Connect with us

BANKA HABERLERİ

Para politikası ‘fabrika ayarlarına’ geri dönüyor: Kur ve faiz yükselecek!

Yayınlanma:

|

  • Cuma günü Türkiye’de açıklanan iki önemli veri ile bültenimize bilinçli bir şekilde başlıyoruz. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODD) verilerine göre, Mayıs ayında hafif ve ticari araç pazarında rekor düzeyde 111,356 adet araç satıldı (asıl rekor Aralık 2022’de 115,220 adet satış ile yaşanmıştı.). Bu minvalde, Aralık ayı da birlikte düşünülürse, son 6 ayda 560bin adet araç satılmış ki bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %65 artışa işaret ediyor. Otomobilin bir ihtiyaçtan ziyade finansal bir araç olarak enflasyonist dönemde kullanıldığını görüyoruz. Takdir edeceğiniz üzere, 2021 sonundan itibaren ivmelenen enflasyon ve TL faizlerin enflasyona karşı koruma sağlayamamasına paralel (negatif reel faizler) Türk insanının parayı fiziksel varlıklara yönlendirme eğiliminin devam ettiğini görüyoruz. Lâkin, bu ‘furyanın’ da son demlerinde olduğumuzu not edelim.
  • Cuma günü Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan öncü nitelikteki veriler, ekonominin oldukça ‘sıcak’ olduğu bir kez daha teyit etti. Mayıs ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %14,4 artışla 21,7 milyar dolar; ithalat ise %16 artışla (rekor) 34,3 milyar dolar oldu. Bu sonuçla Mayıs ayı dış ticaret açığı 12,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, ilk 5 ayda oluşan açık tutarı ise 56,1 milyar dolar ile başka bir rekora imza attı.
  • Şimdi gelin otomotiv verisi ile ticaret bakanlığı verilerini birlikte ele alalım. Ekonominin sıcak olması ve ithalatın her ay daha da büyüyerek açık rakamını yukarıya taşıması başlı başına döviz talebi demek. Ekonominin soğuması ve tüketimin yavaşlaması için piyasa faizlerinin artması, döviz kurunun ithalat / ihracat dengesindeki ‘dengesizlikleri’ giderecek ölçüde yükselmesi gerekiyor. Yeni dönemde bu gelişmelere ilaveten ithal mallara uygulanan vergilerin de artırılacağını düşünüyoruz.
  • Bülteni nakış gibi işlemeye devam edelim. Yukarıda izah etmeye çalıştığım üzere, ekonomide ısınmaya karşı önlemler alınmazsa, bundan sonrasının sürdürülemez bir sürece işaret ettiğini bizzat çiçeği burnunda Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek’ten (hafta sonu devir teslim töreninde) dinledik. Şimşek, “rasyonel bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır” ifadesini kullanırken, bunu ekonomide ortodoks politikalara dönüş sinyali, daha basit bir yaklaşımla fabrika ayarlarına dönüş olarak yorumluyoruz.
  • Lâkin, heterodox politikaların uygulandığı dönemde bir avuç dolusu hap alan hastaya benzeyen ekonominin de eski alışkanlıklarını bir çırpıda elinin tersiyle itmesi ve hızla ortodox politikalara dönmesini de beklememek gerekiyor. Hastaya verilen ilacın kademeli bir şekilde azaltılarak Sn. Bakanın da dile getirdiği şekilde rasyonel bir zemine dönüleceğine kesin gözüyle bakıyoruz. Şimşek’in basın toplantısında dile getirdiği “uygulanacak maliye politikası ve yapısal reformlarla merkez bankamıza enflasyonla mücadelede destek olmak temel politikamız olacaktır. Bu öncelikler çerçevesinde çalışmalarımızı eş güdüm çerçevesinde güçlü bir koordinasyon sağlayarak sürdüreceğiz” yol haritası, ekonomi kurumlarında da (ilk iş merkez bankasında) benzer bir bakış açısı ile değişime gidileceği mânâsına geliyor. ABD’de uzun süre bankacılık yapmış Gaye Erkan’ın ismi sosyal medyada geçerken, BDDK Başkanı Akben’in de yerine yeni bir isim atanacağını düşünüyoruz.
  • Serbest piyasa ilkeleri ile uyumlu olmayan özellikle de aşırı regüle bir hâl alan bankacılık kesimine yönelik tedbirlerin kademeli bir şekilde kaldırılacağını hep birlikte göreceğiz. Bu nedendir ki Borsa İstanbul Bankacılık endeksi 7 iş gününde neredeyse %25 değer kazandı. Tıkanan kredi kanallarının (daha yüksek faiz oranları ile) tekrar işlevsel bir hâl alacaktır. Yukarıdaki otomobil ve dış ticaret verilerinin sergilediği sağlıksız tablodan da görüleceği üzere, kamunun kuru baskılama isteğine paralel TL’nin değerli kalmasının da önüne bundan sonraki dönemde geçilerek, kademeli ve kontrollü bir şekilde kurda yükselişe izin verileceğine kesin gözüyle bakıyoruz. USDTRY kurunda, seçim öncesinde kaleme aldığımız “Bu âşk fazla sana” başlıklı raporumuzda da değindiğimiz üzere, USDTRY kurunda 24-25 seviyelerine kadar yükselişe (orta vadeli bir bakış açısıyla) imkân tanınacağına olan düşüncemizde herhangi bir değişiklik bulunmuyor.
  • Faiz cephesinde ise, TCMB’nin 1 hafta vadeli repo faizi olan politika faizinde (%8,5) bir değişiklik olacağını düşünmemekle birlikte, eski dönemlerde olduğunun üzere, koridor faiz ya da geç likidite penceresi uygulamasına geri dönülerek TCMB faizlerinin piyasa fiili faiz oranlarının düzeyine ( ~ %35) ivedilikle getirileceğini düşünüyoruz. Bu minvalde, sert bir faiz artışına (tekrar edelim ki politika faizinde değil) hazır olmak gerekiyor!
  • Her ne kadar bu satırları Mehmet Şimşek dönemi öncesinde yapılması gereken iş listesi olarak sıklıkla kaleme almış olsak da, TCMB rezervlerinin hangi metrikle bakılırsa bakılsın oldukça sıkıntılı bir noktaya geldiği görüşünden hareketle, Sn. Şimşek’in işinin pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz (kendisi de aynı görüşte!). Şimdi gelin biraz da Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni Kabinesi’nin şifrelerini inceleyelim.
  • Öncelikle, Kabine’nin daha ılımlı ve teknokrat isimlerden oluştuğunu görüyoruz. Bir önceki Kabine’den 2 isim yeni Kabine’de yer bulurken, 3 eski bakan yardımcısı; 5 bürokrat; 4 eski bakan; 4 de AK Partili iş insanı ve akademisyen yer aldı. Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı kökenli ılımlı bir isim olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanlığına gelen İstanbul Valisi Ali Yerlikaya (Süleyman Soylu’ya göre beyaz ve siyah kadar zıt bir isim), Adalet Bakanlığına gelen Yılmaz Tunç’un da Mehmet Şimşek ile iyi bir diyalog içinde çalışacağını düşünüyoruz. Çevre Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki (uzun yıllar Belediye Başkanlığı yaptı) Mart 2024’ta yapılacak İstanbul Belediyesi seçimlere ön hazırlık görevi de üstlenebilir. Yeni Kabine’nin izleyeceği politikaları yakın zamanda görecek olsak da, iyimserlik dozunun arttığını söyleyebilirim.
  • Dönelim biraz da yurtdışı piyasalara. Her ayın ilk Cuması olduğu üzere, ABD’de açıklanan ve ekonominin gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiyi verdiğine inanılan tarım dışı istihdam verisi güçlü sonuçlandı. Tarım dışı bordrolu çalışan sayısının (manşet) 195bin artması beklenirken gerçekleşme 339bin ; işsizlik oranının %3,5 olması beklenirken gerçekleşme %3,7 oldu. Verinin alt kalemlerinde, ortalama saatlik ücretlerdeki yıllık artış oranı ise %4,4’lük beklentiye karşın %4,3 olarak gerçekleşti.
  • Veri sonrası piyasaların bir miktar da olsa yön bulmakta zorlandığını gördük. ABD ekonomisindeki zayıf duruma karşın istihdamın güçlü seyri kafa karışıklığı yaratıyor. Lâkin doların bir miktar güçlendiğini de kabul etmek gerekiyor. Altının ons fiyatı haftalık grafiklerde önemsediğimiz teknik seviye olan 1,945’e gerilerken (geçen hafta üzerinde çok durduk), EURUSD paritesi 1,07 seviyesinden yeni haftayı kucaklıyor. Yeni haftada altını bekleyen en büyük direnç seviyesinin yukarıda 1,960 dolar olduğunun altını çizelim. OPEC+ toplantısında sürpriz nitelikte bir karar ile Temmuz’dan geçerli olmak üzere ilave 1 milyon varil/günlük kesinti kararı geldi. Suudi Arabistan’ın sürpriz kararına ilk tepki olarak %4 yükselen petrol kazanımlarını koruyamayarak 77 dolar/varil seviyesine döndü.
  • ABD istihdam verisi ardından haftanın son iş gününü %2’ye varan yükselişle tamamlayan ABD borsalarını takiben, yeni haftanın ilk iş gününde Asya piyasalarında da ılımlı bir hava hâkim. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,7 yukarıda. Haftayı bankalararası piyasada neredeyse psikolojik 20,90 seviyesinden kapatan USDTRY kurunun yeni haftanın ilk iş saatlerinde 21,10 seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Yön yukarı!
  • Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de açıklanacak resmî enflasyon verileri bulunuyor. Doğalgaz fiyatının sıfır alınması nedeniyle eksi aylık rakam ihtimal dâhilinde bulunuyor. Yurtdışında ise günün ikinci yarısında ABD hizmetler PMI, fabrika siparişleri ve ISM endeksi takip edilebilir.

>XAUUSD

Teknik mânâda önemsediğimiz 1,945 dolar seviyesi Cuma günü bir kez daha test edildi. Altında aşağı yönlü (bu hafta için 1,960 dolar altında kalmaya devam ederse) istek ağır basabilir.

1685937827a337ed35b58dbe54ec4615b1ea4f6af2_1_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

HALKBANK ABD DAVASI KESİN OLARAK KAPANDI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Halkbank Davasında Tarihi Dönüm Noktası: ABD’deki Ceza Davası Kesin Olarak Kapandı

Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından biri olan Halkbank, yıllardır uluslararası finans çevrelerinin yakından takip ettiği ABD’deki ceza davasında önemli bir hukuki zafer elde etti. Banka tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, ABD Güney New York Bölge Mahkemesi’nde 17 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşma sonucunda davanın düşürülmesinin mahkeme tarafından onaylandığı ve sürecin kesin olarak sona erdiği duyuruldu.

Mahkeme Kararıyla Dosya Kapandı

Halkbank’ın KAP açıklamasına göre, ABD’de uzun yıllardır devam eden ceza davası mahkemenin verdiği karar doğrultusunda tamamen kapatıldı.

Banka açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Mahkeme tarafından Bankamızın ABD’deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD’de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır.”

Bu karar, yalnızca Halkbank açısından değil, Türk bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Piyasalar Açısından Ne Anlama Geliyor?

Uzun yıllardır devam eden hukuki süreç nedeniyle Halkbank üzerinde oluşan belirsizlik unsuru ortadan kalkmış oldu.

Uzmanlara göre kararın olası etkileri şunlar olabilir:

1. Hukuki Risk Ortadan Kalktı

Yatırımcıların en büyük çekincelerinden biri olan ABD kaynaklı dava riski sona erdi. Böylece bankanın bilançosu üzerindeki olası ceza ve yaptırım belirsizliği ortadan kalkmış oldu.

2. Uluslararası Fonlama Kanalları Rahatlayabilir

Dava sürecinin kapanması, uluslararası finans kuruluşları ve yabancı yatırımcıların Halkbank’a bakışını olumlu etkileyebilir. Özellikle sendikasyon, dış borçlanma ve uluslararası finansman işlemlerinde algı iyileşmesi bekleniyor.

3. Hisse Performansına Destek Verebilir

Borsa yatırımcıları açısından yıllardır fiyatlamalarda dikkate alınan önemli bir risk faktörünün ortadan kalkması, orta ve uzun vadede hisse değerlemeleri üzerinde pozitif etki yaratabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.

4. Türk Bankacılık Sektörü İçin Pozitif Mesaj

Karar, sadece Halkbank için değil, Türk bankacılık sektörünün uluslararası piyasalardaki görünümü açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Halkbank’tan Güçlü Mesaj

Banka açıklamasında faaliyetlerini ulusal ve uluslararası tüm düzenlemelere uygun şekilde sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Açıklamada: “88 yıldır ülkemiz ekonomisine hizmet sunan Bankamız, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz şekilde sürdürecektir.”

ifadelerine yer verildi.

Yeni Dönem Başlıyor

Uzun yıllardır hem Türkiye’de hem de uluslararası finans çevrelerinde gündemde olan dava dosyasının kapanmasıyla birlikte Halkbank için yeni bir dönemin kapıları açılmış oldu.

Önümüzdeki süreçte piyasanın odağı;

  • Bankanın uluslararası fonlama kapasitesi,
  • Yabancı yatırımcı ilgisi,
  • Karlılık performansı,
  • Sermaye yeterlilik göstergeleri,
  • Ve hisse performansı

üzerinde yoğunlaşacak.

ABD mahkemesinden çıkan bu karar, yalnızca bir hukuki sürecin sonu değil, aynı zamanda Halkbank açısından uzun süredir taşınan önemli bir belirsizliğin ortadan kalkması anlamına geliyor.

Bankavitrini Yorumu

Halkbank’ın ABD davasının kapanması, Türk bankacılık sektörü açısından son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kararın kısa vadede piyasa algısını, orta vadede ise bankanın uluslararası operasyonel esnekliğini güçlendirmesi bekleniyor. Hukuki belirsizliğin sona ermesiyle birlikte yatırımcıların artık bankanın temel finansal performansına daha fazla odaklanacağı yeni bir döneme giriliyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 700 Milyon Dolarlık Dev Finansman Hamlesi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, uluslararası piyasalardaki fonlama çeşitliliğini artırmak amacıyla toplam 700 milyon ABD doları tutarında yeni bir gelecekteki nakit akışı (Future Flow) işlemi gerçekleştirdiğini duyurdu.

Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, iki farklı yatırımcı ile gerçekleştirilen işlemlerin vadeleri 10 ila 12 yıl arasında değişiyor. İşlem kapsamında havale akımlarına dayalı gelecekteki nakit akışı (Future Flow) yapısı kullanılırken, hazine işlemleri de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Future Flow İşlemi Nedir?

Future Flow (Gelecekteki Nakit Akışı Finansmanı), bankaların gelecekte elde etmeyi bekledikleri düzenli döviz gelirlerini teminat göstererek uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak sağlamasına olanak tanıyan yapılandırılmış finansman yöntemidir.

Bu modelde özellikle;

  • Yurtdışı para transferleri,
  • İhracat gelirleri,
  • Kredi kartı tahsilatları,
  • Havale ve döviz transferleri

gibi düzenli döviz girişleri yatırımcılara güvence olarak sunulmaktadır.

Yapı Kredi Neden Bu İşlemi Yaptı?

Bankacılık uzmanlarına göre söz konusu işlem üç önemli avantaj sağlıyor:

1. Uzun Vadeli Kaynak Sağlanıyor

Türk bankacılık sektöründe genellikle kısa ve orta vadeli dış borçlanmalar öne çıkarken, 10-12 yıl vadeli kaynak bulunması oldukça dikkat çekici görülüyor.

2. Likidite Gücü Artıyor

700 milyon dolarlık kaynak, bankanın uzun vadeli kredi verme kapasitesini desteklerken bilanço yapısını da güçlendirecek.

3. Uluslararası Güven Mesajı

Küresel yatırımcıların uzun vadeli fon sağlaması, Yapı Kredi’nin kredi kalitesi ve Türkiye riskine ilişkin değerlendirmelerinde olumlu bir algının bulunduğuna işaret ediyor.

Türk Bankacılık Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?

Son dönemde yüksek faiz ortamı, küresel jeopolitik riskler ve uluslararası fonlama maliyetlerindeki oynaklık nedeniyle Türk bankalarının dış kaynak bulma maliyetleri yakından takip ediliyor.

Bu açıdan bakıldığında Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği işlem;

  • Türk bankalarının uluslararası piyasalara erişiminin devam ettiğini,
  • Uzun vadeli yatırımcı ilgisinin sürdüğünü,
  • Türkiye finans sektörüne yönelik güvenin tamamen kaybolmadığını

gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Yorumu

700 milyon dolarlık bu işlem yalnızca bir fonlama anlaşması değil, aynı zamanda küresel yatırımcıların Türkiye’nin en büyük özel bankalarından birine verdiği uzun vadeli güven oyunu da temsil ediyor.

Özellikle 10-12 yıl gibi uzun vadelerde sağlanan finansman, bankacılık sektörünün kısa vadeli kaynak bağımlılığını azaltırken, kredi piyasalarının geleceği açısından da olumlu sinyal niteliği taşıyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.