Connect with us

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk : 1,4 milyar TL Net Kar yaptı!

Yayınlanma:

|

Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, 2021 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Toplanan fon büyüklüğünü 2020 yıl sonuna göre yüzde 24 artışla 151,2 milyar TL’ye çıkaran Kuveyt Türk, kullandırılan fon büyüklüğünü de yüzde 20 artışla 94,9 milyar TL’ye ulaştırdı. Net kârını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artırarak 1,4 milyar TL’ye yükselten Kuveyt Türk’ün toplam aktifleri 186,9 milyar TL’ye, öz varlıkları ise 9,3 milyar TL büyüklüğe yükseldi.

Katılım finans esasları doğrultusunda geliştirdiği ürün ve hizmetleriyle 32 yıldır müşterilerine faizsiz finans hizmeti sunan Kuveyt Türk, 2021 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Toplanan fon büyüklüğünü 2020 yıl sonuna göre yüzde 24 artışla 151,2 milyar TL’ye çıkaran Kuveyt Türk, kullandırılan fon büyüklüğünü ise yüzde 20 artışla 94,9 milyar TL’ye ulaştırdı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 1,4 milyar TL net kâr elde eden Kuveyt Türk, istikrarlı büyümesini bu dönemde de sürdürdü. Öz varlıklarını 9,3 milyar TL, aktif büyüklüğünü ise 186,9 milyar TL’ye yükselten Kuveyt Türk, aktif büyüklük açısından katılım finans kuruluşları arasında ilk sıradaki yerini sağlamlaştırırken bankacılık sektöründe de 10. sıradaki yerini de korudu. Kuveyt Türk’ün cari fonlarının toplanan fonlar içerisindeki payı %56,9 olarak gerçekleşirken, ortalama öz kaynak kârlılığı %21,6’ye yükseldi. Kuveyt Türk, yasal limiti yüzde 12 olan sermaye yeterlilik oranını ise %19,67 seviyesine ulaştırdı. 

“Yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyoruz”
Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, finansal sonuçlarla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Yılın ilk yarısında gözlemlediğimiz küresel toparlanma, dünya genelindeki aşılama oranlarının artmasıyla ve destekleyici politikaların sürmesiyle birlikte yılın üçüncü çeyreğinde de devam etti. Kuveyt Türk olarak biz de güçlü sermaye ve likidite yapımızla ülke ekonomisine desteğimizi bu dönemde de sürdürdük. Kullandırdığımız fon miktarını salgın döneminde de artırmaya devam ederek üçüncü çeyrek itibarıyla 94,9 milyar TL’ye ulaştırdık. Bu rakam, reel ekonomiye destek konusunda gösterdiğimiz hassasiyetin önemli bir teyididir. Diğer yandan yüksek aktif kalitemiz, dinamik kurumsal yönetim anlayışımız, sürekli gelişim odaklı hizmet modelimiz, teknoloji alanında devam eden yatırımlarımız, hızlandırdığımız dijital dönüşüm çalışmalarımız ve yurt dışı açılımlarımızla ülkemizde katılım finans sektörünün öncü kuruluşu konumumuzu daha da sağlamlaştırdık. Müşteri memnuniyetini ve deneyimini odağımıza alarak üçüncü çeyrekte de müşterilerimize yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam ettik. Müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını dijital kanallar üzerinden hızlı ve güvenilir bir şekilde güçlü teknolojik altyapımız sayesinde çözüme kavuşturmayı sürdürdük. İşinde uzman, iyi eğitimli, özverili, genç ve dinamik çalışanlarımız başarılarımızın taşıyıcı gücü oldu” dedi.

Kuveyt Türk ve Türk Hava Yolları güçlerini Miles&Smiles ile birleştirdi
İnovatif ürün ve hizmetleriyle öne çıkan Kuveyt Türk, üçüncü çeyrekte, katılım finans sektöründe bir ilki daha gerçekleştirerek, ülkemizin bayrak taşıyıcısı Türk Hava Yolları ve Mastercard ile yaptığı anlaşmayla Miles&Smiles ortaklığına dâhil olan ilk katılım finans kuruluşu oldu. Kuveyt Türk, bireysel ve tüzel müşterilerine sunduğu Miles&Smiles kredi kartlarının yanı sıra sektörde bir ilki gerçekleştirerek mil kazandıran banka kartını da hayata geçirdi. Kuveyt Türk, ticari müşterilerine sunduğu Miles&Smiles Kuveyt Türk Business kredi kartıyla da yine sektörde bir ilke imza attı. Miles&Smiles Kuveyt Türk Business kartı, şahıs firmalarının yanı sıra ilk kez ticari firmalar da kullanabiliyor. “Başka bir deneyim, başka sen” mottosuyla müşterilere sunulan Miles&Smiles kartlarıyla Kuveyt Türk, her yolculuğu iz bırakan anlamlı bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.

Dünyanın ilk sürdürülebilir sermaye benzeri sukuk ihracı
2010 yılında Türkiye’nin ve Kıta Avrupası’nın ilk sukuk işlemini yaparak Türkiye’yi faizsiz sermaye piyasalarıyla tanıştıran Kuveyt Türk, üçüncü çeyrek dönemde de sukuk alanında bir ilke imza atarak bu sefer sadece Türkiye’de değil dünyada da ilk kez Global Sürdürülebilir Tier 2 Sermaye Benzeri Sukuk İhracını gerçekleştirdi. Kuveyt Türk, bu ihraçla sukuk alanına yeni bir soluk getirmiş oldu. Bu işlemi Kuveyt Türk’ün ve piyasanın diğer sukuk ihraçlarından ayıran temel nokta, ESG (Environmental-Social-Governance/Çevresel-Sosyal-Yönetişim) yapıda olması. Böylece sertifikalardan elde edilen kaynak, sukuk vadesi boyunca yeşil ve sosyal projelere aktarılacak. İlgili projeler, katılım finans prensiplerinin yanı sıra Kuveyt Türk’ün Sürdürülebilir Finans Kapsam Dokümanı ve global çevresel danışmanlık firmasından aldığı ikinci taraf görüşüne uyumlu olarak seçilecek. ESG yapıdaki sürdürülebilir sukuk ihracı, güçlü bir KOBİ portföyü bulunan ve aynı zamanda yenilenebilir enerji fonlamalarında sektör öncülerinden olan Kuveyt Türk’ün hem yeşil hem de sosyal fonlamalara olan desteğini de ortaya koyuyor.

Avrupa’nın En İyi İşvereni seçildi
Kurulduğu ilk günden bu yana müşteri memnuniyetinin, çalışan memnuniyetinin doğal bir sonucu olduğuna inanan Kuveyt Türk, insan kaynakları politikalarını da bu anlayış doğrultusunda şekillendiriyor. İş süreçlerinde “önce insan-önce çalışan” prensibiyle hareket eden Kuveyt Türk, üçüncü çeyrekte, Türkiye açısından önemli bir başarıya imza atarak, iş yeri kültürünü ve çalışan deneyimini ölçümlemede dünyanın uzman otoritelerinden biri kabul edilen Great Place to Work Enstitüsü tarafından “Avrupa’nın En İyi İşvereni” ödülüne de layık görüldü. Kuveyt Türk böylece birinci sırada Avrupa’nın en iyi işvereni seçilen ilk Türk şirketi unvanına sahip oldu.

2021 üçüncü çeyrek itibarıyla rakamlarla Kuveyt Türk

  • Reel ekonomiye nakdi ve gayrinakdi fon kullandırımlar aracılığıyla 108,7 milyar TL destek sağladı.
  • 2021’nin ilk 9 ayında kullandırılan fon büyümesi %20 düzeyinde gerçekleşti.
  • Yüksek aktif kalitesi odağıyla donuk alacaklar oranı %3,04 düzeyinde gerçekleşti.
  • Yılbaşından bu yana %69,8 yabancı para kullandırılan fon büyümesiyle yatırımlar ve dış ticaret finanse edildi.
  • 9 aylık toplanan fon büyümesi %23,8 oranında gerçekleşerek toplamda 151,2 milyar TL toplanan fon hacmine ulaşıldı.
  • Yılbaşından bu yana %39,4 Türk Lirası toplanan fon büyümesiyle fonlama tabanı içerisindeki TP’nin payı artırıldı.
  • Cari mevduatın toplanan fonlar içerisindeki payı %56,9 olarak gerçekleşti.
  • Ortalama öz kaynak karlılığı %21,6 düzeyinde gerçekleşti.
  • Yasal limiti yüzde 12 olan sermaye yeterlilik oranı %19,67 seviyesine ulaştı.

BANKA HABERLERİ

AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL

FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.

Bankavitrini.com | Gündem

Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.

Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı

Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.

DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil

DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.

DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.

Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”

DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.

Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?

Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.

Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.

Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.

Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu

Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.

Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.

Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ?

Yayınlanma:

|

Yazan:

BANKALAR ÇALIŞANLARIN MAAŞ REKABETİNİ Mİ SINIRLADI?

Bankavitrini.com | Bankacılık ve Finans Analizi

Akbank, Rekabet Kurulu tarafından yürütülen iş gücü piyasasına yönelik soruşturmanın uzlaşmayla sonuçlandırılması kapsamında 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL idari para cezası ödeyecek. Peki, Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri neden bu kadar yüksek bir ceza ile karşı karşıya kaldı? Soruşturmanın arkasında hangi iddialar bulunuyor? Bu olay, bankacılık sektöründe çalışanların ücretlerini ve iş değiştirme özgürlüğünü nasıl etkileyebilir?

CEZA KREDİ VE MEVDUAT FAİZLERİYLE İLGİLİ DEĞİL

Akbank’a verilen cezanın konusu, bankanın müşterilerine uyguladığı kredi faizleri veya mevduat oranları değil. Rekabet Kurumu’nun 24 Şubat 2026 tarihinde duyurduğu soruşturma, bankacılık, sigortacılık ve bilişim teknolojileri sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin iş gücü piyasasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamalarını inceliyor.

Rekabet Kurumu, aralarında Akbank’ın da bulunduğu 26 teşebbüs hakkında çalışan ayartmama anlaşmaları ve/veya iş gücü piyasasına yönelik rekabete hassas bilgi paylaşımı iddiaları kapsamında soruşturma başlatmıştı.

Akbank, 12 Ekim 2026 tarihli Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) açıklamasında, Rekabet Kurulu’nun 26-30/899-383 sayılı kararı doğrultusunda soruşturmanın banka bakımından uzlaşmayla sonuçlandırıldığını bildirdi.

Açıklanan idari para cezası 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL oldu.

ÇALIŞAN AYARTMAMA ANLAŞMASI NE DEMEK?

Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri, şirketlerin birbirlerinin çalışanlarını işe almamak veya çalışan transferlerini kısıtlamak konusunda anlaşmış olabileceği iddiası.

Örneğin aynı sektörde faaliyet gösteren iki banka düşünelim. Bu bankaların birbirlerinin çalışanlarına iş teklifi yapmamak ya da çalışan transferlerini sınırlandırmak konusunda anlaşmaları, iş gücü piyasasındaki rekabeti bozabilecek uygulamalar arasında değerlendirilebilir.

Böyle bir durumda çalışan, yalnızca mevcut işvereninin ücret politikasıyla karşı karşıya kalmaz. Rakip bankaların daha yüksek ücret veya daha iyi çalışma koşulları sunmasıyla ortaya çıkabilecek alternatifler de daralabilir.

Oysa rekabetçi bir iş gücü piyasasında bankalar nitelikli çalışanları bünyelerine katabilmek için ücret, prim, yan haklar, kariyer olanakları ve çalışma koşulları üzerinden birbirleriyle yarışır.

Bu rekabetin kısıtlanması, çalışanların pazarlık gücünü zayıflatabilecek bir sonuç doğurabilir.

Ancak önemli bir ayrıntı var: Rekabet Kurumu’nun soruşturma duyurusu, bu tür uygulamalara ilişkin iddiaların araştırıldığını gösteriyor. Akbank’ın hangi somut davranışının cezaya esas alındığına ilişkin ayrıntılar, bankanın KAP açıklamasında yer almıyor.

MAAŞ BİLGİLERİNİN PAYLAŞILMASI NEDEN SORUN OLABİLİR?

Soruşturmanın ikinci önemli boyutu, iş gücü piyasasında rekabete hassas bilgilerin paylaşılması iddiası.

Çalışan ücretleri, maaş artışları, işe alım koşulları ve gelecekteki istihdam planları gibi bilgiler, şirketlerin birbirleriyle rekabet etme biçimini etkileyebilir.

Örneğin rakip işverenlerin gelecekteki ücret artışlarına ilişkin hassas bilgileri paylaşması, ücret politikalarının bağımsız biçimde belirlenmesini zayıflatabilir. İşverenler arasındaki rekabetin azalması da çalışanların daha iyi ücret ve çalışma koşulları elde etme olanaklarını olumsuz etkileyebilir.

Buradaki temel mesele, şirketlerin insan kaynakları alanında her türlü bilgi alışverişinin yasak olması değil. Rekabeti kısıtlayabilecek nitelikteki anlaşmalar ve bilgi paylaşımlarının, somut koşullar çerçevesinde rekabet hukuku bakımından değerlendirilmesidir.

AKBANK BUNU NEDEN YAPMIŞ OLABİLİR?

Bu sorunun kesin yanıtını verebilmek için Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararındaki somut tespitlerin görülmesi gerekir. Bankanın kamuya açık KAP açıklaması, cezanın arkasındaki yönetimsel motivasyonu veya belirli bir uygulamanın nedenini açıklamıyor.

Bununla birlikte, çalışan transferlerini sınırlandıran veya ücret rekabetini zayıflatan uygulamaların işverenler açısından olası ekonomik motivasyonları bulunuyor.

Birincisi, personel maliyetlerini kontrol altında tutmak. Bankacılık sektöründe deneyimli çalışanların ücretleri, primleri ve yan hakları önemli bir maliyet kalemi oluşturuyor. İşverenler arasındaki ücret rekabetinin zayıflaması, ücret artışı baskısını azaltabilecek bir sonuç doğurabilir.

İkincisi, nitelikli personeli elde tutmak. Deneyimli bankacılar, risk yönetimi uzmanları, yazılım çalışanları ve yöneticiler, rakip kuruluşlar açısından değerli insan kaynağıdır. Çalışan hareketlerini kısıtlayan anlaşmalar, işverenler açısından personel kaybını azaltıyor gibi görünse de rekabet hukuku bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.

Üçüncüsü, insan kaynakları maliyetlerinde öngörülebilirlik sağlamak. Bankalar ücret artışlarını ve işe alım maliyetlerini yönetmek ister. Ancak bu amaç, rakiplerle rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar yapılmasını hukuken meşru hâle getirmez.

Bunlar olası ekonomik açıklamalardır; Akbank’ın bu amaçlarla hareket ettiğinin kanıtlandığı anlamına gelmez.

BU BİR İŞ HUKUKU İHLALİ Mİ?

Burada iki ayrı hukuk alanını birbirinden ayırmak gerekiyor.

İş hukuku; işçinin ücreti, iş sözleşmesi, çalışma koşulları, kıdem ve ihbar tazminatı gibi konuları düzenler.

Rekabet hukuku ise şirketlerin piyasalarda rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşmalarını ve davranışlarını denetler.

Akbank’a ilişkin soruşturmanın hukuki dayanağı, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında iş gücü piyasasındaki rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığının incelenmesidir.

Dolayısıyla bu olay, doğrudan işçilerin ücretlerinin ödenmemesi veya kıdem tazminatı haklarının ihlali nedeniyle verilen bir iş hukuku cezası değildir.

Bununla birlikte, işverenler arasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamalar çalışanların iş değiştirme ve ücret pazarlığı imkânlarını etkileyebildiğinden, konu çalışma hayatı açısından da önem taşıyor.

AKBANK NEDEN UZLAŞMAYI KABUL ETTİ?

Akbank’ın KAP açıklamasında, soruşturmanın Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda uzlaşma usulüyle sonuçlandırıldığı bildirildi.

Rekabet hukukunda uzlaşma, soruşturmanın kanunda belirlenen koşullar çerçevesinde sonuçlandırılmasına imkân veren bir yöntemdir. Bu yol, sürecin daha kısa sürede tamamlanması ve hukuki belirsizliğin azaltılması gibi avantajlar sağlayabilir.

Ancak Akbank’ın uzlaşmayı hangi özel gerekçelerle tercih ettiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle bankanın uzlaşma kararını hangi yönetimsel veya hukuki değerlendirmelerle aldığı konusunda kesin bir neden ileri sürmek doğru olmaz.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDE NE DEĞİŞEBİLİR?

Bu soruşturmanın önemi yalnızca Akbank’ın ödeyeceği para cezasıyla sınırlı değil.

Bankalar ve diğer finans kuruluşları açısından insan kaynakları uygulamalarının da rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmesi, sektörde yeni bir hassasiyet alanı oluşturuyor.

Özellikle şu konuların önem kazanması beklenebilir:

  • Rakip kuruluşların çalışanlarını işe almama yönünde anlaşmalardan kaçınılması.
  • Ücret politikaları ve gelecekteki maaş artışları gibi rekabete hassas bilgilerin paylaşımının dikkatle değerlendirilmesi.
  • İnsan kaynakları toplantılarında ve sektör içi görüşmelerde rekabet hukuku kurallarına uyumun güçlendirilmesi.
  • Çalışanların iş değiştirme ve daha iyi çalışma koşulları için pazarlık yapma imkânlarının korunması.

Bunun çalışanların ücretlerine doğrudan ne ölçüde yansıyacağı ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.

SONUÇ: MESELE SADECE 1,7 MİLYAR TL DEĞİL

Akbank’a açıklanan 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL’lik idari para cezası, iş gücü piyasasındaki rekabetin de bankacılık sektöründe ciddi bir denetim konusu olduğunu gösteriyor.

Çalışanların serbestçe iş değiştirebilmesi, işverenlerin nitelikli personel için rekabet etmesi ve ücretlerin bağımsız piyasa koşullarında belirlenmesi, rekabetçi bir iş gücü piyasasının temel unsurları arasında yer alıyor.

Burada asıl yanıtlanması gereken soru şu: Bankalar müşterilerine kredi ve mevduat ürünleri sunarken rekabet etmek zorundayken, çalışanları işe alma ve ücret belirleme konusunda da aynı rekabet anlayışıyla hareket ediyor mu?

Bu sorunun Akbank özelindeki somut yanıtı için Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararındaki tespitlerin incelenmesi gerekiyor. Ancak olayın kendisi, bankacılık sektöründe rekabet hukukunun yalnızca müşteri ve ürün piyasalarıyla sınırlı olmadığını, çalışma hayatına da uzandığını ortaya koyuyor.

Kaynaklar: Rekabet Kurumu’nun 24 Şubat 2026 tarihli soruşturma duyurusu; Akbank’ın 12 Ekim 2026 tarihli KAP açıklaması.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Enpara Bank’ın ilk faaliyet raporuna uluslararası platformlardan ödül

Enpara Bank Marka Yönetimi, İşbirlikleri ve Sürdürülebilirlik Direktörü Ayşegül Sınar: “İlk faaliyet raporumuzu hazırlarken yalnızca finansal ve finansal olmayan performansımızı aktarmayı değil, Enpara Bank’ın yenilikçi, sade ve dijital marka deneyimini raporun tamamında hissettirmeyi hedefledik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Enpara Bank, 2025 Faaliyet Raporu ile uluslararası raporlama platformları Amerikan İletişim Profesyonelleri Ligi (LACP) Vision Awards ve ARC Awards değerlendirmelerinde ödüllere layık görüldü.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, 2025 yılı performansını ortaya koyan ve bankanın ilk faaliyet raporu olma özelliğini taşıyan rapor, LACP Vision Awards kapsamında 5 farklı ödül alırken, ARC Awards kapsamında da ‘Fotoğraf-Video’ kategorisinde ödül kazandı.

LACP Vision Awards kapsamında dünya çapında altın ödüle layık görülen bankanın raporu, küresel ölçekte ve Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde en iyi finansal raporlar ile en iyi 100 rapor arasında gösterilirken, Türkiye’de de en iyi 25 rapor arasına girdi.

İçerik ve tasarım bütünlüğüyle bankanın marka kimliğini yansıtacak şekilde kurgulanan raporun görsel dünyası, söz konusu yaklaşımıyla ARC Awards kapsamında ilgili kategoride de bankaya ödül getirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enpara Bank Marka Yönetimi, İşbirlikleri ve Sürdürülebilirlik Direktörü Ayşegül Sınar, 2025 Faaliyet Raporunun uluslararası ölçekte aldığı ödüllerin, Enpara Bank’ın güçlü marka kimliğini ve iletişim yaklaşımını raporlama alanına da yansıttığının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti.

İlk faaliyet raporunu hazırlarken yalnızca finansal ve finansal olmayan performansı aktarmayı değil, Enpara Bank’ın yenilikçi, sade ve dijital marka deneyimini raporun tamamında hissettirmeyi hedeflediklerini aktaran Sınar, ‘LACP Vision Awards ve ARC Awards kapsamında elde ettiğimiz bu başarıların, bu yaklaşımımızın uluslararası platformlarda da karşılık bulduğunu görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.’ değerlendirmesini yaptı.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.