Connect with us

BANKA HABERLERİ

BANKA VERGİ KAÇIRMAYA YOL GÖSTERİR Mİ

Yabancı sermayeli Katılım Bankalarının birindeki TEVERRUK isimli kredi kullanan müşteriler tarafından nasıl devlete daha az vergi verildiğini; dolayısı ile Vergi Kaçırıldığını; bankanın müşterilerini gayrimenkul / konut kredilerinde nasıl yanlış yönlendirdiğini ve Vergi Kaçırmaya yardım etti.

Yayınlanma:

|

Yabancı sermayeli Katılım Bankalarının birindeki TEVERRUK isimli kredi kullanan müşteriler tarafından nasıl devlete daha az vergi verildiğini; dolayısı ile Vergi Kaçırıldığını; bankanın müşterilerini gayrimenkul /  konut kredilerinde nasıl yanlış yönlendirdiğini ve Vergi Kaçırmaya yardım etti.

Yabancı sermayeli Katılım Bankalarının birindeki TEVERRUK isimli kredi kullanan müşteriler tarafından nasıl devlete daha az vergi verildiğini; dolayısı ile Vergi Kaçırıldığını; bankanın müşterilerini gayrimenkul /  konut kredilerinde nasıl yanlış yönlendirdiğini ve Vergi Kaçırmaya yardım ettiğini ilk defa ortaya çıkarıp kamuoyu ile 2019’da paylaşmıştık. Yazı büyük ilgi görmüş, daha sonra diğer medya yayınlarında da konu gündeme getirilmişti.

İddialar doğru çıktı : Katılım Bankası Müşterilerine Ceza yağdı

2015-2017 yılları arasında, TEVERRUK isimli kredi türü kullanarak, müşterilerin gayrimenkul / konut kredilerini ihtiyaç kredisine çevirip nakit ödeme yapan Katılım Bankası müşterilerine Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan incelemeler neticesinde “Vergi Ziyaı ve özel usulsüzlük cezaları” tebliğ edilmeye başlandı.

Suudi Arabistan sermayeli Katılım Bankası, 2017 yılında bir personeli tarafından MASAK ve VERGİ DENETİM KURULUNA şikayet edilmiş, Gayrimenkul kredilerinin, tapuya rayiç değer üzerinden satış beyan edileceğinden, gerçek satış değeri tespit edilmemesi için ihtiyaç kredisine çevrildiği ve gayrimenkul kredi bedelini satıcılara nakit ödendiği hususu müfettişlerce sabit görülüp bankanın bu kredileri vergi incelemesine tabi tutulduğunu, skandalı ortaya çıkaran personelin ise devlet tarafından ödüllendirildiğini daha önce gündeme taşımış idik. Yaklaşık 87 milyon TL’lık kredinin incelendiği, tespit edilen gerçek satış değerleri üzerinden alıcı ve satıcıya cezalı tapu harcı ve gelir vergisi cezaları tebliğ edilmiş, bir çok müşteri tarafından bu durum kabul edilip devlet hazinesine “kayıp vergilerin” ödendiğini tespit ettik.

Edinilen bilgilere göre; şu ana kadar sadece Maliyenin tapu harcı olarak 1 milyon TL tahsilat yaptığı, ve ceza tebligatlarının devam ettiğidir.

Banka Danışma Kurulu ne dedi

Bankanın Danışma Kurulunda olan ve bu kredilere “İslami Bankacılık” açısından “uygunluk” veren İslami Bankacılık uzmanları, bu kredilerden elde edilen kar, komisyon gibi ücretlerin, faiz haram hassasiyeti ile bu bankaya mevduat yatıran insanlara dağıtılması ile ortaya çıkan bu durumun nasıl açıklanacağı konusunu uzun zamandır kara kara düşünüyor. İsmini vermek istemeyen bir Danışma Kurulu üyesi, “bu işlemler için bankaya fetva vermediklerini, bunu öğrenince geri çektiklerini, çok zaruri durumlarda teverruk kredisine fetva verdiklerini” belirtmektedir. Büyük sıkıntılardan biri ise, özellikle dini inançlarından dolayı kar payı gelir kaynağına hassas insanların birikimlerine kanun dışı ve haram getiri ödendiği de VDK’nIn inceleme raporları ile kanıtlanmış olması oldu. Banka, yetkilileri bu yöndeki sorulara henüz net cevap vermiş değil. 

İhbar eden personel ödüllendirildi

Daha önce röportaj yaptığımız Katılım Bankalarından birinin Operasyon Servisinde çalışan ve Bankasının Konut ( Mortgage ) Kredisi yerine Kredinin ufak bir kısmının Konut Kredisi kalan büyük kısmın da İhtiyaç Kredisi ( Katılım bankalarında bu Teverruk Kredi türü olarak geçiyor ) kullandırılarak konut alım / satım işleminin yapılmasına itiraz edip Bankanın müşterilerini bu yöntemle daha az Tapu Harcı ve Vergi ödemesine teşvik ve aracılık yaptığını, Satıcını Gelir Vergisini düşük ödeyerek Gelir Vergisi kaçırdığı,  Devletin Vergi kaybına uğradığı için işlemleri yapmayan personel uydurma gerekçeler ile işten atılması ile iş BDDK’ya oradan da TC Hazine ve Maliye Bakanlığına ayrıca MAKSAK ve Vergi Dairelerine kadar yansımış  yapılan incelemelerde Vergi Cezaları yağmaya başlamıştı. Bankanın “müşteri sırrı” nedeni ile evrak göndermeme ve işi savsaklama yöntemi de işe yaramadı. İncelemeler devam etti ve adli süreçler başladı. İhbarı yapan ve bunun için işten atılan Personel ise Vergi Daireleri tarafından maddi olarak ödüllendirilmiş, tamamlanan dosyalarda ödülünü aldığı gibi halen devam eden dosyalardan da ayrıca ödüller almaya devam etmekte.

Süreç bu hale nasıl geldi

2016-17 yıllarında altın çağını yaşayan gayrimenkul sektörü, bankalar için çok cazip bir alan olmuş, bankalar bu pastadan aldıkları payı yükseltmek için birbiri ardına kampanyalar, projeler üretmiş müşteriler ile müteahhitleri kendi çatısı altında birleştirme yarışına girmişlerdir. Her zaman olduğu gibi sektörde öncü ve büyük bankalar bu yarışta açık ara başarılı olarak Pazar paylarını büyüttüler. Bu süreçte geri kalan küçük ölçekli bankalar, malumun ilanı şeklinde bildiğimiz o tipik performans sorguları yapılmıştır.

Herkesin çok iyi bildiği gibi, inşaat sektörü lokomotif bir alan olup devletin kamu gelirleri ve vergileri açısından çok önemli bir alan oldu. Ancak devlet yıllarca bir soruna  çözüm üretmeye çalışmıştır. Emlak vergisi matrahını belirleyen ve belediyeler tarafından sabitlenen rayiç değer fiyatları ile piyasada gerçekleşen satış fiyatları arasında devlet aleyhine fahiş farklar oluştu. Bu şekilde alması gerektiği vergiler bir çok kişinin  bu satışları rayiç değer  üzerinden bildirdiğinden  satış bedellerinin geri kalan tutarları tapuda çanta ve valizlerde nakit getirilip teslim edilmiş bunları kayıt altına alamaz durumu ortaya çıkmıştır. Bu sorunu bilen kamu otoritesi şunu bir çok kez dile getirmiştir. Alıp sattığınız gayrimenkulü tapuda gerçek değer üzerinden beyan edilmesini, ileride daha büyük külfet ile karşılaşmamasını,  kamu otoritesi olarak bunları kontrol edeceğini ve bu kontrol yöntemlerinin başında ipotekli konut finansmanı denilen mortgate / konut kredilerini kontrol ederek yaptığını, satış bedellerini satıcı hesaplarına banka kanalı ile ödenmesi şartını koyarak, kullandırılan konut kredisi ile bildirilen satış tutarlarını kontrol ettiğini, tespit ettiği farkları cezası ile tahsil edeceğini çeşitli yayın ve genelgelerle vatandaşlarını uyarmıştı. Birçok kez bu şekilde cezalar kesmiş ve tahsilatlar yapmıştır. Nitekim günümüzde tapuya gayrimenkul devri için gittiğinizde Tapu Dairesi  sizden belediyeden rayiç değeri gösteren bir belge istemekte, tapudaki müdüründen güvenlik görevlisine kadar herkes ortada banka kredisi varsa “satış bedelinin en az bu kredi kadar olması” gerektiği şeklinde sizi uyarır.

Alan da Satan da az vergi ile kurtulma arayışına girer ise ne olur

Sürekli gayrimenkul alıp satan, ticari, yatırım amaçlı arsa alıp satanlar, özellikle alıcılar için %4 Tapu Harcı ve %35’lere varan Değer Artış Vergileri ile karşı karşıya kaldığı için bankadan konut kredisi isteyen müşteriler için bu noktada maliyet hesapları başlar. Alıcı Tapu Harçlarını en az ödemeye; satıcı da satıştan gelen paranın Vergisinden kurulmak için arayışa girer. Gerçek değer üzerinden yüksek orandaki vergileri ödemek ve mecburen  konut kredisi kadar beyan etmek zorunda kaldıklarından taşınmazın maliyeti artar, alıcı için fiyat artar, satıcı için kar marjı düşer. Buradaki sorun nasıl olur da Banka bu alıcı ve satıcı tarafların “az vergi ödeyim” arayışına aracılık eder, yönlendirme yapar.

Bankalar Vergi İncelenmesine niçin girdi

Bankanın vergi incelemesine girmesine neden olan husus da yukarıdaki nedenden kaynaklanmıştır. Bankanın kendisinin Vergi kaçırması değil piyasada bu niyette olan alıcı ve satıcıların banka bünyesinde toplanıp yardım edilmesidir. Hedef baskısı olan banka personelleri piyasada bu yönde bir eksiklik olduğunu sonuç olarak bir talep olduğunu ve hedefleri tutturma uğruna her şeyin mubah olduğu  bir yola doğru itilmiştir. Peki nedir bu yol. Alıcı ve satıcı arasında finansman şekli yüzünden tıkanan pazarlıklar, bankanın devreye girmesi ile bir çözüm arayışına girdiğidir. Yani alıcı ve satıcı banka da buluşturulup satıcının tapuda bildirmek istediği satış tutarı kadar mortgate / konut finansmanı yapılarak bu bedel satıcının hesabına ödenmesi ve Gerçek Satış Bedeli ve krediden geriye kalan tutar içinse alıcıya “İhtiyaç Kredisi” statüsünde ve ayni oranda 48 ayı geçmeyecek şekilde bir finansman modeli geliştirip bunu kredi tahsis birimine sunduklarında perde arkasında  “sorumluluk size ait” denerek bu iş personele yüklenerek onaylanmasıdır. Tabi burada, görmedim, duymadım ama onayladım mazereti uygunluk onay verenleri sorumluluktan kurtarmaz. Ortada açıkça  organize edilmiş bir sistematik kredi altyapısı ayarlanmış bir süreç var ki bu kişiler ben yapmadım banka yaptı hukuksuz savunma yapamayacağı açık olup kişisel olarak da yargı önünde hesap vermeliler. Bankaya mı ne oldu? BDDK tarafından Tapu değerinin ( fatura değerinin ) düşük gösterilmesinden ceza yedi. Tabi bu ceza kaçırılan vergiden verdiği zarardan  kat kat düşük, sembolik kaldı yanında.

Hedef baskısı personeli zor durumda bırakıyor

Şubelerde, Hedef baskısı, iş ve ekmek derdi olan bu personelde mecbur bu krediyi kullandırma eğilimi olur. Çünkü çalışmaya devam etmesi için buna mecburdur. Hedef tutturmanın en kolay yolu olarak ortaya çıkar, bir pazarlama faaliyeti dahi yürütülmez çünkü bir müteahhit ya da satıcı için bulunmaz bir yöntemdir. Gayrimenkulünü kredi ile satmasına rağmen satış bedelini nakit alır ve satış değerini devlete düşük beyan etmiştir. Alıcı için değişen bir şey yoktur oran mortgate ile aynı tutulmuş, Çok cüzi miktarda ihtiyaç kredisine çevrildiği için BSMV ve KKDF gibi fark ortaya çıkmasına rağmen kurtulduğu %2-4 aralığındaki Tapu Harcı bunu sübvanse etmiştir. Personel ya performansını sorgulatacak ya da bile bile  devletin zarar ettirildiği krediyi mecburen sahiplenecektir.

Asıl suçlu kim?

Bu sistemde en masum olan aslında Şubedeki personeldir. Sorgulanması ve yargılanması gereken “bu sistemi kurgulayan ve uygulamasına onay veren, VUK’a göre vergi kaçırmaya yönelik menfaat temin edildiğini tanımlayan İştirak Suçu ile sorgulanması gereken Yönetim Kadrosudur”. Zira banka iç yazışmalarında bu işlemlerin niçin yapıldığı izin talep yazılarında açık açık belirtilmesine rağmen bu duruma uygunluk verilmiştir. Yazışmalar vahim. Verginin yüksek çıktığı için onay isteği o kadar net ki  “ben görmedim duymadım” deme şansı yok. Bunu yapan üstelik, İslami Bankacılık kuralları ile bankacılık yaptıklarını her ürün ve masrafın Danışma Kurulundan onay alınarak yaptığını iddia eden banka olması ayrı trajikomik bir durum. Üstelik banka; “rayiç değer kadar mortgate / konut kredisi  kullandırılması, gerçek satış bedelinin ihtiyaç kredisi ile finanse edilmesinin bu kurulca uygun görüldüğünün” deklare ediyor. Bu ürünün beklenenden çok talep görmesinin gerçek nedeni araştırılmamış, reklamlar ile de desteklenmiş, reklam afişleri bankanın camlarını uzun süre süslemişti. Yukarıda özetlenen durum Katılım Bankalarında olmaz ise olmaz koşulu olan “Fatura” sisteminin de gözden geçirilmesi gerçeğidir. “Fatura var mı var o zaman işlem tamam” mantığını her zaman doğru işlemediğinin de belgesidir bu yaşananlar.

Türk tipi İslami bankacılık

İslami “Helal Bankacılık” yaptığını iddia eden bankaların pazarladığı ürünlere dikkat etmek lazım. Her şeyde olduğu gibi bu işlemlerde Arap gibi hesapsızca başlayıp Türk gibi “kitabına uydur” bitiriş işi çıkabilir altından. Hedef baskısında bunalan şubeler, amaca ulaşmak için her aracı mubah sayan üst yönetim, az vergi vermek için çakallıklar peşinde olan taraflar; ihbarlar olmasa bu tip işlemleri fark edemeyen kamu otoritesi. Burada şahsen beni teselli eden Kamu otoritesinin Vergi konusunda ihbarları ciddi hassasiyet ile   inceleyip kaçakları ortaya çıkarması; rahatsız eden tarafı ise bu tip alenen dolandırıcılık girişimde vergi kaçıran taraflar ile hala pazarlığa girip uzlaşma yaparak az vergilere razı olması, cezanın taksitlere bölünüp vadeye yayılması.

SONUÇ : Vergi kaçırmaya çalışanlar ile pazarlık yapmak; vatan hainleri ile pazarlık yapmak aynı şey bence. Vergi kaçırmak, üstelik bunu planlayarak yapmak Vatan hainliğidir çünkü. Asgari ücretli bile vergisini verecek üç kuruş maaş ile sürünecek ama milyonlarca liralık varlığın Vergisini kaçıran yüzsüzler rahat rahat gezecek öyle mi. Devlet hafızası unutmaz, tüyü çıkmamış yetim hakkını yüzsüzlerin yanına bırakmayacak, adalet er ya da geç ama işleyecek; vicdanlı vatanperver insanlar ise hala umudumuz olacaktır.

Erol TAŞDELEN

Ekonomist, 25 yıllık banka emekçisi

[email protected]

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.