Connect with us

Erol Taşdelen

DENİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreninde UŞAK firmalarına büyük haksızlık

Yayınlanma:

|

11 Eylül 2025 Perşembe günü Merkezefendi Kültür Merkezi’nde Türkiye İhracatçılar Meclisi organizasyonunda ve Denizli İhracatçılar Birliği’nin ev sahipliğinde TİM Bölgesel İhracat Buluşmaları-Denizli etkinliği gerçekleştirildi. Söz konusu etkinlik; İhracatçılar Soruyor ve İhracatçılar İçin Finansman Destekleri programlarıyla devam etti. Ardından, DENİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreniyle 2024 yılında Denizli ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlayan ihracatın yıldızları ödüllendirildi.

Programa; Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, , Denizli Milletvekili Şahin Tin, Denizli Milletvekili Nilgün Ök, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Denizli Protokolü, Denizli Platformu’na bağlı oda ve derneklerin başkanları, İhracatçı Birlikleri Başkanları, sanayiciler ve ihracatçı firmalar katılım sağladı.

İhracat gündeminin nabzının tutulduğu programlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu şunları söyledi:

“Bugün Denizli ihracatı ve ihracatçısı için oldukça yoğun bir gündü. Tüm gün konumuz ihracat, ihracatımızdaki temel sorunlar, çözüm önerileri ve birlikte atacağımız adımlardı.

Daha önce çeşitli illerde gerçekleşen TİM Bölgesel İhracat Buluşmaları etkinliğine ilimizde ev sahipliği yaptık. Öncelikle yoğun programlarına rağmen bizlerle olan Ticaret Bakanımız Ömer Bolat, Ticaret Bakan Yardımcımız Ö. Volkan Ağar’a ve TİM Başkanımız Mustafa Gültepe’ye teşekkürlerimi sunuyorum.

İlk olarak sabah saatlerinde, Türk Ticaret Bankası Denizli Şubesinin açılışını gerçekleştirdik. Denizli İhracatçılar Birliği hizmet binasında faaliyete başlayan Bankamızın ilimize hayırlı olmasını diliyorum.

2024 yılını Denizli olarak yüzde 4,7 oranında artışla 4,4 milyar dolar ihracatla kapatmıştık. 2025 yılının Ocak-Ağustos dönemini kapsayan 8 aylık döneminde ise ilimiz ihracatı yüzde 8,2 artışla 3,1 milyar dolara ulaştı. Denizli olarak ihracat artışımızla Türkiye ihracatından pozitif ayrıştığımızı söyleyebiliriz.

Denizli, Türkiye sıralamasında 9. sırada yer alan ve sektörel çeşitliliği ile dikkat çeken ülkemizin önemli oyucularından biri. Tekstil-konfeksiyon, elektrik-elektronik, demir ve demir dışı metaller, çelik, tarım ve mermer ön plana çıkan sektörler olsa da ilimizden 25 sektörde 3.000 farklı ürün grubunda 185 ülkeye ihracat yapıyoruz. En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ilk beş ülke ise İngiltere, ABD, İtalya, Almanya ve Hollanda olarak sıralanıyor.

Bu noktada, genel ihracat rakamımız ve önde gelen sektörlerimizde ihracatımız büyüme trendinde olsa da 2000 yıl önce başlayan ve lokomotif sektörümüz olan tekstil-konfeksiyonda yaşanan daralmanın altını çizmekte fayda görüyorum.

Kurların ihracatçı lehine artmadığı bir ortamda fiyat tutturmaya çalışıyor, rakiplerimiz karşısında maliyetlerimizin bu denli yüksek olduğu bir piyasada, müşteri kaybetmemek adına maliyetine ya da düşük karlı satışlarla ayakta kalmaya çalışıyoruz.

Yüksek faiz ortamında yatırımlarımızı hayata geçiremiyor, küresel çekişmelerden nasibimizi fazlasıyla alıyoruz. Emek-yoğun sektörler birçok kişiye istihdam kapısı. Mevcudiyetimizi korumak için canla başla çalışıyoruz.

İşte bu nedenle, her şeye rağmen gece gündüz çalışarak ihracatımıza katkı sunmaya devam eden tüm ihracatçılarımıza teşekkürü borç biliyorum.”

Günün Kritik Başlığı: Finansmana Erişim

Bugünün gündeminde ihracatçılar için kritik bir başlık olan finansmana erişimi ele aldıklarını belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Programda, Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme A.Ş.’nin detaylı sunumlarını dinledik. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Her ne kadar temmuz ayında Merkez Bankası tarafından politika faizi yüzde 46’dan yüzde 43’e indirilse de önümüzdeki dönemlerde bu oranların daha da geriye gelmesini diliyoruz.

İhracatçılar için yeni finansman destek paketlerinin açıklanmasını ve erişilebilir olmasını temenni ediyoruz.”

İhracatçılar Soruyor Oturumuna Büyük İlgi

Etkinlik kapsamında düzenlenen “İhracatçılar Soruyor” oturumunun büyük bir ilgiyle karşılandığını belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, ”Denizlili ihracatçılar, sektörlerini doğrudan etkileyen sorunları ve çözüm önerilerini dile getirdi. Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki daralma, ABD’nin uyguladığı ek vergiler, %35 döviz bozdurma zorunluluğu, Eximbank ve Türk Ticaret Bankası kredilerinin erişilebilirliği, Dahilde İşleme İzin Belgelerinde ek süre ihtiyacı, işgücü darboğazı ve Ticaret Bakanlığı desteklerindeki bürokratik süreçler öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Denizli’nin üretim ve ihracat kapasitesinin, doğru adımlar ve yeni desteklerle çok daha güçlü bir geleceğe taşınacağına inancın vurgulandığını ifade edebiliriz.”

İhracatın Yıldızları Ödüllendirildi

Günün sonunda düzenlenen DENİB İhracatın Yıldızları Ödül Töreniyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Son olarak 2024 yılında başarı gösteren firmalarımızı ödüllendirdik. 5 farklı kategoride toplam 42 firmamıza plaketlerini takdim ettik.

Kategorilerimiz ise; 2024 yılında imalatçı bazında ilk 20 firma, Uşak’ta faaliyet gösteren imalatçı bazında ilk 3 firma, ihracatçı bazında 1 milyon dolar üzeri ihracat yapan ve sektöründe birinci 17 firma, Dış Ticaret Sermaye Şirketi olarak en fazla ihracat yapan firma ve en fazla e-ihracat gerçekleştiren firma. Tüm firmalarımızı gönülden tebrik ediyor, her ödülün, bir sonraki başarıya davet olmasını diliyorum.”

2024 DENİB İHRACATIN YILDIZLARI ÖDÜL TÖRENİNDE ÖDÜL ALAN FİRMALAR:

İHRACATÇI BAZINDA 1 MİLYON $ ÜZERİ İHRACAT YAPAN SEKTÖRÜNDE BİRİNCİ FİRMALAR

  1. Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri Sektörü (Sınai): YONGA MOBİLYA SAN. VE TİC. A.Ş.
  2. Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri Sektörü (Zırai):  ÇALIŞKAN TARIM ÜRÜN. İNŞ. TAAH. TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
  3. Çelik Sektörü: KCR DIŞ TİCARET A.Ş.
  4. Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri Sektörü: EUROPTEC CAM SAN. TİC. A.Ş.
  5. Deri ve Deri Mamulleri Sektörü: UŞAK CEVAHİR DERİ TEKSTİL KONF. İNŞ. SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
  6. Fındık Mamulleri Sektörü: BAKKUR GIDA SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ .
  7. Gemi ve Yat sektörü: DENMET METAL SAN.VE TİC.A.Ş
  8. Hububat Bakliyat Yağlı Tohumları ve Mamulleri Sektörü: BİRİZ KURUYEMİŞ TOPRAK MAH. VE NAK. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
  9. İklimlendirme Sanayii Sektörü: GÜÇSAN MAKİNA DOĞALGAZ MADENCİLİK GIDA SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.
  10. Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Sektörü: DENKİM DENİZLİ KİMYA SANAYİ TİCARET A.Ş.
  11. Kuru Meyve Sektörü: FMU KURUYEMİŞ GIDA SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.
  12. Madencilik Sektörü: YAMAN MADEN SAN.VE TİC. A.Ş.
  13. Makine ve Aksamları Sektörü: ARDÖKÜM MERDANE SANAYİ A.Ş.
  14. Meyve Sebze Mamulleri Sektörü: MARE TARIM GIDA SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.
  15. Süt ve Süt Ürünleri Sektörü: TARIM KREDİ SÜT ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ
  16. Otomotiv Endüstrisi Sektörü: ATEŞ OTOMOTİV DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
  17. Yaş Meyve ve Sebze Sektörü: SMYRNA SERACILIK TİC.A.Ş.

DIŞ TİCARET SERMAYE ŞİRKETİ OLARAK EN FAZLA İHRACAT YAPAN FİRMA

DTS DENİZLİ TEKSTİL DIŞ TİC. A.Ş.

2024 YILINDA EN FAZLA E-İHRACAT YAPAN FİRMA

DEMSAN DENİZLİ MENSUCAT SANAYİ VE TİC. A. Ş.

2024 YILI UŞAK İMALATÇI BAZINDA İLK 3 FİRMA:

  1. ÖZERDEM MENSUCAT SAN.VE TİC. AŞ
  2. AĞAOĞLU TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş.
  3. KAMGARN YÜN AKRİLİK SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ.

2024 YILI İMALATÇI BAZINDA İLK 20 FİRMA

  1. ER-BAKIR ELEKTROLİTİK BAKIR MAMULLERİ A.Ş.
  2. SEVAL KABLO AYDINLATMA CİHZ. İTH. İHR. SAN. VE TİC. A.Ş.
  3. ATOM KABLO SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
  4. ÖZGÜVEN KABLO SAN.VE TIC. LTD. ŞTİ.
  5. GAMATEKS TEKS. SAN. VE TİC. A.Ş
  6. DENİZ TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş.
  7. ABALIOĞLU BALIK VE GIDA ÜRÜNLERİ A.Ş.
  8. CMK KABLO ELEKTRİK SAN. İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
  9. VERİTAS TEKSTİL KONFEKSİYON PAZARLAMA SANAYİ TİCARET A.Ş.
  10. OZANTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş.
  11. FİLİDEA TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş .
  12. ÇARKIT KABLO SAN. VE TİC. A. Ş.
  13. SÜRÜ TEKSTİL KONFEKSİYON SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ.
  14. KÜÇÜKER TEKS. SAN. VE TİC. A. Ş.
  15. HÜRSAN HAVLU ÜRETİM SAN.  VE TİC .  A.Ş.
  16. ERİKOĞLU EMAYE BAKIR TEL  SAN. A.Ş.
  17. KIMIL TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş
  18. NESA TEKSTIL SANAYI VE TICARET A.S.
  19. ÖZERDEM MENSUCAT SAN. VE TİC. AŞ
  20. DENİZLİ RATEKS TEKS. SAN. VE TİC. A. Ş.

UŞAK SEKTÖRLERİNE BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILDI

Törende Denizli ve Uşak illerinin İhracat firmaları ödüllendirilirken, Uşak ilini temsil eden Seramik, Halı, Battaniye, Ev Tekstili, Tavuk/Sakatat, İplik gibi ana sökterlerinin hiç olmadığı bu nedenle Uşak’a sadece Deri söktöründe ödül verilirken bunu yerine Denizli firmalarını oluşturduğu Gemi/yat yapımı, Ağaç, Zeytin, İklimlendirme daha bitmedi FINDIK gibi sektör firmaları listeye girdi… Tabi ki bu firmaların nasıl/niçin listeye girdiğini sorgulamıyoruz ama bu firmaların İhracat rakamlarının Uşak sektörel firmalarından daha düşük olduğu bilinmektedir. Bu nedenle Uşak ile firmalarına haksızlık yapıldığı kanaati oluşurken bu ayrımcılık ise Uşak’lı sanayiciler arasında tartışmaları da beraberinde getirdi… Söz konusu eksikliklerin 2026 törenlerinde giderilip giderilmeyeceği ise önümüzdeki yıl belli olacak. Bunu yanında törende konuşmacılar sık sık il dışından gelenlerden İzmir’den gelenlere teşekkür edilirken Uşak ili hiç anılmamıştır. “İhracat ödülleri alan 3 Uşak firması -ki aslında 4 firma- olmak üzere 39 firma ödüle layık görüldü” cümlesi ise sık sık konuşmacılar tarafından tekrarlandı… Tören sonunda Denizli firmaları İhracat yaparken Uşak’ta faaliyet gösteren 2-3 firma dışında ihracat yapan firma yokmuş gibi bir fotoğraf ortaya çıktı…

Ödül töreni bu hava içinde geçerken Uşak’lı Sanayiciler arasında yapılan haksızlığa karşı tartışmalar da kendiliğinden başlamış durumda…

Okumaya devam et

BORSA

SASA’da PDT Krizi: Yatırımcısı nasıl zarar etti?

SASA’da PDT düğümü: Şirket finansmanı mı, küçük yatırımcı faturası mı? Satılmaz denilen hisseler tartışması: SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT, ödünç pay ve güven krizi: SASA dosyasında yanıt bekleyen sorular… SASA’da finansman başarısı mı, yatırımcı mağduriyeti mi? Açığa satış yasağı varken SASA’da satış baskısı nasıl oluştu?

Yayınlanma:

|

SASA Polyester’de Paya Dönüştürülebilir Tahvil süreci, son dönemde küçük yatırımcı açısından en tartışmalı başlıklardan biri haline geldi. Tartışmanın merkezinde üç kritik soru var:

Birincisi, şirketin finansman ihtiyacı karşılanırken bedelin piyasa yatırımcısına mı ödetildiği.

İkincisi, PDT kapsamında ödünç/emanet verilen payların Borsa’da açığa satış yasağı varken fiilen satış baskısı yaratıp yaratmadığı.

Üçüncüsü ise SASA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İbrahim M. Turhan’ın “satış beklenmez / satılmaz” yönünde algılanan açıklamalarının yatırımcıda güven oluşturup oluşturmadığı ve sonrasında yaşanan gelişmelerle bu güvenin zedelenip zedelenmediği.

PDT nedir, SASA’da neden tartışma yarattı?

Paya Dönüştürülebilir Tahvil, şirketin borçlanma yoluyla finansman sağlamasına imkân verir. Tahvili alan yatırımcı, belirlenen şartlar gerçekleştiğinde bu tahvili şirket payına dönüştürebilir. Teoride bu yöntem şirket için klasik krediye göre daha esnek ve ucuz finansman sağlayabilir.

Ancak SASA örneğinde sorun, mekanizmanın teknik yapısından çok piyasa etkisinde ortaya çıktı. Şirket finansman sağlarken, ileride hisseye dönüşme ihtimali bulunan büyük bir pay potansiyeli oluştu. Küçük yatırımcı açısından temel kaygı şuydu: “Şirket para bulurken, hisse üzerinde oluşan satış baskısı nedeniyle zararı mevcut yatırımcı mı taşıdı?”

Ödünç pay mekanizması neden kritik?

SASA’nın PDT sürecinde hâkim ortak Erdemoğlu Holding tarafından ödünç pay mekanizması oluşturuldu. Bu mekanizma, tahvil yatırımcılarının dönüşüm ve koruma işlemlerinde kullanılmak üzere devreye alındı.

Normal şartlarda böyle bir yapı, uluslararası finansman işlemlerinde teknik bir araç olarak görülebilir. Fakat Borsa İstanbul’da açığa satış yasağı varken, ödünç verilen bu payların “fiilen piyasaya satılıp satılamayacağı” meselesi yatırımcının ana sorusu haline geldi.

Şirket tarafı, açığa satış yasağı nedeniyle bu payların teknik olarak halka açık görünse de piyasada satışının mümkün olmadığını vurguladı. Bu açıklama küçük yatırımcıya “bu hisseler piyasaya baskı olarak gelmeyecek” algısı verdi.

Fakat yatırımcı cephesindeki tepki şu noktada yoğunlaştı:

Eğer bu paylar satılamayacaksa, SASA hissesinde oluşan sert fiyat baskısının kaynağı neydi?
Eğer satıldıysa, açığa satış yasağına rağmen bu işlem hangi mekanizma üzerinden gerçekleşti?
Eğer doğrudan satış yoksa, piyasa bu payları neden satış riski gibi fiyatladı?

“Satılmaz” algısı yatırımcıyı rahatlattı mı, yanıltıcı etki yarattı mı?

İbrahim M. Turhan’ın PDT sürecine ilişkin açıklamalarında, hedging yapmayan PDT yatırımcılarının hisse senedinde uzun pozisyon taşımayı kabul eden yatırımcılar olduğu ve bu nedenle satış yapmalarının beklenmediği yönündeki değerlendirmeler öne çıktı.

Bu ifade teknik olarak “mutlak satış yasağı” anlamına gelmeyebilir. Ancak piyasa yatırımcısı açısından bunun algısı farklı oldu. Küçük yatırımcı bu açıklamaları, “PDT kaynaklı paylar piyasaya satış baskısı olarak gelmeyecek” şeklinde okudu. Bu nedenle sonrasında hissede sert düşüşler ve yüksek hacimli satış baskısı oluştuğunda, yatırımcı tepkisi doğal olarak Turhan’a yöneldi. Çünkü piyasaya verilen mesaj ile yatırımcının ekranda gördüğü fiyat hareketi arasında ciddi bir güven kırılması oluştu.

Burada hukuki açıdan kritik ayrım şudur: Bir açıklama teknik olarak doğru olabilir; fakat yatırımcıda eksik veya fazla güven yarattıysa, kamuyu aydınlatma sorumluluğu açısından ayrıca tartışılması gerekir.

Küçük yatırımcı hangi kanaldan zarar gördü?

SASA yatırımcısının zarar gördüğü iddiası üç kanaldan okunabilir:

1. Seyrelme etkisi

PDT dönüşümüyle yeni pay ihracı gündeme geldiğinde mevcut ortakların payı seyrelir. Şirket kaynak sağlasa bile, hisse başına değer ve pay sahipliği oranı üzerinde baskı oluşabilir.

2. Satış baskısı algısı

Ödünç paylar teknik olarak satılamasa bile, piyasa bu payları potansiyel arz gibi fiyatladıysa hisse üzerinde psikolojik baskı oluşur. Borsada fiyat sadece gerçekleşen satışla değil, beklenen satış riskiyle de düşebilir.

3. Güven kaybı

Yatırımcı, “satılmaz” diye anladığı payların bir şekilde satış baskısı yarattığını düşündüğünde şirket yönetimine ve açıklamalara güvenini kaybeder. Bu güven kaybı da fiyatı ayrıca aşağı çeker.

Açığa satış yasağına rağmen satış oldu mu?

Bu sorunun kesin cevabı şirket açıklamaları, aracı kurum kayıtları, takas verileri ve SPK/Borsa İstanbul incelemesiyle ortaya çıkar.

Ancak yatırımcı açısından şüpheyi büyüten nokta şudur:

Açığa satış yasağı varken, ödünç verilen büyük miktardaki payların “piyasada satılamayacağı” ifade edildi. Buna rağmen hissede oluşan fiyat baskısı, yatırımcıda “acaba yasak dolanıldı mı?” sorusunu doğurdu.

Burada düzenleyici kurumların yanıtlaması gereken sorular nettir:

PDT yatırımcıları veya onlarla bağlantılı kurumlar SASA payında satış yaptı mı?
Yapıldıysa bu satışlar ödünç pay mekanizmasıyla ilişkili miydi?
Açığa satış yasağı, bu işlem yapısında fiilen etkisiz mi kaldı?
Ödünç verilen payların takas ve saklama hareketleri yatırımcıya yeterince açık anlatıldı mı?
KAP açıklamaları küçük yatırımcının anlayacağı netlikte miydi?

Şirket finansmanı için yatırımcı mı cezalandırıldı?

SASA yönetimi açısından PDT, şirketin finansman ihtiyacını karşılamak için kullanılan yenilikçi bir araç olarak sunuldu. Şirketin kasasına kaynak girmesi, yatırım finansmanı ve bilanço yönetimi açısından olumlu görülebilir.

Ancak borsa yatırımcısı açısından mesele farklıdır. Eğer şirket finansmanı sağlanırken hisse üzerinde kalıcı fiyat baskısı oluşmuş, mevcut yatırımcı seyrelmiş ve küçük yatırımcı süreç hakkında yeterince açık bilgilendirilmemişse, bu durumda finansmanın maliyeti piyasa yatırımcısına yüklenmiş olur.

Başka bir ifadeyle: Şirket para bulmuş olabilir; ama küçük yatırımcı servet kaybettiyse, bu işlem sadece finansman başarısı olarak anlatılamaz.

İbrahim M. Turhan neden hedefte?

Turhan’ın hedefte olmasının nedeni tek başına PDT işleminin hukuki sorumlusu olması değil. Asıl neden, kamuoyu önünde süreci anlatan ve yatırımcı algısını şekillendiren isimlerden biri olmasıdır.

Yatırımcı şunu soruyor:

“Eğer bu hisseler satılmayacaksa neden fiyat bu kadar baskılandı?
Eğer satılma ihtimali vardıysa neden bu risk açıkça anlatılmadı?
Eğer açıklamalar teknikse, neden küçük yatırımcının anlayacağı şekilde uyarı yapılmadı?”

Bu sorular, kişisel tepkinin ötesinde kurumsal iletişim ve kamuyu aydınlatma sorunudur.

SASA dosyasında asıl mesele güven krizi

SASA’daki PDT tartışması sadece bir finansman işlemi değildir. Bu dosya, Türkiye sermaye piyasalarında küçük yatırımcının ne kadar korunabildiğini gösteren önemli bir testtir.

Şirket finansman sağlayabilir. Hâkim ortak pay ödünç verebilir. PDT yatırımcısı dönüşüm hakkını kullanabilir. Bunların tamamı mevzuata uygun olabilir.

Ancak yatırımcı açısından temel ölçü şudur:

Bilgi zamanında, açık, anlaşılır ve eksiksiz verildi mi?
Küçük yatırımcı işlem risklerini baştan görebildi mi?
“Satılmaz” algısı yaratıldıktan sonra piyasada farklı bir sonuç oluştu mu?
Açığa satış yasağı varken fiili satış baskısı oluştuysa bu nasıl mümkün oldu?

Bu sorular yanıtlanmadan SASA yatırımcısının öfkesi dinmez.

SASA örneği, sermaye piyasalarında sadece hukuki uygunluğun değil, yatırımcı güveninin de korunması gerektiğini gösteriyor. Çünkü borsada güven kaybolduğunda, zarar sadece bir hisseyle sınırlı kalmaz; sermaye piyasasının tamamına yayılır.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Geleceğin Bankalarını Don Kişotlar mı Kuracak?

Yayınlanma:

|

Bankacılıkta Don Kişot Olmak: İmkânsızı Zorlayanlar mı Kazanır, Gerçekçiler mi?

Miguel de Cervantes’in ölümsüz kahramanı Don Kişot, yel değirmenlerini dev sanarak onlarla savaşan hayalperest bir şövalye olarak bilinir. Ancak modern yönetim biliminde ve iş dünyasında Don Kişot sadece bir roman karakteri değildir; vizyon, cesaret, değişim ve statükoya meydan okumanın sembolüdür. Peki Don Kişot yaklaşımı bankacılık sektöründe ne işe yarar? Ne zaman avantaj, ne zaman risk yaratır?

Don Kişot Teorisi Nedir?

İş dünyasında “Don Kişot Etkisi” veya “Don Kişot Yaklaşımı”, çoğunluğun imkânsız gördüğü hedeflerin peşinden gitmeyi ifade eder.

Bu yaklaşımın temelinde:

  • Büyük hayaller kurmak
  • Mevcut düzeni sorgulamak
  • Risk almaktan korkmamak
  • Yenilik peşinde koşmak
  • Toplumun kabul ettiği sınırları zorlamak vardır.

Ancak teori aynı zamanda şu soruyu da sorar: “Hayal kurmak ile gerçeklerden kopmak arasındaki çizgi nerede başlıyor?”

Bankacılıkta Don Kişotlar Kimlerdir?

Bankacılık tarihi incelendiğinde sektörde büyük dönüşümleri başlatanların çoğu aslında dönemin “Don Kişotları” olmuştur.

1. Dijital Bankacılığı İlk Savunanlar

1990’larda birçok yönetici: “Müşteri şubeden vazgeçmez” diyordu.

Bugün ise mobil bankacılık milyonlarca müşterinin temel işlem kanalı haline geldi. O dönemde dijitalleşmeyi savunan yöneticiler sektörde “hayalci” olarak görülüyordu.

2. Şubesiz Banka Fikrini Savunanlar

Bir dönem:

  • Şubesiz banka olmaz
  • Müşteri yüz yüze görüşmek ister
  • Krediler uzaktan verilemez

deniliyordu.

Bugün dijital bankalar birçok ülkede milyarlarca dolarlık değerlemelere ulaştı.

3. Yapay Zekâ ve Açık Bankacılık Savunucuları

Bugün halen bazı kurumlarda:

  • Yapay zekâ risklidir
  • Açık bankacılık müşteri kaybettirir
  • Veri paylaşımı tehlikelidir

görüşleri hakim.

Ancak geleceğin bankaları bu alanlarda şekilleniyor. Yani bugünün Don Kişotları yarının sektör liderleri olabilir.

Bankacılıkta Don Kişot Yaklaşımının Faydaları

1. Yenilikçilik Kültürü Oluşturur

Sektörün en büyük düşmanı bazen rakipler değil, alışkanlıklardır.

Don Kişot bakış açısı:

  • Yeni ürünler
  • Yeni gelir modelleri
  • Yeni müşteri deneyimleri oluşturur.

2. Kriz Dönemlerinde Çıkış Yolu Bulur

Kriz zamanlarında çoğu kurum savunmaya geçer.

Don Kişot yaklaşımına sahip liderler ise:

  • Yeni pazarlar arar
  • Yeni teknolojilere yatırım yapar
  • Rakiplerin görmediği fırsatları görür

3. Kurum İçinde Motivasyonu Artırır

İnsanlar sadece maaş için değil, anlamlı hedefler için de çalışır.

Büyük vizyonlar:

  • Yetenekli çalışanları çeker
  • Kurumsal bağlılığı artırır
  • Yenilikçi ekiplerin oluşmasını sağlar

Don Kişot Olmanın Tehlikeleri

Her Don Kişot hikâyesi başarıyla bitmez. Bankacılıkta aşırı hayalcilik ciddi riskler yaratabilir.

1. Risk Yönetimini Zayıflatabilir

Bankacılık sektörünün temeli:

  • Sermaye yeterliliği
  • Likidite
  • Risk kontrolü

üzerine kuruludur.

Gerçeklerden kopuk büyüme stratejileri bankaları krizlere sürükleyebilir.

2. Teknoloji Fetişizmi Oluşturabilir

Her yeni teknoloji yatırım yapılacak alan değildir.

Birçok banka:

  • Metaverse
  • NFT
  • Kripto projeleri

konusunda büyük yatırımlar yaptı ancak beklediği sonucu alamadı.

3. Kurumsal Körlüğe Yol Açabilir

Liderler bazen kendi vizyonlarına o kadar inanırlar ki:

  • Piyasa sinyallerini
  • Müşteri geri bildirimlerini
  • Finansal göstergeleri

görmez hale gelirler.

Bu durum “Don Kişot Sendromu” olarak da tanımlanır.

Türk Bankacılık Sektörü İçin Dersler

Türk bankacılığı bugün iki uç arasında denge kurmak zorunda:

Aşırı Muhafazakârlık

  • Yeni ürün geliştirmemek
  • Risk almamak
  • Teknoloji yatırımlarını ertelemek

Aşırı Don Kişotluk

  • Kontrolsüz büyüme
  • Yetersiz risk analizi
  • Gerçeklerden kopuk projeler

Doğru model ise: “Veriyle desteklenen Don Kişotluk

Yani:

  • Hayal kurmak
  • Yenilik yapmak
  • Büyük hedef koymak

ama aynı zamanda:

  • Risk ölçmek
  • Veriye dayanmak
  • Senaryo analizi yapmak zorundasınız.

Bankaların Don Kişotlara İhtiyacı Var mı?

Evet.

Çünkü sektör sadece muhasebecilerle büyümez. Ama sadece hayalperestlerle de ayakta kalamaz. Bankacılık tarihine bakıldığında en başarılı kurumlar, Don Kişot’un cesaretini Sancho Panza’nın gerçekçiliğiyle birleştirenler olmuştur. Bugün yapay zekâ, açık bankacılık, dijital para ve fintech rekabeti çağında Türk bankalarının ihtiyacı olan şey de tam olarak budur:

Yel değirmenlerine saldıran değil, hangi değirmenin gerçekten dev olduğunu anlayabilen Don Kişotlar…

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Matematiğin Prensi Gauss: Bankacılıktan Yapay Zekâya Uzanan Miras

Yayınlanma:

|

Carl Friedrich Gauss, matematik tarihinin en büyük dahilerinden biri olarak kabul edilir. Hatta birçok bilim insanı onu “Matematiğin Prensi” (Princeps Mathematicorum) olarak anmıştır. 1777-1855 yılları arasında yaşamış olmasına rağmen, bugün kullandığımız birçok matematiksel yöntem, teknoloji ve mühendislik uygulaması onun çalışmalarına dayanır.

Gauss’un Matematiğe En Büyük Katkıları

1. Normal Dağılım (Gauss Eğrisi)

Bugün istatistikte, yapay zekâda, bankacılıkta, sigortacılıkta ve ekonomide kullanılan çan eğrisi onun adıyla anılır.

Bu eğri;
  • Kredi risk analizlerinde
  • Sigorta prim hesaplamalarında
  • Kalite kontrol süreçlerinde
  • Yapay zekâ algoritmalarında
  • Borsa ve finansal modellemelerde

temel araçlardan biridir.

2. En Küçük Kareler Yöntemi

Gauss, gözlem hatalarını azaltmak için “En Küçük Kareler Yöntemi”ni geliştirdi.

Bugün:

  • Ekonomik tahminlerde
  • Finansal modellemelerde
  • Makine öğrenmesinde
  • Yapay zekâ algoritmalarında

kullanılan regresyon analizlerinin temelini oluşturur.

3. Sayılar Teorisi

1801 yılında yayımladığı Disquisitiones Arithmeticae adlı eser, modern sayı teorisinin temel kitabı kabul edilir.

Bugün:

  • Kriptografi
  • Dijital imza sistemleri
  • Blockchain teknolojileri
  • İnternet güvenliği

bu çalışmalar üzerine kuruludur.

4. Modüler Aritmetik

Gauss’un geliştirdiği modüler aritmetik sistemi günümüzde:

  • Şifreleme sistemleri
  • Bankacılık güvenliği
  • ATM işlemleri
  • Kredi kartı doğrulama sistemleri

için kritik öneme sahiptir.

Aslında internet bankacılığının matematiksel temellerinden biri Gauss’a dayanır.

5. Jeodezi ve Haritacılık

Gauss, Dünya’nın ölçülmesi ve haritalanması konusunda devrim yarattı.

Bugün:

  • GPS sistemleri
  • Uydu navigasyonu
  • Coğrafi bilgi sistemleri

onun geliştirdiği yöntemlerden yararlanır.

6. Karmaşık Sayılar

Gauss, karmaşık sayıların matematikteki kullanımını sistematik hale getirdi.

Bugün:

  • Elektrik mühendisliği
  • Telekomünikasyon
  • Radar sistemleri
  • 5G haberleşme teknolojileri

bu çalışmaların üzerine inşa edilmiştir.

7. Gauss Yasası

Elektromanyetizmanın temel yasalarından biridir.

Bu yasa olmadan:

  • Elektrik şebekeleri
  • Mikroçipler
  • Bilgisayarlar
  • Cep telefonları

geliştirilemezdi.

8. Astronomi ve Uzay Çalışmaları

1801 yılında keşfedilen Ceres kaybolduğunda, Gauss kendi geliştirdiği yöntemlerle yeniden yerini hesapladı.

Bu çalışma modern:

  • Uydu takip sistemlerinin
  • Yörünge hesaplamalarının
  • Uzay görevlerinin

başlangıcı kabul edilir.

Bankacılık ve Finans Açısından Gauss

Sizin ilgi alanınıza daha yakın bir örnek vermek gerekirse;

Bugün bankaların kullandığı:

  • Kredi skorlama modelleri
  • Risk ölçümleri
  • VAR (Value at Risk) hesaplamaları
  • Portföy optimizasyonu
  • Sigorta aktüeryası
  • Yapay zekâ destekli kredi değerlendirmeleri

doğrudan veya dolaylı olarak Gauss’un istatistik ve olasılık çalışmalarına dayanır.

Bir anlamda, modern bankacılıkta kullanılan risk yönetimi matematiğinin temel taşlarından biri Gauss’tur.

İlginç Bir Hikâye

Gauss henüz 7 yaşındayken öğretmeni sınıfa ceza olsun diye 1’den 100’e kadar sayıların toplamını vermişti.

Diğer öğrenciler hesap yaparken Gauss birkaç saniyede sonucu buldu:

1+2+3+⋯+100=(100×101)/2=5050

Çünkü sayıları şu şekilde eşleştirmişti:

  • 1 + 100 = 101
  • 2 + 99 = 101
  • 3 + 98 = 101

Toplam 50 adet 101 vardı.

Bu olay onun dehasını dünyaya duyuran ilk hikâyelerden biri olarak anlatılır.

Teorileri halen kullanılıyor

Gauss yalnızca matematiğe katkı yapmadı; bugün kullandığımız internet bankacılığından GPS’e, yapay zekâdan kriptografiye, uydu sistemlerinden finansal risk yönetimine kadar uzanan dijital dünyanın matematiksel altyapısını şekillendiren isimlerden biri oldu. Eğer bugün bir banka kredi riski hesaplayabiliyor, bir telefon konumunuzu bulabiliyor veya bir internet işlemi güvenli şekilde yapılabiliyorsa, bunun arkasında bir yerde Gauss’un matematiği vardır.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.