Connect with us

GÜNCEL

BATARYA TEKNOLOJİLERİ ZİRVESİ 2024 HIZLI BAŞLADI!

Yayınlanma:

|

Pil Batarya Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği PİLDER tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Batarya Teknolojileri Zirvesi, bugün (25 Eylül) Bilişim Vadisi Gebze’de başladı.
Pil ve batarya teknolojileri alanında Türkiye’den ve uluslararası arenadan 32 uzman konuşmacının yaklaşık 750 katılımcı ile bir araya geldiği zirvenin açılış konuşmalarında, batarya teknolojilerinin hem enerjide hem de sanayide yaşanan ‘dönüşüme’ liderlik edecek alan olduğu vurgusu yapıldı.
“Yıkıcı teknoloji olarak” nitelendirilen batarya teknolojilerinin her yönüyle ele alındığı zirvede hammadde süreçlerinden hücre üretim tekniklerine, sıra dışı pil uygulamalarından sürdürülebilir atık stratejilerine kadar pil ekosisteminin her aşaması ayrı ayrı değerlendiriliyor.
Bu yıl ikincisi yapılan Batarya Teknolojileri Zirvesi’nin, dünya genelinde halihazırda 2,6 TWh seviyesinde bulunan ve 2030’a gelindiğinde tam 3,5 kat artarak 9 TWh’a ulaşması beklenen batarya üretim kapasitesinde Türkiye’nin oynayabileceği rol ve bu alanda atılması gereken adımlar açısından belirleyici olması bekleniyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’ de zirvenin ‘Stratejik Partnerliği’ni üstleniyor.
Bilişim Vadisi Gebze’de bugün başlayan Batarya Teknolojileri Zirvesi 2024’ün açılış konuşmaları zirve Komite Üyesi Emin Mert Uygun, zirveyi düzenleyen PİLDER Başkanı Kadem Usta ve Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar tarafından yapıldı. “PİLDER olarak, ülkemizi bir batarya üretim merkezi haline getirme vizyonuyla hareket ediyoruz. Lityum-iyon batarya ve hücre talebimiz hızla artıyor, bu da bu sektördeki büyük büyüme potansiyelini açıkça gösteriyor” diyen Emin Mert Uygun, konuşmasında, “Amacımız, küresel pazarda daha etkin bir oyuncu haline gelmek ve ülke ekonomimize önemli katkılar sağlamak vurgusu yaptı.

Bataryaların sanayiden mobiliteye, tüketici elektroniğinden elektrikli araçlara kadar pek çok sektörde ve alanda dönüşümün anahtarı olduğuna dikkat çeken PİLDER Başkanı Kadem Usta da “Türkiye ham madde üretiminden geri dönüşüme kadar geniş bir batarya ekosistemine sahip. Ülkemizde hâlihazırda 2 hücre üretim tesisi ve çeşitli ölçeklerde 100’e yakın lityum iyon batarya üretim tesisi aktif olarak faaliyet gösteriyor ve yatırım aşamasında olan gigawatt saat kapasitesinin üzerinde 4 yeni hücre üretim tesisi ile bu sayı daha da artacak. Avrupa’nın batarya üretim üssü olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin 2030 yılına kadar 80 gigawatt saat batarya üretim kapasitesini aşacağını öngörüyoruz.2023 yılında sadece lityum iyon bataryalar için gerçekleştirilen 1 milyar USD’lik ithalat, bu alanın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.

“Tarihçesi kısa ancak etkisi yıkıcı”

Yenilenebilir enerji kaynaklarının ve batarya teknolojilerinin tarihçesi kısa ancak etkisi yıkıcı gelişmeler olduğuna dikkat çeken Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar da konuşmasında şunları dile getirdi: “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sürdürülebilir ve rekabetçi büyümenin bir unsuru olduğuna inandığımız batarya teknolojilerine yönelik izlediğimiz yol haritasının temelinde de yerli batarya üretimini teşvik etmek, kritik minerallerin yerli kaynaklardan temini ile stratejik tedarik zincirini güçlendirmek ve Ar-Ge çalışmalarını desteklemek yer alıyor. Bu doğrultuda yakın zamanda açıkladığımız Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ve HIT-30 kapsamında batarya teknolojileri ve bileşenleri ile enerji depolama sistemlerinin içinde bulunduğu, ülkemizi ön plana taşıyacağını düşündüğümüz odak alanlarda sağlayacağımız destek ve teşviklerle 2030 yılına kadar 80 GWh’lik bir kapasite inşa ederek bölgesel bir üretim ve yatırım üssü olmayı hedefliyoruz. Bakanlık olarak batarya teknolojilerini, Türkiye’nin sanayi ve teknolojideki dönüşümüne liderlik edecek stratejik bir alan olarak değerlendirdiğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu doğrultuda yerli üretim kapasitemizi artırarak dışa bağımlılığı azaltmak, Ar-Ge faaliyetleriyle bu alandaki yenilikçiliğimizi desteklemek temel önceliğimiz ve birlikte çalışarak ülkemizi batarya teknolojilerinde dünya ligine taşımak ana hedefimiz.”

Zirveden Öne Çıkan Konu Başlıkları

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İlker Murat Ar, PİLDER Başkanı Kadem Usta, Zirve Komite Üyesi Emin Mert Uygun, Pomega Enerji Depolama Teknolojileri Genel Müdürü Osman Şahin Köşker, Reap Battery CEO’su Dr. Alper Baykut, Intecro Electromobility Genel Müdürü Lütfi Okay, Ottomotive / SVolt’tan Leonard Kang, Murata Electronics Europe Ürün Planlama Müdürü Takashi Sumida, Renault Group Elektrikli Araçlar Batarya Kalite Program Müdürü Ümit Batmaz, P3 Batarya Enerji Depolama Sistemleri Kıdemli Danışmanı Jan Zickler gibi isimlerin konuşmacılar arasında yer aldığı ve Bilişim Vadisi Gebze’de yarın başlayarak iki gün devam edecek Batarya Teknolojileri Zirvesi’nde ele alınan ana konu başlıkları şöyle:

Batarya Teknolojileri ve Gelecek Trendleri

Hangi teknolojik gelişmelerin bataryaların kapasitesini, şarj süresini ve enerji yoğunluğunu etkileyebileceğini öğrenmek isteyenler için düzenlenen bu oturumlarda batarya teknolojisinin mevcut durumu, son gelişmeler, yenilikler ve yakın gelecekteki potansiyel trendler hakkında ayrıntılı bilgiler katılımcılarla paylaşılacak.

Batarya Yönetim Sistemi, Enerji Yönetim Sistemi

Odak noktası, bataryaların verimliliğini, güvenliğini ve kullanım ömrünü en üst düzeye çıkarmak için gerekli olan batarya yönetim sistemleri olan bu oturumda, bu sistemlerin nasıl çalıştığı, neden önemli oldukları ve uygulamadaki rolleri hakkında katılımcılarla kapsamlı bir bakış açısı paylaşılacak.

Batarya Üretim Teknolojileri

Ankara Polatlı’da da bir örneği bulunan Giga Fabrikalar ve bunların farklı makine ve üretim teknolojileri ile üretim süreci optimizasyonu batarya üretim teknolojilerinin ana çerçevesini oluşturacak.

Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS)

Büyük miktarda elektrik enerjisi depolama, elektrik dağıtımı, yenilenebilir enerji ve elektrikli araç hızlı şarj pazar segmentlerinin temel bileşenini oluşturuyor. BESS tasarım temelleri ve farklı mimariler zirvede derinlemesine ele alınacak.

E-Mobilite

Artık hayatımızın her alanında olan elektrikli Araçlar, e-Scooterlar, e-bisikletler, yardımcı e-araçlar ve daha fazlası, hepsi batarya kullanıyor. Farklı uygulamalar farklı ihtiyaçlar. E-mobilite pazarının gereksinimlerini karşılamak için farklı kimyalar ve teknolojiler zirvenin bir diğer ilgi çekici konu başlığı olacak.

Akü Sertifikasyonu ve Güvenliği

Batarya güvenliği kullanıcılar için büyük bir endişe kaynağı. Bu oturumda, bataryaların güvenliğini garanti altına almak için yapılan testler, sertifikasyon süreçleri ve uluslararası standartlar hakkında bilgiler verilecek.

Bataryaların İkincil Kullanımı ve Geri Dönüşümü

Ömrünü tamamlamış piller çevresel ve ekonomik zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu oturumda kullanılmış pillerin ikincil kullanım potansiyeli, geri dönüşüm yöntemleri ve bu süreçlerin çevre üzerindeki olumlu etkileri ele alınacak.

Zirve yarın da devam ediyor

Bu alanda yenilikçi fikirleri paylaşmak, en son teknolojik gelişmeleri ve ayrıca uluslararası perspektifleri Türkiye’ye taşımak amacı güden Batarya Teknolojileri Zirvesi, Türkiye dahil 12 ülkeden ve tamamı sektörün kalbinden gelen katılımcıları ile iki gün boyunca enerji gündemini belirleyecek. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi de zirvenin ‘Stratejik Patnerliği’ni üstleniyor. Zirve yarın da devam edecek.

‘Batarya Teknolojileri’nde dünya genelinde son durum

Enerjide ‘oyun değiştiren’ olarak kabul edilen ve özellikle ‘yenilenebilir enerji’ sektörünü büyütecek olan batarya teknolojileri, bugün dünyada üzerinde en çok yatırım ve Ar-Ge yapılan alanlar arasında yer alıyor. Dünya genelinde batarya üretim kapasitesi halihazırda 2,6 TWh seviyesinde bulunuyor. Ancak, 2030’a gelindiğinde bu rakamın büyük bir sıçrama yaparak 3,5 katına, yani 9 TWh’a ulaşması bekleniyor. Ülkemiz için de geçerli olan bu talep artışı bu alandaki ihtiyacın yerli üretimle karşılanması gerekliliğini ortaya koyuyor.

Zirveye dair detaylı programı https://panel.basinlistem.com/[email protected]&MailID=39797068&url=https%3a%2f%2fwww.battery-technologies-summit.com%2fsummit-program2024 adresinden takip edebilirsiniz.

Bilgi için: Zeynep Alimoğlu, Yüzenada İletişim, [email protected] 0530 177 0304

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.

Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme

Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.

Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.

Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı

Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.

Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.

Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.

Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.

Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL

FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.

Bankavitrini.com | Gündem

Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.

Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı

Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.

DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil

DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.

DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.

Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”

DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.

Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?

Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.

Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.

Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.

Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu

Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.

Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.

Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Okumaya devam et

Gülbeyaz Gergün

Vestel’de Borç Alarmı: Gözler Yatırımcıda

VESTEL’DEN EUROBOND YATIRIMCISINA İKİ SEÇENEK: YA YÜZDE 45 ANAPARA KESİNTİSİ YA 6 YIL VADE UZATIMI

Yayınlanma:

|

500 milyon dolarlık borç için yeniden yapılandırma süreci başladı. Vestel, anaparasını korumak isteyen yatırımcıya 2035 vadeli ve yüzde 4 faizli tahvil; anapara kesintisini kabul eden yatırımcıya ise 2032 vadeli ve yüzde 6 faizli yeni tahvil öneriyor. Bankalarla 2041 vadeli yeniden yapılandırma görüşmeleri de sürüyor.

Bankavitrini.com – Ekonomi Haberleri

Vestel Elektronik, bilançosunu sürdürülebilir hale getirmek amacıyla yurt dışı borçlarının yeniden yapılandırılması için önemli bir adım attı. Şirket, toplam nominal tutarı 500 milyon dolar olan, yıllık yüzde 9,75 faizli ve 2029 vadeli Eurobond’ları için tahvil sahiplerine iki alternatif içeren takas teklifi ve muvafakat talebi sürecini başlattı.

20 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna yansıyan açıklamaya göre yatırımcılar, mevcut anaparalarını koruyarak borcun vadesini uzatabilecek veya anaparanın yüzde 45’inden vazgeçerek daha erken vadeli yeni tahvillere geçebilecek.

Teklif, şirketin yalnızca tahvil borçlarını değil, bankalara olan finansal yükümlülüklerini de kapsayan daha geniş kapsamlı yeniden yapılandırma çalışmalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. https://www.kap.org.tr/tr/Bildirim/1684657

İki seçenek yatırımcıya ne getiriyor?

Vestel’in teklifinde yatırımcıların önündeki iki alternatif, anapara kaybı ile vade ve faiz koşulları arasında bir tercih yapılmasını gerektiriyor.

1. seçenek: Anapara korunacak, vade 2035’e uzatılacak

İlk seçenekte mevcut Eurobond’ların 15 Mayıs 2029 olan vadesinin 15 Mayıs 2035’e uzatılması öngörülüyor.

Bu seçeneğin temel koşulları şöyle:

  • Anapara kesintisi: Yok.
  • Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 4.
  • Yeni vade: 15 Mayıs 2035.
  • Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.

Mevcut tahvilin yüzde 9,75 olan yıllık faiz oranı bu seçenekte yüzde 4’e düşüyor. Böylece yatırımcı anapara tutarını korurken faiz gelirinin önemli bir bölümünden vazgeçmiş oluyor.

Bu seçenek, tahvilin nominal değerini korumayı önceliklendiren ancak parasını daha uzun süre şirkette tutmayı kabul eden yatırımcılar açısından öne çıkıyor.

2. seçenek: Yüzde 45 anapara kesintisiyle 2032 vadeli yeni tahvil

İkinci seçenekte yatırımcılar, mevcut tahvillerinin nominal değerinin yüzde 55’i karşılığında yeni Eurobond alacak. Başka bir ifadeyle, anaparanın yüzde 45’i silinecek.

Bu seçeneğin koşulları ise şöyle:

  • Anapara kesintisi: Yüzde 45.
  • Yeni tahvilin nominal değeri: Mevcut anaparanın yüzde 55’i.
  • Yeni yıllık faiz oranı: Yüzde 6.
  • Yeni vade: 15 Mayıs 2032.
  • Anapara geri ödemesi: Yıllık taksitler halinde.

Bu seçenekte yatırımcı daha yüksek faiz oranı elde edebilecek ve borcun vadesi 2035 yerine 2032 olacak. Bunun karşılığında mevcut alacağının yüzde 45’ini kaybetmeyi kabul edecek.

İkinci seçenek kapsamında yeni Eurobond ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapılması öngörülüyor. https://www.bloomberght.com/vestel-den-eurobond-sahiplerine-iki-secenekli-yapilandirma-teklifi-3792011

100 bin dolarlık yatırımda tablo nasıl değişiyor?

Yatırımcıların karşı karşıya olduğu tercih, örnek bir 100 bin dolarlık nominal tahvil üzerinden daha net görülebiliyor.

Karşılaştırma 1. seçenek 2. seçenek
Mevcut nominal anapara 100.000 $ 100.000 $
Anapara kesintisi Yok 45.000 $
Yeni tahvil nominali 100.000 $ 55.000 $
Yıllık faiz oranı %4 %6
İlk yıl için basit nominal faiz hesabı 4.000 $ 3.300 $
Vade 2035 2032

Not: Faiz tutarları, ilgili yılın başındaki nominal anaparanın değişmediği varsayımıyla örnek olarak hesaplanmıştır. Anapara yıllık taksitlerle geri ödeneceğinden sonraki yılların faiz tutarları ödeme planına göre değişecektir. Bu tablo, tahvillerin piyasa değerini veya yatırımcının toplam getirisini göstermemektedir.

İlk seçenekte yatırımcı anaparasını nominal olarak korurken daha düşük faizle daha uzun süre bekleyecek. İkinci seçenekte ise yeni tahvilin faiz oranı daha yüksek olsa da faiz, kesinti sonrasında kalan anapara üzerinden hesaplanacak.

Dolayısıyla yüzde 6 faiz oranı tek başına ikinci seçeneği daha avantajlı hale getirmiyor. Yatırımcıların kararında tahvillerin geri ödeme takvimi, şirketin ödeme kapasitesi ve yeni tahvillerin piyasa değeri de belirleyici olacak.

Vestel neden borçlarını yeniden yapılandırmak istiyor?

Yeniden yapılandırma adımı, Vestel’in borç ödeme takvimini faaliyetlerinden yaratabileceği nakit akışıyla uyumlu hale getirme ve bilançosunu sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma hedefiyle bağlantılı.

Mevcut Eurobond’ların yıllık yüzde 9,75 faiz taşıması, 500 milyon dolarlık nominal borç üzerinden ilk yıl için yaklaşık 48,75 milyon dolar faiz yüküne karşılık geliyor. Bu hesap, anaparanın yıl boyunca değişmediği varsayımına dayanıyor.

Yeni koşullarda faiz oranının yüzde 4’e düşmesi veya anaparanın yüzde 55’e indirilerek yüzde 6 faiz uygulanması, şirketin gelecekteki finansman yükünü azaltmayı amaçlıyor.

Bununla birlikte, yeniden yapılandırmanın şirketin faaliyet kârlılığına, nakit yaratma kapasitesine ve borç ödeme gücüne kalıcı katkı sağlayıp sağlamayacağı, yalnızca faiz oranlarına değil operasyonel performansa da bağlı olacak.

Bankalarla görüşmelerde hedef 2041 vadeli yapılandırma

Vestel’in yeniden yapılandırma çalışmaları Eurobond’larla sınırlı değil.

Şirketin 26 Haziran 2026 tarihli açıklaması kapsamında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca finansal yeniden yapılandırma görüşmeleri yürütülüyor.

Bankalara sunulan teklifte mevcut borçların iki yıl anapara ve faiz ödemesiz olacak şekilde 2041 vadeli olarak yeniden yapılandırılması öngörülüyor. Şirketin açıklamasına göre bankalarla müzakereler devam ediyor.

Bu teklifin kabul edilmesi halinde borçların geri ödeme takvimi önemli ölçüde değişecek. Ancak bankalarla görüşmelerin henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle teklifin kesinleşmiş bir anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. https://www.yenisafak.com/ekonomi/kap-haberleri/kap-vestel-elektronik-sanayi-ve-ticaret-as-vestl-ozel-durum-aciklamasi-genel-5139013

Kredi notundaki bozulma da yakından izleniyor

Vestel’in borçlarını yeniden yapılandırma girişimi, şirketin kredi riskinin arttığı bir dönemde gündeme geldi.

Vestel International’ın yatırımcı ilişkileri duyurularında yer alan bilgilere göre Fitch Ratings, 1 Temmuz 2026 tarihinde şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine indirmiş; 500 milyon dolarlık 2029 vadeli teminatsız tahvilin notunu da CC seviyesine çekmişti.

Bu notlar, şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme kapasitesine ilişkin risklerin yüksek olduğuna işaret ediyor. Yeniden yapılandırma teklifinin yatırımcılar tarafından nasıl karşılanacağı, şirketin finansmana erişimi ve borç ödeme kapasitesi açısından önem taşıyor. https://vestelinternational.com/investor-relations/news/kap-notices?p=2

Sürecin tamamlanması için hangi koşullar gerekiyor?

Vestel’in teklifinin yürürlüğe girmesi otomatik değil. Sürecin tamamlanması için tahvil sahipleri toplantısında gerekli kararların alınması, işlem belgelerinde belirtilen diğer koşulların karşılanması ve ikinci seçenek kapsamında öngörülen yeni tahvil ihracı için SPK onayının sağlanması gerekiyor.

Bu nedenle açıklanan iki alternatif, tamamlanmış bir borç yapılandırmasından ziyade yatırımcıların onayına sunulan bir teklif olarak değerlendirilmeli.

Sonuç: Borç takviminin uzaması tek başına yeterli mi?

Vestel’in Eurobond hamlesi, şirketin finansman yükünü hafifletme ve borç ödeme takvimini yeniden düzenleme arayışının önemli bir göstergesi. Bir tarafta anaparayı koruyarak faiz gelirini azaltan ve vadeyi altı yıl uzatan seçenek, diğer tarafta anaparada yüzde 45 kesinti karşılığında daha yüksek faiz ve daha erken vade sunan seçenek bulunuyor.

Ancak yatırımcılar açısından asıl mesele, hangi seçeneğin nominal olarak daha cazip göründüğünden çok, şirketin yeni ödeme planını karşılayabilecek nakit akışını yaratıp yaratamayacağı.

Vestel açısından ise borçların yeniden yapılandırılması finansal baskıyı azaltabilir; kalıcı iyileşmenin sağlanması için faaliyetlerden elde edilen nakdin güçlenmesi, kârlılığın sürdürülebilir hale gelmesi ve finansman maliyetlerinin yönetilebilir düzeye inmesi gerekecek.

Bankavitrini.com değerlendirmesi: Eurobond sahiplerinin vereceği karar kadar, bankalarla yürütülen yeniden yapılandırma görüşmelerinin sonucu da Vestel’in finansal geleceği açısından belirleyici olacak.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.