Connect with us

BANKA HABERLERİ

Bankasının vergi kaçırdığını kanıtlayan personel konuştu: Sıra Mobbing Davasında

Genç bir bankacı çalıştığı katılım bankasında vergi kaçırıldığını tesbit edip ihbarda bulundu. Devlet tarafından ödüllendirlen o bankacıyı paramedya buldu ve konuştu:

Yayınlanma:

|

Genç bir bankacı çalıştığı katılım bankasında vergi kaçırıldığını tesbit edip ihbarda bulundu. Devlet tarafından ödüllendirlen o bankacıyı paramedya buldu ve konuştu:


Katılım Bankasında, ezber bozan Hukuk ve Onur savaşı

Erol Taşdelen : Merhaba, sohbete başlamadan önce biraz kendinizden bahseder misini?
Ben 15 yıldır Arap sermayeli Katılım Bankalarından birinde ağırlıklı Şube Operasyonda çalışmış bir Bankacıyım.  İçinde Allah korkusu olan, kul hakkından korkan, vatanını seven, devletinin çıkarlarını kişisel çıkarların önünde tutan bir anlayışta yaşamaya çalışan ve kendine bunları ilke edinmiş birisiyim. Bu değerlerim çocuklarıma da miras olarak kalacak.  Meslek büyüklerimizden öğrendiğimiz etik ilkeler vardı. Onları her zaman uygulamaya çalıştım. Müşterilere haksız hukuksuz ürünler pazarlamayı etik bulmuyordum ancak süreç bu sektörde devletin vergisi üzerinde pazarlık yapacak noktaya geldiğini görünce “yeter” dedim. 

E.T. : Peki Bankacılığa nasıl başladınız, bilinçli olarak mı seçtiniz yoksa hayat koşulları sizi bankacı yaptı bu sektöre mi sürükledi. 15 yılı özetlemek gerekir ise neler demek istersiniz?
Mesleğimi severek yaptım, ta ki meslekten ayrılana daha doğrusu ayrılmaya zorlanana kadar bu devam etti. Bu sektör son yıllarda yabancı sermaye kontrolüne geçtiğinde bir kar elde etme savaşı başladı. Bırakın rakip bankaları, aynı banka içinde farklı şube ve segmentlerde bile rekabet oluştu. Tabi ki her şirketin kuruluş felsefesinde kar elde etmek vardır. Ancak bu acımasız bir hedef baskısı altında olunca bazı etik değerlerin geri planda kaldığını tespit ettim. Çok yüksek hedefler verilip personel baskılandı. Personel hedefleri tutturmak için her yolu denedi. Sigortalar, haksız komisyonlar, iptaline yönelik mahkeme kararları, tüketici hakem heyetlerinin kitlenmesi vs. Bu benim iş ahlakıma sığmazdı. Başıma gelenler ve mücadelem bundan ibarettir. 

E.T. : Sizin Bankadan ayrılmanız bildik hikayelerden değil ama belki de Türkiye’de ilk defa böyle şeyler yaşanarak ayrılma hikayeniz var kısaca bahseder misiniz?
Paranın bol olduğu, Bankaların kredi vermek için birbiri ile yarıştığı 2016 yılında çalıştığım Bakırköy Şubesinde önüme bir Konut kredisi geldi. Her şey onaylanmış ve bütün süreçler Bankacılık kurallarına uygundu. Kullandırma aşamasında işlem durduruldu. Kabaca beş  milyon TL’lık konut kredisi diyelim kolay anlaşılması için. Daha sonra aynı kredi yine bir milyon TL olarak Konut Kredisi, 4 milyon ihtiyaç kredisi olarak iki parçada önüme geldi. Dosyada bir gariplik olduğu sezinleyecek deneyime sahibiz artık. Sorguladığımda aslında işin Konut Kredisi olduğunu fakat satıcının vergi vermemek için parayı elden istediğinden Konut Kredisi yerine Tüketici Kredisi verilerek paranın elden ödeneceğini öğrendim. Bu talebi diğer bankalar ret etmişlerdi oysaki. Bu durum karşısında başta şube pazarlama ve şube müdürü ile karşı karşıya geldik. Zira Konut Kredisi olsa Devlet Tapu harcı vs alacak bu durumda banka olarak vergi kaçırılmasına aracı olmuş ve iştirak suçu işlemiş oluyoruz. Bu işlemi yapmamak için Genel Müdürlüğe durumu anlatır mailler gidip geldi fakat bir sonuç alamadığım gibi şube müdürü tarafından işlemi yapmam için sert bir şekilde mobbinge uğradım. Arkadaşımın hesabına 3 TL ( evet yazım yanlışı yok sadece üç Türk Lirası ) yatırmışım diye menfaat ilişkisi var dediler ve “kınama” cezası verdiler. En vahimi biz bir Katılım Bankası idik, yüzlerce binlerce mudiye karşı  aldığımız vebal vardı. Tekel ürünleri satan esnafın talebini dinen uygun değil diyerek ret ederken, vergi kaçıran birisinin talebini kabul etmek çelişki ve bir vebaldi.
E.T. : Bu tür işlemler Bankada sık oluyor mu, nasıl olur böyle kimse “4 milyon TL Tüketici kredisi mi olur” demiyor mu? Bildiğimiz Tüketici kredisi şahsi ufak tefek ihtiyaçlarını karşılamak, tatil, eğitim, ev tadilatı, mobilya alımı gibi ihtiyaçlar içindir.
Aslında ben ne yaptım? Zaten fıkhi açıdan Katılım Bankalarında İhtiyaç Kredisi yoktur. Arap sermayeli Katılım Bankasında, “Teverruk Sistemi” denilen ihtiyaç kredisi ile kullandırılan bir çok kredinin, müşterilerinin mortgage finansmanı statüsünden çıkarılarak nakit  kullandırıldığını, kredi tahsis, şube ile müşteriler arasında kredi bedelinin hesaba değil nakit ödeme karşılığında oran ve komisyon vb pazarlıkları tespit ettim, bu şekilde devletin kontrol mekanizmasının delindiğini, gayrimenkul kredisi statüsünden çıkarılan krediler yüzünden devletin tapu satış bedelleri ile gerçek satış bedelleri arasında farkı tespit edemeyeceğini, çünkü devlete bildirilen satış tutarı kadar gayrimenkul kredisi  kullandırılmasının devleti yanılttığını bu nedenle devletin bilerek  milyonlarca TL Tapu Harç ve Vergi kaybına uğratılmasına itiraz etmiştim. Bankada sonradan öğrendiğime göre BBDK incelemelerinde bu tür işler çoğu kez yapılmış ve tekrarlanmış yaygın bir uygulama haline gelmiş. Üzerime Bankanın bu kadar gelme nedeni de bundan kaynaklanıyor.
E.T. : Ya yöneticiler hiç bir şey yapmadı mı bu durumda?
Banka içi üst düzey yöneticiler, Bölge satış müdürlükleri,  Teftiş gibi birimlerinden tedbir alınması taleplerime cevap verilmedi, hatta “sana ne devletin vergisi sana mı kaldı, sen maaş ve hedeflerin tutuyor mu ona bak” tarzı ifadeleri kabul etmedim ve ”Yabancı Sermayeli bir bankada devletimize ödenecek verginin düşük gösterilmesi üzerine kurulu bir kredi tahsis pazarlama anlayışı benim devlete aidiyet ve sorumlu yöneticilik ahlakımı zedeler, o dönem OHAL durumu vardı bu durum etik değil, menfaat o değil budur ” diyerek durumu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine bildirdim.  Ben “vatandaşlık bilinci” ile hareket ederken asıl görevlerini yapmayan yöneticilerim sayesinde iş buraya kadar geldi o zamanlar.
E.T. : İş tabi burada bitmedi Vergi Dairesine ve Yargıya taşındı. Buradaki süreç nasıl işledi?
İşlemi itiraz edip bu konunun üstüne gidince başıma gelmeyen kalmadı. Müdür benim işlemlerim için Teftiş çağırdı. Eksik işlem bulmaya çalıştılar. Uyduruk gerekçeler ile uyarı / kınama Teftiş cezaları havalarda uçuştu. Ailem arandı. Benim yanımda yer alması gereken usulsüz işlemlerin tespiti için yemin etmiş insanlar dahi aleyhime raporlar hazırlamaya başladı. Baktım banka içi yollar tıkalı ben de işi Vergi Dairesine ilettim. Uzatmayalım vergi dairesi 10 ayrı şubede 20’den fazla müşteri üzerinde yaptığı incelemede beni haklı bularak bana 1905 sayılı yasanın tanıdığı hak ile ödül verdi. Kamu otoritesi önünde aslında Bankanın “vergi kaçakçılığına iştirak” eylemini kanıtladım. Üstelik ödül için tespitleri Samsun ve Aksaray’da oldu. İncelemesi devam eden dosyalar var. Bu tip uygulamanın Bankada yaygın olarak kullanıldığını da kanıtlamış oldu aslında. Tüm dosyalar incelense kim bilir neler çıkar.
E.T. : Senin iş Azin Nesin’lik bir hal aldı. Bir de işin “Diyanet” kısmı var, ondan bahsetsene biraz. 
İşten çıkarılınca ipler iyice koptu, vergi savaşı artık benim “onur ve yaptığım işin doğruluğunu kanıtlama” mücadelesine dönüştü. Bu tür kredilerin “İslami ve Faizsiz Bankacılık” açısından Dinen uygunluğunu Türkiye Katılım Bankaları Birliğine taşıdım. Birlik kredilerde Faizsiz İslami Bankacılık Danışma Kurulu ve “icazet belgesi uygunluğu” cevabını verince konuyu bu sefer Diyanet İşleri Din İşleri Yüksek Kuruluna CİMER Üzerinden, Danışma Kurulunda imzaları bulunan Akademisyenlere ise YÖK Üzerinden çalıştıkları Üniversite rektörlüklerine, “tedarikçiniz fatura vermem diyorsa  dert etmeyin”  ibaresiyle yayınlanan reklamı “kayıt dışı ekonomiyi teşvik ettiği”  için RTÜK ve Reklam Kuruluna, diğer bankaların ret ettiği krediler olduğu için Rekabet Kurumuna, şüpheli işlem için MASAK ve Organize ve Mali Suçlar Şube müdürlüğüne şikayet ettim. Üniversite, “Akademisyenlerinden bu şekilde bir uygunluğumuz ve bilgimiz yok, bizim verdiğimiz uygunluk bu değildi çarpıtılmış”; Diyanetten de, “Dinen uygun değil, haram” cevabını almama rağmen somut sonuç alamadım. Eski uygulama aynen devam ediyor yani. Artık ben yapacağımı yaptım kalanı Devletimizin organlarına kaldı. 

E.T. : Banka peşini bırakmadı tabi bu durumda ?

Aynen sorduğunuz gibi oldu. İş akti fesh edilmek ile kalınmadı, türlü türlü iftira ve akla hayale gelmeyecek suç duyuruları yaptı hakkımda, beni yıldırmaya çalıştılar. Savcılık hakkımdaki şikayeti yersiz bulup takipsizlik kararı vermesine rağmen, ailem dahi defalarca aranarak rahatsız edildi. İş  bu noktadan sonra CİMER’e oradan da araştırılması için BDDK’ya, Maliye Bakanlığına yansıdı. BDDK Kredilerde usulsüzlük tespit etti. İş Vergi Usulsüzlük nedeni ile Vergi Denetim Kuruluna yansıdı. Daha geçen ay karakoldan arandım Banka hakkımda şikayette bulunmuş tekrar gelip ifade ver dediler. Gider veririz sorun değil “haram yemedik ki karnımız ağrısın”. 

E.T. : Gerçekten ibretlik öyküler. Bankacılık okullarında örnek olarak okutulacak cinsten hal aldı? Vergi Denetim Kurulu ne dedi ?
İşlemler, Vergi Denetim Kurulunca incelemeye alındı. Sonuçlanan bazı incelemelerden sonra kesilen vergi ve cezalar olduğu için  Maliye Bakanlığı ödüllendirilmeme karar verdi. Türkiye’de başka örneği var mı bilmiyorum ama  Kamu Kurumu beni haklı bulmuş maddi olarak ödüllendirmiş oldum. Şimdilik bu durum bana teselli oldu ve haklılığım kanıtlanmış oldu.

E.T. : Çok yıpratıcı bir süreç, bu kadar şeye nasıl dayandınız, gücünüzü nereden aldınız?
Haklısınız, çok yıpratıcı oldu. Gücümün kaynağı “haklılığım” oldu. Devletin vergi kaybına gönlüm razı olmadı. İşimi kaybetmeyi göze aldım ( ki kaybettim ) ama ,insan gurur ve onuru, vatan ve devlet sevgisi para ile alınmaz ki. Ailece çok yıprandık. Antideprasana başlamak zorunda kaldım. 

E.T. : Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?
Banka ve yöneticilerime, işi ihmal edenlere kişisel mobbing davası açmaya hazırlanıyorum. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” zira. Bunu masasında otururken sinir krizleri geçiren, düşüp bayılan, ağlayan, hayati zehir olan, intihar eden tüm eski bankacı arkadaşlarım için, devletin vergisini önemsemeyen “sat da nasıl satarsan kredi / yanında her türlü uyduruk ürün sat” anlayışında olan, yabancı patronlara devletin vergisini peşkeş çekip yıl sonunda yüksek temettü alan yöneticiler için ve en önemlisi ikinci  bir NADIDE KISA ( Allah rahmet etsin ) olmaması için bu lobi ile mücadeleye güç bulabilirsem yapacağım, çünkü devletin mağduriyeti için bu kadar uğraştım, kendi mağduriyetim için savaşım yeni başlayacak. Bu süreçte herkesten destek bekliyorum.

BANKA HABERLERİ

KGF Akbank Mobil’de

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.

İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.

Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.

Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.

KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm

Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.

Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.

İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.

Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi. ​​​​​​​

KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin

Yayınlanma:

|

Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor

Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.

Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?

Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.

Bugün bankacılar;

  • Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
  • Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
  • Basel kriterleri,
  • AML/KYC,
  • FATF,
  • ESG,
  • Dijital bankacılık,
  • Yapay zeka,
  • Siber güvenlik,
  • SWIFT,
  • uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.

Özellikle;

  • dış ticaret finansmanı,
  • proje finansmanı,
  • yatırım bankacılığı,
  • sendikasyon kredileri,
  • ihracat finansmanı,
  • fintech iş birlikleri

gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.

Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.

Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor

İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;

Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;

  • Ziraat Bankası
  • Halkbank
  • VakıfBank

çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.

Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.

Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.

Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?

Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:

Kamu kesimi

  • 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
  • Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
  • Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri

Siyasi görevler

  • Eski milletvekilleri
  • Eski bakanlar

Yerel yönetimler

  • Büyükşehir belediye başkanları
  • İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)

Devlet sporcuları

Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları

İhracatçılar

Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.

TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?

Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.

Mühendisler

En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.

Mimarlar

Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.

Diş Hekimleri

15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.

Veteriner Hekimler

Aynı teklif içerisinde bulunuyor.

Avukatlar

Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.

Bankacılar neden kapsam dışında?

Aslında bankacılık;

  • Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
  • ihracatı finanse eden,
  • yatırımları organize eden,
  • dış finansmanı sağlayan,
  • uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan

stratejik sektörlerden biri.

Bugün;

  • sendikasyon kredileri,
  • Eurobond işlemleri,
  • IFC,
  • EBRD,
  • Dünya Bankası,
  • Asya Altyapı Yatırım Bankası,
  • uluslararası yatırım fonları

ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.

Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.

Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?

Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.

Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;

  • hızlı vize,
  • uzun süreli çok girişli vizeler,
  • fast-track uygulamaları,
  • güvenilir yolcu programları

gibi kolaylıklar sağlanıyor.

Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.

Sektörün ekonomik büyüklüğü

Türk bankacılık sektörü;

  • yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
  • Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
  • yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
  • ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.

Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.

Olası model ne olabilir?

Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;

örneğin;

  • en az 15 yıl kıdeme sahip,
  • BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
  • uluslararası işlemlerde görev yapan,
  • belirli unvan seviyesine ulaşmış

bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.

Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.

Bankavitrini Analizi

Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.

Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.

Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.

Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir

Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?

Yayınlanma:

|

Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde

Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.

Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.

Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.

Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.

Bankaya Başvurmak İlk Adım

Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.

İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.

Bu işlem bankacılık sektöründe;

  • Chargeback
  • Ters İbraz
  • Harcama İtirazı
  • Dispute

olarak adlandırılır.

Chargeback Nedir?

Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.

Aynı zamanda;

  • hizmet verilmemesi
  • eksik hizmet
  • iptal edilen organizasyon
  • kapanan okul
  • hiç başlamayan eğitim

gibi durumlarda da kullanılabilir.

Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir

Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.

Bu nedenle;

  • yurtdışı dil okulu
  • üniversite
  • yaz okulu
  • eğitim danışmanlığı
  • sertifika programı

gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.

Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?

En sık karşılaşılan örnekler şunlar:

1- Okul hiç açılmadı

Ödeme yapıldı.

Ancak okul faaliyet göstermedi.

2- Eğitim başlamadı

Kayıt yapıldı.

Ancak eğitim verilmedi.

3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı

Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.

4- Okul iflas etti

Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.

5- Danışman firma ortadan kayboldu

Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.

6- Eğitim çevrimiçine çevrildi

Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.

7- Eğitim iptal edildi

Program hiç başlamadı.

Banka Süreci Nasıl İşliyor?

Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.

1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.

Belgelerini sunuyor.

2. Banka inceleme yapıyor.

3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.

4. İşlem iş yerine iletiliyor.

5. İş yeri savunma yapıyor.

6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.

Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?

Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.

Örneğin;

  • ödeme dekontu
  • kredi kartı ekstresi
  • okul sözleşmesi
  • kayıt belgesi
  • kabul mektubu
  • e-postalar
  • okulun iptal yazısı
  • vize reddi
  • hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
  • danışman firma yazışmaları
  • ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar

başvuru dosyasına eklenebilir.

Süre Sınırı Var mı?

Evet.

Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.

Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.

Gecikme, hak kaybına yol açabilir.

Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?

Her ret kararı kesin değildir.

Tüketici;

  • ek belge sunabilir,
  • yeniden değerlendirme talep edebilir,
  • tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
  • gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.

Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?

Hayır.

Burada önemli fark oluşuyor.

Kredi kartı

Chargeback uygulanabilir.

Havale

Chargeback mekanizması yoktur.

Bu durumda;

  • sözleşme hükümleri,
  • hukuk davaları,
  • icra yolları

ön plana çıkmaktadır.

Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.

Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk

Son yıllarda;

  • artan döviz kuru,
  • bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
  • vize süreçlerinin uzaması,
  • öğrenci sayılarındaki dalgalanma

nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.

Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.

Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.

Bankalar Açısından Risk

Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.

İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.

Dolayısıyla;

  • belge incelemeleri
  • uluslararası kart kuralları
  • zaman yönetimi
  • hukuki değerlendirmeler

önem kazanıyor.

Eğitim Kurumları Açısından Sonuç

Chargeback oranı yükselen kurumlar;

  • daha yüksek komisyon ödeyebilir,
  • riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
  • ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
  • kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.

Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
  • Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
  • Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
  • Tüm yazışmaları saklayın.
  • Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
  • Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.

Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme

Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.

Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.

Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.

Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.

Özet

Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.