BANKA HABERLERİ
TEB 2021’de 1 milyar 913 milyon TL net kâr elde etti
Bankanın ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri, toplam aktiflerinin yüzde 54’ünü oluşturdu
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2021 yılında 1 milyar 913 milyon TL net kâr elde etti.
Bankadan 2021 yılı finansal sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamaya göre, TEB, geçen yılı, bir yandan dünya genelinde salgının neden olduğu zorluklarla mücadelenin sürdüğü bir yandan da normalleşmeyle birlikte süreçlerin değişen piyasa koşullarına göre yeniden düzenlendiği bir dönem olarak değerlendirdi.
Yaşanan gelişmelere hızla adapte olan TEB, yılı öngörüleri doğrultusunda tamamladı. Bankacılık faaliyetleriyle ülke ekonomisine katkı sağlayarak sürdürülebilir büyümeyi desteklerken, “iyi ve örnek banka” olma anlayışıyla tüm paydaşlarına değer katmak ve toplumda pozitif etki yaratmak için çalışmalarına devam etti.
31 Aralık 2021 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 194,1 milyar TL olurken, net kârı 1 milyar 913 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 54’ünü oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri 104,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 131,8 milyar TL oldu.
2021 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 13,6 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,05 oranında gerçekleşti.
TEB, 2021 yılında sağladığı kaynaklarla reel sektörü desteklemeye devam etti. Sürdürülebilirlik temalı ilk sendikasyon kredisine ABD, AB ve Orta Doğu ülkelerinden 22 bankanın katılımıyla imza atan TEB, sağladığı 380 milyon dolar tutarındaki kredi ile reel sektörün dış ticaret finansmanına destek sunacak.
Müşterilerin sürdürülebilir yaklaşımlar benimsemelerine destek olmak amaçlı yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine yönelik kredilerin artırılması, sürdürülebilirlik uygulamalarının iş süreçlerine entegrasyonu, sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışanlara kurumsal sürdürülebilirlik eğitim programı sağlanması ve bankanın elektrik tedarikinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması gibi performans kriterlerine ulaşılması durumunda sendikasyon kredisinin maliyetlerinde iyileşme gerçekleşecek. TEB, yurt dışı finansman piyasalarındaki sürdürülebilir fonlama yaratma gücünü de gösteren bu krediyle reel sektörün dış ticaret finansmanına destek vererek her zaman olduğu gibi ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
TEB, 2021 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iki yeni anlaşma yaptı. Yılın hemen başında salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele kapsamında oluşturulan finansman paketi dahilinde, EBRD ile 58 milyon ABD doları tutarında, 367 gün vadeli kredi teminine yönelik bir sözleşme imzaladı. Yılın üçüncü çeyreğinde ise EBRD ile 50 milyon dolarlık yeni bir iş birliği anlaşması gerçekleştirdi. Söz konusu anlaşma ile dış ticaretin devamlılığı amaçlanırken, firmaların dış ticaret işlemlerine yönelik ihtiyaçlarının desteklenmesine devam ediliyor.
TEB, kura ilişkin alınan önlemler ve yeni çıkarılan enstrümanlara ilişkin de hızlı adaptasyon sağlayarak bu alanda yeni ürün ve hizmetlerini sundu. Bu doğrultuda, Türk lirası ile yapılan birikimleri kurdaki değişime karşı korumak amacıyla, “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesap”, “Döviz Tevdiat Hesabı Dönüşümlü TL Vadeli Mevduat Hesap” ve “Altın Hesabı Dönüşümlü TL Vadeli Mevduat Hesap” ürünlerini TEB şubelerinden ve CEPTETEB internet şubesinden müşterilerinin kullanımına açtı. Tasarrufu ön plana çıkardığı ürünleriyle TEB, birikimi olan müşterilerini kur riskine karşı korumayı, yabancı para mevduatı olan müşterilerini ise TL’ye yönelmeye teşvik etmeyi amaçlıyor.
– Marifetli Hesap’a ilgi daha da arttı
Müşterilerini tasarrufa teşvik etmek için mevduat tarafında alternatif ürünler sunan TEB, Marifetli Hesap ile müşterilerinin birikim yapmasını kolaylaştırırken tasarruf alışkanlığının da yaygınlaşmasına katkıda bulunmayı sürdürdü. Tasarruf sahiplerinin para yatırma/çekme esnekliğiyle birikimi kolaylaştıran Marifetli Hesap’a ilgisi daha da arttı.
2021’de TEB, üç ay erteleme ve alternatif vade seçenekleriyle sunduğu tüketici kredileriyle müşterilerine desteğini sürdürdü. Tüketici kredilerinde dijital kanalların kullanımının arttığı yıl boyunca başvuruların yüzde 80’inden fazlasını dijital kanallardan alan TEB, onaylanan kredilerin yüzde 86’sını yine dijital kanallardan kullandırdı. Tüketicinin dijitale olan talebindeki hızlı yükseliş, finans sektörünün sunduğu ürünleri hızla dönüştürmeye devam ediyor. Bu doğrultuda TEB, tüketici talepleri doğrultusunda internet üzerinden daha güvenli alışveriş yapma olanağı sağlayan yeni dijital kredi kartını kullanıma sundu. Dikey tasarımıyla dikkat çeken ve yüksek teknolojik altyapıyla tasarlanan CEPTETEB Dijital Kredi Kartı, üzerinde kart numarası, son kullanım tarihi, güvenlik kodu gibi bilgilerin yer almaması nedeniyle daha güvenli bir alışveriş deneyimi sağlanması için tasarlandı.
Teknolojilerini geliştirmenin ve yenilemenin yanı sıra, müşterilerine değer katabilecek yeni teknolojilere de odaklanan TEB, uygulama programlama ara yüzü (API) teknolojisi ve sektöründe öncü iş ortaklıklarıyla birlikte CEPTETEB Mobil Bankacılık Uygulaması’nı SuperApp’e çevirmenin ilk adımını atarak yepyeni pazar yeri platformu CEPTETEB Süper’i hayata geçirdi. CEPTETEB Süper ile uçak bileti alımlarında ve elektronik ürün alışverişlerinde özel indirimler sağlanırken, satın alma ve ödeme anında gerekli bilgilerin API teknolojisiyle doldurulmasıyla kullanıcılara zahmetsiz bir alışveriş deneyimi sunuluyor.
2021’de TEB, mobil bankacılık uygulamaları CEPTETEB ve CEPTETEB İşte’nin yanı sıra TEB İnternet Bankacılığı ile de müşterilerinin talep ve ihtiyaçlarını hızlı, pratik ve çözüm odaklı bir anlayışla karşıladı. Yüzde 100 dijital müşteri edinim süreciyle büyümeye devam eden CEPTETEB’in dijital aktif müşteri sayısı yılın son çeyreğinde 2,2 milyonu aştı.
Türkiye’nin büyüme hedefini yakalayabilmesi ve toplumun sürdürülebilir kalkınması için tasarrufların artırılması giderek daha da önem kazanıyor. TEB, sorumlu bankacılık anlayışının bir ürünü olan TEB Aile Akademisi ile tasarruf alışkanlığının yaygınlaşması, sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanması ve finansal okuryazar bir nesil yetiştirilmesine yönelik sistematik çalışmalarını yıl boyunca sürdürdü. Dijital platformlar üzerinden gerçekleştirdiği çalışmalarla etki alanını genişleten TEB Aile Akademisi, farklı kurum ve kuruluşlarla yaptığı iş birlikleriyle finansal okuryazarlık eğitimleri vermeye devam etti.
TEB Özel Bankacılık, müşterilerine piyasa gelişmeleri hakkında güncel bilgileri paylaşmak ve müşterilerinin değişen piyasa koşulları karşısında varlıklarını en doğru şekilde yönetmelerini sağlamak amacıyla Haftanın Yatırım Gündemi ve Fon Sepeti önerileri ile ilgili iletişimlere başladı. TEB Yatırım’ın Özel Bankacılık Yatırım Danışmanlığı ekibi tarafından hazırlanan içerikler her pazartesi günü CEPTETEB mobil uygulaması üzerinden müşterilerle paylaşılıyor.
TEB, “Danışman Banka” anlayışıyla KOBİ Bankacılığı alanında sunduğu ürün ve hizmetleriyle KOBİ’lere desteğini sürdürdü. KOBİ’lere özel olarak tasarladığı mobil bankacılık platformu CEPTETEB İŞTE’yi yeni geliştirmelerle zenginleştirirken, dijital kredi başvurusu, rotatif kredi kullanımı ve geri ödeme yapılması, sigorta poliçe gözlemleme, FAST 7/24 para transferi ve kolay adres entegrasyonu gibi yenilikleri CEPTETEB İŞTE mobil uygulamasında kullanıma sundu.
– TEB’in gerçekleştirdiği diğer faaliyetler
TEB, KOBİ Bankacılığı müşterilerinin günlük bankacılık işlemlerini uygun maliyetlerle yönetmelerine destek olmak amacıyla “KOBİ Dört Dörtlük” ve “KOBİ PRATİK” gibi masraf avantajı sağlayan ürünleri hayata geçirdi. Müşterilerin ölçeğine göre farklılaştırılmış üç farklı Dış Ticaret Masraf Paketi ile KOBİ’lerin ithalat ve ihracat işlemlerinde altı aya kadar swift ve diğer transfer işlemlerini ücretsiz yapabilmesi, TEB FX Platformu’nda döviz alım satım işlemlerini avantajlı kurlarla gerçekleştirebilmesi sağlandı.
TEB, Girişim Bankacılığı ile girişimcilere sağladığı finansal ve finansal olmayan desteklerin yanı sıra yenilikçi ve katma değerli teknoloji firmalarının büyüme dönemlerinde onlar için önemli bir paydaş olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürdü. Yedi ilde bulunan TİM-TEB Girişim Evi’nde teknoloji firmalarına yönelik hızlandırma programlarıyla desteklediği girişim sayısını 1.600’e yükseltti. Girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine katkı sağlayan çalışmalar kapsamında TEB Girişim Bankacılığı, Fransız girişimcileri, yatırımcıları ve girişim ekosisteminin paydaşlarını bir araya getiren French Tech İstanbul ile iş birliği gerçekleştirdi ve Türk-Fransız girişim ekosistemi arasındaki sinerjiyi artırmak için çalışmalara başlandı.
TEB Kurumsal Bankacılık, Türkiye’nin artan ihracatına ve gelişen ekonomisine daha fazla katkıda bulunmak için kurumsal müşterilerine uygun koşullarda gerek nakit gerekse gayri nakit kredi imkânları sunarak artan finansman ihtiyaçlarında destek olmayı yıl boyunca sürdürdü. TEB, BNP Paribas’ın yurt dışı geniş küresel ağını kullanarak yurt dışı müteahhitlik hizmeti veren müşterileri ile makine yatırımı olan müşterilerine orta vadeli farklı finansman seçenekleri de sundu.
TEB, İstanbul, Bursa ve İzmir’deki Dış Ticaret Merkezleri’nde (Trade Center) ICC Sertifikalı dış ticaret uzmanlarıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri geliştirmeye devam etti. Bu dönemde TEB, ülke ekonomisine de katkı sağlama hedefiyle uluslararası ticarete odaklanarak, ihracatçı firmalara banka kaynaklı döviz ve TL kredilerine ek olarak yapılandırılmış ticaret finansmanı CMA, SMA, TARES, ELÜS gibi özel kurgulanmış emtia finansmanı işlemlerinde öncü banka konumunu korumayı başarırken, sürdürülebilir dış ticaret hedefi kapsamında BNP Paribas ile uzun vadeli taahhüt işlerini desteklemeyi sürdürdü.
TEB Nakit Yönetimi, kurumsal ve ticari müşterilerinin en önem verdiği konuların başında gelen tahsilatlar konusunda yeni ürünü TEB Mobil Tahsilat Platformu’nu hizmete sundu. Platform, şirketlerin satış ekiplerinin fiziki POS, laptop, telefon gibi birden fazla cihaz taşımadan kredi kartı, nakit, çek, senet gibi farklı tahsilat araçlarıyla yaptığı tüm tahsilatların işlenmesine, Genel Merkez’den anlık takip edilmesine ve düzenli raporlanmasına imkân sağlıyor. TEB Nakit Yönetimi tedarikçi finansmanı çözümleri arasında yer alan, tedarikçinin ve alıcının kredilendirildiği iki farklı modeline Fintek platformlarına entegrasyon olanağını ekledi.
– TEB, 2021 yılında çok sayıda ödüle layık görüldü
TEB’in dijital bankacılık platformu CEPTETEB, Global Finance Awards kapsamında Batı Avrupa’da faaliyet gösteren bankalar kategorisinde ödül kazanırken, Best Business Awards kapsamında “En İyi Müşteri Odaklılık” ödülüne layık görüldü.
TEB Özel Bankacılık, Global Finance ve World Finance dergilerinin ayrı ayrı düzenlediği ve en başarılı bankacılık hizmetlerini ödüllendirdiği yarışmalar kapsamında “Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık” ödüllerine layık görüldü.
TEB Nakit Yönetimi, KOBİ ve kurumsal firmalara yönelik inovatif nakit yönetimi çözümleri ve bu alanda yaptığı çalışmalarla Asian Banking and Finance tarafından bir kez daha “Türkiye’de Yılın En İyi Nakit Yönetimi Bankası” seçildi.
TEB Çağrı Merkezi, sesli yönlendirme, self servis fonksiyonlarının artırılması ve konuşma analitiği gibi müşteri deneyiminde fark yaratan uygulamalarıyla Contact Center World 2021 Ödülleri kapsamında “En İyi Çağrı Merkezi” ve “En iyi Müşteri Hizmetleri” kategorilerinin kazananı olurken, TEB’in TELEPATİ isimli chatbot uygulaması da “En İyi Teknoloji Kullanımı” kategorisinde altın madalyaya layık görüldü.
İlginizi Çekebilir
-
TEB’den KOBİ’lere özel ücretsiz çek karnesi
-
TEB’den yılın ilk çeyreğinde 4 milyar 373 milyon lira net kar
-
TEB’den kadın liderliğindeki işletmelere 50 milyon euroluk finansman
-
TEB’in aktifleri 2024 yılı sonunda 611,4 milyar TL’ye ulaştı
-
TEB’in net karı yılın üçüncü çeyreğinde 8,3 milyar TL’ye ulaştı
-
MB UYARISI İŞE YARADI: BANKALAR BLOKELİ KREDİ UYGULAMASINI DURDURDU
BANKA HABERLERİ
İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem
İhracatçıya reeskont kredisi desteğinde yeni dönem: BSMV istisnası genişletildi
Yayınlanma:
24 saat önce|
05/09/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kısa ve uzun vadeli reeskont kredilerinin tamamı BSMV istisnası kapsamına alındı. Finansman maliyeti yüzde 23,95 olan reeskont kredilerinde vergi yükünün kaldırılması, ihracatçıların kredi maliyetini aşağı çekecek. Günlük kredi limiti de 5 milyar TL’ye yükseltilmiş durumda.
İhracatçıların uzun süredir beklediği finansman maliyetini azaltacak önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi. 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ticari bankalar tarafından kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde uygulanan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istisnasının kapsamı genişletildi.
Düzenlemeyle daha önce kısa vadeli reeskont kredileri açısından uygulanan istisna, uzun vadeli reeskont kredilerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece TCMB kaynaklı reeskont kredilerinin tamamında ihracatçı açısından önemli bir maliyet kalemi ortadan kaldırılmış oldu.
Ticaret Bakanlığı da düzenlemenin amacını, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve finansman maliyetlerini düşürmek olarak açıkladı.
Reeskont kredisinde maliyet yüzde 23,95
Düzenlemenin önemini anlamak için reeskont kredilerindeki son değişikliklere bakmak gerekiyor.
TCMB ile Ticaret Bakanlığı’nın ihracat finansmanına yönelik çalışmaları kapsamında reeskont kredilerinde son dönemde önemli iyileştirmeler yapıldı. Reeskont kredilerinin finansman maliyeti yüzde 23,95’e indirildi.
Bunun yanında;
- Daha önce 300 milyon TL olan günlük reeskont kredi limiti 5 milyar TL’ye çıkarıldı.
- Firma başına günlük kredi limiti 45 milyon TL’den 60 milyon TL’ye yükseltildi.
- Yabancı para cinsi reeskont kredi limiti 5 milyon dolara çıkarıldı.
- Toplam reeskont kredi programı bütçesi 1 milyar dolar olarak oluşturuldu.
- Reeskont kredilerinde ilave döviz alma zorunluluğu kaldırıldı.
- Net ihracatçı uygulaması yerine “ihracatçı skoru” uygulamasına geçildi.
TCMB’nin önceki düzenlemeleri de reeskont kredilerinde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik olmuştu. Örneğin 2025 sonunda TL reeskont kredilerinin günlük limiti artırılmış, firma başına günlük limit 60 milyon TL’ye yükseltilmiş ve YP reeskont kredilerinde firma limiti 5 milyon dolara çıkarılmıştı.
Asıl kritik değişiklik: Uzun vadeli kredi de istisna kapsamında
Yeni düzenlemenin ihracatçı açısından en önemli tarafı ise vade ayrımının ortadan kaldırılması.
Ticari bankalar tarafından kullandırılan TCMB kaynaklı reeskont kredilerinde artık yalnızca kısa vadeli krediler değil, uzun vadeli reeskont kredileri de BSMV istisnasından yararlanabilecek.
Bu, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı yüksek, üretim ve ihracat döngüsü uzun olan firmalar açısından önemli.
Çünkü ihracatçı açısından kredi faizinin yanında kredi üzerindeki vergi yükü de toplam finansman maliyetini artırıyor. BSMV’nin kaldırılmasıyla birlikte kredi maliyetinde doğrudan bir düşüş meydana geliyor.
Örneğin:
Finansman maliyetinin yüzde 23,95 olduğu varsayıldığında ve BSMV’nin yüzde 5 olduğu standart yapı dikkate alındığında, yalnızca faiz üzerinden oluşan BSMV yükü teorik olarak maliyeti yüzde 25,15 seviyesine taşıyabilecek bir etki yaratıyor.
Dolayısıyla istisna, özellikle yüksek tutarlı ve uzun vadeli kredilerde ihracatçı açısından milyonlarca liralık maliyet avantajına dönüşebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise BSMV’nin kaldırılmasının faiz oranını değiştirmediği, faiz üzerinden doğabilecek vergi yükünü ortadan kaldırdığıdır.
5 milyar TL günlük limit önemli
Düzenlemenin BSMV boyutu kadar önemli diğer tarafı ise reeskont kredi programının kapasitesinin ciddi şekilde artırılmış olması.
300 milyon TL’den 5 milyar TL’ye çıkarılan günlük limit, yaklaşık 16,7 katlık bir artış anlamına geliyor.
Bu durum reeskont kredisinin artık yalnızca sınırlı sayıdaki ihracatçı için kullanılan bir finansman aracı olmaktan çıkarılıp daha geniş bir ihracatçı kitlesine ulaştırılmasının hedeflendiğini gösteriyor.
TCMB’nin reeskont kredileri, vadeli ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetlerden doğan alacakların bankalar aracılığıyla Merkez Bankası reeskontuna götürülmesi yoluyla ihracatçıya finansman sağlanmasına dayanıyor.
İhracatçı açısından ne değişiyor?
Yeni düzenlemeyi yalnızca “vergi istisnası” olarak görmek eksik olur.
Aslında üç ayrı kanal aynı anda çalışıyor:
1. Kredi maliyeti düşüyor.
BSMV istisnasının genişletilmesi özellikle uzun vadeli kredilerde finansman yükünü azaltıyor.
2. Krediye erişim kapasitesi artıyor.
Günlük limitin 5 milyar TL’ye çıkarılması, programın toplam kullandırım kapasitesini ciddi biçimde büyütüyor.
3. İhracatçının bilançosu rahatlıyor.
Finansman maliyetinin düşmesi, ihracatçı şirketlerin faiz giderlerini azaltarak faaliyet kârlılığı ve nakit akışı üzerinde olumlu etki yaratabilir.
Bu nedenle düzenleme sadece bankacılık sektörü açısından değil, sanayi şirketlerinin maliyet yapısı ve ihracat rekabetçiliği açısından da önemli.
“Ucuz kredi” tek başına yeterli mi?
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor.
Reeskont kredilerinin maliyetinin düşürülmesi ihracatçı için önemli bir avantaj olsa da, krediye erişimin fiilen ne kadar kolaylaşacağı bankaların tahsis politikalarına ve ihracatçıların kredi değerliliğine de bağlı.
Dolayısıyla 5 milyar TL’lik günlük limitin artırılması tek başına yeterli değil. Bu kaynağın özellikle finansmana erişimde zorlanan KOBİ’lere, emek yoğun sektörlere ve ihracat potansiyeli yüksek firmalara ne ölçüde ulaşacağı kritik olacak.
TCMB’nin reeskont uygulamalarında son dönemde KOBİ’lerin erişimini ve ihracat performansını dikkate alan mekanizmalar da öne çıkıyor.
Bankalar açısından da önemli
Düzenlemenin bir başka boyutu ticari bankalar.
Reeskont kredileri bankalar üzerinden kullandırıldığı için BSMV istisnasının kapsamının genişletilmesi, bankaların ihracatçı müşterilerine sunduğu reeskont finansmanının maliyet yapısını etkiliyor.
Bu nedenle yeni düzenleme “ihracatçıya vergi indirimi”nden ziyade, TCMB kaynaklı sübvansiyon niteliğindeki uygun maliyetli finansmanın vergi ayağının da güçlendirilmesi olarak okunabilir.
Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında da reeskont kredilerinin ihracat finansmanındaki temel politika araçlarından biri olduğu ve ihracatçıların finansmana erişiminin artırılmasının yatırım, üretim, istihdam ve ihracat hedefleri açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.
Büyük resim: Türkiye ihracat finansmanını ucuzlatmaya çalışıyor
Son düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye’nin ihracat finansmanı politikasında belirgin bir yön görülüyor:
Daha yüksek kredi limiti + daha düşük finansman maliyeti + daha az döviz kısıtı + vergi avantajı.
Bu politika özellikle küresel ticarette rekabetin arttığı bir dönemde ihracatçıların maliyet avantajını koruması açısından önem taşıyor.
Nitekim Ticaret Bakanlığı’nın son açıklamalarında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının 405,3 milyar dolara yükseldiği belirtilirken, reeskont kredilerinde finansman koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Bankavitrini yorumu
Yeni BSMV istisnası tek başına büyük bir devrim değil; ancak son dönemde reeskont kredilerinde yapılan düzenlemelerle birlikte değerlendirildiğinde önemli bir finansman paketi ortaya çıkıyor.
Buradaki kritik soru artık “ihracatçıya ucuz kredi verilecek mi?” değil, “bu ucuz kaynağa hangi ihracatçı ne kadar ve ne hızla ulaşabilecek?”
Çünkü yüksek faiz ortamında yüzde 23,95 maliyetle sağlanan ve BSMV avantajı da bulunan reeskont finansmanı, piyasa koşullarına kıyasla oldukça önemli bir avantaj yaratıyor. Ancak avantajın ihracatçı şirketlerin gerçek finansman maliyetine yansıması için bankaların kredi tahsis süreçlerinin de bu mekanizmayla uyumlu çalışması gerekiyor.
Sonuç olarak 5 Eylül düzenlemesi, ihracatçıların finansman maliyetini aşağı çeken; özellikle uzun vadeli finansmanda etkisi daha fazla hissedilecek yeni bir destek mekanizması niteliğinde.
BANKA HABERLERİ
Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler
Bankaların yumuşak karnı: Nakit karşılıklı krediler gerçekten yeterince denetlendi mi? Para bankada, kredi yine bankadan… Peki paranın gerçek kaynağını kim araştırıyor?
Yayınlanma:
1 hafta önce|
30/08/2026Yazan:
Erol Taşdelen
25 yıl Bankacılık deneyimi, 7 yıllık Mahkemelere Bankacı Bilirkişisi olarak yüzlerce ağırlıklı Dolandırıcılık Raporları hazırlamış biri olarak Kara Para aklama yöntemlerinden biri olan Bankalardaki “Nakit Karşılıklı Kredileri” mercek altınması gerektiğini yıllardır yazdım. Bu konuyu biraz daha derinlemesine ele alalım:
Bankacılık sisteminde en risksiz kredilerden biri gibi görünen bir kredi türü vardır: nakit karşılıklı, mevduat rehni karşılığı veya nakit teminatlı krediler.
Müşterinin bankada parası vardır. Bu para mevduat, döviz hesabı, vadeli hesap veya başka bir likit finansal varlık olarak bankaya rehnedilir. Banka da bu varlığın belli bir oranına kadar müşteriye kredi açar. Klasik kredi riski açısından bakıldığında banka için son derece güvenli bir işlemdir.
Çünkü müşteri krediyi ödemezse banka elindeki nakit teminatı kullanabilir.
Tam da burada çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: Banka kredi riskini çok iyi kontrol ederken, teminat olarak aldığı nakdin nereden geldiğini aynı derinlikte kontrol ediyor mu?
Daha önemlisi: BDDK denetimleri, banka teftiş kurulları, iç kontrol birimleri ve MASAK uyum mekanizmaları nakit karşılıklı kredileri yalnızca “kredi riski düşük işlemler” olarak mı görüyor, yoksa fonun gerçek kaynağına kadar gidiyor mu?
Çünkü uluslararası kara para aklama literatürü bize çok önemli bir şey söylüyor: Bir kredi gerçek bir banka tarafından kullandırılmış olabilir; ama kredinin arkasındaki teminatın kaynağı suç geliri ise kredi işlemi paranın geçmişini temizleyen bir perdeye dönüşebilir.
MASAK’ın kendi yayımladığı aklama yöntemleri arasında da “oto-finans borç yöntemi – loan-back” açık biçimde bulunuyor. MASAK, offshore yapılara taşınan suç gelirinin daha sonra kredi görüntüsü altında sahibine geri döndürülmesini bilinen aklama yöntemlerinden biri olarak tanımlıyor.
OECD ve FATF kaynaklarında bunun bir başka versiyonu “back-to-back loan”, yani karşılıklı/arka arkaya kredi yapıları olarak karşımıza çıkıyor. OECD’ye göre mevcut bir banka mevduatının veya başka bir nakit varlığın teminat gösterilmesiyle üçüncü taraf finans kuruluşundan alınan kredi, teminatın suç gelirinden oluşması halinde aklama mekanizmasının parçası haline gelebiliyor.
Dolayısıyla sorun kredi değil.
Sorun, krediye kaynak teşkil eden teminatın ekonomik kökenidir.
Nakit karşılıklı kredi nasıl bir “kaynak maskeleme aracına” dönüşebilir?
Basit bir örnek düşünelim:
Bir şirketin veya kişinin banka hesabında 10 milyon dolar bulunuyor. Paranın ekonomik kaynağı konusunda soru işaretleri olduğunu varsayalım. Bu kişi 10 milyon doları doğrudan başka bir ülkeye gönderdiğinde karşı taraftaki banka şu soruyu sorabilir:
“Bu 10 milyon dolar nereden geldi?”
Ticaret mi? Mal satışı mı? Şirket sermayesi mi? Gayrimenkul satışı mı? Temettü mü? Miras mı? Borç mu? Başka bir ekonomik faaliyet mi?
Ancak aynı para bir Türk bankasında teminat haline getirilip bunun karşılığında kredi kullandırıldığında müşterinin bilançosunda ve banka hareketlerinde yeni bir katman ortaya çıkar: BANKA KREDİSİ.
Yurt dışına giden fonun işlem açıklamasında veya şirket kayıtlarında artık “kredi” bulunabilir.
Karşı ülkedeki banka açısından bakıldığında da görünürde düzenli bir finansal kaynak vardır: Türkiye’de lisanslı bir banka tarafından kullandırılmış kredi.
Fakat kritik AML sorusu hâlâ cevaplanmamıştır: Kredinin kaynağı banka olabilir; peki bankanın krediyi verirken aldığı nakit teminatın kaynağı nedir? İşte finansal suçlarla mücadelede source of funds ile source of wealth ayrımı burada önem kazanıyor. Paranın son çıktığı hesap yalnızca ilk katmandır.
Gerçek bir AML incelemesi paranın ekonomik kökenine kadar gitmek zorundadır.
MASAK’ın şüpheli işlem göstergeleri aslında tehlikeyi yıllardır tarif ediyor
MASAK’ın yayımladığı şüpheli işlem göstergelerinde bu dosya açısından son derece dikkat çekici başlıklar bulunuyor.
Örneğin; yüksek meblağlı kredi veya borcun makul açıklama olmadan kısa sürede kapatılması, kredinin nerede kullanılacağı konusunda ikna edici bilgi sunulamaması, işletmenin faaliyetiyle orantısız hesap hareketleri, olağan dışı sınır ötesi para transferleri, birbirine yakın tutarlardaki paraların kısa aralıklarla ülkeye girip çıkması, yurt dışındaki hesapların kredi ilişkilerinde teminat olarak kullanılması şüpheli işlemler arasında sayılıyor.
Bu göstergeler yan yana konulduğunda aslında şu prensip ortaya çıkıyor: Bankanın “müşterim kredi kullandı” demesi AML incelemesini bitirmemeli; tam tersine bazı durumlarda incelemenin başlangıcı olmalıdır.
ABD bankacılık sisteminin AML denetim rehberlerinde de nakit teminatlı krediler özel risk göstergeleri arasında.
FFIEC rehberinde; üçüncü kişiye ait mevduatla teminatlandırılan krediler, kaynağı bilinmeyen fonla oluşturulan mevduata karşı kredi verilmesi, ekonomik amacı olmayan ve bankaya hemen hemen hiç kredi riski yaratmadan yüksek komisyon kazandıran krediler şüpheli işlem göstergeleri arasında sıralanıyor.
Asıl denetlenmesi gereken şey kredi dosyası değil, paranın yolculuğu
Klasik banka teftiş mantığında kredi dosyasına bakılır: Müşteri kim? Limit ne? Teminat yeterli mi? Rehin düzgün kurulmuş mu? Kredi sınıflandırması doğru mu? Karşılık ayrılması gerekiyor mu? Yetki limitlerine uyulmuş mu?
Bunlar elbette önemlidir.
Fakat nakit karşılıklı kredilerde denetimin bundan çok daha ileri gitmesi gerekir. Çünkü kredi riski neredeyse sıfırken AML riski yüksek olabilir.
Denetçinin sorması gereken asıl sorular şunlardır: Teminat olan para bankaya nereden geldi?
Kaç gün önce geldi? Yurt dışından mı geldi? Başka bankadan mı aktarıldı? Başka bir krediden mi oluştu? Şirketin ticari faaliyetleri bu büyüklükte para yaratabilecek durumda mı? Para geldikten ne kadar sonra rehnedildi? Rehin karşılığında kredi hangi hesaba geçti? Kredi aynı gün başka bankaya aktarıldı mı? Orada tekrar mevduat veya teminat oldu mu? Kredi başka bir finansal ürüne yatırıldı mı? Aynı nihai faydalanıcı farklı şirketlerle zinciri tekrarladı mı?
İşte gerçek denetim burada başlıyor.
Son söz
Nakit karşılıklı kredi bankanın bilançosu açısından belki de en güvenli kredi türlerinden biridir.
Fakat kara para aklama ve finansal kaldıraç açısından en fazla dikkat edilmesi gereken kredi türlerinden biri de olabilir.
Çünkü bankanın açısından güvenli olan şu formül: “Param teminatta, dolayısıyla kredim güvende” kamu otoritesi açısından yeterli değildir.
Kamu otoritesinin sorması gereken soru şudur: “Teminattaki o para nereden geldi?”
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
BANKA HABERLERİ
DenizBank’tan karbon yoğun sektörlere dönüşüm finansmanı
DenizBank, sürdürülebilir finansman kapsamını genişletmek ve emisyon yoğun sektörlerin dönüşümünü desteklemek üzere, ana hissedarı Emirates NBD ile birlikte Geçiş Finansmanı Çerçevesi’ni yayımladı.
Yayınlanma:
3 hafta önce|
19/08/2026Yazan:
BankaVitriniTürkiye’de ilk kez ayrı bir kılavuz doküman olarak yayımlanan Geçiş Finansmanı Çerçevesi; yüksek emisyonlu sektörlerin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayan faaliyetlerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılması için sistematik bir metodoloji ortaya koyuyor.
DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş, bugün yalnızca iklim hedefi değil; ülkelerin büyüme modelleri ve rekabet gücü üzerinde belirleyici bir unsur. Ülkemizde de özellikle AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlamasıyla, ihracatçı sektörlerimiz açısından dönüşüm ihtiyacı daha kritik hale geldi. Bu noktadaki rolümüz ve amacımız, uzun soluklu bir finansman ortağı olarak dönüşüm sürecindeki şirketlerin yanında yer almak. Ana hissedarımız ile birlikte hayata geçirdiğimiz Geçiş Finansmanı Çerçevemizle, özellikle yeşil dönüşümü zor sektörlerdeki şirketlerin kendi somut dönüşüm hedeflerini finanse etmesine imkan tanıyan bir yaklaşım sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de düşük karbonlu ekonomiye adil ve kapsayıcı geçiş için reel sektörün uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına çözüm üretmeyi sürdüreceğiz.”
Geçiş Finansmanı Çerçevesi Hakkında
Geçiş Finansmanı Çerçevesi, üretim, demir-çelik, çimento, madencilik, gayrimenkul, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere karbon yoğun ve emisyon azaltımı zor sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu geçiş yolları doğrultusunda karbonsuzlaşmasını desteklemeyi amaçlıyor.
ICMA İklim Geçiş Finansmanı El Kitabı ve İklim Geçiş Tahvili Kılavuzu ile Kredi Piyasası Birliği (LMA), Asya Pasifik Kredi Piyasası Birliği (APLMA) ve Kredi Sendikasyonları ve Alım Satım Birliği (LSTA) tarafından yayımlanan uluslararası rehberler dikkate alınarak hazırlanan Çerçeve’nin uluslararası standartlarla uyumu, bağımsız dış değerlendirici DNV tarafından sağlanan İkinci Taraf Görüşü ile destekleniyor.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.053)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.625)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (597)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.981)
- GÜNCEL (4.584)
- GÜNDEM (3.567)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.737)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.486)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (831)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (119)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (61)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- OpenAI'da yaprak dökümü sürüyor: Bir yönetici daha ayrıldı 25/08/2026
- İran'dan kritik iki temas 25/08/2026
- Halkbank'a 1,1 milyar dolarlık ilave kaynak 25/08/2026
- IMF Başkanı Georgieva: Küresel ekonomi enerji şokuna direniyor 25/08/2026
- İran'dan ekonomik savaş çıkışı 25/08/2026
- SpaceX'te yeni üs yatırımı planı 25/08/2026
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kabine toplantısı sonrası açıklamalar 25/08/2026
- Anthropic'ten yatırımcılara devasa 'pazar' sunumu 25/08/2026
- "Hürmüz'deki mayınlar temizlendi" 25/08/2026
- Sektörel güven endeksleri geriledi 25/08/2026
SON YAZILAR
- Kontrolmatik’te ödeme krizi büyüyor 05/09/2026
- İhracatçıya ucuz kredi hamlesi: Reeskont kredilerde yeni dönem 05/09/2026
- Fonlarda vergi ayarı: Yüzde 10 stopaj resmen başladı 05/09/2026
- Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı bitmiyor 03/09/2026
- Piyasalar soluklandı: Zayıf istihdam Fed korkusunu törpüledi. Gözler TÜİK’te 03/09/2026
- Perakende devlerinde kârlılık alarmı: BİM pozitif ayrıştı 01/09/2026
- SPK’dan patron satışlarına fren 01/09/2026
- Yeni SPK düzenlemesinde hangi hisseler öne çıkabilir? 31/08/2026
- Kara paranın görünmez kalkanı: Nakit karşılıklı krediler 30/08/2026
- Takas İstanbul risk yönetiminde kuralları değiştiriyor 29/08/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
