Connect with us

GÜNCEL

Yapay Zeka (AI) Teknolojileri, Pazarlama Dünyasında Devrim Yaratacak

Yayınlanma:

|

Yapay Zeka (AI), pazarlama alanını derinlemesine etkiliyor ve dönüştürüyor, bir devrim yaratma potansiyeline sahip. Tüm gözler Generative AI’dan ChatGPT’ye kadar Yapay Zeka (AI) teknolojilerinin üzerinde.

Ücretli reklamlar için metin oluşturmanın, programatik reklamcılığı kolaylaştırmanın veya uygulama pazarlamacıları için bir destek chatbot’u sağlamanın ötesinde, Yapay Zeka (AI) teknolojileri mobil ölçümleme alanında da yer almaya başladı. Bu durum, uygulama pazarlamacılarına karar alma sürecinde değerli öneriler sunabilecek gelişmiş ölçümleme çözümlerinin de kapısını açıyor.

Yapay Zeka (AI) teknolojileri, reklam üretimi, satın alma ve yayınlama iş akışlarını baştan sona değiştirecek ve bu süreçlerin otomasyonunu sağlayarak daha verimli, etkili ve kişiselleştirilmiş reklam stratejilerinin geliştirilmesine olanak tanıyacak.

Yapay Zeka (AI)’ın pazarlama alanında en önemli etkileri ve dönüşümlerine 10 madde ile bir göz-atalım;

1. Veri Analizi ve Karar Verme: Yapay Zeka (AI), büyük veri setlerini hızla işleyebiliyor ve pazarlama stratejileri için değerli içgörüler sunuyor. Bu, pazarlamacıların eğilimleri öngörmelerine, müşteri davranışlarını daha iyi anlamalarına ve daha etkili kararlar almalarına yardımcı oluyor. Yapay Zeka (AI)nın reklamcılık süreçlerine entegrasyonu bağlamında, Adjust’in gelişmiş pLTV (predicted Lifetime Value) analizi, özellikle erken dönem kullanıcı davranışlarının değerlendirilmesi konusunda önemli bir role sahip. İlk 24 saat içindeki kullanıcı davranışlarına dayanarak her bir kurulumun orta ve uzun vadeli değerini tahmin etmeyi amaçlayan bu analiz, yeni kazanılan kullanıcıların değerini hızlı bir şekilde tahmin etmek için erken sinyallerin gücünden yararlanıyor. Bu, pazarlamacılara aktif kampanyaları daha hızlı optimize etme ve tahmin edilen değeri SKAdNetwork dönüşüm değeri olarak kullanma olanağı tanıyor, böylece daha verimli reklam harcamaları ve kampanya yönetimi mümkün oluyor.

2. Otomasyon ve Verimlilik: Yapay Zeka (AI), pazarlama kampanyalarının yönetimi, müşteri hizmetleri ve tekrar eden görevler gibi alanlarda otomasyon sağlayarak, insan hatalarını azaltıyor ve operasyonel verimliliği artırıyor. Bu, pazarlama ekiplerinin daha stratejik görevlere odaklanmasına ve daha yaratıcı olmalarına olanak tanıyor.

3. Performans Analizi ve Sürekli İyileştirme: Yapay Zeka (AI), kampanya performansını sürekli izleyerek performans iyileştirmeleri için gerekli ayarlamaları otomatik olarak yapabiliyor. Bu, sürekli öğrenme ve adaptasyon sağlayarak reklam kampanyalarının etkinliğini artırıyor.

4. Programatik Reklamcılık: Yapay Zeka (AI), programatik alım-satım platformları aracılığıyla, reklam alanlarının gerçek zamanlı olarak satın alınmasını ve en uygun hedef kitlelere yönlendirilmesini sağlıyor. Bu süreç, reklamın doğru zamanda, doğru kişiye gösterilmesini garantileyerek, kampanya performansını maksimize ediyor.

5. Kişiselleştirilmiş Müşteri Deneyimleri: Yapay Zeka (AI), müşteri verilerini analiz ederek, bireylerin tercihleri, davranışları ve geçmiş alışveriş geçmişlerine dayalı olarak kişiselleştirilmiş ürün önerileri ve içerik sunma konusunda pazarlamacılara yardımcı oluyor. Bu, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırırken, dönüşüm oranlarını da yükseltiyor. Örneğin e-ticaret devi Amazon, kullanıcı davranışlarını ve alışveriş geçmişini analiz ederek kişiselleştirilmiş ürün önerileri sunma konusunda gerçekten öncü. Mobil uygulaması, kullanıcıların tercihlerine göre özelleştirilmiş alışveriş deneyimleri sunuyor, böylece daha alakalı ve çekici bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Hepimizin kullandığı Netflix, izleme alışkanlıklarına ve tercihlerine dayanarak kullanıcılara özel içerik önerileri sunuyor. Mobil uygulaması, kişiselleştirilmiş öneri motoru sayesinde, kullanıcılara ne izleyecekleri konusunda ilham veriyor ve onları yeni keşiflere yönlendiriyor. Yine Türkiye’de çok popüler bir uygulama olan Spotify, kullanıcıların müzik zevklerini ve dinleme alışkanlıklarını öğrenerek buna göre kişiselleştirilmiş çalma listeleri ve öneriler sunuyor. “Discover Weekly” gibi özellikler, kullanıcılara her hafta yeni ve özelleştirilmiş müzik keşifleri yapma fırsatı veriyor. Starbucks’ın mobil uygulaması, müşterilerin sipariş geçmişine dayanarak kişiselleştirilmiş içecek önerileri sunuyor ve mobil sipariş ile ödeme imkanı sağlıyor. Ayrıca, kullanıcıların tercihlerine ve geçmiş alışverişlerine göre özelleştirilmiş promosyonlar ve indirimler sunuyor. Güzellik uygulaması Sephora, kullanıcıların alışveriş geçmişini ve ürün tercihlerini analiz ederek, kişiselleştirilmiş ürün önerileri ve makyaj ipuçları sunuyor. Mobil uygulaması, kullanıcıların cilt tonlarına ve tercihlerine uygun ürünleri bulmalarına yardımcı olacak sanal deneyimler sunuyor.

6. Dinamik Fiyatlandırma: Yapay Zeka (AI), rekabet, talep ve müşteri davranışları gibi faktörlere dayalı olarak dinamik fiyatlandırma stratejileri geliştirebiliyor. Bu, şirketlerin gelirlerini optimize etmelerine ve piyasa koşullarına hızla uyum sağlamalarına olanak tanıyor.

7. İçerik Oluşturma ve Yönetimi: Yapay Zeka (AI), içerik oluşturma süreçlerinde de devrim yaratıyor. Özgün içerik üretimi, içerik optimizasyonu ve içerik dağıtım stratejilerinde önemli bir rol oynuyor. Markaların artık TikTok gibi platformlarda bile AI Generated Content’leri kullandığını görebiliyoruz.

8. Yaratıcı Reklam Tasarımları: Yapay Zeka (AI), metin yazarlığından görsel tasarıma kadar çeşitli yaratıcı süreçleri destekliyor. Öğrenme algoritmaları kullanarak markanın kurumsal kimliğine ve tarzına uygun reklam tasarımları oluşturabiliyor. Böylece hedef odaklı ve etkileyici reklamların tasarlanmasını sağlamış oluyor.

9. Dijital Reklamcılık: Yapay Zeka (AI), hedefleme ve reklam yerleşiminde daha yüksek doğruluk ve etkinlik sağlayarak, reklam bütçelerinin ROI’sini arttırıyor. Reklamların doğru kitleye, doğru zamanda ve en uygun formatta ulaştırılmasını sağlıyor.

10. Gelişmiş Müşteri Hizmetleri: Yapay Zeka (AI) destekli chatbotlar ve sanal asistanlar, 7/24 müşteri desteği sağlayarak, müşteri sorularına anında yanıt veriyor ve müşteri memnuniyetini artırıyor. Aynı zamanda, müşteri hizmetleri maliyetlerini azaltıyor.

Yapay Zekanın (AI), reklam üretiminden son tüketiciye gösterimi aşamalarının tümünü otomatize etmesi, teknolojinin mevcut gelişim trendleri göz önünde bulundurulduğunda, kesinlikle bu sektörde devrim yaratacak güce sahip. Bu, reklamcılık süreçlerini daha hızlı, maliyet etkin ve kişiselleştirilmiş hale getirecek. Ancak, tam otomasyonun gerçekleşmesi için, etik, yaratıcılık ve kullanıcı mahremiyeti gibi konularda Yapay Zeka (AI) tarafından yönetilen süreçlerin dikkatli bir şekilde denetlenmesi ve yönlendirilmesi gerekiyor. Özellikle post-IDFA dünyasında kullanıcı mahremiyetinin denetlenmesii çok büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, insan uzmanlığına ve yaratıcılığına duyulan ihtiyaç tamamen ortadan kalkmayacak, ancak Yapay Zeka (AI), reklamcılık sektöründeki profesyonellerin işlerini daha etkili ve verimli bir şekilde yapmalarına yardımcı olacak önemli bir araç haline gelecek.

Başak Zerman, Adjust Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Satış Direktörü

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bank Pozitif’in yeni sahibi Efor Holding oldu

Yayınlanma:

|

Yazan:

TMSF’nin satışa çıkardığı Bank Pozitif’te kritik süreç tamamlandı

Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında 2025 yılında yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilen Bank Pozitif’in satış süreci, Türk finans sektörünün en dikkatle takip ettiği gelişmelerden biri oldu. Yaklaşık bir yıldır kayyım yönetiminde faaliyetlerini sürdüren banka, TMSF tarafından gerçekleştirilen ihale sürecinin ardından yeni sahibine devredilme aşamasına geldi.

TMSF tarafından yapılan ihale kapsamında Bank Pozitif’in yüzde 97 oranındaki hissesi satışa çıkarılırken, bank

Bank Pozitif’in TMSF tarafından gerçekleştirilen ihalesinde en yüksek teklifi veren EFOR Grup, bankanın yüzde 97 hissesini devralmaya hak kazandı. Böylece yaklaşık bir yıldır TMSF yönetiminde bulunan Bank Pozitif yeniden özel sektör bünyesine geçmiş oldu.

Efor Holding bankacılık sektörüne girdi

Bank Pozitif’in satış sürecinin en dikkat çekici sonucu, bankanın yeni sahibinin Efor Holding olması oldu. TMSF tarafından gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklifi veren Efor Holding, Bank Pozitif’in yüzde 97 oranındaki hissesini devralarak bankacılık sektörüne önemli bir adım attı.

Çay, enerji, maden, gübre ve yapı sektörlerinde faaliyet gösteren Efor Holding’in bu satın alması, grubun finans sektörüne yönelik ilk büyük yatırımı olarak değerlendiriliyor. Holding, son yıllarda sanayi ve enerji alanlarında büyümesini sürdürürken, Bank Pozitif satın almasıyla faaliyet alanını finans sektörüne de taşımış oldu.

Neden önemli?

Bankacılık lisansı almanın son derece zorlaştığı bir dönemde mevcut bir bankanın satın alınması, sıfırdan banka kurmaktan çok daha hızlı ve stratejik bir yöntem olarak görülüyor. Bu nedenle Efor Holding’in yalnızca bir banka satın almadığı, aynı zamanda Türkiye’nin sınırlı sayıdaki kalkınma ve yatırım bankası lisanslarından birine sahip olduğu değerlendiriliyor.

Okumaya devam et

GÜNCEL

İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

4 Haziran 2026 tarihli yeni vergi ve yatırım düzenlemeleri ne getiriyor?

Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, vergi, yatırım, üretim, yurt dışı gelirler ve kamu alacaklarının tahsili alanlarında önemli değişiklikler içeriyor. Özellikle üretici firmalar, yabancı yatırımcılar, yurt dışından Türkiye’ye dönen yüksek gelir grupları ve vergi mükellefleri açısından dikkat çekici düzenlemeler bulunuyor.

1. Kamu borçlarında taksit süresi iki katına çıktı

6183 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle kamu borçlarının tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Ayrıca bazı işlemlerdeki limit 50 bin TL’den 1 milyon TL’ye yükseltildi.

Vatandaş ve firmaya etkisi

  • Vergi ve SGK borcu olan şirketlerin ödeme yükü hafifleyecek.
  • Nakit akışı bozulan KOBİ’ler daha uzun vadede borçlarını yapılandırabilecek.
  • Tahsilat baskısı kısa vadede azalırken devletin tahsilat süresi uzayacak.

2. Yurt dışından Türkiye’ye dönenlere 20 yıl vergi avantajı

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen yeni düzenleme ile son 3 yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulabilecek.

Kimleri ilgilendiriyor?

  • Yurt dışında çalışan profesyoneller
  • Yazılımcılar
  • Fon yöneticileri
  • Girişimciler
  • Uluslararası danışmanlar

Etkisi

Türkiye, yüksek gelirli ve nitelikli insanları çekmek için vergi rekabetine giriyor. Özellikle Dubai, Londra ve Singapur’da yaşayan Türklerin dönüşünü teşvik etmeyi amaçlıyor.

3. “Nitelikli Hizmet Merkezi” dönemi başlıyor

Kanunla ilk kez “Nitelikli Hizmet Merkezi” tanımı getirildi. Çok uluslu şirketlerin finans, muhasebe, veri analizi, risk yönetimi, insan kaynakları ve teknoloji operasyonlarını Türkiye’den yönetmelerine yönelik yeni teşvik sistemi kuruldu.

Şirketlere sağlanan avantajlar

  • Personel ücretlerinde gelir vergisi avantajı
  • Kurumlar vergisinde büyük indirimler
  • İstanbul Finans Merkezi ve belirli endüstri bölgelerinde daha güçlü teşvikler

Beklenen sonuç

Türkiye’nin;

  • bölgesel finans merkezi,
  • bölgesel muhasebe merkezi,
  • teknoloji ve veri merkezi

olma hedefi güçleniyor. Özellikle İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası şirket çekme kapasitesi artırılıyor.

4. Üretici şirketlere %12,5 kurumlar vergisi

Kanunun en dikkat çekici maddelerinden biri üretim ve tarım şirketlerine yönelik.

Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan şirketlerin üretim kazançları için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacak.

Kim kazanıyor?

  • İmalat sanayi
  • Organize sanayi bölgelerindeki üreticiler
  • Tarımsal üretim şirketleri

Etkisi

Bu düzenleme özellikle krediye erişimde zorlanan reel sektör için önemli bir vergi desteği niteliğinde.

Bankavitrini açısından bakıldığında bu düzenleme:

  • üretim yatırımlarını artırabilir,
  • kayıtlı üretimi teşvik edebilir,
  • sanayi şirketlerinin özkaynak birikimini güçlendirebilir.

Ancak finansman maliyetleri yüksek kaldığı sürece tek başına yeterli olmayabilir.

5. Yurt dışı ticarete dev vergi avantajı

Yurt dışından alınan malın Türkiye’ye gelmeden başka ülkeye satılmasından elde edilen kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. Bazı bölgelerde bu oran %100’e kadar çıkabilecek.

Sonuç

Türkiye’nin:

  • ticaret merkezi,
  • tedarik zinciri merkezi,
  • bölgesel lojistik üs

olma hedefi destekleniyor.

6. Yeni “Varlık Barışı” geliyor

31 Temmuz 2027’ye kadar yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmesine imkan tanıyan yeni bir varlık barışı düzenlemesi getiriliyor.

Dikkat çeken nokta

Normal vergi oranı %5.

Ancak;

  • 5 yıl tutulursa %0
  • 4 yıl tutulursa %1
  • 3 yıl tutulursa %2
  • 2 yıl tutulursa %3
  • 1 yıl tutulursa %4

olarak uygulanabilecek.

Ekonomiye etkisi

Hazine’nin amacı:

  • Döviz girişini artırmak,
  • Finansal sisteme kaynak çekmek,
  • Yastık altı ve yurt dışındaki varlıkları kayıt altına almak.

Bankavitrini yorumu

Bu kanun, ilk bakışta bir “vergi kanunu” gibi görünse de aslında üç stratejik hedef taşıyor:

1. Üretimi teşvik etmek

%12,5 kurumlar vergisi bunun en somut göstergesi.

2. Yabancı sermayeyi çekmek

Nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi teşvikleri bu amaçla getirildi.

3. Döviz girişini artırmak

Varlık barışı ve yurt dışı gelir istisnaları bu hedefe hizmet ediyor.

Ancak düzenlemenin başarısı sadece vergi avantajlarına değil;

  • hukuk güvenliğine,
  • finansmana erişime,
  • kur istikrarına,
  • yatırım ortamına

bağlı olacak.

Aksi halde vergi teşvikleri tek başına beklenen yatırım ve üretim artışını sağlayamayabilir. Buna karşın özellikle üretici firmalar, ihracatçılar ve uluslararası hizmet şirketleri açısından son yılların en önemli teşvik paketlerinden biri olduğu söylenebilir.

Önerilen başlıklar:

  1. Vergide yeni dönem: Kim kazanacak, kim kaybedecek?
  2. Üreticiye %12,5 vergi müjdesi: Sanayi için yeni fırsat
  3. Türkiye vergi rekabetine giriyor: Yurt dışındaki Türkler geri döner mi?
  4. Varlık barışı geri döndü: Döviz girişinde yeni hamle
  5. İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı

Kaynak: 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun.

Okumaya devam et

EKONOMİ

2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi

“Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir

Yayınlanma:

|

TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi bu yılın birinci çeyreğinde (Ocak-Şubat-Mart) geçen yılın aynı çeyreğine göre, yıllık bazda yüzde 2,5 büyüdü. Ancak bu oran piyasa beklentisi olan yüzde 2,7’nin altında kaldı.

Daha da önemlisi çeyreklik bazda büyüme fiilen “sıfır” (yüzde 0,1); bir önceki çeyreğe göre aslında büyümedik. Çeyreklik bazda yüzde 0,1’lik bu oran, ekonomik aktivite düzeyinin bir önceki çeyreğe oranla yatay bir seyir izlediğini gösteriyor.

Sanayi yıllık bazda yüzde 0,8 küçülürken, özellikle imalat sektörü kaynaklı küçülme çeyreklik verilere de yansıdı. Sanayi üretimi, yüksek faiz ortamı ve artan maliyetlerin etkisiyle ivme kaybederek büyümeyi aşağı çeken ana unsur oldu.

Tarım sektörü 2025 yılının derin küçülme oranlarından sonra nihayet yıllık bazda yüzde 4,6, çeyreklik bazda ise yüzde 5,9 büyüdü.

İnşaat sektörü ise 2025 yılında yüzde 10’un üzerinde seyreden rekor büyüme oranlarının ardından ilk çeyrekte yıllık bazda sadece yüzde 3,2 büyüdü, üstelik çeyreklik bazda yüzde 1,7 daraldı.

Sektörlerdeki zayıf görünümün yanında bilgi-iletişimdeki yüzde 9,5’luk oran çarpıcı görünse de bu durum büyük ölçüde 5G teknoloji altyapı yatırımlarına dayalı olduğu için kalıcı bir ivmelenme olmayabilir.

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde büyümenin itici güçlerinden biri de yatırımlar yani gayrisafi sabit sermaye oluşumu (makine-teçhizat ve inşaat yatırımları). Bu kalem yıllık bazda yüzde 3 artış kaydedip büyümeye 0,8 puanlık katkı verse de çeyreklik bazda yüzde 2,2 küçüldü.

Stoklar ise büyümeye 0,5 puanlık pozitif katkı verdi. Çeyreklik bazda talep yavaşlarken üretilen malların bir kısmının satılamayıp rafa kalktığı anlaşılıyor olsa da bunun da teknik olarak büyüme rakamını yukarıda tuttuğu görülüyor.

Harcama yöntemiyle milli gelire bakalım;

Hanehalkı tüketimi yıllık yüzde 4,8 arttı ancak çeyreklik artış yüzde 0,1’de kaldı. Talebin sıkılaşma adımlarıyla hız kestiği hissediliyor. Ama kimin talebi ve tüketimi? Zaten “program” dar ve sabit gelirliler üzerinde çalışıyor yıllardır. Yine de yüksek gelirlilerin ve servet transferinin etkisiyle doğan talebin baskılanması zor.

Devlet de harcamacı tarafta yerini aldı; yıllık bazda devletin nihai harcamaları yüzde 2,1 artarken, çeyreklik artış yüzde 3,3 oldu. “Kamuda tasarruf olmalı” derken, devletin harcamalarının artması büyük ikilemi ortaya koyuyor.

Asıl kırılganlık ihracatta. İhracat yıllık yüzde 12,7, çeyreklik yüzde 7,5 daralarak en zayıf halka oldu. Bu dengesizlik sebebiyle net dış ticaret, büyümeyi 2,5 puan aşağı çekti.

İhracattaki sorunlar yapısal nitelik taşıyor. Yüksek faiz, girdi maliyetlerindeki artış, kur baskısı, atıl kapasite ve dış talepteki durgunluk, hepsi bir arada etkisini gösterdi.

Nisan sonunda imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, ihracatçılar için yüzde 14’e indirilmesi olumlu bir adım; ancak yapısal sorunlar gündemdeyken bu düzenlemenin etkisi sınırlı kalacak. Sanayinin dış rekabet gücü zayıfladıkça ihracat üzerindeki baskı artmaya devam edecek. Bu sürecin işsizliği yukarı taşıması kaçınılmaz görünüyor.

Program hedefiyle gerçek arasındaki makas açıklanamaz hale geldi. Talebin baskılanması ve kur kontrolüne dayanan mevcut program, enflasyonla mücadelede somut bir ilerleme sağlayamıyor. Öte yandan iç ve dış talebi belirgin şekilde soğuttuğu anlaşılıyor. “Büyümeden ödün vermeden enflasyonu düşürme” hedefinin, programın iki temel dinamiği değiştirilmeden gerçekleşemeyeceği artık verilerle sabittir. O nedenle ilk çeyrek büyüme verisi, önemli bir uyarı işaretidir.

Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ – T24

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.