bankavitrini.com haber analiz raporu
Türkiye’de tarım bankacılığı: kredi büyüyor, pazar kamu bankalarında yoğunlaşıyor
Türkiye’de tarım bankacılığı 2025/2026 döneminde yeniden stratejik bir başlık haline geldi. BDDK’nın yayımladığı aylık bankacılık verileri ve FinTürk il bazlı sektör verileri, tarım kredilerinin hem hacim hem de bölgesel dağılım açısından izlenebilir ana kalemlerden biri olduğunu gösteriyor. BDDK, 2026 Mart FinTürk verilerini ve aylık bankacılık sektör verilerini yayımlamış durumda.
Paylaşılan tabloda 2025/1 döneminde 531,5 milyar TL olan tarım kredileri hacminin 2026/1 döneminde 586,2 milyar TL’ye çıktığı görülüyor. Bu, yaklaşık 54,7 milyar TL artış ve %10,3 büyüme anlamına geliyor. Ancak büyüme, enflasyon ve tarımsal girdi maliyetleri dikkate alındığında reel olarak daha sınırlı bir finansman genişlemesine işaret ediyor.
Pazarın lideri yine Ziraat Bankası
Tabloya göre Türkiye Ziraat Bankası 2026/1 döneminde 225,6 milyar TL tarım kredisi hacmiyle pazarın açık ara lideri. Pazar payı %37,9 seviyesinde. Ziraat Bankası’nın tarım bankacılığındaki ağırlığı, yalnızca ticari tercih değil; Hazine faiz destekli tarımsal kredi mekanizmasındaki merkezi rolünden de kaynaklanıyor. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kullandırılan Hazine faiz destekli tarım kredilerinin usul ve esasları 2024-2026 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenmişti.
İkinci sırada Tarım Kredi Kooperatifleri Merkezi Birliği bulunuyor. 2026/1 döneminde hacim 77,9 milyar TL’ye, pazar payı ise %13,1’e yükselmiş görünüyor. Bu tablo, tarım finansmanında kamu destekli/yarı kamusal kanalın hâlâ belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
Özel bankalarda sınırlı büyüme, bazı bankalarda daralma
DenizBank, QNB Finansbank, Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, TEB ve Şekerbank gibi bankalar tarım bankacılığında ürün sunmaya devam ediyor. DenizBank tarım, tarla ve çiftçi kredilerini ayrı bir iş kolu olarak sunarken; VakıfBank da işletme, yatırım, proje ve KGF destekli tarım kredileri gibi başlıklarda ürünler açıklıyor.
Ancak tabloda özel bankalar arasında ayrışma dikkat çekiyor. Akbank’ta %6,2, TEB’de %4,7, İş Bankası’nda ise %0,6 daralma görülüyor. Bu durum, tarım kredilerinde risk iştahının bankadan bankaya değiştiğini gösteriyor.
En hızlı büyüyen bankalar
Tabloya göre tarım kredilerinde en hızlı büyüyen ilk bankalar şöyle:
| Banka |
2026/1 büyüme |
| Ziraat Katılım Bankası |
%17,5 |
| Tarım Kredi Kooperatifleri |
%15,7 |
| Ziraat Portföy / Tarım Finansman |
%14,6 |
| Türkiye Ziraat Bankası |
%12,5 |
| VakıfBank |
%12,2 |
Bu görünüm, tarım finansmanında büyümenin ağırlıklı olarak kamu bankaları, katılım bankacılığı ve kamu destekli kanallar üzerinden geldiğini gösteriyor.
Tarım kredilerinde ana mesele: hacim artıyor ama maliyet baskısı sürüyor
Tarım kredilerinin büyümesi olumlu görünse de çiftçinin finansmana erişiminde üç temel sorun devam ediyor:
Birincisi, kredi hacmindeki artış tarımsal girdi maliyetleriyle aynı hızda ilerlemeyebilir. Mazot, gübre, yem, ilaç, tohum, enerji ve sulama maliyetleri arttıkça çiftçinin kredi ihtiyacı da büyüyor.
İkincisi, kredi büyümesi her zaman üretim artışı anlamına gelmiyor. Kredi, yatırım için değil borç çevirme ve işletme sermayesi açığını kapatma amacıyla kullanılıyorsa tarım işletmeleri finansal kırılganlıktan çıkamıyor.
Üçüncüsü, destekli kredi mekanizması kamu bankaları üzerinden yoğunlaştığı için özel bankaların tarım finansmanındaki payı sınırlı kalıyor. Bu da rekabeti ve ürün çeşitliliğini azaltabiliyor.
2026’da destekli kredi tarafında yeni hassasiyetler
2026’da Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerinde bazı düzenlemeler yapıldı. Bloomberg HT’nin aktardığı düzenlemeye göre, temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında 400 bin TL’ye kadar olan ayni finansman ve kredilerde 31 Aralık 2026’ya kadar bazı borç şartlarının aranmayacağı açıklandı.
Bu düzenleme kısa vadede küçük üreticiye nefes aldırabilir. Ancak yapısal çözüm için yalnızca krediye erişim değil; üretim planlaması, alım garantisi, sigorta, kooperatifleşme, lisanslı depoculuk ve vadeli fiyat mekanizmalarının birlikte çalışması gerekir.
Bankacılık açısından riskler
Tarım bankacılığında risk klasik ticari kredilerden farklıdır. Çünkü geri ödeme kapasitesi yalnızca bilanço gücüne değil; iklim, kuraklık, don, sel, hastalık, ürün fiyatı ve destekleme politikalarına da bağlıdır.
Bankalar açısından başlıca riskler şunlardır:
| Risk alanı |
Etki |
| Kuraklık ve iklim riski |
Ürün kaybı, tahsilat gecikmesi |
| Girdi maliyeti artışı |
İşletme sermayesi ihtiyacı büyür |
| Ürün fiyat oynaklığı |
Gelir tahmini zorlaşır |
| Destek ödemesi gecikmesi |
Nakit akışı bozulur |
| Borç çevirme kredileri |
Zombi tarım işletmesi riski yaratır |
Tarım kredisi artık sadece banka ürünü değil, gıda güvenliği meselesidir
Türkiye’de tarım bankacılığı 2026’ya büyüyerek girmiştir. Ancak bu büyümenin niteliği hacimden daha önemlidir. Tarım kredileri üretimi artırıyor, verimliliği yükseltiyor ve çiftçinin teknolojik dönüşümünü destekliyorsa ekonomiye katkı sağlar. Fakat kredi borç çevirme aracına dönüşürse çiftçiyi rahatlatmak yerine daha kırılgan hale getirir.
Bu nedenle tarım bankacılığı yalnızca “kredi kullandırma” faaliyeti olarak değil; gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, iklim riski yönetimi ve üretim sürdürülebilirliği başlığı altında yeniden ele alınmalıdır.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi tarafından “Türkiye Fintek Ekosistemi Durum Raporu 2024” yayınlandı, rapora göre;
Türkiye’de fintek alanındaki düzenlemeler 2010’lu yılların başlarına dayanmaktadır. 2015 yılında e-para ve ödeme kuruluşu lisanslarının verilmeye başlanması ile de bu alandaki girişimlerin sayısı hızla artmıştır. Aralık 2024 tarihi itibarıyla toplam 89 firmaya lisans verilmiştir.
2024 yıl sonu itibarıyla Türkiye’de 283 ödeme teknolojisi girişimi, 120 bankacılık teknolojileri girişimi, 107 blok zinciri ve kripto varlık girişimi bulunmaktadır. Bu girişimleri kurumsal finans çözümleri, borsa-yatırım girişimleri ve finansman çözümleri takip etmektedir. 2024 yılında en fazla fintek girişimi borsa yatırımı, bankacılık teknolojileri ve finansman dikeylerinde olmuştur.
Paya dayalı kitle fonlama, girişimciler tarafından son yılların talep gören dikeylerinden biri olmuş ve kitle fonlaması faaliyetinde bulunmak üzere SPK tarafından listeye alınan platformların sayısı 2024 yılında 18 adede ulaşarak, 43 binin üzerinde yatırımcıya aracılık etmiştir.
Sektörü güçlendirmeye yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz;
T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin öncülüğünde kurulan Fintech Zone İstanbul, finansal teknolojiler alanında girişimciler ve yatırımcılar için bir cazibe merkezi olma hedefi ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu vizyon doğrultusunda, 2024 yılı boyunca gerçekleştirilen altyapı çalışmaları, stratejik projeler, temaslar ve etkinlikler Türkiye’nin fintek alanındaki konumunu güçlendirmek adına kritik bir rol üstlenmektedir.
Fikir geliştirme aşamasından başlayarak, mentörlük hizmetlerinin ve hızlandırıcı programların sağlanacağı bir yapı olması planlanan Fintech Zone İstanbul için raporda şu ifadeler yer almıştır:
Türkiye’nin global rekabetçiliğini artırmak ve İstanbul Finans Merkezi’nin stratejik bir parçası olarak fintek ekosistemini güçlendirmek amacıyla; sürdürülebilir altyapı çalışmaları, stratejik yönetim ve proje hazırlıkları ile uluslararası etkinlikler ve iş birlikleri hayata geçirilmektedir.