Connect with us

ŞİRKETLER

Sektöre göre maaş beklentisi

Asgari ücret bir yıl öncesine göre yüzde 100’e yakın artışla 8 bin 506 TL oldu. Beyaz yakalılar ile yönetici ücretlerinin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Beyaz yakalılar için 2023’te ücretlerde yüzde 60-65 arasında artış tahmin ediliyor. Taban ile tavan arasındaki makasın da kapandığına dikkat çeken uzmanlar, EYT gibi kritik konuların önümüzdeki yılın ücret stratejilerini etkileyeceğini düşünüyor.

Yayınlanma:

|

Capital Dergisi’nden Ayçe Tarcan Aksakal‘ın haberine göre 2022, ücretler anlamında sıra dışı bir yıl olarak tarihe geçti, tüm öngörü ve varsayımlar alt üst oldu. Enflasyondaki hızlı yükseliş ve alım gücündeki değişimler nedeniyle pek çok şirket planlanan zam dönemi gelmeden çalışanlarını destekleyici uygulamaları ve ara zamları hayata geçirdi. Bunun sonucunda hemen her sektörde, şirketlerin yılda 2, 3, hatta 4 kez ücret düzenlemesine gittiği görüldü.

2023’te ise asgari ücret bir yıl önceye göre yüzde 100 artışla 8 bin 506 TL olarak belirlendi. Memur ve emeklinin zammı ise bu yıl için yüzde 30 oldu.

Yeni asgari ücretin, bu yıl beyaz yakalıların ücretlerini nasıl etkileyeceği en fazla merak edilen konuların başında yer alıyor. Çünkü asgari ücretteki artış, aynı oranda diğer kademelere yansıtılamıyor. Tabandan tavana çıktıkça zam oranları azalıyor.

Ancak bu yıl her şeye rağmen özel sektörde zam beklentisi büyük. Buna karşın artış oranının asgari ücret artış oranına ve enflasyon seviyesine göre daha aşağıda kalacağı endişeleri de yaygın.

Türkiye’nin en büyük 500 şirketini kapsayan 2023 ücret araştırması, son 2 yıla göre önemli değişimlere işaret ediyor. Bir taraftan en büyük şirketlerde bile zam belirsizliği yaşanırken diğer yandan 2022’ye göre zam oranlarında artış dikkat çekiyor.

2022’de özel sektörde ara zamlarla birlikte toplam ücret artışı ortalama yüzde 40-65 bandında gerçekleşti. Ancak e-ticaret ve teknoloji alanlarında yüzde 100’ün üzerinde maaş artışı yapanlar da oldu. Bu yıl zam oranları enflasyonun altında kalıyor. 489 firmanın katıldığı Mercer 2023 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre 2023 yılında şirketlerin çalışanlarına yapması beklenen toplam ücret oranı artışı, yüzde 61. Bu ay içinde yapılacak ücret artış oranınınsa ortalama yüzde 43 olacağı öngörülüyor. 

Enflasyonun çalışan tarafında ücret zammı beklentisini artırdığını söyleyen Mercer Türkiye CEO’su Dinçer Güleyin, “Yüksek enflasyon ve asgari ücretteki artışlar, yeni mezun ücret seviyesini yukarı yönlü oynatırken organizasyonlardaki üst seviye rollerde benzer seviyelerde artışlar yapılmadığı görüyoruz” diyor.

NORM KADRO HAZIRLIĞI

Bu ay beyaz yakalılara ve yöneticilere ortalama yüzde 45 zam yapılacağını öngören BS Executive Search Kurucusu Duygu Kütahya, tüm yıl boyunca planlanan toplam artışın ise ortalama yüzde 70 civarlarında olacağını ifade ediyor. Enflasyon ve olası bir durgunluk konusundaki belirsizlikle karşı karşıya kalan şirketlerin büyük kısmının 2023 Ocak zammını uyguladıktan sonra “bekle ve gör yaklaşımı” benimseyeceklerini ve maaş bütçelerini temkinli bir şekilde artırma yoluna gideceklerini söyleyen Kütahya, “Şirketler ücret artışlarıyla ilgili anlık stratejiler belirleyecek” diyor. Mercer Kariyer Ülke Lideri Şadiye Azışık, geçen yıldan farklı olarak 2023’te şirketlerin herkese aynı ücret artış oranını yapmayacağını daha selektif davranacağını söylüyor. Azışık, “Dünyada resesyon beklendiği için şirketlerde norm kadro hazırlıkları yapılıyor” diyor.

MAKAS DARALIYOR

Asgari ücretteki artışlar, diğer kademelere doğru oranda yansıtılamıyor. Mavi yaka ve giriş seviyesindeki ücret artışları yöneticilerin zam oranlarının çok üzerinde gerçekleşiyor. Bu durum yeni mezunla genel müdür arasındaki ücret makasının daralmasına neden oluyor. Mercer’ın araştırması da Türkiye’de yeni mezunla genel müdür arasındaki ücret makasının daraldığını gösteriyor. 2021’de genel müdürle yeni mezun arasında 16 kat fark varken bugün aradaki ücret farkı 14 kata geriledi.

REKOR OTOMOTİVDE

Mercer 2023 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre bu yıl en yüksek ücret artışının yüzde 70,5’le otomotiv sektöründe olması bekleniyor. Otomotivin ardından en yüksek zam oranlarının olacağı sektörlerin başında ise sırasıyla enerji, üretim, otomotiv tedarik sanayi, maden ve metal, lojistik ve finansal hizmetler sektörleri bulunuyor. Bu sektörlerin hemen hepsinde zam oranları yüzde 65’in üzerinde bekleniyor.
Bilişim, yapay zeka, telekomünikasyon, hızlı tüketim, bankacılık, otomotiv, enerji, gıda, ilaç, üretim sektörlerinde ücret artışlarının daha yüksek olacağını belirten Fortune Danışmanlık Kurucusu Ayşen Arıduru, “Turizm, sigorta, sağlık, inşaat, eğitim, iletişim ve hizmet sektörlerinde ücret artışı daha düşük olacak” diye konuşuyor.

DÖVİZLE MAAŞA GEÇİŞ

Başta BT olmak üzere teknoloji, yönetim, şirket değerlemesi, kripto, fintek gibi kritik pozisyonlarda adaylara dövizle maaş veren şirket sayısı artıyor. Döviz vermeyenler ise maaşları Euro veya dolar kuruna endeksliyor.

EYT BELİRLEYİCİ OLACAK

Doğan Holding İK Başkan Yardımcısı Şebnem Bezmen, bu yıl EYT’nin gündeme gelmesiyle bu kapsama giren özellikle kritik rollerde çalışmakta olan yüksek potansiyeli ve performansı olan çalışanlar için farklı uygulamaların devreye alınacağını belirtiyor. “EYT farklı yan haklar ve ücret yönetimi süreçlerini doğurabilir” diyen Bezmen, bu çalışanların emekli olmaması için daha yüksek ücretlerin ödenmesi veya sağlık planlarının farklı şekilde yönetilmesinin söz konusu olabileceğini ifade ediyor. Rekabetçi iş piyasası ve yüksek enflasyonun işverenlerin, yalnızca yetenekleri kendi organizasyonlarına çekmekle kalmayıp aynı zamanda tutundurulmaları için de ücret ve yan hakları yeniden düşünmelerini zorunlu hale getirdiğini söyleyen Bezmen, “Pandemiyle çalışanlara sağlanan yan haklar çalışanın duygusal, sosyal ve finansal olarak sağlıklı olması üzerine kurgulanmaya başlandı ve bu yaklaşımın da devam edeceğini düşünüyoruz” diyor.

BANKALARDA ZAM ORANLARI NETLEŞMEYE BAŞLADI

Öte yandan çalışanlar ocak ayı maaşlarına yansıyacak zam oranlarını beklerken, bazı bankalarda yeni maaşlar açıklanmaya başlandı.

İş Bankası yönetimi çalışanlara 2023 yılı için ortalama olarak yüzde 51,28 oranında zam yaptı. Ayrıca çalışanlara aylık verilen 2000 TL Maxi Puan da 3285 TL’ye çıkarıldı. Böylece zam oranı yüzde 67’ye ulaşmış oldu.

Banka, yemek ücretini ise günlük 128 liraya çıkartırken en düşük çalışanının maaşını ise yan ödemelerle birlikte 18 bin liraya yükseltti.

Öz Finans-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu da, Ziraat, Halk ve Ziraat Katılım bankalarında çalışanların ücretlerine yüzde 55 zam yapıldığını bildirdi.
Sektörlere göre maaşlar ve zam tahminleri ise şöyle:

500 BÜYÜK ŞİRKETTE POZİSYONLARA GÖRE ÜCRETLER 

(500 büyük şirket, aylık net, TL)
Pozisyon 2023
Üst düzey yönetim Minimum Maksimum
Yönetim kurulu başkanı 115.000 435.000
Yönetim kurulu üyesi 45.000 250.000
Genel müdür 76.000 350.000
Genel müdür yardımcısı 58.500 170.000
İnsan kaynakları
İnsan kaynakları direktörü 50.000 140.000
İnsan kaynakları müdürü 32.500 75.000
Yetenek gelişim yöneticisi 24.500 45.000
İnsan kaynakları uzmanı 14.000 27.500
Kalite yöneticisi 15.000 37.000
Bordro uzmanı 12.500 25.500
Bilgi işlem
Bilgi teknolojileri direktörü 57.000 200.000
Bilgi işlem müdürü 35.500 110.000
Üst düzey sistem programcısı 32.500 75.000
Analist programcı 23.000 60.000
Sistem analisti 19.500 57.500
Network mühendisi 19.000 48.500
PC destek yöneticisi 15.000 35.000
Sistem operatörü 14.500 30.000
Teknik destek operatörü 13.000 27.000
Satış
Satış direktörü 45.000 190.000
Satış müdürü 27.500 122.500
Bölge satış müdürü 24.500 74.500
Satış temsilcisi/yöneticisi 14.500 44.000
Telesatış operatörü 10.000 22.500
Pazarlama
Pazarlama direktörü 54.000 145.000
Ürün grup müdürü 33.000 90.000
Ürün müdürü 21.000 65.000
Halkla ilişkiler müdürü 21.000 52.500
Müşteri ilişkileri yöneticisi 20.000 48.000
Pazarlama araştırma uzmanı 14.250 34.500
Halkla ilişkiler uzmanı 14.250 29.500
Hukuk &İdari işler
Hukuk müşaviri 35.150 160.000
Kıdemli avukat 24.000 65.000
Avukat 16.500 24.500
İdari işler müdürü 21.000 37.500
İdari işler yöneticisi 18.000 27.500
İdari işler uzmanı 11.500 18.500
Bina yöneticisi 12.500 19.000
Bina yönetim uzmanı 10.500 16.000
Finans
Finans direktörü 45.000 160.000
Mali işler müdürü 35.000 75.000
Muhasebe müdürü 32.500 55.000
Bütçe kontrol müdürü 22.500 44.500
Bütçe uzmanı 17.500 27.500
Finans analisti 22.500 35.000
Muhasebe şefi 20.000 32.500
Muhasebe uzmanı 13.000 25.000
Muhasebe elemanı 10.000 15.000
Satın alma ve lojistik
Satınalma ve lojistik direktörü 37.500 120.000
Satınalma müdürü 18.500 48.500
Satınalma yetkilisi 14.500 32.500
Lojistik yetkilisi 12.500 27.500
İthalat uzmanı 12.500 22.500
Üretim
Üretim direktörü 43.500 110.000
Fabrika müdürü 38.000 97.500
Üretim müdürü 25.500 67.500
Kalite müdürü 18.500 45.000
Üretim şefi 14.500 35.000
Endüstri mühendisi 12.500 27.500
Üretim planlama uzmanı 12.500 25.000

Kaynak: İK şirketlerinin verileri ve Capital’in araştırması dikkate alınarak Türkiye’nin en büyük 500 şirketindeki ücretleri yansıtacak şekilde oluşturuldu.
İŞE YENİ GİRENLER NE BEKLİYOR? 

 

İşe yeni girenleri ne bekliyor? (Aylık net maaş,TL)
Eğitime göre Minimum (%) Maksimum (%)
Üniversite 11.500 17.000
Yüksek lisans 14.500 24.500
Doktora 16.000 27.500

Not: Ücretler Türkiye’nin 500 büyük şirketi dikkate alınarak hesaplandı

SEKTÖRLERE GÖRE ÜCRETLER: 

 

Sektörlere göre ücretler (aylık net, TL)
Tekstil -İhracat 2023 minimum 2023 maksimum
Genel müdür 48.000 192.000
Genel müdür yardımcısı 37.500 72.000
Müdür 18.000 45.000
Uzman 10.000 21.000
Bankacılık
Genel müdür 150.000 387.500
Genel müdür yardımcısı 97.500 167.500
Müdür 31.500 85.000
Şube müdürü 24.750 55.000
Uzman 11.250 22.000
Reklam
Genel müdür 57.000 135.000
Kreatif direktör 42.000 102.000
Art direktör 35.000 91.000
Müşteri ilişkileri direktörü 33.000 68.000
İlaç
Genel müdür 107.000 330.000
Genel müdür yardımcısı 78.000 165.000
Müdür 32.000 85.000
Uzman 15.500 35.000
Satış temsilcisi 12.500 21.000
Perakende
Genel müdür 63.000 185.000
Genel müdür yardımcısı 37.500 102.500
Müdür 19.500 45.500
Mağaza yöneticisi 18.000 31.500
Uzman 10.000 17.500
Turizm
Genel müdür 40.500 135.000
Genel müdür yardımcısı 33.000 87.500
Müdür 18.750 44.500
Uzman 12.000 23.500
Hızlı tüketim
Genel müdür 64.500 210.000
Genel müdür yardımcısı 39.000 92.000
Müdür 20.250 56.000
Uzman 11.000 26.500
Enerji
Genel müdür 82.500 280.000
Genel müdür yardımcısı 38.250 201.250
Müdür 24.000 119.000
Uzman 12.000 41.125
Bilişim/Telekom
Genel müdür 81.000 297.500
Genel müdür yardımcısı 47.250 145.000
Müdür 30.000 95.000
Uzman 12.000 42.000
Otomotiv
Genel müdür 87.000 253.750
Genel müdür yardımcısı 62.250 152.250
Müdür 27.000 82.000
Mühendis 16.500 35.000
Uzman 12.500 33.250
İnşaat/konut
Genel müdür 47.250 202.500
Genel müdür yardımcısı 37.500 97.500
Proje müdürü 22.500 85.000
Uzman 12.500 37.500
Özel sağlık
Genel müdür 61.500 237.500
Genel müdür yardımcısı 51.750 140.000
Müdür 26.250 87.500
Uzman doktor 23.500 95.000
Uzman 12.500 33.500

Not: Ücretler Türkiye’nin 500 büyük şirketi dikkate alınarak hesaplandı.
Kaynak: İK şirketlerinin verileri ve Capital’in araştırması dikkate alınarak oluşturuldu.

2023 İÇİN 14 SEKTÖRDE ZAM ORANI TAHMİNLERİ: 

2023 için 14 sektörde minimum-maksimum zam oranı tahmini
Sektör Minimum (%) Maksimum (%)
Bilişim-internet 32,5 67,0
İlaç ve sağlık 29,5 59,0
Hızlı tüketim 33,5 66,5
Tekstil 17,5 44,5
Gıda 35,0 66,5
Danışmanlık 28,5 55,0
Enerji 34,0 67,5
Üretim 29,0 60,5
Lojistik 27,0 55,0
Bankacılık 36,0 67,5
Otomotiv 25,0 57,5
İnşaat-gayrimenkul 17,5 51,5
Sigorta 34,0 62,5
Turizm 25,0 55,5
Kaynak: Datassist

2023 BEKLENEN ORTALAMA ÜCRET ARTIŞI 

SEKTÖR 2023 BEKLENEN ORTALAMA ÜCRET ARTIŞI
Otomotiv Ana Sanayi 70,5
Enerji 68,6
Üretim 67,3
Otomotiv Tedarik Sanayi 67,1
Maden & Metal 66,8
Lojistik 66,3
Finansal Hizmetler 65,4
Teknoloji 62,5
Sigorta 61,2
Kimya 60,3
Holdingler 57,8
Tüketici Ürünleri 57,2
Perakende 56,8
Kaynak: Mercer

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Sorunlu krediler bir yılda ikiye katlandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Takipteki kredilerde kırmızı alarm: KOBİ’ler yükü taşıyamıyor

BDDK verileri, bankacılık sektöründe kredi kalitesindeki bozulmanın hızlandığını gösteriyor. Mart 2025’te 351 milyar TL olan toplam takipteki alacaklar, Mart 2026 itibarıyla 679 milyar TL’ye yükselerek yaklaşık %93 artış kaydetti. Bir başka ifadeyle sorunlu kredi stoku son bir yılda neredeyse iki katına çıktı.

Veriler ne söylüyor?

Mart 2026 itibarıyla takipteki alacakların dağılımı:

  • Tüketici kredileri ve kredi kartları: 276 milyar TL (%41)
  • KOBİ kredileri: 240 milyar TL (%35)
  • Ticari krediler: 163 milyar TL (%24)

Toplam takipteki kredi tutarı 679 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda.

Asıl risk KOBİ tarafında büyüyor

Grafiklerde en dikkat çekici unsur KOBİ kredilerindeki bozulma.

Mart 2025’te 106 milyar TL olan takipteki KOBİ kredileri, Mart 2026’da 240 milyar TL’ye çıktı.

Bu;

  • Yaklaşık %126’lık artışa,
  • Başka bir ifadeyle 2,3 kat büyümeye,
  • Yaklaşık 5,3 milyar dolar seviyesinde sorunlu kredi stokuna

işaret ediyor.

KOBİ’ler açısından tabloyu ağırlaştıran başlıca nedenler:

✓ Yüksek TL kredi faizleri

✓ İşletme sermayesi ihtiyacındaki artış

✓ Finansmana erişimde yaşanan zorluklar

✓ Daralan iç talep

✓ Artan enerji, işçilik ve finansman maliyetleri

Özellikle üretim yapan sanayi KOBİ’leri, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle faaliyet kârı elde etseler bile nakit akışı yönetiminde zorlanıyor.

Ticari kredilerde de bozulma hızlandı

Ticari kredilerdeki takipteki alacaklar da dikkat çekici şekilde yükseldi.

  • Mart 2025: 98 milyar TL
  • Mart 2026: 163 milyar TL

Artış oranı yaklaşık %66.

Bu oran KOBİ segmentinin altında olsa da, büyük şirketlerin de finansal baskı altında olduğunu gösteriyor.

Ancak büyük ölçekli şirketler;

  • Döviz kredisine erişebilme,
  • İhracat gelirleri yaratabilme,
  • Sermaye piyasalarından fonlama sağlayabilme,
  • Bankalarla yeniden yapılandırma gücüne sahip olabilme

gibi avantajlar nedeniyle krizlere karşı daha dayanıklı kalabiliyor.

Tüketici tarafında tablo daha da düşündürücü

Takipteki alacakların en büyük bölümü artık tüketici kredileri ve kredi kartlarından oluşuyor.

276 milyar TL ile toplamın %41’ini oluşturan bu segment, hane halkının da ciddi finansal baskı altında bulunduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle:

  • Kredi kartı borçlarının büyümesi,
  • Asgari ödeme alışkanlığının yaygınlaşması,
  • Gelir artışlarının enflasyonun gerisinde kalması,
  • Tüketici kredilerindeki yüksek faizler

sorunlu kredi oluşumunu hızlandırıyor.

Dezenflasyonun görünmeyen maliyeti

Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikası enflasyonla mücadele açısından gerekli görülse de, ortaya çıkan yan etkiler reel sektör üzerinde giderek daha belirgin hale geliyor.

Yüksek faiz ortamı;

  • Yatırımları yavaşlatıyor,
  • İşletme sermayesi maliyetini artırıyor,
  • Nakit döngüsünü bozuyor,
  • KOBİ’lerin finansal dayanıklılığını azaltıyor.

Bugün görülen takipteki kredi artışı, aslında şirket bilançolarındaki finansman baskısının bankacılık sistemine yansımaya başlamış hali olarak okunabilir.

Sonuç

Veriler, kredi kalitesindeki bozulmanın yalnızca bireysel müşterilerde değil, reel sektörün tamamında hissedildiğini gösteriyor. Ancak riskin ağırlık merkezi açık şekilde KOBİ segmentine kayıyor.

Büyük şirketler alternatif kaynaklara ulaşabilirken, KOBİ’ler yüksek faizli TL kredilerine bağımlı kalıyor. Bu nedenle takipteki alacaklarda yaşanan sert yükseliş, önümüzdeki dönemde üretim, istihdam ve büyüme üzerinde ilave baskılar oluşturabilir.

Ez cümle: Dezenflasyon sürecinin faturası giderek daha fazla reel sektör tarafından ödeniyor. Bu faturanın en ağır kısmını ise şu aşamada KOBİ’ler üstlenmiş görünüyor.

Onur ÇELİK

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

Şirketler neden üçüncü kuşağı göremiyor?

Yayınlanma:

|

Şirketlerin Yaşam Döngüsü: Neden Çoğu Şirket 3. Kuşağı Göremez?

Dünyada ve Türkiye’de aile şirketlerinin büyük bölümü kurucular tarafından başarıyla büyütülür, ancak nesiller arası geçişlerde ciddi sorunlar yaşanır.

Yaygın olarak kabul edilen istatistiklere göre:

  • Şirketlerin yaklaşık %100’ü 1. kuşakta kurulur.
  • Yaklaşık %30’u 2. kuşağa geçebilir.
  • Yaklaşık %10-15’i 3. kuşağa ulaşabilir.
  • %3-5’i 4. kuşağı görebilir.

Bu nedenle iş dünyasında sıkça kullanılan bir söz vardır: “Birinci kuşak kurar, ikinci kuşak büyütür, üçüncü kuşak tüketir”.

Elbette bu her zaman doğru değildir ancak başarısızlıkların temel nedenlerini iyi özetler.

Şirket Yaşam Döngüsünün 5 Evresi

1. Kuruluş Dönemi

Şirketin kaderi tamamen kurucuya bağlıdır.

Özellikleri:

  • Yüksek enerji
  • Girişimcilik ruhu
  • Hızlı karar alma
  • Risk alma isteği
  • Patron merkezli yönetim

En büyük risk:

  • Sermaye yetersizliği
  • Yanlış ürün seçimi
  • Nakit akışının bozulması

2. Büyüme Dönemi

Satışlar hızla artar.

Özellikleri:

  • Yeni müşteriler
  • Yeni yatırımlar
  • Şubeleşme
  • İhracat girişimleri

En büyük hata: “Satış arttıkça kâr da artar” yanılgısı.

Birçok şirket:

  • Nakit yönetimini ihmal eder.
  • Aşırı kredi kullanır.
  • Kontrolsüz büyür.

3. Kurumsallaşma Dönemi

Şirket artık patron şirketinden kurum şirketine dönüşmek zorundadır.

Gerekli adımlar:

  • Yetki devri
  • Profesyonel yönetim
  • İç kontrol sistemleri
  • Bütçe yönetimi
  • Kurumsal yönetim

Bu aşama başarılamazsa şirket kurucunun gölgesinde kalır.

4. Olgunluk Dönemi

Şirket artık sektör liderlerinden biridir.

Özellikleri:

  • Güçlü marka
  • Yüksek pazar payı
  • Düzenli kârlılık
  • Güçlü insan kaynağı

Tehlike: “Biz zaten büyüğüz” rehaveti. Birçok büyük şirket bu dönemde inovasyonu kaybeder.

5. Yeniden Doğuş veya Çöküş

Her şirket sonunda şu soruyla karşılaşır: “Değişecek miyiz, yoksa geçmiş başarılarla mı yaşayacağız?”

Başarılı şirketler:

  • Kendilerini yeniler.
  • Dijitalleşir.
  • Yeni iş modelleri geliştirir.

Başarısız olanlar ise küçülür veya yok olur.

2. Kuşak Nerelerde Hata Yapar?

Kurucu kuşak genellikle yokluktan gelmiştir.

Paranın değerini bilir.

Müşteriyi tanır.

Sahada yetişmiştir.

kuşak ise çoğu zaman hazır bir sistemin içine doğar.

Başlıca hatalar:

1. Kurucunun Gölgesinde Kalmak

Karar veremez.

Sürekli babanın veya annenin onayını bekler.

Sonuç: Yönetim çift başlı hale gelir.

2. Kardeş Rekabeti

En yaygın sorunlardan biridir.

Örnek:

  • Biri satıştan sorumlu.
  • Biri finanstan sorumlu.
  • Biri üretimden sorumlu.

Zamanla: “Şirketi ben büyüttüm” tartışmaları başlar.

3. Şirketi Aile Kasası Gibi Görmek

Şirket ile kişisel servet karıştırılır.

Örnek:

  • Lüks harcamalar
  • Gereksiz gayrimenkuller
  • Aile üyelerine yüksek maaşlar

Bu durum şirketin özkaynağını eritir.

4. Profesyonelleri Tehdit Olarak Görmek

Yetkin yöneticiler sisteme alınmaz.

Şirket içeriden büyüyemez.

5. Kurumsallaşmayı Geciktirmek

Her şey sözlü yürür.

Süreçler yazılı değildir.

Kurucu ayrıldığında bilgi de şirketten ayrılır.

3. Kuşak Nerelerde Hata Yapar?

  1. kuşak genellikle en riskli dönemdir.

Çünkü:

  • Şirketi kurmamıştır.
  • Kriz yaşamamıştır.
  • Sermaye oluşturma sürecini görmemiştir.

Bu nedenle serveti üretmekten çok yönetmeye çalışır.

1. Aidiyet Kaybı

Şirket artık “babamın şirketi” değil, “dedemin şirketi” olmuştur.

Duygusal bağ zayıflar.

2. Hissedar Sayısının Artması

Örneğin:

Kurucu → 3 çocuk

3 çocuk → 9 torun

9 torun → 27 hissedar

Karar almak zorlaşır.

3. Liyakat Yerine Soyadı

En büyük risklerden biridir.

Pozisyonlar şu mantıkla dağıtılır: “Bizden biri olsun” yerine “En iyi kişi olsun” yaklaşımı benimsenmez.

4. Şirketten Sürekli Nakit Çekmek

Yatırım yerine temettü talebi artar.

Şirket büyümek yerine hissedarları finanse etmeye başlar.

5. Teknolojik Körlük

Yeni nesil rakipler:

  • Yapay zekâ
  • Veri analitiği
  • Dijital satış
  • Otomasyon

alanlarında ilerlerken şirket eski yöntemlere bağlı kalabilir.

3. Kuşağı Yaşatan Şirketlerin Ortak Özellikleri

Dünyadaki başarılı aile şirketleri incelendiğinde şu ortak noktalar görülüyor:

✅ Aile anayasası vardır.

✅ Hissedarlık kuralları yazılıdır.

✅ Aile konseyi bulunur.

✅ Yönetim kurulu profesyoneldir.

✅ Aile üyeleri performans kriterleriyle işe alınır.

✅ Şirket ile aile bütçesi ayrıdır.

✅ Yetenekli profesyoneller yönetimde yer alır.

✅ Halefiyet (succession) planı önceden hazırlanır.

Sonuç

Aile şirketlerini batıran şey çoğu zaman ekonomik krizler değil; yönetilemeyen büyüme, kurumsallaşamama, aile içi çatışmalar ve nesiller arası geçiş sorunlarıdır.

Kurucu kuşak sermaye yaratır.

İkinci kuşak sistemi kurumsallaştırır.

Üçüncü kuşak ise ya şirketi küresel bir markaya dönüştürür ya da geçmiş kuşakların biriktirdiği değeri tüketir.

Bu nedenle aile şirketlerinde asıl sınav şirketi kurmak değil, şirketi kuşaklar boyunca yaşatabilmektir.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Koç Holding, Sabancı Holding ve Alarko neden satış yapıyor?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Son dönemde yatırımcıların en çok sorduğu sorulardan biri şu: “Bu holdingler şirket satıyor, iştirak satıyor. Acaba nakit sıkıntısı mı var?”

Aslında tablo biraz daha farklı.

Büyük holdingler artık “her sektörde bulunma” stratejisinden çıkıp, yüksek getiri sağlayan alanlara odaklanma stratejisine geçiyorlar. Bu nedenle düşük büyüme veya düşük kârlılık sağlayan varlıklarını satarak kaynak yaratıyorlar.

Sabancı Holding neleri sattı?

2025-2026 döneminde en dikkat çeken satışlar:

1. Akçansa hisseleri

Sabancı, Akçansa’daki payını ortağı olan Heidelberg Materials’a devretme kararı aldı. İşlem yaklaşık 1,1 milyar dolar şirket değerlemesi üzerinden gerçekleşiyor.

2. CarrefourSA çıkışı

Sabancı, perakende sektöründen çıkma kararı aldı. Analistlere göre düşük marjlı işlerden çıkıp daha yüksek büyüme alanlarına yönelme stratejisinin parçası.

3. Bazı teknoloji ve perakende iştirakleri

Piyasada uzun süredir Teknosa gibi düşük özsermaye getirisi üreten şirketlerin de gözden geçirildiği konuşuluyor.

Satıştan gelen para nereye gidiyor?

Sabancı’nın son dönemde odaklandığı alanlar:

  • Enerji dönüşümü
  • Yenilenebilir enerji
  • ABD’deki enerji yatırımları
  • Dijital teknolojiler
  • İklim teknolojileri
  • Finans ve sigorta büyümesi

Holding yönetimi uzun süredir “yüksek büyüme, yüksek kârlılık” alanlarına sermaye kaydırma stratejisi uyguluyor.

Koç Holding neleri sattı?

Koç Holding’in satışları daha çok “portföy optimizasyonu” şeklinde gerçekleşiyor.

1. Arçelik Hitachi Home Appliances

Arçelik, Arçelik-Hitachi ortaklığındaki %60 payını Hitachi’ye satma kararı aldı. İşlem değeri yaklaşık 261 milyon dolar olarak açıklandı.

2. Bazı iştiraklerde hisse azaltımları

Koç Grubu zaman zaman borsadaki iştiraklerinde kısmi hisse satışları yaparak kaynak yaratıyor. Özellikle enerji ve sanayi yatırımlarını finanse etmek amacıyla bu yöntem kullanılabiliyor.

Satıştan gelen para nereye gidiyor?

Koç’un son yıllardaki yatırım alanları:

  • Elektrikli araçlar
  • Batarya teknolojileri
  • Savunma sanayi
  • Yenilenebilir enerji
  • Avrupa ve Asya’da üretim tesisleri
  • Dijital dönüşüm

Koç Holding yalnızca 2025 yılında yaklaşık 3,7 milyar dolar yatırım yaptığını açıkladı. Son 5 yıllık toplam yatırım ise 16,1 milyar dolara ulaştı.

Yani Koç’ta satışların önemli kısmı: “Eski ekonomiden çıkıp yeni ekonomiye kaynak aktarma” amacı taşıyor.

Alarko neden satış yapıyor?

Alarko Holding

Alarko son yıllarda özellikle:

  • Turizm
  • Gayrimenkul
  • Taahhüt
  • Enerji

alanlarındaki bazı varlıklarını yeniden yapılandırdı.

Ancak grubun asıl büyük dönüşümü:

  • Tarım
  • Sera yatırımları
  • Gıda üretimi
  • Yenilenebilir enerji

alanlarına yönelmesi oldu.

Bu nedenle bazı eski varlıklardan çıkılarak kaynaklar yeni yatırımlara aktarılıyor.

Özellikle Kazakistan ve Türkiye’deki büyük tarım-sera projeleri son dönemde Alarko’nun ana büyüme hikayesi haline geldi.

Asıl soru: Neden aynı dönemde hepsi satış yapıyor?

Bunun 5 temel nedeni var:

1. Yüksek faiz dönemi

Paranın maliyeti çok yükseldi.

2. Düşük kârlı işlerden çıkış

Perakende, çimento gibi bazı sektörlerin getirisi teknoloji ve enerji kadar yüksek değil.

3. Nakit rezervi oluşturma

Olası ekonomik dalgalanmalara karşı bilanço güçlendirme.

4. Yeni ekonomi yatırımları

  • Yapay zekâ
  • Veri merkezleri
  • Yenilenebilir enerji
  • Elektrikli araçlar
  • Savunma sanayi

5. Holding iskontosunu azaltmak

Borsada holdingler genellikle iştiraklerinin toplam değerinden daha düşük fiyatlanıyor. Satışlar ve nakit yaratımı bu iskontoyu azaltmayı hedefliyor.

Sonuç

Bu satışlar çoğu zaman bir kriz işareti değil, bir sermaye yeniden tahsis operasyonu olarak görülüyor.

  • Sabancı çimento ve perakendeden çıkıp enerji-teknolojiye yöneliyor.
  • Koç olgunlaşmış işlerden çıkıp elektrikli araçlar ve enerjiye yatırım yapıyor.
  • Alarko tarım ve yenilenebilir enerji odaklı yeni bir büyüme hikâyesi kuruyor.

Kısacası;

“Şirket satıyorlar çünkü küçülüyorlar” değil,

“Şirket satıyorlar çünkü sermayeyi daha yüksek getirili alanlara taşıyorlar.”

Bu süreç önümüzdeki 3-5 yılda Türkiye’nin büyük holdinglerinde daha da hızlanabilir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.