Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Türk hisse senetlerindeki volatilite hızla artıyor: Tahterevalli

Yayınlanma:

|

Türk mali piyasalarında belki de hayat belirtisi gösteren, Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (MKK) göre 8 milyon yatırımcıyı kucaklayan Borsa İstanbul’da volatilite son dönemlerde ‘vahşi’ bir hâl aldı. Finansal okuryazarlığı düşük, halka arzlarda 1-2 tavan peşinde koşan yatırımcıların sığındığı ve mevcut ortamda enflasyona karşı yegane koruma sağlayan hisse senetleri, cumhurbaşkanlığı seçiminin geride kalması ardından geçen 153 günde neredeyse %100 değer kazanması sonrasında son haftalarda ‘tatsız’ bir seyir izliyor.

Son 2 haftada yaklaşık %12 gerileyen ana endekste TAB Gıda’nın devasa halka arzının yarattığı para çıkışı, bu bağlamda havuzdan boşalan suyun dolduran suya göre daha kuvvetli olması (bu noktada da yabancı yatırımcı eksikliğini ön plana çıkardık) ve elbette jeopolitik cephede artan risklerin de belirleyici olduğunu eklemiştik. Akabinde, içinde bulunduğumuz haftanın ilk iş gününde, çok nazik bir döneme tekabûl eden Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliği protokolünü imzalaması sonrasında Türkiye – Batı ilişkilerine yönelik yeniden yeşeren ümitlerin de yardımı ile %6’nın da üzerinde değer kazanan endeks, dün devre kesicilerin 2 kez çalıştı günde %7’den daha fazla değer kaybetti.

Tahterevalli misali bir inen bir çıkan borsa cephesinde dün emin olamamakla birlikte, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hamas için “Tüm Batı Hamas’ı bir terör örgütü olarak görüyor. Hamas bir terör örgütü değil, topraklarını ve vatanını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş ve mücahitler grubudur. Buradan sesleniyorum; Ey İsrail sen bir örgüt olabilirsin, bu Batı’nın sana borcu çok. Ama Türkiye’nin sana borcu yok” şeklinde konuşması etkili oldu. İsveç’in NATO üyeliği protokolünün onaylanması sonrası Batı ile ilişkilere yönelik beklentilerin yarattığı iyimser hava ile sert yükselen BIST100 ana endeksi, dünkü söylemlerden olumsuz yönde etkilendiğini düşünüyoruz. Geride bıraktığımız haftalarda teknik bir bakış açısıyla BIST100 endeksinde 7,550 puan seviyesinin öneminden söz etmiş ve aşağıda bir sonraki hedef seviyesinin de 6,940 olabileceğini söylemiştik. Hâlen daha aynı noktadayız (bakınız grafik).

Her ne kadar BIST100 endeksinde dün çok sert bir düşüş görsek de, kamunun söz sahibi olduğu alternatif piyasalarda göreceli olarak sakin bir seyir izlendi. USDTRY kuru günlük TL faizin işaret ettiği ölçüde kamunun da kontrolünde kuzey yolculuğuna devam ederek 28,15 seviyesine dayanırken, piyasa faizlerinde ise 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin %33 seviyesine iyice yaklaştığını gördük. Yabancı indinde Türkiye’nin 5 yıl vadeli risklerini gösteren CDS risk primi 412 baz puan ile sakin bir seyir izlediğini de not edelim.

Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Şimşek, Körfez ziyaretinin son durağı olan Riyad’da Future Investment Initiative Institute’un düzenlediği panelde konuştu.

Şimşek “Yeni normal, sağlam politikalarla güveni inşa etmek. Bu, nihayetinde portföy ve doğrudan sermaye girişlerine yol açacak. Sermaye girişleri dezenflasyon sürecini hızlandıracak, lirada reel değer kazancını yaratacak” dedi. Para politikası çatısında son yıllarda sorunlar olduğunu belirten Şimşek, “politikayı yeniden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Sn. Bakan’ın açıklamalarından faiz artırımlarının süreceği sinyalini alırken, orta-uzun vadede ise tesis edilecek güven ile yaşanacak fon girişlerinin TL’de reel değerlenme yaratacağına dikkat çekmesi de bizim dikkatimizden kaçmadı. TL’nin değerlenmesi cari işlemler dengesi açısından pek de arzu edilen bir durum olmasa da, veriler şu ana kadar yabancı yatırımcıların da henüz istenilen düzeyde Türkiye’ye gelmediğini gösteriyor.

Bu bağlamda, her perşembe günü olduğu üzere, TCMB’nin ve BDDK’nın bugün açıklayacağı haftalık rapor ve verileri enine boyuna irdeleyeceğiz. Elbette bugün TCMB’nin TSİ14.00’de sonuçlanacak olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının sonuçlarını yakından takip edeceğiz. Bizim görüşümüz 250 baz puan artırım yönünde olsa da, piyasada 500 baz puan artırımla politika faizinin %35 seviyesine geleceğine de ihtimal verenlerin sayısı az değil. 2023 sonu beklentisi ise %37,50 – 40 bandında şekilleniyor.

Yurtdışında ise tüm dikkatler jeopolitik riskler üzerinde olmaya devam ederken, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmaların 19. gününde Tel Aviv’in ABD’nin kara harekatını erteleme talebini kabul ettiğini bizzat Amerikan WSJ haberi gündemine taşıdı. Kara harekatının ertelenmesi haberine rağmen, yatırımcıların pek de rahatlamadıklarını görüyoruz. Keza, güvenli limanlara yönelik alımların da devam ettiğini not edelim. Bu minvalde, risk algısını ölçtüğümüz bu tip dönemlerin bir numaralı yatırım aracı olan altının ons fiyatı yeniden 1,990 dolar seviyesine dayanırken, Brent cinsi petrolün varil fiyatı da bu haftanın ilk yarısında kaydettiği kayıplarını telafi etmeye başladı.

ABD’de açıklanan şirket finansalları karmaşık bir seyir gösterdi. Alphabet (Google) hisseleri, yatırımcıların bulut bölümünde büyümenin durmasından hayal kırıklığına uğramasıyla Mart 2020’den bu yana en kötü seansını geçirerek bir gecede %9,5 düştü. Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi geceyi %2,4 düşüşle tamamladı. Yeni gün başlangıcında Asya’da hava olumsuz. Hisse senetleri 11 ayın en düşük seviyelerine gerilediğini görüyoruz. MSCI’nın Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini kapsayan en geniş endeksi %1 düştü. Japonya’nın Nikkei %2 düştü. ABD vadeli işlemlerinde de bu sabah yine düşüş eğilimi hâkim.

ABD faiz oranlarının yüksek kalacağı korkusuyla Hazine getirilerinin yeniden zirvelere doğru yükselmesiyle doların da değer kazandığını görüyoruz. ABD konut satışlarındaki toparlanma tahvil piyasasındaki endişelerin son tetikleyicisi olduğunu not edelim. Piyasaların amiral gemisi 10 yıllık ABD Hazine tahvil getirisi gece boyunca 11 baz puan yükselerek yeniden %5 sınırına dayanması da keyifleri kaçırdı. Doların piyasa kuru olan DXY bir kez daha kritik bir seviye olarak gördüğümüz 107,2 seviyesine doğru ilerlerken, EUR 1,0545 , Sterlin ise 1,21 seviyesinin altına geriledi. Japon Yeni dolar karşısında 150,4 seviyesine kadar değer kaybederek son 1 yılın en zayıf seviyesine işlem görürken, tehlike çanlarının da JPY için çaldığını not edelim.

Makro cephede ise, TCMB’nin yanı sıra bugün TSİ15:15’te sahne alacak olan Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) uzun bir süreden sonra depo faiz oranını %4,0 ; refinansman oranını ise %4,50 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor. Başkan Lagarde, enflasyonla savaşın bitmediği yönünde bir söylem ile dizginleri sıkı tutmaya çalışma gayreti içinde olabileceğini düşünsek de, piyasa tahmincileri, bu sabah itibariyle 2024 yılında ECB’den 64 baz puan faiz indirimi bekliyor.

BIST100

Teknik bir bakış açısı ile, adım adım 6,940 seviyesine doğru ilerliyoruz.

1698294808ecfdcfbcd335ed04485eceeb8fe705b4_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın neden yükseldi, neden düşmeye başladı ve bundan sonra ne olabilir?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Altın, sadece bir emtia değildir. Aynı zamanda korkunun, belirsizliğin, enflasyon beklentilerinin ve merkez bankalarının davranışlarının fiyatlandığı küresel bir “güvenli liman” varlığıdır.

Altın neden değer kazandı?

2023-2026 döneminde altını yükselten başlıca faktörler şunlardı:

1. Merkez bankalarının rekor altın alımları

Başta People’s Bank of China olmak üzere birçok merkez bankası dolar rezervlerinin bir kısmını altına çevirmeye başladı.

Neden?

  • ABD yaptırım riskleri
  • Dolar bağımlılığını azaltma isteği
  • Rezerv çeşitlendirmesi

Özellikle Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkeleri altın talebini artırdı.

2. Jeopolitik riskler

Altın savaş ve kriz dönemlerinde yükselir.

Son yıllarda:

  • Rusya-Ukrayna Savaşı
  • İsrail-Hamas Savaşı
  • İran-İsrail gerilimleri
  • Tayvan kaynaklı riskler

yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı.

3. Enflasyon korkusu

ABD ve Avrupa’da yüksek enflasyon görülmesi nedeniyle yatırımcılar:

  • Tahvil yerine
  • Nakit yerine

altına yöneldi.

Altın tarihsel olarak enflasyona karşı koruma aracı olarak görülmektedir.

4. ABD borçlarının büyümesi

ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolara yaklaşırken birçok yatırımcı: “Bu kadar para basılırsa doların değeri uzun vadede erir”

düşüncesiyle altına yöneldi.

5. Reel faizlerin düşmesi

Altının faiz getirisi yoktur.

Bu nedenle:

  • Faiz düşükse altın avantajlıdır.
  • Faiz yüksekse tahvil avantajlıdır.

Faiz indirimi beklentileri altını destekledi.

Peki altın neden düşmeye başladı?

Yükselişin ardından bazı dinamikler tersine dönmeye başladı.

1. Kâr realizasyonları

Altın kısa sürede tarihi zirvelere çıktı.

Büyük fonlar:

  • Kârlarını realize etti.
  • Pozisyon küçülttü.

Bu da satış baskısı yarattı.

2. Doların güçlenmesi

Altın ve dolar genellikle ters yönlü hareket eder.

Dolar Endeksi (DXY) yükseldiğinde:

  • Altın daha pahalı hale gelir.
  • Talep azalır.

Bu durum altını baskılar.

3. Faiz indirimlerinin gecikmesi

Piyasa uzun süre: “Fed faiz indirecek” beklentisini satın aldı.

Ancak enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi nedeniyle faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesi ortaya çıktı. Bu da altın üzerinde baskı oluşturdu.

4. Jeopolitik risklerin fiyatlanması

Piyasalarda sık görülen durum: “Haberi al, gerçekleşince sat.” Savaş ve kriz riskleri fiyatlandıktan sonra yatırımcılar pozisyon kapatabiliyor.

5. ETF çıkışları

Özellikle ABD’deki altın ETF’lerinden para çıkışları yaşandığında satış baskısı oluşur. Kurumsal yatırımcı davranışı kısa vadede fiyatları ciddi etkileyebilir.

Altının değerini etkileyen temel faktörler

Bir yatırımcı altını değerlendirirken şu göstergeleri takip etmelidir:

Faktör Altına Etkisi
ABD Faizleri Negatif
Reel Faizler Negatif
Dolar Endeksi Negatif
Enflasyon Pozitif
Jeopolitik Riskler Pozitif
Merkez Bankası Alımları Pozitif
Resesyon Korkusu Pozitif
Güçlü Büyüme Negatif
ETF Girişleri Pozitif
ETF Çıkışları Negatif

Önümüzdeki dönemde altın için olası senaryolar

Senaryo 1: Altın yeniden yükselişe geçer

Şunlar olursa:

  • Fed faiz indirimlerine başlar
  • ABD ekonomisi yavaşlar
  • Jeopolitik riskler büyür
  • Çin alımları devam eder

altın yeni zirvelere yönelebilir.

Bu senaryo altın boğalarının temel beklentisidir.

Senaryo 2: Uzun süre yatay hareket

Şunlar olursa:

  • Faizler yüksek kalır
  • Enflasyon kontrollü düşer
  • Büyük kriz çıkmaz

altın bir süre geniş bantta dalgalanabilir.

Bu en olası orta vadeli senaryolardan biridir.

Senaryo 3: Sert düzeltme

Şunlar olursa:

  • ABD büyümesi güçlü kalır
  • Enflasyon düşer
  • Dolar güçlenir
  • Tahvil faizleri yükselir

yatırımcılar altından çıkıp tahvillere yönelebilir.

Bu durumda altın daha derin bir düzeltme yaşayabilir.

Asıl kritik soru: Altının uzun vadeli hikâyesi bitti mi?

Şu an için hayır.

Çünkü altının uzun vadeli hikâyesini destekleyen unsurlar hâlâ masada:

  • Küresel borç yükünün büyümesi
  • Merkez bankalarının altın alımları
  • Jeopolitik kutuplaşma
  • Dolar sistemine alternatif arayışları
  • Rezerv çeşitlendirme eğilimleri

Bu nedenle kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da altının uzun vadeli yatırım tezinin tamamen ortadan kalktığını söylemek zor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.