Connect with us

GÜNCEL

Getir, n11.com’un Tamamını Satın Aldı

Getir ile n11 ortaklığında yeni bir gelişme yaşandı. Getir’in sahibi Nazım Salur, n11’in geriye kalan hisselerini de satın aldıklarını söyledi. Yani Getir, artık n11’in tek sahibi.

Yayınlanma:

|

Günümüzde 9 farklı ülkede hizmet veren hızlı teslimat hizmeti Getir, kasım ayında önemli bir gelişmeyle gündeme gelmişti. Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan bilgilere göre Getir, sermaye artırımı yoluyla Türkiye’nin en popüler e-ticaret platformlarından biri olan n11.com’a hissedar olmak üzere başvuru yapmıştı. Rekabet Kurumu da bu başvuruyu onaylamış, böylece n11 ile Getir arasında ortaklık kurulmuştu.

Şimdiyse bu konuyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Nazım Salur, ortaklığın geldiği son noktayla ilgili yeni bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, Getir’in, n11’in diğer hisselerini de satın aldığı belirtildi. Yani n11’in sahibi artık Doğuş Grubu değil. Getir, n11’in tek ve resmi sahibi oldu.

Nazım Salur’un açıklaması şöyle:

Getir-n11 ortaklığı geçtiğimiz yıl böyle duyurulmuştu:

getir n11

Getir Kurucusu Nazım Salur, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Rekabet Kurumu tarafından da onaylanan devralma işleminin tamamlandığını, böylelikle Getir’in artık resmen n11.com’a ortak olduğunu açıklamıştı.

Nazım Salur, birkaç saat önce işlemin tamamlandığına işaret eden paylaşım yapmıştı:

Getir ve BiTaksi’nin Kurucusu Nazım Salur’dan dikkat çeken bir paylaşım gelmişti. Salur, Twitter’da 12 saat arayla yaptığı iki paylaşımda ‘n / 11 ..’ ifadelerine yer vermişti. Bu paylaşımlar, Getir’in n11.com’un hisselerinin belirli bir kısmını satın alma işleminin tamamlandığına işaret olarak yorumlanmıştı.

Başarısını giderek artırmaya devam eden Getir, Türkiye’nin 81 ilinde hizmet vermeye başladığını duyurmuştu. Ayrıca Chicago ve New York’ta da hizmet vermeye başlayarak ABD’ye açılmış, hizmet verdiği toplam ülke sayısını 9’a çıkarmıştı.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Doğru Finans Müdürü Şirketin Sigortasıdır

“Patronun Adamı Mı, Şirketin Adamı Mı? Doğru Finans Müdürü Nasıl Anlaşılır?”
“Nakit akışını yöneten, riskleri önceden gören ve krizlerde şirketi ayakta tutan finans yöneticilerinin ortak özellikleri.”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Doğru Finans Müdürünün 10 Temel Özelliği

1. Gerçeği saklamaz

  • Şirket kötü durumdaysa “her şey yolunda” demez.
  • Yönetim kuruluna ve patrona hoş görünmek için rakamları makyajlamaz.
  • Sorunları erken söyler, çözüm önerisiyle gelir.

2. Nakit akışını ezbere bilir

  • Kasada ne kadar para olduğunu,
  • Önümüzdeki 1, 3, 6 ve 12 ayda ne kadar ödeme yapılacağını,
  • Hangi tarihte likidite sıkıntısı yaşanabileceğini bilir.

Finans müdürü bilanço değil, önce nakit yönetir.

3. Bankalarla ilişkisi güçlüdür

  • Krediye ihtiyaç duyulduğunda değil, ihtiyaç yokken de bankalarla görüşür.
  • Bir bankaya bağımlı kalmaz.
  • Alternatif finansman kaynakları oluşturur.

4. Riskleri önceden görür

  • Kur riski,
  • Faiz riski,
  • Likidite riski,
  • Tahsilat riski,
  • Müşteri yoğunlaşma riski

konularında yönetime sürekli uyarı yapar.

5. Kâr ile nakit arasındaki farkı bilir
Bazı finans yöneticileri ciroya odaklanır.

İyi finans müdürü şunu sorar: “Bu satıştan gerçekten para kazanıyor muyuz?”

Çünkü yüksek ciro, yüksek kâr anlamına gelmez.

6. Patronun değil, şirketin adamıdır
En kritik göstergelerden biridir.

Doğru finans müdürü:

  • Yanlış yatırımlara itiraz eder.
  • Gereksiz borçlanmaya karşı çıkar.
  • Patronu gerektiğinde uyarır.

“Patron ne derse o” mantığında çalışanlar genellikle şirketi riske sürükler.

7. Raporları anlaşılır hazırlar
Finansal tabloları herkes hazırlayabilir.

Ama iyi finans müdürü:

  • Karmaşık finansal verileri sadeleştirir.
  • Yönetim kuruluna karar aldıracak raporlar sunar.
  • Sorunu değil çözümü anlatır.

8. Kriz anında sakin kalır
Ekonomik kriz,
kur şoku,
faiz artışı,
müşteri iflası gibi durumlarda paniğe kapılmaz.

Krizlerde gerçek kalite ortaya çıkar.

9. Etik çizgisi nettir

  • Kayıt dışı işlemlere karşıdır.
  • Vergi kaçırmayı değil vergi planlamasını savunur.
  • Şeffaf muhasebe ister.

Kısa vadede değil uzun vadede şirketi korur.

10. Finansı stratejik yönetir
Sadece muhasebe ve ödeme yapan kişi değildir.

Şunları sorgular:

  • Yeni yatırım yapılmalı mı?
  • Şirket satın alma fırsatı var mı?
  • Sermaye artırımı gerekli mi?
  • Döviz pozisyonu nasıl yönetilmeli?

Kırmızı Bayraklar (Dikkat Edilmesi Gerekenler)

❌ Sürekli yeni kredi arıyorsa

❌ Nakit akışını bilmiyorsa

❌ Bankalardan saklanıyorsa

❌ Tahsilat sorunlarını gizliyorsa

❌ Finansal raporları geç hazırlıyorsa

❌ Sürekli “patron istedi” diyorsa

❌ Kur ve faiz riskini ölçmüyorsa

❌ Her soruna daha fazla borçlanma çözümü öneriyorsa

Tek Soruda Test

Bir finans müdürüne şu soruyu sorun: “Yarın satışlarımız %30 düşerse ve faizler %10 daha yükselirse şirket ne kadar dayanır?”

Eğer birkaç dakika içinde;

  • nakit pozisyonunu,
  • riskleri,
  • alınacak önlemleri,
  • alternatif senaryoları

anlatabiliyorsa büyük ihtimalle işini biliyordur.

Eğer cevap “bakıp döneyim” ile başlıyor ve net bir senaryo sunamıyorsa şirketin finansal direksiyonunda ciddi bir zafiyet olabilir.

Finans müdürünün kalitesi en çok kâr dönemlerinde değil, şirketin nakde sıkıştığı ve kriz yaşadığı dönemlerde anlaşılır. Çünkü iyi finansçı para varken değil, para yokken fark yaratır.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

Sanayide Tavuk Sendromu: Sıradaki Sektör Hangisi?

Yayınlanma:

|

Rekabet Cezaları ve Kayyım Uygulamaları Reel Sektörde Yeni Bir Korku Dalgası mı Yaratıyor?

Eylül 2025’te beyaz et sektöründe faaliyet gösteren 13 firmaya yönelik yaklaşık 3,7 milyar TL tutarındaki rekabet cezası ve sonrasında gelen kayyım tartışmaları, sanayi dünyasında uzun süre konuşulmuştu. Haziran 2026’da ise bu kez lastik sektörüne yönelik 3,63 milyar TL’lik rekor ceza gündeme geldi.

Reel sektör temsilcileri arasında son dönemde sıkça kullanılan bir ifade dikkat çekiyor: “Tavuk Sendromu”

Bu ifade resmi bir kavram değil. Ancak sanayiciler arasında, bir sektöre yönelik rekabet soruşturması, yüksek para cezası, sonrasında gelen adli süreçler ve kayyım uygulamalarının başka sektörlere de sıçrayabileceği yönündeki endişeyi tanımlamak için kullanılmaya başlandı.

Tavuk Sektörü Neden Kırılma Noktası Oldu?

Beyaz et sektöründe başlayan süreç yalnızca Rekabet Kurumu cezalarıyla sınırlı kalmadı.

Sektör oyuncuları, rekabet ihlali soruşturmasının ardından bazı şirketlere yönelik kayyım uygulamalarının gündeme gelmesini, iş dünyasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirdi. Özellikle yatırımcılar açısından “idari ceza ile başlayan sürecin şirket yönetimine kadar uzanabilmesi” önemli bir risk algısı yarattı.

Bu nedenle birçok sanayici şu soruyu sormaya başladı: “Bugün tavuk sektöründe olanlar yarın bizim sektörde de olabilir mi?”

Lastik Sektörüne Gelen 3,6 Milyar TL Ceza Korkuları Yeniden Tetikledi

16 Haziran 2026 tarihinde Rekabet Kurumu, otomotiv lastiği üreticileri ve dağıtıcılarına toplam 3 milyar 633 milyon TL ceza verdiğini açıkladı. Soruşturmada fiyat uyumu, rekabete hassas bilgi paylaşımı, bayi kısıtlamaları ve iş gücü piyasasına ilişkin uygulamalar incelendi.

Karardan etkilenen şirketler arasında;

  • Brisa
  • Goodyear
  • Continental
  • Petlas
  • Hankook
  • Michelin
  • Pirelli

gibi sektörün en büyük oyuncuları bulunuyor.

Bu gelişme sanayide şu endişeyi güçlendirdi: “Rekabet soruşturmaları artık istisna değil, sistematik hale geliyor.”

Sanayicinin Asıl Korkusu Cezadan Çok Belirsizlik

Reel sektör temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerde öne çıkan konu para cezasının büyüklüğünden ziyade öngörülebilirlik sorunu.

Sanayicilere göre:

  • Hangi bilgi paylaşımının ihlal sayılacağı,
  • Sektörel toplantıların sınırları,
  • Bayi ilişkilerinde uygulanabilecek kurallar,
  • İş gücü piyasasında rakip firmalarla iletişim sınırları,

konusunda ciddi uyum maliyetleri oluşuyor.

Özellikle son yıllarda Rekabet Kurumu’nun iş gücü piyasasına yönelik incelemeleri, çalışan transferleri ve ücret politikalarına kadar uzanan yeni bir denetim alanı oluşturmuş durumda.

Yatırımcı Cephesinde Kaygı Daha Büyük

Borsada işlem gören şirketlerde durum daha da hassas.

Yatırımcı açısından riskler:

  • Yüksek para cezaları,
  • Dava süreçleri,
  • İtibar kaybı,
  • Yönetim değişikliği ihtimali,
  • Finansman maliyetlerinin yükselmesi,
  • Hisse değerlemelerinin baskı altına girmesi.

Özellikle son dönemde bazı sektörlerde yaşanan gelişmeler nedeniyle yatırımcılar artık yalnızca bilanço riskine değil, “regülasyon riski” ve “yargısal risk” başlıklarına da bakmaya başladı.

Türkiye’de Yeni Dönem: Uyum (Compliance) Çağı

Uzmanlara göre son yaşananlar aslında farklı bir gerçeğe işaret ediyor.

Artık şirketlerin yalnızca üretim, satış ve finansman yönetmesi yeterli değil.

Aynı zamanda:

  • Rekabet hukuku,
  • Veri paylaşımı,
  • Bayi sözleşmeleri,
  • İnsan kaynakları politikaları,
  • Kurumsal yönetişim

alanlarında da profesyonel uyum sistemleri kurmaları gerekiyor.

Lastik sektörü kararında şirketlere yeni yükümlülükler getirilmesi ve bilgi paylaşım kanallarının yeniden düzenlenmesi de bu dönüşümün işareti olarak görülüyor.

“Tavuk Sendromu” Bir Korku mu, Yoksa Yeni Gerçeklik mi?

Sanayi dünyasında konuşulan “Tavuk Sendromu” aslında tek bir sektöre özgü değil.

Bu kavram;

  • Artan denetimler,
  • Rekor para cezaları,
  • Yönetimsel müdahale korkusu,
  • Regülasyon risklerinin büyümesi

nedeniyle oluşan genel tedirginliği ifade ediyor.

Ancak diğer taraftan bakıldığında devlet kurumlarının verdiği mesaj da net: “Rekabet ihlalleri, kartel oluşumları ve piyasayı bozucu uygulamalar artık çok daha yakından izleniyor.”

Bu nedenle önümüzdeki dönemde sanayicilerin gündeminde üretim, ihracat ve finansman kadar; “Rekabet hukuku uyumu” ve “kurumsal yönetişim” başlıkları da üst sıralarda yer alacak gibi görünüyor.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist   www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BİM Bankacılığa Giriyor: Dost Katılım Bankası

Yayınlanma:

|

Yazan:

Dost Katılım Bankası’na Kuruluş İzni Verildi

Bankacılık sektöründe dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), 11 Haziran 2026 tarih ve 11470 sayılı kararıyla, BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.’nin de kurucu ortakları arasında yer aldığı Dost Katılım Bankası A.Ş. unvanlı yeni bir katılım bankasının kurulmasına izin verdi.

17 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, Türkiye’de 10 milyar TL kuruluş sermayesiyle faaliyet gösterecek olan Dost Katılım Bankası’nın kurucu ortakları arasında;

  • BİM Birleşik Mağazalar
  • Desto Atık Yönetimi
  • Dost Global Danışmanlık
  • GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret
  • Es Global Gıda Sanayi Ticaret

yer alıyor.

Neden Önemli?

Bu karar, son yıllarda Türkiye finans sektöründe verilen en dikkat çekici banka kuruluş izinlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle BİM’in ortaklık yapısında yer alması nedeniyle yeni banka;

  • Katılım bankacılığı sektöründeki rekabeti artırabilir,
  • Perakende-finans entegrasyonunda yeni bir dönemi başlatabilir,
  • Milyonlarca BİM müşterisine finansal hizmet sunabilecek bir altyapı oluşturabilir,
  • Dijital bankacılık ve mikro finansman alanlarında yeni ürünler geliştirebilir.

BİM’in Finansal Ekosistem Hamlesi

Uzmanlara göre bu girişim, yalnızca bir banka kuruluşu değil, aynı zamanda BİM’in yıllardır oluşturduğu geniş müşteri ağı ve tedarik zincirini finansal hizmetlerle destekleme stratejisinin bir parçası olabilir.

Türkiye genelinde on binlerce çalışanı ve milyonlarca müşterisi bulunan BİM’in ekosistemi içerisinde;

  • Katılım esaslı bireysel finansman,
  • Tedarikçi finansmanı,
  • KOBİ destek paketleri,
  • Dijital ödeme sistemleri,
  • Kart ve cüzdan çözümleri

gibi alanlarda yeni iş modellerinin ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.

Katılım Bankacılığı Sektörüne Etkisi

Dost Katılım Bankası’nın faaliyete geçmesiyle birlikte Türkiye’deki katılım bankası sayısı artarken, sektörün aktif büyüklüğü ve müşteri tabanının da genişlemesi bekleniyor.

Özellikle son yıllarda dijitalleşen finansal hizmetler ve faizsiz finans ürünlerine olan ilginin artması, yeni oyuncuların sektöre girişini teşvik ediyor.

Bundan Sonraki Süreç Ne Olacak?

BDDK’nın verdiği karar kuruluş izni niteliğinde. Bankanın faaliyete başlayabilmesi için;

  1. Organizasyon yapısının tamamlanması,
  2. Sermayenin bloke edilmesi,
  3. Teknik ve operasyonel altyapının kurulması,
  4. BDDK tarafından faaliyet izninin verilmesi

gerekiyor.

Bu süreçlerin tamamlanmasının ardından Dost Katılım Bankası müşteri kabul etmeye ve bankacılık faaliyetlerine başlayabilecek.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.