GÜNDEM
Amerikan vakfından medya kuruluşlarına dolar yağmış
Yayınlanma:
5 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
Türkiye’de kritik kuruluşların ABD merkezli vakıf olan Chrest Foundation’dan yüz binlerce dolarlık hibe aldığı ortaya çıktı. Bu kuruluşların başında gazeteci Ruşen Çakır’ın kurduğu Medyascope adlı haber sitesinin olması dikkat çekti.
Vakfın kendi internet sitesinden açıkladığı listede Türkiye’den birçok kuruluş var. On binlerce dolarlık destek alan kurumlar arasında Anadolu Kültür Derneği, Hrant Dink Vakfı, Filmmor Kadın Kooperatifi, 140Journos, Mezopotamya Vakfı, IKSV, Serbestiyet, Hafıza Merkezi, Sivil Sayfalar, Sabancı Üniversitesi, Bağımsız Gazetecilik Platformu P24, Mekanda Adalet Derneği, Mor Çatı Kadın Derneği, Ekonomi ve Dış Politikalar Merkezi (EDAM) ile TESEV, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV), Yurttaşlık Derneği ve Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (DİSA) bulunuyor.
Bu kuruluşlardan alınan destek miktarları şöyle:
Medyascope: $476,720
Serbestiyet: $ 49,995
140Journos: $60,000
P24: $124,015
Destek alan kuruluşlar arasında en dikkat çekeni ise halen yayın hayatını aktif bir şekilde sürdüren gazeteci Ruşen Çakır’ın kurucusu olduğu Medyascope oldu. Yayın hayatına 2015 yılında başlayan kurum, derneğin açıkladığı kayıtlara göre Chrest Foundation’dan bir yıl sonra destek almaya başlıyor.
Medyascope’un 2016’dan 2020 yılına kadar aldığı toplam destek 476 bin 720 dolar olurken, bu rakamın güncel kur ile 4 milyon lirayı aştığı anlaşıldı.
Dernek tarafından tanımlanan “Desteğin” amacı ise partizan olmayan ana akım medya çalışmaları olarak belirtildi.
NEDİR BU CHREST FOUNDATİON
Medyascope başta olmak üzere Türkiye’deki kuruluş ve derneklere binlerce dolarlık “hibe” desteği veren söz konusu dernek, Amerika Birleşik Devletleri Irving, Texas’da kurulmuş bir vakıf olmasıyla tanınıyor.
Chrest Vakfı, 1999 yılında gazeteci ve yazar Jeff Jensen ve Lou Anne King Jensen tarafından Teksas, Amerika’da kuruldu. Bağışçılık geleneği olan ailelerden gelen Jeff ve Lou Anne Jensen; ABD’de dezavantajlı çocuklar, diyabet araştırmaları ve sosyal girişimler gibi alanlara yönelik mali desteklerine 2001 yılında uluslararası bir boyut katarak Türkiye’deki STK’lara mali ve teknik destek vermeye başladı.
Türkiye ile ailece yaptıkları bir seyahat ve Mısır’da katıldığı bir uluslararası toplantı sonucunda tanışan Chrest Vakfı kurucusu ve başkanı Lou Anne King Jensen, vakfın mali desteklerini Türkiye’ye yönlendirme kararını şöyle açıklamaktadır:
“Vakfımızın kaynakları sınırlı olduğundan, var olan kaynakları birden çok ülkeye dağıtmak yerine tek ülke üzerinde yoğunlaşmanın daha etkili sonuçlar yaratacağını düşündük. Desteklerimizi tek bir ülkeye yönlendirerek ülkenin dinamiklerini daha iyi anlayabileceğimize, o ülkede yaşayanlarla daha yakın ilişkiler kuracağımıza ve toplum tarafından belirlenen sosyal hedeflere ulaşılmasına daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.”
Yapılan açıklamaya göre Chrest Vakfı Yönetim Kurulu, hibe almaya hak kazanan projeleri, proje bölgelerini yakından tanıyan Türk danışmanlarının desteği ile belirliyor. Hibe alan kuruluşların çalışmaları ve projelerin etkisi ise faaliyet raporları ve finansal raporlarla takip ediliyor. İzleme ve değerlendirme için kullanılan bir diğer yöntem ise, vakıf yetkililerinin yaptığı saha ziyaretleri olarak belirtiliyor.
Vakıf tüm bu süreçlerin ardından hibe desteğine karar veriyor.
OdaTV
İlginizi Çekebilir
GÜNCEL
MASAK Kiralık Hesapların Peşinde: Bankalar Artık Gerçek Kullanıcıyı da İzleyecek
MASAK’tan “Kiralık Hesap” Alarmı: Bankalar ve Finans Kuruluşlarına Yeni Sorumluluklar…
Yayınlanma:
1 saat önce|
03/11/2026Yazan:
BankaVitrini
MASAK, kiralık hesapların yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanılmasına karşı yeni rehber yayımladı. Bankalar, ödeme ve elektronik para kuruluşları başta olmak üzere çok sayıda finansal kuruluş için sektörel risk göstergeleri belirlendi. Yeni rehber, yalnızca şüpheli işlemlerin bildirilmesini değil, suçta kullanılabilecek hesapların önceden tespit edilmesini de hedefliyor.
Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK), finansal sistem üzerinden gerçekleştirilen suç faaliyetleriyle mücadele kapsamında 12 Ekim 2026 tarihinde **“Kiralık Hesaplarla Mücadele Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi”**ni yayımladı.
Son yıllarda özellikle yasa dışı bahis, internet dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanılan kiralık banka hesapları, finansal sistem açısından önemli risk alanlarından biri haline geldi. MASAK’ın yayımladığı yeni rehber, bu hesapların nasıl temin edildiğini, kimler tarafından yönetildiğini ve hangi yöntemlerle suç faaliyetlerinde kullanıldığını ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.
Kiralık hesaplar hangi suçlarda kullanılıyor?
Rehberde, gerçek ve tüzel kişilere ait banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılmasıyla ortaya çıkan riskler kapsamlı şekilde ele alınıyor.
Özellikle aşağıdaki suç ve faaliyetlerde kiralık hesapların kullanımına dikkat çekiliyor:
-
Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri,
-
İnternet ve finansal dolandırıcılık,
-
Suç gelirlerinin aklanması,
-
Uyuşturucu suçları,
-
Terörizmin finansmanı,
-
Hedeflenen finansal yaptırımların aşılması,
-
Hawala ve kayıt dışı para transferleri,
-
Yasa dışı ödeme ve tahsilat organizasyonları.
Rehberde ayrıca paravan şirketlerin, üçüncü kişiler adına açılan hesapların ve yasa dışı ödeme altyapılarının suç gelirlerinin transferinde nasıl kullanılabildiği açıklanıyor.
Bankalar ve finans kuruluşları daha dikkatli olmak zorunda
MASAK’ın rehberi, yalnızca bankaları değil, finansal sistemde işlem gerçekleştiren geniş bir yükümlü grubunu ilgilendiriyor.
Rehberde sektörel risk göstergeleri belirlenen başlıca kuruluş ve meslek grupları şöyle sıralanıyor:
|
Yükümlü grubu |
Öne çıkan risk alanı |
|---|---|
| Bankalar | Hesapların üçüncü kişilerce kullanılması |
| Ödeme ve elektronik para kuruluşları | Şüpheli para transferleri ve tahsilat ağları |
| Kripto varlık hizmet sağlayıcıları | Suç gelirlerinin kripto varlıklara aktarılması |
| Yetkili müesseseler | Kayıt dışı para hareketleri |
| Kuyumcular ve kıymetli maden sektörü | Suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması |
| Sermaye piyasası aracı kurumları | Şüpheli yatırım ve para hareketleri |
| SMMM ve YMM’ler | Paravan şirket ve finansal işlem riskleri |
| Noterler ve avukatlar | İşlemlerin tarafları ve gerçek faydalanıcılarının değerlendirilmesi |
Bu çerçevede yükümlülerden, şüpheli işlem bildirimi yapmadan önce gerekli inceleme ve değerlendirmeleri gerçekleştirmeleri bekleniyor.
MASAK’tan önemli mesaj: Sadece işlem değil, hesap da izlenecek
Rehberin en dikkat çekici yönlerinden biri, mücadelede yalnızca gerçekleşmiş şüpheli işlemlerin tespit edilmesine odaklanılmaması.
MASAK, hesapların fiilî kontrolünün kimde olduğu, hesap sahibinin işlem üzerindeki gerçek iradesi ve hesapların hangi amaçla kullanıldığı gibi unsurların değerlendirilmesini ön plana çıkarıyor.
Bu yaklaşım, bankaların müşteri tanıma (KYC), müşteri durum tespiti ve işlem izleme sistemlerinin önemini artırıyor.
Örneğin bir kişinin hesabına düzenli olarak farklı kişilerden para gelmesi, hesaptaki paranın kısa süre içerisinde başka hesaplara aktarılması veya hesap sahibinin işlem hacmiyle ekonomik ve mesleki profilinin örtüşmemesi, daha yakından incelenmesi gereken risk göstergeleri arasında değerlendirilebilir.
Burada önemli olan, tek bir göstergenin otomatik olarak suç şüphesi oluşturması değil, işlemlerin bütünlük içinde ve risk temelli değerlendirilmesidir.
Finans kuruluşları için erken uyarı ve önleyici kontrol dönemi
Rehberin ortaya koyduğu yaklaşım, finansal kuruluşların kontrol mekanizmalarında önemli bir anlayış değişikliğine işaret ediyor.
Artık yalnızca para transferi gerçekleştikten sonra şüpheli işlem bildirimi yapılması yeterli bir mücadele yöntemi olarak görülmüyor. Hesapların suç faaliyetlerinde kullanılmasına imkân sağlayan risklerin daha erken aşamada belirlenmesi hedefleniyor.
Bu kapsamda özellikle;
-
Hesap sahibinin gerçek işlem davranışlarının izlenmesi,
-
Hesapların fiilî kullanıcılarının değerlendirilmesi,
-
Gerçek faydalanıcının belirlenmesi,
-
İşlem hacmi ile müşteri profilinin karşılaştırılması,
-
Olağan dışı para giriş ve çıkışlarının analiz edilmesi,
-
Şüpheli işlem bildirimlerinin yeterli bilgi ve analizle desteklenmesi
önem kazanıyor.
Bankalar açısından operasyonel ve hukuki riskler
Kiralık hesaplarla mücadele yalnızca MASAK mevzuatına uyum meselesi değil, aynı zamanda bankaların operasyonel risk, itibar riski ve iç kontrol süreçlerini doğrudan ilgilendiren bir konu.
Özellikle hesap sahibinin bilgisi dışında veya üçüncü kişilerin yönlendirmesiyle yürütülen işlemlerin tespit edilmesi, finansal kuruluşların işlem izleme altyapılarının etkinliğini daha önemli hale getiriyor.
Diğer taraftan, şüpheli işlem bildirimlerinde nicelikten çok niteliğin öne çıkarılması, bankaların uyum birimleri üzerindeki analitik inceleme ve değerlendirme sorumluluğunu da artırıyor.
KUTU BİLGİ | Kiralık hesap nedir?
Kiralık hesap, bir kişinin kendi adına açılmış banka veya finansal kuruluş hesabını belirli bir ücret, komisyon ya da başka bir menfaat karşılığında üçüncü kişilerin kullanımına bırakmasıdır.
Bu hesaplar üzerinden yasa dışı bahis gelirleri, dolandırıcılık paraları ve diğer suç gelirleri transfer edilebilir. Hesap yasal olarak bir kişinin adına kayıtlı olsa da işlemleri fiilen başka kişiler yönetebilir.
En büyük risk: Hesap sahibi, kendi adına gerçekleşen işlemler nedeniyle hukuki ve cezai soruşturmalarla karşı karşıya kalabilir. Hesabını bilerek suç faaliyetlerinde kullandıran kişiler açısından ayrıca cezai sorumluluk doğabilir.
Finansal sistemde hesabın sahibi kadar gerçek kullanıcısı da önemli
MASAK’ın 12 Ekim 2026 tarihli rehberi, Türkiye’de finansal suçlarla mücadelede önleyici denetim anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım.
Özellikle yasa dışı bahis ve internet dolandırıcılığı organizasyonlarının çok sayıda gerçek kişi hesabını kullanarak oluşturduğu para transfer ağları, finansal sistemin güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Yeni yaklaşımda bankaların ve diğer yükümlülerin yalnızca hesabın kimin adına açıldığına değil, hesabı gerçekte kimin yönettiğine, paranın nereden geldiğine ve nereye aktarıldığına da odaklanması gerekiyor.
Finansal sistemde artık sadece hesabın yasal sahibi değil, hesabın gerçek kullanıcısı ve ekonomik faydalanıcısı da denetimin merkezinde olacak.
Kaynak: MASAK – Kiralık Hesaplarla Mücadele Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi, 12 Ekim 2026.
GÜNCEL
İran’da barış arayışı sürüyor, piyasalarda seçim tedirginliği…
Yayınlanma:
2 saat önce|
03/11/2026Yazan:
BankaVitrini
Jeopolitik cepheden gelen iyimser haberlerle dün küresel mali piyasalar günün büyük bölümünü yükselişle tamamladı. İran dinî lideri Hamaney’in hükûmete barış görüşmeleri için yetki vermesi sabah saatlerinde var olan iyimserliği pekiştirirken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün vadeli fiyatı günü %11 civarında düşüşle 104 dolar seviyesinde tamamladı. Petrolün gerilemesiyle risk iştahının iyileştiğini görsek de, sürecin netameli geçeceğinin anlaşılmasıyla gece geç saatlerde elde edilen kazanımların bir kısmının geri verildiğine de şahit olduk.
ABD’de bugün yapılacak ara seçimler öncesinde Wall Street geceyi karmaşık bir şekilde tamamladı. Dow Jones yükselirken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi %0,5 gerilerken, Apple’ın bilanço sonrası tatil dönemine ilişkin kâr marjı beklentilerinin hayal kırıklığı yaratmasıyla hisseleri kapanış sonrası işlemlerde geriledi. Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %1 gerilerken, bu sabah Asya borsalarında da satış baskısının arttığını görüyoruz. Güney Kore borsası KOSPI %4’e varan kayıplar yaşarken, Tayvan borsasında kayıplar ise %3’ü aştı.
ABD’de başkanlık seçimleri dört yılda bir yapılırken, bu sürenin tam ortasında Kongre’nin yenilenmesi için yeniden sandığa gidiliyor. Bu nedenle “ara seçim” olarak adlandırılan seçimlerde başkan değişmiyor ancak Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı ve Senato’nun yaklaşık üçte biri yeniden seçiliyor. Sonuçlar, Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında izleyeceği politikalar açısından büyük önem taşıyor. Anketler Demokratların Temsilciler Meclisi’ni kazanacağına işaret ederken, Senato yarışı belirsizliğini koruyor. Buna karşılık tahmin piyasalarında Demokratların Senato’yu da kazanma olasılığı %75 civarında fiyatlanıyor. Demokratların her iki kanatta da çoğunluğu ele geçirmesiyle ortaya çıkabilecek “Mavi Dalga”, Trump’ın yeni vergi indirimlerini ve harcama planlarını hayata geçirmesini zorlaştırırken, özellikle teknoloji şirketleri ve yapay zekâ veri merkezleri üzerindeki denetimleri artırabilir. Ancak yarışın başa baş geçtiği bazı eyaletlerde oy sayımının uzayabileceğini, dolayısıyla kesin sonuçların hemen netleşmeyebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Emtia cephesinde ise İran ile yürütülen barış görüşmelerinin yarattığı iyimserlikle dün sert bir şekilde gerileyen Brent petrol, bu sabah 105 dolar civarında dengelenmeye çalışıyor. Ancak ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait Keşm Adası’nı vurduğuna yönelik haberler -tam da barış görüşmeleri devam ederken- jeopolitik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,91, dolar endeksi 101,8 seviyesinde işlem görürken, geçen haftaki Binance saldırısının ardından kripto para piyasalarındaki dalgalanma sürüyor. Bitcoin 77 bin dolar civarında tutunmaya çalışırken, Binance’den net para çıkışlarının 4,7 milyar doları aştığını okuyoruz.
İran ile ABD arasında sekiz aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler, henüz somut bir anlaşma sağlanamadan tamamlandı. Ancak taraflar arasında temasların devam ettiğini de not edelim. İran, daha önce sunduğu yedi maddelik barış planını sadeleştirerek iki gün içinde uygulanabilecek bir hâle getirdiğini açıklarken, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırmasını, petrol satışlarına izin vermesini ve yaptırımları hafifletmesini talep ediyor. Buna karşılık Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gündemde. Trump, İran’ın anlaşma yapmak istediğini ve bunun mümkün olduğunu söylese de Tahran’daki kaynaklar, yeni bir ABD saldırısını anlaşmadan daha olası gördüğünün de altını çizmemiz gerekiyor.
Dün güne tepki alımları ile başlayan kıymetli metaller, Hamaney’in hükûmete barış görüşmeleri için yetki vermesi ardından kazanımlarını günün ikinci yarısında artırırken, bir tarafta Keşm Adası’nın vurulduğuna yönelik haberler, diğer tarafta ise bugün düzenlenecek ara seçimler öncesinde yeniden satış baskısının tırmandığını görüyoruz. Haftayı 49 dolar seviyesinin diplerinde tamamlayan gümüşün ons fiyatı dün gün içerisinde 51,25 dolar seviyesini test etse de, bu sabah yeniden 49,60 dolar seviyelerine geriledi. Benzer bir şekilde altının ons fiyatı da dün 3,970 dolar seviyelerine varan bir yükseliş kaydetmesi ardından bu sabah 3,925 dolar seviyelerine geri çekildi. Fiyat hareketlerinin hızını ve gücünü ölçen RSI göstergesinin aşırı satım bölgesine gelmesi gözlerin gümüş üzerine çevrilmesine neden olsa da, aşırı satım bölgesine girilmesinin fiyatın daha da gerilemeyeceği anlamına gelmediğini dün peşinen belirtmiştik. Sağlıklı bir alımdan söz edebilmek adına, bizim için önemli bir seviye olan 55 doların üzerinde temiz bir gecelik kapanış bekleyeceğiz. Gümüşte daha da aşağıda 48,50 dolar seviyelerini, altında ise 3,750 dolar seviyelerini takip edeceğiz.
Dün günün büyük bölümünde etkili olan iyimser havanın Türk mali piyasalarının da yüzünü güldürdüğünü gördük. Fon Krizi’nin gölgesinde yedi haftadır kesintisiz kan kaybeden BIST 100 endeksi dün günü %1,9 yükselişle tamamlarken, bankacılık hisselerinde alımların daha da belirginleştiğini ve XBANK endeksinin %4,2 değer kazandığını gördük. Dipnot olarak, TCMB’nin haftalık verilerine göre, yabancı yatırımcıların hisse senetlerinden çıkışının üst üste dördüncü haftaya ulaştığını da belirtmek isteriz. Türkiye piyasalarında son haftalarda hâkim olan sert havanın bir nebze olsun yumuşadığını görsek de, ülkenin risk algısını yansıtan beş yıl vadeli CDS primi 259 baz puan seviyesinde kalmaya devam etti. Yılbaşında %28,70 seviyesinde bulunan on yıllık gösterge tahvil faizi %35,60’a kadar yükselirken, iki yıllık tahvilin bileşik faizi %39,70 civarında yatay seyrini korudu. USDTRY kuru ise yarın valörlü işlemlerde psikolojik 50,00 seviyesinin kıyısına kadar yükseldi.
Tatil nedeniyle perşembe günü yayımlanmayan TCMB’nin haftalık bülteni dün açıklandı. Analitik bilançonun da yardımıyla TCMB rezervlerindeki erimenin devam ettiğini görüyoruz. En güncel verilere göre, 30 Ekim valörlü işlemlerde net yabancı para pozisyonu 19,3 milyar dolara gerilerken, ekim ayı boyunca rezervlerde 15,3 milyar dolarlık azalma yaşandığını hesaplıyoruz. Elbette rezervlerin yarısından fazlasının altından oluştuğu düşünülürse, altın fiyatlarındaki düşüşün de değerleme etkisi üzerinden tabloyu olumsuz etkilediğini belirtmek gerekiyor. Altın fiyatlarının etkisinden arındırılmış hesaplamalarda ekim ayındaki rezerv kaybı 11,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Fon Krizi öncesinde, 26 Ağustos tarihinde net yabancı para pozisyonunun 54 milyar dolar olduğunu da hatırlatalım.
Yurt içi yerleşiklerin portföy tercihlerinde 23 Ekim ile sona eren haftada anlamlı bir değişim görmedik. Tüzel kişilerin döviz mevduatı 1 milyar dolar artarken, gerçek kişilerin döviz mevduatı 800 milyon dolar azaldı. TL’nin toplam mevduat içindeki payı ise %62 seviyesinde güçlü seyrini korudu. Bunun nedenini anlamak çok da zor değil. Yıllık %36 civarında seyreden TL mevduat faizi, stopaj sonrası aylık yaklaşık %2,5 net getiri sağlıyor. USDTRY kurunun aylık artışının %1,6 seviyesinde kaldığı düşünülürse, TL mevduatın dövize kıyasla daha cazip olmaya devam ettiğini görüyoruz.
Her ayın ilk iş günü İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan ve ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden biri olan imalat sanayi PMI endeksi, ekim ayında 47,3 seviyesine gerileyerek büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etti. Böylece imalat sanayisindeki daralma 31’inci ayına ulaşırken, zayıflığın bir önceki aya göre biraz daha belirginleştiğini görüyoruz. Alt sektörlere baktığımızda, takip edilen 10 sektör arasında yalnızca giyim ve deri ile gıda sektörlerinde büyüme kaydedilirken, diğer sektörlerde daralma devam etti. Bugün ise gözler TÜİK’in KKTC saatiyle 09.00’da (TSİ 10.00) açıklayacağı ekim ayı enflasyon verilerinde olacak. Piyasa beklentisi aylık TÜFE artışının %2,4 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde. Manşet enflasyon yüksek görünse de fiyat artışlarının genel eğilimindeki iyileşmenin korunması bekleniyor.
Emre Değirmencioğlu
BANKA HABERLERİ
TASFİYE FONLARI: Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek
Yayınlanma:
5 gün önce|
29/10/2026Yazan:
BankaVitrini
SPK’nın tasfiye kararı verdiği bazı yatırım fonlarının zararlarının geri alınması ve yatırımcılara ödeme yapılması için özel kanun çıkarıldı. 7596 sayılı Kanun ile fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin izlenmesi, sorumluların şahsi malvarlıklarından tahsilat yapılması ve yatırımcılara ara ödeme imkânı getirilmesi düzenlendi. Ara ödemelerde yatırımcı başına 1 milyon TL üst sınırı öngörülürken, ödemeler fonların mevcut kaynakları ve kanunda belirtilen şartlarla sınırlandırıldı.
Sermaye piyasalarında yatırımcıların korunması ve tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarındaki kayıpların geri kazanılması amacıyla hazırlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
22 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen Kanun, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve Kanun’un yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
Düzenleme; fon varlıklarının korunması, hukuka aykırı işlemlerle fon dışına çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zarardan sorumlu kişi ve kuruluşlardan tahsilat yapılması ve elde edilen kaynakların yatırımcılara dağıtılması için özel bir hukuki çerçeve oluşturuyor.
Kanun, diğer yatırım fonları için genel ve sürekli bir tasfiye rejimi getirmiyor.
Fon zararlarından kim sorumlu olacak?
Kanunun en dikkat çekici hükümlerinden biri, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerler nedeniyle doğan zararların kimlerden tahsil edileceğini açıkça düzenlemesi.
Karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle fon kaynaklarının ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere ya da bunların kontrolündeki kişi ve kuruluşlara aktarılması; gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemler kapsamında değerlendirilebilecek.
Bu işlemlerle fonun zarara uğratıldığının belirlenmesi hâlinde, öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.
Zararın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda ise SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilebilecek.
Yöneticilerin veya diğer sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olması da görev yaptıkları dönemde gerçekleştirdikleri işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.
TMSF tahsilat ve takip işlemlerini yürütecek
Kanun kapsamında SPK, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar tutarını, sorumlu kişileri ve sorumluluk miktarlarını belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.
TMSF, bildirimin ardından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek.
Bu çerçevede, fon zararlarının sorumluların malvarlıklarından geri kazanılması için özel tahsilat mekanizması oluşturuluyor. Kanun kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek
Düzenlemenin yatırımcılar açısından en önemli başlıklarından biri de ara ödeme mekanizması.
Fon varlıklarının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir tutarın, yatırımcıların ilgili hesaplamaya göre hak kazandıkları toplam tutarı karşılamaya yetmemesi durumunda, SPK’nın belirleyeceği fonlarda ara ödeme yapılabilecek.
Kanuna göre:
- Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara, hesaplanan net yatırım tutarını aşmamak kaydıyla ara ödeme yapılabilecek.
- Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ara ödeme üst sınırı 1 milyon TL olacak.
- Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu değerini aşamayacak.
- Dağıtılabilir kaynakların yetersiz olması hâlinde SPK, ödeme sıralamasını ve asgari ara ödeme tutarını belirleyebilecek.
Ara ödeme sırasında yatırımcının katılma payları iade edilmiş sayılmayacak. Katılma payları, nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.
Önemli ayrıntı: Kanunda belirtilen 1 milyon TL, her yatırımcıya koşulsuz ve kesin olarak ödenecek bir tutar değil, ara ödeme için öngörülen üst sınırdır. Gerçek ödeme; fonun kaynaklarına, yatırımcının hesaplanan hak sahipliğine ve SPK’nın belirleyeceği uygulama esaslarına bağlı olacak.
Yatırımcıların net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak?
Kanun, fon malvarlığının yatırımcıların hesaplanan haklarını karşılamaya yetmemesi hâlinde kullanılacak net yatırım tutarı hesaplamasını da düzenliyor.
Bu hesaplamada yatırımcının fona fiilen yaptığı nakit girişleri ve fondan aldığı nakit çıkışları esas alınacak. Giriş ve çıkış tutarlarına, tasfiye tarihine kadar açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden, kıstelyevm yöntemiyle endeksleme uygulanacak.
Nakit çıkışları ise ilk giren ilk çıkar (FIFO) esasına göre dikkate alınacak.
Hesaplama, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından gerçekleştirilecek.
Bu yöntem, yatırımcının fonla gerçekleştirdiği nakit hareketlerinin ortak bir hesaplama çerçevesinde değerlendirilmesini amaçlıyor. Ancak endekslemeye dayalı hesaplama, yatırımcının bütün parasını mutlaka geri alacağı anlamına gelmiyor; ödeme, mevcut dağıtılabilir kaynaklar ve kanundaki sınırlamalar çerçevesinde yapılacak.
Fonlardan kazanç sağlayanlara gönüllü iade çağrısı
Kanun, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin elde ettikleri kazançlar için de bir düzenleme içeriyor.
Yatırımcının elde ettiği getirinin, ilgili dönemde TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla hesaplanacak tutarı aşan kısmı, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.
Benzer şekilde, SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 ve 107’nci maddeleri kapsamında değerlendirilen işlemlere konu paylardan kazanç elde eden kişiler de kanunda belirtilen koşullarla, enflasyon endekslemesi sonrasında kalan getiri kısmını genel hisse iade hesabına gönüllü olarak aktarabilecek.
Bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin hesaplama yöntemleri ve diğer usuller SPK tarafından belirlenecek.
Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek
Kanun, fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerlerinin geri kazanılması için de özel hükümler getiriyor.
Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında el konulan ve hukuken doğrudan ilgili fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, gerekli kararlar doğrultusunda fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Doğrudan fona devredilemeyen malvarlıkları bakımından ise TMSF kayyım olarak atanabilecek. Bu durumda TMSF, ilgili malvarlıklarını dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Elde edilen tutarlar her fon için ayrı ayrı izlenecek.
Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmeden ilgili fona aktarılması öngörülüyor. Fon tasfiyesi tamamlanmışsa tutarlar geri kazanım hesabına aktarılacak.
Geri kazanım hesapları TMSF bünyesinde tutulacak
Kanunla oluşturulan geri kazanım hesapları, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve her fon için ayrı alt hesaplarda izlenecek.
Bu hesaplarda biriken kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.
Zorunlu giderler düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak.
Yatırımcılara yapılacak dağıtımda katılma payı sahipliği oranı esas alınacak. İşlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak belirlenen asgari ödeme tutarının altında kalan ödemeler ise yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenecek.
Bazı kişi ve kurumlara ödeme yapılmayacak
Kanun, yatırımcıların korunmasının yanında belirli fiillerle bağlantılı kişi ve kurumların tasfiye gelirlerinden yararlanmasını da engelliyor.
SPK tarafından 6362 sayılı Kanun’un 104, 106 veya 107’nci maddelerinde düzenlenen fiilleri ilgili fonlarla birlikte işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Bu hüküm, tasfiye gelirlerinin dağıtımında sorumluluk ve hukuka uygunluk ölçütlerinin dikkate alınmasını amaçlıyor.
Gözler SPK’nın uygulama esaslarında
7596 sayılı Kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.
Düzenlemenin uygulamada nasıl sonuç vereceği; SPK’nın fon bazında yapacağı belirlemelere, MKK kayıtlarının mutabakatına, tasfiye edilecek varlıkların değerine, sorumluların malvarlıklarından tahsil edilebilecek tutarlara ve geri kazanım hesaplarında birikecek kaynaklara bağlı olacak.
Özellikle ara ödeme yapılacak fonların belirlenmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin tespiti, net yatırım tutarlarının hesaplanması ve sorumlulardan tahsilat süreçleri önem taşıyor.
Kanun, yatırımcıların kayıplarının geri kazanılması için yeni bir hukuki mekanizma oluşturuyor. Ancak yatırımcıların ne kadar ödeme alabileceği, ara ödemelerin ne zaman yapılacağı ve toplam zararın ne ölçüde karşılanabileceği, uygulama kararları ve fiilen geri kazanılabilecek kaynaklar netleştikçe ortaya çıkacak.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.054)
- BANKA ANALİZLERİ (152)
- BANKA HABERLERİ (3.656)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (604)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.987)
- GÜNCEL (4.652)
- GÜNDEM (3.594)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (147)
- ŞİRKETLER (2.750)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (582)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.500)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (841)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (120)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (62)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (95)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (20)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Trump'tan ara seçimler öncesi seçmenlere "sandığa gidin" çağrısı 02/11/2026
- Fon soruşturmasında Korkmaz Enes Ergun'a tutuklama talebi 02/11/2026
- ABD Hazinesi borçlanma tahminini 618 milyar dolara düşürdü 02/11/2026
- Resmi Gazete'de bugün (03.11.2026) 02/11/2026
- Bakan Kacır: İmalat sanayisine 250 milyar liralık kredi imkânı sağlıyoruz 02/11/2026
- Trump: İran'la savaşı yeniden başlatma konusunda acelem yok 02/11/2026
- Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu hayatını kaybetti 02/11/2026
- ABD'nin LNG ihracatı Ekim'de rekor seviyelere yaklaştı 02/11/2026
- AB'den İngiltere'nin yeniden üyeliğine esneklik sinyali 02/11/2026
- Meta, tahvil ihracıyla en az 20 milyar dolar toplamayı hedefliyor 02/11/2026
SON YAZILAR
- MASAK Kiralık Hesapların Peşinde: Bankalar Artık Gerçek Kullanıcıyı da İzleyecek 03/11/2026
- Payten ve Enpara Bank’tan iş birliği 03/11/2026
- İran’da barış arayışı sürüyor, piyasalarda seçim tedirginliği… 03/11/2026
- SPK’dan 2 yıl işlem yasağı alan Tayfun Bayazıt, Sabancı Holding’den istifa etti 31/10/2026
- Vakıf Faktoring A.Ş.’den İstikrarlı Büyüme 30/10/2026
- TASFİYE FONLARI: Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek 29/10/2026
- Garanti BBVA’nın 9 aylık net kârı 97,2 milyar liraya ulaştı 29/10/2026
- Enpara Bank: 9 Aylık Net Kârı 6,3 Milyar TL 28/10/2026
- TASFİYE EDİLEN FONLARDA YATIRIMCI ALACAĞI NASIL HESAPLANACAK? 27/10/2026
- TEB 2026 Üçüncü Çeyrek Mali Verileri Açıklandı 26/10/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL4 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ6 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini5 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
