Connect with us

ŞİRKETLER

Fortune 500 Türkiye-2021 Araştırması’nın sonuçları açıklandı

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin sıralandığı Fortune 500 Türkiye-2021 Araştırması’na göre, şirketlerin 2021 yılı net satışları, bir önceki yıla göre yüzde 65,7 artarak 3,2 trilyon liraya çıktı.

Yayınlanma:

|

Fortune Türkiye ve CRIF Türkiye’nin bu yıl 15’incisini gerçekleştirdikleri ve Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin listelendiği ‘Fortune 500 Türkiye Araştırması’nın sonuçları belli oldu.

Fortune 500 Türkiye Araştırması’nın 2021 sonuçları, Fortune Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şule Laleli, Fortune 500 Türkiye Editörü Ersan Taylan, CRIF Analitik Birim Müdürü Yavuz Arsoy ve CRIF Analitik Birim Danışmanı Selen Yıldırım’ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

Buna göre, Fortune 500 Türkiye-2021 Araştırması, Türkiye’nin en büyük şirketlerinin Kovid-19 salgının etkilerinin devam etmesine rağmen 2021 yılında çok hızlı bir büyüme oranı yakaladıklarını ortaya koydu. Fortune 500 Türkiye-2021 Araştırması’nda yer alan şirketlerin toplam net satışları bir önceki yıla göre yüzde 65,7 artarak 3 trilyon 212 milyar liraya çıktı.

Net satışlarda, son 15 yılın en yüksek oranlı artışı gerçekleşti

Fortune 500 Türkiye şirketlerinin 2021 yılında net satışlarında sağladıkları söz konusu artış, ilk araştırmanın yapıldığı Fortune 500 Türkiye-2007’den bu yana geçen 15 yılda gerçekleşen en yüksek oranlı artış oldu. Başka bir ifadeyle Fortune 500 Türkiye şirketleri 2021 yılında net satışlarda, son 15 yılın en yüksek oranlı artışını gerçekleştirdi.

İhracatta rekor artış

Küresel ticaretteki canlanma ve tedarik zincirinde salgının etkisiyle yaşanan değişim, Türkiye’nin ihracatını pozitif etkiledi. Fortune 500 Türkiye Araştırması-2021’de şirketlerin net satışlarının artmasında ihracatın çok önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Fortune 500 Türkiye şirketlerinin 2021’de gerçekleştirdiği toplam ihracat, bir önceki yıla kıyasla yüzde 90 artarak 895 milyar 189 milyon TL’ye çıktı. Fortune 500 Türkiye şirketlerinin 2021 yılında ihracatta sağladıkları söz konusu performans, araştırmanın ilk gerçekleştirildiği Fortune 500 Türkiye-2007’den bu yana yaşanan en yüksek oranlı artış oldu. 402 şirketin ihracat gerçekleştirdiği Fortune 500 Türkiye-2021 Araştırması’nda yer alan şirketlerin net satışlarında ihracatın payı bir önceki yıla göre arttı. 2020 yılında toplam satışların yüzde 24,3’ü ihracattan sağlanırken, 2021 yılında bu oran yüzde 27,9 oldu.

Fortune 500 Türkiye şirketlerinin 2021 yılında gerçekleştirdiği ihracata dolar bazında bakıldığında ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 50 artarak 100 milyar 753 milyon dolara çıktığı görüldü. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Hizmet İhracatçıları Birliği verilerine göre, Türkiye’nin toplam ihracatı 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 37,7 artarak 282,2 milyar dolara çıktı. Bu veriler ile kıyaslandığında Fortune 500 Türkiye şirketlerinin, Türkiye’nin toplam ihracatında yaşanan artıştan daha yüksek oranlı bir artış gerçekleştirdiği net olarak görüldü.

Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin net karı yüzde 138 arttı

Fortune 500 Türkiye Araştırması, şirketlerin 2021’de karlarını da yüksek oranda artırdıklarını ortaya koydu. Fortune 500 Türkiye şirketlerinden 396’sı kar açıklarken, 104’ü zarar açıkladı.

Fortune 500 Türkiye sıralamasında yer alan şirketlerin 2020 yılında 66 milyar 367 milyon lira olan toplam net karı, 2021 yılında yüzde 137,7 artarak 157 milyar 781 milyon liraya çıktı. Net kar artışında şirketlerin esas faaliyet karları ile diğer gelir gider dengesindeki artış toplamının, finansman giderlerindeki artışın üzerinde olması etkili oldu. Fortune 500 Türkiye şirketlerinin net satış karlılığı 2020 yılında yüzde 3,42 iken, 2021 yılında yüzde 4,91 seviyesine çıktı. 2020 yılında yüzde 8,27 olan öz kaynak karlılığı ise 2021 yılında yüzde 12,22’ye yükseldi.

EPİAŞ zirvedeki yerini korudu

Finansal kurumlar ve holding dışındaki tüm sektörleri kapsayan Fortune 500 Türkiye-2021 listesinde, geçen yıl zirveye çıkan Enerji Piyasaları İşletmesi AŞ (EPİAŞ), bu yıl da zirvede yer aldı.

2021 yılında net satış gelirlerini bir önceki yıla göre yüzde 57,9 artırarak 167 milyar 126 milyon liraya çıkaran EPİAŞ, Fortune 500 Türkiye 2021 sıralamasının birincisi oldu.

Uzun yıllar Fortune 500 Türkiye’nin zirvesinde yer alan Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ) ise 2021 yılında bir önceki yıla göre net satış gelirlerini yüzde 138,7 artırarak 150 milyar 972 milyon liraya çıkardı. Böylece Tüpraş, 2020 yılında olduğu gibi 2021 yılında da Fortune 500 Türkiye listesine ikinci sırada girdi.

Salgının etkisiyle 2020 yılında Fortune 500 Türkiye listesinde ivme kaybeden Türk Hava Yolları (THY), sağladığı yüksek büyüme performansı ile yeniden yükselişe geçti. 2021 yılında net satış gelirlerini, bir önceki yıla göre yüzde 109,6 artıran THY, 97 milyar 378 milyon TL net satış geliri ile Fortune 500 Türkiye-2021 listesinde üçüncü sıradaki yerini aldı.

Son yıllarda sağladığı yüksek büyüme ile devler arasındaki yerini her geçen yıl yukarı çeken Ahlatçı Kuyumculuk, 2021 yılında net satışlarını bir önceki yıla göre yüzde 92,2 artırarak 79 milyar 731 milyon liraya çıkardı. Ahlatçı Kuyumculuk elde ettiği yüksek büyümeyle 2021 yılında üç basamak atlayarak Fortune 500 Türkiye-2021 listesine dördüncü sıradan girdi.

Otomotiv sektörünün öncü şirketlerinden Ford Otomotiv Sanayi AŞ, bir önceki yıla göre net satış gelirlerini yüzde 43,8 artırarak 71 milyar 101 milyon liraya çıkardı ve Fortune 500 Türkiye-2021 listesine beşinci sıradan girdi. 2021 yılında net satış gelirini bir önceki yıla göre yüzde 27,1 artırarak 70 milyar 527 milyon liraya çıkaran BİM Birleşik Mağazalar AŞ (BİM) ise Fortune 500 Türkiye listelerindeki tırmanışında 2021 yılında ivme kaybetti. Fortune 500 Türkiye-2020 listesinde üçüncü sırada yer alan BİM, üç basamak gerileyerek Fortune 500 Türkiye-2021 listesine altıncı sırada girebildi.

Net satış gelirlerini bir önceki yıla göre yüzde 112,9 artırarak 68 milyar 227 milyon liraya çıkaran Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları TAŞ (ERDEMİR) ise Fortune 500 Türkiye-2021 listesine, yedinci sırada girmeyi başardı. Net satışlarını bir önceki yıla kıyasla yüzde 66,8 artırarak 68 milyar 184 milyon liraya çıkaran Arçelik, bir önceki yıl olduğu gibi Fortune 500 Türkiye-2021 listesindeki sekizinci yerini korudu. Net satış gelirlerini bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artırarak 67 milyar TL’ye çıkaran Petrol Ofisi AŞ de üç basamak düşerek Fortune 500 Türkiye-2021 listesine dokuzuncu sıradan girdi.

Bir önceki yıl dokuzuncu sırada olan Opet Petrolcülük AŞ ise net satış gelirini yüzde 45 artırarak 56 milyar TL’ye çıkarmasına rağmen bir basamak gerileyerek Fortune 500 Türkiye-2021 listesine, 10’uncu sırada girdi. Fortune 500 Türkiye sıralamasında yer alan ilk 10 şirket, 896 milyar 265 milyon TL net satış geliri ile toplam satışların yüzde 28’ini gerçekleştirdi.

Fortune 500 Türkiye çıtayı 1 milyar TL’nin üzerine çıkardı

Şirketlerin net satışlarında yaşanan artışla Fortune 500 Türkiye listesine girmenin çıtası da önemli oranda yükseldi. 2020’de listedeki 500’üncü şirketin net satışı yaklaşık 630 milyon TL iken, 2021 listesindeki 500’üncü şirketin net satışı 1 milyar 36 milyon TL’ye ulaştı. Fortune 500 Türkiye araştırmasının ilk gerçekleştirildiği 2007’de 1 milyar TL’nin üzerinde net satış gelirine sahip olan şirket sayısı 53 iken, bugün 500 şirketin tamamının 1 milyar TL’nin üzerinde bir büyüklüğe ulaştığı görüldü. 2007’de yalnızca üç şirket, 2020’de ise 37 şirket 10 milyar liranın üzerinde satış büyüklüğüne sahipken, 2021’de 65 şirketin net satış gelirleri 10 milyar TL’nin üzerine çıktı.

İstihdam yüzde 5,1 arttı

Araştırmaya göre, gerek net satışlar, gerek ihracat gerekse net karda 2021 yılında oransal anlamda 15 yılın rekor artışları yaşanırken istihdamda da yüzde 5,1 artış yaşandı. Fortune 500 listesindeki şirketlerin, 2020 yılında 1 milyon 278 bin olan istihdamı, 65 bin artarak 2021 yılında 1 milyon 343 bine çıktı.

Borsa’daki şirketi sayısı 107 oldu

Fortune 500 Türkiye listesinde borsa şirketlerinin sayısı da bir önceki yıla göre arttı. Fortune 500 Türkiye-2021 listesinde 99 olan borsa şirketi sayısı, 2021 listesinde 107’ye çıktı. Borsa şirketi sayısı 2020 yılına göre artış gösterse de 2009 yılındaki 121 şirketin altında kaldı. 2009 yılında borsadaki şirket sayısı 325 iken 2021 sonunda 469’a çıktı. Ancak aynı dönemde Fortune 500 listesindeki borsa şirket sayısı ise azaldı. Listeye daha büyük şirketler girse de borsaya yeni açılan şirketler ilk 500 kriterlerini sağlamada zayıf kaldı.

Fortune 500 Türkiye Walmart’ın yüzde 63’üne ulaştı

Fortune 500 Türkiye-2021 Araştırması, şirketlerin 2021 yılında sadece TL bazında değil dolar bazında da yüksek oranlı bir büyüme sağladıklarını ortaya koydu. Fortune 500 Türkiye şirketlerinin toplam net satışları, bir önceki yıla göre dolar bazında yüzde 30,7 artarak 2021 yılında 361,5 milyar dolara çıktı. Fortune 500 ABD listesinin ilk sırasında bulunan Walmart’ın net satışları ise 2021 yılında 572,8 milyar dolara ulaştı. 2021 yılında sağlanan güçlü büyümeyle Fortune 500 Türkiye-2021 listesinde yer alan şirketlerin toplam net satışları Walmart’ın yüzde 63’üne çıktı. Bu oran 2020 yılında yüzde 49,5 civarındaydı. Türkiye-2021 şirketlerinin tamamı, Fortune 500 ABD-2021 listesine ise dördüncü sıradan giriyor.

Fortune 500 ABD listesinde ikinci sırada yer alan Amazon.com’un net satışları, 469,8 milyar dolar, üçüncü sırada yer alan Apple’ın net satışları ise 365,8 milyar dolar oldu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İHRACATÇIYA YÜZDE 3 KUR DESTEĞİNDE KURALLAR DEĞİŞTİ

Yayınlanma:

|

Yazan:

TCMB’nin yeni uygulaması 1 Ekim itibarıyla başladı. Döviz almama taahhüdü kaldırılırken yerine %10’luk döviz pozisyon sınırı getirildi. Destek artık firmanın yarattığı katma değerle sınırlandırılacak. 2026’nın son üç ayında yıllık limitlerin yalnızca dörtte biri kullanılabilecek.

Bankavitrini – Özel Haber

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sunan firmalara yönelik Döviz Dönüşüm Desteği uygulamasında 1 Ekim 2026 itibarıyla yeni dönem başladı.

Ağustos ayında yapılan düzenlemenin ayrıntıları netleşirken, yeni sistemde yalnızca dövizini Türk lirasına çeviren firmaya destek verilmesi anlayışından, üretim, istihdam ve katma değer yaratma kapasitesini de dikkate alan bir modele geçildi.

TCMB de 28 Eylül’de yayımladığı analizinde yeni uygulamanın daha kapsayıcı ve katma değeri esas alan bir yapıya kavuştuğunu açıkladı.

%3’lük destek devam ediyor

Döviz dönüşüm desteğinin temel oranı %2 olarak korunurken, geçici olarak uygulanan %3’lük destek oranı 31 Ocak 2027’ye kadar devam edecek.

Başka bir ifadeyle, uygun koşulları sağlayan firma TCMB’ye sattığı destek kapsamındaki dövizin TL karşılığı üzerinden bu dönemde %3 oranında destek alabilecek. Ancak yeni sistemde kritik nokta, firmanın istediği miktarda dövizi destek kapsamında satamayacak olması.

Çünkü artık destek tutarı ve döviz satış limiti firmanın yarattığı katma değerle ilişkilendiriliyor.

“Döviz alma” şartı kalktı, yerine %10 sınırı geldi

Yeni düzenlemenin firmalar açısından en önemli değişikliklerinden biri, daha önce uygulanan “dönüşüm sonrasında 1 ay döviz/altın almama” şartının kaldırılması.

Bunun yerine firmalara döviz pozisyon oranı sınırı getirildi. Yeni uygulamada firmanın likit döviz varlıklarının, net satış hasılatı ile toplam aktiflerinden yüksek olanına oranının %10’u aşmaması gerekiyor.Bu değişiklik özellikle bilançosunda yüksek miktarda likit döviz bulunduran şirketler açısından önemli.

Artık banka açısından sadece: “Firma döviz aldı mı?” sorusu değil, “Firmanın bilançosundaki likit döviz pozisyonu ne kadar?” sorusu da önem kazanacak.

Desteğin miktarı artık firmanın “katma değerine” bağlı

Yeni sistemin en dikkat çekici tarafı ise destek kapsamında satılabilecek döviz miktarının firmanın yarattığı katma değerle sınırlandırılması.

TCMB’nin hesabında iki temel unsur dikkate alınıyor: Faaliyet kârı + işgücü maliyeti

Faaliyet kârı, firmanın Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirdiği yıllık gelir tablosundan alınırken, işgücü maliyeti SGK kayıtlarındaki çalışanlar için ödenen maaş/ücret ve primlerin 12 aylık toplamından oluşuyor. Faaliyet kârı negatif olan firmalarda ise kâr tutarı sıfır kabul ediliyor.

Dolayısıyla zarar eden ancak yüksek istihdam maliyeti bulunan bir şirket de tamamen sistemin dışında kalmıyor.

Örnek: 100 milyon TL katma değer yaratan firma

Bir şirketin;

  • Faaliyet kârı: 40 milyon TL
  • 12 aylık işgücü maliyeti: 60 milyon TL olsun.

Firmanın dikkate alınan katma değeri:

40 + 60 = 100 milyon TL olacak.

Bu rakam, firmanın destek kapsamında satabileceği döviz tutarının belirlenmesinde esas alınacak.

Burada önemli bir ayrım var: 100 milyon TL katma değer, 100 milyon TL destek anlamına gelmiyor.

%3’lük destek oranında 100 milyon TL’lik dönüşümün destek karşılığı: 3 milyon TL oluyor.

Ayrıca yıllık toplam destek tutarı 100 milyon TL ile sınırlandırılmış durumda.

2026’nın son üç ayında limit dörtte bire düşüyor

Yeni sistemin ilk uygulama dönemi açısından dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntılardan biri de 2026 yılına ilişkin geçiş hükmü.

1 Ekim-31 Aralık 2026 döneminde yıllık olarak hesaplanan katma değer tutarının ve yıllık destek üst sınırının yalnızca dörtte biri dikkate alınacak.

Bu nedenle yıllık destek üst sınırı olan 100 milyon TL, 2026’nın son üç ayında: 25 milyon TL olarak uygulanacak.

Aynı şekilde firmanın yıllık katma değerine göre hesaplanan limit de 2026 son çeyreğinde dörtte bir oranında dikkate alınacak.

Yeni sistem doğrudan ihracatçı olmayan üreticiyi de kapsıyor

Düzenlemenin reel sektör açısından bir başka önemli boyutu ise tedarikçi firmalar.

Bir şirket ihracatı doğrudan kendisi gerçekleştirmiyor, ürünlerini aracı ihracatçı üzerinden ihraç ediyorsa, belirli koşulların sağlanması halinde döviz dönüşüm desteğinin tedarikçi firmaya doğrudan ödenebilmesinin önü açıldı.

TCMB, bu düzenlemeyle doğrudan ihracatçı olmayan daha fazla tedarikçi firmanın destekten yararlanmasının amaçlandığını belirtiyor.

Bu değişiklik özellikle ihracatını dış ticaret şirketleri veya aracı ihracatçılar üzerinden yapan üreticiler açısından önem taşıyor.

44 bin firma destekten yararlandı

TCMB’nin verilerine göre uygulamanın başladığı 2023 yılından bugüne yaklaşık 44 bin firmaya döviz dönüşüm desteği sağlandı.

Destekten yararlanan firmaların toplam ihracatçı firmalar içindeki payı da 2026 yılında %34’e ulaştı.

TCMB, yeni düzenlemeyle bu oranın daha da artmasını bekliyor.

Merkez Bankası’nın analizine göre yeni sistem özellikle daha önce döviz almama taahhüdü nedeniyle destekten yararlanamayan, ancak yüksek katma değer üreten firmaların da sisteme dahil olabilmesini amaçlıyor.

TCMB’nin yeni modelindeki temel değişiklikler

Konu 1 Ekim 2026 sonrası
Destek oranı %3 – 31 Ocak 2027’ye kadar
Temel destek oranı %2
Döviz almama taahhüdü Kaldırıldı
Döviz pozisyon sınırı %10
Firma satış limiti Katma değerle ilişkilendirildi
Katma değer hesabı Faaliyet kârı + işgücü maliyeti
Yıllık destek tavanı 100 milyon TL
2026 son çeyrek destek tavanı 25 milyon TL
Tedarikçi firma Belirli şartlarla doğrudan destek alabilecek

Bankacılık açısından yeni dönem: Kontrol yükü artıyor

Yeni düzenleme yalnızca ihracatçı firmaların hesaplama yöntemini değiştirmiyor.

Bankaların kontrol fonksiyonu da önem kazanıyor.

Çünkü artık firmanın;

  • döviz pozisyonu,
  • ihracat bedelinin kaynağı,
  • destek kapsamında satılabilecek döviz miktarı,
  • katma değer hesabı,
  • gerekli mali belgeleri birlikte değerlendirilecek.

Bu da döviz dönüşüm desteğini bankalar açısından basit bir döviz alış-satış işleminden çıkararak firma ve bilanço bazlı bir kontrol mekanizmasına dönüştürüyor.

Asıl değişiklik: “Dövizini getirene” değil, “katma değer yaratana” daha fazla alan

Yeni sistemin arkasındaki temel yaklaşım TCMB’nin kendi açıklamasında açık biçimde ortaya konuluyor.

Merkez Bankası, yeni uygulamayla desteği “yurt içinde üretim ve istihdam yoluyla daha fazla katma değer oluşturan ve net döviz satım eğilimi yüksek firmalara” yönlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor.

Bu açıdan bakıldığında yeni modelde üç kriter öne çıkıyor:

1. Döviz pozisyonu

Firma bilançosunda ne kadar likit döviz taşıyor?

2. Katma değer

Firma ne kadar faaliyet kârı ve istihdam yaratıyor?

3. Döviz dönüşümü

Firma elde ettiği yurt dışı kaynaklı dövizin ne kadarını TL’ye çeviriyor?

Dolayısıyla sistem, klasik anlamdaki “dövizini bozdur, %3 primi al” mekanizmasından daha farklı bir yapıya dönüşüyor.

İhracatçı yeni dönemde nelere dikkat etmeli?

1 Ekim itibarıyla destekten yararlanmak isteyen firmaların özellikle şu dört başlığı kontrol etmesi gerekiyor:

• Döviz pozisyon oranı %10’un üzerinde mi?

• Faaliyet kârı ve işgücü maliyeti ne kadar?

• Bu rakamlara göre destek kapsamında satılabilecek döviz limiti ne?

• 2026 son çeyreğinde bu limitin yalnızca dörtte biri kullanılabilecek mi?

Bunlara ek olarak, aracı ihracatçı üzerinden çalışan üreticilerin de tedarikçi olarak doğrudan destek alma koşullarını ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.

Bankavitrini’nin notu

Yeni düzenleme, döviz dönüşüm desteğinde önemli bir paradigma değişikliğine işaret ediyor.

Eski sistemin odağında “döviz alma” davranışı varken, yeni sistemin odağı “döviz pozisyonu + katma değer + istihdam” üçlüsüne kayıyor.

Bu nedenle özellikle yüksek ihracat yapan şirketlerin yalnızca ihracat rakamlarına değil, bilanço yapısına, faaliyet kârlılığına ve işgücü maliyetine de bakarak destek kapasitesini hesaplaması gerekiyor.

TCMB açısından ise hedef, desteğin rezervlere yaptığı katkının daha kalıcı hale gelmesi ve desteğin yüksek katma değer yaratan firmalara daha fazla ulaşması.

Kaynak: TCMB – Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TCMB’den KOBİ kredilerinde gevşeme: Sınır yüzde 5’e çıktı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), KOBİ kredilerinin büyüme sınırını yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltti. TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranları da düşürüldü. Düzenleme, kredi kanalında kontrollü bir gevşeme adımı olarak öne çıktı.

TCMB, 1 Ekim 2026 tarihli 2026-43 sayılı Makroihtiyati Çerçeve Basın Duyurusu ile bankaların kredi kullandırma kapasitesini etkileyen iki önemli değişiklik yaptı.

Buna göre KOBİ kredileri için uygulanan yüzde 4,5’lik büyüme sınırı yüzde 5’e yükseltildi. Böylece bankaların KOBİ’lere kullandırabileceği kredi hacmindeki izin verilen büyüme oranı 0,5 puan artırılmış oldu.

İkinci adım: Bankaların likiditesi rahatlayacak

TCMB aynı duyuruda Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarının düşürüldüğünü açıkladı. Merkez Bankası, değişikliğin amacını makrofinansal istikrarı ve bankaların likidite yönetimini desteklemek olarak açıkladı.

Bu düzenleme, KOBİ kredi büyüme limitinin artırılmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, bankaların kredi verme tarafında önceki döneme göre bir miktar daha fazla hareket alanına kavuşması anlamına geliyor.

KOBİ kredilerinde önce sıkılaştırma yapılmıştı

TCMB, 23 Mayıs 2026’da KOBİ’lere kullandırılan TL kredilerinin sekiz haftalık büyüme sınırını yüzde 5’ten yüzde 4,5’e indirmişti. Aynı düzenlemede KOBİ dışı işletme kredilerinin büyüme sınırı da yüzde 3’ten yüzde 2’ye çekilmişti.

1 Ekim’deki yeni kararla KOBİ kredilerinde söz konusu sınır yeniden yüzde 5’e yükseltilmiş oldu.

Sanayici ve KOBİ açısından ne değişecek?

Yeni düzenleme, KOBİ kredilerinde kredi musluğunun tamamen açılması anlamına gelmiyor. Ancak önceki yüzde 4,5’lik sınıra göre bankalara daha yüksek kredi büyütme imkânı tanıyor.

Özellikle yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan sıkıntılar dikkate alındığında, düzenlemenin KOBİ’lerin işletme sermayesi ve yatırım finansmanına erişimini bir miktar kolaylaştırması beklenebilir. Bunun ne ölçüde gerçekleşeceği ise bankaların kredi iştahına, faiz oranlarına ve firma bazındaki risk değerlendirmelerine bağlı olacak.

Önemli nokta: TCMB’nin duyurusunda zorunlu karşılıklardaki bloke tesis oranlarının düşürüldüğü belirtilirken, bu duyuruda yeni oranların ayrıntısı yer almadı.

Bankacılık sektörü açısından mesaj

TCMB’nin son hamlesi, yıl içinde KOBİ kredilerinde uygulanan sıkılaştırmanın kısmen geri alınması ve bankaların likidite koşullarının desteklenmesi şeklinde okunabilir. Ancak bu adım, genel kredi politikasında kapsamlı bir gevşeme ilanı değil; KOBİ kredileri ve bankacılık likiditesi tarafında hedefli bir düzenleme niteliğinde.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.