Connect with us

BANKA HABERLERİ

Piyasalar Paskalya tatilinde: Gözler istihdam ve enflasyonda, hava gergin

Yayınlanma:

|

ABD ile İran arasındaki gerilim, küresel enerji piyasalarında ciddi bir kırılma yaratmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla birlikte dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri risk altına girerken, ABD ham petrolü (WTI) %11’den fazla yükselerek 112 doların üzerine çıkarken, Brent cinsi ham petrolün de varil fiyatı %8 artışla 109 dolar seviyesine ulaştı. Uzun bir süreden sonra ilk kez ABD WTI cinsi petrolün varil fiyatının Kuzey Denizi petrolü Brent’in üzerine yükseldiğini görüyoruz! Bu durum sadece enerji fiyatlarını değil, enflasyon beklentilerini ve küresel büyüme görünümünü de ciddi mânâda bozmaya başladı. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için maliyet baskısı hızla artarken, tedarik zincirlerinde yeni aksaklıklar gündeme geliyor.

Savaşın süresi fiyatlama davranışına etki yapmaya başlarken, kısa sürede beklenen çözüm senaryosunun da Trump’ın tutarsız söylemleriyle kaybolması, fiyatların daha da yükselebileceği endişesini körüklüyor. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edebileceği endişesiyle petrol fiyatları sıçrarken, ABD’de benzin fiyatlarının yeniden 4 doların üzerine yükseldiğini görüyoruz. Belirsizliğin sürmesi durumunda, benzin fiyatlarının daha da yükselerek rekorlar kırmasını beklerken, bu durumun ABD seçmeni ve dolayısıyla Trump için pek de iyi bir duruma işaret etmediğini not etmemiz gerekiyor! Daha derin riskin ise dizel tarafında olduğunu düşünüyoruz. Tüketicinin doğrudan hissetmediği ancak üretimden lojistiğe tüm maliyet zincirini etkileyen dizel fiyatlarının hızla yükselmesi, enflasyonu yeniden yukarı çekebilecek en büyük risklerden biri olarak görüyoruz.

Trump’ın sert söylemleri ve İran’ın daha da sert bir şekilde cevap vermesiyle, savaşın kısa sürede sona ermeyeceği algısının piyasanın da ruh hâline yansımaya başladığını söylememiz gerekiyor. Mesela, hafta ortası, savaşın yakın bir zamanda biteceğini fiyatlayan piyasalarda hisse senetlerine alım gelmiş, güvenli liman edası ile değer kazanan ABD doları değer kaybetmiş, hırpalanan kıymetli madenler ise değer kazanmıştı. Ezber bozarcasına, savaş durumunda değer kaybeden kıymetli metallerin, savaşın bitmesi ihtimalini ve hâliyle risk iştahına olumlu tepki vermeye çalıştığını görerek dün hayretimizi bültenimize taşımıştık. Bu bağlamda, 4,800 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı, dün teknik grafiğimizde de gösterdiğimiz üzere, 4,750 dolar seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yapamayarak 4,675 dolar seviyesine kadar geri çekildi.

Gümüşün ons fiyatının ise teknik mânâda önemsediğimiz 71 dolar seviyesinin üzerinde kaldığını ve günü 73 dolar seviyesinden tamamladığını görüyoruz. Gümüş daha dirençli bir görünüm sergilerken, altın için henüz acele etmeden 4,750 doların üzerine yerleşmesini bekleyeceğiz. Piyasaların iki günlük iyimserlikten süratle çıkarak yeniden temkinli bir moda geçmesiyle dolar endeksi (DXY) yeniden 100 seviyesinin üzerine yükselirken, EURUSD paritesi ise 1,1530 seviyesine gerilediğini not edelim. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise 70 bin dolar seviyelerinden biraz uzaklaşarak son dönemlerin dibi olan 63-66 bin dolar seviyelerine yaklaştığını görüyoruz.

Türkiye cephesinde ise tüm dikkatler otoritenin döviz ve altın rezervlerine çevrilirken, savaşın dolaylı etkileri ekonomi üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Türkiye’nin net enerji ithalatçısı olması nedeniyle yükselen enerji fiyatları hem enflasyon hem de cari açık için olumsuz başlıklar olarak ön plana çıkmaya devam ediyor. Mesela dün Ticaret Bakanlığı Mart ayına ilişkin öncü nitelikteki dış ticaret verilerini yayımladı. Buna göre dış ticaret açığı %57 büyüyerek 11,3 milyar dolar oldu. Savaşın öncü etkilerini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz!

Öte yandan, yurt dışı yerleşiklerin TL varlıklardan çıkmaya devam etmesiyle TCMB’nin de savunma hattını güçlendirme çabaları devam ediyor. Bu bağlamda, her Perşembe olduğu üzere TCMB’nin haftalık verilerini yakından takip ederek durumu daha dikkatli analiz etmeye çalıştık. 27 Mart ile biten haftada, parite etkisinden arındırılmış seriye göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) 2,2 milyar dolar artarken, bu artışın tamamı neredeyse kıymetli metallerden kaynaklanmış. Kıymetli madenlerin son haftalarda sert değer kaybetmesini, yurt içi yerleşikler tarafından fırsat olarak okunduğunu anlıyoruz!

Yurt dışı yerleşikler TL varlıklarda satıcılı olurken, hisse senedi, DİBS ve eurobond cephesinden ise söz konusu haftada 1,3 milyar dolar azalış görüyoruz. Son dört haftalık değişimi de gösteren yurt dışı yerleşiklerin davranışını aşağıdaki grafikten de görebilirsiniz. TCMB’nin bankalarla yaptığı swaplar da denkleme dâhil olunca ve altın fiyatları da bir miktar da olsa sakinleşince, TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 1 Nisan valörlü işlemlerde 9,3 milyar dolar düzeyinde denge buldu. Öte yandan, son 3 haftada altın rezervindeki azalışın 121 ton seviyesine yükseldiğini ve manşet rakamı 702,5 ton seviyesine gerilediğini not edelim (bakınız grafik).

TCMB, artan enerji fiyatlarının cari denge ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak adına döviz piyasasında istikrarı önceliklendiren mevcut politika duruşunu koruma kararlılığını net bir şekilde ortaya koyduğunu görüyoruz. Bununla birlikte, mevcut rezerv seviyesi de dikkate alındığında, küresel koşulların iyileşmek yerine daha da bozulması hâlinde, TCMB’nin faiz artışı dâhil tüm seçenekleri değerlendireceğini düşünüyoruz. Enflasyonla ilgili gidişat mevcut ekosistemde pek umut vermese de, bugün hem TÜİK hem de KKTC İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak Mart ayı resmî enflasyon rakamlarını takip edeceğiz. Türkiye cephesinde aylık TÜFE artışının %2,3 civarında olması beklenirken, takdir edeceğiniz üzere, savaşın enflasyonist etkilerini Mart sonrası dönemde daha da yakından hissedeceğiz.

Bu arada küresel mali piyasaların büyük bir bölümünün bugün Kutsal Cuma, pazartesi ise Paskalya tatili nedeniyle kapalı konumda olacağını not edelim. Genellikle hafta sonu riski almak istemeyen piyasalar açısından, dört günlük tatilin oldukça uzun olduğunu düşünüyoruz! Bu da hâliyle piyasaların diken üzerinde durmasına neden oluyor. İçeride enflasyon rakamları önem arz etse de, dışarıda, her ayın ilk Cuması olduğu üzere, dünyanın en büyük ekonomisini gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiye verdiğine inanılan ABD istihdam verisinin yakından takip edeceğiz. Fed’in kanunen kendisine verilmiş olan (dual mandate) tam istihdam ve fiyat istikrarı görevleri penceresinden bakarsak, savaş ortamında istihdam verisinin 60 bin kişi artması, işsizlik oranın ise %4,4 seviyesinde kalması bekleniyor. Beklenti dışında bir verinin ise piyasa yansıması yaratabileceğini göz ardı etmeyelim. Tatil havası nedeniyle piyasalarda işlem hacminin düşük seyredeceğini düşünüyoruz.

Küresel ölçekte Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik çabalar, piyasalara bir nebze de olsun umut olurken, sürecin pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz. Yaklaşık 40 ülke Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için bir araya gelse de, toplantıdan somut bir karar çıkmaması ve ABD’nin sürece dâhil olmaması, piyasalar açısından belirsizliği azaltmak yerine uzatma riski taşıdığını not edelim. Yine de, İran ile Umman’ın Hürmüz geçişleri ile ilgili görüşmesi tansiyonu bir miktar azalttı. ABD borsaları geceyi yatay tamamlarken, bu sabah vadeli işlemlerde hafif de olsa düşüş eğilimi görüyoruz. Yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda ise kararsız bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, Orta Doğu kaynaklı enerji krizine rağmen %1, Güney Kore borsası ise %2 yükseliş kaydederken, diğer bölge borsalarında ise hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz.

Menkul Kıymet İstatistikleri (4 haftalık hareketli ortalama)

177519156277ced2937d4902e684a53053067eb632_1_1200.jpg

TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

1775191562fdd817d446d3078542e574b6a9f78bd7_2_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

1775191562b05fa4ff818be32b6ac3f47503709680_3_1200.jpg

TCMB Altın Varlıkları

1775191562dbefee4ceae2a30941a6901530470c91_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

ABD’nin yaptırım uyguladığı banka TMSF’ye geçti

Golden Global Yatırım Bankası’nda TMSF dönemi: Yüzde 99,98’lik ortaklık hakkı Fon’a geçti

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD’nin yaptırım kararının ardından BDDK’dan kritik adım… Golden Global Yatırım Bankası’nın yüzde 99,98’lik payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık hakları TMSF tarafından kullanılacak. TMSF, bankanın yönetim kuruluna da atama yaptı.

Türkiye bankacılık sektöründe dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Golden Global Yatırım Bankası A.Ş.’nin yüzde 99,98 oranındaki payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verildi.

Karar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 16 Eylül 2026 tarihli ve 11569 sayılı kararıyla alındı. BDDK, işlemin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrası kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.

Üç ortağın yüzde 99,98’lik payı TMSF kontrolünde

BDDK kararında TMSF tarafından kullanılacak ortaklık hakları üç ana hissedarı kapsıyor.

Ortak Pay
Emir Kaya %53,98
Salih Berberoğlu %32,00
Recep Kaba %14,00
Toplam %99,98

Dolayısıyla karar, bankanın neredeyse tamamını temsil eden ortaklık paylarının temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasını öngörüyor.

Burada hukuki açıdan önemli bir ayrıntı bulunuyor: Kamuoyunda “TMSF bankaya el koydu” şeklinde ifade edilse de BDDK’nın resmi kararındaki teknik ifade, hisselerin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesi şeklinde.

TMSF yönetim kuruluna da atama yaptı

BDDK kararının ardından süreç bir adım daha ilerledi. TMSF, 17 Eylül 2026 tarihli Fon Kurulu kararıyla Golden Global Yatırım Bankası’nın yönetim kuruluna atamalar gerçekleştirdi. Böylece TMSF’nin sadece ortaklık haklarını kullanması değil, bu hakların kullanılması doğrultusunda bankanın yönetim yapısında da fiili bir değişiklik yapılmış oldu.

Bu gelişme, Golden Global açısından yönetim ve ortaklık yapısında önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

Sürecin arkasında ABD yaptırımı var

Golden Global’deki gelişmenin hemen öncesinde ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, 4 Eylül 2026 tarihinde Golden Global Yatırım Bankası ile iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine almıştı.

Yaptırım kapsamına;

  • Golden Global Yatırım Bankası,
  • Golden Global Portföy Yönetimi,
  • Golden Global Varlık Kiralama alındı.

ABD makamları, kuruluşların İran bağlantılı finansal işlemleri kolaylaştırdığını ve Çin-İran arasındaki bazı finansal akışlarda rol oynadığını ileri sürdü.

Reuters’ın aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı, bankanın İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü ile bağlantılı finansal işlemlerin kolaylaştırılmasında rol oynadığını iddia etti. Golden Global ise suçlamaları reddederek yaptırım kararına konu edilen kişi ve kuruluşların müşterileri olmadığını ve söz konusu taraflarla doğrudan veya dolaylı işlem ilişkisi bulunmadığını açıkladı.

Golden Global ne demişti?

Banka, 4 Eylül’deki gelişmenin ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada OFAC’ın iddialarını kabul etmediğini belirtti. Banka ayrıca yaptırım kararında adı geçen kişi ve kuruluşlarla müşteri ilişkisi bulunmadığını ve bu taraflarla herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini açıkladı.

Dolayısıyla ABD’nin iddiaları ile bankanın savunması birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken hususlar olarak ortaya çıkıyor.

Neden önemli?

Golden Global dosyasını önemli hale getiren temel unsur, ABD’nin finansal yaptırımı ile Türkiye’deki bankacılık otoritesinin aldığı kararın kısa bir zaman aralığında gerçekleşmesi.

Ortaya çıkan kronoloji şöyle:

4 Eylül 2026
ABD Hazine Bakanlığı/OFAC, Golden Global ve iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine aldı.

16 Eylül 2026
BDDK, bankanın üç büyük ortağına ait toplam %99,98 oranındaki paylara ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi.

17 Eylül 2026
TMSF, bankanın yönetim kuruluna atamalar yaptı.

Bu nedenle Golden Global dosyası yalnızca bir banka ortaklık değişikliği olarak değil, uluslararası yaptırım riski ile ulusal bankacılık denetiminin kesiştiği bir vaka olarak da dikkat çekiyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankası 3,8 milyar TL’lik takipteki alacağını 627,8 milyon TL’ye sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası, takipteki krediler portföyünde yer alan 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki alacağını, 627 milyon 850 bin TL bedelle 8 varlık yönetim şirketine devretti. Satışta bankanın tahsilat beklentisi ile alacağın nominal değeri arasındaki fark dikkat çekti.

Türkiye İş Bankası, tahsili gecikmiş alacak portföyündeki bir başka büyük satışı daha gerçekleştirdi. Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, yapılan ihaleler sonucunda 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki takipteki alacak portföyü, 627 milyon 850 bin TL satış bedeli karşılığında varlık yönetim şirketlerine devredildi. Satış bedelinin nakden tahsil edildiği bildirildi.

8 varlık yönetim şirketi aldı

Satış kapsamında söz konusu alacaklar;

  • Dünya Varlık Yönetim A.Ş.
  • Novatra Varlık Yönetim A.Ş.
  • Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.
  • Emir Varlık Yönetim A.Ş.
  • Birikim Varlık Yönetim A.Ş.
  • Ortak Varlık Yönetim A.Ş.
  • Sümer Varlık Yönetim A.Ş.
  • Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.

olmak üzere toplam 8 varlık yönetim şirketine devredildi.

3,8 milyar TL’lik alacak 627,8 milyon TL’ye satıldı

Satışın en dikkat çekici tarafı, alacağın nominal tutarı ile satış bedeli arasındaki yüksek fark oldu.

3,801 milyar TL nominal alacak → 627,85 milyon TL satış bedeli

Buna göre varlık yönetim şirketlerinin ödediği bedel, nominal alacağın yaklaşık %16,5’i seviyesinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle portföy, nominal değer üzerinden yaklaşık %83,5 iskonto ile devredilmiş oldu.

Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu oran, bankanın alacağı için daha önce bilançoda ayırdığı karşılıklar ve söz konusu portföyün gerçek tahsilat potansiyeli dikkate alınmadan doğrudan “bankanın zararı” şeklinde yorumlanmamalı.

Çünkü takipteki alacak satışlarında nominal alacak tutarı ile bankanın bilançosundaki net taşıma değeri aynı şey değildir.

İş Bankası 2026’da takipteki alacak satışlarını artırıyor

Bu satış, İş Bankası’nın 2026 yılı içerisindeki tahsili gecikmiş alacak satışları açısından da dikkat çekici.

Banka mart ayında 3 milyar 776,2 milyon TL tutarındaki takipteki alacağını 671 milyon TL bedelle beş varlık yönetim şirketine devretmişti.

Haziran ayında ise 3 milyar 936 milyon TL tutarındaki başka bir portföy 727,1 milyon TL bedelle dokuz varlık yönetim şirketine satılmıştı.

Eylül ayındaki son satış da eklendiğinde, yalnızca bu üç işlemde İş Bankası’nın satışa konu ettiği takipteki alacakların nominal büyüklüğü yaklaşık 11,51 milyar TL, toplam satış bedeli ise yaklaşık 2,03 milyar TL seviyesine ulaşıyor.

Bu üç işlemin ortalama satış oranı yaklaşık %17,6 seviyesinde bulunuyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Garanti Bankası 3,014 milyar TL’lik takipteki alacağını 449 milyon TL’ye sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Garanti Bankası, toplam 3 milyar 14,2 milyon TL tutarındaki takipteki kredi alacağını, 449 milyon TL bedelle dört varlık yönetim şirketine devretti. Satış, bankanın tahsili gecikmiş alacak portföylerini bilanço dışına çıkararak tahsilat sürecini uzman varlık yönetim şirketlerine devretme stratejisinin dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

Garanti Bankası tarafından yapılan bildirimde, 17-24 Ağustos 2026 tarihleri arasında altı ayrı portföy halinde toplam 3.014.176.843,77 TL anapara ve akdi faiz bakiyesine sahip takipteki alacakların toplam 449 milyon TL bedelle satıldığı belirtildi.

Dört şirket, altı ayrı portföy

Satışta dört farklı varlık yönetim şirketi yer aldı:

Tarih Varlık Yönetim Şirketi Takipteki alacak bakiyesi Satış bedeli
17 Ağustos Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. 314,36 milyon TL 66 milyon TL
18 Ağustos Novatra Varlık Yönetim A.Ş. 344,51 milyon TL 70 milyon TL
19 Ağustos Novatra Varlık Yönetim A.Ş. 748,22 milyon TL 74 milyon TL
20 Ağustos Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. 406,60 milyon TL 78 milyon TL
21 Ağustos Birikim Varlık Yönetim A.Ş. 684,40 milyon TL 93 milyon TL
24 Ağustos İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. 516,08 milyon TL 68 milyon TL
Toplam 4 şirket 3.014,18 milyon TL 449 milyon TL

Kaynak bildirimde, portföylerde kredi, kredi kartı, destek kredisi, çek hesabı, taksitli kredi, kredili mevduat hesabı ve bunlara bağlı diğer alacakların yanı sıra tahsili gecikmiş alacak faizlerinin de bulunduğu ifade ediliyor.

3 milyar TL’lik alacağın sadece %14,9’u ödendi

Satış rakamının en dikkat çekici tarafı, 449 milyon TL’lik satış bedelinin 3,014 milyar TL’lik brüt alacak bakiyesine oranı.

449 milyon / 3.014,18 milyon = %14,9

Başka bir ifadeyle Garanti Bankası’nın takipteki alacak portföyünün nominal/anapara+akdi faiz bakiyesi üzerinden yaklaşık %85,1’lik kısmı satış bedeline yansımamış durumda.

Ancak burada önemli bir ayrım var: Bu oran, bankanın alacağının %85 zarar yazdığı anlamına gelmez.

Çünkü satış bedeli ile alacağın muhasebe değerinin karşılaştırılabilmesi için bankanın söz konusu krediler için daha önce ayırdığı özel karşılıkların bilinmesi gerekiyor. Takipteki alacak satışlarında bankalar genellikle geçmiş dönemlerde önemli karşılıklar ayırmış olduğundan, satışın gerçek bilanço kâr/zarar etkisi yalnızca 3,014 milyar TL ile 449 milyon TL arasındaki farktan hesaplanamaz.

En büyük portföy Novatra’ya

Satışın en büyük bölümünü Novatra Varlık Yönetim A.Ş. aldı.

Novatra’ya iki ayrı portföy halinde:

  • 344,5 milyon TL
  • 748,2 milyon TL

olmak üzere toplam 1,0927 milyar TL takipteki alacak devredildi.

Bunun karşılığında toplam 144 milyon TL ödeme yapıldı.

Böylece Novatra’nın aldığı iki portföyün satış bedeli, brüt alacak bakiyesinin yaklaşık %13,2’sine denk geliyor.

Gelecek Varlık ise iki portföyde toplam yaklaşık 721 milyon TL alacağı 144 milyon TL bedelle aldı.

Birikim Varlık’ın aldığı portföy 684,4 milyon TL, satış bedeli 93 milyon TL; İstanbul Varlık’ın aldığı portföy ise 516,1 milyon TL, satış bedeli 68 milyon TL oldu.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.