Asgari ücret bir yıl öncesine göre yüzde 100’e yakın artışla 8 bin 506 TL oldu. Beyaz yakalılar ile yönetici ücretlerinin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Beyaz yakalılar için 2023’te ücretlerde yüzde 60-65 arasında artış tahmin ediliyor. Taban ile tavan arasındaki makasın da kapandığına dikkat çeken uzmanlar, EYT gibi kritik konuların önümüzdeki yılın ücret stratejilerini etkileyeceğini düşünüyor.
Capital Dergisi’nden Ayçe Tarcan Aksakal‘ın haberine göre 2022, ücretler anlamında sıra dışı bir yıl olarak tarihe geçti, tüm öngörü ve varsayımlar alt üst oldu. Enflasyondaki hızlı yükseliş ve alım gücündeki değişimler nedeniyle pek çok şirket planlanan zam dönemi gelmeden çalışanlarını destekleyici uygulamaları ve ara zamları hayata geçirdi. Bunun sonucunda hemen her sektörde, şirketlerin yılda 2, 3, hatta 4 kez ücret düzenlemesine gittiği görüldü.
2023’te ise asgari ücret bir yıl önceye göre yüzde 100 artışla 8 bin 506 TL olarak belirlendi. Memur ve emeklinin zammı ise bu yıl için yüzde 30 oldu.
Yeni asgari ücretin, bu yıl beyaz yakalıların ücretlerini nasıl etkileyeceği en fazla merak edilen konuların başında yer alıyor. Çünkü asgari ücretteki artış, aynı oranda diğer kademelere yansıtılamıyor. Tabandan tavana çıktıkça zam oranları azalıyor.
Ancak bu yıl her şeye rağmen özel sektörde zam beklentisi büyük. Buna karşın artış oranının asgari ücret artış oranına ve enflasyon seviyesine göre daha aşağıda kalacağı endişeleri de yaygın.
Türkiye’nin en büyük 500 şirketini kapsayan 2023 ücret araştırması, son 2 yıla göre önemli değişimlere işaret ediyor. Bir taraftan en büyük şirketlerde bile zam belirsizliği yaşanırken diğer yandan 2022’ye göre zam oranlarında artış dikkat çekiyor.
2022’de özel sektörde ara zamlarla birlikte toplam ücret artışı ortalama yüzde 40-65 bandında gerçekleşti. Ancak e-ticaret ve teknoloji alanlarında yüzde 100’ün üzerinde maaş artışı yapanlar da oldu. Bu yıl zam oranları enflasyonun altında kalıyor. 489 firmanın katıldığı Mercer 2023 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre 2023 yılında şirketlerin çalışanlarına yapması beklenen toplam ücret oranı artışı, yüzde 61. Bu ay içinde yapılacak ücret artış oranınınsa ortalama yüzde 43 olacağı öngörülüyor.
Enflasyonun çalışan tarafında ücret zammı beklentisini artırdığını söyleyen Mercer Türkiye CEO’su Dinçer Güleyin, “Yüksek enflasyon ve asgari ücretteki artışlar, yeni mezun ücret seviyesini yukarı yönlü oynatırken organizasyonlardaki üst seviye rollerde benzer seviyelerde artışlar yapılmadığı görüyoruz” diyor.
NORM KADRO HAZIRLIĞI
Bu ay beyaz yakalılara ve yöneticilere ortalama yüzde 45 zam yapılacağını öngören BS Executive Search Kurucusu Duygu Kütahya, tüm yıl boyunca planlanan toplam artışın ise ortalama yüzde 70 civarlarında olacağını ifade ediyor. Enflasyon ve olası bir durgunluk konusundaki belirsizlikle karşı karşıya kalan şirketlerin büyük kısmının 2023 Ocak zammını uyguladıktan sonra “bekle ve gör yaklaşımı” benimseyeceklerini ve maaş bütçelerini temkinli bir şekilde artırma yoluna gideceklerini söyleyen Kütahya, “Şirketler ücret artışlarıyla ilgili anlık stratejiler belirleyecek” diyor. Mercer Kariyer Ülke Lideri Şadiye Azışık, geçen yıldan farklı olarak 2023’te şirketlerin herkese aynı ücret artış oranını yapmayacağını daha selektif davranacağını söylüyor. Azışık, “Dünyada resesyon beklendiği için şirketlerde norm kadro hazırlıkları yapılıyor” diyor.
MAKAS DARALIYOR
Asgari ücretteki artışlar, diğer kademelere doğru oranda yansıtılamıyor. Mavi yaka ve giriş seviyesindeki ücret artışları yöneticilerin zam oranlarının çok üzerinde gerçekleşiyor. Bu durum yeni mezunla genel müdür arasındaki ücret makasının daralmasına neden oluyor. Mercer’ın araştırması da Türkiye’de yeni mezunla genel müdür arasındaki ücret makasının daraldığını gösteriyor. 2021’de genel müdürle yeni mezun arasında 16 kat fark varken bugün aradaki ücret farkı 14 kata geriledi.
REKOR OTOMOTİVDE
Mercer 2023 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre bu yıl en yüksek ücret artışının yüzde 70,5’le otomotiv sektöründe olması bekleniyor. Otomotivin ardından en yüksek zam oranlarının olacağı sektörlerin başında ise sırasıyla enerji, üretim, otomotiv tedarik sanayi, maden ve metal, lojistik ve finansal hizmetler sektörleri bulunuyor. Bu sektörlerin hemen hepsinde zam oranları yüzde 65’in üzerinde bekleniyor.
Bilişim, yapay zeka, telekomünikasyon, hızlı tüketim, bankacılık, otomotiv, enerji, gıda, ilaç, üretim sektörlerinde ücret artışlarının daha yüksek olacağını belirten Fortune Danışmanlık Kurucusu Ayşen Arıduru, “Turizm, sigorta, sağlık, inşaat, eğitim, iletişim ve hizmet sektörlerinde ücret artışı daha düşük olacak” diye konuşuyor.
DÖVİZLE MAAŞA GEÇİŞ
Başta BT olmak üzere teknoloji, yönetim, şirket değerlemesi, kripto, fintek gibi kritik pozisyonlarda adaylara dövizle maaş veren şirket sayısı artıyor. Döviz vermeyenler ise maaşları Euro veya dolar kuruna endeksliyor.
EYT BELİRLEYİCİ OLACAK
Doğan Holding İK Başkan Yardımcısı Şebnem Bezmen, bu yıl EYT’nin gündeme gelmesiyle bu kapsama giren özellikle kritik rollerde çalışmakta olan yüksek potansiyeli ve performansı olan çalışanlar için farklı uygulamaların devreye alınacağını belirtiyor. “EYT farklı yan haklar ve ücret yönetimi süreçlerini doğurabilir” diyen Bezmen, bu çalışanların emekli olmaması için daha yüksek ücretlerin ödenmesi veya sağlık planlarının farklı şekilde yönetilmesinin söz konusu olabileceğini ifade ediyor. Rekabetçi iş piyasası ve yüksek enflasyonun işverenlerin, yalnızca yetenekleri kendi organizasyonlarına çekmekle kalmayıp aynı zamanda tutundurulmaları için de ücret ve yan hakları yeniden düşünmelerini zorunlu hale getirdiğini söyleyen Bezmen, “Pandemiyle çalışanlara sağlanan yan haklar çalışanın duygusal, sosyal ve finansal olarak sağlıklı olması üzerine kurgulanmaya başlandı ve bu yaklaşımın da devam edeceğini düşünüyoruz” diyor.
BANKALARDA ZAM ORANLARI NETLEŞMEYE BAŞLADI
Öte yandan çalışanlar ocak ayı maaşlarına yansıyacak zam oranlarını beklerken, bazı bankalarda yeni maaşlar açıklanmaya başlandı.
İş Bankası yönetimi çalışanlara 2023 yılı için ortalama olarak yüzde 51,28 oranında zam yaptı. Ayrıca çalışanlara aylık verilen 2000 TL Maxi Puan da 3285 TL’ye çıkarıldı. Böylece zam oranı yüzde 67’ye ulaşmış oldu.
Banka, yemek ücretini ise günlük 128 liraya çıkartırken en düşük çalışanının maaşını ise yan ödemelerle birlikte 18 bin liraya yükseltti.
Öz Finans-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu da, Ziraat, Halk ve Ziraat Katılım bankalarında çalışanların ücretlerine yüzde 55 zam yapıldığını bildirdi.
Sektörlere göre maaşlar ve zam tahminleri ise şöyle:
500 BÜYÜK ŞİRKETTE POZİSYONLARA GÖRE ÜCRETLER
(500 büyük şirket, aylık net, TL)
Pozisyon
2023
Üst düzey yönetim
Minimum
Maksimum
Yönetim kurulu başkanı
115.000
435.000
Yönetim kurulu üyesi
45.000
250.000
Genel müdür
76.000
350.000
Genel müdür yardımcısı
58.500
170.000
İnsan kaynakları
İnsan kaynakları direktörü
50.000
140.000
İnsan kaynakları müdürü
32.500
75.000
Yetenek gelişim yöneticisi
24.500
45.000
İnsan kaynakları uzmanı
14.000
27.500
Kalite yöneticisi
15.000
37.000
Bordro uzmanı
12.500
25.500
Bilgi işlem
Bilgi teknolojileri direktörü
57.000
200.000
Bilgi işlem müdürü
35.500
110.000
Üst düzey sistem programcısı
32.500
75.000
Analist programcı
23.000
60.000
Sistem analisti
19.500
57.500
Network mühendisi
19.000
48.500
PC destek yöneticisi
15.000
35.000
Sistem operatörü
14.500
30.000
Teknik destek operatörü
13.000
27.000
Satış
Satış direktörü
45.000
190.000
Satış müdürü
27.500
122.500
Bölge satış müdürü
24.500
74.500
Satış temsilcisi/yöneticisi
14.500
44.000
Telesatış operatörü
10.000
22.500
Pazarlama
Pazarlama direktörü
54.000
145.000
Ürün grup müdürü
33.000
90.000
Ürün müdürü
21.000
65.000
Halkla ilişkiler müdürü
21.000
52.500
Müşteri ilişkileri yöneticisi
20.000
48.000
Pazarlama araştırma uzmanı
14.250
34.500
Halkla ilişkiler uzmanı
14.250
29.500
Hukuk &İdari işler
Hukuk müşaviri
35.150
160.000
Kıdemli avukat
24.000
65.000
Avukat
16.500
24.500
İdari işler müdürü
21.000
37.500
İdari işler yöneticisi
18.000
27.500
İdari işler uzmanı
11.500
18.500
Bina yöneticisi
12.500
19.000
Bina yönetim uzmanı
10.500
16.000
Finans
Finans direktörü
45.000
160.000
Mali işler müdürü
35.000
75.000
Muhasebe müdürü
32.500
55.000
Bütçe kontrol müdürü
22.500
44.500
Bütçe uzmanı
17.500
27.500
Finans analisti
22.500
35.000
Muhasebe şefi
20.000
32.500
Muhasebe uzmanı
13.000
25.000
Muhasebe elemanı
10.000
15.000
Satın alma ve lojistik
Satınalma ve lojistik direktörü
37.500
120.000
Satınalma müdürü
18.500
48.500
Satınalma yetkilisi
14.500
32.500
Lojistik yetkilisi
12.500
27.500
İthalat uzmanı
12.500
22.500
Üretim
Üretim direktörü
43.500
110.000
Fabrika müdürü
38.000
97.500
Üretim müdürü
25.500
67.500
Kalite müdürü
18.500
45.000
Üretim şefi
14.500
35.000
Endüstri mühendisi
12.500
27.500
Üretim planlama uzmanı
12.500
25.000
Kaynak: İK şirketlerinin verileri ve Capital’in araştırması dikkate alınarak Türkiye’nin en büyük 500 şirketindeki ücretleri yansıtacak şekilde oluşturuldu. İŞE YENİ GİRENLER NE BEKLİYOR?
İşe yeni girenleri ne bekliyor? (Aylık net maaş,TL)
Eğitime göre
Minimum (%)
Maksimum (%)
Üniversite
11.500
17.000
Yüksek lisans
14.500
24.500
Doktora
16.000
27.500
Not: Ücretler Türkiye’nin 500 büyük şirketi dikkate alınarak hesaplandı
SEKTÖRLERE GÖRE ÜCRETLER:
Sektörlere göre ücretler (aylık net, TL)
Tekstil -İhracat
2023 minimum
2023 maksimum
Genel müdür
48.000
192.000
Genel müdür yardımcısı
37.500
72.000
Müdür
18.000
45.000
Uzman
10.000
21.000
Bankacılık
Genel müdür
150.000
387.500
Genel müdür yardımcısı
97.500
167.500
Müdür
31.500
85.000
Şube müdürü
24.750
55.000
Uzman
11.250
22.000
Reklam
Genel müdür
57.000
135.000
Kreatif direktör
42.000
102.000
Art direktör
35.000
91.000
Müşteri ilişkileri direktörü
33.000
68.000
İlaç
Genel müdür
107.000
330.000
Genel müdür yardımcısı
78.000
165.000
Müdür
32.000
85.000
Uzman
15.500
35.000
Satış temsilcisi
12.500
21.000
Perakende
Genel müdür
63.000
185.000
Genel müdür yardımcısı
37.500
102.500
Müdür
19.500
45.500
Mağaza yöneticisi
18.000
31.500
Uzman
10.000
17.500
Turizm
Genel müdür
40.500
135.000
Genel müdür yardımcısı
33.000
87.500
Müdür
18.750
44.500
Uzman
12.000
23.500
Hızlı tüketim
Genel müdür
64.500
210.000
Genel müdür yardımcısı
39.000
92.000
Müdür
20.250
56.000
Uzman
11.000
26.500
Enerji
Genel müdür
82.500
280.000
Genel müdür yardımcısı
38.250
201.250
Müdür
24.000
119.000
Uzman
12.000
41.125
Bilişim/Telekom
Genel müdür
81.000
297.500
Genel müdür yardımcısı
47.250
145.000
Müdür
30.000
95.000
Uzman
12.000
42.000
Otomotiv
Genel müdür
87.000
253.750
Genel müdür yardımcısı
62.250
152.250
Müdür
27.000
82.000
Mühendis
16.500
35.000
Uzman
12.500
33.250
İnşaat/konut
Genel müdür
47.250
202.500
Genel müdür yardımcısı
37.500
97.500
Proje müdürü
22.500
85.000
Uzman
12.500
37.500
Özel sağlık
Genel müdür
61.500
237.500
Genel müdür yardımcısı
51.750
140.000
Müdür
26.250
87.500
Uzman doktor
23.500
95.000
Uzman
12.500
33.500
Not: Ücretler Türkiye’nin 500 büyük şirketi dikkate alınarak hesaplandı. Kaynak: İK şirketlerinin verileri ve Capital’in araştırması dikkate alınarak oluşturuldu.
2023 İÇİN 14 SEKTÖRDE ZAM ORANI TAHMİNLERİ:
2023 için 14 sektörde minimum-maksimum zam oranı tahmini
Takipteki kredilerde kırmızı alarm: KOBİ’ler yükü taşıyamıyor
BDDK verileri, bankacılık sektöründe kredi kalitesindeki bozulmanın hızlandığını gösteriyor. Mart 2025’te 351 milyar TL olan toplam takipteki alacaklar, Mart 2026 itibarıyla 679 milyar TL’ye yükselerek yaklaşık %93 artış kaydetti. Bir başka ifadeyle sorunlu kredi stoku son bir yılda neredeyse iki katına çıktı.
Veriler ne söylüyor?
Mart 2026 itibarıyla takipteki alacakların dağılımı:
Tüketici kredileri ve kredi kartları: 276 milyar TL (%41)
KOBİ kredileri: 240 milyar TL (%35)
Ticari krediler: 163 milyar TL (%24)
Toplam takipteki kredi tutarı 679 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda.
Asıl risk KOBİ tarafında büyüyor
Grafiklerde en dikkat çekici unsur KOBİ kredilerindeki bozulma.
Mart 2025’te 106 milyar TL olan takipteki KOBİ kredileri, Mart 2026’da 240 milyar TL’ye çıktı.
Bu;
Yaklaşık %126’lık artışa,
Başka bir ifadeyle 2,3 kat büyümeye,
Yaklaşık 5,3 milyar dolar seviyesinde sorunlu kredi stokuna
işaret ediyor.
KOBİ’ler açısından tabloyu ağırlaştıran başlıca nedenler:
✓ Yüksek TL kredi faizleri
✓ İşletme sermayesi ihtiyacındaki artış
✓ Finansmana erişimde yaşanan zorluklar
✓ Daralan iç talep
✓ Artan enerji, işçilik ve finansman maliyetleri
Özellikle üretim yapan sanayi KOBİ’leri, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle faaliyet kârı elde etseler bile nakit akışı yönetiminde zorlanıyor.
Ticari kredilerde de bozulma hızlandı
Ticari kredilerdeki takipteki alacaklar da dikkat çekici şekilde yükseldi.
Mart 2025: 98 milyar TL
Mart 2026: 163 milyar TL
Artış oranı yaklaşık %66.
Bu oran KOBİ segmentinin altında olsa da, büyük şirketlerin de finansal baskı altında olduğunu gösteriyor.
Ancak büyük ölçekli şirketler;
Döviz kredisine erişebilme,
İhracat gelirleri yaratabilme,
Sermaye piyasalarından fonlama sağlayabilme,
Bankalarla yeniden yapılandırma gücüne sahip olabilme
gibi avantajlar nedeniyle krizlere karşı daha dayanıklı kalabiliyor.
Tüketici tarafında tablo daha da düşündürücü
Takipteki alacakların en büyük bölümü artık tüketici kredileri ve kredi kartlarından oluşuyor.
276 milyar TL ile toplamın %41’ini oluşturan bu segment, hane halkının da ciddi finansal baskı altında bulunduğunu ortaya koyuyor.
Özellikle:
Kredi kartı borçlarının büyümesi,
Asgari ödeme alışkanlığının yaygınlaşması,
Gelir artışlarının enflasyonun gerisinde kalması,
Tüketici kredilerindeki yüksek faizler
sorunlu kredi oluşumunu hızlandırıyor.
Dezenflasyonun görünmeyen maliyeti
Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikası enflasyonla mücadele açısından gerekli görülse de, ortaya çıkan yan etkiler reel sektör üzerinde giderek daha belirgin hale geliyor.
Yüksek faiz ortamı;
Yatırımları yavaşlatıyor,
İşletme sermayesi maliyetini artırıyor,
Nakit döngüsünü bozuyor,
KOBİ’lerin finansal dayanıklılığını azaltıyor.
Bugün görülen takipteki kredi artışı, aslında şirket bilançolarındaki finansman baskısının bankacılık sistemine yansımaya başlamış hali olarak okunabilir.
Sonuç
Veriler, kredi kalitesindeki bozulmanın yalnızca bireysel müşterilerde değil, reel sektörün tamamında hissedildiğini gösteriyor. Ancak riskin ağırlık merkezi açık şekilde KOBİ segmentine kayıyor.
Büyük şirketler alternatif kaynaklara ulaşabilirken, KOBİ’ler yüksek faizli TL kredilerine bağımlı kalıyor. Bu nedenle takipteki alacaklarda yaşanan sert yükseliş, önümüzdeki dönemde üretim, istihdam ve büyüme üzerinde ilave baskılar oluşturabilir.
Ez cümle: Dezenflasyon sürecinin faturası giderek daha fazla reel sektör tarafından ödeniyor. Bu faturanın en ağır kısmını ise şu aşamada KOBİ’ler üstlenmiş görünüyor.
Şirketlerin Yaşam Döngüsü: Neden Çoğu Şirket 3. Kuşağı Göremez?
Dünyada ve Türkiye’de aile şirketlerinin büyük bölümü kurucular tarafından başarıyla büyütülür, ancak nesiller arası geçişlerde ciddi sorunlar yaşanır.
Yaygın olarak kabul edilen istatistiklere göre:
Şirketlerin yaklaşık %100’ü 1. kuşakta kurulur.
Yaklaşık %30’u 2. kuşağa geçebilir.
Yaklaşık %10-15’i 3. kuşağa ulaşabilir.
%3-5’i 4. kuşağı görebilir.
Bu nedenle iş dünyasında sıkça kullanılan bir söz vardır: “Birinci kuşak kurar, ikinci kuşak büyütür, üçüncü kuşak tüketir”.
Elbette bu her zaman doğru değildir ancak başarısızlıkların temel nedenlerini iyi özetler.
Şirket Yaşam Döngüsünün 5 Evresi
1. Kuruluş Dönemi
Şirketin kaderi tamamen kurucuya bağlıdır.
Özellikleri:
Yüksek enerji
Girişimcilik ruhu
Hızlı karar alma
Risk alma isteği
Patron merkezli yönetim
En büyük risk:
Sermaye yetersizliği
Yanlış ürün seçimi
Nakit akışının bozulması
2. Büyüme Dönemi
Satışlar hızla artar.
Özellikleri:
Yeni müşteriler
Yeni yatırımlar
Şubeleşme
İhracat girişimleri
En büyük hata: “Satış arttıkça kâr da artar” yanılgısı.
Birçok şirket:
Nakit yönetimini ihmal eder.
Aşırı kredi kullanır.
Kontrolsüz büyür.
3. Kurumsallaşma Dönemi
Şirket artık patron şirketinden kurum şirketine dönüşmek zorundadır.
Gerekli adımlar:
Yetki devri
Profesyonel yönetim
İç kontrol sistemleri
Bütçe yönetimi
Kurumsal yönetim
Bu aşama başarılamazsa şirket kurucunun gölgesinde kalır.
4. Olgunluk Dönemi
Şirket artık sektör liderlerinden biridir.
Özellikleri:
Güçlü marka
Yüksek pazar payı
Düzenli kârlılık
Güçlü insan kaynağı
Tehlike: “Biz zaten büyüğüz” rehaveti. Birçok büyük şirket bu dönemde inovasyonu kaybeder.
5. Yeniden Doğuş veya Çöküş
Her şirket sonunda şu soruyla karşılaşır: “Değişecek miyiz, yoksa geçmiş başarılarla mı yaşayacağız?”
Başarılı şirketler:
Kendilerini yeniler.
Dijitalleşir.
Yeni iş modelleri geliştirir.
Başarısız olanlar ise küçülür veya yok olur.
2. Kuşak Nerelerde Hata Yapar?
Kurucu kuşak genellikle yokluktan gelmiştir.
Paranın değerini bilir.
Müşteriyi tanır.
Sahada yetişmiştir.
kuşak ise çoğu zaman hazır bir sistemin içine doğar.
Başlıca hatalar:
1. Kurucunun Gölgesinde Kalmak
Karar veremez.
Sürekli babanın veya annenin onayını bekler.
Sonuç: Yönetim çift başlı hale gelir.
2. Kardeş Rekabeti
En yaygın sorunlardan biridir.
Örnek:
Biri satıştan sorumlu.
Biri finanstan sorumlu.
Biri üretimden sorumlu.
Zamanla: “Şirketi ben büyüttüm” tartışmaları başlar.
3. Şirketi Aile Kasası Gibi Görmek
Şirket ile kişisel servet karıştırılır.
Örnek:
Lüks harcamalar
Gereksiz gayrimenkuller
Aile üyelerine yüksek maaşlar
Bu durum şirketin özkaynağını eritir.
4. Profesyonelleri Tehdit Olarak Görmek
Yetkin yöneticiler sisteme alınmaz.
Şirket içeriden büyüyemez.
5. Kurumsallaşmayı Geciktirmek
Her şey sözlü yürür.
Süreçler yazılı değildir.
Kurucu ayrıldığında bilgi de şirketten ayrılır.
3. Kuşak Nerelerde Hata Yapar?
kuşak genellikle en riskli dönemdir.
Çünkü:
Şirketi kurmamıştır.
Kriz yaşamamıştır.
Sermaye oluşturma sürecini görmemiştir.
Bu nedenle serveti üretmekten çok yönetmeye çalışır.
1. Aidiyet Kaybı
Şirket artık “babamın şirketi” değil, “dedemin şirketi” olmuştur.
Duygusal bağ zayıflar.
2. Hissedar Sayısının Artması
Örneğin:
Kurucu → 3 çocuk
3 çocuk → 9 torun
9 torun → 27 hissedar
Karar almak zorlaşır.
3. Liyakat Yerine Soyadı
En büyük risklerden biridir.
Pozisyonlar şu mantıkla dağıtılır: “Bizden biri olsun” yerine “En iyi kişi olsun” yaklaşımı benimsenmez.
4. Şirketten Sürekli Nakit Çekmek
Yatırım yerine temettü talebi artar.
Şirket büyümek yerine hissedarları finanse etmeye başlar.
5. Teknolojik Körlük
Yeni nesil rakipler:
Yapay zekâ
Veri analitiği
Dijital satış
Otomasyon
alanlarında ilerlerken şirket eski yöntemlere bağlı kalabilir.
3. Kuşağı Yaşatan Şirketlerin Ortak Özellikleri
Dünyadaki başarılı aile şirketleri incelendiğinde şu ortak noktalar görülüyor:
✅ Aile anayasası vardır.
✅ Hissedarlık kuralları yazılıdır.
✅ Aile konseyi bulunur.
✅ Yönetim kurulu profesyoneldir.
✅ Aile üyeleri performans kriterleriyle işe alınır.
✅ Şirket ile aile bütçesi ayrıdır.
✅ Yetenekli profesyoneller yönetimde yer alır.
✅ Halefiyet (succession) planı önceden hazırlanır.
Sonuç
Aile şirketlerini batıran şey çoğu zaman ekonomik krizler değil; yönetilemeyen büyüme, kurumsallaşamama, aile içi çatışmalar ve nesiller arası geçiş sorunlarıdır.
Kurucu kuşak sermaye yaratır.
İkinci kuşak sistemi kurumsallaştırır.
Üçüncü kuşak ise ya şirketi küresel bir markaya dönüştürür ya da geçmiş kuşakların biriktirdiği değeri tüketir.
Bu nedenle aile şirketlerinde asıl sınav şirketi kurmak değil, şirketi kuşaklar boyunca yaşatabilmektir.
Son dönemde yatırımcıların en çok sorduğu sorulardan biri şu: “Bu holdingler şirket satıyor, iştirak satıyor. Acaba nakit sıkıntısı mı var?”
Aslında tablo biraz daha farklı.
Büyük holdingler artık “her sektörde bulunma” stratejisinden çıkıp, yüksek getiri sağlayan alanlara odaklanma stratejisine geçiyorlar. Bu nedenle düşük büyüme veya düşük kârlılık sağlayan varlıklarını satarak kaynak yaratıyorlar.
Sabancı Holding neleri sattı?
2025-2026 döneminde en dikkat çeken satışlar:
1. Akçansa hisseleri
Sabancı, Akçansa’daki payını ortağı olan Heidelberg Materials’a devretme kararı aldı. İşlem yaklaşık 1,1 milyar dolar şirket değerlemesi üzerinden gerçekleşiyor.
2. CarrefourSA çıkışı
Sabancı, perakende sektöründen çıkma kararı aldı. Analistlere göre düşük marjlı işlerden çıkıp daha yüksek büyüme alanlarına yönelme stratejisinin parçası.
3. Bazı teknoloji ve perakende iştirakleri
Piyasada uzun süredir Teknosa gibi düşük özsermaye getirisi üreten şirketlerin de gözden geçirildiği konuşuluyor.
Satıştan gelen para nereye gidiyor?
Sabancı’nın son dönemde odaklandığı alanlar:
Enerji dönüşümü
Yenilenebilir enerji
ABD’deki enerji yatırımları
Dijital teknolojiler
İklim teknolojileri
Finans ve sigorta büyümesi
Holding yönetimi uzun süredir “yüksek büyüme, yüksek kârlılık” alanlarına sermaye kaydırma stratejisi uyguluyor.
Koç Holding neleri sattı?
Koç Holding’in satışları daha çok “portföy optimizasyonu” şeklinde gerçekleşiyor.
1. Arçelik Hitachi Home Appliances
Arçelik, Arçelik-Hitachi ortaklığındaki %60 payını Hitachi’ye satma kararı aldı. İşlem değeri yaklaşık 261 milyon dolar olarak açıklandı.
2. Bazı iştiraklerde hisse azaltımları
Koç Grubu zaman zaman borsadaki iştiraklerinde kısmi hisse satışları yaparak kaynak yaratıyor. Özellikle enerji ve sanayi yatırımlarını finanse etmek amacıyla bu yöntem kullanılabiliyor.
Satıştan gelen para nereye gidiyor?
Koç’un son yıllardaki yatırım alanları:
Elektrikli araçlar
Batarya teknolojileri
Savunma sanayi
Yenilenebilir enerji
Avrupa ve Asya’da üretim tesisleri
Dijital dönüşüm
Koç Holding yalnızca 2025 yılında yaklaşık 3,7 milyar dolar yatırım yaptığını açıkladı. Son 5 yıllık toplam yatırım ise 16,1 milyar dolara ulaştı.
Yani Koç’ta satışların önemli kısmı: “Eski ekonomiden çıkıp yeni ekonomiye kaynak aktarma” amacı taşıyor.
Alarko neden satış yapıyor?
Alarko Holding
Alarko son yıllarda özellikle:
Turizm
Gayrimenkul
Taahhüt
Enerji
alanlarındaki bazı varlıklarını yeniden yapılandırdı.
Ancak grubun asıl büyük dönüşümü:
Tarım
Sera yatırımları
Gıda üretimi
Yenilenebilir enerji
alanlarına yönelmesi oldu.
Bu nedenle bazı eski varlıklardan çıkılarak kaynaklar yeni yatırımlara aktarılıyor.
Özellikle Kazakistan ve Türkiye’deki büyük tarım-sera projeleri son dönemde Alarko’nun ana büyüme hikayesi haline geldi.
Asıl soru: Neden aynı dönemde hepsi satış yapıyor?
Bunun 5 temel nedeni var:
1. Yüksek faiz dönemi
Paranın maliyeti çok yükseldi.
2. Düşük kârlı işlerden çıkış
Perakende, çimento gibi bazı sektörlerin getirisi teknoloji ve enerji kadar yüksek değil.
3. Nakit rezervi oluşturma
Olası ekonomik dalgalanmalara karşı bilanço güçlendirme.
4. Yeni ekonomi yatırımları
Yapay zekâ
Veri merkezleri
Yenilenebilir enerji
Elektrikli araçlar
Savunma sanayi
5. Holding iskontosunu azaltmak
Borsada holdingler genellikle iştiraklerinin toplam değerinden daha düşük fiyatlanıyor. Satışlar ve nakit yaratımı bu iskontoyu azaltmayı hedefliyor.
Sonuç
Bu satışlar çoğu zaman bir kriz işareti değil, bir sermaye yeniden tahsis operasyonu olarak görülüyor.
Sabancı çimento ve perakendeden çıkıp enerji-teknolojiye yöneliyor.
Koç olgunlaşmış işlerden çıkıp elektrikli araçlar ve enerjiye yatırım yapıyor.
Alarko tarım ve yenilenebilir enerji odaklı yeni bir büyüme hikâyesi kuruyor.
Kısacası;
“Şirket satıyorlar çünkü küçülüyorlar” değil,
“Şirket satıyorlar çünkü sermayeyi daha yüksek getirili alanlara taşıyorlar.”
Bu süreç önümüzdeki 3-5 yılda Türkiye’nin büyük holdinglerinde daha da hızlanabilir.