BANKA HABERLERİ
TEB 2021’de 1 milyar 913 milyon TL net kâr elde etti
Bankanın ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri, toplam aktiflerinin yüzde 54’ünü oluşturdu
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Türk Ekonomi Bankası (TEB), 2021 yılında 1 milyar 913 milyon TL net kâr elde etti.
Bankadan 2021 yılı finansal sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamaya göre, TEB, geçen yılı, bir yandan dünya genelinde salgının neden olduğu zorluklarla mücadelenin sürdüğü bir yandan da normalleşmeyle birlikte süreçlerin değişen piyasa koşullarına göre yeniden düzenlendiği bir dönem olarak değerlendirdi.
Yaşanan gelişmelere hızla adapte olan TEB, yılı öngörüleri doğrultusunda tamamladı. Bankacılık faaliyetleriyle ülke ekonomisine katkı sağlayarak sürdürülebilir büyümeyi desteklerken, “iyi ve örnek banka” olma anlayışıyla tüm paydaşlarına değer katmak ve toplumda pozitif etki yaratmak için çalışmalarına devam etti.
31 Aralık 2021 tarihi itibarıyla TEB’in aktif toplamı 194,1 milyar TL olurken, net kârı 1 milyar 913 milyon TL olarak gerçekleşti. TEB’in ekonomiye ve müşterilerine sağladığı desteğin en önemli göstergesi olan kredileri ise toplam aktiflerinin yüzde 54’ünü oluşturdu. Her dönem olduğu gibi risk yönetimine ve aktif kalitesine öncelik veren TEB’in toplam kredileri 104,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, aynı dönemde toplam mevduatı ise 131,8 milyar TL oldu.
2021 yılında güçlü sermaye yapısıyla birlikte istikrarlı büyümeyi sağlayan ve karlılığını sürdürülebilir bir şekilde devam ettiren TEB’in özkaynakları 13,6 milyar TL olurken, sermaye yeterlilik rasyosu hedef rasyo olan yüzde 12’nin oldukça üstünde, yüzde 18,05 oranında gerçekleşti.
TEB, 2021 yılında sağladığı kaynaklarla reel sektörü desteklemeye devam etti. Sürdürülebilirlik temalı ilk sendikasyon kredisine ABD, AB ve Orta Doğu ülkelerinden 22 bankanın katılımıyla imza atan TEB, sağladığı 380 milyon dolar tutarındaki kredi ile reel sektörün dış ticaret finansmanına destek sunacak.
Müşterilerin sürdürülebilir yaklaşımlar benimsemelerine destek olmak amaçlı yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine yönelik kredilerin artırılması, sürdürülebilirlik uygulamalarının iş süreçlerine entegrasyonu, sürdürülebilir değer yaratmaya yönelik çalışanlara kurumsal sürdürülebilirlik eğitim programı sağlanması ve bankanın elektrik tedarikinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması gibi performans kriterlerine ulaşılması durumunda sendikasyon kredisinin maliyetlerinde iyileşme gerçekleşecek. TEB, yurt dışı finansman piyasalarındaki sürdürülebilir fonlama yaratma gücünü de gösteren bu krediyle reel sektörün dış ticaret finansmanına destek vererek her zaman olduğu gibi ülke ekonomisinin gelişmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
TEB, 2021 yılında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile iki yeni anlaşma yaptı. Yılın hemen başında salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele kapsamında oluşturulan finansman paketi dahilinde, EBRD ile 58 milyon ABD doları tutarında, 367 gün vadeli kredi teminine yönelik bir sözleşme imzaladı. Yılın üçüncü çeyreğinde ise EBRD ile 50 milyon dolarlık yeni bir iş birliği anlaşması gerçekleştirdi. Söz konusu anlaşma ile dış ticaretin devamlılığı amaçlanırken, firmaların dış ticaret işlemlerine yönelik ihtiyaçlarının desteklenmesine devam ediliyor.
TEB, kura ilişkin alınan önlemler ve yeni çıkarılan enstrümanlara ilişkin de hızlı adaptasyon sağlayarak bu alanda yeni ürün ve hizmetlerini sundu. Bu doğrultuda, Türk lirası ile yapılan birikimleri kurdaki değişime karşı korumak amacıyla, “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesap”, “Döviz Tevdiat Hesabı Dönüşümlü TL Vadeli Mevduat Hesap” ve “Altın Hesabı Dönüşümlü TL Vadeli Mevduat Hesap” ürünlerini TEB şubelerinden ve CEPTETEB internet şubesinden müşterilerinin kullanımına açtı. Tasarrufu ön plana çıkardığı ürünleriyle TEB, birikimi olan müşterilerini kur riskine karşı korumayı, yabancı para mevduatı olan müşterilerini ise TL’ye yönelmeye teşvik etmeyi amaçlıyor.
– Marifetli Hesap’a ilgi daha da arttı
Müşterilerini tasarrufa teşvik etmek için mevduat tarafında alternatif ürünler sunan TEB, Marifetli Hesap ile müşterilerinin birikim yapmasını kolaylaştırırken tasarruf alışkanlığının da yaygınlaşmasına katkıda bulunmayı sürdürdü. Tasarruf sahiplerinin para yatırma/çekme esnekliğiyle birikimi kolaylaştıran Marifetli Hesap’a ilgisi daha da arttı.
2021’de TEB, üç ay erteleme ve alternatif vade seçenekleriyle sunduğu tüketici kredileriyle müşterilerine desteğini sürdürdü. Tüketici kredilerinde dijital kanalların kullanımının arttığı yıl boyunca başvuruların yüzde 80’inden fazlasını dijital kanallardan alan TEB, onaylanan kredilerin yüzde 86’sını yine dijital kanallardan kullandırdı. Tüketicinin dijitale olan talebindeki hızlı yükseliş, finans sektörünün sunduğu ürünleri hızla dönüştürmeye devam ediyor. Bu doğrultuda TEB, tüketici talepleri doğrultusunda internet üzerinden daha güvenli alışveriş yapma olanağı sağlayan yeni dijital kredi kartını kullanıma sundu. Dikey tasarımıyla dikkat çeken ve yüksek teknolojik altyapıyla tasarlanan CEPTETEB Dijital Kredi Kartı, üzerinde kart numarası, son kullanım tarihi, güvenlik kodu gibi bilgilerin yer almaması nedeniyle daha güvenli bir alışveriş deneyimi sağlanması için tasarlandı.
Teknolojilerini geliştirmenin ve yenilemenin yanı sıra, müşterilerine değer katabilecek yeni teknolojilere de odaklanan TEB, uygulama programlama ara yüzü (API) teknolojisi ve sektöründe öncü iş ortaklıklarıyla birlikte CEPTETEB Mobil Bankacılık Uygulaması’nı SuperApp’e çevirmenin ilk adımını atarak yepyeni pazar yeri platformu CEPTETEB Süper’i hayata geçirdi. CEPTETEB Süper ile uçak bileti alımlarında ve elektronik ürün alışverişlerinde özel indirimler sağlanırken, satın alma ve ödeme anında gerekli bilgilerin API teknolojisiyle doldurulmasıyla kullanıcılara zahmetsiz bir alışveriş deneyimi sunuluyor.
2021’de TEB, mobil bankacılık uygulamaları CEPTETEB ve CEPTETEB İşte’nin yanı sıra TEB İnternet Bankacılığı ile de müşterilerinin talep ve ihtiyaçlarını hızlı, pratik ve çözüm odaklı bir anlayışla karşıladı. Yüzde 100 dijital müşteri edinim süreciyle büyümeye devam eden CEPTETEB’in dijital aktif müşteri sayısı yılın son çeyreğinde 2,2 milyonu aştı.
Türkiye’nin büyüme hedefini yakalayabilmesi ve toplumun sürdürülebilir kalkınması için tasarrufların artırılması giderek daha da önem kazanıyor. TEB, sorumlu bankacılık anlayışının bir ürünü olan TEB Aile Akademisi ile tasarruf alışkanlığının yaygınlaşması, sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanması ve finansal okuryazar bir nesil yetiştirilmesine yönelik sistematik çalışmalarını yıl boyunca sürdürdü. Dijital platformlar üzerinden gerçekleştirdiği çalışmalarla etki alanını genişleten TEB Aile Akademisi, farklı kurum ve kuruluşlarla yaptığı iş birlikleriyle finansal okuryazarlık eğitimleri vermeye devam etti.
TEB Özel Bankacılık, müşterilerine piyasa gelişmeleri hakkında güncel bilgileri paylaşmak ve müşterilerinin değişen piyasa koşulları karşısında varlıklarını en doğru şekilde yönetmelerini sağlamak amacıyla Haftanın Yatırım Gündemi ve Fon Sepeti önerileri ile ilgili iletişimlere başladı. TEB Yatırım’ın Özel Bankacılık Yatırım Danışmanlığı ekibi tarafından hazırlanan içerikler her pazartesi günü CEPTETEB mobil uygulaması üzerinden müşterilerle paylaşılıyor.
TEB, “Danışman Banka” anlayışıyla KOBİ Bankacılığı alanında sunduğu ürün ve hizmetleriyle KOBİ’lere desteğini sürdürdü. KOBİ’lere özel olarak tasarladığı mobil bankacılık platformu CEPTETEB İŞTE’yi yeni geliştirmelerle zenginleştirirken, dijital kredi başvurusu, rotatif kredi kullanımı ve geri ödeme yapılması, sigorta poliçe gözlemleme, FAST 7/24 para transferi ve kolay adres entegrasyonu gibi yenilikleri CEPTETEB İŞTE mobil uygulamasında kullanıma sundu.
– TEB’in gerçekleştirdiği diğer faaliyetler
TEB, KOBİ Bankacılığı müşterilerinin günlük bankacılık işlemlerini uygun maliyetlerle yönetmelerine destek olmak amacıyla “KOBİ Dört Dörtlük” ve “KOBİ PRATİK” gibi masraf avantajı sağlayan ürünleri hayata geçirdi. Müşterilerin ölçeğine göre farklılaştırılmış üç farklı Dış Ticaret Masraf Paketi ile KOBİ’lerin ithalat ve ihracat işlemlerinde altı aya kadar swift ve diğer transfer işlemlerini ücretsiz yapabilmesi, TEB FX Platformu’nda döviz alım satım işlemlerini avantajlı kurlarla gerçekleştirebilmesi sağlandı.
TEB, Girişim Bankacılığı ile girişimcilere sağladığı finansal ve finansal olmayan desteklerin yanı sıra yenilikçi ve katma değerli teknoloji firmalarının büyüme dönemlerinde onlar için önemli bir paydaş olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürdü. Yedi ilde bulunan TİM-TEB Girişim Evi’nde teknoloji firmalarına yönelik hızlandırma programlarıyla desteklediği girişim sayısını 1.600’e yükseltti. Girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine katkı sağlayan çalışmalar kapsamında TEB Girişim Bankacılığı, Fransız girişimcileri, yatırımcıları ve girişim ekosisteminin paydaşlarını bir araya getiren French Tech İstanbul ile iş birliği gerçekleştirdi ve Türk-Fransız girişim ekosistemi arasındaki sinerjiyi artırmak için çalışmalara başlandı.
TEB Kurumsal Bankacılık, Türkiye’nin artan ihracatına ve gelişen ekonomisine daha fazla katkıda bulunmak için kurumsal müşterilerine uygun koşullarda gerek nakit gerekse gayri nakit kredi imkânları sunarak artan finansman ihtiyaçlarında destek olmayı yıl boyunca sürdürdü. TEB, BNP Paribas’ın yurt dışı geniş küresel ağını kullanarak yurt dışı müteahhitlik hizmeti veren müşterileri ile makine yatırımı olan müşterilerine orta vadeli farklı finansman seçenekleri de sundu.
TEB, İstanbul, Bursa ve İzmir’deki Dış Ticaret Merkezleri’nde (Trade Center) ICC Sertifikalı dış ticaret uzmanlarıyla müşterilerinin ihtiyaçlarına en uygun çözümleri geliştirmeye devam etti. Bu dönemde TEB, ülke ekonomisine de katkı sağlama hedefiyle uluslararası ticarete odaklanarak, ihracatçı firmalara banka kaynaklı döviz ve TL kredilerine ek olarak yapılandırılmış ticaret finansmanı CMA, SMA, TARES, ELÜS gibi özel kurgulanmış emtia finansmanı işlemlerinde öncü banka konumunu korumayı başarırken, sürdürülebilir dış ticaret hedefi kapsamında BNP Paribas ile uzun vadeli taahhüt işlerini desteklemeyi sürdürdü.
TEB Nakit Yönetimi, kurumsal ve ticari müşterilerinin en önem verdiği konuların başında gelen tahsilatlar konusunda yeni ürünü TEB Mobil Tahsilat Platformu’nu hizmete sundu. Platform, şirketlerin satış ekiplerinin fiziki POS, laptop, telefon gibi birden fazla cihaz taşımadan kredi kartı, nakit, çek, senet gibi farklı tahsilat araçlarıyla yaptığı tüm tahsilatların işlenmesine, Genel Merkez’den anlık takip edilmesine ve düzenli raporlanmasına imkân sağlıyor. TEB Nakit Yönetimi tedarikçi finansmanı çözümleri arasında yer alan, tedarikçinin ve alıcının kredilendirildiği iki farklı modeline Fintek platformlarına entegrasyon olanağını ekledi.
– TEB, 2021 yılında çok sayıda ödüle layık görüldü
TEB’in dijital bankacılık platformu CEPTETEB, Global Finance Awards kapsamında Batı Avrupa’da faaliyet gösteren bankalar kategorisinde ödül kazanırken, Best Business Awards kapsamında “En İyi Müşteri Odaklılık” ödülüne layık görüldü.
TEB Özel Bankacılık, Global Finance ve World Finance dergilerinin ayrı ayrı düzenlediği ve en başarılı bankacılık hizmetlerini ödüllendirdiği yarışmalar kapsamında “Türkiye’deki En İyi Özel Bankacılık” ödüllerine layık görüldü.
TEB Nakit Yönetimi, KOBİ ve kurumsal firmalara yönelik inovatif nakit yönetimi çözümleri ve bu alanda yaptığı çalışmalarla Asian Banking and Finance tarafından bir kez daha “Türkiye’de Yılın En İyi Nakit Yönetimi Bankası” seçildi.
TEB Çağrı Merkezi, sesli yönlendirme, self servis fonksiyonlarının artırılması ve konuşma analitiği gibi müşteri deneyiminde fark yaratan uygulamalarıyla Contact Center World 2021 Ödülleri kapsamında “En İyi Çağrı Merkezi” ve “En iyi Müşteri Hizmetleri” kategorilerinin kazananı olurken, TEB’in TELEPATİ isimli chatbot uygulaması da “En İyi Teknoloji Kullanımı” kategorisinde altın madalyaya layık görüldü.
İlginizi Çekebilir
-
TEB’den KOBİ’lere özel ücretsiz çek karnesi
-
TEB’den yılın ilk çeyreğinde 4 milyar 373 milyon lira net kar
-
TEB’den kadın liderliğindeki işletmelere 50 milyon euroluk finansman
-
TEB’in aktifleri 2024 yılı sonunda 611,4 milyar TL’ye ulaştı
-
TEB’in net karı yılın üçüncü çeyreğinde 8,3 milyar TL’ye ulaştı
-
MB UYARISI İŞE YARADI: BANKALAR BLOKELİ KREDİ UYGULAMASINI DURDURDU
BANKA HABERLERİ
Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor
Yayınlanma:
1 saat önce|
21/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.
Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme
Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.
Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.
Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı
Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.
Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.
Bankacılık sektörünü ne bekliyor?
Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.
Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.
Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.
BANKA HABERLERİ
AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL
FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”
Yayınlanma:
1 saat önce|
21/10/2026Yazan:
BankaVitrini
Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.
Bankavitrini.com | Gündem
Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.
Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı
Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.
Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.
DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil
DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.
DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.
Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”
DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.
Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?
Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.
Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.
Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.
Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu
Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.
Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.
Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
BANKA HABERLERİ
AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ?
Yayınlanma:
5 gün önce|
16/10/2026Yazan:
BankaVitrini
BANKALAR ÇALIŞANLARIN MAAŞ REKABETİNİ Mİ SINIRLADI?
Bankavitrini.com | Bankacılık ve Finans Analizi
Akbank, Rekabet Kurulu tarafından yürütülen iş gücü piyasasına yönelik soruşturmanın uzlaşmayla sonuçlandırılması kapsamında 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL idari para cezası ödeyecek. Peki, Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri neden bu kadar yüksek bir ceza ile karşı karşıya kaldı? Soruşturmanın arkasında hangi iddialar bulunuyor? Bu olay, bankacılık sektöründe çalışanların ücretlerini ve iş değiştirme özgürlüğünü nasıl etkileyebilir?
CEZA KREDİ VE MEVDUAT FAİZLERİYLE İLGİLİ DEĞİL
Akbank’a verilen cezanın konusu, bankanın müşterilerine uyguladığı kredi faizleri veya mevduat oranları değil. Rekabet Kurumu’nun 24 Şubat 2026 tarihinde duyurduğu soruşturma, bankacılık, sigortacılık ve bilişim teknolojileri sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin iş gücü piyasasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamalarını inceliyor.
Rekabet Kurumu, aralarında Akbank’ın da bulunduğu 26 teşebbüs hakkında çalışan ayartmama anlaşmaları ve/veya iş gücü piyasasına yönelik rekabete hassas bilgi paylaşımı iddiaları kapsamında soruşturma başlatmıştı.
Akbank, 12 Ekim 2026 tarihli Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) açıklamasında, Rekabet Kurulu’nun 26-30/899-383 sayılı kararı doğrultusunda soruşturmanın banka bakımından uzlaşmayla sonuçlandırıldığını bildirdi.
Açıklanan idari para cezası 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL oldu.
ÇALIŞAN AYARTMAMA ANLAŞMASI NE DEMEK?
Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri, şirketlerin birbirlerinin çalışanlarını işe almamak veya çalışan transferlerini kısıtlamak konusunda anlaşmış olabileceği iddiası.
Örneğin aynı sektörde faaliyet gösteren iki banka düşünelim. Bu bankaların birbirlerinin çalışanlarına iş teklifi yapmamak ya da çalışan transferlerini sınırlandırmak konusunda anlaşmaları, iş gücü piyasasındaki rekabeti bozabilecek uygulamalar arasında değerlendirilebilir.
Böyle bir durumda çalışan, yalnızca mevcut işvereninin ücret politikasıyla karşı karşıya kalmaz. Rakip bankaların daha yüksek ücret veya daha iyi çalışma koşulları sunmasıyla ortaya çıkabilecek alternatifler de daralabilir.
Oysa rekabetçi bir iş gücü piyasasında bankalar nitelikli çalışanları bünyelerine katabilmek için ücret, prim, yan haklar, kariyer olanakları ve çalışma koşulları üzerinden birbirleriyle yarışır.
Bu rekabetin kısıtlanması, çalışanların pazarlık gücünü zayıflatabilecek bir sonuç doğurabilir.
Ancak önemli bir ayrıntı var: Rekabet Kurumu’nun soruşturma duyurusu, bu tür uygulamalara ilişkin iddiaların araştırıldığını gösteriyor. Akbank’ın hangi somut davranışının cezaya esas alındığına ilişkin ayrıntılar, bankanın KAP açıklamasında yer almıyor.
MAAŞ BİLGİLERİNİN PAYLAŞILMASI NEDEN SORUN OLABİLİR?
Soruşturmanın ikinci önemli boyutu, iş gücü piyasasında rekabete hassas bilgilerin paylaşılması iddiası.
Çalışan ücretleri, maaş artışları, işe alım koşulları ve gelecekteki istihdam planları gibi bilgiler, şirketlerin birbirleriyle rekabet etme biçimini etkileyebilir.
Örneğin rakip işverenlerin gelecekteki ücret artışlarına ilişkin hassas bilgileri paylaşması, ücret politikalarının bağımsız biçimde belirlenmesini zayıflatabilir. İşverenler arasındaki rekabetin azalması da çalışanların daha iyi ücret ve çalışma koşulları elde etme olanaklarını olumsuz etkileyebilir.
Buradaki temel mesele, şirketlerin insan kaynakları alanında her türlü bilgi alışverişinin yasak olması değil. Rekabeti kısıtlayabilecek nitelikteki anlaşmalar ve bilgi paylaşımlarının, somut koşullar çerçevesinde rekabet hukuku bakımından değerlendirilmesidir.
AKBANK BUNU NEDEN YAPMIŞ OLABİLİR?
Bu sorunun kesin yanıtını verebilmek için Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararındaki somut tespitlerin görülmesi gerekir. Bankanın kamuya açık KAP açıklaması, cezanın arkasındaki yönetimsel motivasyonu veya belirli bir uygulamanın nedenini açıklamıyor.
Bununla birlikte, çalışan transferlerini sınırlandıran veya ücret rekabetini zayıflatan uygulamaların işverenler açısından olası ekonomik motivasyonları bulunuyor.
Birincisi, personel maliyetlerini kontrol altında tutmak. Bankacılık sektöründe deneyimli çalışanların ücretleri, primleri ve yan hakları önemli bir maliyet kalemi oluşturuyor. İşverenler arasındaki ücret rekabetinin zayıflaması, ücret artışı baskısını azaltabilecek bir sonuç doğurabilir.
İkincisi, nitelikli personeli elde tutmak. Deneyimli bankacılar, risk yönetimi uzmanları, yazılım çalışanları ve yöneticiler, rakip kuruluşlar açısından değerli insan kaynağıdır. Çalışan hareketlerini kısıtlayan anlaşmalar, işverenler açısından personel kaybını azaltıyor gibi görünse de rekabet hukuku bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.
Üçüncüsü, insan kaynakları maliyetlerinde öngörülebilirlik sağlamak. Bankalar ücret artışlarını ve işe alım maliyetlerini yönetmek ister. Ancak bu amaç, rakiplerle rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar yapılmasını hukuken meşru hâle getirmez.
Bunlar olası ekonomik açıklamalardır; Akbank’ın bu amaçlarla hareket ettiğinin kanıtlandığı anlamına gelmez.
BU BİR İŞ HUKUKU İHLALİ Mİ?
Burada iki ayrı hukuk alanını birbirinden ayırmak gerekiyor.
İş hukuku; işçinin ücreti, iş sözleşmesi, çalışma koşulları, kıdem ve ihbar tazminatı gibi konuları düzenler.
Rekabet hukuku ise şirketlerin piyasalarda rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşmalarını ve davranışlarını denetler.
Akbank’a ilişkin soruşturmanın hukuki dayanağı, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında iş gücü piyasasındaki rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığının incelenmesidir.
Dolayısıyla bu olay, doğrudan işçilerin ücretlerinin ödenmemesi veya kıdem tazminatı haklarının ihlali nedeniyle verilen bir iş hukuku cezası değildir.
Bununla birlikte, işverenler arasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamalar çalışanların iş değiştirme ve ücret pazarlığı imkânlarını etkileyebildiğinden, konu çalışma hayatı açısından da önem taşıyor.
AKBANK NEDEN UZLAŞMAYI KABUL ETTİ?
Akbank’ın KAP açıklamasında, soruşturmanın Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda uzlaşma usulüyle sonuçlandırıldığı bildirildi.
Rekabet hukukunda uzlaşma, soruşturmanın kanunda belirlenen koşullar çerçevesinde sonuçlandırılmasına imkân veren bir yöntemdir. Bu yol, sürecin daha kısa sürede tamamlanması ve hukuki belirsizliğin azaltılması gibi avantajlar sağlayabilir.
Ancak Akbank’ın uzlaşmayı hangi özel gerekçelerle tercih ettiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle bankanın uzlaşma kararını hangi yönetimsel veya hukuki değerlendirmelerle aldığı konusunda kesin bir neden ileri sürmek doğru olmaz.
BANKACILIK SEKTÖRÜNDE NE DEĞİŞEBİLİR?
Bu soruşturmanın önemi yalnızca Akbank’ın ödeyeceği para cezasıyla sınırlı değil.
Bankalar ve diğer finans kuruluşları açısından insan kaynakları uygulamalarının da rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmesi, sektörde yeni bir hassasiyet alanı oluşturuyor.
Özellikle şu konuların önem kazanması beklenebilir:
- Rakip kuruluşların çalışanlarını işe almama yönünde anlaşmalardan kaçınılması.
- Ücret politikaları ve gelecekteki maaş artışları gibi rekabete hassas bilgilerin paylaşımının dikkatle değerlendirilmesi.
- İnsan kaynakları toplantılarında ve sektör içi görüşmelerde rekabet hukuku kurallarına uyumun güçlendirilmesi.
- Çalışanların iş değiştirme ve daha iyi çalışma koşulları için pazarlık yapma imkânlarının korunması.
Bunun çalışanların ücretlerine doğrudan ne ölçüde yansıyacağı ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.
SONUÇ: MESELE SADECE 1,7 MİLYAR TL DEĞİL
Akbank’a açıklanan 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL’lik idari para cezası, iş gücü piyasasındaki rekabetin de bankacılık sektöründe ciddi bir denetim konusu olduğunu gösteriyor.
Çalışanların serbestçe iş değiştirebilmesi, işverenlerin nitelikli personel için rekabet etmesi ve ücretlerin bağımsız piyasa koşullarında belirlenmesi, rekabetçi bir iş gücü piyasasının temel unsurları arasında yer alıyor.
Burada asıl yanıtlanması gereken soru şu: Bankalar müşterilerine kredi ve mevduat ürünleri sunarken rekabet etmek zorundayken, çalışanları işe alma ve ücret belirleme konusunda da aynı rekabet anlayışıyla hareket ediyor mu?
Bu sorunun Akbank özelindeki somut yanıtı için Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararındaki tespitlerin incelenmesi gerekiyor. Ancak olayın kendisi, bankacılık sektöründe rekabet hukukunun yalnızca müşteri ve ürün piyasalarıyla sınırlı olmadığını, çalışma hayatına da uzandığını ortaya koyuyor.
Kaynaklar: Rekabet Kurumu’nun 24 Şubat 2026 tarihli soruşturma duyurusu; Akbank’ın 12 Ekim 2026 tarihli KAP açıklaması.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.054)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.644)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (603)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.987)
- GÜNCEL (4.636)
- GÜNDEM (3.590)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.747)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.500)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (841)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (120)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (95)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (20)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Erdoğan'dan fon açıklaması: Ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak 21/10/2026
- Rusya'dan ABD'ye dizel taşıyan ilk tanker yola çıkıyor 21/10/2026
- Mercedes CEO'sundan 'Made in Europe' uyarısı 21/10/2026
- Elektrik piyasasında yeni teminat kuralları getirildi 21/10/2026
- Sigorta sektörünün prim üretimi 9 ayda 1 trilyon lirayı aştı 21/10/2026
- Türkiye'nin en güvenilir markaları Global Marketing Summit'te açıklandı 21/10/2026
- Brezilya'nın kanatlı ihracatında virüs engeli 21/10/2026
- Çin Merkez Bankası'ndan sessiz faiz adımı 21/10/2026
- Deutsche Bank CEO'su Sewing: Yapay zekada balon görmüyorum 21/10/2026
- Eski Macaristan Merkez Bankası Başkanı gözaltına alındı 21/10/2026
SON YAZILAR
- Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor 21/10/2026
- AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL 21/10/2026
- Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda 20/10/2026
- FİTCH’TEN TÜRKİYE’DE LEASİNG VE FAKTORİNG SEKTÖRÜNE ÇİFTE RİSK UYARISI 19/10/2026
- AVRUPA SOKAKLARINDA EKONOMİK İSYAN: BÜYÜME VAR, REFAH NEREDE? 19/10/2026
- Trump’ın Rusya açılımı dengeleri değiştirdi, risk iştahı toparlanıyor 19/10/2026
- AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ? 16/10/2026
- MSCI’DEN TÜRKİYE BORSASINA FREN! 16/10/2026
- KREDİ KARTINDA 12 AY SINIRI KALKTI MI? TAKSİTLİ ALIŞVERİŞTE YENİ DÖNEM! 16/10/2026
- VERGİLERİN HER 100 LİRASININ 21,6 LİRASI FAİZE GİDİYOR! 16/10/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ6 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
