Connect with us

BANKA HABERLERİ

Nakit Avans nedir? Cazip mi? Nasıl kullanılır?

Yayınlanma:

|

Nakit ihtiyacı olanların ihtiyaç kredileri dışında yöneldiği bir başka borçlanma yöntemi de nakit avans. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) artan nakit avans kullanımına sınırlama getirmişti. TCMB gelen eleştiriler üzerine nakit avans kullanımına getirilen kısıtlamayı kaldırdı. Karşılaştırma sitesi encazip.com son günlerde gündemden düşmeyen nakit avans ile ilgili merak edilenleri araştırdı.

İhtiyaç kredilerinde faiz oranları yükseldikçe nakit ihtiyacı olanlar taksitli nakit avansa yöneldi. Kredi kartı üzerinden çekilen nakit avansa kısıtlama getiren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), gelen eleştiriler üzerine hızla geri adım atarak kısıtlamayı kaldırdı. Her bankaya göre farklılık gösteren nakit avans limiti ve vade sayısını, 14 Mayıs’taki seçimden önce nakit avans olarak kullandırılabilen birçok banka tutarları azaltmaya ve vadeleri kısaltmaya başlamıştı.  Nakit avansa talep artıyor mu? Taksitli nakit avans ile ihtiyaç kredisi çekmenin arasında ne gibi farklar var? Hangisi daha avantajlı? Karşılaştırma sitesi encazip.com son günlerde gündemden düşmeyen taksitli nakit avans ile ilgili merak edilenleri araştırdı.

Nakit avans faiz oranı yüzde 1.36’u geçemez

Nakit avans faizi bankalar tarafından üç ayda bir Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen akdi faiz oranını geçmeyecek şekilde belirleniyor.  Dönemsel yapılan kampanyalarda sıfır faize kadar nakit avans veren bankalar da olabilirken nakit avans faizi, TCMB tarafından belirlenen tavan oranı geçemiyor. TCMB kararına göre mevcutta aylık yüzde 1.36 faiz oranı ile nakit avans kullanılabiliyor. Taksitli nakit avans avantajlarının başında onay sürecinin ihtiyaç kredisine göre hızlı olması geliyor. Taksitli nakit avanslar, genellikle kredi kartına tanımlanıyor ve kredi kartının kullanıldığı yerden anında çekilebiliyor. Yani hızlı ve kolay bir başvuru süresi oluyor. Kredi kartı kullandığınızdan dolayı zaten bilgileriniz bankada mevcut olduğu için herhangi bir ek belge veya evrak talep edilmiyor. Kredi kartınızın limiti dahilinde nakit avans kullanabiliyorsunuz. Geri ödeme kolaylığı için taksit seçenekleri de mevcut oluyor. Vade seçenekleri ise her bankaya göre farklılık gösteriyor.

Taksitli nakit avansa olan talepte artış yaşandı

İhtiyaç kredisi aylık faizlerinin aylık ortalama yüzde 1,89’dan başlıyor olması tüketicilerin aylık faiz oranı yüzde 1,36’yı geçemeyen nakit avansa yönlenmesine neden oldu. Aslında kredi pazarındaki bir açık gibi algılanan bu durumdan haberdar olan tüketiciler, düşük faizli olan taksitli nakit avansa yöneldi. Bu durumun bankaların faiz maliyet dengesine aykırı olması nedeniyle kısa sürede müdahale gelerek bankaların taksitli nakit avans limitlerine düzenleme getirildi.

İhtiyaç kredisi, kredi kartının limitini etkilemiyor

İhtiyaç kredisi avantajlarında daha belirgin ve tüketicinin daha kolay takip edebileceği bir ödeme planı olması bir avantaj olarak görülüyor. İhtiyaç kredileri, genellikle sabit faiz oranlarına sahip. Bu nedenle geri ödeme süresi boyunca ödenecek toplam faiz tutarı, kredi kullanımından önce tüketicilere net bir şekilde aktarılıyor. Belirli bir geri ödeme planına bağlı olduğu için ödemeler bu plana göre düzenleniyor. Bu durum bütçeyi daha iyi yönetmeye yardımcı oluyor. İhtiyaç kredisinin kredi kartının limitini etkilememesi ve kredi kartının diğer harcamalarda kullanılmasına olanak sağlaması da bir avantaj olarak görülüyor. Nakit avansta da geri ödeme planı ve diğer koşullar ihtiyaç kredisine paralel olsa da tüketici algısı açısından ihtiyaç kredisi, daha kolay takip edilen bir kredi türü olarak öne çıkıyor.

Borç döngüsüne girilebilir ve daha uzun süre borçlu kalınabilir

Taksitli nakit avans dezavantajları da mevcut. Bunlardan bir tanesi yüksek faiz oranları. Taksitli nakit avanslar, genellikle kredi kartı faiz oranlarına yakın veya daha yüksek faiz oranları ile geliyor. Uzun vadeli kullanımda toplamda yüksek faiz ödenmesine neden olabiliyor. Taksitli nakit avans kullanımı, kredi kartı limitini azaltabiliyor ve ek harcama yapılmasını kısıtlayabiliyor. Taksitli nakit avans kullanımında minimum ödemeler yapılarak taksitli nakit avans geri ödeme seçeneği seçilirse borç döngüsüne girilebilir ve daha uzun süre borçlu kalınabilir. Bu da borcu kapatmada güçlük yaratabilir.

İhtiyaç kredileri taksitli nakit avanslara kıyasla daha uzun bir onay sürecine sahip 

İhtiyaç kredileri kullanımının dezavantajlarına bakacak olursak, ihtiyaç kredileri taksitli nakit avanslara kıyasla daha uzun bir onay sürecine sahip oluyor. Genellikle kredi başvurularının değerlendirilmesi zaman alabiliyor ve bankalar ihtiyaç kredisi başvurularında maaş bordrosu, gelir belgesi, kefil gibi ek belgeler talep edebiliyor. Bu da başvuru sürecini daha karmaşık hale getirebiliyor. İhtiyaç kredisi kullanmak kredi notuna etki edebiliyor. Kredi ödemelerinin düzenli olarak ve zamanında yapılmaması kredi notunu olumsuz yansıyor. Ayrıca ihtiyaç kredileri, genellikle belirli bir geri ödeme planına tabidir ve geri ödeme tutarları ve vadesi başlangıçta belirlenir. Bu, esneklik açısından da taksitli nakit avanslara kıyasla sınırlayıcı olabiliyor.

Taksitli nakit avans nasıl çekilir

Taksitli nakit avans sadece kredi kartları üzerinden çekilebilir. Tüketiciler bankaların ATM’lerinden veya internet bankacılığı kanallarından sahip oldukları kredi kartları üzerinden taksitli nakit avans çekebiliyor. Taksitli nakit avansın toplam maliyetini öğrenmek için kredi karşılaştırma sitelerinin ya da bankaların taksitli nakit avans hesaplama modülleri kullanılmalıdır. Böylece tüketiciler, ihtiyaç kredilerinde olduğu gibi daha bilinçli olarak taksitli nakit avans kullanabilir.

Tüketiciler ucuz kredi için ne yapmalı?

Daha ucuz kredi kullanmak isteyen tüketiciler için bazı önerilerde bulunan encazip.com kurucusu ve tasarruf uzmanı Çağada Kırım, ucuz kredi kullanmak için bazı püf noktalarını aktardı: “Daha önce müşterisi olunmamış bankalardan kredi alan tüketiciler, yeni müşteriler için uygulanan düşük faiz ve hatta bazen sıfır faizli kredi kullanabiliyor. Tüketicilerin toplam kredi ihtiyacını birkaç bankaya bölerek müşterisi olmadığı bankalardan kredi alması, müşteri olduğu bankalardan da aldıkları kredi tutarını düşük tutarak paçalda çok daha düşük maliyetli kredi kullanma şansına sahip oluyor. Kredi ihtiyacı olan tüketicilerin karşılaştırma sitelerini kullanarak bankaların yeni müşteri kampanyalarını ve düşük tutarlar için uyguladıkları faiz oranlarını takip ederek parçalı kredi kullanmaları şu an için en cazip seçenek olarak tüketicilerin önünde duruyor.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankası 1,3 milyar dolarlık sendikasyon kredisi sağladı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 1,3 milyar dolarlık kredi, bankanın sürdürülebilir finansman çerçevesi doğrultusunda çevresel ve/veya sosyal fayda odaklı faaliyetlerinin finansmanında kullanılacak.

Küresel piyasalarda risk iştahının dalgalı seyrettiği bir ortamda önceki döneme göre daha düşük bir fiyat seviyesinden tamamlanan işleme Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Amerika’daki 18 ülkeden 47 banka katıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye’nin sürdürülebilir ekonomik gelişimine sundukları desteğin devamı niteliğindeki bu işlemle, geçen yılın aynı döneminde temin ettikleri sendikasyon kredisini yenileyerek uluslararası piyasalarda hem bankalarına hem de Türkiye ekonomisine duyulan güveni bir kez daha teyit ettiklerini belirtti.

Aran, ilgili kredinin, İş Bankasının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü çok boyutlu çalışmalar için güçlü bir kaynak niteliği taşıdığını kaydetti.

Sağlanan finansmanı etkin bir şekilde kullanarak sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkı sunacaklarını vurgulayan Aran, şunları kaydetti:

“Ayrıca net sıfır hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz iklim dönüşüm planının uygulanmasını destekleyeceğiz. Finansmanın dönüştürücü gücünden yararlanarak, emisyon yoğun sektörlerde belirlediğimiz azaltım hedeflerine ulaşmak ve sektörel dönüşümü hızlandırmak amacıyla müşterilerimize sunduğumuz yeşil finansman çözümlerini çeşitlendirmeye devam edeceğiz. Gerçekçi, iddialı ve uygulanabilir adımlarla şekillendirdiğimiz iklim stratejimiz ve sektörler bazında oluşturduğumuz somut yol haritalarıyla, reel sektörün düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm yolculuğuna öncülük etmeyi sürdüreceğiz.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Halkbank dosyası kapanıyor

Yayınlanma:

|

Halkbank dosyası kapanıyor mu? 9 yıllık ABD davasında kritik eşik

Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından biri olan Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank) hakkında yaklaşık 9 yıldır devam eden ABD kaynaklı ceza davasında tarihi bir dönemece girildi. Halkbank’ın KAP’a yaptığı son açıklamaya göre, ABD Adalet Bakanlığı ile imzalanan “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” (Deferred Prosecution Agreement – DPA) kapsamında hazırlanması gereken uyum raporu zamanında teslim edildi ve taraflar davanın düşürülmesi için ortak dilekçeyi mahkemeye sundu.

Bu gelişme, yalnızca Halkbank açısından değil, Türk bankacılık sektörü, Türkiye-ABD ilişkileri ve Borsa İstanbul açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Süreç nasıl başladı?

ABD savcıları 2019 yılında Halkbank hakkında dava açarak İran’a yönelik ABD yaptırımlarının delinmesine aracılık edildiğini iddia etmişti.

İddianamede, İran’ın petrol ve doğalgaz gelirlerinin altın, nakit ve çeşitli finansal işlemler aracılığıyla uluslararası sisteme aktarılmasına yardımcı olunduğu, toplam tutarın yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığı ileri sürülüyordu. Halkbank ise tüm süreç boyunca suçlamaları reddetti ve suçsuz olduğunu savundu.

Dava yıllar boyunca ABD mahkemelerinde ilerledi, konu ABD Yüksek Mahkemesi’ne kadar taşındı ve egemen dokunulmazlık tartışmalarına sahne oldu. Ancak nihayetinde yargı sürecinin devam edebileceği yönünde kararlar çıktı.

Mart 2026’da ne değişti?

Mart 2026’da ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank arasında bir DPA imzalandı.

Bu anlaşmanın dikkat çeken yönleri şunlardı:

  • Halkbank herhangi bir suç ikrarında bulunmadı.
  • Herhangi bir para cezası ödemeyi kabul etmedi.
  • İran’a fayda sağlayabilecek işlemlerden uzak durmayı taahhüt etti.
  • Yaptırım ve kara para aklamayla mücadele süreçlerinin bağımsız uzmanlarca incelenmesi kabul edildi.
  • Belirlenen şartlara uyulması halinde davanın düşürülmesi öngörüldü.

Mahkeme de bunun üzerine dosyayı 90 gün süreyle askıya aldı ve Halkbank’ın uyum yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin denetlenmesini istedi.

Son gelişme: Savcılık davanın düşürülmesini istedi

10 Haziran 2026 tarihinde Halkbank ve ABD Güney New York Savcılığı ortak dilekçeyle davanın düşürülmesini talep etti.

Reuters’ın ulaştığı mahkeme belgelerine göre, bağımsız inceleme sonucunda Halkbank’ın anlaşma şartlarına aykırı bir durumunun tespit edilmediği belirtildi. Savcılık da bu nedenle mahkemeden ceza davasının tamamen sona erdirilmesini istedi.

Mahkemenin kısa süre içinde bu talebi onaylaması bekleniyor.

Kararın arka planında yalnızca hukuk mu var?

Dosyanın en dikkat çekici kısmı burada başlıyor.

ABD Adalet Bakanlığı, mahkemeye sunduğu belgelerde anlaşmanın yalnızca hukuki değil aynı zamanda dış politika ve ulusal güvenlik gerekçeleriyle de ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiğini savundu. Bazı mahkeme kayıtlarında ve uzman değerlendirmelerinde Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler, İran politikası ve bölgesel gelişmelerin de karar sürecinde etkili olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle bazı ABD’li siyasetçiler ve senatörler, davanın para cezası olmaksızın kapatılmasının siyasi etkiler taşıdığı yönünde eleştiriler yöneltti.

Halkbank açısından ne değişecek?

Davanın resmen kapanması halinde:

1. Belirsizlik ortadan kalkacak

Yıllardır yatırımcıların üzerinde baskı oluşturan en önemli risklerden biri sona erecek.

2. Yurtdışı fonlama kanalları rahatlayabilir

Uluslararası muhabir bankalar ve fon sağlayıcılar açısından hukuki risk algısının azalması beklenebilir. Reuters’a konuşan bazı analistler bunun Halkbank’ın fonlama imkanlarını güçlendirebileceğini değerlendiriyor.

3. Hisse üzerindeki risk primi düşebilir

Dava nedeniyle oluşan iskonto ve belirsizliklerin önemli ölçüde ortadan kalkması yatırımcı algısını olumlu etkileyebilir.

4. Türk bankacılık sektörü için psikolojik eşik aşılmış olacak

Dosya yıllardır Türkiye’nin uluslararası finans sistemiyle ilişkilerinde sembolik öneme sahip konulardan biri haline gelmişti.

Piyasalar neden olumlu karşıladı?

Mart ayında anlaşmanın ilk duyurulmasının ardından Halkbank hisselerinde sert yükselişler görülmüştü.

Haziran ayında ise yatırımcılar 90 günlük uyum sürecinin sorunsuz tamamlanacağı beklentisiyle yeniden alıma yöneldi. Analistler, dava riskinin ortadan kalkmasının bankanın değerlemesi üzerindeki baskıyı azaltacağını düşünüyor.

Bankavitrini yorumu

Halkbank dosyası artık hukuki bir süreçten çok jeopolitik ve diplomatik bir dosya haline dönüşmüş durumda.

Yaklaşık 9 yıl boyunca Türkiye-ABD ilişkilerinin en önemli gerilim başlıklarından biri olan dava, herhangi bir para cezası ve suç kabulü olmaksızın kapanma noktasına geldi.

Mahkemenin ortak talebi onaylaması halinde:

  • Halkbank üzerindeki en büyük uluslararası risklerden biri ortadan kalkacak,
  • Türk bankacılık sektöründe önemli bir psikolojik eşik aşılacak,
  • Türkiye-ABD finansal ilişkilerinde yeni bir sayfa açılacak.

Bundan sonraki süreçte piyasanın asıl takip edeceği konu ise dava sonrası Halkbank’ın uluslararası fonlama imkanlarının ne ölçüde genişleyeceği ve bu gelişmenin Türk bankacılık hisselerine nasıl yansıyacağı olacak.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Maximum kart 25. yılını kutluyor

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, “25 yılda güven ve inovasyon arasında çok güzel bir denge kurduk. Maximum, İş Bankası gibi 102 yıllık bir Cumhuriyet kurumuna duyulan güvenden besleniyor.” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankasının ana kredi kartı markası Maximum, 25 yıllık yolculuğunda taksit ve puan uygulamalarından ödeme teknolojilerine uzanan birçok yeniliği kullanıcılarla buluşturdu.

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, İş Kuleleri’nde Maximum’un 25. yılı dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

‘Hayatı Kolaylaştırma’ vaadiyle 2001’de yola çıkan Maximum, geçen sürede Türkiye’de kartlı ve dijital ödeme sistemlerinde yaşanan dönüşüme paralel olarak ürün ve hizmetlerini çeşitlendirdi.

Türkiye’de nakit kullanım alışkanlığı yerini kartlı ve dijital ödeme yöntemlerine bırakırken, Maximum’un 25 yıllık yolculuğu da ödeme sistemlerindeki dönüşümle ilerledi. Başlangıçta 25 marka ile kullanıma sunulan Maximum programı, gördüğü talebin ardından tüm İş Bankası bireysel kredi kartlarına yaygınlaştırıldı.

– Maximum Sanal Kart ile e-ticarette güvenlik ve kontrol imkanı arttı

Maximum Kart, 2002’de tüm bireysel kredi kartlarının Maximum’a dönüştürülmesiyle kullanıcılara taksit, indirim ve MaxiPuan avantajları sunmaya başladı. İnternetten güvenli alışveriş tarafında 2003’te Maxinet uygulaması devreye alınırken, 2008’de Maximum Sanal Kart ile e-ticarette güvenlik ve kontrol imkanı artırıldı.

Kartlı ödeme teknolojilerinde 2006’da ilk çipli kredi kartlarıyla şifreli işlem dönemi başlarken, 2008’de temassız kredi kartlarının kullanıma sunulmasıyla ödeme deneyimi hız kazandı. Maximiles ise 2009’da hayata geçirilerek kart kullanımını seyahat deneyimiyle birleştirdi.

Dijital ve mobil ödeme alanında 2010’da MaxiPara Kart ile ön ödemeli kart deneyimi sunuldu. Cep telefonundan kredi kartıyla ödeme yapılmasına imkan tanıyan NFC teknolojisi ve karekodla ödeme çözümü ‘Parakod ile Ödeme’ 2012’de kullanıcılarla buluştu.

Maximum Mobil 2017’de kullanıma sunularak, bankanın ‘Hayatı Maksimumda Yaşatma’ vaadi somutlaşmış oldu. Böylece Maximum bir kredi kartının ötesine geçerek kullanıcılarının günlük hayatına değer katan bir program olarak farklılaştı. ‘Öde Geç’ uygulamasıyla da ödeme deneyimi günlük yaşamın bir parçası haline geldi.

Fiziksel karttan dijital kullanım deneyimine geçiş kapsamında 2023’te ‘Dijital Kart’ kullanıma sunuldu. Böylece fiziksel kredi kartı olmadan yalnızca dijital olarak üretilen kartların İşCep aracılığıyla peşin ve taksitli alışverişlerde ve MaxiPuan ile ödemelerde kullanılmasının önü açıldı.

Giyilebilir teknolojiler ve biyometrik ödeme alanında ise 2024’te Saat ile Ödeme özelliği devreye alınırken, 2025’te Yüz ile Ödeme teknolojisi kullanıma sunuldu. Maximum, bugün 440 bini aşkın üye iş yeriyle hizmet vermeye devam ediyor.

– ‘Son 10 yılda kartı sayısı 3’e katlandı’

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Lüle, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, Maximum’un Türkiye’de ödeme sistemlerinin gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Lüle, son 10 yılda Maximum markasının giderek güçlendiğini ve kart sayısında 3’e katlanan artış olduğunu dile getirdi.

Bu büyümenin kullanıcıları sayesinde gerçekleştiğini aktaran Lüle, ‘11,5 milyon müşteriye varan bir noktaya geldik. Çok yaygınız. Yani 440 bine aşkın üye işyeri tarafında Maximum markamızın kabul edildiğini ve ülke sathında neredeyse tüm sektörlerde yaygın bir şekilde kullandığını görüyoruz.’ diye konuştu.

Lüle, değerli markalarla özel anlaşmaları ve işbirlikleri olduğunu belirtti.

Kullanıcıların günlük hayatına doğrudan fayda sağlayabildiklerini ifade eden Lüle, ’25 yılda güven ve inovasyon arasında çok güzel bir denge kurduk. Maximum, İş Bankası gibi 102 yıllık bir Cumhuriyet kurumuna duyulan güvenden besleniyor. Güven, bireylerin ödemelerde ihtiyaç duyduğu bir kavram. Diğer taraftan da hayatı kolaylaştıracak yenilikler ve inovasyonla müşterilerimizin günlük hayatına değer katmaya devam ediyoruz.’ diye konuştu.

– ‘Türkiye’nin ödeme sistemleri çok güçlü bir şekilde seyrini devam ettiriyor’

Lüle, hayatı kolaylaştıracak yenilikleri ve bir sadakat programının ötesine geçen yaklaşımıyla Maximum’un bireylerin, işletmelerin ve program ortağı iş ortaklarının günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.

Markalarını daha da güçlendirecek paydaşlarının sayısını artırmaya devam edeceklerini vurgulayan Lüle, ilerleyen dönemde de teknolojik çözümleri insan odaklı başlık açılarıyla birleştirerek hayatın her alanında değer yaratan çözümler sunmayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Lüle, ‘Türkiye’nin ödeme sistemleri hepimizin iftihar edeceği boyutta çok güçlü bir şekilde seyrini devam ettiriyor. Gerçekten ülkemizdeki ödeme sistemlerine yatırım yapan bankalar, özel bankalar, kamu bankaları, son dönemde gündemimizde yer almaya, daha çok yer almaya başlayan ve daha çok yer almasını da istediğimiz fintekler, tamamen ödeme sistemlerinin günlük hayatta müşteriler ve de iş yapan taraflar arasındaki etkileşimi çok kolaylaştırdığını ve ülkenin büyümesine doğrudan katkı sağladığını görüyoruz.’ dedi.

Ödemenin artık yalnızca bir işlemi tamamlama süreci olarak görülmediğini vurgulayan Lüle, hızlı, güvenli, kişiselleştirilmiş ve hayatın doğal akışına entegre uçtan uca bir deneyimin öne çıktığını kaydetti.

Lüle, Türkiye’de ödeme sistemlerine yatırım yapan bankalar ve finteklerin, müşteriler ile işletmeler arasındaki etkileşimi kolaylaştırdığını ve ülke ekonomisinin büyümesine katkı sunduğunu belirtti.

– ‘Bireysel temassız işlemler oranı yüzde 90’ı aştı’

E-ticarette ödeme deneyimlerinin hızla geliştiğini aktaran Lüle, fiziksel alışverişlerde de ödeme alışkanlıklarının temassız işlemlere yöneldiğini, bireysel temassız işlemlerin oranının yüzde 90’ı aştığını ifade etti.

İlerleyen dönemde ödeme alışkanlıklarında yaşanacak değişimlere de değinen Lüle, şunları kaydetti:

‘Belki gelecekte ödemelerin dijital varlıklarla yapılması gibi konular, merkeziyetsiz finans, stablecoin ya da tokenizasyonla birlikte özellikle uluslararası transferlerde ön plana çıkacak konular gündeme geliyor. Lokalde baktığımız zaman hem ödeme hem de alma konusunda ülkenin çok iyi konumlandığını görüyoruz. Özellikle ülke nezdinde kendi ulusal switch’imiz yani takas ve değişim işlerini bankalar arasında yapabilmemiz de gelecekte daha yenilikçi, daha güvenliğe ve daha inovasyona dayalı altyapıları kendi imkanlarımızla geliştirmemizi sağlıyor. Gelecekteki trendlerde ülkemiz ödeme sistemlerinin son derece doğru bir nokta olduğunu düşünüyorum.’

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.