Connect with us

GÜNDEM

EYT kapsamına girmek için sigorta girişimi geri çekebilir miyim?

Yayınlanma:

|

Soru: 1998’de staj sigortam var. 7 Ekim 1999’da başlayan sigortamla uzun vadeli sigorta kollarına 4456 gün prim ödedim. 2002’de doğumum var. EYT’li olmak için, işe girişi geri çekebilir miyim?  Mehtap KOÇ

Cevap: Maalesef staj sigortası emeklilik açısından sigorta başlangıcı sayılmıyor. Doğum borçlanması sigorta başlangıç tarihini geri çekmediğinden, maalesef sigorta başlangıcınızı geri çekerek EYT kapsamına girmeniz mümkün değil.

DURDURULAN İSTEĞE BAĞLIYI AÇARAK TOPLU PRİM ÖDENEBİLİR Mİ?

Soru: 1963 doğumlu babamın sigorta başlangıç tarihi 1978’dir. İsteğe bağlı Bağkur’u donduruyor. Şu an hizmet süresi (askerliği saydırdığımızda) primi 4700 gün oluyor. Dondurmuş olduğu Bağkur’u tekrar açtırabilir miyiz? Kalan günü oradan tamamlayabilir miyiz? Merve ÜNAL

Cevap: Öncelikle geçmişte durdurulan isteğe bağlı Bağkur sigortasının açılarak, toplu ödeme yapılarak eksik primlerin tamamlanması gibi bir durumun söz konusu olmayacağını belirtelim. Ancak babanız istediği zaman isteğe bağlı prim ödemeye başlayabilir. Ama toplu prim ödeyemez. Esasında sorunuza cevap verebilmek için babanızın hangi tarihler arasında SSK’ya kaç gün, hangi tarihler arasında Bağkur’a kaç gün prim ödediğini bilmek lazım.

Babanızın 18 ay (540 gün) askerlik yaptığını varsayarsak SSK ve Bağkur’a toplam prim ödeme gün sayısı 4160 gündür. Şayet bunun içinde Bağkur’a ödediği prim 1259 günden fazla değilse ve ilk girişte adına prim ödemesi varsa babanız 2023 yılı içinde 60 yaşını dolduracağı tarihte SSK’dan emekli olabilir (15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme ve 60 yaş şartlarına tabi olarak).

Askerliğini borçlanmasına da gerek yok. Babanızın ilk girişte adına prim ödenip ödenmediğini, SSK’ya ve Bağkur prim ödeme tarihleri ve prim ödeme gün sayılarını, askerlik süresini bildirmeniz halinde sorunuza daha net cevap verebiliriz.

50 YAŞLA EYT YASASINDAN EMEKLİ OLABİLİR MİYİM?

Soru: 50 yaşındayım. 1991 SSK girişimle 4000 gün prim ödemem var. EYT yasasına göre 3600 günden emekli olabilir miyim? İpek UZUN

Cevap: Cumhurbaşkanı, EYT’lilerde yaş aranmayacağını açıkladı, yasanın detayları hakkında başka detay vermedi. EYT yasasının henüz 3600 günle emekliliği kapsayıp kapsamayacağı belli değil. Yasa tasarısı Ocak 2023’te TBMM’ye sunulduğunda, 3600 günle emekliliği kapsayıp kapsamayacağı belli olur. Şayet EYT yasası 8 Eylül 1999’dan önceki şartları benimserse, yani kadınlarda yaş haddinden emekli olmak için 3600 gün prim ve 50 yaş ararsa, yasa çıktığında emekli olabilirsiniz.

EYT YASASI YAŞ ARAMAYACAK AMA 25 YIL DOLACAK

Soru: 10 Mayıs 1981 doğumluyum. Sigorta giriş tarihim 30 Temmuz 1998 olup uzun vadeli sigorta kollarına 6000 gün prim ödemem var. EYT ile emekli olabilir miyim? Levent CENGİZ

Cevap: Emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5900 gün prim ödeme ve 57 yaş şartlarına tabisiniz. Priminiz yeterli olduğundan bundan sonra prim ödemeseniz de 57 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz. EYT kapsamındasınız.

Cumhurbaşkanı EYT’lilerde yaş aranmayacağını açıkladı. Yasa çıkarsa, 25 yıllık sigortalılık sürenizi dolduracağınız 10 Mayıs 2024’te (sigorta başlangıç tarihi olarak 18 yaşı doldurduğunuz 10 Mayıs 1999 dikkate alınacağından) emekli olabilirsiniz.

25 YILI DOLDURARAK EYT’DEN EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ

Soru: Sigortalı işe başlama tarihim 15 Ağustos 1999 olup toplam 7225 gün prim ödemem ve 23 yıl 3 ay 19 gün sigortalılık sürem var. EYT yasasıyla emekli olabilir miyim? Veli SALİŞ

Cevap: Doğum tarihinizi bildirmemişsiniz. Şayet ilk girişte adınıza prim ödemesi varsa, emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5975 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. Ancak EYT kapsamındasınız. Cumhurbaşkanı EYT’lilerde yaş aranmayacağını açıkladı. EYT yasası açıklandığı gibi çıkarsa, 25 yıllık sigortalılık sürenizi dolduracağınız 15 Ağustos 2024’te emekli olabilirsiniz.

EYT YASASI EMEKLİ OLANLARA DA HAK TANIYOR MU?

Soru: 1 Şubat 2017’de 7 yıl yaş beklemek suretiyle emekli oldum. Şimdi çıkan EYT yasası beni ve benim gibileri mağdur mu bırakacak? Yoksa bizim için de bir ayar olur mu? Burhan İ.

Cevap: Cumhurbaşkanı EYT’lilerde yaş aranmayacağını açıkladı. Ancak çıkacak yasa hakkında detaylı bilgi vermedi. Sorunuzun cevabı yasa tasarısının TBMM’ye sunulacağı Ocak 2023’te belli olacak. Yasa emekli olmak için yaşı bekleyenlere emeklilik hakkı tanıyor. Bu nedenle bize göre EYT yasası emekli olanlara bir şey getirmez.

BEN DE EYT’YE DAHİL MİYİM?

Soru: 1977 doğumluyum. SSK başlangıcım 20 Haziran 1994 olup SSK’ya 1052 gün, 1 Ocak 2007’de Bağkur’lu oldum ve 5203 gün de Bağkur’a olmak üzere toplam 6255 gün prim ödemem var. EYT bana da vuruyor mu? Mehmet KAPTAN

Cevap: EYT kapsamındasınız. Primi ödenen son yedi yılda (son olarak ödenen 2520 gün prim içinde) fazla prim ödenen, prim ödemeleri eşitse son olarak tabi olunan sigortalılık statüsünden emekli olunuyor. Bugün için Bağkur’da emekli olmak için; 9000 gün prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. 2745 gün daha prim ödeyerek priminizi 9000 güne tamamlamanız şartıyla 58 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Yaş aranmayacağından, EYT çıkarsa priminizi 9000 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz.

816 GÜN DAHA PRİM ÖDEYİP 52 YAŞI DOLDURACAKSINIZ

Soru: Sigorta başlangıç tarihim 12 Aralık 1989 olup Aralık 2022 itibarıyla SSK’ya 3000 gün prim ödemem var. 450 gün de askerlik borçlanmam var. 2009-2021 arasında gemi hizmet belgelerimle 1259 gün yurtdışı borçlanmam var. Hâlâ sigortam devam ediyor. Sonuç olarak SSK’dan ne zaman emekli olabilirim? S. SAMANGÜL

Cevap: Doğum tarihinizi, askerlik tarihinizi ve 450 gün askerlik borçlanmanızın 3000 günün içinde olup olmadığını bildirmemişsiniz. Sorunuzu sigorta başlangıç tarihinden sonra askerlik yaptığınız ve askerlik borçlanmasıyla kazandığınız 450 günün 3000 gün primin içinde olmadığı varsayımına göre cevaplandırıyoruz. İlk girişte adınıza prim ödemesi varsa emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5525 gün prim ödeme ve 52 yaş şartlarına tabisiniz. EYT kapsamındasınız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EYT’lilerde yaş aranmayacağını açıkladı. 816 gün daha prim ödeyerek toplam priminizi 5525 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Ancak EYT yasası 8 Eylül 1999’dan önce emeklilikte aranan 5000 gün primi ararsa, 291 gün daha prim ödeyerek toplam priminizi 5000 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz.

EYT KAPSAMINDASINIZ

Soru: 29 Mayıs 1980 doğumluyum. 15 Ekim 1997 SSK girişliyim. SSK’dan 537 günüm var. 15 Şubat 2008’de de kamuda memur olarak çalışmaya başladım, kamudan da 5040 günüm var. Şu an doğum sebebiyle ücretsiz izindeyim. Acaba EYT beni nasıl etkiler? Emeklilik imkanım var mı? Yoksa da normalde emeklilik şartlarım nedir? Tülay KUŞ

Cevap: Emekli olmak için; 20 tam yıl (7200 gün) prim ödeme ve 58 yaş şartlarına tabisiniz. Toplam hizmet sürenizi 7200 güne tamamlamanız şartıyla, 58 yaşınızı dolduracağınız tarihte emekli olabilirsiniz. Sigorta başlangıç tarihiniz ve SSK’ya ödediğiniz prim EYT kapsamına girmenizi sağlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, EYT’lilerde yaş aranmayacağını açıkladı. Yasa açıklandığı gibi çıkarsa, hizmet sürenizi 7200 güne tamamlayacağınız tarihte emekli olabilirsiniz.

Ekrem SARISU

Okumaya devam et

GÜNCEL

Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak

Yayınlanma:

|

Yazan:

Borsada işlem gören firmaların dahi finansmana erişimde zorlandığı bir dönemde, şirketlerin kredi taleplerinde alışılmışın dışında sorularla karşılaşması; destek yerine köstek olunması kime ne kazandıracak?

İyi günlerde peşinden koşulan firmaların, zor zamanlarında da yanında olmak gerekir. Çünkü bankacılığın asli görevi yalnızca “riski reddetmek” değil; doğru analizle, doğru teminatla ve doğru nakit akışı kurgusuyla firmaların üretmeye devam etmesini sağlamaktır.

Bugün bazı bankalarda, klimalı odalarda oturup “red”, “olmaz”, “uygun değil” diyerek parayı batırmadığını düşünen bir anlayışın öne çıktığını görüyoruz. Oysa firmayı tanımadan, hikâyesini bilmeden, talep edilen finansman sonrası oluşacak nakit akışını analiz etmeden; beş ay önceki mali verilerle bugünün şirketini değerlendirmek sağlıklı bir tahsis politikası olamaz.

Limit açmadığınız bir firma, müşteri çeklerini factoring yoluyla nakde çevirdi diye “factoring riski var” denilerek uzak duruluyorsa, şu soru sorulmalıdır: O halde neden o firmaya çek karşılığı banka limiti açılmadı?

Daha da çelişkili olanı, kendi factoring şirketi bulunan bankaların bile “factoring riski var” gerekçesiyle kredi taleplerine mesafeli durmasıdır. Madem factoring bazılarına göre bu kadar sakıncalı görülüyor, o zaman bankaların neden factoring şirketleri var?

Unutulmamalıdır ki müşteri olmadan bankacılık sistemi bir hiçtir. Bankaların ihtiyacı; batan, iflas eden, üretimden kopan müşteriler değil; çalışan, üreten, istihdam sağlayan ve ayakta kalan müşterilerdir.

Buradan tüm bankaların kredi tahsis yöneticilerine sevgi ve saygılarımı sunuyor; bu dönemde bakış açısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü bugün firmaya kapatılan her kredi kapısı, yarın ekonomide kapanan bir üretim kapısına dönüşebilir.

Bayram KOÇSOY – Emekli Banka Müdürü

Okumaya devam et

GÜNCEL

Çipten Uçağa, Yazılımdan Finansa: Çin Küresel Sistemi Yeniden Kuruyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Çin son 15–20 yılda özellikle teknoloji, savunma, finansal altyapı ve stratejik sanayilerde “Batı’ya bağımlılığı azaltma” stratejisi izliyor.

Madde madde anlatalım:


ÇİN GERÇEKTEN NEYİ TERK EDİYOR?

1. GPS yerine BeiDou

Bu büyük ölçüde doğru.

BeiDou Navigation Satellite System bugün küresel kapsama sahip ve özellikle:

  • Çin ordusu
  • lojistik şirketleri
  • akıllı telefon üreticileri
  • Kuşak & Yol ülkeleri tarafından yoğun kullanılıyor.

Ama:

  • Dünya hâlâ ağırlıklı olarak GPS kullanıyor.
  • Apple, Samsung, Huawei cihazları çoğunlukla çoklu sistem kullanıyor:
    • GPS
    • GLONASS
    • Galileo
    • BeiDou birlikte çalışıyor.

Yani “GPS öldü” doğru değil. Ancak Çin artık Amerikan GPS’ine bağımlı değil.

2. Boeing yerine COMAC C919

Burada da gerçek eğilim var.

COMAC tarafından geliştirilen COMAC C919 gerçekten ciddi sipariş aldı.

Ama kritik detay:

  • Motorlar büyük ölçüde Batı teknolojisine dayanıyor.
  • Aviyoniklerde hâlâ dış bağımlılık var.
  • Boeing ve Airbus’ın küresel servis ağıyla rekabet etmek çok zor.

Dolayısıyla:

  • Çin iç pazarında Boeing’i zorlayabilir.
  • Ama küresel liderliği kısa vadede devralamaz.

3. Amerikan çiplerini terk etti

Bu kısmen doğru, kısmen propaganda.

Huawei ve Yangtze Memory Technologies büyük ilerleme kaydetti.

Ancak:

  • Çin hâlâ ileri seviye EUV litografi makinelerinde Batı’ya bağımlı.
  • ASML olmadan en ileri çipleri üretmek çok zor.
  • Nvidia ve TSMC seviyesine tam erişim henüz yok.

Fakat ABD yaptırımları Çin’i:

  • “ithal et” modelinden
  • “yerli üret” modeline zorladı.

Bu da uzun vadede Amerika için stratejik geri tepebilir.

4. Windows yerine UOS

UnionTech UOS gerçekten devlet kurumlarında yaygınlaşıyor.

Ama:

  • Çin tamamen Windows’u bırakmış değil.
  • Kurumsal yazılım ekosistemi hâlâ Microsoft bağımlı alanlar içeriyor.

Bu daha çok: “stratejik alanlarda yerli alternatif yaratma” politikasıdır.

5. Siemens yerine Çin tıbbi cihazları

Bu alan Çin’in gerçekten hızlı yükseldiği sektörlerden biri.

United Imaging Healthcare MR, CT ve PET cihazlarında küresel oyuncu hâline geldi.

Ama:

  • Siemens
  • GE Healthcare
  • Philips

hâlâ üst segmentte çok güçlü.

Yine de fiyat avantajı nedeniyle Çin ciddi pazar payı alıyor.

6. Elektrikli araçlar ve batarya devrimi

Bu konuda Çin gerçekten dünyanın merkezine oturdu.

BYD bugün:

  • batarya
  • EV üretimi
  • tedarik zinciri
  • nadir toprak elementleri

alanlarında dev güç.

Tesla’nın piyasa değerindeki dalgalanmanın tek nedeni Çin değil:

  • faizler
  • rekabet
  • marj düşüşü
  • satış yavaşlaması da etkili.

Ama şu gerçek: Çin artık otomotivde “takip eden” değil, “oyunu belirleyen” ülke.

7. Oracle yerine OceanBase

Ant Group tarafından geliştirilen OceanBase özellikle yüksek işlem hacimli finansal sistemlerde başarılı.

Bu alan kritik çünkü:

  • veri egemenliği
  • yaptırım riski
  • SWIFT benzeri bağımlılıklar ülkeleri yerli çözümlere yöneltiyor.

8. CAD ve endüstriyel yazılım

Burada Çin’in ilerlemesi gerçek.

Ancak:

  • Siemens NX
  • CATIA
  • SolidWorks gibi Batı yazılımları hâlâ dünya standardı.

Çin’in hedefi: “yaptırım gelirse üretim durmasın.”

Yani mesele sadece maliyet değil: jeopolitik dayanıklılık.

9. Dolar yerine RMB

Bu en kritik maddelerden biri.

Chinese yuan kullanımının arttığı doğru.

Özellikle:

  • Rusya
  • İran
  • Körfez
  • BRICS hattı

dolar bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.

Ama gerçek tablo:

  • Küresel rezervlerin çoğu hâlâ dolar.
  • SWIFT sistemi hâlâ dominant.
  • ABD tahvil piyasası hâlâ merkezde.

Yani: “Dolar çöktü” yanlış, ama “alternatif arayışı başladı” doğru.

10. GMO tohumları terk etti

Çin gıda güvenliğini stratejik konu olarak görüyor.

Yuan Longping hibrit pirinç çalışmalarıyla Çin için çok önemli bir figür.

Ama:

  • Çin hâlâ büyük tarım ithalatçısı.
  • Özellikle soya bağımlılığı sürüyor.

Tam bağımsızlık henüz yok.

11. Amerikan sosyal medyasını terk etti

Bu ifade yanıltıcı.

Çin zaten:

  • Facebook
  • X
  • Instagram
  • YouTube

gibi platformları uzun süredir engelliyor.

Onun yerine:

  • WeChat
  • Douyin
  • Xiaohongshu

gibi kendi ekosistemini kurdu.

Bu dijital egemenlik modeli: “internetin parçalanması” trendinin önemli örneği.

12. Batı askeri teknolojisini terk etti

Çin savunma sanayisinde muazzam ilerledi.

Özellikle:

  • hipersonik füze
  • drone
  • deniz gücü
  • elektronik harp alanlarında.

Ancak ABD:

  • uçak motorları
  • denizaltılar
  • küresel üs ağı
  • savaş tecrübesi gibi alanlarda hâlâ büyük üstünlüğe sahip.

ASIL MESELE NE?

Bu metnin özeti aslında şu: Çin artık “dünyanın ucuz fabrikası” olmak istemiyor.

Hedef:

  • teknoloji sahibi olmak
  • finansal altyapıyı kontrol etmek
  • enerji zincirini yönetmek
  • dolar bağımlılığını azaltmak
  • yaptırımlara dayanıklı sistem kurmak.

Bu nedenle Çin’in modeli artık: “Made in China” değil, “Controlled by China” aşamasına geçiyor.

BATI HEGEMONYASI ÇÖKÜYOR MU?

Bu kadar hızlı değil.

Ama dünya:

  • tek kutuplu Amerikan sisteminden
  • çok kutuplu teknoloji/finans rekabetine gidiyor.

Yeni mücadele:

  • çip
  • veri
  • ödeme sistemi
  • yapay zekâ
  • enerji
  • tedarik zinciri
  • rezerv para üzerinden yaşanıyor.

Yani artık savaş sadece tankla değil:

  • işletim sistemiyle,
  • veri merkeziyle,
  • batarya teknolojisiyle,
  • ödeme altyapısıyla yapılıyor.

TÜRKİYE AÇISINDAN EN KRİTİK SORU

Türkiye hangi ekosisteme entegre olacak?

  • ABD/NATO finans-teknoloji sistemi mi?
  • Çin merkezli alternatif blok mu?
  • Yoksa ikisi arasında denge mi?

Önümüzdeki 10 yılda:

  • bankacılık,
  • ödeme sistemleri,
  • enerji,
  • savunma,
  • otomotiv,
  • çip yatırımları bu tercihten doğrudan etkilenecek.

Okumaya devam et

Gülbeyaz Gergün

ABD’nin Yeni Ortadoğu Planı: İsrail Merkezli Güvenlik ve Ticaret Koridoru

Yayınlanma:

|

ABD’nin bölge ülkelerine yaymaya çalıştığı ve kamuoyunda “İbrahim Anlaşmaları / Abraham Accords” olarak bilinen süreç, sadece İsrail ile diplomatik normalleşme anlaşması değildir. Aslında bu proje; Ortadoğu’nun güvenlik, enerji, ticaret, teknoloji ve askeri mimarisini yeniden kurma planıdır. Özünde ise İsrail’in bölgesel meşruiyetini kalıcı hale getirmek ve İran eksenli dengeyi kırmak vardır.

Abraham (İbrahim) Anlaşmaları Nedir?

2020’de ABD arabuluculuğunda başlayan süreçte;

  • Birleşik Arap Emirliği
  • Bahreyn
  • Fas
  • Sudan

İsrail ile diplomatik ilişki kurdu veya normalleşme anlaşması yaptı. Daha sonra süreç; Saudi Arabia, Qatar, Türkiye, Pakistan gibi ülkelere doğru genişletilmeye çalışıldı.

ABD açısından hedef yalnızca “barış” değildir.

Asıl hedefler:

  • İsrail’in bölgesel izolasyonunu bitirmek
  • İran’a karşı ortak blok oluşturmak
  • Çin’in Kuşak-Yol etkisini sınırlamak
  • Rusya’nın Ortadoğu etkisini azaltmak
  • Enerji ve ticaret koridorlarını İsrail merkezli yeniden şekillendirmek
  • Körfez sermayesini İsrail teknolojisi ile entegre etmek
  • Ortadoğu’da ABD maliyetini düşürüp “yerel ortaklı güvenlik sistemi” kurmak olarak görülüyor.

Bu anlaşmalar gerçekte neleri kapsıyor?

1. Diplomatik Normalleşme

  • Büyükelçilik açılması
  • Resmi ilişkiler
  • Vize ve uçuş anlaşmaları
  • Turizm ve ticaret

2. Güvenlik ve İstihbarat İşbirliği

Asıl kritik bölüm burasıdır.

  • Ortak hava savunma sistemi
  • İran füze/dron tehdidine karşı entegrasyon
  • İsrail teknolojilerinin Körfez’e satılması
  • Siber güvenlik paylaşımı
  • İstihbarat koordinasyonu

Birçok uzman bu yapıyı “Ortadoğu NATO’su” olarak tanımlıyor.

3. Enerji ve Ticaret Koridorları

Projelerin temelinde şu düşünce var:

Körfez petrolü + İsrail teknolojisi + Hindistan üretimi + ABD güvenlik şemsiyesi

Bu nedenle:

  • Hindistan-Ortadoğu-Avrupa koridorları,
  • liman projeleri,
  • demiryolu hatları,
  • enerji boru hatları,
  • veri merkezleri,
  • finans merkezleri

bu planın parçası olarak görülüyor.

İsrail’in Doğu Akdeniz enerji merkezi yapılması hedefleniyor.

4. Filistin Meselesinin İkinci Plana İtilmesi

En tartışmalı boyut budur.

Eskiden Arap dünyasının temel yaklaşımı: “Önce Filistin sorunu çözülsün, sonra İsrail tanınsın.”

Abraham süreci ise bunu tersine çevirdi: “Önce İsrail ile normalleşelim, Filistin sonra konuşulur.”

Bu nedenle çok ciddi toplumsal tepki oluşuyor. Özellikle Gazze savaşları sonrası kamuoyu baskısı arttı.

ABD niçin şimdi hızlandırmak istiyor?

2025-2026 İran-İsrail gerilimi ve savaş riski sonrası Washington şu sonucu gördü:

  • ABD artık bölgeyi tek başına yönetemiyor
  • İran tamamen çökmedi
  • Körfez ülkeleri ABD korumasına eskisi kadar güvenmiyor
  • Çin ekonomik olarak çok güçlendi
  • Rusya bölgesel nüfuzunu sürdürüyor

Bu nedenle ABD:

  • İsrail’i merkeze koyan,
  • Arap sermayesini entegre eden,
  • İran’ı çevreleyen,
  • Çin’i sınırlayan

yeni bölgesel mimari kurmaya çalışıyor.

Kazanan Ülkeler Kimler Olabilir?

1. İsrail

En büyük stratejik kazanan.

Kazanımları:

  • Bölgesel meşruiyet
  • Yeni pazarlar
  • Körfez sermayesi
  • Güvenlik işbirliği
  • İran’a karşı geniş cephe
  • Enerji ve lojistik merkez olma şansı

İsrail için bu süreç, 1948 sonrası en büyük diplomatik dönüşümlerden biri olarak görülüyor.

2. Birleşik Arap Emirliği

Büyük ekonomik kazanç hedefliyor.

Özellikle:

  • teknoloji,
  • yapay zekâ,
  • savunma sanayi,
  • finans,
  • siber güvenlik,
  • turizm

alanlarında İsrail ile entegrasyon kuruyor.

Dubai’nin bölgesel finans merkezi rolünü güçlendirme hedefi var.

3. Suudi Arabistan

Henüz tam katılmadı ancak süreçte kilit ülke.

Sudi Arabistan:

  • ABD’den güvenlik garantisi,
  • gelişmiş silah sistemleri,
  • nükleer teknoloji,
  • yatırım avantajları

karşılığında normalleşmeye yaklaşabilir.

Ancak Filistin konusu nedeniyle içeride büyük toplumsal risk taşıyor.

4. Hindistan

Sessiz kazananlardan biri olabilir.

Çünkü:

  • Körfez bağlantısı güçlenir
  • Avrupa ticaret koridoru açılır
  • Çin’e alternatif lojistik rota oluşur

Kaybedebilecek Ülkeler ve Yapılar

1. İran

En büyük jeopolitik baskı altında kalabilecek ülke.

Çünkü:

  • çevrelenme riski artıyor
  • Körfez’de yalnızlaşma ihtimali oluşuyor
  • İsrail-Arap güvenlik ağı genişliyor

Bu nedenle İran bu süreci “anti-İran bloklaşması” olarak görüyor.

2. Filistin Yönetimi ve Hamas

En büyük siyasi kaybedenlerden biri olabilir.

Çünkü:

  • Arap ülkelerinin önceliği değişiyor
  • Filistin meselesi ikinci plana düşüyor
  • ekonomik ve diplomatik baskı artıyor

Bu durum Gazze savaşları sonrası ciddi toplumsal kırılma yarattı.

3. Türkiye

Türkiye açısından tablo karmaşık.

Olası avantajlar:

  • Bölgesel ticaret entegrasyonu
  • Enerji projeleri
  • Körfez sermayesi ile yeni işbirliği
  • ABD ile ilişkileri yumuşatma fırsatı

Riskler:

  • İsrail merkezli yeni enerji haritasında dışlanma
  • Doğu Akdeniz’de denge kaybı
  • Filistin konusunda iç kamuoyu baskısı
  • İran ile denge siyasetinin zorlaşması

Türkiye’nin bu süreçte tamamen karşıt değil ama “temkinli denge” politikası izlediği görülüyor.

Bu plan başarılı olur mu?

En büyük sorun:

  • halkların önemli bölümünün İsrail’e tepkili olması
  • Gazze savaşlarının yarattığı öfke
  • İran faktörü
  • mezhep ve jeopolitik rekabetler

Devlet elitleri ile halk arasında ciddi görüş farkı bulunuyor.

Bu nedenle anlaşmalar:

  • ekonomik olarak ilerleyebilir,
  • güvenlik alanında derinleşebilir,
  • fakat toplumsal meşruiyet sorunu yaşayabilir.

Özetle

Abraham / İbrahim Anlaşmaları:

  • sadece “barış anlaşması” değil,
  • Ortadoğu’nun yeni ekonomik ve askeri düzen projesidir.

Merkezinde:

  • İsrail’in korunması,
  • İran’ın dengelenmesi,
  • Çin-Rusya etkisinin sınırlandırılması,
  • enerji ve ticaret koridorlarının yeniden kurulması vardır.

Kazananlar:

  • İsrail
  • Körfez finans merkezleri
  • ABD savunma-sanayi sistemi
  • Hindistan merkezli yeni ticaret koridorları

Risk yaşayanlar:

  • İran
  • Filistin hareketleri
  • bölgesel denge siyaseti yürüten ülkeler
  • halk baskısı yüksek Arap yönetimleri olabilir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.