ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bu suya baraj dayanmaz: Altın, gümüş ve bitcoin ‘ışıldıyor’, dolar çöküyor!
Yayınlanma:
8 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
Dijital altın, ya da direnişin parası olarak isimlendirmeyi çok sevdiğimiz bitcoin, hafta sonu 126bin dolar seviyesine yaklaşarak tüm zamanların rekorunu bir adım daha yukarıya taşıdı. İtibarlı paraların değer kaybına (debasement) karşı korunma arayışının sürdüğünü yeni dünya düzeninde, düşüşleri alım fırsatı yaratacağını savunarak, yukarıda teknik bir bakış açısı ile 145-150 bin dolar seviyelerini hedeflediğimiz pekâlâ değerli okurlarımız hatırlayacaktır. Hatta, kıymetli madenlerin şaha kalktığı son dönemlerde, bitcoinin 108-109 bin dolar seviyelerinde olan teknik seviyeden iki kere zıplaması da bu görüşümüzü daha da güçlendirdi. Hazır yeri gelmişken, bitcoinin, altın, Nvidia, Microsoft, Apple, Alphabet ve gümüş ardından market cap (piyasa değeri) olarak 2,5 trilyon dolar ile yedinci sırada yer aldığını not edelim. Daha basit bir anlatımla, bitcoin piyasa değeri olarak en büyük yedinci varlık!
Hazır bitcoinden söz etmişken, değer saklama araçları ile devam edelim. Haftayı son 14 yılın yeni zirvesinden ve 48 dolardan tamamlayan gümüşün, bu hafta 50 dolar seviyesini test etmesini bekliyoruz. İçinde bulunduğumuz seviyeler, 1980 yılında enflasyon paniği sırasında ve 2011’de borç tavanı krizi döneminde test edilen (48-50 dolar) seviyeler olduğunu, her iki durumda da korku kaynaklı yükselişin ardından, bu seviyelerin sert düşüşlerin başlangıç noktası olduğunu göz ardı etmeyelim! ABD’nin ulusal borcu, borç tavanının yalnızca üç ay önce yükseltilmesinden bu yana 1,7 trilyon dolar daha artarak 38 trilyon dolar seviyesine iyice yaklaştı. Yatırımcılar dolardan uzaklaşmaya devam ederken, doların küresel döviz rezervlerindeki payı, 1995’ten beri en düşük düzey olan %56,3 seviyesine kadar geriledi. Daha basit bir anlatımla, tüm bunlar olup biterken, dolar 1973’ten bu yana en kötü senesine doğu emin adımlarla ilerliyor…
Peki bu kez de aynı senaryo tekrar edecek mi? Kanaatimce, gümüş mevcut (48-50 dolar) seviyelerde bir miktar zorlanacak. Biriken kâr alma isteği ile bir miktar geri çekilme ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Bu arada, enflasyona göre ayarlandığında, 1980 yılındaki zirvenin bugünün fiyatları ile yaklaşık 196 dolar, 2011 zirvesini ise yaklaşık 72 dolar seviyesine denk geldiğinin altını kalınca çizelim. Bir diğer deyişle, gümüş nominal olarak 50 dolar direncine yaklaşsa da, reel değer bakımından geçmiş zirvelerin hâlâ çok uzağında yer alıyor. Gümüşte 50 dolar zivesinin öyle ya da böyle geçileceğini düşünüyoruz. Bu suya bu barajın dayanamayacağını düşünüyoruz! Uzun yıllardır bu işi yapan biri olarak, tarihe uzun pozisyon ile tanıklık etmenin de büyük bir keyif verdiğini ayrıca not etmem gerekiyor.
Tıpkı gümüş gibi, altının ons fiyatı da yedi haftalık kazanım serisi ardından haftayı 3,885 dolar ile tüm zamanların zirvesinde tamamlaması ardından bu sabah 3,920 dolar ile tüm zamanların zirvesini bir adım daha yukarıya taşıdı. Teknik mânâda altında yukarıda 4,250 dolar seviyesini hedeflediğimizi bir kez daha not edelim. Öte yandan, bir süredir mercek altına aldığımız brent petrolün en yakın vadeli kontratı geçen hafta %8 değer kaybetmesi ardından 64 dolar seviyelerine kadar gerileyerek son dört ayın en düşük seviyesine geriledi. Altın petrol oranını ise adeta bir uyarı niteliğinde okuyoruz: düşen petrol fiyatları küresel ekonomiye olan güvenin zayıfladığını, yükselen altın fiyatları ise artan korku ve riskten kaçışı gösteriyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubu üyesi 8 ülke, kasım ayında üretimi beklentiler dahilinde günlük 137bin varil artırma kararı aldı. Bu sabah Brent petrol güne 65 dolar seviyelerinden başlıyor.
ABD’de hükûmetin kapanmasına rağmen, ABD borsaları geçen haftayı yükselişle tamamladı. Siyasi krizin hisse senedi rallisini bozmaması beklenirken, Fed’in faiz indirimine konsantre olan piyasalar şimdilik vur patlasın çal oynasın modunda. Her haftanın ilk cuması olduğu üzere, ABD’de kapalı olan hükûmet nedeniyle tarım dışı istihdam verisi de beklenildiği üzere açıklanmadı. En büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P500 endeksi yılbaşından bu yana %14 yükselirken, yaklaşan bilanço sezonuna da merakla bekleniyor. Tarihsel olarak son çeyreğin hisse senetleri için en güçlü dönem olduğun da unutmamak gerekiyor.
Yeni gün ve hafta başlangıcında, Japonya’da iktidar Liberal Demokrat Parti (LDP), 64 yaşındaki muhafazakâr siyasetçi Takaichi’yi lider seçerek ülkenin ilk kadın başbakanının önünü açtı. Takaichi, “Abenomics” (Japonya eski Başbakanı Shinzo Abe’nin) politikalarının savunucusu olarak kamu harcamalarını artırmayı, vergileri düşürmeyi ve parasal genişlemeyi sürdürmeyi planlıyor. YEN, haftanın ilk iş gününe, dolar karşısında %1,6 oranında sert bir değer kaybı ile başlarken, son iki ayın da en düşük seviyesine geriledi. İhracat odaklı Japonya borsası Nikkei, Takaichi politikalarından ve zayıf YEN’den destek bularak %4,6 yükseldi. Asya’da koyu yeşil renk göze çarparken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de artılar görüyoruz.
Bu gelişmeler karşısında, Japonya Merkez Bankası (BOJ)’un yıl sonuna kadar faiz artırma olasılığı %68’den %41 seviyesine geriledi. Hisse senetlerindeki coşkuya rağmen, uzun vadeli Japon tahvilleri sert satışla karşılaştı: 30 yıllık faiz %3,28’e çıkarak rekor seviyeye yaklaştı. Takaichi’nin kamu harcamalarını artırma planlarının Japonya’nın borç yükünü büyütebileceği ve kredi notu endişelerini artırabileceğini düşünüyoruz. Özetle, Takaichi’nin seçilmesini büyüme için olumlu, ancak YEN ve tahviller açısından riskli bir dönemin başlangıcı olarak okuyoruz.
Haftanın son iş günü, hem Türkiye’de, hem de KKTC’de açıklanan enflasyon rakamları piyasaların moralini bozdu. TÜİK verilerine göre Eylül ayında TÜFE %3,23 artış kaydederken, KKTC’de ise aylık gerçekleşme %5,39 oldu! Bu sonuçlarla, yıllık TÜFE enflasyonu uzun aradan sonra bir önceki ay seviyesinin üzerine taşındı: Türkiye %33,29 , KKTC %39,20. Türkiye’de yıllık üretici enflasyonu %26,59 ile son 8 ayın en yüksek düzeyinde gerçekleşti. Enflasyon cephesinde katılık hatta yapışkanlık son verilerin gölgesinde belirgin bir hâl aldığını itiraf etmemiz gerekiyor.
Verinin detaylarına indiğimizde, gıda fiyatlarının hem Türkiye (%4,62) hem de KKTC’de (%5,87) yüksek enflasyona katkı koyduğunu görüyoruz. Eğitim kalemi, yeni akademik yılı başlaması ile beklenildiği üzere sırası ile %17,9 ve %25,09 ile enflasyonu daha da coşturmuş. Son iki senelik zaman diliminde, TCMB’nin politika faizinin ortalaması %46 seviyesinde bulunurken, söz konusu dönemde ortalama aylık enflasyon %2,92 düzeyinde gerçeklemiş. Cümleyi tersten okursak, tek başına faiz silahı enflasyonu dizginlemeye yetmemiş! Daha basit bir anlatımla, TCMB’nin kemoterapi ilacı (faiz), kanseri (enflasyon) yenmekte tek başına başarılı olamamış. TCMB bugün faizi daha da artırsa, kira (barınma) mı düşecek, sağlık mı, yoksa eğitim mi? Sağlık ve özel okullara âdeta servet ödüyoruz, neden mi? Kamu görevin tam olarak yerine getiremiyor. Kira kalemi aldı başını gidiyor, neden mi? Konutta arz açığı var. Doktora her gittiğimde fiyatların %25 arttığına şahit oluyorum. Kızımın okulların açılması ile özel dersleri başladı, geçen seneye göre en düşük artış %50! Nasıl düşecek bu enflasyon?
Dönelim şimdi asıl soruya. TCMB peş peşe yüksek gelen Ağustos ve Eylül ayı enflasyon rakamları ardından 23 Ekim olağan PPK toplantısında nasıl bir adım atacak? Faiz indirimine devam ederse, piyasalara yanlış bir sinyal vereceği gibi eğer indirmezse, biraz daha dişinizi sıkın dediği sanayi başta olmak üzere reel sektörü daha da zorlanacak! Açıkcası, TCMB’nin yapacağını fazlası ile yaptığını, bu saatten sonra, tek başına para politikasının ‘canavarı’ yenmekte yetersiz kalacacağını düşünüyoruz. Yapısal reform dediğimiz başlık ise bugünden yarına hemen olacak birşey olmasa da, disiplinli bir sporcu olarak, şunu çok açık bir şekilde söyleyeceğim: başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin, ama mükemmel olmak için başlamak zorundasın!
Enflasyon verisinin son zamanlarda limoni tarzda olan piyasa modunu daha da bozması ardından BIST100 endeksi haftanın son iş gününü %2 düşüşle tamamladı. TCMB’nin faiz indirmekte zorlanacağı beklentisi ile -faiz indirimlerinin yaradığı- bankacılık endeksi %4,4 değer kaybetti. Tahvil faizlerinde yarım puan kadar yükseliş dikkat çekerken, CDS risk primi ise sakin kalmayı tercih etti. Otoritenin kontrolünde olan USDTRY kuru ise yeni haftaya 41,70 seviyesinin kıyısından başladığını not edelim. Öte yandan, iki yükselen birleşince, Türk insanın bir numaralı yatırım aracı gram altın da 5,260 TL ile rekor kırdı. Gümüşün gram fiyatı ise 65 TL seviyesine dayandı.
Haber akışında, Gazze savaşında ikinci yıl yaklaşırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, hem İsrail’in hem Hamas’ın Donald Trump’ın planının bazı maddelerini kabul etmesine rağmen savaşın henüz bitmediğini söyledi. Taraflar rehine değişimi ve ateşkes konularında Mısır’da görüşmelere hazırlanırken, Washington sürecin çok hızlı ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Bu gelişmeler karşısında şekel üç yılın zirvesine çıkarken, Tel Aviv borsası ise rekor kırdı. Gazze’de can kayıpları 67bin aşarken, savaşın gerçekten sona erip ermeyeceği ise hâlâ belirsiz.
Rusya Ukrayna cephesinde ise, ABD’nin Ukrayna’ya uzun menzilli Tomahawk füzeleri vermeyi değerlendirmesi, barış umutlarını zayıflatırken jeopolitik tansiyonu yükselttiğini not edelim. ABD yönetimi, Ukrayna’nın talebini değerlendirirken, mevcut stokların donanmaya ayrılmış olması nedeniyle sevkiyat olasılığı düşük görünüyor. 2,500 kilometre menzilli Tomahawk’lar, Ukrayna’ya verilirse Moskova dâhil tüm Rusya’yı hedef menziline sokacak. Putin bu durumda ABD’nin fiilen savaşa dâhil olacağını söylerken, Washington’un Ukrayna’ya Rus enerji altyapısı hedefleri konusunda istihbarat sağladığı bildiriliyor.
Enflasyon
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor
Yayınlanma:
16 saat önce|
04/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasaların odağında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler bulunmaya devam ederken, İsrail’in tutumunun barış sürecini zorlaştırdığı görüşünün giderek daha geniş kabul gördüğünü izliyoruz. Bu sabah İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik varılan anlaşma olumlu bir gelişme olarak öne çıksa da, bölgeden gelen çelişkili açıklamalar ve zaman zaman yeniden yükselen gerilim piyasaların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor. Daha basit bir ifadeyle, piyasalar artık ‘anlaşma yakın’ yönündeki açıklamalardan çok, çatışmaların gerçekten durduğunu ve diplomatik sürecin somut sonuçlar ürettiğini görmek istiyor.
Bu minvalde yapay zekâ temalı hisselerde görülen kâr satışları ve Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik risklerin risk iştahını belirgin bir şekilde azaltmasıyla ABD borsalarının geceyi %1 civarında düşüşle tamamladığını görüyoruz. Dolar endeksi (DXY), Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebinden destek alarak son iki ayın en güçlü seviyelerinde salınırken, İran’ın Kuveyt’e yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar petrol fiyatlarının yüksek seviyesini korumasına neden oluyor. DXY’nin güç kazanması, ABD tahvil faizlerinin de yükselmesine neden olurken, Fed’in enflasyon baskıları nedeniyle faiz indirimlerini uzun süre erteleyebileceği beklentisi de piyasalar üzerinde ilave baskı kurmaya devam ediyor.
Tansiyonun barometresi konumunda olan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, üç günlük kesintisiz yükseliş isteği ardından dün 99 dolar seviyesini test ederken, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin iki katı kadar azalması da küresel petrol talebinin güçlü seyrettiğine işaret etti. Haber akışı sizin de takdir edeceğiniz üzere pek de olumlu düzlemde ilerlemezken, mevcut stresin üzerine 16-17 Haziran tarihinde düzenlenecek olağan Fed toplantısının da eklenmeye başladığını düşünüyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh, göreve yapay zekâ yatırımlarının ekonomiyi desteklediği ancak İran savaşı kaynaklı enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırdığı zorlu bir dönemde başlıyor. Nitekim, Fed’in yayımladığı Beige Book raporu, birçok bölgede enerji fiyatlarındaki artışın nakliye, gıda ve gübre maliyetlerine yayıldığını, tüketicilerin ise daha fazla kredi kartı kullanıp harcamalarını temel ihtiyaçlara yönlendirdiğini gösterdi. Bu durum, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kaldığı stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdığını belirtelim.
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, Hürmüz Boğazı’nın âdeta dünyanın boğazını sıktığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve tedarik zincirlerinin kırıldığı bir ortamda, faiz indirimi beklentilerinin yerini faiz artırımı ihtimaline bıraktığını görüyoruz. Bu sabah Fed vadeli işlemleri, yıl sonuna kadar faiz artışı olasılığını yaklaşık %51 olarak fiyatlıyor. Bu değişimin altını özellikle çizmek gerekiyor. Fed cephesinde büyüme ile enflasyonla mücadele tercihi arasında yaşanacak görüş ayrılıklarını merakla takip edeceğiz. Güvenli liman edasıyla son dönemlerde ön plana çıkan doların bir süre daha bu belirsizlik ortamında güçlü kalmasını, bunun da faizlerin yüksek seyretmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyoruz.
ABD borsalarının dün geceyi düşüşle tamamlaması ardından, yapay zekâ temalı hisselerin önemli oyuncularından Broadcom’un beklentilerin altında kalan gelir tahmini sonrası teknoloji ve yarı iletken hisselerinde satışlar hızlandı. Broadcom’un açıkladığı sonuçlar, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseler mesai sonrası işlemlerde %13’ten fazla değer kaybetti. Şirketin ikinci çeyrek gelirleri piyasa tahminlerinin hafif altında kalırken, üçüncü çeyrek için açıkladığı yapay zekâ çipi gelir beklentisi de beklentilerin gerisinde kaldı. Daha da önemlisi, yönetimin 2027 yılına ilişkin 100 milyar dolarlık yapay zekâ gelir hedefini yukarı yönlü revize etmemesi, piyasada büyüme ivmesinin yavaşlayabileceği endişelerini artırdı.
Havanın genel hatlarıyla olumsuz olması ve Broadcom’un açıkladığı sonuçlar ardından yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz. Japonya’nın gösterge endeksi Nikkei, bir gün önce ulaştığı tarihi zirveden geri çekilmek suretiyle %2 gerilerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de %0,5 civarında düşüşler görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik 160 seviyesini tekrar test ederken, bu seviye, Japon yetkililerin geçmişte döviz piyasasına müdahale ettiği bölge olması nedeniyle yakından izleniyor. Her ne kadar Japonya Merkez Bankası’ndan bu ay faiz artırımı gelebileceğine yönelik beklentiler güçlense de, doların küresel belirsizliklerden aldığı destek YEN üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Doların güçlü seyrine paralel EURUSD paritesi 1,16, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.
Risk iştahındaki bozulma kripto para piyasalarına da yansırken, Bitcoin ve Ethereum son dört ayın en düşük seviyelerini test etti. Dört hafta önce 83 bin dolar seviyesine dayanan Bitcoin bu sabah 61 bin dolar seviyelerine kadar gerilerken, küresel piyasalarda güvenli liman arayışının yeniden ön plana çıktığını not etmemiz gerekiyor. Güvenli limanın da bu günlerde dolar olması, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin tatsız bir seyir izlemesine neden oluyor. Altının ons fiyatı dün 4,425 dolar seviyesini test ederken, gümüş ise 72,50 dolar seviyesine kadar geriledi. Her ikisi de bu sabah tepki alımları ile sırasıyla 4,465 dolar 73,50 dolar seviyelerine yükselse de, teknik görünüm pek de iç açıcı olmadığını söylememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı yorum yapmaya gayret edeceğiz. Bir süre daha gelişmeleri takip etmek adına kenarda beklemeye devam ediyoruz.
Genel hatlarıyla Hürmüz düğümünün çözülemiyor olması, Fed’in de Warsh başkanlığında yaklaşan ilk olağan toplantısı küresel piyasaları gererken, Türkiye cephesinde ise bir önceki gün özellikle de bankacılık endeksi önderliğinde (BlackRock dedikodusu) yaşanan yükselişin ardından dün siyasi beklentilerin ağır basmasıyla kazanımların bir bölümünün geri verildiğine şahit olduk. BİST100 ana endeksi %1,7 gerilerken, bankacılık hisseleri ise %2’ye yakın geriledi. USDTRY kuru 46 seviyelerine doğru bebek adımlarıyla yükselişini sürdürürken, CDS risk priminin ise hafif de olsa yükselerek 242 baz puana geldiğini not edelim. Her ne kadar içeride siyasi gelişmeler ve dışarıda jeopolitik gelişmeler baskı unsuru yaratsa da, dün de belirttiğimiz üzere, ABD ile ilişkilerde yapıcı zeminin korunması, önümüzdeki ay Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ABD Başkanı Trump’ın da katılacağının açıklanması, Türkiye’nin giderek güçlenen jeo-ekonomik konumu büyük resimde dikkat çekmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası’na olan ilgisi devam ederken, mevduat tercihinde uzun süredir yaklaşık olarak %60 Türk Lirası, %40 yabancı para kompozisyonu da korunmaya devam ediyor. TCMB’nin kur oynaklığını yönetebilecek araç seti ile hareket alanını koruması nedeniyle, mevcut görünüm altında USDTRY kuru açısından da önemli bir risk görmediğimizin altını çizmek isteriz. Dün bu bağlamda, TCMB’nin haftalık bültenini yine yakından inceledik. TCMB’nin butlan kararı ardından 13 milyar dolar eriyen net yabancı para pozisyonu, 2 Haziran valörlü işlemlerde 4,2 milyar dolar toparlanma kaydettiğini görüyoruz. Manşet rakamın ise 20,8 milyar dolar seviyesine toparlandığını not edelim (bakınız grafik).
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan yaşanan günlük değişim
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor
Yayınlanma:
3 gün önce|
02/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Uzun bayram tatili dönüşü, hem içeride hem de dışarıda dün oldukça yoğun bir günü geride bıraktık. Gözlerin çevrili olduğu Orta Doğu’da barış anlaşması neredeyse imzalandı derken, dün sabah bültenimizde de ele aldığımız üzere, İsrail’in Lübnan’a saldırılarının artması iplerin âdeta gerilmesine neden oldu. İran, İsrail’in tutumunu ya da saldırganlığını neden göstererek müzakereleri askıya aldığını duyurdu.
Küresel mali piyasaların da ilk nazarda tepkisi kuşkusuz olumsuz oldu. Günün son işlem saatlerine doğru İran cephesinden gelen haber risk iştahının bozulmasına neden olurken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı neredeyse 5 dolar artış kaydederek 98 dolar seviyesine yükseldi. Son dönemlerde güvenli liman olarak ön plana çıkan dolar (DXY) değer kazanırken, piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizi yeniden %4,50 seviyesinin üzerine tırmandı. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise bir kez daha satış baskısına maruz kaldığına tanıklık ettik.
Günün son işlem saatlerine satıcılı ve moral bozukluğuyla giren piyasalar, gece ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Trump’ın İran ile görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla kayıplarını kısmen de olsa telafi ettiğini gördük. İran basını, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin ardından dolaylı görüşmelerin durdurulduğunu öne sürerken, Trump kendilerine böyle bir bildirim yapılmadığını söyledi. Trump’ın gün içerisinde yaptığı açıklamalarda ise hem “görüşmeler devam ediyor” hem de “biterse umurumda değil” mesajını vermesi, sürecin ne kadar belirsiz bir zeminde ilerlediğini de çok net bir şekilde ortaya koydu.
Hatırlarsanız bizler en kötünün geride kaldığını iddia ederken, bundan sonraki sürecin ise uzun ve netameli geçeceğini belirtmiştik. Nitekim, piyasalar da bizimle aynı görüşte olacak ki, tarafların ne söylediğinden ziyade diplomatik kapının tamamen kapanmadığına kanaat getirerek gecenin son işlem diliminde nefeslenme şansı buldu. Brent petrolün varil fiyatı olumsuz haber akışıyla 98 dolara kadar tırmanması ardından geceyi 95 dolar seviyesinin altında tamamladı. Altının ons fiyatı dün sabah saatlerinde 4,545 dolar seviyesine tırmanarak yeni aya ılımlı bir başlangıç yapmasının ardından olumsuz haber akışının da yardımıyla 100 dolar gerileme kaydederek günü de 4,500 dolar sınırına yakın bir seviyede kapattı. Gümüşün ons fiyatının ise 75 dolar seviyelerinden uzaklaşamadığı dikkatimizi çekerken, bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son sekiz haftanın en düşük seviyesi olan 70 bin dolar seviyelerine kadar geriledi.
Görüleceği üzere, cephede atılan her diplomatik adım piyasaları rahatlatırken, sahadan gelen her yeni çatışma haberi ise enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomiyi yeniden baskı altına alıyor. Bu bağlamda, İran, Lübnan’daki saldırıların devam etmesi hâlinde ABD ile yürütülen görüşmelerden çekilebileceğinin sinyalini verirken, Hürmüz Boğazı’nın ardından Bab el-Mendeb Boğazı’na yönelik tehditlerini de artırdığını görüyoruz. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bu güzergâhlara ilişkin endişeler petrol fiyatlarını bir günde %4 yukarı taşıdı. Bu gelişmeler cereyan ederken, bu sabah haber akışında Lübnan, İsrail ile Hizbullah arasında kısmi bir ateşkes sağlandığını duyurdu. Anlaşma, İsrail’in Beyrut ve çevresindeki Hizbullah kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını durdurmasını, Hizbullah’ın ise İsrail’e yönelik saldırılarını askıya almasını öngörüyor. Ancak bu gelişmenin savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini de not etmek gerekiyor. Lübnan’ın güneyinde çatışmalar sürerken, İsrail ordusu Lübnan’dan atılan roketleri önlediğini açıkladı.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı yükselişlerle tamamlamasının ardından yeni gün başlangıcında piyasalarda kısmen de olsa huzursuzluğun devam ettiğini görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,5 civarında gerilerken, Pasifik’in diğer ucunda da bu sabah karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Orta Doğu’dan gelen karışık mesajları yorumlamakta zorlanan Asya piyasalarında dün görülen rekor seviyelerin ardından bugün özellikle teknoloji ve yapay zekâ bağlantılı hisselerde kâr satışları etkili oldu. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,6 değer kaybederken, son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası ise %2’den fazla geriledi.
Son haftalarda yapay zekâ temalı hisselerin öncülüğünde çok hızlı yükselen piyasanın teknik olarak aşırı alım bölgesine ulaşması satışları hızlandırırken, gözler Orta Doğu’dan gelecek haberlere çevrilmiş durumda. Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında sınırlı bir ateşkes açıklansa da çatışmaların tamamen sona ermemesi ve İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin belirsizlikler temkinli seyrin korunmasına neden oluyor. Güvenli liman özelliğiyle ön plana çıkan dolar, savaşın ilk döneminde güç kazanmasının ardından son günlerde kararsız bir seyir izlerken, her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD istihdam verileri piyasaların yön tayini açısından kritik önemde olacağını tekrar hatırlatmak isteriz. Enerji fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygısı birkaç ay önce hâkim olan faiz indirimi beklentilerini topyekûn rafa kaldırırken, Fed’in bir sonraki adımının faiz artırımı yönünde olacağına da %50 ihtimal tanınıyor. Japon yeni ise dolar karşısında 160 seviyesine yaklaşarak müdahâle riskini yeniden gündeme taşıdığını not edelim.
Yurt dışında hem savaş haberleri hem de merkez bankalarının bir sonraki adımına ışık tutacak ekonomik veriler aynı anda takip edilirken, Türkiye cephesinde ilaveten siyasi gelişmeler de izleniyor. CHP tarafında butlan kararının ardından karmaşık ve çok başlı bir yapının hâkim olduğunu not etmemiz gerekiyor. Grup Başkanı Özel bugün grup toplantısı çağrısı yaparken, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ise Özel’in grup başkanlığına itiraz ettiği yönünde haberler görüyoruz. CHP’de 111 milletvekilinin imzasıyla olağanüstü kurultay çağrısı yapıldığını da okuyoruz.
Makro cephede ise bayram sonrasında dün pek çok verinin açıklandığını gördük. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %2,5; bir önceki çeyreğe göre ise %0,1 oranında büyüme kaydetti. İlk çeyrek sonuçlarının bayat bir veri olduğunu düşünürsek, büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi PMI endeksi Mayıs ayında yukarı yönlü hareket ederek 49,8 seviyesine gelmek suretiyle son iki yılın zirvesine yükseldi. PMI verisinde 50 seviyesinin altı daralma olarak yorumlansa da, verideki canlanmaya dikkat çekmek isteriz. Öte yandan, İTO’nun İstanbul için açıkladığı Mayıs ayı enflasyon verisi gıda ve alkolsüz içecekler kaleminde ılımlı yükselişle %1,53 artış kaydetti. Bu sonuçla yıllık enflasyon, %36,83 seviyesinden %36,77 seviyesine geriledi. Bayram tatili nedeniyle resmî enflasyon verisinin TÜİK tarafından Cuma günü açıklanacağını, beklentinin de %1,5 civarında olduğunu not edelim.
Türkiye PMI
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Bitcoin ATM Devinin Çöküşü
Yayınlanma:
2 hafta önce|
19/05/2026Yazan:
BankaVitrini
Bitcoin Depot İflas Korumasına Başvurdu, 9 Binden Fazla Kripto ATM Kapandı
ABD merkezli kripto para ATM devi Bitcoin Depot, artan yasal baskılar, yükselen uyum maliyetleri ve sert düşen gelirleri nedeniyle Chapter 11 kapsamında gönüllü iflas koruma başvurusunda bulundu. Şirket, dünya genelindeki 9 binden fazla kripto para ATM’sini devre dışı bıraktığını açıkladı.
Bir dönem Kuzey Amerika’nın en büyük Bitcoin ATM operatörü olarak gösterilen şirketin çöküşü, kripto sektöründeki “fiziksel erişim” modelinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
Düzenleyici Baskılar İş Modelini Çökertti
Şirket CEO’su Alex Holmes yaptığı açıklamada, özellikle ABD eyaletlerinin son dönemde kripto ATM işletmecilerine yönelik çok daha sert düzenlemeler getirdiğini belirtti.
Yeni düzenlemeler kapsamında:
- İşlem limitleri düşürüldü,
- Kimlik doğrulama (KYC) zorunlulukları ağırlaştırıldı,
- Kara para aklama önleme (AML) yükümlülükleri artırıldı,
- Bazı eyaletlerde kripto ATM faaliyetleri tamamen yasaklandı,
- Dolandırıcılık mağdurlarına yönelik operatör sorumlulukları genişletildi.
Şirket yönetimi, mevcut düzenleyici ortam altında iş modelinin artık sürdürülebilir olmadığını açıkladı.
Gelirler Sert Düştü
Bitcoin Depot’un 2026 yılı ilk çeyrek finansalları da alarm vermişti:
- Gelirler yıllık bazda %49,2 düştü,
- Şirket yaklaşık 9,5 milyon dolar net zarar açıkladı,
- Daha önce yaşanan 3,7 milyon dolarlık kripto cüzdan saldırısı mali yapıyı daha da bozdu.
Şirket hisseleri Nasdaq’ta sert düşüş yaşarken bazı işlemlerde günlük kayıp %70’in üzerine çıktı.
Kripto ATM Modeli Neden Çöküyor?
Uzmanlara göre Bitcoin ATM sistemi ilk yıllarda “nakitten kriptoya hızlı geçiş” avantajıyla büyüdü. Ancak zamanla sektör şu sorunlarla karşı karşıya kaldı:
1. Dolandırıcılık Vakaları
Kripto ATM’leri özellikle yaşlı kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık şebekelerinde sık kullanılmaya başladı.
2. AML ve MASAK Benzeri Baskılar
ABD’de FinCEN ve eyalet düzenleyicileri, yüksek risk nedeniyle sektöre çok daha ağır yükümlülükler getirdi.
3. Yüksek Operasyon Maliyeti
ATM lojistiği, nakit yönetimi, mağaza komisyonları ve güvenlik maliyetleri ciddi şekilde arttı.
4. Kripto Kullanım Alışkanlığının Değişmesi
Kullanıcılar artık mobil uygulamalar ve merkezi borsalar üzerinden çok daha düşük maliyetle işlem yapabiliyor.
“Bu Sadece Başlangıç Olabilir”
Sektör uzmanları, Bitcoin Depot’un iflasının sadece tekil bir şirket problemi olmadığını düşünüyor. Özellikle ABD’de faaliyet gösteren diğer kripto ATM operatörlerinin de benzer baskılar altında olduğu belirtiliyor.
Kripto sektöründe uzun süre “ana akım benimsenmenin vitrini” olarak gösterilen ATM ağlarının, artık yüksek regülasyon ve düşük kârlılık nedeniyle hızla küçülme sürecine girebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Ne Anlama Geliyor?
Türkiye’de doğrudan yaygın bir kripto ATM ağı bulunmasa da gelişme önemli mesajlar içeriyor:
- Kripto sektöründe regülasyon baskısı küresel ölçekte sertleşiyor,
- AML/KYC yükümlülükleri artık tüm fintech ve kripto şirketlerinin merkezinde,
- “Denetimsiz büyüme” modeli sürdürülemez hale geliyor,
- Fiziksel kripto erişim kanalları yüksek risk kategorisine giriyor.
Özellikle MASAK düzenlemeleri sonrası Türkiye’de de kripto platformları için daha sıkı denetim süreçlerinin gündeme gelmesi beklenebilir.
Sonuç
Bitcoin Depot’un çöküşü, kripto sektörünün artık “vahşi batı” döneminden çıktığını ve yüksek regülasyon dönemine girdiğini gösteriyor.
Bir dönem finansal özgürlüğün sembolü olarak görülen Bitcoin ATM’leri bugün; dolandırıcılık, uyum maliyetleri, yasal riskler ve düşük kârlılık nedeniyle sektörün en kırılgan alanlarından biri haline dönüşmüş durumda.
Bu iflas aynı zamanda şu soruyu yeniden gündeme taşıyor: “Kripto sektöründe ayakta kalacak olanlar teknoloji şirketleri mi olacak, yoksa regülasyona tam uyum sağlayabilen finansal kurumlar mı?”
bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.023)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.577)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (560)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.974)
- GÜNCEL (4.408)
- GÜNDEM (3.550)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.671)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.416)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (795)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (106)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (91)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Euro Bölgesi'nde perakende satışlarda düşüş 04/06/2026
- ING: Orta Doğu’daki durum ve ABD verileri doları destekliyor 04/06/2026
- Güney Kore para birimi 2009'dan beri en düşük seviyesinde 04/06/2026
- TOKİ'den yeni satış kampanyası 04/06/2026
- ICBC'den TCMB tahmini 04/06/2026
- Bakan Bolat: Dış ticaret açığı son 9 ayın en düşük seviyesine indi 04/06/2026
- Brent petrolde son tahminler: Hangi kurum yıl sonu için kaç dolarlık petrol öngördü? 04/06/2026
- TSMC CEO'sundan çip açığı uyarısı 04/06/2026
- Nefes Kredisi'nde yeni dönem başlıyor 04/06/2026
- Hizmet Üretici Fiyat Endeksi Mayıs'ta aylık yüzde 3,23 arttı 04/06/2026
SON YAZILAR
- Bank Pozitif’in yeni sahibi Efor Holding oldu 04/06/2026
- İstanbul Finans Merkezi için tarihi teşvik paketi yayımlandı 04/06/2026
- 2026’nın ilk sinyali; büyüyemeyen ekonomi 04/06/2026
- Petrol ve dolar yükselirken Fed kaygıları risk iştahını bastırıyor 04/06/2026
- Kredi tahsisinde asıl risk: Üreten firmayı yalnız bırakmak 04/06/2026
- SASA yatırımcısı neden öfkeli? PDT dönüşümü ve İbrahim M. Turhan tartışması 03/06/2026
- Kuveyt Türk’ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi 03/06/2026
- Akbank’tan 500 milyon dolarlık sermaye benzeri tahvil ihracı 03/06/2026
- Bankalar çiftçiyi nasıl finanse ediyor? 02/06/2026
- Barış masası sallanıyor, piyasalar hâlâ diplomasiye şans tanıyor 02/06/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz4 yıl önceEnflasyonist ortam nasıl bir politika getiriyor?




