Connect with us

BANKA HABERLERİ

Piyasalar Paskalya tatilinde: Gözler istihdam ve enflasyonda, hava gergin

Yayınlanma:

|

ABD ile İran arasındaki gerilim, küresel enerji piyasalarında ciddi bir kırılma yaratmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla birlikte dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri risk altına girerken, ABD ham petrolü (WTI) %11’den fazla yükselerek 112 doların üzerine çıkarken, Brent cinsi ham petrolün de varil fiyatı %8 artışla 109 dolar seviyesine ulaştı. Uzun bir süreden sonra ilk kez ABD WTI cinsi petrolün varil fiyatının Kuzey Denizi petrolü Brent’in üzerine yükseldiğini görüyoruz! Bu durum sadece enerji fiyatlarını değil, enflasyon beklentilerini ve küresel büyüme görünümünü de ciddi mânâda bozmaya başladı. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için maliyet baskısı hızla artarken, tedarik zincirlerinde yeni aksaklıklar gündeme geliyor.

Savaşın süresi fiyatlama davranışına etki yapmaya başlarken, kısa sürede beklenen çözüm senaryosunun da Trump’ın tutarsız söylemleriyle kaybolması, fiyatların daha da yükselebileceği endişesini körüklüyor. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edebileceği endişesiyle petrol fiyatları sıçrarken, ABD’de benzin fiyatlarının yeniden 4 doların üzerine yükseldiğini görüyoruz. Belirsizliğin sürmesi durumunda, benzin fiyatlarının daha da yükselerek rekorlar kırmasını beklerken, bu durumun ABD seçmeni ve dolayısıyla Trump için pek de iyi bir duruma işaret etmediğini not etmemiz gerekiyor! Daha derin riskin ise dizel tarafında olduğunu düşünüyoruz. Tüketicinin doğrudan hissetmediği ancak üretimden lojistiğe tüm maliyet zincirini etkileyen dizel fiyatlarının hızla yükselmesi, enflasyonu yeniden yukarı çekebilecek en büyük risklerden biri olarak görüyoruz.

Trump’ın sert söylemleri ve İran’ın daha da sert bir şekilde cevap vermesiyle, savaşın kısa sürede sona ermeyeceği algısının piyasanın da ruh hâline yansımaya başladığını söylememiz gerekiyor. Mesela, hafta ortası, savaşın yakın bir zamanda biteceğini fiyatlayan piyasalarda hisse senetlerine alım gelmiş, güvenli liman edası ile değer kazanan ABD doları değer kaybetmiş, hırpalanan kıymetli madenler ise değer kazanmıştı. Ezber bozarcasına, savaş durumunda değer kaybeden kıymetli metallerin, savaşın bitmesi ihtimalini ve hâliyle risk iştahına olumlu tepki vermeye çalıştığını görerek dün hayretimizi bültenimize taşımıştık. Bu bağlamda, 4,800 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı, dün teknik grafiğimizde de gösterdiğimiz üzere, 4,750 dolar seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yapamayarak 4,675 dolar seviyesine kadar geri çekildi.

Gümüşün ons fiyatının ise teknik mânâda önemsediğimiz 71 dolar seviyesinin üzerinde kaldığını ve günü 73 dolar seviyesinden tamamladığını görüyoruz. Gümüş daha dirençli bir görünüm sergilerken, altın için henüz acele etmeden 4,750 doların üzerine yerleşmesini bekleyeceğiz. Piyasaların iki günlük iyimserlikten süratle çıkarak yeniden temkinli bir moda geçmesiyle dolar endeksi (DXY) yeniden 100 seviyesinin üzerine yükselirken, EURUSD paritesi ise 1,1530 seviyesine gerilediğini not edelim. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise 70 bin dolar seviyelerinden biraz uzaklaşarak son dönemlerin dibi olan 63-66 bin dolar seviyelerine yaklaştığını görüyoruz.

Türkiye cephesinde ise tüm dikkatler otoritenin döviz ve altın rezervlerine çevrilirken, savaşın dolaylı etkileri ekonomi üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Türkiye’nin net enerji ithalatçısı olması nedeniyle yükselen enerji fiyatları hem enflasyon hem de cari açık için olumsuz başlıklar olarak ön plana çıkmaya devam ediyor. Mesela dün Ticaret Bakanlığı Mart ayına ilişkin öncü nitelikteki dış ticaret verilerini yayımladı. Buna göre dış ticaret açığı %57 büyüyerek 11,3 milyar dolar oldu. Savaşın öncü etkilerini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz!

Öte yandan, yurt dışı yerleşiklerin TL varlıklardan çıkmaya devam etmesiyle TCMB’nin de savunma hattını güçlendirme çabaları devam ediyor. Bu bağlamda, her Perşembe olduğu üzere TCMB’nin haftalık verilerini yakından takip ederek durumu daha dikkatli analiz etmeye çalıştık. 27 Mart ile biten haftada, parite etkisinden arındırılmış seriye göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) 2,2 milyar dolar artarken, bu artışın tamamı neredeyse kıymetli metallerden kaynaklanmış. Kıymetli madenlerin son haftalarda sert değer kaybetmesini, yurt içi yerleşikler tarafından fırsat olarak okunduğunu anlıyoruz!

Yurt dışı yerleşikler TL varlıklarda satıcılı olurken, hisse senedi, DİBS ve eurobond cephesinden ise söz konusu haftada 1,3 milyar dolar azalış görüyoruz. Son dört haftalık değişimi de gösteren yurt dışı yerleşiklerin davranışını aşağıdaki grafikten de görebilirsiniz. TCMB’nin bankalarla yaptığı swaplar da denkleme dâhil olunca ve altın fiyatları da bir miktar da olsa sakinleşince, TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 1 Nisan valörlü işlemlerde 9,3 milyar dolar düzeyinde denge buldu. Öte yandan, son 3 haftada altın rezervindeki azalışın 121 ton seviyesine yükseldiğini ve manşet rakamı 702,5 ton seviyesine gerilediğini not edelim (bakınız grafik).

TCMB, artan enerji fiyatlarının cari denge ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak adına döviz piyasasında istikrarı önceliklendiren mevcut politika duruşunu koruma kararlılığını net bir şekilde ortaya koyduğunu görüyoruz. Bununla birlikte, mevcut rezerv seviyesi de dikkate alındığında, küresel koşulların iyileşmek yerine daha da bozulması hâlinde, TCMB’nin faiz artışı dâhil tüm seçenekleri değerlendireceğini düşünüyoruz. Enflasyonla ilgili gidişat mevcut ekosistemde pek umut vermese de, bugün hem TÜİK hem de KKTC İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak Mart ayı resmî enflasyon rakamlarını takip edeceğiz. Türkiye cephesinde aylık TÜFE artışının %2,3 civarında olması beklenirken, takdir edeceğiniz üzere, savaşın enflasyonist etkilerini Mart sonrası dönemde daha da yakından hissedeceğiz.

Bu arada küresel mali piyasaların büyük bir bölümünün bugün Kutsal Cuma, pazartesi ise Paskalya tatili nedeniyle kapalı konumda olacağını not edelim. Genellikle hafta sonu riski almak istemeyen piyasalar açısından, dört günlük tatilin oldukça uzun olduğunu düşünüyoruz! Bu da hâliyle piyasaların diken üzerinde durmasına neden oluyor. İçeride enflasyon rakamları önem arz etse de, dışarıda, her ayın ilk Cuması olduğu üzere, dünyanın en büyük ekonomisini gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiye verdiğine inanılan ABD istihdam verisinin yakından takip edeceğiz. Fed’in kanunen kendisine verilmiş olan (dual mandate) tam istihdam ve fiyat istikrarı görevleri penceresinden bakarsak, savaş ortamında istihdam verisinin 60 bin kişi artması, işsizlik oranın ise %4,4 seviyesinde kalması bekleniyor. Beklenti dışında bir verinin ise piyasa yansıması yaratabileceğini göz ardı etmeyelim. Tatil havası nedeniyle piyasalarda işlem hacminin düşük seyredeceğini düşünüyoruz.

Küresel ölçekte Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik çabalar, piyasalara bir nebze de olsun umut olurken, sürecin pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz. Yaklaşık 40 ülke Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için bir araya gelse de, toplantıdan somut bir karar çıkmaması ve ABD’nin sürece dâhil olmaması, piyasalar açısından belirsizliği azaltmak yerine uzatma riski taşıdığını not edelim. Yine de, İran ile Umman’ın Hürmüz geçişleri ile ilgili görüşmesi tansiyonu bir miktar azalttı. ABD borsaları geceyi yatay tamamlarken, bu sabah vadeli işlemlerde hafif de olsa düşüş eğilimi görüyoruz. Yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda ise kararsız bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, Orta Doğu kaynaklı enerji krizine rağmen %1, Güney Kore borsası ise %2 yükseliş kaydederken, diğer bölge borsalarında ise hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz.

Menkul Kıymet İstatistikleri (4 haftalık hareketli ortalama)

177519156277ced2937d4902e684a53053067eb632_1_1200.jpg

TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

1775191562fdd817d446d3078542e574b6a9f78bd7_2_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

1775191562b05fa4ff818be32b6ac3f47503709680_3_1200.jpg

TCMB Altın Varlıkları

1775191562dbefee4ceae2a30941a6901530470c91_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

HALKBANK ABD DAVASI KESİN OLARAK KAPANDI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Halkbank Davasında Tarihi Dönüm Noktası: ABD’deki Ceza Davası Kesin Olarak Kapandı

Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından biri olan Halkbank, yıllardır uluslararası finans çevrelerinin yakından takip ettiği ABD’deki ceza davasında önemli bir hukuki zafer elde etti. Banka tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, ABD Güney New York Bölge Mahkemesi’nde 17 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşma sonucunda davanın düşürülmesinin mahkeme tarafından onaylandığı ve sürecin kesin olarak sona erdiği duyuruldu.

Mahkeme Kararıyla Dosya Kapandı

Halkbank’ın KAP açıklamasına göre, ABD’de uzun yıllardır devam eden ceza davası mahkemenin verdiği karar doğrultusunda tamamen kapatıldı.

Banka açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Mahkeme tarafından Bankamızın ABD’deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD’de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır.”

Bu karar, yalnızca Halkbank açısından değil, Türk bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Piyasalar Açısından Ne Anlama Geliyor?

Uzun yıllardır devam eden hukuki süreç nedeniyle Halkbank üzerinde oluşan belirsizlik unsuru ortadan kalkmış oldu.

Uzmanlara göre kararın olası etkileri şunlar olabilir:

1. Hukuki Risk Ortadan Kalktı

Yatırımcıların en büyük çekincelerinden biri olan ABD kaynaklı dava riski sona erdi. Böylece bankanın bilançosu üzerindeki olası ceza ve yaptırım belirsizliği ortadan kalkmış oldu.

2. Uluslararası Fonlama Kanalları Rahatlayabilir

Dava sürecinin kapanması, uluslararası finans kuruluşları ve yabancı yatırımcıların Halkbank’a bakışını olumlu etkileyebilir. Özellikle sendikasyon, dış borçlanma ve uluslararası finansman işlemlerinde algı iyileşmesi bekleniyor.

3. Hisse Performansına Destek Verebilir

Borsa yatırımcıları açısından yıllardır fiyatlamalarda dikkate alınan önemli bir risk faktörünün ortadan kalkması, orta ve uzun vadede hisse değerlemeleri üzerinde pozitif etki yaratabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.

4. Türk Bankacılık Sektörü İçin Pozitif Mesaj

Karar, sadece Halkbank için değil, Türk bankacılık sektörünün uluslararası piyasalardaki görünümü açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Halkbank’tan Güçlü Mesaj

Banka açıklamasında faaliyetlerini ulusal ve uluslararası tüm düzenlemelere uygun şekilde sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Açıklamada: “88 yıldır ülkemiz ekonomisine hizmet sunan Bankamız, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz şekilde sürdürecektir.”

ifadelerine yer verildi.

Yeni Dönem Başlıyor

Uzun yıllardır hem Türkiye’de hem de uluslararası finans çevrelerinde gündemde olan dava dosyasının kapanmasıyla birlikte Halkbank için yeni bir dönemin kapıları açılmış oldu.

Önümüzdeki süreçte piyasanın odağı;

  • Bankanın uluslararası fonlama kapasitesi,
  • Yabancı yatırımcı ilgisi,
  • Karlılık performansı,
  • Sermaye yeterlilik göstergeleri,
  • Ve hisse performansı

üzerinde yoğunlaşacak.

ABD mahkemesinden çıkan bu karar, yalnızca bir hukuki sürecin sonu değil, aynı zamanda Halkbank açısından uzun süredir taşınan önemli bir belirsizliğin ortadan kalkması anlamına geliyor.

Bankavitrini Yorumu

Halkbank’ın ABD davasının kapanması, Türk bankacılık sektörü açısından son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kararın kısa vadede piyasa algısını, orta vadede ise bankanın uluslararası operasyonel esnekliğini güçlendirmesi bekleniyor. Hukuki belirsizliğin sona ermesiyle birlikte yatırımcıların artık bankanın temel finansal performansına daha fazla odaklanacağı yeni bir döneme giriliyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 700 Milyon Dolarlık Dev Finansman Hamlesi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, uluslararası piyasalardaki fonlama çeşitliliğini artırmak amacıyla toplam 700 milyon ABD doları tutarında yeni bir gelecekteki nakit akışı (Future Flow) işlemi gerçekleştirdiğini duyurdu.

Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, iki farklı yatırımcı ile gerçekleştirilen işlemlerin vadeleri 10 ila 12 yıl arasında değişiyor. İşlem kapsamında havale akımlarına dayalı gelecekteki nakit akışı (Future Flow) yapısı kullanılırken, hazine işlemleri de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Future Flow İşlemi Nedir?

Future Flow (Gelecekteki Nakit Akışı Finansmanı), bankaların gelecekte elde etmeyi bekledikleri düzenli döviz gelirlerini teminat göstererek uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak sağlamasına olanak tanıyan yapılandırılmış finansman yöntemidir.

Bu modelde özellikle;

  • Yurtdışı para transferleri,
  • İhracat gelirleri,
  • Kredi kartı tahsilatları,
  • Havale ve döviz transferleri

gibi düzenli döviz girişleri yatırımcılara güvence olarak sunulmaktadır.

Yapı Kredi Neden Bu İşlemi Yaptı?

Bankacılık uzmanlarına göre söz konusu işlem üç önemli avantaj sağlıyor:

1. Uzun Vadeli Kaynak Sağlanıyor

Türk bankacılık sektöründe genellikle kısa ve orta vadeli dış borçlanmalar öne çıkarken, 10-12 yıl vadeli kaynak bulunması oldukça dikkat çekici görülüyor.

2. Likidite Gücü Artıyor

700 milyon dolarlık kaynak, bankanın uzun vadeli kredi verme kapasitesini desteklerken bilanço yapısını da güçlendirecek.

3. Uluslararası Güven Mesajı

Küresel yatırımcıların uzun vadeli fon sağlaması, Yapı Kredi’nin kredi kalitesi ve Türkiye riskine ilişkin değerlendirmelerinde olumlu bir algının bulunduğuna işaret ediyor.

Türk Bankacılık Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?

Son dönemde yüksek faiz ortamı, küresel jeopolitik riskler ve uluslararası fonlama maliyetlerindeki oynaklık nedeniyle Türk bankalarının dış kaynak bulma maliyetleri yakından takip ediliyor.

Bu açıdan bakıldığında Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği işlem;

  • Türk bankalarının uluslararası piyasalara erişiminin devam ettiğini,
  • Uzun vadeli yatırımcı ilgisinin sürdüğünü,
  • Türkiye finans sektörüne yönelik güvenin tamamen kaybolmadığını

gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Yorumu

700 milyon dolarlık bu işlem yalnızca bir fonlama anlaşması değil, aynı zamanda küresel yatırımcıların Türkiye’nin en büyük özel bankalarından birine verdiği uzun vadeli güven oyunu da temsil ediyor.

Özellikle 10-12 yıl gibi uzun vadelerde sağlanan finansman, bankacılık sektörünün kısa vadeli kaynak bağımlılığını azaltırken, kredi piyasalarının geleceği açısından da olumlu sinyal niteliği taşıyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.