Connect with us

BANKA HABERLERİ

Kuveyt Türk’ten 2,5 milyar TL net kar

Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, “Dijitalleşme yaklaşımımız doğrultusunda müşterilerimizin beklenti ve taleplerini odağımıza alarak birçok yeniliği hayata geçirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Kuveyt Türk, 2021 yılında net karını bir önceki yıla göre yüzde 79 artırarak 2,5 milyar TL seviyesine yükseltti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, katılım finans esasları doğrultusunda geliştirdiği ürün ve hizmetleriyle 30 yılı aşkın süredir müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk, 2021 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.

Buna göre Kuveyt Türk, 2021 yılında karlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürmenin yanı sıra net karını bir önceki yıla göre yüzde 79 artırarak 2,5 milyar TL seviyesine yükseltti.

Toplanan fon büyüklüğü ise 2020 yılına kıyasla yüzde 74 artışla 212,1 milyar TL’ye ulaşan Kuveyt Türk’ün kullandırdığı fon büyüklüğü yüzde 56 artışla 123,4 milyar TL’ye yükseldi. Özvarlıklarını 10,5 milyar TL’ye, aktif büyüklüğünü ise 254 milyar TL’ye ulaştıran Kuveyt Türk, aktif büyüklük açısından bankacılık sektöründe ilk 10 içinde yer alırken, katılım finans kuruluşları arasında da ilk sıradaki yerini sağlamlaştırdı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, salgının etkilerinin devam ettiği 2021 yılında makroekonomik görünümün ve küresel ekonomik aktivenin dalgalı bir görünüm izlediğini belirterek, ‘Bu dönemde dijitalleşme yaklaşımımız doğrultusunda müşterilerimizin beklenti ve taleplerini odağımıza alarak birçok yeniliği hayata geçirdik. Yine bu dönemde, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılamak üzere yenilikçi çözümler sunduk, önemli iş birlikleri gerçekleştirdik. Güçlü sermaye yapımızla ve dinamik kurumsal yönetim anlayışımızla hissedarlarımızın birikimlerine değer katan adımlar atmayı sürdüreceğiz. Müşteri memnuniyetini ve deneyimini odağımıza alarak 2022 yılında da müşterilerimize yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam edeceğiz.’ ifadelerini kullandı.

2021 yılında Kuveyt Türk, Türk Hava Yolları ile yaptığı anlaşmayla Miles&Smiles’ın resmi ortaklarından biri oldu. Anlaşma kapsamında Miles&Smiles Kuveyt Türk müşterileri, Türk Hava Yolları ve program ortağı hava yolu firmalarıyla gerçekleştirdikleri uçuşlardan, program ortaklarında yaptıkları harcamalardan ve alışverişlerden mil kazanabiliyor. İş birliği ile Kuveyt Türk, bireysel müşterilerinin yanı sıra KOBİ müşterileri için de Miles&Smiles kredi kartlarını hizmete sundu. Ayrıca sektörde bir ilk gerçekleştirilerek mil kazandıran banka kartı hizmete sunuldu. Miles&Smiles Kuveyt Türk Business kredi kartıyla da sektörde bir ilk hayata geçirilerek şahıs firmalarının yanı sıra ilk kez ticari firmalar için de Miles&Smiles kartı hizmete sunuldu.

– Sürdürülebilir sermaye benzeri sukuk ihracı

2021 yılında katılım finans ilkeleri doğrultusunda Türkiye’de ve dünyada ilk kez ‘Global Sürdürülebilir Tier 2 Sermaye Benzeri Sukuk İhracı’nı gerçekleştiren Kuveyt Türk’ün 350 milyon dolar tutarındaki 10 yıl vadeli ve 5. yılın sonunda erken itfa opsiyonu olan sürdürülebilir sukuk ihracına, Kıta Avrupası, Birleşik Krallık, Amerika, Asya ve Körfez dahil çok geniş bir coğrafi dağılımıyla 4,3 milyar doların üzerinde talep geldi. Kuveyt Türk, sürdürülebilir sukuktan elde ettiği kaynağı, yenilenebilir enerji finansmanı başta olmak üzere yeşil ve sosyal proje finansmanlarında değerlendiriyor.

Kuveyt Türk, müşterilerinin finansman ihtiyacını kolay ve hızlı şekilde karşılamak için ‘Yerinde Finansman’ hizmetini devreye aldı. Yerinde Finansman hizmetiyle Kuveyt Türk, müşterilerine evlilik, seyahat, ev yenileme gibi dönemsel ve yüksek tutarlı harcamalarını katılım finans kurallarına uygun şekilde yüksek taksit sayılarıyla satın alabilme fırsatı sunuluyor.

Bu sistemle müşteriler hem fiziki hem de online alışverişlerde anlaşmalı iş yerlerinde yaptıkları alışverişlerde kısa sürede finansman kullanılabiliyor. API teknolojisinin kullanıldığı yeni nesil bir çözüm olan Yerinde Finansman sisteminde katılım finans ilkelerinden murabaha kullanılıyor. Müşteriler, Yerinde Finansman hizmetini 7 gün 24 saat kullanılabiliyor.

Kuveyt Türk, 2021’in aralık ayında, faizsiz finans prensipleri çerçevesinde iki yeni katılma hesabı ürününü müşterilerinin hizmetine sundu.

‘Kur Korumalı TL Katılma Hesabı’nda, tasarruflarını TL mevduatı olarak değerlendiren veya döviz cinsinden mevduatlarını TL’ye dönüştüren müşteriler; 3, 6 ve 12 ay vade seçenekleriyle birikim ve tasarruflarını faizsiz finans prensiplerine uygun olarak döviz kuru değişimine karşı koruyabiliyor. 20 Aralık 2021 tarihi itibarıyla Amerikan doları, İngiliz sterlini veya avro döviz cinsinde mevduatı mevcut olan Kuveyt Türk müşterileri ise birikim ve tasarruflarını TL’Ye dönüştürerek 3, 6 ve 12 ay vade seçenekleriyle, faizsiz finans prensipleriyle oluşturulan ‘Dönüşüm Destekli TL Katılma Hesabı’nda değerlendirebiliyor. Kuveyt Türk müşterileri, Dönüşüm Destekli Katılma Hesabını, şubelerden, internet şubeden ve Kuveyt Türk Mobil’den; Kur Korumalı TL Katılma Hesabını ise şubelerden açtırabiliyor.

– Kuveyt Türk ile Param iş birliğine gitti

Gerçekleştirdiği iş birlikleriyle tüzel müşterilerine de her alanda birçok kolaylık sunmaya devam eden Kuveyt Türk, elektronik ödeme sistemleri ve finansal teknoloji alanının öncü şirketlerinden Param ile iş birliğine gitti. Yapılan anlaşma kapsamında Kuveyt Türk’ün Cebim POS ürününü kullanan işletmeler, müşterilerine Param altyapısını kullanarak çok daha geniş bir ağ üzerinden avantajlar sunarken, 22 banka ve 9 kart markası üzerinden taksitli işlem yapabiliyor. Param ise Kuveyt Türk’ün geniş müşteri ağından yararlanıyor.

Çalışanları için hayata geçirdiği özgün insan kaynakları uygulamalarıyla öne çıkan Kuveyt Türk, bir başarıya daha adını yazdırdı. ‘5000+ Çalışan Sayısı’ kategorisinde birinci olarak üst üste dördüncü kez ‘Türkiye’nin En İyi İşvereni’ olan Kuveyt Türk, 2021’de ‘Avrupa’nın En İyi İşvereni’ ödülünün sahibi oldu. Kuveyt Türk böylece birinci sırada ‘Avrupa’nın En İyi İşvereni’ seçilen ilk Türk şirketi unvanını elde etti.

Kuveyt Türk’ün yüzde 100 iştiraki olan KT Portföy ise bankacılık ve finans dünyasındaki şirketlerin uzmanlık ve mükemmellik alanlarında öne çıkan uygulamalarını ödüllendiren Global Banking & Finance Awards kapsamında düzenlenen The Next 100 Global Awards 2021’de, ‘En İyi İslami Portföy Yönetimi’ ödülüne layık görüldü. Uluslararası alanda önem arz eden bu ödül, KT Portföy’ün varlık yönetimi alanındaki stratejilerinin ve hayata geçirdiği yenilikçi uygulamaların doğruluğunu teyit etti.

Ayrıca, 2021 yıl sonu itibarıyla rakamlarla Kuveyt Türk, reel ekonomiye nakdi ve gayri nakdi fon kullandırımlar aracılığıyla 140,8 milyar TL destek sağladı. 2021 yılında kullandırılan fon büyümesi yüzde 56 düzeyinde gerçekleşti. Yüksek aktif kalitesi odağıyla donuk alacaklar oranı yüzde 2,49 düzeyinde gerçekleşti. Yıl boyunca yüzde 148,9 yabancı para kullandırılan fon büyümesiyle yatırımlar ve dış ticaret finanse edildi. Yıllık toplanan fon büyümesi yüzde 74 gerçekleşerek toplamda 212,1milyar TL toplanan fon hacmine ulaşıldı.

Geçen yıldan bu yana yüzde 71 Türk Lirası toplanan fon büyümesiyle fonlama tabanı içerisindeki TP’nin payı artırıldı. Cari mevduatın toplanan fonlar içerisindeki payı yüzde 60,4 olarak gerçekleşti. Ortalama öz kaynak karlılığı yüzde 27,12 düzeyinde gerçekleşti. Yasal limiti yüzde 12 olan sermaye yeterlilik oranı yüzde 23,05 seviyesine ulaştı.

BANKA HABERLERİ

Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.

Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme

Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.

Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.

Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı

Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.

Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.

Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.

Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.

Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL

FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.

Bankavitrini.com | Gündem

Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.

Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı

Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.

DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil

DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.

DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.

Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”

DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.

Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?

Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.

Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.

Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.

Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu

Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.

Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.

Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK 1,7 MİLYAR TL CEZAYI NİÇİN YEDİ?

Yayınlanma:

|

Yazan:

BANKALAR ÇALIŞANLARIN MAAŞ REKABETİNİ Mİ SINIRLADI?

Bankavitrini.com | Bankacılık ve Finans Analizi

Akbank, Rekabet Kurulu tarafından yürütülen iş gücü piyasasına yönelik soruşturmanın uzlaşmayla sonuçlandırılması kapsamında 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL idari para cezası ödeyecek. Peki, Türkiye’nin önde gelen bankalarından biri neden bu kadar yüksek bir ceza ile karşı karşıya kaldı? Soruşturmanın arkasında hangi iddialar bulunuyor? Bu olay, bankacılık sektöründe çalışanların ücretlerini ve iş değiştirme özgürlüğünü nasıl etkileyebilir?

CEZA KREDİ VE MEVDUAT FAİZLERİYLE İLGİLİ DEĞİL

Akbank’a verilen cezanın konusu, bankanın müşterilerine uyguladığı kredi faizleri veya mevduat oranları değil. Rekabet Kurumu’nun 24 Şubat 2026 tarihinde duyurduğu soruşturma, bankacılık, sigortacılık ve bilişim teknolojileri sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin iş gücü piyasasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamalarını inceliyor.

Rekabet Kurumu, aralarında Akbank’ın da bulunduğu 26 teşebbüs hakkında çalışan ayartmama anlaşmaları ve/veya iş gücü piyasasına yönelik rekabete hassas bilgi paylaşımı iddiaları kapsamında soruşturma başlatmıştı.

Akbank, 12 Ekim 2026 tarihli Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) açıklamasında, Rekabet Kurulu’nun 26-30/899-383 sayılı kararı doğrultusunda soruşturmanın banka bakımından uzlaşmayla sonuçlandırıldığını bildirdi.

Açıklanan idari para cezası 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL oldu.

ÇALIŞAN AYARTMAMA ANLAŞMASI NE DEMEK?

Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri, şirketlerin birbirlerinin çalışanlarını işe almamak veya çalışan transferlerini kısıtlamak konusunda anlaşmış olabileceği iddiası.

Örneğin aynı sektörde faaliyet gösteren iki banka düşünelim. Bu bankaların birbirlerinin çalışanlarına iş teklifi yapmamak ya da çalışan transferlerini sınırlandırmak konusunda anlaşmaları, iş gücü piyasasındaki rekabeti bozabilecek uygulamalar arasında değerlendirilebilir.

Böyle bir durumda çalışan, yalnızca mevcut işvereninin ücret politikasıyla karşı karşıya kalmaz. Rakip bankaların daha yüksek ücret veya daha iyi çalışma koşulları sunmasıyla ortaya çıkabilecek alternatifler de daralabilir.

Oysa rekabetçi bir iş gücü piyasasında bankalar nitelikli çalışanları bünyelerine katabilmek için ücret, prim, yan haklar, kariyer olanakları ve çalışma koşulları üzerinden birbirleriyle yarışır.

Bu rekabetin kısıtlanması, çalışanların pazarlık gücünü zayıflatabilecek bir sonuç doğurabilir.

Ancak önemli bir ayrıntı var: Rekabet Kurumu’nun soruşturma duyurusu, bu tür uygulamalara ilişkin iddiaların araştırıldığını gösteriyor. Akbank’ın hangi somut davranışının cezaya esas alındığına ilişkin ayrıntılar, bankanın KAP açıklamasında yer almıyor.

MAAŞ BİLGİLERİNİN PAYLAŞILMASI NEDEN SORUN OLABİLİR?

Soruşturmanın ikinci önemli boyutu, iş gücü piyasasında rekabete hassas bilgilerin paylaşılması iddiası.

Çalışan ücretleri, maaş artışları, işe alım koşulları ve gelecekteki istihdam planları gibi bilgiler, şirketlerin birbirleriyle rekabet etme biçimini etkileyebilir.

Örneğin rakip işverenlerin gelecekteki ücret artışlarına ilişkin hassas bilgileri paylaşması, ücret politikalarının bağımsız biçimde belirlenmesini zayıflatabilir. İşverenler arasındaki rekabetin azalması da çalışanların daha iyi ücret ve çalışma koşulları elde etme olanaklarını olumsuz etkileyebilir.

Buradaki temel mesele, şirketlerin insan kaynakları alanında her türlü bilgi alışverişinin yasak olması değil. Rekabeti kısıtlayabilecek nitelikteki anlaşmalar ve bilgi paylaşımlarının, somut koşullar çerçevesinde rekabet hukuku bakımından değerlendirilmesidir.

AKBANK BUNU NEDEN YAPMIŞ OLABİLİR?

Bu sorunun kesin yanıtını verebilmek için Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararındaki somut tespitlerin görülmesi gerekir. Bankanın kamuya açık KAP açıklaması, cezanın arkasındaki yönetimsel motivasyonu veya belirli bir uygulamanın nedenini açıklamıyor.

Bununla birlikte, çalışan transferlerini sınırlandıran veya ücret rekabetini zayıflatan uygulamaların işverenler açısından olası ekonomik motivasyonları bulunuyor.

Birincisi, personel maliyetlerini kontrol altında tutmak. Bankacılık sektöründe deneyimli çalışanların ücretleri, primleri ve yan hakları önemli bir maliyet kalemi oluşturuyor. İşverenler arasındaki ücret rekabetinin zayıflaması, ücret artışı baskısını azaltabilecek bir sonuç doğurabilir.

İkincisi, nitelikli personeli elde tutmak. Deneyimli bankacılar, risk yönetimi uzmanları, yazılım çalışanları ve yöneticiler, rakip kuruluşlar açısından değerli insan kaynağıdır. Çalışan hareketlerini kısıtlayan anlaşmalar, işverenler açısından personel kaybını azaltıyor gibi görünse de rekabet hukuku bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.

Üçüncüsü, insan kaynakları maliyetlerinde öngörülebilirlik sağlamak. Bankalar ücret artışlarını ve işe alım maliyetlerini yönetmek ister. Ancak bu amaç, rakiplerle rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar yapılmasını hukuken meşru hâle getirmez.

Bunlar olası ekonomik açıklamalardır; Akbank’ın bu amaçlarla hareket ettiğinin kanıtlandığı anlamına gelmez.

BU BİR İŞ HUKUKU İHLALİ Mİ?

Burada iki ayrı hukuk alanını birbirinden ayırmak gerekiyor.

İş hukuku; işçinin ücreti, iş sözleşmesi, çalışma koşulları, kıdem ve ihbar tazminatı gibi konuları düzenler.

Rekabet hukuku ise şirketlerin piyasalarda rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşmalarını ve davranışlarını denetler.

Akbank’a ilişkin soruşturmanın hukuki dayanağı, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında iş gücü piyasasındaki rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığının incelenmesidir.

Dolayısıyla bu olay, doğrudan işçilerin ücretlerinin ödenmemesi veya kıdem tazminatı haklarının ihlali nedeniyle verilen bir iş hukuku cezası değildir.

Bununla birlikte, işverenler arasındaki rekabeti kısıtlayabilecek uygulamalar çalışanların iş değiştirme ve ücret pazarlığı imkânlarını etkileyebildiğinden, konu çalışma hayatı açısından da önem taşıyor.

AKBANK NEDEN UZLAŞMAYI KABUL ETTİ?

Akbank’ın KAP açıklamasında, soruşturmanın Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda uzlaşma usulüyle sonuçlandırıldığı bildirildi.

Rekabet hukukunda uzlaşma, soruşturmanın kanunda belirlenen koşullar çerçevesinde sonuçlandırılmasına imkân veren bir yöntemdir. Bu yol, sürecin daha kısa sürede tamamlanması ve hukuki belirsizliğin azaltılması gibi avantajlar sağlayabilir.

Ancak Akbank’ın uzlaşmayı hangi özel gerekçelerle tercih ettiğine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle bankanın uzlaşma kararını hangi yönetimsel veya hukuki değerlendirmelerle aldığı konusunda kesin bir neden ileri sürmek doğru olmaz.

BANKACILIK SEKTÖRÜNDE NE DEĞİŞEBİLİR?

Bu soruşturmanın önemi yalnızca Akbank’ın ödeyeceği para cezasıyla sınırlı değil.

Bankalar ve diğer finans kuruluşları açısından insan kaynakları uygulamalarının da rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmesi, sektörde yeni bir hassasiyet alanı oluşturuyor.

Özellikle şu konuların önem kazanması beklenebilir:

  • Rakip kuruluşların çalışanlarını işe almama yönünde anlaşmalardan kaçınılması.
  • Ücret politikaları ve gelecekteki maaş artışları gibi rekabete hassas bilgilerin paylaşımının dikkatle değerlendirilmesi.
  • İnsan kaynakları toplantılarında ve sektör içi görüşmelerde rekabet hukuku kurallarına uyumun güçlendirilmesi.
  • Çalışanların iş değiştirme ve daha iyi çalışma koşulları için pazarlık yapma imkânlarının korunması.

Bunun çalışanların ücretlerine doğrudan ne ölçüde yansıyacağı ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu.

SONUÇ: MESELE SADECE 1,7 MİLYAR TL DEĞİL

Akbank’a açıklanan 1 milyar 713 milyon 897 bin 558 TL’lik idari para cezası, iş gücü piyasasındaki rekabetin de bankacılık sektöründe ciddi bir denetim konusu olduğunu gösteriyor.

Çalışanların serbestçe iş değiştirebilmesi, işverenlerin nitelikli personel için rekabet etmesi ve ücretlerin bağımsız piyasa koşullarında belirlenmesi, rekabetçi bir iş gücü piyasasının temel unsurları arasında yer alıyor.

Burada asıl yanıtlanması gereken soru şu: Bankalar müşterilerine kredi ve mevduat ürünleri sunarken rekabet etmek zorundayken, çalışanları işe alma ve ücret belirleme konusunda da aynı rekabet anlayışıyla hareket ediyor mu?

Bu sorunun Akbank özelindeki somut yanıtı için Rekabet Kurulu’nun gerekçeli kararındaki tespitlerin incelenmesi gerekiyor. Ancak olayın kendisi, bankacılık sektöründe rekabet hukukunun yalnızca müşteri ve ürün piyasalarıyla sınırlı olmadığını, çalışma hayatına da uzandığını ortaya koyuyor.

Kaynaklar: Rekabet Kurumu’nun 24 Şubat 2026 tarihli soruşturma duyurusu; Akbank’ın 12 Ekim 2026 tarihli KAP açıklaması.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.