Connect with us

GÜNCEL

CEO, CFO, COO nedir, ne iş yapar?

Yayınlanma:

|

CEO, CFO ve COO, bir şirketin en üst düzey yönetim pozisyonlarıdır ve her biri farklı alanlarda liderlik sağlar. İşte bu pozisyonların detaylı tanımları:

CEO (Chief Executive Officer):

  • Şirketi yönetir ve liderlik eder.
  • Strateji, büyüme ve inovasyonu yönlendirir.
  • Şirketi paydaşlara temsil eder, kamuya açık yüzdür.
  • Kurumsal değerleri belirler.
  • Küresel genişlemeyi teşvik eder.
  • Müşteri kazanımına odaklanır.
  • Şirketin risk iştahını belirler.
  • Markayı geliştirir.
  • Yatırım stratejisini belirler.
  • Ürün geliştirmeyi yönlendirir.

CFO (Chief Financial Officer):

  • Finansları yönetir.
  • İstikrar sağlar ve disiplini kurar.
  • Finansal raporları yönetim kuruluna ve hissedarlara rapor eder.
  • Finansal kıyaslamalar belirler.
  • Mevcut pazarları optimize eder.
  • Müşteri tutmaya odaklanır.
  • Riski yönetir.
  • Performansı takip eder.
  • Yatırım portföylerini yönetir.
  • Ürün karlılığını izler.

COO (Chief Operating Officer):

  • Günlük operasyonları denetler.
  • Stratejik girişimleri uygular.
  • Departmanlar arası koordinasyonu sağlar.
  • Operasyonel süreçleri belirlenen değerlere uygun hale getirir.
  • Pazar penetrasyonunun operasyonel yönlerini yönetir.
  • Hizmet sunumunu iyileştirir.
  • Operasyonel riskleri azaltır.
  • Operasyonel verimliliği optimize eder.
  • Stratejik hedeflere ulaşmak için kaynak tahsis eder.
  • Ürün üretim ve teslimatını koordine eder.

Bu üç pozisyon, bir şirketin stratejik ve operasyonel yönlerini yönetmek için kritik öneme sahiptir ve genellikle birbirleriyle yakın iş birliği içinde çalışırlar. CEO genellikle şirketin genel yönünü belirlerken, CFO mali yönetimi, COO ise operasyonel süreçleri ve günlük işleyişi yönetir.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Risk iştahı zayıfladı: Küresel borç yükü büyürken savaş enflasyonu besliyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Küresel mali piyasaların gündeminde tahvil piyasalarında devam eden satış baskısı ilk sırada yer alıyor. ABD’de 30 yıllık tahvil faizi dün %5,34 seviyesine gelerek yaklaşık 20 yılın zirvesini test ederken, bu sabah hafif de olsa geri çekilerek %5,27 seviyesine gevşedi. Almanya’da 30 yıllık gösterge tahvil faizi 2011 yılından bu yana en yüksek seviyesine çıkarken, Japonya’da ise 10 yıllık faiz %3 seviyesine yaklaşarak son 20 senenin zirvesine yükseldi. Dünya genelinde giderek artan kamu borçları yatırımcıları tedirgin ederken, yatırımcılar bu borcu taşımak için daha yüksek faiz talep ediyor.

Sorunun bir diğer ayağında ise giderek artan borçlanma ihtiyacı var. Bütçe açıkları büyürken ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolara yaklaşmış durumda. Üstelik hükûmetler artık kaynak bulmak için yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek amacıyla büyük miktarlarda borçlanan teknoloji şirketleriyle de yarışıyor. Hürmüz’de devam eden çözümsüzlük nedeniyle Brent petrolün 90 doların üzerinde kalması da enflasyon riskini canlı tutunca, uzun vadeli tahviller üzerindeki baskı daha da artıyor.

Yükselen tahvil faizlerinin etkisi ise tahvil piyasasıyla sınırlı kalmıyor. Devletin borçlanma maliyeti arttıkça şirket ve konut kredileri pahalanıyor, yatırımlar zorlaşıyor ve yüksek faiz hisse senetlerinin cazibesini azaltıyor. Nitekim tahvil faizlerindeki yükseliş hisse senetlerinin de tadını kaçırmaya başladı. ABD’de önde gelen endeksler gerilerken, risk iştahı denince akla gelen ve teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi geceyi %1,3 düşüşle tamamladı. Yeni güne başlarken satış baskısının Pasifik’in diğer yakasına da yansıdığını görüyoruz. Asya’da teknoloji ve yarı iletken hisseleri ABD borsalarına paralel satış baskısına boyun eğdi. Japonya borsası Nikkei bu sabah %2,5 gerilerken, bir süredir sessiz bir seyir izleyen Güney Kore borsası KOSPI bültenimizi yazdığımız erken saatlerde %5,5 geriledi. Anthropic’in yıllıklandırılmış gelirinin temmuz sonunda 65 milyar doları aşmasına rağmen beklentilerin gerisinde kalması da yapay zekâ hisselerindeki temkinli havayı artırdı.

ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa kırmızı renk bu sabah da dikkat çekerken, risk iştahındaki zayıflamaya rağmen doların değer kazanmaması dikkatimizi çekti. DXY hafif de olsa gerilerken, USDJPY paritesi kritik 160 seviyesinin sınırında kalmaya devam etti. EURUSD paritesi 1,1585 ile dünkü seviyelerinden pek de uzaklaşmadı. Tahvil ve hisse senedi piyasalarında satışlar öne çıkarken DXY’nin de değer kazanmamasından hareketle, yatırımcıların nereye sığındığı sorusuna net bir cevap veremiyoruz. Zira kıymetli metallerin de bu sabah pek de iyimser bir seyir izlemediğini not etmemiz gerekiyor. Faiz getirisi olmayan lâkin küresel borç sorunlarının arttığı bir ekosistemde talep görmesini beklediğimiz ons altın dün günü %2’ye yakın düşüşle 4,328 dolar seviyesinden tamamlarken, gümüş ise %4’e yakın geri çekilmeyle 63 dolar seviyelerinin diplerini test etti. Altın her ne kadar bu sabah 4,355 dolar seviyesine varan bir toparlanma kaydetse de kıymetli metallerde tatsız havanın korunduğunu söylememiz gerekiyor. Kripto aleminde ise Bitcoin hâlen 64 bin dolar seviyelerinde yatay seyrini koruyor.

Bugün gözler Fed’in temmuz ayı toplantı tutanaklarına çevrildi. Üyelerin enflasyon ve faizlerin bundan sonraki seyri konusunda ne düşündüğüne dair ipuçları piyasaların radarında olacaktır. Son dönemde istihdamın zayıflaması ve enflasyonun görece ılımlı gelmesi, Fed’den yeni faiz artışı beklentilerini azalttı. Bu sabah vadeli faiz kontratlarında eylül toplantısına yönelik beklentinin faizlerin sabit bırakılması yönünde olduğunu görürken, sene sonuna kadar toplam 22 baz puan artırım fiyatlanıyor. Hatırlanacağı üzere geçen haftalarda iki kez 25 baz puan faiz artırımı bekleyen piyasa, bu sabah itibarıyla neredeyse tek bir 25 baz puanlık artırıma geri döndü. Piyasaların yavaş da olsa Fed Başkanı Warsh’un şahin görünümlü bir güvercin olduğunu ve özellikle ABD’de ara seçimlere üç ay kalmışken faiz artırmakta oldukça zorlanacağını kabul etmeye başladığını düşünüyoruz.

ABD ile İran arasındaki diplomasi trafiği ise çıkmaza girerken, ABD Başkanı Trump, İran’la devam eden ya da planlanan herhangi bir görüşme olmadığını söyledi. İran ise Hürmüz Boğazı’nın açılması için ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması, petrol yaptırımlarını gevşetmesi, dondurulan varlıkları serbest bırakması ve askerî tehditlere son vermesi gerektiğini belirterek geri adım atmaya yanaşmadı. Altı aya yaklaşan savaşta geçici ateşkesin de pazartesi günü sona ermesiyle yakın vadede yeni bir anlaşma ihtimali iyice zayıflamış görünüyor.

Türkiye cephesinde ise dün görece sakin bir seyrin egemen olduğunu gördük. Yurtdışı borsalarda var olan satıcılı havaya rağmen BİST100 ana endeksi yatay seyrederken, yaz etkisi ve düşen hacimlerin de etkili olduğunu düşünüyoruz. USDTRY kuru bebek adımlarıyla 47,93 seviyesine gelirken, Hazine borçlanmaları sorunsuz geçti. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41 seviyesinde kalırken, CDS risk primi ise 224 baz puana hafif de olsa yükseldi. Ekonomi programında revizyon hazırlığı iddialarına ilişkin dün Hazine cephesinden resmî bir açıklama gelirken, tahminlerimize paralel olarak dedikodu mekanizmasının ömrü pek uzun olmadı.

Son günlerde İsrail’in Suriye’nin kuzeyine yönelik hava saldırıları ve Türkiye’ye yönelik açıklamaları tansiyonu artırdı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in İdlib kırsalında, Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. Barrack, ABD’nin Türkiye, İsrail ve Suriye arasında bir çatışmayı önleme mekanizması kurmaya çalıştığını ifade etti.

Uzun vadeli faizlerde sene başına göre değişim

1787114171345043f2b280bd520c57b927166dca7d_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını 555 milyon TL’ye sattı

Garanti BBVA, takipteki krediler portföyünde bulunan yaklaşık 2,64 milyar TL anapara ve akdi faiz bakiyesine sahip tahsili gecikmiş alacaklarını, toplam 555 milyon TL bedelle varlık yönetim şirketlerine sattı.

Banka tarafından yapılan açıklamaya göre satışlar beş ayrı portföy halinde gerçekleştirildi. Portföyleri Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş., Met-ay Varlık Yönetim A.Ş. ve Dünya Varlık Yönetim A.Ş. satın aldı.

Satışa konu alacaklar; kredi, kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi ve kredili mevduat hesabı alacaklarının yanı sıra bunlara bağlı masraf hesapları ve diğer tahsili gecikmiş alacaklardan oluşuyor.

Beş portföyde 2,64 milyar TL alacak

Garanti BBVA’nın açıkladığı satışların ayrıntıları şöyle:

Portföy tarihi Anapara + akdi faiz bakiyesi Satış bedeli Alıcı
20 Temmuz 2026 246,7 milyon TL 79 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
21 Temmuz 2026 541,4 milyon TL 150 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
22 Temmuz 2026 796,7 milyon TL 196 milyon TL Gelecek Varlık Yönetimi
23 Temmuz 2026 529,8 milyon TL 90 milyon TL Met-ay Varlık Yönetim
24 Temmuz 2026 526,8 milyon TL 40 milyon TL Dünya Varlık Yönetimi
TOPLAM 2,641 milyar TL 555 milyon TL

Böylece banka, 2 milyar 641 milyon 357 bin TL büyüklüğündeki takip alacağı portföyünü 555 milyon TL nakit bedelle elinden çıkarmış oldu.

Portföyün satış oranı yüzde 21

Satış rakamları dikkat çekici bir başka sonucu da ortaya koyuyor.

Toplam satış bedelinin, açıklanan anapara ve akdi faiz bakiyesine oranı yaklaşık yüzde 21 seviyesinde gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle, her 100 TL’lik takip alacağı yaklaşık 21 TL bedelle varlık yönetim şirketlerine devredildi.

Ancak burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: Bankanın açıkladığı bakiye, anapara ve akdi faiz bakiyesini ifade ediyor. Tahsil kabiliyeti, teminat yapısı, borçluların ödeme gücü ve portföyün yaşlandırması gibi unsurlar bilinmeden satış fiyatını doğrudan “yüzde 79 zarar” olarak değerlendirmek doğru olmaz.

En büyük portföy Gelecek Varlık’a

Satışlarda en büyük payı Gelecek Varlık Yönetimi aldı.

Şirket üç ayrı portföy için toplam 425 milyon TL ödeme yaparken, bu portföylerin toplam anapara ve akdi faiz bakiyesi yaklaşık 1,585 milyar TL oldu.

Met-ay Varlık Yönetim yaklaşık 529,8 milyon TL’lik portföyü 90 milyon TL’ye, Dünya Varlık Yönetimi ise yaklaşık 526,8 milyon TL’lik portföyü 40 milyon TL’ye satın aldı.

Özellikle son portföyde satış fiyatının bakiye içerisindeki oranının oldukça düşük olması dikkat çekiyor. 526,8 milyon TL’lik portföyün 40 milyon TL’ye satılması, yaklaşık yüzde 7,6’lık bir satış oranına karşılık geliyor.

Bankalar takipteki kredileri neden satıyor?

Bankaların tahsili gecikmiş alacaklarını varlık yönetim şirketlerine satması bankacılık sektöründe olağan bir bilanço yönetimi uygulaması.

Bu işlemler bankalara tahsilat süreci uzayan dosyaları bilançodan çıkarma, operasyonel ve hukuki takip maliyetlerini azaltma, sorunlu kredi portföyünü küçültme ve alacakların gelecekteki belirsiz tahsilatı yerine peşin nakit elde etme imkânı sağlıyor.

Varlık yönetim şirketleri açısından ise denklem farklı çalışıyor. Şirketler alacakları nominal değerlerinin oldukça altında satın alarak uzun vadede borçlulardan gerçekleştirecekleri tahsilatın satın alma maliyetinin üzerine çıkmasını hedefliyor.

Bu nedenle portföylerin hangi fiyatla satıldığı kadar, ilerleyen dönemde ne kadarının tahsil edilebildiği de varlık yönetim sektörünün kârlılığı açısından önem taşıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

DenizBank 4,41 milyar TL’lik sorunlu kredi portföyünü sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

DenizBank, kanuni takip hesaplarında izlenen toplam 4,41 milyar TL anapara büyüklüğündeki tahsili gecikmiş alacak portföylerinin satışını tamamladı. Bireysel ve ticari kredilerden oluşan portföyler Gelecek, Birikim, Dünya, Emir, Adil, Sümer ve Met-Ay Varlık Yönetim şirketlerine devredildi. Bankanın sorunlu kredileri bilanço dışına çıkarma yönündeki bu hamlesi, bankacılık sektöründe artan tahsili gecikmiş alacak satışlarını yeniden gündeme taşıdı.

4,41 milyar TL’lik tahsili gecikmiş alacak el değiştirdi

DenizBank tarafından yapılan açıklamaya göre, bankanın kanuni takip hesaplarında bulunan toplam 4.410.257.248 TL bakiye anapara tutarındaki tahsili gecikmiş alacak portföyünün varlık yönetim şirketlerine satış ve devir sözleşmelerinin imza süreci tamamlandı.

Satışlar ağırlıklı olarak bireysel kredi portföylerinden oluşurken, ticari nitelikteki sorunlu krediler de varlık yönetim şirketlerine devredildi.

DenizBank’ın daha önce ilan ettiği satış takviminde portföylerin 25 Haziran–8 Temmuz 2026 arasında incelenmesi, tekliflerin 9 Temmuz’a kadar alınması ve ihalenin 10 Temmuz 2026’da açık artırma yöntemiyle yapılması planlanmıştı.

Portföyleri hangi şirketler aldı?

DenizBank’ın açıklamasında yer alan devirlere göre önemli büyüklükteki portföyler şu varlık yönetim şirketlerine geçti:

Varlık yönetim şirketi Portföy anapara tutarı Portföy
Gelecek Varlık Yönetimi 404.482.425 TL Bireysel 1
Gelecek Varlık Yönetimi 425.801.499 TL Bireysel 8
Birikim Varlık Yönetimi 346.334.596 TL Bireysel 3
Birikim Varlık Yönetimi 314.248.322 TL Bireysel 10
Birikim Varlık Yönetimi 400.808.580 TL Tarım-İşletme 2
Dünya Varlık Yönetimi 314.447.778 TL Bireysel 9
Emir Varlık Yönetimi 247.471.621 TL Bireysel 1
Adil Varlık Yönetim 426.421.978 TL Bireysel 5
Sümer Varlık Yönetimi 426.141.078 TL Bireysel 2
Sümer Varlık Yönetimi 345.598.739 TL Bireysel 4

Bunların yanında açıklamada 419.333.978 TL’lik Bireysel 5 ve 419.166.655 TL’lik Bireysel 6 portföylerinin de satış kapsamında bulunduğu görülüyor.

KAP açıklamaları da ihale sürecindeki satışları doğruluyor. Örneğin Gelecek Varlık, DenizBank’ın 10 Temmuz ihalesinde 425,7 milyon TL büyüklüğündeki bir bireysel portföyü kazandığını açıklamıştı. Bir başka KAP açıklamasında ise 426,4 milyon TL’lik bireysel portföyün ihalesinin kazanıldığı duyurulmuştu.

DenizBank neden sorunlu kredilerini satıyor?

Bankaların tahsili gecikmiş kredileri varlık yönetim şirketlerine satmasının arkasında temel olarak bilanço temizliği ve tahsilat operasyonunun devredilmesi bulunuyor.

Bir kredi kanuni takibe düştüğünde banka açısından yalnızca tahsilat problemi ortaya çıkmıyor. Aynı zamanda karşılık ayrılması, operasyonel takip maliyetleri, hukuk giderleri ve bilanço kalitesi üzerinde baskı oluşuyor.

Sorunlu kredinin varlık yönetim şirketine satılmasıyla banka;

  • uzun sürebilecek tahsilat sürecini devrediyor,
  • sorunlu kredi stokunu azaltıyor,
  • bilançosundaki aktif kalitesini iyileştiriyor,
  • hukuk ve tahsilat operasyonunun bir bölümünden çıkıyor,
  • satıştan elde ettiği bedelle sorunlu alacağın bir kısmını nakde dönüştürüyor.

Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: 4,41 milyar TL, kredilerin satış fiyatı değil, satılan portföylerin bakiye anapara büyüklüğü.

Bankanın bu portföyleri varlık yönetim şirketlerine hangi toplam bedelle sattığı açıklanmadığı sürece, 4,41 milyar TL’nin doğrudan DenizBank’ın elde ettiği gelir olarak değerlendirilmesi doğru olmaz.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.