesine indi. Böylelikle Mart sonu baz alınırsa, 11 haftada DTH cephesinde çözülme 20 milyar doları aştı. BDDK verisine göre, yine 7 Haziran ile biten haftada bir nevi yabancı para enstrümanı olan KKM 26,5 milyar TL daha azalırken, stok rakamın dolar karşılığı 65,2 milyar seviyesine geriledi. Mart sonuna göre KKM cephesinde de azalma 5,4 milyar oldu. Böylelikle YP mevduatın toplam mevduata oranı (KKM dâhil) %51 seviyesine gerileyerek son dört yılın dibine indi!

Resim

  • Yabancı yatırımcının ise hisse senedi portföyü 542 milyar dolar daha azaldı. Son dört haftada yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkışı 1,3 milyar dolar olurken, borsanın da limoni havasını özetledi. Öte yandan yine 7 Haziran ile biten haftada, yabancının benzer miktarda DİBS de aldığını görüyoruz. Mart sonuna göre bakılırsa yabancının DİBS portföyü 8,1 milyar dolar artış kaydetti!
  • TL ve TL cinsi yatırım araçlarına ilgi artarken, dolarizasyon eğilimi azalırken, TCMB rezerv biriktirmeye devam ederken, USDTRY kuru ise 32,30 seviyesinin hemen altında dün de sakin bir eğilim kaydetti. TL referans faiz dünü %49,40 seviyesinde tamamlayarak son üç haftanın dibine geriledi. TL’nin piyasada yeniden bollaştığını not edelim. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlemeye devam ederken, “borsada karar günü” başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dünkü günü %2,2 yükselişle 10,391 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabileceğini düşünüyoruz. Dünkü yükelişte ayrıca uzun bayram tatilinin getirdiği takas avantajı ve dün akşam saatlerinde Sn. Bakan Şimşek’in hisse senetlerine yönelik işlem vergisi konusunun ertelendiği yönünde açıklamasının da yer tuttuğunu düşünüyoruz.
  • MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son günlerde sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarıyla ülke siyasetine hareketlilik getirdiğini not etmemiz gerekiyor.
  • Bahçeli, 31 Mart seçimlerinden sonra gündeme gelen normalleşme tartışmalarına değinerek Sinan Ateş davasından bahsetti ve bu davanın Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik bir itibar suikastına dönüştüğünü belirtti. Davanın 1 Temmuz 2024’teki duruşmasında MHP’nin hazır bulunacağını ve Türk yargısı önünde hesaplaşacaklarını söyledi.
  • Bahçeli, açıklamalarının devamında “Cumhur İttifakı dağılıyor mu” sorularını gündeme getirdi. MHP’nin, ülkenin ve milletin çıkarları için her türlü fedakarlığı göze alacağını belirterek, Ak Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın oluşmasının MHP’nin dileği olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı’ndaki sorumluluklarını yerine getireceklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vereceklerini de ekledi. Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bahçeli’nin açıklamalarına cevap vererek “Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir” dedi.
  • Yurtdışı piyasalarda ise Çarşamba günü ABD’de açıklanan ve olumlu anlamda sürpriz yapan TÜFE enflasyonu ardından dün de ÜFE enflasyonunu sürpriz yaptı. Yıllık bazda çekirdek ÜFE artışı %2,3 artış kaydederken (beklenti %2,5) manşet ÜFE artışı da %2,5 beklentinin gerisinde kalarak %2,2 oldu. FED ne kadar laf kalabalığı yapsa da, piyasaların FED’den bu yıl 2 adet faiz indirimi talep etmelerini artık normal karşılıyoruz! ABD’de enflasyon verilerinin piyasaların arzuladığı şekilde açıklanması ve 10 yıllık gösterge ABD tahvil getirisinin %4,25 ile 2,5 ayın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler arzuladığımız performansı bir türlü kaydedemedi. Gümüşün ons fiyatı 29 dolar seviyesine kadar gerileyerek bizleri büyük ölçüde şaşırttı. Uzun bir süredir uzun pozisyon taşıdığımız gümüşte haftalık kapanışın peş peşe ikinci haftada da 30 doların altında olmasını zayıflık göstergesi olarak kabul ederek dün pozisyonlarımızdan kârla çıkma kararı aldık. Altın ise hâlen daha 2,300 dolar seviyesindeki desteğinde tutunmaya devam ettiğini not edelim.
  • ABD borsaları geceyi önemli sayılacak bir değişim kaydetmeden tamamlaması ardından bu sabah pasifiği diğer ucunda kararsız bir seyir görüyoruz. Japonya Merkez Bankası’nın bu sabah sonuçlanan olağan faiz toplantısında ultra düşük faiz oranlarını sabit tutmaya devam ettiğini lâkin devasa parasal teşvikten yavaş ama istikrarlı bir şekilde geri çekilerek büyük tahvil alımlarını azaltmaya başlamaya karar verdiğini görüyoruz. Yaralı aslan JPY, dolar başına 158 seviyesine yükselerek son altı haftanın en değersiz seviyesini test etti. Değersiz YEN’den destek alan gösterge endeks Tokyo borsası %0,7 yükselirken, diğer bölge borsalarında hafif de olsa kırmızılar gözümüze çarpıyor.
  • Piyasaların gündemi bugün çok da karışık görünmüyor. Küresel bazda çok sayıda merkez bankacının konuşması takip edilecek. Türkiye cephesinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi ön plana çıkıyor. Gözler ısınan siyasete çevrilirken, genel hatları ile piyasaların olumlu seyrini korumasını bekliyoruz. Herkese iyi bayramları dilerim.

*Menkul Kıymet İstatistikleri

Yabancının devlet tahvili âşkı devam ederken, hisse senetlerine yönelik küskünlüğü de son dört haftadır devam ediyor.

1718341011fab020b702c75482a08c6a305997ca1a_1_1200.jpg

*KKM

Dolarizasyonun önemli bir göstergesi olan KKM ve DTH’ın toplam mevduata oranı %51’e gerileyerek 4 yılın en düşük seviyesini gördü.

171834101249c6aac93ea30e733ebb9e4cbf31f876_2_1200.jpg

*DTH

TL’ye yönelik iştah devam ederken, DTH cephesinde çözülme devam ediyor: son 11 haftada 20 milyar doları aştı.

171834101244b5131c2b16fa7bdb1cde40ba6c0117_3_1200.jpg

*TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

Tüm zamanların zirvesinde!

17183410131d76620998558e599c67018bd0ce2d6b_4_1200.jpg

*TCMB Net Döviz Rezervleri

Swap ve kamu dövizleri hâriç, TCMB’nin net rezervleri 4,5 yıl aradan sonra 0,5 milyar dolar seviyesine yükselerek artıya geçti.

1718341014f47259b54cbd6cf3c622dee13e507d8f_5_1200.jpg

*Yurtiçi bankalar ile yapılan swap işlemleri

TCMB rezerv biriktirdikçe, yurtiçi bankalar ile yapmış olduğu swap işlemlerini de azaltmaya devam ediyor.

1718341014e8c4e80624961dfd911f65ccdcee210d_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

FED enflasyondaki ilerlemeye rağmen: “daha fazlasına ihtiyaç var”

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Küresel mali piyasalar dün günün ikinci yarısında ABD’de açıklanan enflasyon rakamlarını, gece geç saatlerde ise FED’in olağan FOMC toplantısını büyük bir dikkatle takip etti. ABD’de TÜFE enflasyonu piyasa beklentisine göre bir tık da olsa daha iyi sonuçlandı. Manşet TÜFE artışı %3,3 olurken (beklenti %3,4) çekirdek TÜFE artışı ise benzer bir şekilde %3,5 olan beklentiye karşı %3,4 olarak sonuçlandı. ABD’de enflasyonun geriliyor olması, piyasalar penceresinden olumlu karşılandı. Dün günün ikinci yarısında, ilk tepki olarak, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yarattığı siyasi belirsizlikle 1,0740 seviyesine kadar gevşeyen EURUSD paritesi hızla 1,082 seviyesine toparlanırken, risk iştahını yansıtan gümüş ise psikolojik 30 dolar seviyesini aştı. Enflasyon verisi ardından piyasalarda var olan yılın son çeyreğinde iki kez faiz indirim beklentisinin de güç kazandığını gördük.
  • Gece geç saatlerde sonuçlanan FED’in olağan Mayıs ayı FOMC toplantısından ise beklenildiği üzere politika faizi %5,25-5,50 bandında sabit tutulurken, karar metninin de hemen hemen aynı olduğunu gördük. Üyelerin sene sonu için medyan olarak faiz indirimi beklentisi Mart ayına göre üç adetten bir adet indirime doğru değişirken (2025 yılında ise dört kez), uzun vadeli politika faiz tahmini ise %2,6’dan %2,8 yükselerek biraz şahin bir sinyal verildi. Toplantı kararı ardından mikrofon karşısına geçen Başkan Powell’ı her zaman olduğu üzere dikkatle dinledik. Dün açıklanan TÜFE rakamlarını memnuniyetle karşıladıklarını lâkin henüz faiz indirimine sebebiyet verecek kadar güçlü bir veri olmadığını; daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
  • Genel olarak piyasaları çok da üzecek veya sevindirecek bir ton kullanmayan Powell’ın sunumunu biz nötr olarak yorumlasak da, piyasa yansıması biraz garip oldu. Hisse senetleri Powell’ın konuşması ardından yükselişe geçerken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi geceyi %1,5 artıda tamamladı. Öte yandan, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, ABD dolarının değer kaybettiği, doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvillerin de bir nebze de olsun gerilediği bir noktada, enflasyon verisi ardından gün içi elde ettiği kazanımlarını koruyamayarak neredeyse güne başladıkları seviyelere geri geldi: gümüş 29,20 seviyesine geri çekilirken, altın ise 2,300 dolar destek seviyesinin üzerinde tutundu. ︎
  • Türk mali piyasalarında ise dün TCMB’nin swap hariç net yabancı para pozisyonu, 10 Haziran tarihinde yaklaşık 33 iş günü sonrası 0,25 milyar dolar kötüleşmesi ardından 11 Haziran tarihine ait analitik bilanço verilerine göre 0,8 milyar dolar iyileşme kaydetti. Bu sonuçlar ardından TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri eksi 0,5 milyar dolar ile sahasını diğer tarafına geçme noktasına iyice yaklaştı! Kuvvetle muhtemel bugün alacağımız yeni veriler ile eksi rezerv konusunu da rafa kaldırmış olacağız. USDTRY kuru 32,30’lu seviyelerde dün sakin bir eğilim kaydederken, TL referans faiz yaklaşık %1 artışla dünü %51,08 seviyesinde tamamladı. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlerken, borsada karar günü başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dün günü %1’in üzerinde yükselişle 10,165 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabilir.
  • Türk mali piyasalarında yukarıda kaleme aldığımız paragraf standart bir kalıp arz etse de, siyasi cephede ise bir miktar kafaların karıştığını söylememiz gerekiyor. Siyasi konular bizim ‘boyumuzu aşan’ mevzular olsa da, ya da siyaset uzmanı olmadığımızdan pek de konulara yorum katmak istemesek de, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iade-i ziyaret kapsamında 18 yıl aradan sonra ilk kez CHP Genel Merkezini ziyaret etmesi, Meral Akşener’i kabul ederek görüşmesi ve suikasta uğrayan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi ile görüşmesi sonrasında MHP Lideri Bahçeli’nin sosyal medya paylaşımları dikkatle takip edilmeye ve kulisleri meşgul etmeye başladı. Bahçeli’nin “AK Parti ve CHP ittifak yapsın, 6’lı Masa destek versin” söylemi ve siyasette yumuşama söylemleri ile başlayan sürecin önümüzdeki günlerde ne yöne evrileceğini hep birlikte takip edeceğiz!
  • Yeni gün başlangıcında Asya hisse senetleri toparlanırken, tahvil getirileri ise düştü. Yatırımcılar ABD’de enflasyonunun soğumasını FED’in temkinli duruşuna bir noktada tekrar tercih edeceğini öngörüyoruz. Asya’nın gösterge endeksi Nikkei, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) toplantısı öncesinde erken kazanımlarını geri vererek yatay bir seyir izlerken, Tayvan ve Kore borsalarında ise %1 civarında artıların olduğunu görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde teknoloji hisseleri yükselmeye devam ederken, BoJ toplantısı öncesinde YEN kırılgan bir seyir izliyor.
  • ABD’nin Ankara Büyükelçisi Flake, dün yaptığı açıklamada Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkilerin hiç bu kadar güçlü olmadığını belirtirken ABD Kongresi’nin bakışının geçmişe kıyasla daha iyi olduğunu söyledi. Reuters’ın geçtiği habere göre, Türkiye’nin Batı’ya yöneldiğini ve NATO’nun genişlemesi ile F-16’ların satışının ardından Batı’ya güçlü şekilde demir attığını vurguladı. Mayıs ayında Biden ile Erdoğan arasında planlanan ziyaretin Gazze’deki durum nedeniyle oluşan zorlu politik ortamda planlama nedeniyle iptal edildiğini söyledi. Gelecek ay Washington’da gerçekleşecek olan NATO toplantısının Biden ve Erdoğan görüşmesi için bir fırsat olduğunu ifade etti. Ayrıca, ABD’nin ateşkes görüşmeleri sırasında Türkiye’den Hamas yönetimine bazı mesajları iletmesini istediğini belirtti. Flake, Türkiye’nin BRICS grubuna katılmayacağını umduğunu, ancak katılırsa diplomasi açısından büyük bir değişiklik beklemediğini söyledi.
  • Bugünün veri takviminde Türkiye’de konut satışları ve her Perşembe olduğu üzere TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini takip edeceğiz. Dışarıda ise Euro bölgesi sanayi üretimi, ABD’de haftalık işsizlik maaş başvuruları, ÜFE ve çekirdek ÜFE rakamlarını takip edeceğiz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Piyasalar yön tayini için pusuda bekliyor: 15:30 Enflasyon 21:00 FED kararı

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Bugün kısa bir bülten ile karşınızda olacağız. Neden diye sorarsanız, piyasalar bekle ve gör stratejisine geçmiş durumda. Günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyonu ve gece geç saatlerde sonuçlanacak FED’in olağan Haziran ayı FOMC faiz toplantısı öncesinde küresel piyasalarda genel hatları ile büyük bir sessizlik hâkim.
  • Dün dikkatler Avrupa’daki siyasi deprem üzerinde olmaya devam etti. Avrupa Birliğinde aşırı sağın güç kazanması ve siyasi belirsizliğin artması piyasaların keyfini bozdu. EURUSD paritesi 1,0740 seviyesine gerileyerek son 6 haftanın dibini test etti. Fransa borsası CAC40 haftanın ilk 2 gününde %3,3 gerilerken,  Avrupa kıtasında olumsuz havanın derinleştiğini gösteren Stoxx600 endeksi benzer bir şekilde %1,2 geriledi. Doların piyasa kuru olan DXY son 1 ayın en güçlü seviyesine gelirken, Cuma günü gelen güçlü istihdam raporu ve sonrasında Avrupa’daki siyasi belirsizliğin artmasıyla beraber, son üç günde %1’in üzerinde değer kazandı. Risk iştahının azalması ile gümüş Cuma günü haftayı teknik mânâda önem arz eden 30 doların altında tamamlayarak zayıf bir görüntü çizdi. Altının ons fiyatı 2,300 dolar desteğinin hemen üzerinde tutunurken, haftayı 70,800 dolar seviyesinin üzerinde kapatamayan Bitcoin de soluğu 67bin seviyesinde aldı.
  • Negatif havanın gelişmekte olan ülke para birimlerinde de sirayet ettiğini söyleyebilir. Şöyle ki, TCMB’nin swap hariç net yabancı para pozisyonu, 10 Haziran günü 250 milyon dolar kötüleşerek, 33 iş günü ardından ilk kez erime kaydetti. Böylelikle, swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervler eksi 1,4 milyar dolar seviyesine kötüleşti. Sayıların dili ile bakarsak, 33 iş günü sonrası gelen net pozisyonda erimenin tam da Avrupa seçimleri sonrası Pazartesi gününe denk geldiğini görüyoruz. Negatif hava Türk mali piyasalarına da sirayet ederken, bunun çok da uzun boylu olmayacağını, TL’nin TCMB rehberliğinde reel olarak değerlenmeye devam edeceğini, ivme kaybı olsa da, TCMB’nin rezerv biriktirmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
  • Dün BİST100 endeksi, bültenimizde de belirttiğimiz üzere önemli bir sınavdan geçerek psikolojik 10bin endeks seviyesinde tepki alımları ile karşılaştı. Ana endeks günü %0,5 yükselişle tamamlarken, hareketin son dönemlerde olduğu üzere yine bankacılık hisselerinde yoğunlaşarak (XBANK %3,2 artış kaydetti) genele yayılmadığını gördük. Teknik mânâda tepki hareketini önemli görüyoruz. USDTRY kuru dün 32,35 seviyelerinde sakin bir eğilim sergilerken, TLREF faizinin faiz koridorunun üst bandı olan %53 seviyesinden uzaklaşarak günü %50,10 seviyesinden tamamladığını not edelim. TL mi yine bollaştı yoksa para politikasında son günlerde bir nebze de olsa gevşeme mi var takip edeceğiz.
  • Teknoloji devi Apple, uzun süredir beklenen sunumu gerçekleştirerek yeni işletim sistemi iOS 18 olmak üzere yeni sürümlerini duyurdu. Dün en çok konuşulan geliştirme, Apple Intelligence yeniliğiydi. Yapay zekâ özelliklerini ilk kez paylaşan Apple, OpenAI ile işbirliğine giderek ChatGPT’yi  ekosistemine dâhil etti. Apple Intelligence sonrası Apple hisseleri geceyi %7 yükselişle tamamlarken, Avrupa Parlamentosu seçimler kaynaklı piyasalarda var olan olumsuz havanın ABD borsaları üzerinde etkisini de bir nebze olsun azaltmış oldu. 3,18 trilyon dolarlık piyasa değeriyle Apple, 3,22 trilyon dolarla Microsoft’un hemen arkasında, 2,97 trilyon dolarla da AI çip devi Nvidia’nın hemen önünde yer aldı. Üç şirket de dünyanın en değerlisi olmak için sıkı bir yarış içinde olduklarını görüyoruz. Hatırlanacağı üzere Microsoft’un piyasa değeri en son Ocak ayında Apple’ı geride bırakırken, Nvidia’nın değeri geçen hafta Apple’ın değerini kısa süreliğine gölgede bırakmıştı.
  • Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi, Apple Intelligence sonrası %1’e yakın artıda günü tamamlarken, bu sabah Asya borsalarında gösterge endeks Tokyo ve Hong Kong borsalarının %1’e yakın aşağıda işlem gördüklerini not edelim. Manşetimizden de anlaşılacağı üzere bu gün o gün. KKTC saat ile 15:30’da ABD’de Mayıs ayı TÜFE enflasyonu önemle takip edilecek. Reuters anketine göre yıllık manşet TÜFE artışının %3,4 seviyesinde kalması, çekirdek enflasyonun ise %3,6’dan %3,5’e seviyesine gelmesi bekleniyor. Öte yandan, FED’in faizleri sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, KKTC saati ile 21:00’de karar metni ve üyelerin tahminlerini takip edeceğiz. Akabinde 21:30’da FED Başkan Powell mikrofon karşısına geçerek bizlere ne anlatacak merakla dinleyeceğiz.
  • FED toplantısı öncesinde, piyasa oyuncularının kafalarının karışık olduğunu itiraf etmek gerekiyor. Net olan tek şey ise bugün faiz oranlarının düşürülmesi veya artırılması olası değil. Son verilere göre yıllık ücret artışı %4,1 ile muhtemelen FED’in hoşuna gitmeyecek kadar yüksek ve Mayıs ayı işsizlik oranı %4 seviyesinde gerçekleşip önemli bir zayıflığa da işaret etmedi. ABD seçimleri öncesindeki süre daralırken ve açıklanan veriler net bir yön tayin etmekten uzak bir görüntü çizerken, bu sabah itibariyle piyasa vadeli kontratları FED’den Kasım ayında faiz indirimi beklediğini görüyoruz. Kısaca hatırlamak gerekirse, yılın başlarında, enflasyon verilerinde görülen iyileşmeye paralel 2024 yılı için 75 baz puan faiz indirimi ön görülürken, yılın neredeyse yarısına gelindiğinde, piyasalar FED’in 2025’ten önce faiz indirip indiremeyeceği konusunda net bir görüş belirtemiyor. Kasım ayına yönelik ön plana çıkan indirim de başkanlık seçimlerinden iki gün sonraya denk geldiğini not edelim! Seçim öncesi bir indirimin ise (Eylül ayı) hisse senedi piyasalarını canlandıracağını, mortgage oranlarını biraz düşüreceğini ve tüketici güvenini artıracağını bunların da potansiyel olarak Başkan Biden’a siyasi avantaj sağlayabileceğini düşünüyoruz. FED’in de işi zor arkadaş!

*ABD Enflasyon

1718166290092664d79bcd6f9bb89dd06c24604164_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.