BANKA HABERLERİ
Yeni makro önlemler piyasayı zorlar
Piyasalar, ekonomi yönetiminin Perşembe gecesi birbiri ardına açıkladığı tedbirlere odaklandı. Türk lirasının cazibesinin artırılmasını amaçlayan adımlar içinde en çok dikkat çeken Gelire Endeksli Senet (GES) oldu. Ardından BDDK, SPK ve MB önlemleri gelirken dolar 17, Euro 18 TL üzerinde tutundu, Türkiye’nin CDS’i 800’ü aştı.
Yayınlanma:
4 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Ekonomi yönetimi, kurda devam eden artış ve yüksek enflasyon ortamında ekonominin bir miktar soğutulmasına yönelik yeni makro ihtiyati önlemleri devreye aldı. Piyasalar bu kez gece yarısı ya da hafta sonu sürpriz düzenlemeye değil, ‘önden yüklemeli’ duyuruya tanık oldu. Hazine’nin ‘açıklamalar yolda’ startı ile başlayan akşam, gece yarısı Merkez’in paylaşımıyla son buldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 9 Haziran akşamının hareketli geçeceğine dair fitili, piyasa kapanışı sonrası yaptığı açıklama ile ateşledi. Bakanlık, başta enflasyon ve döviz olmak üzere bazı ekonomi başlıklarında yürütülen Türkiye Ekonomi Modeli çerçevesindeki yeni adımlar silsilesinin geleceğini duyurdu. Ekonomiye dair merakla beklenen adımlar silsilesinin açılışını Gelire Endeksli Senet (GES) sürprizi ile kendi yaptı. Ardından BDDK ve SPK açıklamaları piyasalara yansırken, gecenin kapanışı ise Merkez Bankası’ndan geldi.
Politika faizini yükseltmeden Türk lirasının cazibesinin artırılmasını da amaçlayan adımlar içinde, GES yeni ürün olarak sunulurken, tüketici kredilerinde vade azaltımına gidildi. Selektif alanlar hariç kredilerde zorunlu karşılık oranı iki katına çıkarılırken, yabancı para mevduata zorunlu karşılığa ilave olarak TL tahvil tesisi zorunluluğu getirildi. Borsa İstanbul nezdinde Emtia Pazarı kurulduğu ve altın sertifikası ihracına ilişkin çalışmalara başlandığı duyuruldu. Halka arzda yabancı teşviki için tahsil edilen bazı ücretlerde de indirime gidilmesi bir diğer adım olarak açıklandı. Hazine, TCMB, BDDK ve SPK tarafından atılan bu koordineli adımlar, doğal olarak piyasayı da hareketlendirdi. Ancak yeni paket piyasayı tam olarak tatmin etmedi. Kurda aralık ayındaki KKM’ye benzer bir etki görülmedi. Enflasyon korumalı tahvil gelebileceği beklentileri kurda geri çekilmeyi ilk etapta sağlasa da, kararlar sonrasında başta kur olmak üzere fiyatların yeniden eski seviyelere geldiği gözlendi. Düşüşlerin sınırlı kaldığı dolar/TL’de 17 ısrarı devam ederken, Türkiye’nin CDS’i 800 baz puanı aştı. ‘Süper bono’ gelmemesi ise banka hisselerine yaradı. Döviz mevduatı için TL tahvil tutma zorunluluğu getirilmesi de gösterge tahvil getirilerini düşürdü.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, vatandaşın tasarruflarını Türk Lirası cinsi varlıklarda değerlendirmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi için gelire endeksli senet (GES) ihraç edileceğini duyurdu. Talep toplama işlemlerinin 15 Haziran’dan itibaren gerçekleştirilmesi planlanırken, yeni ürün sadece gerçek kişilere sunulacak. GES’lerin getirileri, gelir performansı güçlü olan ve bütçeye hasılat aktarımı yapan KİT’lerin gelirlerine endeksli olacak. Yeni uygulamada, 3 ayda bir ödenecek kuponlar için uygulanacak asgari getiri garantisi sayesinde, vatandaşların gelir paylarındaki değişimlerden olumsuz etkilenmesi önlenecek. Bununla birlikte, GES’lere konu KİT’lerden bütçeye aktarılan hasılat performansı beklenenin üzerinde geldiğinde yatırımcılara ilave getiri sunulacak. Bankacılık kaynakları GES’leri 90’lardan ve 2000’lerin başından piyasanın bildiğini belirtirken yapı olarak bir kamu kuruluşunun gelirine endeksli bir senet olduğunu belirtti. Bu arada GES’te 50 ile 100 milyar TL arasında bir ihraç ve yüzde 25’in üzerinde, ancak 30’lara ulaşmayan bir getiri oluşacağı düşünülüyor.
Tüketici kredilerine fren
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın GES’i duyurmasının ardından ikinci hamle ise Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) geldi. BDDK aldığı karar ile tüketici kredilerinde vadeleri kısaltırken kredi kartlarında ise asgari ödeme miktarını artırdı. BDDK bu hamleyle bireysel kredileri daraltmaya yönelik adım atarken daha önce de ticari kredileri zorunlu karşılık uygulaması getirerek yavaşlatmayı seçmişti. Bankacılık kaynakları bireysel kredi talebinin hem genel fiyat hadlerini yukarı çektiği ve dövize olan talebi tetiklediği varsayımına karşı bu önlemlerin alındığını belirterek tüketici krediler üzerinde etkili olmasını beklediklerini söyledi. BDDK’dan yapılan açıklamada tüketici kredilerine ilişkin genel vade sınırının, kredi tutarı 50 bin Türk Lirası’nın üzerinde 100 bin Türk Lirası’nın altında olan krediler için 24 ay, 100 bin Türk Lirasının üzerinde olan krediler için 12 ay olarak belirlenmesine karar verildi. Daha önce BDDK eylülde 50 bin TL üzeri tüketici kredilerinde vade sınırını 36 aydan 24 aya indirmişti. Şimdi ise 100 bin TL olarak yeni bir sınır tanımlandı ve vade 24 aydan 12 aya indirildi.
Yabancıya tahsisli swap geliyor
Öte yandan BDDK, yabancı fonlara tahsisli swap imkanı sunmak için çalışma yapıldığını da bildirdi. Daha önce yabancıların Türk Lirası’na erişimine getirilen sınırlama, belli kurallara bağlı olarak esnetilecek. BDDK devam etmekte olan diğer çalışmalar kapsamında ise konut kredilerinde kredi değer oranının tutar bazlı farklılaştırılması, ticari krediler başta olmak üzere selektif yaklaşımın iyileştirilmesi amacıyla kredilerin yatırım ve ihracat gibi üretken alanlara yönlendirilmesi, yurt dışı yerleşiklerle türev işlem gerçekleştiren tüzel kişilere kullandırılacak kredilerin risk ağırlığının artırılması için gerekli adımları ivedilikle atacağını duyurdu.
Ticari kredilerde zorunlu karşılık iki katına çıktı
Yeni paket kapsamında bir diğer adım ise Merkez Bankası’ndan geldi. Selektif alanlar hariç kredilerde zorunlu karşılık oranı iki katına çıkarıldı. Yabancı para mevduata zorunlu karşılığa ilave olarak TL tahvil tesisi zorunluluğu getirildi. Merkez Bankası finansal istikrarı desteklemek için daha önce belirlenen alanlar hariç TL cinsi ticari nakdi kredilere uygulanan zorunlu karşılık oranını yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkardı. TCMB kredilerine zorunlu karşılık uygulamaya nisan sonunda karar vermiş ve ilk oranı yüzde 10 olarak belirlemişti. İlk adımda istisna tutulan alanlar hariç ticari kredi faizlerinde artış yaşanmıştı.
Bankalardaki döviz mevduatı için tahvil zorunluluğu
Merkez Bankası öte yandan TL varlıkların kullanımını artırmak ve para politikasının etkinliğini artırmak için bankaların yabancı para mevduata karşılık olarak TL cinsi uzun vadeli sabit faizli menkul kıymet tutmalarına karar verdi. Menkul kıymet tesisine tabi yabancı para yükümlülükler arasında altın da yer aldı. Bankalar, yabancı para cinsinden mevduatlarına karşılık ilave olarak TL cinsinden uzun vadeli sabit faizli menkul kıymet tesis edecek. İlave menkul kıymet tesisi oranı yüzde 3 olarak belirlendi. 24 Haziran’da başlayacak uygulama öncesi TCMB’nin bankalara uygulama talimatı ile detayları da ayrıca iletmesi bekleniyor.
Halka arzlarda ücret indirimi
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul nezdinde Emtia Pazarı’nın kurulduğunu ve altın sertifikası ihracına ilişkin çalışmalara başlandığını açıkladı. BIST bünyesinde kurulan Emtia Borsası ile emtia yatırımı yapmak için yurt dışına gitmek zorunda kalan yatırımcının, işlemlerini yurt içinde yapabilmesi sağlanmış olacak. Bu pazar sayesinde yurt içinde ihracı yapılmış altın sertifikaları alınabileceği gibi demir, çelik, gümüş, bakır gibi emtiaların ihracı halinde işlem görmesi için altyapı oluşturuldu.
SPK’nin aldığı diğer bir kararla, yurt içinde halka arz olacak şirketler, yabancı yatırımcıdan kaynak sağlarlarsa, sağladıkları kaynak büyüklüğüne göre SPK’ye ödeyecekleri kayıt ücretinde yüzde 90’a varan indirim sağlayacak. Sağlanan bu kaynakla şirketler yurt dışı roadshow ve benzeri tanıtım faaliyetlerini finanse edebilecek. Kararda yer alan başka bir unsurla da şirketlerin SPK hükümlerine göre, yurt dışından sağlayacakları kaynaklar için çıkarmış oldukları borçlanma senetleri ve benzer sermaye piyasası araçları için SPK’ye ödenen ücretlerinde yarı yarıya indirim sağlandı.

EKONOMİSTLER NASIL YORUMLADI?
Yeni ekonomi adımlarını yorumlayan ekonomistler, detayları bilmeden sağlıklı değerlendirme yapmanın zor olduğunu söyledi. İlk etapta piyasanın fi yatlandırma perspektifi ni oluştururken yeni fi nansal ürünün ayrıntılarını anlamak isteyeceğini kaydeden ekonomistler, aralık ayında olduğu gibi güçlü bir etki beklemiyor. GES’te vadenin ve gelirin belirlenmesine yönelik alt detaylar ortaya çıktıkça yansımaların görüleceği kaydediliyor. BDDK’nın tüketici kredilerinin vadelerini kısıtlaması ve kredi kartlarında minimum ödeme tutarlarını artırması, Merkez Bankası’nın Türk lirası kredilerde zorunlu karşılık oranını artırması faiz dışı daraltıcı para politikası adımları olarak görülüyor. Bu hamlelerin banka, konut, otomotiv gibi faize duyarlı sektörleri olumsuz etkileyebileceği düşünülüyor. Ancak enflasyon üzerinde önemli bir etki beklenmiyor. Yabancı para yükümlülükler için Türk lirası uzun vadeli menkul kıymet tesisi zorunluluğu getirilmesi de Hazine’nin borçlanmasını kolaylaştıracak ve verim eğrisinin orta-uzun vadeli kısmını etkileyecek bir adım olarak görülüyor. Bazı analistler, enflasyonun yükselmeye devam ettiği ve reel faizlerin ciddi negatif olduğu bir ortamda Türk lirası tahvilleri önermiyor.
Dolar dalgalandı, CDS 800’ü aştı
Yurt içi piyasa haftanın son işlem gününde ekonomiye ilişkin yeni adımların etkisiyle hareketli bir gün geçirdi. Dolar 17,2’nin üzerinde başladığı günde 16.85 seviyelerine kadar indi. Ancak kur aşağı yönlü hareketlerde zorlandı. Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, DÜNYA’ya yaptığı değerlendirmede, “Hazine’nin dün akşamki ilk açıklamalarının ardından enflasyon korumalı tahvil gelebileceği beklentileri kurda geri çekilmeyi ilk etapta sağlasa da kararlar sonrasında başta kur olmak üzere fi yatların yeniden eski seviyelere geldiği gözlendi. Piyasanın yeni fi nansal ürünün ayrıntılarını anlamak isteyeceğini düşünüyoruz” dedi.
CDS 800 baz puanı aştı
Türkiye’nin risk primi de yukarı yönlü hareketine devam etti. 5 yıllık risk primi (CDS) 800 baz puan seviyesini aşarak 2008 yılından bu yana kaydettiği zirve seviyeyi yeniledi. Ekim 2008’de gün içi işlemlerde Türkiye’nin risk primi 904 baz puanı görmüştü.
Tahvil getirileri düşüşte
Merkez Bankası’nın yabancı para mevduat için TL tahvil tutma zorunluluğu getireceğine dair açıklamasıyla, gösterge tahvil getirileri verim eğrisi genelinde üç puan civarında düşüşle güne başladı. Önceki gün son işlemde yüzde 25,72 seviyesinde olan 28 Nisan 2032 vadeli 10 yıllık sabit kuponlu tahvilin getirisi dün yüzde 22,57’ye kadar geriledi. Böylece 10 yıllık göstergede 315 baz puan düşüş yaşanmış oldu. Söz konusu tahvilde son işlem yüzde 22,57 bileşik seviyesinden gerçekleşti. Önceki gün son işlemde yüzde 27,86 seviyesinde olan 27 Nisan 2024 vadeli 2 yıllık sabit kuponlu tahvil getirisi ise yüzde 25,71’e kadar geriledi. 2 yıllık göstergede ise düşüş 215 baz puan oldu. Bu tahvilde TSİ 14:30’da son işlem yüzde 25,8 bileşik seviyesinden geçti.
Süper bono gelmedi, bankacılık hisseleri prim yaptı
Güne yükselişle başlayan borsa gün içinde yüzde 1’e yaklaşan değer kazancı ile 2597 puana kadar çıktı. Ancak ilerleyen saatlerde kâr satışları izlendi. Bankacılık endeksinde ise gün içerisinde yüzde 4 civarında prim yaşandı. Analistler, bankacılık sektöründe mevduatın yön değiştirmesi ve kredi mevduat makasının daralmasına neden olabilecek enflasyona endeksli veya süper bono ihracı yönünde bir açıklama gelmemesinin yanı sıra BDDK düzenlemelerinin etkilerinin nispeten sınırlı kalacağı algısının bankacılık hisselerindeki yükselişte etkili olduğunu söyledi. Enver Erkan, yabancılara yönelik tahsisli swap imkanına işaret ederek, “Swap serbestisi ile ilgili detaylar henüz belli değil. Bu yönde gelecek olumlu adımlar borsaya para girişi olarak yansıyabilir” dedi.
Hazine: TL cazibesini artıracak uygulamalar sürecek
Hazine ve Maliye Bakanlığı, hareketli geçen akşamın ardından dün sabah yaptığı paylaşımla 6 maddede enflasyonla kurumlar arası ortak mücadele vurgusu yaptı. Dünyayı etkisi alnı alan küresel enflasyonist süreçten Türkiye’nin de etkilendiği belirtilen açıklamada, bununla birlikte makroekonomi politikasına enflasyonla mücadelenin birinci önceliğini koruduğu belirtildi. Açıklamada bu mücadelede kurumlararası eşgüdümün öneminin açık olduğu kaydedilerek, tüm kurumların attığı adımlarda ortak mücadele anlayışıyla hareket ettiği bildirildi. Önümüzdeki dönemde ihtiyatlı maliye politikasına devam edileceği ve mali disiplinden taviz verilmeyeceği kaydedilerek, “Maliye politikasında program hedeflerinden sapmadan büyüme, istihdam ve özellikle gelir dağılımını önceleyen uygulamalar devam edecektir. Kamu harcamalarında etkinliği artırarak tasarruf sağlanacaktır” denildi. Zorunlu kamu giderleri dışındaki tüm alanlarda kontrol süreçlerinin etkinleştirileceğine vurgu yapılan açıklamada, “Böylece kamu harcamalarında etkinlik artırılarak tasarruf sağlanacaktır. Makro ihtiyati tedbirler güncel ekonomik koşullar gözetilerek etkin ve dinamik bir şekilde atılmaya devam edilecektir. Serbest piyasa kurallarından taviz verilmeden Türk Lirası kullanımını ve cazibesini artıracak uygulamalara devam edilecektir. Beklentilerin yönetimi kapsamında ekonomide atılan adımlar ekonominin tüm paydaşlarıyla şeff af ve eş zamanlı bir şekilde paylaşılacaktır” ifadeleri kullanıldı.
KKM’de başarısız bankalara ek yükümlülük
Dövizden kur korumalı mevduata geçen tasarruf sahiplerinin vade sonunda yeniden dövize dönüşlerinde yaşanan artış, Merkez Bankası’nı bu konuda yeni bir önlem almaya yöneltti. Merkez, kur korumalı mevduata dönüşte belirlenen hedefleri tutturamayan bankalara ‘karşılıklar’ aracılığıyla ek yükümlülük getirdi. Resmi Gazete’de yayımlanan bir tebliğ ile yabancı para yükümlülüklerine karşılık Merkez Bankası’nda umumi disponibilite kapsamında bulundurulacak TL cinsinden menkul kıymetlere ilişkin esaslar belirlendi. Menkul kıymete tabi yükümlülükler TL cinsinden hesaplanacak ve yükümlülükler için menkul kıymet tesis oranı yüzde 3 olacak. Menkul kıymet tesisine tabi yükümlülükler; döviz cinsinden mevduat/katılım fonu ve kıymetli maden depo hesaplarından oluşacak. Bankalar, kur korumalı mevduat sistemine dönüşüm oranına göre ilave menkul kıymet tesis edecekler. Bu kapsamda dönüşüm oranı yüzde 5’in altında olan bankalar 7 puan, yüzde 5-10 arasında olan bankalar ise 2 puan fazladan menkul kıymet tesis edecekler.
Yükümlülük tesis etmeyene ceza Menkul kıymetlerin süresinde tesis edilmemesi veya eksik tesis edilmesi halinde, eksik tesis edilen menkul kıymetlerin 3 katı tutarında dolar cinsinden mevduat faizsiz olarak tutulacak. Faizsiz mevduat tutulmaması halinde tesis süresi esas alınarak cezai faiz uygulanacak. Cezai faiz gecelik borç verme faizinin yüzde 50 fazlası tutarında olacak. Merkez Bankası, yükümlülükleri sürekli olarak yerine getirmeyen bankalar hakkında gerekli idari tedbirleri alabilecek. Bankacılık kaynakları, dövizden kur korumalı mevduata geçen tasarruf sahiplerinin, vade sonunda yeniden dövize dönüşlerinde artış yaşandığına dikkat çekiyorlar.
Perakende sektörü: Daha majör kararlara ihtiyaç var
Tüketici kredilerine yönelik karar perakende sektöründe olumsuz karşılandı. Yılın ikinci yarısında iç talepte zaten düşüş bekleyen sektör temsilcileri, söz konusu adımları minör adımlar olarak değerlendirerek daha kapsayıcı majör adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. Zincir Mağazalar Derneği Başkanı Serhan Tınastepe, söz konusu adımlarla ilk yarıda KDV indirimi gibi iç tüketimi teşvik eden politikalardan parasal sıkılaştırma politikalarına geçiş yapıldığına dikkat çekti. Tınastepe, “Bizim de öngörümüz ikinci yarıda iç talebin daha sönük geçeceği yönündeydi. Parasal sıkılaştırma adımları olarak nitelendirdiğimiz bu adımın enflasyona etkisini gözlemlemek lazım. Uniq bir adım ama işlerimizi mutlaka etkileyecektir. Ama bizim genel işlerimizi etkileyecek konu daha genel makro ekonomik parametrelerdir. Bu adımlar daha minör etkiler yaratacaktır. Majör etkileri bir numarada enflasyon belirleyecek. Çok olumlu, olumsuz değerlendirmenin dışında daha majör adımlar bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
BMD: Umudumuz turiste kaldı
Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel, enflasyona karşı sıkılaştırma adımlarının yüzbinlerce çalışanı ve binlerce satış noktası olan sektörü olumsuz etkileyeceğini dile getirerek, “Harcamalar kontrol altına tutulmak isteniyor. Düşük gelirliler için önlemler sabit bırakıldı. Tüketimi özellikle kredi kartı ile yapılan harcamaları frenlemeye doğru gidiliyor. Bu durum tabii ki tüketimi olumsuz etkileyecektir. Turizm harcamaları bizim odak noktamız, umudumuz turiste kaldı. Ama bu da bizi ne kadar koruyacak belirsiz. Şu an elimizdeki en önemli pozitif gelişme olarak bu kaldı. Belirli bir büyüklüğe ulaşmış ve bunu da devam ettirmek zorunda olan perakende noktalarının devam etmesi kolay değil. Belirli çalışan sayılarımız, dükkan kirası masraflarımız var. Zaten tüketim çok canlı değildi, şimdi cironun düşmesi önemli bir sıkışma yaratacak. İşletmelerin sermaye ihtiyacını da artıracaktır” diye konuştu.
Otomobil satışlarına etkisi sınırlı kalacak
Tüketici kredilerine yönelik vadenin sınırlandırılmasının, son dönemde taşıt kredilerindeki artış nedeniyle bireysel krediye yönelen tüketicinin finansmana erişimini kısıtlayacağı, bu durumun da satışlara olumsuz yansıyabileceği ifade ediliyor. Ancak, güçlü bir etki beklenmiyor. Öte yandan zorunlu karşılık düzenlemesinin de taşıt kredisi faiz oranlarının yükselişe geçmesine neden olacağı belirtiliyor. Ancak, çip krizi nedeniyle talep arzın çok gerisinde olduğu için bu gelişmelerin satışlara sınırlı etkisi olması bekleniyor.
DÜNYA’ya konuşan Otoshops Genel Müdürü Melih Mutlu, BDDK’nın tüketici kredilerine ilişkin sınırlama getirmesine yönelik, “Bu sınırlama ile yıl başından bu yana yüzde 36 ve sadece mayıs ayında yüzde 21 fiyat artışı yaşayan ikinci el sektöründe araca ulaşım için tüketicilerin kullandığı önemli bir finansmana ulaşımı kısıtlayacak” diye konuştu. Tüketici kredisi ile alımı tercih eden tüketicilerin kısmen bu ihtiyaçlarını araç kredisi ile ikame edeceklerini öngördüklerini söyleyen Melih Mutlu, “Öte yandan son 1 yıldır yüksek kredi oranları nedeni ile birçok tüketicinin de kredi ürünleri yerine nakit alıma yöneldiğini gözlemliyoruz. Dolaysıyla etkisinin yüksek olacağına dair bir beklentimiz bulunmuyor” açıklamasını yaptı.
Vavacars Perakende Grup Başkanı Serdıl Gözelekli ise “Kredili satışların payı geçmişe göre zaten düşüş göstermişti. Ek olarak talebin giderek arttığı bir sezondayız. Bu iki sebepten dolayı satışlara herhangi olumsuz bir etki öngörmüyoruz” dedi. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın da BDDK’nın yeni düzenlemesinin ikinci el araç alımında peşinatını destekle karşılayacak tüketiciyi zorlayacağını belirterek, ikinci el satışlarına olumsuz yansıyacağını dile getirdi.
Gülan Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Alp Gülan ise “Ticari kredilere yönelik adım nedeniyle, maliyetler arttığı için ticari kredi faizleri de yükseldi. Taşıt kredi faiz oranları da bugün yükselişe geçti. Neredeyse yüzde 3’lere geldi. Bu durum hem sıfır hem de ikinci el araçlarda tüketicinin finansmana erişimini zorlaştıracak” dedi.
İŞ DÜNYASI ‘YENİ FIRSAT PENCERESİ’ OLARAK GÖRDÜ
İTO Başkanı Avdagiç: Finansal istikrara katkı verecek
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi politikasına yönelik açıklanan tedbirlerin, enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın güçlendirilmesine önemli katkı vereceğini belirterek, “Bu kararların yatırımda yeni fırsat pencereleri açacağına inanıyoruz” dedi. Avdagiç, eş güdüm halinde alınan bu kararların olumlu sonuçları olacağını öngördüklerini belirterek şu ifadelere yer verdi: Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 15 Haziran’da başlatacağını duyurduğu, gelire endeksli devlet iç borçlanma senedinin (GES), gittikçe daha da önemli olan TL tasarrufların iyi bir getiri ile teşvik edilmesine ve yatırıma, işe dönüşmesine katkı vereceği inancındayız. İTO kredilerin üretken alanlara yönlendirilmesinin daima savunucusu oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) selektif yaklaşımı, refahımız için çok önemli. Bu kararların yatırımda yeni fırsat pencereleri açacağına inanıyoruz. Alınan sıkılaşma tedbirleri de enflasyonun gerilemesi için gereklidir.
ASKON Başkanı Aydın: Ayağımızı yorganımıza göre uzatmalıyız
ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın, “Kurumlar arası eş güdümle önceliği enflasyonu baskılamak üzere açıklanan kararlar, bundan sonrası için ayağımızı yorganımıza göre uzatmamızı, paramızın kıymetini bilmemizi ve harcamalarımızda ihtiyatı elden bırakmamızı söylüyor” dedi. Dünya genelinde özellikle temel emtia fiyatlarındaki artışların enflasyonla ciddi bir mücadele gerektirdiğini belirten Aydın, “Bu bağlamda atılan bu adımların yanı sıra enflasyonla mücadele noktasında özellikle dar gelirli kazancı olan kesime yönelik alım gücünü artıracak plan ve programların yapılması aşikardır. Dün olduğu gibi bugün de bu konuya ilişkin yakın bir zamanda gerekli adımların atılacağına inanıyor ve bu konuda atılacak adımları da her daim destekleyeceğimizi özellikle belirtmek istiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
Dünya
İlginizi Çekebilir
BANKA HABERLERİ
KGF Akbank Mobil’de
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi
Yayınlanma:
3 gün önce|
20/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.
İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.
Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.
Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.
KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm
Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.
Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.
İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.
Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi.
KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.
Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.
BANKA HABERLERİ
Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin
Yayınlanma:
4 gün önce|
19/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
- Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
- Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
- Basel kriterleri,
- AML/KYC,
- FATF,
- ESG,
- Dijital bankacılık,
- Yapay zeka,
- Siber güvenlik,
- SWIFT,
- uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
- dış ticaret finansmanı,
- proje finansmanı,
- yatırım bankacılığı,
- sendikasyon kredileri,
- ihracat finansmanı,
- fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
- Ziraat Bankası
- Halkbank
- VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
- 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
- Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
- Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
- Eski milletvekilleri
- Eski bakanlar
Yerel yönetimler
- Büyükşehir belediye başkanları
- İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
- Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
- ihracatı finanse eden,
- yatırımları organize eden,
- dış finansmanı sağlayan,
- uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
- sendikasyon kredileri,
- Eurobond işlemleri,
- IFC,
- EBRD,
- Dünya Bankası,
- Asya Altyapı Yatırım Bankası,
- uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
- hızlı vize,
- uzun süreli çok girişli vizeler,
- fast-track uygulamaları,
- güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
- yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
- Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
- yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
- ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
- en az 15 yıl kıdeme sahip,
- BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
- uluslararası işlemlerde görev yapan,
- belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
BANKA HABERLERİ
Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir
Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?
Yayınlanma:
5 gün önce|
18/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde
Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.
Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.
Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.
Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.
Bankaya Başvurmak İlk Adım
Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.
İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.
Bu işlem bankacılık sektöründe;
- Chargeback
- Ters İbraz
- Harcama İtirazı
- Dispute
olarak adlandırılır.
Chargeback Nedir?
Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.
Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.
Aynı zamanda;
- hizmet verilmemesi
- eksik hizmet
- iptal edilen organizasyon
- kapanan okul
- hiç başlamayan eğitim
gibi durumlarda da kullanılabilir.
Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir
Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.
Bu nedenle;
- yurtdışı dil okulu
- üniversite
- yaz okulu
- eğitim danışmanlığı
- sertifika programı
gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.
Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?
En sık karşılaşılan örnekler şunlar:
1- Okul hiç açılmadı
Ödeme yapıldı.
Ancak okul faaliyet göstermedi.
2- Eğitim başlamadı
Kayıt yapıldı.
Ancak eğitim verilmedi.
3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı
Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.
4- Okul iflas etti
Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.
5- Danışman firma ortadan kayboldu
Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.
6- Eğitim çevrimiçine çevrildi
Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.
7- Eğitim iptal edildi
Program hiç başlamadı.
Banka Süreci Nasıl İşliyor?
Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.
1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.
Belgelerini sunuyor.
↓
2. Banka inceleme yapıyor.
↓
3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.
↓
4. İşlem iş yerine iletiliyor.
↓
5. İş yeri savunma yapıyor.
↓
6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.
Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?
Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.
Örneğin;
- ödeme dekontu
- kredi kartı ekstresi
- okul sözleşmesi
- kayıt belgesi
- kabul mektubu
- e-postalar
- okulun iptal yazısı
- vize reddi
- hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
- danışman firma yazışmaları
- ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar
başvuru dosyasına eklenebilir.
Süre Sınırı Var mı?
Evet.
Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.
Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.
Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.
Gecikme, hak kaybına yol açabilir.
Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?
Her ret kararı kesin değildir.
Tüketici;
- ek belge sunabilir,
- yeniden değerlendirme talep edebilir,
- tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
- gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.
Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?
Hayır.
Burada önemli fark oluşuyor.
Kredi kartı
Chargeback uygulanabilir.
Havale
Chargeback mekanizması yoktur.
Bu durumda;
- sözleşme hükümleri,
- hukuk davaları,
- icra yolları
ön plana çıkmaktadır.
Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.
Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk
Son yıllarda;
- artan döviz kuru,
- bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
- vize süreçlerinin uzaması,
- öğrenci sayılarındaki dalgalanma
nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.
Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.
Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bankalar Açısından Risk
Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.
İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.
Dolayısıyla;
- belge incelemeleri
- uluslararası kart kuralları
- zaman yönetimi
- hukuki değerlendirmeler
önem kazanıyor.
Eğitim Kurumları Açısından Sonuç
Chargeback oranı yükselen kurumlar;
- daha yüksek komisyon ödeyebilir,
- riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
- ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
- kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.
Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
- Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
- Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
- Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
- Tüm yazışmaları saklayın.
- Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
- Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.
Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme
Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.
Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.
Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.
Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.
Özet
Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.039)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.603)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (579)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.978)
- GÜNCEL (4.522)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.722)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.466)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (57)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Tesla'nın kârı ikinci çeyrekte beklentilerin altında kaldı 22/07/2026
- Amazon, yapay zeka biriminde işten çıkarmaya gitti 22/07/2026
- Erakçi: ABD saldırısına destek verenler meşru hedef olacak 22/07/2026
- Güney Kore'den Hürmüz iddialarına yalanlama 22/07/2026
- "İran'ın petrol satamadığı bölgede kimse petrol satamaz" 22/07/2026
- AB'den Paramount-Warner Bros. anlaşmasına şartlı onay 22/07/2026
- Musk, yapay zekayla "The Odyssey" çekeceğini duyurdu 22/07/2026
- Çin ve ASEAN'dan enerji işbirliğini güçlendirme kararı 22/07/2026
- Reel kesimin döviz açığı Mayıs'ta 204,4 milyar dolar oldu 22/07/2026
- İç talep göstergesi Temmuz'da sert gerilemeye işaret etti 22/07/2026
SON YAZILAR
- Altın ve Gümüş: Nerede kalmıştık? 22/07/2026
- Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında 21/07/2026
- Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek 21/07/2026
- İSO, “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı 21/07/2026
- Ekonomide “Ruj Etkisi” Nedir? 20/07/2026
- KGF Akbank Mobil’de 20/07/2026
- HANGİ SEKTÖRLERE YATIRIM YAPMALI, HANGİLERİNE YAPMAMALI ? 20/07/2026
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
