Connect with us

BANKA HABERLERİ

Bankaların ilk çeyrek kârında en az %40 düşüş bekleniyor

Regülasyonlar nedeniyle kredi mevduat getiri makasındaki bozulma, TÜFE’ye endeksli tahvillerin getirisindeki düşüş bankacılık sektörünün ilk çeyrekte net karını olumsuz etkiledi. Aracı kurumların raporlarına göre bankacılık sektörünün net karı geçen yıl son çeyreğe göre yüzde 40 azalabilir.

Yayınlanma:

|

Borsa İstanbul şirketlerinde bilanço dönemi başladı. Geçen yıl enfl asyonun da desteğiyle güçlü kar rakamlarına ulaşan şirketlerde bu yılın ilk çeyreğinde ivme kaybı bekleniyor. Aracı kurumların hazırladıkları beklenti raporlarına göre bankacılık sektöründe net kar geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 50 civarı artarken 2022 son çeyreğine göre en az yüzde 40 azalacak. TÜFE endeksli kağıtların getirisinde beklenen düşüş, regülasyonlar nedeniyle kredi-mevduat getiri makasındaki bozulma faaliyet giderlerindeki artış bankacılık sektöründe kar düşüşünde etkili olacak. Finans dışı sektörlerde ise kapsama alınan şirketler açısından değişim göstermekle birlikte yüzde 24 yıllık net kar artışı ile yüzde 22 son çeyreğe göre azalış beklentileri öne çıkıyor.

AK YATIRIM

Araştırma kapsamındaki bankaların toplam karının bu yıl ilk çeyrekte geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 40 gerilemesini bekliyor. Sektörde regülasyonlarla kredi mevduat getiri makasının kötüleşmesine ve TÜFE endeksli tahvillerin getirisinde beklenen düşüşe rağmen komisyon gelirlerinin güçlü artış ivmesini koruduğunu belirten Ak Yatırım karşılık ayırma baskısının rahatlaması ve taşınmaz değerlemesi ve bağış kaynaklı olarak etkin vergi oranının düşmesi sektör genelinde kar açısından bir miktar rahatlama yarattığını kaydetti. Bankaların net faiz marjının ilk çeyrekte 2022 yılı ortalamasına göre 275 baz puan gerileyerek ortalama yüzde 4,3 düzeyinde kalacağını dile getiren Ak Yatırım ortalama öz kaynak karlılık oranının özel bankalarda 2022’deki yüzde 50’den yüzde 30’a; kamu bankalarında da 2022’deki yüzde 25’ten yüzde 16’ya gerileyeceğini öngördü.

Banka tarafında Albaraka Türk’ün TÜFE tahvil getirisindeki düşüşten daha az etkilenmesi nedeniyle ilk çeyrekte kar artışı sağlayan tek banka olarak dikkat çektiği kaydedilen Ak Yatırım’ın raporunda Garanti BBVA’nın nispeten daha küçük TÜ- FE tahvil portföyü ve daha olumlu kredi-mevduat fiyatlaması ve TSKB’nin düzenlemelerden çok daha az etkilenmesi nedeniyle ilk çeyrekte net karlarında ortalamaya göre daha hafif daralmalar bekleniyor.

DENİZ YATIRIM

Şirket araştırma kapsamımızda yer alan bankaların net kar rakamlarının bir önceki çeyreğe göre yüzde 43 daralırken, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 50 artış göstermesini bekliyor. Özsermaye karlılığının yaklaşık yüzde 30 ile 2022 son çeyreğine göre 20 puan kadar daralmasını öngören Deniz Yatırım, geçen yıl ilk çeyreğe göre ise hemen hemen yatay kalabileceğini vurguladı. İlk çeyreğin ön plana çıkan dinamiklerini Deniz Yatırım şöyle sıraladı: “TL kredilerdeki büyümenin bir önceki döneme göre hafif hızlanmış olması, TL mevduat büyümesinin TL kredi artışının üzerinde gerçekleşmesi, TL tarafta mevduatın krediye dönüşüm oranının önceki çeyreğe göre 5 puan kadar iyileşmesi ve güçlü aktif kalitesinin artan karşılık oranları ile birlikte korunmuş olması. Karlılık tarafında ise artan TL mevduat maliyetleri nedeniyle TL kredi/mevduat faiz makasında aşağı yönlü net bir eğilim, TÜFE’ye endeksli bonoların enfl asyondaki gerilemeye bağlı olarak marj katkısının önceki çeyreğe göre çok daha düşük olması, komisyon gelirlerindeki güçlü seyrin devamı olarak sıralayan Deniz Yatırım raporunda “Ancak, operasyonel giderlere ayrı bir parantez açılırsa; personel ve kira giderlerindeki artışın yansımasının yanı sıra deprem ile ilgili destek harcamalarının operasyonel giderlerin bu dönemki yıllık artışını ortalamada yüzde 150 seviyesinin üzerine taşıması beklenebilir.”

GARANTİ YATIRIM

Bankacılık sektöründe çeyreksel kar daralması bekleyen kurum araştırma kapsamında bankaların ilk çeyrekte ypüzde 44 çeyreksel kar daralması ile, toplam 43.7 milyer TL net kâr açıklamalarını bekliyor. Bunun neticesinde, bankaların ilk çeyrek özkaynak karlılığının ise yüzde 25 olacağını tahmin ediyor. Garanti Yatırım raporuna göre yabancı para kredilerin yatay kaldığı çeyrekte, tüketici kredilerinin desteği ile TL krediler çeyreklik bazda yüzde 17,4 büyüdü. Kredi mevduat makası ise hem artan TL fonlama maliyetleri hem de azalan kredi getirileri neticesinde ortalamada 350-400baz puan daralıyor. Önceki çeyrekte yüzde 85’e yakın oran ile değerlenen TÜFE kağıtları ise bu çeyrekte yaklaşık yüzde 35-40 arasında bir değerleme oranı ile muhasebeleştiriliyor. Dolayısıyla, Garanti Yatırım aylık verilerden de görüldüğü üzere önemli bir net faiz marjı daralmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak “Aktif kalitesi tarafında önemli bir sorun yaşamayan bankaların faaliyet giderleri ise artan personel giderleri ve deprem yardımları ile baskı altında kalıyor” dedi.

VAKIF YATIRIM

İlk çeyrekte araştırma kapsamında bulunan bankaların toplam net karının, önceki çeyreğe göre yüzde 41,9 düşüş, yıllık bazda ise yüzde 51,0 yükseliş göstererek 52.2 milyar TL olacağını tahmin etti. Araştırma kapsamında bulunan bankaların tümünün net karında çeyreksel bazda düşüş bekleyen Vakıf Yatırım, bu dönemde Akbank’ın ve İş Bankası’nın bir önceki çeyreğe göre yüzde 50,2’lik azalış ile net karı en fazla gerileyen bankalar olacağını öngördü. Aynı dönemde en az düşüşün ise yüzde 5,9 ile TSKB’de görüleceğini tahmin etti. Bankaların net faiz gelirlerinde ilk çeyrekte çeyreksel yüzde 41,3 gerileme bekleyen Vakıf Yatırım bu düşüşün temel olarak, TL kredi-mevduat makasındaki dikkat çekici düşüşün yanı sıra TÜFE tahvillerinin değerlemesinde kullanılan enfl asyon tahminindeki aşağı yönlü güncellemeden kaynaklandığını değerlendirdi. Araştırma kapsamımızda bulunan mevduat bankaları arasında, TÜFE tahvillerinin gelirlerindeki muhasebeleştirme yöntemi farklılığı ve buna bağlı oluşan düşük baz nedeniyle net faiz gelirlerinde en az düşüşün yüzde 10,0 ile İş Bankası’nda görüleceğini tahmin etti. İlk çeyrekte bankaların net karını olumsuz etkilemesini öngördüğümüz diğer önemli faktör ise, tek seferlik giderlerin yanı sıra enfl asyonist ortamın etkisiyle artmasını beklediği faaliyet giderleri olacak. Bu dönemde bankaların faaliyet giderlerinde ortalama yüzde 36,4 artış tahmin etti.

YAPI KREDİ YATIRIM

Şirket ilk çeyrekte takibindeki bankaların net karında çeyreksel yüzde 44 düşüş, yıllık olarak ise yüzde 50 artış öngördü. Azalan TL kredi-mevduat makası, TÜFE’ye endeksli tahvillerden düşük katkı ve yüksek faaliyet giderleri artışı zayıf çeyreklik karlılık gelişiminin en temel nedenleri olarak sıralayan Yapı Kredi Yatırım yaklaşık yüzde 15 TL kredi büyümesi sayesinde komisyon gelirlerinde güçlü seyir olmasını tahmin etti. Aktif kalitesi korunurken bankaların karşılık giderlerini azaltmalarını bekleyen Yapı Kredi Yatırım “Takibimizdeki bankalar arasında Albaraka Türk, TSKB ve Garanti BBVA’nın görece daha güçlü çeyreklik performans göstermelerini bekliyoruz” dedi.

FİNANS DIŞI ŞİRKETLERDE SEKTÖRLERE GÖRE FARKLILIK

Finans dışı sektörler konusunda ise araştırma kapsamında bulunan şirket sayısı ile takip edilen sektörlere göre aracı kurumların raporları farklılık gösteriyor. Ak Yatırım banka dışı şirketlerde önceki yılın aynı dönemine göre satış gelirlerinde yüzde 63, FAVÖK’te yüzde 29 ve net karda yüzde 24 artış bekliyor. Ak Yatırım yılbaşındaki ücret artışlarının talep üzerindeki olumlu etkisi ve halen yüksek seyreden enfl asyon ile satışlarda güçlü büyüme trendinin devam ettiğini dile getirirken güçlü satış büyümesine rağmen, devam eden maliyet baskıları, yaşanan depremin stoklar üzerindeki olumsuz etkileri ve kısmen de görece yüksek baz etkisiyle FAVÖK marjında daralma öngördü. Deniz Yatırım araştırma kapsamı en geniş olan kurum. Raporunda fi nans dışı şirketlerin net kar rakamının bir önceki çeyreğe göre yüzde 55 azalış, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde %41 artış göstermesini beklediği yer aldı. Finans dışı tarafta; holdinglerde, şirket özelindeki gelişmeler dolayısıyla farklılaşmalar olabileceğini öngörürken, beyaz eşya sektöründe yıllık bazda zayıfl ayan parite ve artan maliyetler dolayısıyla operasyonel karlılıkların geçen yılın aynı dönemine göre zayıf kalacağını, demir çelik sektöründe de daralan ürün fi yatı-maliyet makası dolayısıyla yıllık bazda zayıf fi nansallar görüleceğini tahmin etti. Garanti Yatırım banka dışı şirketler için ilk çeyrekte çeyreklik yüzde 19 FAVÖK daralması ve yatay satış gelirleri tahmin etti. Öte yandan, ilk çeyrekte çeyreksel olarak dolara karşı sadece yüzde 2,4 seviyesinde değer kaybeden TL’nin yabancı para gelirleri olan şirketlerde baskı yarattığını belirten Garanti Yatırım deprem yardımları ve yarattığı etki bilançolara yansırken, önceki çeyrekte birçok şirkette görülen vergi gelirlerinin bu çeyrekte olmayacağını kaydetti. Vakıf Yatırım ise takip listesinde yer alan banka dışı şirketlerin satış gelirlerinde yıllık yüzde 75 artış öngörürken, bu şirketlerinde FAVÖK büyümesini yıllık yüzde 38 hesapladı. Net kar büyümesinin ise yıllık yüzde 22 seviyelerinde kalmasını bekliyor. Yapı Kredi Yatırım ise banka-dışı şirketlerde toplam satış gelirlerinin ve FAVÖK’ün sırasıyla yıllık yüzde 66 ve yüzde 35 artış göstermesini tahmin ederken net karlarda ise yıllık yüzde 43 artış tahmin etti. Çeyrekle ilgili ön plana çıkan ana temalar yıllık gelir artış trendinde yavaşlama ve önceki çeyreklere göre marjlarda zayıfl ama olarak sıralayan Yapı Kredi Yatırım karjlardaki zayıfl amanın ana nedenleri enfl asyonda gerileme (hala yüksek), asgari ücretin yıllık iki kat artışı ve yüksek enerji maliyetlerini saydı. Finansman koşullarındaki sıkılaşma işletme sermayesi ihtiyacı olan şirketlere olumsuz yansırken, görece yatay seyreden TL kur farkı değerlemelerinin her iki yönde de etkisini sınırladı.

Şebnem TURHAN

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında

Yayınlanma:

|

Kredi büyüyor, vatandaşın borç yükü ağırlaşıyor: Takipteki bireysel krediler 337 milyar TL’ye ulaştı

Bankacılık sektöründe kredi hacmi büyümeye devam ederken, büyümenin arkasındaki en dikkat çekici gelişme ise bireysel kredilerde bozulan geri ödeme performansı oldu. BDDK verilerine göre 2025 sonundan 24 Temmuz 2026’ya kadar toplam kredi hacmi yaklaşık 4,1 trilyon TL artarak 26,98 trilyon TL seviyesine yükselirken, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının toplamı 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına dayandı. Aynı dönemde takipteki bireysel kredi tutarı ise 337 milyar TL’ye ulaşarak sadece yedi ayda 100,6 milyar TL arttı.

Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında

BDDK verileri, bireysel tarafta borçlanmanın hız kesmediğini gösteriyor.

Tablonuza göre;

Kredi Türü 2025 24.07.2026 Artış
Tüketici Kredileri + Bireysel Kredi Kartları 5,575 trilyon TL 6,677 trilyon TL %20
Toplam Krediler 22,877 trilyon TL 26,975 trilyon TL %18
Ticari Krediler 17,301 trilyon TL 20,297 trilyon TL %17

Dikkat çeken nokta ise bireysel kredilerin toplam kredi büyümesinden daha hızlı artmasıdır. Bu durum, ekonomik yavaşlama dönemlerinde hane halkının gelir yerine krediyle yaşamını sürdürmeye çalıştığına işaret ediyor.

Asıl alarm takipteki kredilerde

Borç stokunun büyümesi tek başına risk oluşturmayabilir. Ancak ödeme güçlüğü yaşayan kredi miktarındaki artış çok daha önemli bir gösterge.

Tablonuzdaki verilere göre;

Takipteki Kredi Türü Artış
Konut Kredileri %31
Taşıt Kredileri %51
İhtiyaç Kredileri %39
Kredi Kartları %46
Toplam %43

Toplam takipteki bireysel kredi tutarı;

  • 236,4 milyar TL’den
  • 337 milyar TL’ye çıkarak yaklaşık %43 büyüdü.

Bu artış, bireysel kredi hacmindeki %20’lik büyümenin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle; Borç artıyor ama daha önemlisi geri ödenemeyen borç çok daha hızlı artıyor.

En büyük risk ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarında

Takibe düşen kredilerin dağılımı incelendiğinde en büyük yükü iki kalem oluşturuyor.

İhtiyaç kredileri: 156,2 milyar TL

Bireysel kredi kartları: 178,8 milyar TL

Bu iki kalem birlikte yaklaşık 335 milyar TL ile toplam takipteki bireysel kredilerin neredeyse tamamını oluşturuyor. Bu tablo, vatandaşın günlük yaşamını finanse etmek amacıyla kullandığı kredilerde ödeme gücünün belirgin biçimde zayıfladığını gösteriyor.

Taşıt kredilerindeki artış dikkat çekiyor

Oransal olarak en sert bozulma taşıt kredilerinde yaşandı.

Takipteki taşıt kredileri;

  • 331 milyon TL’den
  • 499 milyon TL’ye çıkarak %51 arttı.

Bu durum;

  • yüksek faizler,
  • ikinci el araç piyasasındaki durgunluk,
  • gelir artışının kredi maliyetlerini karşılayamaması gibi nedenlerle açıklanabilir.

Faizler vatandaşın ödeme gücünü zorluyor

Son iki yıldır uygulanan sıkı para politikasıyla kredi faizleri tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyrediyor.

Yeni kredi kullanmak zorlaşırken mevcut borçların çevrilmesi de maliyetli hale geliyor.

Özellikle;

  • gelir artışının enflasyonun gerisinde kalması,
  • kredi kartlarının günlük harcamaların finansman aracı haline gelmesi,
  • ihtiyaç kredilerinin temel tüketim için kullanılması,

takibe düşen alacakların büyümesini hızlandırıyor.

Bankalar açısından ne anlama geliyor?

Takipteki alacakların yükselmesi bankalar açısından;

  • daha fazla karşılık ayrılması,
  • kârlılık üzerinde baskı,
  • kredi verme iştahının azalması,
  • risk primlerinin yükselmesi anlamına geliyor.

Her ne kadar sektörün genel takipteki kredi oranı uluslararası standartlara göre hâlâ yönetilebilir seviyelerde bulunsa da, bireysel segmentteki hızlı bozulma yakından izleniyor.

Ekonomi açısından mesaj ne?

Bu veriler yalnızca bankacılık sektörünü değil, hane halkının finansal sağlığını da ortaya koyuyor. Borçlanma hızının yüksek seyretmesi tek başına sorun olmayabilir. Ancak geri ödenemeyen borçların kredi büyümesinden iki kat daha hızlı artması;

  • tüketicinin nakit akışında bozulmaya,
  • alım gücündeki zayıflamaya,
  • gelirlerin borç servisinde yetersiz kalmaya başladığına, işaret ediyor.

Önümüzdeki dönemde faizlerin seyri, istihdam piyasası ve gelir artışları bireysel kredi kalitesini belirleyecek en önemli faktörler olacak.

Rakamlar kritik seviyede

24 Temmuz 2026 itibarıyla vatandaşın bankalara olan tüketici kredisi ve bireysel kredi kartı borcu 6,68 trilyon TL ile 7 trilyon TL sınırına yaklaşırken, takipteki bireysel kredi tutarı da 337 milyar TL’ye ulaştı. Daha da dikkat çekici olan ise takipteki bireysel kredilerdeki %43’lük artışın, toplam bireysel kredi büyümesinin (%20) oldukça üzerinde gerçekleşmesi. Bu tablo, kredi hacmi büyümeye devam ederken ödeme kapasitesinin aynı hızda güçlenmediğini ve hane halkı finansmanında risklerin arttığını gösteriyor

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı

Yapı Kredi CEO’su Gökhan Erün, “2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk” ifadesini kullandı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, yılın ilk yarısında 31 milyar lira net grup karı elde etti.

Bankadan yapılan açıklamaya göre Yapı Kredi, 2026’nın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı.

Yapı Kredi’nin konsolide finansal tablolarına göre, toplam nakdi kredi hacmi yıl başından bu yana yüzde 14 artışla 2,1 trilyon liraya yükselirken, bankanın aktif büyüklüğü 4 trilyon liraya ulaştı.

Aynı dönemde bankanın toplam müşteri mevduatı 2,1 trilyon lira seviyesine çıkarken, maddi öz kaynak karlılığı yüzde 23,4, konsolide sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 14,4 olarak gerçekleşti. Bankanın yılın ilk yarısındaki net grup karı da 31 milyar lira oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yapı Kredi Üst Yöneticisi (CEO) Gökhan Erün, bankanın yılın ilk yarısında güçlü finansal performansını sürdürdüğünü belirtti.

Erün, ‘2026 yılının ilk 6 ayında ülkemizin kalkınmasına katkı sağlama hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisine 3 trilyon liraya yaklaşan kaynak sunduk. Geniş müşteri tabanımız, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında yer almaya, ekonomimizin üretim, ticaret ve yatırım kapasitesini desteklemeye bu yıl da devam ettik.’ ifadelerini kullandı.

Yılın ilk yarısında uluslararası piyasalarda gerçekleştirdikleri başarılı işlemlerle bankanın güçlü sermaye yapısını daha da pekiştirdiklerini ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak sağlamayı sürdürdüklerini vurgulayan Erün, yılın ikinci çeyreğinde uluslararası piyasalarda başarıyla tamamladıkları 500 milyon dolarlık ilave ana sermaye tahvil ihracının, bankanın güçlü finansal yapısına ve sürdürülebilir büyüme stratejisine duyulan güveni ortaya koyduğunu aktardı.

Erün, yaklaşık 1,1 milyar dolar tutarında sendikasyon kredisi anlaşmasına imza attıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

‘Sendikasyonumuzun iki ve üç yıllık dilimlerini Sürdürülebilir Finans Çerçevemiz kapsamında yapılandırdık. Uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş fonlama stratejimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz 700 milyon dolarlık DPR işlemiyle de kaynak yapımızı daha da güçlendirdik. Böylelikle son bir yılda yurt dışı piyasalardan sağlamış olduğumuz kaynak 5,8 milyar dolara yükseldi. Bugün Yapı Kredi, bankacılıktan yatırım hizmetlerine, varlık yönetiminden leasing ve faktoringe, ödeme sistemlerinden yurt dışındaki yapılanmalarına kadar uzanan güçlü iştirak yapısıyla müşterilerine uçtan uca finansal çözümler sunuyor.

Her biri kendi alanında değer üreten iştiraklerimizin yarattığı sinerji sayesinde müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına bütüncül çözümler geliştirirken, ülkemiz ekonomisine sağladığımız katkıyı da büyütmeye devam ediyoruz. Güçlü grup yapımız, ortak vizyonumuz ve iştiraklerimizin birbirini tamamlayan yapısı sürdürülebilir büyümemizin en önemli itici güçlerinden biri olmayı sürdürüyor.’

‘Firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ediyoruz’

Yapı Kredi CEO’su Erün, Türkiye ekonomisinin büyümesinde kritik rol üstlenen firmaların dönüşümünü desteklemeye devam ettiklerine vurgu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Ülkemizin üretim kapasitesini daha verimli ve rekabetçi hale getirmenin yolunun dijital dönüşümden geçtiğine inanıyoruz. Bu anlayışla MEXT işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Üretimde Dijital Dönüşüm Programı kapsamında üretim yazılımlarından elektronik cihaz yatırımlarına, üretim makinelerinden otomasyon çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yatırımları finanse ediyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası kaynağı, KGF teminat desteği ve uygun vadeli çözümlerimizle firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Her üç imalatçı firmadan birinin Yapı Kredi müşterisi olması, ülkemizin üretim dönüşümünde üstlendiğimiz sorumluluğun da önemli bir göstergesi.’

Yapı Kredi’nin girişimcilik ve inovasyon platformu FRWRD çatısı altındaki çalışmalarına da işaret eden Erün, söz konusu çalışmalarla girişimcilerin yatırım kaynaklarına, stratejik iş ortaklarına ve uluslararası pazarlara erişimini desteklediklerini, kurdukları işbirlikleriyle girişim ve inovasyon ekosisteminin yenilikçi çözümlerini müşteri ihtiyaçlarıyla doğru zamanda ve doğru şekilde buluşturduklarını, sektörde inovasyona öncülük ettiklerini belirtti.

Erün, bu yıl FRWRD Global kapsamında yüksek büyüme potansiyeline sahip Türk girişimlerinin Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi kapsayan DACH bölgesine açılmalarına katkı sağladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

‘Bunun yanında CIFAL Istanbul, UNITAR ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Yapı Kredi FRWRD AI Akademisi ile ülkemizin yarınlarına da yatırım yaparak gençlerimizi yapay zeka, girişimcilik ve inovasyon alanlarında geleceğe hazırlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin teknoloji üreten, rekabet gücü yüksek girişimlerinin küresel başarı hikayeleri yazmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz.’

‘Bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürüyoruz’

Gökhan Erün, bankacılık sektörünün dijital dönüşümüne öncülük etmeyi sürdürdüklerini belirterek, dijital bankacılıktaki güçlü deneyimlerini kripto varlık alanına taşıyarak güvenli, şeffaf ve regülasyonlarla tam uyumlu bir dijital varlık ekosistemi oluşturmayı hedeflediklerini anlattı.

Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kripto varlık platformu kuruluş izinlerinin onaylanmasının bu vizyon doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olduğuna işaret eden Erün, faaliyete geçmek için hazırlıkları da aynı kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.

Yapay zekanın sorumlu kullanımına ilişkin yaklaşımlarını da paylaşan Erün, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Yapay zekanın geleceği dönüştüren en önemli teknolojilerden biri olduğuna inanıyoruz. Ancak bu dönüşümün kalıcı değer yaratabilmesi için etik ilkeler ve güçlü yönetişim anlayışının vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Bu anlayışla hazırladığımız Sorumlu Yapay Zeka İlkelerimizde insan haklarına saygıyı, şeffaflığı, hesap verebilirliği, veri güvenliğini ve gizliliğini merkeze alıyoruz. Yapay zekayı yalnızca teknolojik bir yetkinlik olarak değil, güven, sorumluluk ve toplumsal fayda ekseninde şekillenen stratejik bir dönüşüm alanı olarak konumlandırıyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem

Yayınlanma:

|

Yazan:

Firmalar için daha sıkı denetim, daha fazla sorumluluk ve yeni yaptırımlar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ ile “Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ”de önemli değişikliklere gitti. Düzenleme ilk bakışta yalnızca teknik bir revizyon gibi görünse de, aslında firmaların döviz yönetimi, bankaların sorumlulukları ve kamu desteklerinin kullanımına ilişkin oldukça kapsamlı yeni kurallar getiriyor.

Yeni tebliğ, sadece destek oranını veya uygulama süresini düzenlemekle kalmıyor; destekten yararlanma şartlarını yeniden tanımlıyor, usulsüz kullanımlara ağır yaptırımlar getiriyor, TCMB’nin denetim yetkisini genişletiyor ve bankaların yükümlülüklerini artırıyor. Ayrıca uygulamanın süresi 31 Ocak 2027’ye kadar uzatılıyor.

Düzenlemenin arka planı

Son üç yılda uygulanan ekonomi politikalarının temel hedeflerinden biri finansal sistemde Türk lirasının payını artırmak oldu.

Bu kapsamda;

  • Kur Korumalı Mevduat,
  • İhracat gelirlerinin belirli oranının Merkez Bankası’na satılması,
  • Döviz dönüşüm destekleri,
  • TL mevduatı teşvik eden makroihtiyati düzenlemeler,

aynı stratejinin parçaları olarak uygulandı.

Bu yeni tebliğ ise artık sistemin yalnızca teşvik değil, denetim ve yaptırım boyutunu güçlendiren ikinci aşamasına geçildiğini gösteriyor.

En önemli değişiklik: Destek sistemi yeniden yazıldı

Yeni düzenlemeye göre firmalar, yurt dışından elde ettikleri dövizleri bankalar aracılığıyla TCMB’ye sattıklarında, belirlenen şartları sağlamaları halinde çevrilen tutarın %2’si oranında döviz dönüşüm desteği almaya devam edecek. Destek ödemesi TCMB tarafından aracı bankaya aktarılacak ve banka tarafından firmaya ödenecek. Fiili durumdaki %3 destek geçici madde ile artırıldığı için bu süre de 31.01.2027’ye kadar uzatıldı. Bu da fiili %3 desteğin aynen devam edeceği anlamına geliyor.

Ancak bu destek artık otomatik bir hak olmaktan çıkıyor.

Firmanın;

  • TCMB’nin belirlediği döviz pozisyonu sınırlarını aşmaması,
  • Gerekli bilgi ve belgeleri sunması,
  • Destek şartlarını eksiksiz yerine getirmesi,
  • Usulsüzlük yapmaması,

zorunlu hale geliyor.

İlk kez döviz pozisyonu şartı getirildi

Tebliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri “döviz pozisyon oranı” kriteri oldu.

Artık firma destekten yararlanabilmek için belirlenen sınırları aşmadığını bankaya belgelemek zorunda olacak.

Bu uygulamanın amacı;

  • desteklerin gerçekten ihtiyaç sahibi firmalara yönelmesi,
  • döviz biriktirme amacıyla sistemin kullanılmasının önlenmesi,
  • spekülatif işlemlerin azaltılması olarak değerlendiriliyor.

TCMB artık üst limit belirleyebilecek

Önceki sistemde destek daha standart şekilde uygulanıyordu.

Yeni düzenlemeyle birlikte TCMB;

  • firma bazında,
  • sektör bazında,
  • faaliyet hacmine göre,

destek kapsamındaki döviz satışına üst limit koyabilecek.

Bu limit belirlenirken;

  • firma kârlılığı,
  • işgücü maliyeti,
  • yaratılan katma değer

gibi kriterler dikkate alınacak.

Bu düzenleme, yüksek hacimli ancak düşük katma değerli işlemlerle destekten aşırı yararlanılmasının önüne geçmeyi hedefliyor.

En ağır yaptırım usulsüz kullanıma geliyor

Yeni Tebliğin en sert hükümleri 4/A maddesinde yer alıyor. Buna göre;

Eğer firma;

  • gerçeğe aykırı beyanda bulunursa,
  • sahte belge kullanırsa,
  • destekten usulsüz yararlanırsa,
  • amacı dışında işlem yaparsa,

çok ciddi yaptırımlarla karşılaşacak.

Bunlar arasında;

1. Destek tamamen geri alınacak.

2. Kur farkı da tahsil edilecek.

3. TCMB’nin en yüksek gecelik borç verme faizi üzerinden faiz uygulanacak.

4. Merkez Bankası kredilerine erişim engellenecek.

5. Döviz dönüşüm desteğinden belirli süre yararlanamayacak.

6. Gerekirse suç duyurusunda bulunulacak.

Bu yönüyle düzenleme yalnızca mali değil, aynı zamanda hukuki sonuçlar da doğuruyor.

Grup şirketlerine de yaptırım geliyor

Düzenlemenin en dikkat çekici hükümlerinden biri de yaptırımların yalnızca ilgili firmayla sınırlı kalmaması.

Yeni kurala göre;

  • bağlı ortaklıklar,
  • ana şirket,
  • aynı kontrol altındaki şirketler,

de belirli süre destek ve TCMB kaynaklı kredilerden yararlanamayabilecek.

Bu hüküm, grup şirketleri üzerinden dolanma girişimlerinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

Bankaların sorumluluğu ciddi biçimde artıyor

Yeni düzenleme yalnızca firmaları değil bankaları da yakından ilgilendiriyor.

Aracı bankalar;

  • işlemleri incelemek,
  • belgeleri kontrol etmek,
  • şüpheli işlemleri TCMB’ye bildirmek,
  • gerektiğinde tahsilat yapmak,

zorunda olacak.

Üstelik banka gerekli tahsilatı gerçekleştiremezse TCMB ilgili tutarı doğrudan bankanın Merkez Bankası nezdindeki hesaplarından tahsil edebilecek.

Bu nedenle bankalar artık yalnızca aracılık yapan kurum değil, aynı zamanda ilk denetim hattı konumuna geliyor.

İnceleme sürecinde destek ödenmeyecek

TCMB artık gerekli gördüğü firmaları incelemeye alabilecek.

İnceleme süresince;

  • destek ödemesi yapılmayacak,
  • işlem askıda kalacak.

İnceleme sonunda usulsüzlük bulunursa destek reddedilecek; bulunmazsa ödeme gerçekleştirilecek.

Bu düzenleme özellikle yüksek hacimli ihracat yapan firmalar açısından belge yönetiminin önemini artırıyor.

Destek süresi uzatıldı

Tebliğin geçici maddesiyle birlikte mevcut uygulamanın süresi 31 Temmuz 2026’dan 31 Ocak 2027’ye uzatıldı. Böylece ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sunan firmalar için destek mekanizmasının devam edeceği netleşmiş oldu.

Hangi firmalar daha fazla etkilenecek?

Düzenlemeden özellikle şu sektörlerin etkilenmesi bekleniyor:

  • ihracatçı sanayi şirketleri,
  • otomotiv,
  • tekstil,
  • beyaz eşya,
  • makine,
  • savunma sanayi,
  • yazılım ve bilişim ihracatçıları,
  • turizm gelirleri yüksek işletmeler,
  • serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar.

Bu şirketlerin finans ve muhasebe süreçlerini yeni kurallara göre gözden geçirmesi gerekecek.

Firmalar için yeni riskler

Yeni sistem firmalara önemli avantajlar sunarken bazı riskleri de beraberinde getiriyor.

Örneğin;

  • eksik belge sunulması,
  • yanlış beyan,
  • döviz pozisyonunun doğru hesaplanmaması,
  • grup şirketleri arasındaki işlemlerin hatalı raporlanması,

destek kaybına yol açabilecek.

Dolayısıyla finans, muhasebe ve dış ticaret ekiplerinin koordinasyonu her zamankinden daha kritik hale geliyor.

Ekonomi yönetimi neyi hedefliyor?

Bu düzenleme yalnızca destek sistemini değiştirmiyor.

Asıl hedef;

  • dövizin bankacılık sistemi içinde kalmasını sağlamak,
  • rezervleri güçlendirmek,
  • kayıt dışı işlemleri azaltmak,
  • kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak,
  • ihracat gelirlerinin takibini artırmak,
  • desteklerin gerçek üreticiye gitmesini sağlamak.

Dolayısıyla yeni Tebliğ, para politikası ile denetim mekanizmasının birlikte çalıştığı yeni bir çerçeve oluşturuyor.

Bankavitrini.com değerlendirmesi

2026/11 sayılı Tebliğ, ilk bakışta döviz dönüşüm desteğine ilişkin teknik bir değişiklik gibi görünse de, içerdiği hükümler itibarıyla destek mekanizmasını “teşvik odaklı” bir modelden “teşvik + sıkı denetim + güçlü yaptırım” modeline dönüştürüyor.

Özellikle gerçeğe aykırı beyan halinde yalnızca desteklerin geri alınmasıyla yetinilmeyip, kur farkı ve faiz uygulanması, Merkez Bankası kaynaklı kredilere erişimin engellenmesi ve gerektiğinde suç duyurusunda bulunulması; kamu kaynaklarının amacına uygun kullanımını sağlama iradesinin güçlendiğini gösteriyor.

Bunun yanında, grup şirketlerini de kapsayan yaptırım mekanizması ve aracı bankalara yüklenen yeni sorumluluklar, finansal sistemde uyum kültürünün önemini artıracak. Büyük ihracatçılar kadar KOBİ ölçeğindeki ihracatçı firmaların da iç kontrol süreçlerini, belge yönetimini ve döviz pozisyonu takibini yeniden yapılandırmaları gerekecek.

Sonuç olarak, bu Tebliğ sadece bir destek düzenlemesi değil; Türkiye’nin TL’leşme stratejisinin yeni aşamasını temsil eden, uyum ve denetim odaklı bir finansal yönetişim düzenlemesi olarak değerlendirilebilir. Firmaların bundan sonraki süreçte yalnızca destekten yararlanmayı değil, bu desteklerin tüm koşullarını eksiksiz yerine getirmeyi de stratejik bir öncelik haline getirmeleri gerekecektir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.