Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Gözler Ankara’da: NATO Zirvesi ve F-35 mesajları piyasaların radarında

Yayınlanma:

|

ABD borsaları haftanın ilk işlem gününü yükselişle tamamladı. Yapay zekâ yatırımlarının ikinci çeyrek şirket bilançolarını destekleyeceği beklentisiyle teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi %1’in üzerinde yükselirken, Asya piyasaları bu sabah aynı iyimserliği paylaşmadı. Yatırımcılar, güçlü şirket kârlarından ziyade yapay zekâ yatırımlarının ne kadar sürdürülebilir olduğuna odaklanırken, bölge borsalarında satış baskısı öne çıktı. Bu görünümde, Samsung Electronics’in ikinci çeyrek faaliyet kârının 19 kat artarak yaklaşık 58 milyar dolara ulaşacağını açıklaması da risk iştahını canlandırmaya yetmedi. Beklentileri aşan sonuçlara rağmen Samsung hisseleri gün içinde %8’e yaklaşan değer kaybederken, satışlarda yapay zekâ kaynaklı çip talebinin zirveye ulaşmış olabileceği ve ABD’li teknoloji devlerinin veri merkezi yatırımlarında yavaşlama yaşanabileceği endişeleri etkili oldu.

Gösterge endeks Tokyo Borsası %1,5, son dönemin yıldızı Güney Kore Borsası ise %7’nin üzerinde geriledi. MSCI Asya Pasifik (Japonya hariç) endeksi de %1’e yaklaşan kayıpla işlem görürken, yapay zekâ yatırımlarının hız kesebileceği endişesi teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Döviz piyasasında Japon yeni dolar karşısında 162 seviyesinin üzerinde işlem görerek son 40 yılın en zayıf seviyelerine yakın seyrini sürdürürken, Japon yetkililerden gelebilecek olası bir müdahâle yakından takip ediliyor. Brent petrol önemli bir değişim göstermeyerek 72 dolar civarında dengelenirken, dolar endeksinin ise 100,8 seviyesinde seyrederek teknik açıdan önem verdiğimiz 100,50 seviyesinin üzerinde tutunmaya devam ettiğini görüyoruz.

Piyasaların kılavuzu konumunda 10 yıllık ABD devlet tahvilinin getirisi %4,49 seviyesine hafif de olsa yükselirken, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise limoni havanın korunduğunu görüyoruz. Altının ons fiyatı 4,135 dolar, gümüşün ise 61,20 dolar seviyesine kadar geriledi. Teknik mânâda gümüşte yükseliş isteğinin başladığına kanaat getirebilmemiz için 63 dolar üzerinde temiz bir gecelik kapanış görmeyi bekliyoruz. Altında ise 200 günlük üssel ortalamanın 4,330 dolar seviyesinden geçtiğini not edelim. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin’in son haftalarda 63,770 dolar üzerinde haftalık kapanış yapmakta zorlandığını görüyoruz. Bitcoin için de yükseliş isteğinden söz edebilmek adına 64 bin dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanış görmek isteyeceğiz (bakınız grafikler). Böyle bir durumda daha da yukarıda 75 bin dolar seviyesinin hedef hâline gelebileceğini düşünüyoruz.

Ankara, bugün başlayacak NATO Zirvesi’nde 32 ülkenin liderine ev sahipliği yaparken, gözler ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşmeye çevrildi. Zirvenin öne çıkan başlıklarını Ukrayna’ya destek, savunma harcamaları, Türkiye-ABD ilişkileri, CAATSA yaptırımları ve F-35 programı oluşturuyor. Son dönemde İran krizi ve ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığını azaltma kararları nedeniyle gerilen transatlantik ilişkilerin geleceği açısından kritik önem taşıyan zirvede verilecek mesajlar, jeopolitik risk algısı ve savunma sanayii başta olmak üzere küresel piyasalar tarafından yakından izlenecektir.

Zirve öncesinde haber akışını hızlandıran en önemli gelişme ise New York Times’ın, Trump’ın Erdoğan’a Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılmasına hazır olduğu mesajını vermeyi planladığını yazması oldu. Habere göre iki lider arasında bu konuda mektup teatisi de gündeme gelebilir. Her ne kadar Kongre’nin S-400 sistemi nedeniyle yürürlükte bulunan yasal kısıtlamaları devam etse de, bu haber son dönemde normalleşme sinyalleri veren Ankara-Washington ilişkileri açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.

Zirve, Türkiye açısından da önemli bir diplomatik fırsat sunuyor. Doğu Avrupa’daki güvenlik sorunları ve NATO’nun güney kanadındaki riskler, Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik önemini daha da artırıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Trump yönetiminin CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda güçlü irade gösterdiğini açıklaması da bu beklentileri destekler nitelikte. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, gelişmiş savunma sanayii ve kriz yönetim kapasitesiyle Avrupa-Atlantik ile Orta Doğu güvenlik mimarisinin kesişim noktasındaki rolünü zirve boyunca bir kez daha ön plana çıkarma fırsatı yakalayabileceğine kesin gözüyle bakıyoruz.

Beklentiler seviyesinde açıklanan Haziran ayı enflasyon verisine rağmen, enflasyonist baskıların genele yayılmış olması ve bunun yanı sıra Temmuz enflasyonunun da yüksek gelebileceği endişesine paralel, TCMB’nin 23 Temmuz tarihinde düzenlenecek olağan PPK toplantısında ana duruşunu değiştirmeden korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, TCMB’nin piyasayı %40 olan gecelik faiz yerine politika faizi olan %37’den fonlamaya başlayacağını da tamamen göz ardı etmiyoruz. Bunun için de NATO Zirvesi sonuçlarına paralel Türkiye’ye yönelik fon akışlarını değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.

Borsa İstanbul bankacılık endeksi, enflasyon verisi ardından TCMB’nin faiz indiriminde zorlanacağı endişeleriyle haftanın son iş günü kaydettiği %4,2 düşüş ardından dün yatay bir seyir izlerken, ana endeks ise gün içi kazanımları koruyamayarak benzer şekilde günü yatay tamamladı. Her ne kadar tonumuz olumsuz olmasa da, büyük resimde, Borsa İstanbul ana endeksine dolar bazlı bakmaya devam ettiğimizi, 330 dolar seviyesinin üzerinde temiz bir kapanış görmeden henüz hamle yapmanın erken olacağını düşünüyoruz. Bu sabah USDTRY kuru güne 46,80 seviyesinin hemen üzerinde başlarken, CDS risk primi son dönemlerde olduğu üzere 223 baz puanda yatay seyrini korumaya devam ediyor. Tahvil faizlerinde ise 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi henüz %40 seviyesinin etrafındaki dar banttan uzaklaşamadı.

Gözler bir tarafta Nato Zirvesi’ne çevrilmişken, öte yandan yarın ABD Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Kevin Warsh dönemine ait ilk FOMC toplantı tutanaklarını da yakından takip edecektir. Fed faiz vadeli kontratlarına göre, faiz artırım beklentileri zayıf gelen istihdam verisi ve savaş dönemi öncesine dönen petrol fiyatlarıyla zayıflasa da, sene sonuna kadar bir kez 25 baz puan artırım beklentisi korunmaya devam ediyor.

Bitcoin

Bitcoin cephesinde teknik görünümde dikkat çeken en önemli gelişme RSI göstergesinde oluşan pozitif uyumsuzluk. Fiyat yatay bir seyir izlerken RSI göstergesinin daha yüksek dipler oluşturması, satış momentumunun zayıfladığına ve alıcıların yeniden güç kazanmaya başladığına işaret ediyor. Pozitif uyumsuzluklar çoğu zaman yukarı yönlü hareketlerin öncü sinyali olarak değerlendirilse de, bu görünümün teyit edilebilmesi için fiyatın önemli direnç seviyelerini (64 bin) aşması gerekiyor.

1783398644cc279588522beb7a2a73f323fffbe368_1_1200.jpg

Gümüş

178339864498886dc0f4b7ab44080d88a98abcee96_2_1200.jpg 

Altın

17833986458513cd5aa4f02f93b3e1f582ba773a81_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Fed’e bekleme alanı açan veri piyasaları rahatlattı; gözler TÜİK’te

Yayınlanma:

|

Yazan:

Büyük bir merakla beklenen ABD Haziran ayı tarım dışı istihdam verisi piyasa beklentisinin altında kaldı. Haziran ayında tarım dışı sektörde 57 bin kişi istihdam edilirken, piyasa beklentisinin (110 bin) belirgin şekilde altında kaldı. Ayrıca Nisan ve Mayıs ayı istihdam verileri toplam 74 bin kişi aşağı yönlü revize edildi. İşsizlik oranı %4,3’ten %4,2’ye gerilese de, bu iyileşme güçlü istihdamdan ziyade 720 bin kişinin iş gücünden ayrılması sonucu işgücüne katılım oranının %61,5’e gerileyerek Mart 2021’den bu yana en düşük seviyesine inmesinden kaynaklandı.

Piyasalar veriyi Fed açısından güvercin algılarken, yakın vadede faiz artırımı beklentileri de hâliyle zayıfladı. Risk iştahı kısmen de olsa yükselirken, son dönemlerde durmaksızın baskı altında kalan kıymetli metaller ve kripto paralar toparlandı. Dün sabah saatlerinde Eylül ayına yönelik 25 baz puan faiz artırımına %61 olasılık tanınırken, bu sabah bu oran %15 seviyesine kadar geriledi. Piyasaların göstergesi konumunda ABD 10 yıllık tahvil faizinde kayda değer bir değişim olmazken, dolar endeksi (DXY) ise geriledi. Bununla birlikte istihdamdaki yavaşlama, devam eden jeopolitik riskler ve yüksek akaryakıt fiyatlarının gecikmeli etkilerinin enflasyonist baskıları süratle sönümlendirmesini beklemiyoruz. Bu nedenle de Fed’in enflasyonla mücadeleye öncelik vermeye devam edeceğini göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyoruz.

ABD ekonomisinin sağlığı açısından en önemli ipuçlarını verdiğine inanılan Haziran ayı istihdam verisinin beklentileri karşılayamaması bu sabah Asya piyasalarında risk iştahını destekledi. Asya borsaları iki günlük düşüşün ardından toparlama kaydederken, Japonya ve Çin’de açıklanan Haziran ayı PMI verileri de ekonomik faaliyetin büyümeye devam ettiğini göstererek iyimserliği güçlendirdi. Güney Kore borsası teknoloji hisselerine gelen alımlarla dünkü kayıplarını telafi ederek %4’ten fazla yükselirken, geriye kalan bölgelerde ise %1 civarında yükselişler görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de artılar göze çarpıyor.

Piyasalar artık sene sonuna kadar FED’den bir kez 25 baz puan faiz artırımı beklerken, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin haftayı iyimser bir şekilde tamamlamaya aday olduğunu not edelim. Altının ons fiyatı 4,200 dolar seviyesine yaklaşırken, gümüşün teknik mânâda önemsediğimiz 63 dolar seviyesinin üzerinde haftayı tamamlaması durumunda, uzun pozisyon açmak için kolları sıvayacağız. DXY’nin geri çekilmesiyle EURUSD paritesi bu sabah 1,1470 seviyelerine kadar yükselirken, ABD piyasalarının bugün Bağımsızlık Günü nedeniyle kapalı konumda olacağını hatırlatalım. Dolar endeksinin geri çekilmesiyle Japon yeni dolar karşısında 161 seviyelerine toparlanırken, müdahâle beklentileri nedeniyle dalgalı seyrin korunmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 70 dolar seviyesinin diplerinden hafif de olsa yükselse de, genel görünümü, zayıflayan ABD istihdam verisinin küresel piyasalarda faiz baskısını hafifletmesiyle riskli varlıkları desteklediği şeklinde yorumluyoruz.

İstihdam verisinin ardından, Fed’in faiz artırımı konusunda biraz daha bekleme alanı kazandığını düşünüyoruz. Özellikle son dönemde yüksek değerlemeler nedeniyle baskı altında kalan teknoloji hisseleri açısından verinin kısa vadede bir nefes alma imkânı sağlayacağı görüşündeyiz. Bununla birlikte tek bir veriyle bakarak fazla iyimser bir tablo çizmenin de doğru olmayacağını unutmamak gerekiyor. Bu noktadan sonra gözler yeniden enflasyon verileri ile ikinci çeyrek şirket bilançolarına çevrilecektir. İşgücü piyasasında kademeli bir soğuma ve enflasyonda ilave yavaşlama görülmesi hâlinde, Fed’in bu yıl faiz artırmak zorunda kalmayacağı beklentisinin güç kazanacağını, bunun da risk iştahını ve özellikle hisse senedi piyasalarını desteklemeye devam edebileceğini düşünüyoruz. Son olarak küçük bir not düşelim: ABD verisinin ciddi bir şekilde aşağı yönlü revize edilmesi, açıklanan ilk verilerin güvenilirliğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi!

Türkiye cephesinde ise bugün gözler TÜİK tarafından açıklanacak Haziran ayı enflasyon verisinde olacaktır. Anketler TÜFE’nin aylık bazda %1 artmasına ihtimal verirken, çekirdek verilerin de önem arz edeceğini göz ardı etmeyelim. Son günlerde tekrar ettiğimiz üzere, enerji fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin yardımıyla Temmuz ayıyla birlikte enflasyonda yeniden daha ılımlı seviyeleri konuşmaya başlayacağımızı, bunun da TCMB’nin elini biraz da olsa rahatlatacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda, savaşın patlak vermesiyle birlikte fonlamanın haftalık repo faizi (%37) yerine gecelik borç verme faizi (%40) üzerinden yapılmasına geçilmişti. Önümüzdeki dönemde bu uygulamadan geri adım atılarak normalleşme sürecinin başlayacağını öngörüyoruz. Politika faizinde indirimin ise Eylül ayında gerçekleşeceğini düşünüyoruz.

USDTRY kuru ABD piyasalarının bugün tatil konumunda olması nedeniyle dört günlük fonlama faizinin de yardımıyla 46,80 seviyesine yükselirken, yabancı nezdinde Türkiye’nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 223 baz puan ile son dönemde olduğu üzere yatay bir seyir izlemeye devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki geri çekilme, tahvil piyasalarını desteklemeye devam ederken, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere geri çekilmesiyle olumlu mânâda etkilenmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Jeo-ekonomik tarafta yaşanan olumlu hikâyenin de yardımı ile, TL ve TL cinsi varlıkların yatırımcı ilgisinde kalmaya devam edeceğinin altını tekrar çizmek isteriz. Bu minvalde, 2 yıl vadeli gösterge tahvil bileşik faizi %40 seviyesinin hemen etrafında kalmaya devam ederken, Türk hisse senetlerinde alım isteğinin korunacağını düşünüyoruz.

Bugün ABD piyasaları Kurtuluş Günü tatili nedeniyle kapalı konumda olacak. Küresel mali piyasaların daha sakin bir gün geçireceğini düşünüyoruz. Makro cephede ise Almanya ve Euro bölgesi hizmetler PMI verisi takip edilebilir.

Gümüş

178305480686ee45974e8a7e9e45f548a856db0d62_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.