Connect with us

BANKA HABERLERİ

Araştırma: Bankaların yüzde 24’ü net sıfır karbon hedefi belirledi

Yayınlanma:

|

Uluslararası denetleme, vergi ve danışmanlık şirketi Mazars, üçüncü Sorumlu Bankacılık Uygulamaları: Benchmark Araştırması’nı yayımladı. Afrika, Kuzey ve Güney Amerika, Asya-Pasifik Bölgesi ve Avrupa’da gerçekleştirilen araştırma bu bölgelerdeki en büyük 37 bankanın sürdürülebilirlik uygulamalarını değerlendirdi. Araştırmaya göre, bankaların yüzde 24’ü, Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda net sıfır emisyon hedefi koydu.

 2021 raporu, değerlendirmeye alınan çoğu bankanın sürdürülebilirlik üzerinde durduğunu ve şimdiden ilgili çerçeveler uygulamaya koyarak sürdürülebilirlik yolculuklarında kayda değer bir ilerleme kaydettiklerini gösterdi. Raporda sürdürülebilirlikle ilgili uygulamaların tam olarak uygulanması ve sosyal sorumlu, net sıfır bir ekonomiye geçiş sürecinin başlatılması, önemli bir hedef olmaya devam ettiği aktarıldı.

Mazars Sürdürülebilirlik Hizmetleri Ortağı Yaman Alkan, konuyla ilgili yorumlarını aktardı. Alkan,  “Dünyanın dört bir yanındaki bankalar, pandemi sonrası sürdürülebilir bir geleceğe geçişte oynayacakları kilit bir role sahip olduklarını kabul ediyor ve daha sürdürülebilir bir dünya için iddialı taahhütlerde bulunuyorlar. Mazars’ın Sorumlu Bankacılık Uygulamaları Benchmark Araştırması 37 bankanın yönetişim, strateji, risk yönetimi ve raporlama alanlarında en iyi uygulamalarını inceleyerek çok önemli bulgular ortaya çıkarıyor. ESG ile ilgili düzenlemelerin hala eksik olduğuna dikkat çekerken, güçlü uygulamalar için yasal teşviklerin önemini vurguluyor. Türkiye’deki bankacılık sisteminin daha sürdürülebilir, sosyal açıdan sorumlu ve net sıfır bir ekonomiye geçişinde dikkate alması gereken bir rapor” dedi.

 “BULGULAR CESARETLENDİRİCİ ANCAK GİDİLMESİ GEREKEN ÇOK YOL VAR”

Mazars Finansal Danışmanlık Hizmetleri Ortağı Phuong Gomard raporla ilgili yorumlarını aktardı. Gomard açıklamasında, “Bankalar, uygulamalarını daha sürdürülebilir hâle getirmek için daha fazla çaba sarf ediyor, bu da 2020’deki araştırmalarımıza kıyasla bir gelişme görmemizi sağladı. Bulgular cesaretlendirici ancak hâlâ gidilmesi gereken çok fazla yol var, özellikle ESG ile ilgili yönetmeliklerin ve yönlendirmenin geliştirilmesi gerekiyor. Yönetişim, strateji ve risk yönetimi alanlarında en iyi uygulamaları belirleme çalışmamıza devam edeceğiz. Raporumuzda finansal kuruluşlara örnek niteliğinde uygulamalar ve öneriler sunarak daha sürdürülebilir, sosyal sorumlu bir iş modeline ve net sıfır bir ekonomiye geçmelerine yardımcı oluyoruz” diye konuştu.

BANKALAR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YOLCULUKLARINDA KAYDA DEĞER İLERLEME KAYDETTİ

 Sorumlu Bankacılık Uygulamaları Benchmark Araştırması’na göre, bankaların çoğu yönetim kurullarında ve diğer yönetim işlevlerinde özel denetim süreçleriyle sürdürülebilirlikle ilgili konularda resmi olarak sorumluluk aldı. Ücretlendirmelerine sürdürülebilirlik kriteri ekleyen bankaların yüzdesi geçtiğimiz sene yüzde 41’ken 2021’de yüzde 66 olarak açıklandı. Ancak bankaların sadece yüzde 33’ü hem iç sürdürülebilirlik inisiyatifleriyle hem finans aktiviteleriyle ilişkili kriterleri açık bir şekilde belirtti.

BANKALARIN YÜZDE 19’U İKLİM DEĞİŞİMİNE YÖNELİK HAREKET ETTİ

Bankalar, operasyonları için çevresel hedefler belirledi ancak sadece yüzde 24’ü, Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda net sıfır emisyon hedefi koydu. İklim değişikliği riskine karşı, içinde bulundukları tehlikeyi değerlendirmek için farklı yaklaşımlar kullandı. Bankaların 70’i senaryo analizi ve stres testi yetkinliklerini geliştiriyor olsa da verilerdeki boşluklar, iklim değişimi riskini değerlendirmeyi zorlaştırmaya devam etti. Bankaların sadece yüzde 19’u, iklim değişimi riskinin önemini kredi veya pazar risk metrikleriyle ortaya koydu.

Bankaların birçoğu sürdürülebilirlik raporu standartlarını uygulamaya koydu. Bu standartların çoğu iklim hedeflerine odaklandığı belirtildi. Daha fazla ülke, TCFD raporlamasını zorunlu kılmayı düşünürken bankaların yaklaşık yüzde 92’si şimdiden sürdürülebilirlik raporlarını TCFD tavsiyeleriyle uyumlu hale getirdi. Bu oran 2020 yılında yüzde 72’ydi.

BANKALAR 2021’DE NE KADAR İLERLEME KAYDETTİ?

Bankalar 2021’de daha fazla banka uzun vadeli ve iddialı sürdürülebilirlik stratejileri belirledi; 2020’de yüzde 71 olan oran bu yıl yüzde 76’ya yükseldi. Bankalar, 2020’ye(yüzde 59) göre 2021’de (yüzde 62) risk yönetimi alanında daha iyi skorlar elde etti. Ancak bankaların yönetişim ve raporlama ile ilgili oranları 2020’de yüzde 74’ken 2021’de yüzde 60’a düştü. ESG raporlama standartlarına uyan bankaların oranıysa yüzde 77 olarak raporlandı.

FRANSIZ VE BİRLEŞİK KRALLIK BANKALARI, ESG RİSK YÖNETİMİNDE LİDER KONUMDA

Değerlendirmeler doğrultusunda Fransız ve Birleşik Krallık bankalarının en başarılı olduğu alanın sürdürülebilirlik stratejilerinin uygulanması olduğu belirtildi. İki ülkenin bankaları da ESG risk yönetimi alanında dünya çapında en yüksek skorlara ulaştı. Raporda Avrupa bankalarının yönetişim konusunda gelişmesi gerektiği vurgulandı.

KUZEY AMERİKA BANKALARI, ESG TEBLİĞLERİNE İYİ SEVİYEDE UYUYOR

Kuzey Amerika bankaları hâlâ lider konumundaki kuruluşlar arasına girerken Avrupalı bankalara kıyasla bu sene kayda değer bir ilerleme kaydetmedikleri ortaya çıktı. ESG risklerinin risk yönetim çerçevelerine daha derinden entegre edilmesi hâlâ mümkün olduğu belirtilirken 2021 yılında uygulamaya konan New York Menkul Kıymetler Borsası ESG Rehberi’nin bankalara bu konuda yardımcı olması bekleniyor.

GÜNEY AMERİKA BANKALARI, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK STRATEJİLERİYLE ÖNE ÇIKIYOR

Güney Amerika bankaları, strateji alanında Asya-Pasifik Bölgesi ve Afrika bankalarından daha yüksek skorlar elde etti. Ancak sürdürülebilir bir finans sınıflandırması olmamasından dolayı sürdürülebilirlik & iklim değişimine ilişkin yerel yönetmeliklerin ve hükümet inisiyatiflerinin hâlâ gelişmekte olduğu belirtildi.

 ASYA-PASİFİK BÖLGESİ, YÖNETİŞİMDE GERİDE KALIYOR

Avustralya Bankalarından bir tanesi, yönetişim ve risk yönetimi alanlarında üstün performans göstererek lider konumuna oturdu.  Asya-Pasifik bölgesinin genel skorlarıyla yönetişim ve risk yönetimi alanlarında gelişime ihtiyaç olduğunu gösterdi. 2021 yılında uygulamaya giren Yeşil Finans Gelişim Yönetmelikleri sebebiyle Şenzen’de kayıtlı Çin şirketlerinin çevreyle ilgili bilgilerini Ocak 2023 itibariyle bildirmelerinin zorunlu olacağı belirtildi.

 Araştırmaya seçilen bankalar, toplam varlıkları ölçüsünde, ait oldukları coğrafyanın en büyük bankalarıdır.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

HALKBANK ABD DAVASI KESİN OLARAK KAPANDI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Halkbank Davasında Tarihi Dönüm Noktası: ABD’deki Ceza Davası Kesin Olarak Kapandı

Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından biri olan Halkbank, yıllardır uluslararası finans çevrelerinin yakından takip ettiği ABD’deki ceza davasında önemli bir hukuki zafer elde etti. Banka tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, ABD Güney New York Bölge Mahkemesi’nde 17 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşma sonucunda davanın düşürülmesinin mahkeme tarafından onaylandığı ve sürecin kesin olarak sona erdiği duyuruldu.

Mahkeme Kararıyla Dosya Kapandı

Halkbank’ın KAP açıklamasına göre, ABD’de uzun yıllardır devam eden ceza davası mahkemenin verdiği karar doğrultusunda tamamen kapatıldı.

Banka açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Mahkeme tarafından Bankamızın ABD’deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD’de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır.”

Bu karar, yalnızca Halkbank açısından değil, Türk bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Piyasalar Açısından Ne Anlama Geliyor?

Uzun yıllardır devam eden hukuki süreç nedeniyle Halkbank üzerinde oluşan belirsizlik unsuru ortadan kalkmış oldu.

Uzmanlara göre kararın olası etkileri şunlar olabilir:

1. Hukuki Risk Ortadan Kalktı

Yatırımcıların en büyük çekincelerinden biri olan ABD kaynaklı dava riski sona erdi. Böylece bankanın bilançosu üzerindeki olası ceza ve yaptırım belirsizliği ortadan kalkmış oldu.

2. Uluslararası Fonlama Kanalları Rahatlayabilir

Dava sürecinin kapanması, uluslararası finans kuruluşları ve yabancı yatırımcıların Halkbank’a bakışını olumlu etkileyebilir. Özellikle sendikasyon, dış borçlanma ve uluslararası finansman işlemlerinde algı iyileşmesi bekleniyor.

3. Hisse Performansına Destek Verebilir

Borsa yatırımcıları açısından yıllardır fiyatlamalarda dikkate alınan önemli bir risk faktörünün ortadan kalkması, orta ve uzun vadede hisse değerlemeleri üzerinde pozitif etki yaratabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.

4. Türk Bankacılık Sektörü İçin Pozitif Mesaj

Karar, sadece Halkbank için değil, Türk bankacılık sektörünün uluslararası piyasalardaki görünümü açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Halkbank’tan Güçlü Mesaj

Banka açıklamasında faaliyetlerini ulusal ve uluslararası tüm düzenlemelere uygun şekilde sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Açıklamada: “88 yıldır ülkemiz ekonomisine hizmet sunan Bankamız, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz şekilde sürdürecektir.”

ifadelerine yer verildi.

Yeni Dönem Başlıyor

Uzun yıllardır hem Türkiye’de hem de uluslararası finans çevrelerinde gündemde olan dava dosyasının kapanmasıyla birlikte Halkbank için yeni bir dönemin kapıları açılmış oldu.

Önümüzdeki süreçte piyasanın odağı;

  • Bankanın uluslararası fonlama kapasitesi,
  • Yabancı yatırımcı ilgisi,
  • Karlılık performansı,
  • Sermaye yeterlilik göstergeleri,
  • Ve hisse performansı

üzerinde yoğunlaşacak.

ABD mahkemesinden çıkan bu karar, yalnızca bir hukuki sürecin sonu değil, aynı zamanda Halkbank açısından uzun süredir taşınan önemli bir belirsizliğin ortadan kalkması anlamına geliyor.

Bankavitrini Yorumu

Halkbank’ın ABD davasının kapanması, Türk bankacılık sektörü açısından son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kararın kısa vadede piyasa algısını, orta vadede ise bankanın uluslararası operasyonel esnekliğini güçlendirmesi bekleniyor. Hukuki belirsizliğin sona ermesiyle birlikte yatırımcıların artık bankanın temel finansal performansına daha fazla odaklanacağı yeni bir döneme giriliyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 700 Milyon Dolarlık Dev Finansman Hamlesi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, uluslararası piyasalardaki fonlama çeşitliliğini artırmak amacıyla toplam 700 milyon ABD doları tutarında yeni bir gelecekteki nakit akışı (Future Flow) işlemi gerçekleştirdiğini duyurdu.

Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, iki farklı yatırımcı ile gerçekleştirilen işlemlerin vadeleri 10 ila 12 yıl arasında değişiyor. İşlem kapsamında havale akımlarına dayalı gelecekteki nakit akışı (Future Flow) yapısı kullanılırken, hazine işlemleri de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Future Flow İşlemi Nedir?

Future Flow (Gelecekteki Nakit Akışı Finansmanı), bankaların gelecekte elde etmeyi bekledikleri düzenli döviz gelirlerini teminat göstererek uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak sağlamasına olanak tanıyan yapılandırılmış finansman yöntemidir.

Bu modelde özellikle;

  • Yurtdışı para transferleri,
  • İhracat gelirleri,
  • Kredi kartı tahsilatları,
  • Havale ve döviz transferleri

gibi düzenli döviz girişleri yatırımcılara güvence olarak sunulmaktadır.

Yapı Kredi Neden Bu İşlemi Yaptı?

Bankacılık uzmanlarına göre söz konusu işlem üç önemli avantaj sağlıyor:

1. Uzun Vadeli Kaynak Sağlanıyor

Türk bankacılık sektöründe genellikle kısa ve orta vadeli dış borçlanmalar öne çıkarken, 10-12 yıl vadeli kaynak bulunması oldukça dikkat çekici görülüyor.

2. Likidite Gücü Artıyor

700 milyon dolarlık kaynak, bankanın uzun vadeli kredi verme kapasitesini desteklerken bilanço yapısını da güçlendirecek.

3. Uluslararası Güven Mesajı

Küresel yatırımcıların uzun vadeli fon sağlaması, Yapı Kredi’nin kredi kalitesi ve Türkiye riskine ilişkin değerlendirmelerinde olumlu bir algının bulunduğuna işaret ediyor.

Türk Bankacılık Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?

Son dönemde yüksek faiz ortamı, küresel jeopolitik riskler ve uluslararası fonlama maliyetlerindeki oynaklık nedeniyle Türk bankalarının dış kaynak bulma maliyetleri yakından takip ediliyor.

Bu açıdan bakıldığında Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği işlem;

  • Türk bankalarının uluslararası piyasalara erişiminin devam ettiğini,
  • Uzun vadeli yatırımcı ilgisinin sürdüğünü,
  • Türkiye finans sektörüne yönelik güvenin tamamen kaybolmadığını

gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Yorumu

700 milyon dolarlık bu işlem yalnızca bir fonlama anlaşması değil, aynı zamanda küresel yatırımcıların Türkiye’nin en büyük özel bankalarından birine verdiği uzun vadeli güven oyunu da temsil ediyor.

Özellikle 10-12 yıl gibi uzun vadelerde sağlanan finansman, bankacılık sektörünün kısa vadeli kaynak bağımlılığını azaltırken, kredi piyasalarının geleceği açısından da olumlu sinyal niteliği taşıyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.