Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Dünya gıda enflasyonu liginde Türkiye 4. KKTC 5. sırada!

Yayınlanma:

|

  • Türk mali piyasalarında var olan iyimser görünüm dün de korunmaya devam etti. Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu S&P’den beklenen not artırım nedeniyle hisse senetleri dünkü günü yatay bir seyirle tamamlarken, döviz piyasasında ise dengelerin TL lehine değişmeye devam ettiğini görüyoruz. TCMB’nin artık sahanın diğer tarafına geçerek döviz piyasasında alıcı olmasının da yardımı ile kurun aşağı yönlü bakılanırken, dengelerin olumlu anlamda meyletmesine paralel TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hariç net döviz pozisyonu son 7 iş gününde yaklaşık 15 milyar dolar iyileşerek eksi 47,8 milyar dolar seviyesine toparladı. TCMB’nin net rezervleri, Cumhurbaşkanlığı seçiminde sonra en iyi eksi 45 milyar dolar seviyesine kadar iyileşmişti. Kısa bir süre içerisinde son zamanların en iyi seviyesinin test edileceğini düşünüyoruz.
  • Esen ılımlı rüzgârlara paralel, kur gerileyip, hisse senetleri ilgi görürken, Hazine de dün 2 ayrı tahvil ihracı ile toplam 36,4 milyar TL borçlandı. 21 ay vadeli iskontolu tahvilde ortalama bileşik faiz %45,1 seviyesinde gerçekleşti. İhaleye gelen piyasa yapıcısı talebin de son yılların rekor düzeyinde olduğunu not edelim. Burası önemli. Öte yandan, Türkiye’nin yabancı indinde risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk priminin de 288 baz puana gerileyerek son 3 yılın en düşük seviyesinde olduğunun da hazır yeri gelmişken altını çizelim.
  • Bir bankacı olarak, Türk Lirasına yönelik ilginin yeniden artmaya başladığını, dolarizasyon eğiliminin yavaş da olsa azalmasını müşteri davranışından da çok rahat bir şekilde okuyabildiğimizi belirtmek isterim. Bu minvalde, USDTRY kuru bankalararası piyasada -digital dolar- dünkü işlemlerde 32,2 seviyelerine kadar gerileyerek neredeyse son 1 ayın en düşük seviyesini test ederken, Kapalıçarşı’da akşam saatlerinde kurun 32 seviyesini test ederek fiziksel döviz satışı da yaşandığını teyit ediyor. TCMB tarafından açıklanan reel efektif kur endeksine göre TÜFE bazlı Türk Lirası son iki yılın en değerli düzeyine ulaştı. TL’nin değerlenmesi, hâlen daha canlı olan iç talep ile birlikte ele alındığında, ithalat kanalından pek de iyi bir haber olarak görünmüyor.
  • Küresel piyasalarda da olumlu havanın egemen olduğunu söyleyebilirim. Cuma günkü ABD’de açıklanan zayıf istihdam raporu sonrasında yeşeren faiz indirim beklentileri başta hisse senedi piyasalarına adeta itici güç oldu. Piyasa vadeli faiz işlemlerine göre, FED’den bu yıl yeniden 2 adet faiz indirimi beklenirken, ABD borsalarının da görünümü olumluya evrildi. Risk iştahı denince akla gelen ve teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi Cuma gecesini %2 yükseliş kaydederek tamamlaması ardından haftanın ilk gününü de %1’in üzerinde yükselişle tamamladı.
  • Risk iştahına paralel, tarım dışı istihdam verisi öncesi 56 bin dolar seviyesine kadar gerileyip sonrasında sert bir şekilde yönünü yukarıya çeviren ve 65bin dolara kadar yükselen Bitcoin, 63-64 bin bandında zemin kuvvetlendirmeye çalışıyor. Bir sonraki iyimserlikte yukarıda teknik olarak dün de gösterdiğimiz üzere 70bin dolar (kanalın tepesini) test etmesini bekliyoruz. Altın, hafif bir yükseliş 2,325 dolar seviyesine yükselirken, bir başka gözle baktığımız gümüş ise 26 dolar seviyesindeki teknik bölgeyi tekrar test etmesi ardından beklentimize paralel 27,40 dolar seviyesine yükseldi. Gümüşte yukarı yönlü hareketin devamını bekliyoruz. Öte yandan, nakliye grubu Maersk, Kızıldeniz’deki konteyner taşımacılığı trafiğindeki kesintinin arttığını ve kesintinin sektörün Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki kapasitesini ikinci çeyrekte %20’ye kadar azaltmasının beklendiğini söyledi.
  • Maersk ve diğer nakliye şirketleri, İran bağlantılı Husi militanlarının Kızıldeniz’deki saldırılarını önlemek için Aralık ayından bu yana gemilerini Afrika’nın Ümit Burnu çevresine yönlendiriyor ve daha uzun yolculuk süreleri navlun oranlarını artırıyor. Konteyner sorunu navlun fiyatları üzerinde baskı kurmaya aday görünürken, gemilerin rotalarının uzaması da petrol fiyatlarına olumsuz yansıyabilir. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı geçen haftayı sert bir düşüşle 82,80 dolar seviyesine kadar gerileyerek neredeyse son 2 ayın en düşük seviyesinde tamamlaması ardından dün 83,50 dolar seviyesine toparlandı.
  • Dün KKTC İstatistik Kurumu Nisan ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre TÜFE aylık bazda %5,92 artış kaydederken, yıllık enflasyonu da %95,60 seviyesine taşıdı. Enflasyonun alt kalemlerinde bir önceki aya göre en yüksek artış %19,5 ile Eğlence ve Kültür ana grubunda gerçekleşirken, Lokanta ve Oteller ana grubunda %16,2, haberleşme ana grubunda ise artış %15,6 oldu. Geçen ay enflasyon sepetinde en yüksek artış gösteren ürün DVD Player olurken (!) bu ay ise Lens Bakım İlaçları ilk sırayı aldı. Ayşe Teyze’nin enflasyon sepetinde en önemli ürünün gıda olduğu unutulmamalıdır. Gıda enflasyonunu Mart ayında yıllık bazda %80 seviyesine dayanması ardından ılıman hava koşullarına paralel Nisan ayında yıllık bazda %66,4 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Geniş bir açıdan bakarsak, ‘dünya’ gıda enflasyon liginde, KKTC’nin, Arjantin, Güney Sudan, Zimbabwe ve Türkiye ardından beşinci sırada olduğunun altını kalın bir şekilde çizmek isterim!
  • Enflasyon verilerinin açıklandığı gün, KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Ersin Tatar, Gambiya’nın başkenti Banjul’da ilk resmi görüşmesini Gambiya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mohammed B.S. Jallow ile yaptı. Cumhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre, Tatar, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 15. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere Banjul’a gitti. Gambia ziyaretinde Sn. Cumhurbaşkanı Tatar’ın timsahı kuyruğundan tutarak verdiği poz dün gündemi epeyce meşgul etti!
  • Yeni gün başlangıcında, Reuters haberlerinde, Filistinli Hamas dün Gazze’de ateşkese ilişkin arabulucuların sunduğu teklifi kabul ettiğini açıklarken İsrail ise teklif maddelerinin kendi talepleri ile uyuşmadığını söyleyerek Refah’a yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Ancak İsrail bir anlaşmaya yönelik müzakerelere devam etmeyi planladığını da belirtti. Asya piyasalarında ise bu sabah hafif de olsa karmaşık bir seyir görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,4 yukarıda işlem görürken, Japon YEN’i yeniden değer kaybederek dolar karşısında 155 seviyesine yaklaştı. Japonya’da otorite, düzensiz, spekülatif güdümlü döviz hareketlerine karşı harekete geçmek zorunda kalabileceğini söyleyerek YEN’i desteklemek için yeniden müdahale etmeye hazır olduklarını söyledi.
  • Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve AB Komisyonu başkanı Ursula von der Leyen, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e Avrupa ile daha dengeli ticaret sağlama çağrısında bulunurken, Çin liderinin büyük tavizler vermeye hazır olduğuna dair çok az işaret görüyoruz. Beş yıl aradan sonra Avrupa ziyaretine giden Xi’nin Fransa’nın ardından Sırbistan ve Macaristan ziyaretleri takip edilecek.

>KKTC TÜFE Enflasyonu

Enflasyon adeta içimizden geçmiştir. Hissedilen kümülatif fiyat artışı mavi renktir. Mayıstan itibaren enflasyon sıfırlansa dahi, mavi endeks yataya dönecek, 2021 sonundan bugüne yaşadığımız kümülatif fiyat artışları ise alım gücünü geri getirmeyecektir!

17150572873d504739cabda1ac0b28de2f80bafe87_1_1200.jpg

>Dünyada Gıda Enflasyonu

Dünyada gıda fiyatları son 1 yılda %7,4 düşerken…

171505728776d2757a8e306778e2db6aab283a069a_2_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Mahfi EĞİLMEZ: Kur Niçin Yükseliyor?

Dövizdeki bayram hareketi yatırımcıların çıkışı ve faiz indirimi beklentisi USD/TL’yi yukarı çekti. Mahfi Eğilmez, faiz indirimi beklentisini ve Citibank’ın tavsiyesini çekmesini yazdı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Bayramın hemen öncesinde başlayan ve halen devam eden bir eğilimle USD/TL kuru yükselişe geçti. Aşağıdaki on günlük grafik bunu gösteriyor:

Normal koşullarda bayramların öncesinde ve bayram sırasında kur düşer. Çünkü bayramda, tatile gitmek ya da kurban kesmek isteyen ve o nedenle Türk Lirası ihtiyacı olan insanlar ellerindeki veya banka hesaplarındaki dövizleri bozdururlar. Bu eylem Türk Lirasına olan talebi artırdığı, dövize olan talebi düşürdüğü için de USD/TL kuru düşer ve Türk Lirası değer kazanır. Bayram sonrasında ise bu kez söz konusu Türk Liralarını ellerine geçirenler döviz talebinde bulunur ve kur yeniden yükselir. Normal koşullarda olan budur. Bu kez tam tersi oldu. USD/TL kuru düşmek bir yana yükselmeye başladı. Demek ki normal koşulların dışında gelişmeler oldu.

Önce bugünkü mekanizmayı kısaca bir kez daha özetleyeyim. Türkiye birkaç aydır carry trade denilen bir olgunun etkisinde bulunuyor. Yurtdışından düşük faizle kaynak bulup gelen fonlar burada dövizleri 1 USD = 32 TL kuruyla Türk Lirasına çevirip kısa vadeli (1 ay ile 3 ay arası) TL mevduat açıyorlar ya da devlet tahvili alıyorlar. Bu mevduatlarına alış satış farkları ve vergiler düşüldükten sonra yıllık kabaca yüzde 40 net (aylık yüzde 3,75, üç aylık 11,25) faiz alıyorlar. Gerçek enflasyonun, açıklanan enflasyonun çok üzerinde olduğunu kabul ettiğimizde bu faizin, hem bugünkü hem de gelecekteki enflasyona göre negatif reel faiz konumunda bulunduğunu söyleyebiliyoruz. Buna karşılık eğer kur bu düzeyde kalırsa vade sonunda elde edilen Türk Lirası faizi ve ana parayı dolara çevirince bu faiz aşağı yukarı dolar faizine dönüşüyor. Dolar mevduatına bu kadar kısa vadede bu kadar yüksek faiz dünyanın hiçbir yerinde bulmak mümkün değil. Benzer işi banka kasalarında, evlerindeki kasada döviz saklayanlar da yapıyor. Onlar da aynı şekilde dolar bozdurup Türk Lirası mevduat açıyor ve vade sonunda faizi alıp tekrar dövize döndüğünde aynı şekilde dolar faizi kazanmış oluyor. Hükümet, bu gelişmeye ses çıkarmıyor, hatta destekliyor. Çünkü bu sayede kur yükselmiyor, enflasyonun kurdan etkilenmesi bastırılmış oluyor, bankalar ellerine geçen dövizleri Merkez Bankası’na satıyor ve böyle Merkez Bankası’nın rezervleri hızla artıyor. Bu yöntemin en büyük riski kurun yükselmesi ve Türk Lirasına para yatıranların vade sonunda alacağı faizle, kurda çıkacak kaybı karşılayamaması.

Yabancıların, Türkiye’ye carry trade çerçevesinde para getirmesinde birkaç önemli yatırım bankasının Türkiye hakkında verdiği “Türkiye’ye yatırım yapılma zamanı” görüşü etkili oldu. Yabancılar buraya para getirdiler, Türkler de dövizlerini bozdurup Türk Lirası mevduata ve/veya devlet tahvillerine yöneldiler, bunun sonucunda Türk Lirasına talep artarken dövize talep düştü. Bu aşamada ekonominin en temel kanunu işlemeye başladı ve Türk Lirası, yabancı paralara karşı değer kazandı. Aslında Merkez Bankası bir yandan da ihracatçıyı korumaya çabalamasa kur daha da aşağıya gidecekti.

Bayramdan birkaç gün önce Citibank, yatırımcılara verdiği Türkiye’ye yatırım tavsiyesini kaldırdı. Bu gelişmeyle birlikte TL varlıklardan yavaş da olsa bir çıkış başladı ve kur da hafif hafif yükselmeye yöneldi. Bayram öncesi yaşanan ve kuru yukarı iten ilk gelişme buydu. Cumartesi günü de Cumhurbaşkanı, bir soru üzerine şöyle bir cümle kurdu: “Bütün mesele yine geliyor, faiz olayına dayanıyor. İnşallah faizde atacağımız adımlarla enflasyonu son çeyrekte çok daha olumlu bir konuma taşımış olacağız.” Bu sözler piyasada sonbaharda faiz indirimine gidileceği şeklinde anlaşıldı. Çünkü daha önce enflasyonun nedeninin faiz olarak gösterilmesi söz konusu olmuş ve faiz indirimlerine gidilmişti. Kurun yukarıya gitmesinin ardındaki ikinci neden budur. Böylece öteden beri kulaktan kulağa fısıldanan “Eylül Beklentisi” açık açık konuşulur oldu. Faizin düşürülmesi kuşkusuz bu yolla elde edilecek kazancı düşüreceği için alınan yüksek riske değip değmeyeceği tartışmasını gündeme getiriyor. Ne var ki yukarıda anlattığım mekanizmayla dolar faizine dönüşen Türk Lirası mevduat faizinin de uzun süre bu şekilde devam etmesi mümkün değil.

Enflasyon sorunu bugün geldiğimiz aşamada ne yazık ki tek başına faizle hatta onu da kapsayan ekonomik önlemlerle çözülebilir bir sorun olmaktan çıkmış durumda. Bu sorunun çözümü geleceğe ilişkin olumlu beklentiler yaratabilmekte. Türkiye, 2001 krizinden sonra, yüksek enflasyon sorununu geleceğe ilişkin olumlu beklentiler yaratarak çözmüştü. Çözüm bu şekilde gelince büyüme de olumsuz etkilenmemişti. O dönemde beklentileri düzeltmek için yapılan şeyler bankacılık reformu, kamu mali disiplininin sağlanması (bütçe açığının düşürülmesi), AB ile tam üyelik müzakeresine girilmesiydi. Bugün, çok daha kapsamlı yapısal reformlara o günkünden çok daha fazla ihtiyaç var. Ne kadar gecikirsek o kadar fazla faiz öderiz.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Artı beş yüz milyon dolar :)

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Bugün bültenimize sevindirici bir haber ile başlayalım. Her ne kadar bültenimizi takip eden kıymetli okurlarımız bu gelişmeleri her gün düzenli bir şekilde takip etse de, TCMB’nin 7 Haziran ile biten haftaya ait açıkladığı verilerine göre brüt döviz ve altın rezervleri 146,2 milyar dolar seviyesine ulaşarak rekor kırdı. Yaklaşık 4,5 yıl aradan sonra, TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri ise 0,5 milyar dolar ile artıya geçerek eksi rezerv konusunu da rafa kaldırdı. Eğer vücudun altını kas ise, merkez bankasının da en önemli kasının altın ve dolar rezervleri olduğu ve bunun da yabancı yatırımcı için ne kadar önemli bir parametre olduğunu unutmamak gerekiyor.
  • TCMB’nin swap hâriç net döviz pozisyonu, yerel seçimler dönemini baz alırsak, ya da son 48 iş gününde 74,5 milyar dolar artış gösterdi. TCMB rekor süratte rezerv biriktirmeye devam ederken, yurtiçi yerleşiklerin parite ve kur etkisinden arındırılmamış seriye göre DTH’ları (döviz mevduatları) 1,8 milyar dolar daha gerileyerek 165,5 milyar dolar seviyesine indi. Böylelikle Mart sonu baz alınırsa, 11 haftada DTH cephesinde çözülme 20 milyar doları aştı. BDDK verisine göre, yine 7 Haziran ile biten haftada bir nevi yabancı para enstrümanı olan KKM 26,5 milyar TL daha azalırken, stok rakamın dolar karşılığı 65,2 milyar seviyesine geriledi. Mart sonuna göre KKM cephesinde de azalma 5,4 milyar oldu. Böylelikle YP mevduatın toplam mevduata oranı (KKM dâhil) %51 seviyesine gerileyerek son dört yılın dibine indi!

Resim

  • Yabancı yatırımcının ise hisse senedi portföyü 542 milyar dolar daha azaldı. Son dört haftada yabancı yatırımcının hisse senetlerinden çıkışı 1,3 milyar dolar olurken, borsanın da limoni havasını özetledi. Öte yandan yine 7 Haziran ile biten haftada, yabancının benzer miktarda DİBS de aldığını görüyoruz. Mart sonuna göre bakılırsa yabancının DİBS portföyü 8,1 milyar dolar artış kaydetti!
  • TL ve TL cinsi yatırım araçlarına ilgi artarken, dolarizasyon eğilimi azalırken, TCMB rezerv biriktirmeye devam ederken, USDTRY kuru ise 32,30 seviyesinin hemen altında dün de sakin bir eğilim kaydetti. TL referans faiz dünü %49,40 seviyesinde tamamlayarak son üç haftanın dibine geriledi. TL’nin piyasada yeniden bollaştığını not edelim. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlemeye devam ederken, “borsada karar günü” başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dünkü günü %2,2 yükselişle 10,391 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabileceğini düşünüyoruz. Dünkü yükelişte ayrıca uzun bayram tatilinin getirdiği takas avantajı ve dün akşam saatlerinde Sn. Bakan Şimşek’in hisse senetlerine yönelik işlem vergisi konusunun ertelendiği yönünde açıklamasının da yer tuttuğunu düşünüyoruz.
  • MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin son günlerde sosyal medya paylaşımları ve açıklamalarıyla ülke siyasetine hareketlilik getirdiğini not etmemiz gerekiyor.
  • Bahçeli, 31 Mart seçimlerinden sonra gündeme gelen normalleşme tartışmalarına değinerek Sinan Ateş davasından bahsetti ve bu davanın Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik bir itibar suikastına dönüştüğünü belirtti. Davanın 1 Temmuz 2024’teki duruşmasında MHP’nin hazır bulunacağını ve Türk yargısı önünde hesaplaşacaklarını söyledi.
  • Bahçeli, açıklamalarının devamında “Cumhur İttifakı dağılıyor mu” sorularını gündeme getirdi. MHP’nin, ülkenin ve milletin çıkarları için her türlü fedakarlığı göze alacağını belirterek, Ak Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın oluşmasının MHP’nin dileği olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı’ndaki sorumluluklarını yerine getireceklerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek vereceklerini de ekledi. Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Bahçeli’nin açıklamalarına cevap vererek “Cumhur İttifakı kararlılıkla yoluna devam etmektedir” dedi.
  • Yurtdışı piyasalarda ise Çarşamba günü ABD’de açıklanan ve olumlu anlamda sürpriz yapan TÜFE enflasyonu ardından dün de ÜFE enflasyonunu sürpriz yaptı. Yıllık bazda çekirdek ÜFE artışı %2,3 artış kaydederken (beklenti %2,5) manşet ÜFE artışı da %2,5 beklentinin gerisinde kalarak %2,2 oldu. FED ne kadar laf kalabalığı yapsa da, piyasaların FED’den bu yıl 2 adet faiz indirimi talep etmelerini artık normal karşılıyoruz! ABD’de enflasyon verilerinin piyasaların arzuladığı şekilde açıklanması ve 10 yıllık gösterge ABD tahvil getirisinin %4,25 ile 2,5 ayın en düşük seviyesine gerilemesine rağmen, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler arzuladığımız performansı bir türlü kaydedemedi. Gümüşün ons fiyatı 29 dolar seviyesine kadar gerileyerek bizleri büyük ölçüde şaşırttı. Uzun bir süredir uzun pozisyon taşıdığımız gümüşte haftalık kapanışın peş peşe ikinci haftada da 30 doların altında olmasını zayıflık göstergesi olarak kabul ederek dün pozisyonlarımızdan kârla çıkma kararı aldık. Altın ise hâlen daha 2,300 dolar seviyesindeki desteğinde tutunmaya devam ettiğini not edelim.
  • ABD borsaları geceyi önemli sayılacak bir değişim kaydetmeden tamamlaması ardından bu sabah pasifiği diğer ucunda kararsız bir seyir görüyoruz. Japonya Merkez Bankası’nın bu sabah sonuçlanan olağan faiz toplantısında ultra düşük faiz oranlarını sabit tutmaya devam ettiğini lâkin devasa parasal teşvikten yavaş ama istikrarlı bir şekilde geri çekilerek büyük tahvil alımlarını azaltmaya başlamaya karar verdiğini görüyoruz. Yaralı aslan JPY, dolar başına 158 seviyesine yükselerek son altı haftanın en değersiz seviyesini test etti. Değersiz YEN’den destek alan gösterge endeks Tokyo borsası %0,7 yükselirken, diğer bölge borsalarında hafif de olsa kırmızılar gözümüze çarpıyor.
  • Piyasaların gündemi bugün çok da karışık görünmüyor. Küresel bazda çok sayıda merkez bankacının konuşması takip edilecek. Türkiye cephesinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi ön plana çıkıyor. Gözler ısınan siyasete çevrilirken, genel hatları ile piyasaların olumlu seyrini korumasını bekliyoruz. Herkese iyi bayramları dilerim.

*Menkul Kıymet İstatistikleri

Yabancının devlet tahvili âşkı devam ederken, hisse senetlerine yönelik küskünlüğü de son dört haftadır devam ediyor.

1718341011fab020b702c75482a08c6a305997ca1a_1_1200.jpg

*KKM

Dolarizasyonun önemli bir göstergesi olan KKM ve DTH’ın toplam mevduata oranı %51’e gerileyerek 4 yılın en düşük seviyesini gördü.

171834101249c6aac93ea30e733ebb9e4cbf31f876_2_1200.jpg

*DTH

TL’ye yönelik iştah devam ederken, DTH cephesinde çözülme devam ediyor: son 11 haftada 20 milyar doları aştı.

171834101244b5131c2b16fa7bdb1cde40ba6c0117_3_1200.jpg

*TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

Tüm zamanların zirvesinde!

17183410131d76620998558e599c67018bd0ce2d6b_4_1200.jpg

*TCMB Net Döviz Rezervleri

Swap ve kamu dövizleri hâriç, TCMB’nin net rezervleri 4,5 yıl aradan sonra 0,5 milyar dolar seviyesine yükselerek artıya geçti.

1718341014f47259b54cbd6cf3c622dee13e507d8f_5_1200.jpg

*Yurtiçi bankalar ile yapılan swap işlemleri

TCMB rezerv biriktirdikçe, yurtiçi bankalar ile yapmış olduğu swap işlemlerini de azaltmaya devam ediyor.

1718341014e8c4e80624961dfd911f65ccdcee210d_6_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

FED enflasyondaki ilerlemeye rağmen: “daha fazlasına ihtiyaç var”

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • Küresel mali piyasalar dün günün ikinci yarısında ABD’de açıklanan enflasyon rakamlarını, gece geç saatlerde ise FED’in olağan FOMC toplantısını büyük bir dikkatle takip etti. ABD’de TÜFE enflasyonu piyasa beklentisine göre bir tık da olsa daha iyi sonuçlandı. Manşet TÜFE artışı %3,3 olurken (beklenti %3,4) çekirdek TÜFE artışı ise benzer bir şekilde %3,5 olan beklentiye karşı %3,4 olarak sonuçlandı. ABD’de enflasyonun geriliyor olması, piyasalar penceresinden olumlu karşılandı. Dün günün ikinci yarısında, ilk tepki olarak, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yarattığı siyasi belirsizlikle 1,0740 seviyesine kadar gevşeyen EURUSD paritesi hızla 1,082 seviyesine toparlanırken, risk iştahını yansıtan gümüş ise psikolojik 30 dolar seviyesini aştı. Enflasyon verisi ardından piyasalarda var olan yılın son çeyreğinde iki kez faiz indirim beklentisinin de güç kazandığını gördük.
  • Gece geç saatlerde sonuçlanan FED’in olağan Mayıs ayı FOMC toplantısından ise beklenildiği üzere politika faizi %5,25-5,50 bandında sabit tutulurken, karar metninin de hemen hemen aynı olduğunu gördük. Üyelerin sene sonu için medyan olarak faiz indirimi beklentisi Mart ayına göre üç adetten bir adet indirime doğru değişirken (2025 yılında ise dört kez), uzun vadeli politika faiz tahmini ise %2,6’dan %2,8 yükselerek biraz şahin bir sinyal verildi. Toplantı kararı ardından mikrofon karşısına geçen Başkan Powell’ı her zaman olduğu üzere dikkatle dinledik. Dün açıklanan TÜFE rakamlarını memnuniyetle karşıladıklarını lâkin henüz faiz indirimine sebebiyet verecek kadar güçlü bir veri olmadığını; daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
  • Genel olarak piyasaları çok da üzecek veya sevindirecek bir ton kullanmayan Powell’ın sunumunu biz nötr olarak yorumlasak da, piyasa yansıması biraz garip oldu. Hisse senetleri Powell’ın konuşması ardından yükselişe geçerken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi geceyi %1,5 artıda tamamladı. Öte yandan, faiz getirisi olmayan kıymetli madenler, ABD dolarının değer kaybettiği, doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvillerin de bir nebze de olsun gerilediği bir noktada, enflasyon verisi ardından gün içi elde ettiği kazanımlarını koruyamayarak neredeyse güne başladıkları seviyelere geri geldi: gümüş 29,20 seviyesine geri çekilirken, altın ise 2,300 dolar destek seviyesinin üzerinde tutundu. ︎
  • Türk mali piyasalarında ise dün TCMB’nin swap hariç net yabancı para pozisyonu, 10 Haziran tarihinde yaklaşık 33 iş günü sonrası 0,25 milyar dolar kötüleşmesi ardından 11 Haziran tarihine ait analitik bilanço verilerine göre 0,8 milyar dolar iyileşme kaydetti. Bu sonuçlar ardından TCMB’nin swap ve kamu dövizleri hâriç net rezervleri eksi 0,5 milyar dolar ile sahasını diğer tarafına geçme noktasına iyice yaklaştı! Kuvvetle muhtemel bugün alacağımız yeni veriler ile eksi rezerv konusunu da rafa kaldırmış olacağız. USDTRY kuru 32,30’lu seviyelerde dün sakin bir eğilim kaydederken, TL referans faiz yaklaşık %1 artışla dünü %51,08 seviyesinde tamamladı. Türkiye’nin yabancı indinde risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan etrafında dar ve sakin bir seyir izlerken, borsada karar günü başlıklı hafta içi yazımızda da belirttiğimiz üzere, 10bin endeks seviyesinden zıplayan BIST100 endeksi dün günü %1’in üzerinde yükselişle 10,165 puan seviyesinden tamamladı. 10bin endeks seviyesinin altında olası bir kapanış durumunda zarar kes uygulayarak hisse senetlerinde özellikle de endeksi sürükleyen bankacılık hisselerinde pozisyon artırılabilir.
  • Türk mali piyasalarında yukarıda kaleme aldığımız paragraf standart bir kalıp arz etse de, siyasi cephede ise bir miktar kafaların karıştığını söylememiz gerekiyor. Siyasi konular bizim ‘boyumuzu aşan’ mevzular olsa da, ya da siyaset uzmanı olmadığımızdan pek de konulara yorum katmak istemesek de, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iade-i ziyaret kapsamında 18 yıl aradan sonra ilk kez CHP Genel Merkezini ziyaret etmesi, Meral Akşener’i kabul ederek görüşmesi ve suikasta uğrayan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi ile görüşmesi sonrasında MHP Lideri Bahçeli’nin sosyal medya paylaşımları dikkatle takip edilmeye ve kulisleri meşgul etmeye başladı. Bahçeli’nin “AK Parti ve CHP ittifak yapsın, 6’lı Masa destek versin” söylemi ve siyasette yumuşama söylemleri ile başlayan sürecin önümüzdeki günlerde ne yöne evrileceğini hep birlikte takip edeceğiz!
  • Yeni gün başlangıcında Asya hisse senetleri toparlanırken, tahvil getirileri ise düştü. Yatırımcılar ABD’de enflasyonunun soğumasını FED’in temkinli duruşuna bir noktada tekrar tercih edeceğini öngörüyoruz. Asya’nın gösterge endeksi Nikkei, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) toplantısı öncesinde erken kazanımlarını geri vererek yatay bir seyir izlerken, Tayvan ve Kore borsalarında ise %1 civarında artıların olduğunu görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde teknoloji hisseleri yükselmeye devam ederken, BoJ toplantısı öncesinde YEN kırılgan bir seyir izliyor.
  • ABD’nin Ankara Büyükelçisi Flake, dün yaptığı açıklamada Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkilerin hiç bu kadar güçlü olmadığını belirtirken ABD Kongresi’nin bakışının geçmişe kıyasla daha iyi olduğunu söyledi. Reuters’ın geçtiği habere göre, Türkiye’nin Batı’ya yöneldiğini ve NATO’nun genişlemesi ile F-16’ların satışının ardından Batı’ya güçlü şekilde demir attığını vurguladı. Mayıs ayında Biden ile Erdoğan arasında planlanan ziyaretin Gazze’deki durum nedeniyle oluşan zorlu politik ortamda planlama nedeniyle iptal edildiğini söyledi. Gelecek ay Washington’da gerçekleşecek olan NATO toplantısının Biden ve Erdoğan görüşmesi için bir fırsat olduğunu ifade etti. Ayrıca, ABD’nin ateşkes görüşmeleri sırasında Türkiye’den Hamas yönetimine bazı mesajları iletmesini istediğini belirtti. Flake, Türkiye’nin BRICS grubuna katılmayacağını umduğunu, ancak katılırsa diplomasi açısından büyük bir değişiklik beklemediğini söyledi.
  • Bugünün veri takviminde Türkiye’de konut satışları ve her Perşembe olduğu üzere TCMB ve BDDK’nın haftalık bültenlerini takip edeceğiz. Dışarıda ise Euro bölgesi sanayi üretimi, ABD’de haftalık işsizlik maaş başvuruları, ÜFE ve çekirdek ÜFE rakamlarını takip edeceğiz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.