Başkan Joe Biden’ın New York Güney Bölgesi Başsavcılığı’na atadığı Damian Williams’ın görevi Senato’da yapılan oturumda onaylandı. Senato, New York Doğu Bölgesi Başsavcılığı’na atanan Breon Peace’in görevini de onayladı. New York Güney Bölgesi Başsavcılığı görevine atanacak Williams’ın sermaye piyasalarındaki yolsuzluklar ve dolandırıcılık soruşturmalarında uzman olduğu belirtiliyor.
VOA’da yer alan habere göre; Williams, aralarında Rıza Sarraf ve Halkbank davası soruşturmalarının yürütüldüğü New York Güney Bölgesi Başsavcılığı’na atanan ilk siyah Amerikalı oldu. New York Doğu Bölgesi Başsavcılığı’na atanan Peace’in de siyah olması New York’ta ilklerin gerçekleşmesi olarak yorumlandı.
“Sarraf davasında soruşturmalar hız kazanacak”
Uzun bir süre sonra Sarraf davası soruşturmasının sürdüğü bölgeye asaleten yeni bir başsavcının atanmasını değerlendiren New York Barosu Avukatı Cahit Akbulut, Senato’nun onayıyla görevine başlayacak yeni başsavcıyla birlikte Sarraf davası ve yürütülen soruşturmanın hızlanacağını öngördüğünü söyledi.
Akbulut, VOA Türkçe’ye yaptığı açıklamada, çok uzun yıllar geçmesine rağmen hakkındaki tüm suçlamaları kabul eden Sarraf hakkında verilecek hapis cezasıyla ilgili karar duruşmasının yapılmadığını, ayrıca 50’den fazla gizli dosyanın bulunduğu davada gizli dosyaların zamanla açılıp, soruşturmanın hız kazanacağını ifade etti.
Akbulut, Halkbank davasındaysa temyiz mahkemesinden henüz bir karar çıkmamasını da “hukuk değil siyaset davaya hakim oldu” diye değerlendirdi. Akbulut, savcılıkla Halkbank arasında bir pazarlık ve uzlaşma sürecinin yürütülmekte olabileceğine de dikkat çekti.
“Sarraf davası ve soruşturma sürecini çok iyi biliyor”
Akbulut, “New York Güney Bölgesi’ne atanan yeni Başsavcı Damian Williams, Senato’nun onayıyla birlikte görevine başlayacak. Uzun yıllar sonra ABD’nin en önemli başsavcılık bölgesinde vekaleten değil, asaleten göreve getirilmiş, Senato tarafından onaylanmış bir başsavcı çalışacak. Bu başsavcılık bölgesi aralarında Sarraf davası ve bu davada sanık olarak yargılanan Halkbank davasının da yürütüldüğü, eski Başkan Donald Trump’la ilgili dava ve soruşturmaların yürütüldüğü çok önemli bir bölge. Willams uzun yıllar Sarraf davası soruşturmasını başlatan Preet Bharara’nın yardımcılığını yapmış, bu dosya ve soruşturma sürecine oldukça hakim bir kişi, göreve başlamasıyla birlikte soruşturma süreci hızlanacak. Türkiye’nin merakla izlediği dava ve yürütülen soruşturma sürecinde yeni gelişmeler olacaktır” dedi.
Avukat Akbulut, Halkbank davasında pazarlıkların sürdüğü görüşünde olduğunu belirterek,” Bildiğiniz gibi Sarraf davasında sanık olarak yargılanan Halkbank’ın temyiz için başvurduğu üst mahkemeden henüz bir karar çıkmadı. Daha önce hızlı bir şekilde kararlarını açıklayacaklarını belirten mahkeme heyeti henüz kararını açıklamadı. Son duruşma yaklaşık altı ay önce yapıldı. Hakimler bu duruşmada bir alt mahkemenin takvimine göre 3 Mayıs’ta başlayacak duruşmalar öncesi kararlarını açıklayacakları izlenimini verip, savcılığa duruşmalara hazır olup olmadığını sordular. Ancak hiç beklediğimiz gibi olmadı. Ara kararlarını açıklayıp, gerekçeli kararlarını sonra açıklayabilirlerdi ancak onu da yapmadılar. Hukuktan daha çok siyasetin hakim olduğu bir davaya dönüşmüş durumda. Savcılıkla Halkbank arasında pazarlıklar da yapılıyor olabilir. Halkbank, ceza yerine uzlaşma yolunu seçmiş olabilir. Ben yeni başsavcının göreve başlamasıyla birlikte bu dava sürecinde ilerlemeler olacağı görüşündeyim. Benim görüşüm Halkbank davasının bir uzlaşmayla sonlanacağı yönünde” diye konuştu.
Rıza Sarraf davasında görev yapacak 6’ncı başsavcı
Williams, Sarraf davasını yürütecek 6’ıncı başsavcı olacak. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın seçildikten sonra birlikte çalışacağını açıkladığı Bharara’nın, 2009 yılından beri yürüttüğü başsavcılık görevine sürpriz bir şekilde 11 Mart 2017 tarihinde Adalet Bakanlığı tarafından son verildi. Bharara’nın yerine vekaleten yardımcısı Joon Kim getirildi. Eski ABD Başkanı Trump’ın atadığı yeni başsavcı Geoffrey Berman, 3 Ocak 2018 tarihinde görevi Joon Kim’den devraldı.
Trump, kendi atadığı Başsavcı Berman’ı, 22 Aralık 2020 tarihinde kovduğunu açıkladı. Berman’ın yerine geçici olarak Craig Carpenito getirildi. Trump yönetimi, daha sonra 2020 yılının Haziran ayından bu yana halen görevde olan Audrey Strauss’u vekaleten atadı.
Damian Williams kimdir?
Damian Williams, New York Güney Bölgesi Başsavcılığı’nda beyaz yaka suçlarını araştırmak için güvenlik güçleriyle birlikte çalışan bir savcı ekibini uzun seneler yönetti.
Williams, New York Güney Bölgesi Başsavcılığı’nda 2018 yılına kadar Başsavcı Yardımcısı olarak görev yaptı. Williams bu görev süresi boyunca New York Borsası’nda içeriden bilgi ticareti, finans suçları, menkul kıymet sahtekarlıkları ve rüşvet gibi davalarda aralarında çok sayıda siyasi ismin de bulunduğu kişilerin yargılanmasını sağladı.
41 yaşındaki Williams, Biden’ın yeni atadığı Adalet Bakanı Merrick Garland’ın temyiz hakimliği sırasında bir süre katibi olarak da görev yaptı. Savcı Williams, ayrıca son zamanlarda iki yüksek profilli kamu yolsuzluğu davasında önemli rol oynadı.
Brooklyn’de Jamaika’dan göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Williams, Harvard Üniversitesi ve Yale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü.
New York Güney Bölgesi Başsavcılığı neden önemli?
New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, ABD’nin en önemli başsavcılık bölgesi olarak nitelendiriliyor. Görev bölgesinde aralarında Wall Street’in de bulunduğu Manhattan’ın yanı sıra yedi ayrı bölge daha yer alıyor. New York Güney Bölgesi Başsavcılığı’nın yetki alanına Bronx, Westchester, Putnam, Rockland, Orange, Dutchess ve Sullivan bölgeleri de giriyor.
New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, ülkenin en karmaşık ve siyasi açıdan hassas soruşturmalarıyla tanınıyor.
Birçok uluslararası soruşturmanın yürütüldüğü, siyasetçileri, beyaz yakalıları ve Wall Street davaları ile tanınan bu bölgede, adları bir dönem efsaneleşen Preet Bharara, Rudy Giuliani ve James Comey gibi önemli isimler görev yaptı.
Payten ile Enpara Bank, ödeme sistemleri ekosistemini büyütecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Enpara Bank’ın yeni Sanal POS altyapısı, Payten Ödeme Orkestrasyonu platformuna entegre edildi. Payten altyapısını kullanan Enpara Bank müşterisi iş yerleri, ek bir entegrasyon sürecine gerek kalmadan Enpara Bank Sanal POS’u mevcut sistemleri üzerinden kolayca aktif edebilecek.
2012 yılından bu yana yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla masrafsız bankacılık hizmetleri sunan Enpara Bank ile ödeme teknolojilerinde 27 yılı aşkın deneyime sahip Payten, dijital ödeme ekosistemini büyütecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Yapılan anlaşmayla Enpara Bank’ın yeni Sanal POS altyapısı, Payten Ödeme Orkestrasyonu platformuna entegre edildi.
Bu entegrasyon sayesinde Payten Ödeme Orkestrasyonu kullanan üye iş yerleri, ek bir geliştirme sürecine ihtiyaç duymadan Enpara Bank Sanal POS’u mevcut sistemlerine kolayca dahil edebilecek. Böylece kurumlar ödeme kabul seçeneklerini esnek bir yapıyla genişletirken; Enpara Bank da yeni nesil Sanal POS hizmetini Payten’in yaygın kurumsal ağı üzerinden daha geniş bir işletme ölçeğiyle buluşturacak. İki kurumun teknolojik gücünü birleştiren bu sinerji; bankalar, fintekler ve kurumsal şirketler arasında çok daha entegre ve dinamik bir ödeme dünyasının gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.
İş birliğinin sektörel boyutuna dikkat çeken Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Günümüz finansal teknolojilerinde kritik olan; şirketlerin büyüme ivmelerine kesintisiz uyum sağlayabilen, çok yönlü ve dinamik bir işlem altyapısına sahip olabilmeleridir. Payten olarak temel hedefimiz, kurumların finansal operasyonlarında ihtiyaç duyduğu tüm kanalları tek bir çatı altında toplayarak onlara hareket kabiliyeti ve zaman kazandırmaktır. Enpara Bank’ın yeni Sanal POS çözümünün platformumuza dahil olması, kurumsal üye iş yerlerimize sunduğumuz finansal yelpazeyi son derece kıymetli bir seçenekle zenginleştiriyor. Bankacılığın yenilikçi ve müşteri odaklı temsilcilerinden Enpara Bank ile gerçekleştirdiğimiz bu sinerji hem pazardaki rekabetçi yapıyı destekleyecek hem de ticaretin dijitalleşme süreçlerine ivme kazandıracak. Sektördeki çeyrek asrı aşan uzmanlığımızla, finans dünyasını ve reel sektörü bir araya getiren kapsayıcı adımlar atmayı sürdüreceğiz.”
Enpara Bank Kurumsal Bankacılık ve Nakit Yönetimi’nden sorumlu Başkan Aydın Aras ise iş birliğini şöyle değerlendirdi:
“Bireysel bankacılıkta yakaladığımız başarıyı ve müşteri odaklı yaklaşımımızı, şimdi de yenilikçi ödeme kabul çözümlerimizle kurumsal alana aktarıyoruz. Bu adım ile üye işyerleriyle gerçekleştirilecek potansiyel iş birliklerinin de önünü açıyor, bireysel müşterilerimize de kazandırmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Bu stratejik açılımda, Sanal POS çözümümüzün Payten gibi ödeme teknolojilerinde köklü bir partnerin orkestrasyon altyapısına entegre edilmesi bizim için çok değerli. Payten Ödeme Orkestrasyonu platformunun yaygın kurumsal müşteri ağı sayesinde farklı sektörlerden kurumlara hızla ulaşacak, bankacılıktaki yetkinliğimizi ve çevikliğimizi, ödeme kabul süreçlerinde de güçlü ve verimli bir seçeneğe dönüştüreceğiz.”
Fon soruşturması ve Manas Enerji hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle gündeme gelen deneyimli bankacı Tayfun Bayazıt, Hacı Ömer Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden ayrıldı. Bayazıt’ın istifasının ardından boşalan Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına Mehmet Kahya atandı.
Hacı Ömer Sabancı Holding, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Bayazıt’ın kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını duyurdu.
Şirket açıklamasında, boşalan bağımsız yönetim kurulu üyeliğine ilişkin sürecin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği hükümleri doğrultusunda yürütüleceği belirtildi.
İstifayla birlikte Sabancı Holding bünyesindeki iki önemli komitede de görev değişikliği gerçekleşti. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Mehmet Kahya, Bayazıt’ın boşalttığı Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına atandı.
SPK’nın iki yıllık işlem yasağı kararı istifaların öncesinde geldi
Tayfun Bayazıt’ın istifası, SPK’nın 27 Ekim 2026 tarihli 2026/77 sayılı bülteninde yer alan yaptırım kararının ardından geldi.
SPK, Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret AŞ (MANAS) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin inceleme sonucunda, aralarında Tayfun Bayazıt’ın da bulunduğu kişi ve kuruluşlara Borsa İstanbul ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verdi.
Karar, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101’inci maddesi ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği kapsamında alındı.
SPK bülteninde ayrıca MANAS pay piyasasındaki işlemler nedeniyle bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği açıklandı. Ancak Tayfun Bayazıt’ın isminin işlem yasağı listesinde yer alması, tek başına hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.
Adel Kalemcilik’ten de ayrıldı
Bayazıt’ın görevden ayrıldığı şirket yalnızca Sabancı Holding olmadı. 30 Ekim 2026 tarihinde Adel Kalemcilik de KAP’a yaptığı açıklamada Bayazıt’ın bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Adel Kalemcilik, boşalan üyelik için SPK’nın Kurumsal Yönetim Tebliği kapsamında yeni bağımsız yönetim kurulu adayı belirleme çalışmalarının başlatıldığını bildirdi.
Bankacılık sektörünün tanınmış isimlerinden biriydi
Tayfun Bayazıt, Türkiye bankacılık sektöründe uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapmış isimler arasında yer alıyor. Citibank ile başlayan kariyerinde İnterbank, Dışbank, Fortis Türkiye ve Yapı Kredi gibi kurumlarda önemli görevler üstlendi. Yapı Kredi’de genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı da yaptı.
Önemli ayrıntı: Sabancı Holding’in KAP açıklamasında Bayazıt’ın istifa gerekçesi olarak yalnızca kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı belirtiliyor. İstifanın SPK’nın işlem yasağı kararıyla bağlantılı olduğuna ilişkin şirket tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor.
Türkiye’de ticari hayatın köklü finansal paydaşlarından Vakıf Faktoring, 2026 yılının ilk 9 ayında aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre %78 artırarak 53,6 milyar TL’ye, net kârını ise %25 artışla 1,76 milyar TL seviyesine yükseltti.
VakıfBank’ın köklü kurumsal çatısı altında 1998 yılından bu yana faaliyet gösteren ve çeyrek asrı aşan tecrübesiyle her ölçekten işletmenin çözüm ortağı olan Vakıf Faktoring; yenilikçi hizmet anlayışı ve yaygın erişim ağıyla ticaretin sürdürülebilirliğine güç katmaya devam ediyor.
Reel sektörün finansmana erişiminde kritik bir rol üstlenen Vakıf Faktoring, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yılın ilk 9 ayında dengeli ve sürdürülebilir büyüme grafiğini koruyan şirket, sağlam bilanço yapısıyla piyasaya kesintisiz nakit akışı sunmayı sürdürdü. Eylül sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine kıyasla %78 oranında artıran VakıfFaktoring, toplam aktiflerini 53,6 milyar TL seviyesine taşıdı. Operasyonel performansını finansal göstergelerine de yansıtan şirket, net dönem kârını ise yıllık bazda %25 artışla 1,76 milyar TL’ye ulaştırdı.
Üretimin, ihracatın ve istihdamın devamlılığına katkı sağlıyoruz
2026’nın ilk 9 aylık finansal sonuçlarını değerlendiren Vakıf Faktoring Genel Müdürü Akgün KOÇ, piyasa dinamiklerine doğru zamanda, doğru çözümlerle yanıt verdiklerini belirterek şunları söyledi:
“53,6 milyar TL’lik aktif büyüklüğümüz, reel sektörün ihtiyaçlarına dinamik bir şekilde cevap verme kararlılığımızın en somut göstergesidir. Özellikle bankacılık sektöründe kredi koşullarının sıkılaşması ve ticari kredi büyümesine yönelik sınırlamaların öne çıktığı dönemlerde, işletmelerimiz için finansmana hızlı ve güvenli erişim hayati bir önem taşıyor. Biz de Vakıf Faktoring olarak, tüm ticari paydaşlarımızın yanında yer alıyor; sağladığımız likiditeyle üretimin, ihracatın ve istihdam zincirinin aksamadan devam etmesine katkı sunuyoruz.”