Connect with us

GÜNCEL

Petrol 10 ayın zirvesinde!

Yayınlanma:

|

Suudi Arabistan ve Rusya’nın gönüllü arz kesintilerini yıl sonuna kadar uzatmasının ardından piyasaların arz sıkıntısına ilişkin endişeleri nedeniyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün 91 dolar seviyesine kadar yükselerek Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi test etti. Yatırımcılar Suudi Arabistan ve Rusya’nın gönüllü kesintileri ekim ayına kadar uzatmasını bekliyordu ancak üç aylık uzatma kararı sürpriz olarak nitelendirildi. Kuşkusuz, petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel büyüme temasına ve enflasyonla savaşa ‘balta’ vuracaktır. Dahası, petrol fiyatlarının yükselmesi, Türkiye ve KKTC gibi net enerji ithalatçısı olan ülkeler için de (cari açık ve enflasyonla savaş) pek de olumlu olmadığını not düşelim.

Arz kesintisinin uzatılması, özellikle ABD’de enflasyonu azaltmak için daha fazla mali sıkılaştırma olasılığını da artırdı. ABD’de dün açıklanan imalat sektörü PMI verisi büyüme ile daralmanın ayrıştığı eşik 50 değerinin altında 10. ayını geçirmesine rağmen istikrara kavuştuğunun (beklentilerden daha iyi veri) anlaşılması, hatta, cuma günü açıklanan istihdam raporunun işgücü piyasasının gevşediğini göstermesine rağmen imalat sektöründe istikrara işaret etmesi, FED’in de faiz oranlarını uzun bir süre yüksek seviyede tutabileceğine inanışını artırdı. ABD dolarının piyasa faizi olan 10 yıllık devlet tahvil getirisi %4,27 seviyesine dayanarak son 2 iş gününde 20 baz puan yükseldi!

Elbette, risksiz faiz oranı olarak görülen faizin yükselmesi, faiz getirisi olmayan altının ons fiyatını 1,925 dolar seviyesine kadar itti. Altın 3 haftadır, 1,940 dolar seviyesinden haftalık kapanış gerçekleştiriyor. Doların piyasa faizinin yükselmesi sonrasında, sepet bazında döviz kuru olan DXY de kesintisiz bir şekilde 8 haftadır yükselişini devam ettirerek 105 seviyesine dayandı. Teknik mânâda yukarıda 105,4 seviyesine dikkat edeceğiz. Doların güçlenmesi EUR ve GBP üzerinde de baskı kurdu. Sterlin dün 1,2525 ile haziran ayından bu yana en düşük seviyeye indi. Daha da aşağıda 1,2470 seviyesini takip ediyoruz.

Türkiye cephesinde ise dün ekonomide istikrarı sağlamaya yardımcı olması açısından Dünya Bankası’nın Türkiye fonunu ikiye katlayarak 35 milyar dolara çıkarmasının görüşüldüğü öne sürüldü. Bloomberg’ün özel haberinde, mevcut 17 milyar dolarlık programa ek olarak önümüzdeki 3 yıl için 18 milyar dolarlık fon ayrılmasının gündemde olduğu yazıldı. Programın, hükümete doğrudan kredi aktarılmasının yanı sıra özel sektörün de desteklenmesini içerdiği belirtiliyor. Konuyla ilgili olarak resmî otoritelerden herhangi bir teyit gelmese de, Türk mali piyasaları habere olumlu bir tepki gösterdi.

Öte yandan TCMB Ağustos ayı reel efektif döviz kuru istatistiklerini yayımladı. Buna göre Ağustos’ta TÜFE bazlı endeks değer kazandı. Elbette bunu yüksek enflasyona rağmen kurunun yükseliş kaydetmemesi, hatta geçen ay da bir miktar gerilemesi olarak değerlendirdik. Büyük resimde, TL’nin tarihi anlamda dip seviyelerde olmasına rağmen, dış ticaret tarafında kaydettiği açık, rekabet dezavantajına işaret ediyor.

Dün Kabine toplantısı ardından konuşan Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonla daha sıkı mücadele gerektiğini belirtti. Bu açıklamanın TCMB’nin de elini daha fazla rahatlacatacağı şeklinde yorumladık. USDTRY kuru dün 26,80 seviyesine varan bir yükseliş kaydetse de, ‘kontrollü’ seyrini korumaya devam etti. Kontrol altında olan bir diğer piyasa olan tahvil faizlerinde de kenara itersek, hisse senetleri ve CDS piyasasında hareketliliğin devam ettiğini görüyoruz. CDS risk priminin 374 baz puanla son 2 yılın en düşük seviyesine gerilemesi ardından Türkiye eurobondlarının da fiyatlar arttı, getirileri ise düştü. Dün Vakıfbank’ın 5 yıl vadeli %9 kupon faizli USD cinsi eurobond ihracının başarılı geçtiğini, yaklaşık 3 kat talep geldiğini ve %9,125 getiri ile (aynı vadede Türkiye eurobondu %8 getiri ile işlem görüyor) 750 milyon dolar borçlandığını gördük. CDS risk priminin gerilemesi sonrasında benchmark ihraçlarının devam edeceğini düşünüyoruz.

TL’nin getirisinin enflasyon altında kalması (reel getiri yok), kredi kanallarının da tıkanması (enflasyona karşı fiziksel varlıklara da talep kesildi) sonrasında yegane yatırım yapılacak piyasa hisse senetleri kaldı. Haftalardır kalabalıkların çılgınlığı ile finansal okuryazarlık seviyesi göreceli olarak zayıf olan küçük yatırımcıların borsaya akın ettiğini ve halka arzlarda 1- 2 tavan olsun satarım güdüsü ile hisse senetlerine saldırdığını görüyoruz. Mesela yakından takip ettiğim Kalekim, seçimden sonraki süreçte neredeyse %170 değer kazanmış! Son açıklanan MKK verilerine göre pay senedi yatırımcı sayısı 6,3 milyona ulaşarak rekorunu bir adım daha ileriye taşıdı. Halka arzlarda yaşanan peş peşe tavanlar yatırımcıları şimdilik mutlu etse de, bir gün gelinen seviyelerin şirket değerlemeleri açısından fark edileceğini ve sonrasında neler olacağını şimdiden not etmiş olalım. Sasa Polyester’de yaşanan çılgınlığı hatırladınız mı?

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında Japonya borsası hariç kırmızı rengin yine hâkim olduğunu görüyoruz. Yen’in bu sabah dolar karşısında değer kaybı biraz daha hızlanarak 147,80 seviyesine varması, ihracat odaklı Japonya şirketlerini desteklemiş. Lâkin, Japonya Merkez Bankası’nı çok zorlu bir sürecin beklediğini de not etmek gerekiyor. Bültenlerimizde ara ara Japonya’dan neden tedirgin olduğumuzu anlatmaya çalışıyoruz. Yen’in bu sabah geldiği seviye son 10 ayın en düşük seviyesi. Ekim 2022’de Yen dolar karşısında 152 seviyesine dayanarak 1990 yılından beri en düşük seviyeyi test etmişti!

Genel hatları ile küresel mali piyasalarda keyifsiz tablonun da devam ettiğini not edelim. Avrupa’dan gelen zayıf veriler ve Çin’in deflasyona girmesi risk iştahını olumsuz etkiliyor. Bu bağlamda doların güçlü seyrini korumasına imkân tanıyoruz. Veri takviminde ise bugün Almanya sanayi siparişleri, Euro bölgesi perakende satışlar, ABD dış ticaret dengesi, ABD hizmetler PMI ve ABD ISM hizmetler endeksi takip edilebilir.

>KKTC Enflasyon

KKTC İstatistik Kurumu Ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları bir önceki aya göre %8,14, bir önceki yılın aynı ayına göre %80,90 değişim kaydetti.

169397556950f860b8940b7c026fa95304b4359b77_1_1200.jpg

>Brent petrol 10 ayın zirvesinde

16939755701c6328f7e46f7f82f2c7b02454a0a3ea_2_1200.jpg

İktisatbank

Okumaya devam et

EKONOMİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Faizin olduğu yerde bereket olmaz”

Yayınlanma:

|

Yazan:

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezinde gerçekleştirilen 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Necmettin Erbakan’ın faiz konusundaki sözlerini hatırlatarak küresel ekonomik sistem ile uluslararası ilişkilere yönelik alternatif çözümlerin mümkün olduğunu vurguladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ise 11 Haziran Perşembe günü gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında yılın üçüncü faiz kararını açıklayacak.

“İslam ekonomisini ne kadar sahiplenirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız”

İstanbul Finans Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel ekonomik sistem ile uluslararası ilişkilerde alternatif çözümlerin üretilebileceğine dikkat çekti. Konuşmasında insanlık ailesi olarak gerek ekonomik alanda gerekse uluslararası ilişkiler düzleminde çözümsüz olunmadığını ifade eden Erdoğan, bu doğrultuda daha fazla çaba harcanması gerektiğini belirtti.

İslam ekonomisinin sahiplenilmesi ile hedeflere ulaşma hızı arasında doğrudan bir bağ kuran Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Daha adil bir dünya mümkün derken, insanlık ailesi olarak gerek ekonomide gerekse uluslararası ilişkilerde çözümsüz değiliz. Daha çok çaba harcamalıyız. İslam ekonomisini ne kadar sahiplenirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvedeki hitabında Necmettin Erbakan’ın faiz konusundaki yaklaşımına ve sözlerine de özel bir atıfta bulundu. Kültürümüzde yer alan bereket kavramının önemine değinen Erdoğan, sömürünün, haksızlığın ve sadece kâr odaklı düşüncelerin olduğu yerlerde bereketin barınamayacağını dile getirdi.

Erbakan’ın faiz konusundaki duruşunu hatırlatan Erdoğan, faizin olduğu bir yerde bereketin tesis edilemeyeceğini savunarak şu açıklamalarda bulundu:

“Bizde bereket diye bir kavram vardır. Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi 1 liralık kazanç 2 liralık kazançtan üstündür. Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kâr düşüncesinin olduğu yerde bereket kendisine yer bulamaz”

investing.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

QNB Türkiye’den 400 milyon dolarlık sendikasyon kredisi

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, “Bu işlemle bilanço yapımızı güçlendirmenin yanı sıra reel ekonominin ihtiyaç duyduğu finansmana kesintisiz erişimi desteklemeyi de hedefliyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

QNB Türkiye, geçen yıl uluslararası piyasalardan sağladığı 200 milyon dolar tutarındaki sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisine 900 milyon dolar tutarında talep alarak, krediyi 1, 2 ve 3 yıl vadede ve 400 milyon dolar tutarında yeniledi.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, sağlanan kaynak, QNB Grubu’nun ‘Sürdürülebilir Finansman ve Ürün Çerçevesi’ kapsamında KOBİ kredi portföyünün finansmanında kullanılacak.

Fonlama kapsamında farklı kredi dilimlerindeki maliyetler, 1 yıl vadeli doları dilimi için SOFR + yüzde 1,25, 2 yıl vadeli dolar dilimi için SOFR + yüzde 1,75, 3 yıl vadeli dolar dilimi için SOFR + yüzde 2,00 ile 1 yıl vadeli avro dilimi için Euribor + yüzde 1,10, 2 yıl vadeli avro dilimi için Euribor + yüzde 1,60 ve 3 yıl vadeli avro dilimi için Euribor + yüzde 1,80 seviyesinde gerçekleşti.

Yoğun ilgi gören 21 ülkeden 46 bankanın katılım sağladığı ve QNB Türkiye sendikasyonunda 18 yeni bankanın katılımı da uluslararası yatırımcı ilgisinin güçlü seyrini ortaya koydu.

Sendikasyon işleminin koordinatörlüğünü Commercial Bank of Dubai PSC, Emirates NBD Capital Limited ve Mizuho Bank Ltd. üstlenirken, sürdürülebilirlik koordinatörlüğünü ise Mizuho Bank Ltd. ve Standard Chartered Bank üstlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, küresel piyasalarda yatırımcıların ve kreditörlerin giderek daha seçici davrandığı dönemde sendikasyon kredilerine gösterilen yoğun talebin son derece değerli olduğunu belirtti.

İşleme Amerika, Avrupa, Asya ve Ortadoğu başta olmak üzere farklı bölgelerden bankaların katılım göstermesinin QNB Türkiye’nin uluslararası finans çevreleriyle kurduğu güçlü ve sürdürülebilir ilişkinin önemli bir göstergesi olduğunu vurgulayan Tan, şunları kaydetti:

‘Bu işlemle bilanço yapımızı güçlendirmenin yanı sıra reel ekonominin ihtiyaç duyduğu finansmana kesintisiz erişimi desteklemeyi de hedefliyoruz. Özellikle KOBİ’lerin yatırım, üretim ve dış ticaret faaliyetlerine katkı sağlayacak sürdürülebilir finansman çözümlerini önümüzdeki dönemde de önceliklendirmeye devam edeceğiz.’

Okumaya devam et

GÜNCEL

Orta Doğu gerilimi gölgesinde gözler ABD istihdam ve Türkiye enflasyonunda

Yayınlanma:

|

Yazan:

İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes umutları, Hizbullah’ın anlaşmayı reddetmesi ve İsrail’in Lübnan’dan çekilmeyeceğini açıklamasıyla zayıfladı. İran, Washington ile yapılacak herhangi bir anlaşma için Lübnan’daki çatışmaların sona ermesini ön koşul olarak görürken, Hizbullah’ın direnişin süreceği yönünde mesajı bölgede tansiyonun düşmesini zorlaştırıyor. İsrail ise güney Lübnan’daki operasyonlarına devam ederek sahadaki baskıyı sürdürüyor.

Gelişmeler, ABD ile İran arasında aylardır süren savaşın diplomatik yollarla sonlandırılması umutlarını da hâliyle gölgeledi. Her ne kadar ABD Başkanı Trump bir anlaşmanın yakın olduğunu söylese de, bölgede saldırıların devam etmesi ve bir türlü somut bir ilerleme sağlanamaması küresel mali piyasaların sabrını zorlarken, en kötünün geride kaldığı yönünde inancın da henüz kaybolmadığını belirtmemiz gerekiyor.

Lübnan’da eğer kalıcı bir ateşkes sağlanırsa, daha geniş çaplı bir uzlaşmanın önünün açabileceği beklentisiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 95 dolar seviyelerinde işlem görürken, kıymetli metallerde ise genel hatları ile tatsız seyrin korunduğuna şahitlik ediyoruz. Risk iştahının zayıf seyretmesine paralel gümüş dördüncü haftayı da peş peşe düşüşle tamamlama yönünde ilerliyor. Gümüş bu sabah 72,6 dolar seviyelerine kadar gerilerken, benzer bir şekilde altının da ons fiyatı 4,440 dolar seviyesine kadar gerilemek suretiyle 4,427 dolar seviyesinden geçen 200 günlük ortalamaların kıyısında âdeta bekliyor. Teknik açıdan kritik bir eşikte bulunan kıymetli metaller için haftalık kapanışların yanı sıra hafta sonu yaşanacak jeopolitik gelişmelerin de yön tayini açısından belirleyici olacağını düşünüyoruz.

Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin, sadece bu hafta %15 gerileyerek 62 bin dolar seviyelerine kadar gelmek suretiyle 200 haftalık hareketli ortalama seviyelerine kadar gevşedi. Öte yandan, gelecek hafta gerçekleşmesi beklenen SpaceX’in halka arzı, Wall Street’in en büyük gündem maddesi hâline geldiğinin de altını çizmek gerekiyor. Yaklaşık 75 milyar dolarlık kaynak yaratması ve 1,75 trilyon dolar değerlemeye ulaşması beklenen şirket için geri sayım başlarken, halka arzın büyüklüğü ve şirketin piyasa değeri, SpaceX’i dünyanın en değerli şirketleri arasına taşıyacağını hatırlatalım. SpaceX’in mevcut faaliyetlerinden ziyade, Mars kolonizasyonu ve uzay tabanlı veri merkezleri gibi uzun vadeli büyüme hikâyeleri yatırımcı ilgisinin yüksek olmasına neden oluyor. Kıymetli metaller ve kripto paralar cephesinde bu hafta etkili olan satış baskısını biraz da SpaceX, Anthropic ve OpenAI halka arzlarına yönelik likidite yaratmak isteğine bağlıyoruz.

Yapay zekâ temasıyla yükselen teknoloji hisselerinde kâr satışları görülürken, dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere Broadcom’un beklentileri tam olarak karşılayamayan finansalları özellikle yarı iletken sektöründe satış baskısını artırdı. Dün geceyi Broadcom hisseleri %12,5 düşüşle tamamlarken, bu sabah Pasifik’in diğer ucunda da hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Güney Kore borsası %5’in üzerinde gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsasında da düşüş %1,5’i aştı. ABD borsalarının vadeli endekslerinde de düşüş isteği göze çarparken, son dönemde oldukça yükselen yapay zekâ hisselerinde beklentilerin çok yüksek seviyelere ulaşmasının ardından Nasdaq vadelisi %1 geriledi.

Lübnan’daki ateşkes umutlarının zayıflaması ve ABD ile İran arasında barış görüşmelerinin çıkmaza girmesi güvenli liman talebini de artırırken, doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY 99,5 seviyelerine gelerek son bir ayın zirvesine yükseldi. Gözlerin üzerinde olduğu Japon yeni, dolar karşısında üst üste üçüncü işlem gününde de kritik 160 seviyesini test ederek piyasalarda yeni bir müdahâle beklentisini canlı tutuyor.  Japon yetkililer aşırı oynaklığa karşı kararlı adımlar atabilecekleri uyarısını yinelerken, Japonya’nın döviz rezervlerinin Mayıs ayında 70 milyar dolardan fazla azalarak 1,3 trilyon dolara gerilediğini ve bunun tarihteki en büyük aylık düşüş olduğunu görüyoruz.

Son bir ayda ABD tahvili satarak dolar yaratmak suretiyle piyasaya müdahâle eden ve Yen’in değer kaybını durdurmaya çalışan Japonya ekonomi takımının açıkçası başarılı olduğunu söylemek çok zor. Yüksek ABD tahvil faizleri ve güçlü dolar karşısında Japonya’nın tek başına kalıcı sonuç almakta zorlanacağını, operasyonun da git gide daha da maliyetli bir hâl alacağını düşünüyoruz. Japonya’nın da er ya da geç faiz artırmak zorunda kalacağını öngörüyoruz. Lâkin, olası faiz artışlarının bile Yen üzerindeki baskıyı azaltmak için tek başına yeterli olup olmayacağından emin olamıyoruz.

Orta Doğu’da artan jeopolitik riskler güvenli liman talebini destekleyerek doları güçlü tutmaya devam ederken, petrol fiyatlarının yükselmesi ve ABD ekonomisinin dirençli görünümü doların avantajını artırıyor. Gözler bugün her ayın ilk cuması olduğu üzere dünyanın en büyük ekonomisinin gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiyi verdiğine inanılan ABD tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Fed’in fiyat istikrarı (enflasyon) kadar tam istihdam görevi de olduğunu (dual mandate) hatırlatalım. Reuters anketine göre, Mayıs ayında 85 bin yeni istihdam yaratıldığını ön görülürken, işsizlik oranının ise %4,3 seviyesinde sabit kalması bekleniyor.

Piyasalar açısından bugünkü verinin önemi, Fed’in bir sonraki adımına ilişkin beklentileri şekillendirecek olmasından kaynaklanıyor. Beklentilerin üzerinde gelecek güçlü bir istihdam verisi, ABD ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen dayanıklılığını koruduğunu teyit ederek, zaten büyük ölçüde gündemden düşen faiz indirimi beklentilerini daha da zayıflatabilir. Böyle bir senaryo, piyasalarda yeniden faiz artışı ihtimalinin konuşulmasına ve dolar ile tahvil faizleri üzerindeki yukarı yönlü baskının artmasına yol açabilir. Fed vadeli kontratları 2027 başında faiz artırım ihtimaline %50’den fazla şans tanırken, bu yılın Aralık ayına yönelik artırım beklentisinin ise bu sabah %44 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Elbette, madalyonun diğer tarafında ise, zayıf bir veri, büyümede yavaşlama sinyali vererek Fed’in daha erken faiz indirimi yapabileceği beklentilerini de artırabilir. Warsh başkanlığında Fed’in ilk olağan faiz toplantısının 16-17 Haziran tarihinde yapılacağını hatırlatalım. Büyük bir merakla FOMC’den çıkacak politika metnini ve Başkan Warsh’un konuşmasını takip edeceğiz.

Türk mali piyasalarında ise dün karmaşık bir günü geride bıraktık. Hisse senetleri önderliğinde son günlerde zigzaglar dikkat çekiyor. Bankacılık endeksinde dün günü %2,2 yükselişle tamamlarken, ana endeks ise %0,7 geriledi. USDTRY kuru pazartesi günü valörlü işlemlerde (hafta sonu etkisi üç günlük TL fonlama faizinin de yardımıyla) 46,05 seviyesine yükselirken, CDS risk priminin ise 240 baz puan seviyesinin hemen üzerinde yatay bir seyir izlemeye devam ettiğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %43,30 seviyesine hafif de olsa gerilerken, içeride siyasi gelişmeler takip edilmeye devam ediyor. Dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, son günlerde bültenlerimizde yer verdiğimiz üzere, ABD-Türkiye ilişkilerinde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını tekrar çizmek isteriz. Dün, her hafta Perşembe günü olduğu üzere, bayram tatili nedeniyle TCMB’den kısa haftanın bülteni geldi. Yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatında, parite etkisinden arındırılmış seriye göre 1,5 milyar dolar artış olurken, aslan payı tüzel kişilerin Euro mevduatında kaynaklanmış. TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 3 Haziran valörlü işlemler 21,7 milyar dolar seviyesine toparlanırken, butlan kararı sonrasında yaşanan erozyon rakamının da 7 milyar USD düzeyine kadar gerilediğini görüyoruz.

Gözler bugün her ne kadar dışarıda ABD istihdam verisine çevrilmiş olsa da, TÜİK tarafından saat 10.00’da açıklanacak enflasyon rakamı da yakından takip edilecek. Mayıs ayında aylık TÜFE artışının %1,5 civarında gelmesi beklenirken, KKTC İstatistik Kurumu’nun da KKTC için açıklayacağı enflasyon rakamları paralelde takip edilecektir. Haftaya Perşembe günü sonuçlanacak olağan TCMB PPK toplantısından da hazır yeri gelmişken faiz artırımı beklemediğimizi not edelim.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.