Connect with us

BANKA HABERLERİ

Para politikası ‘fabrika ayarlarına’ geri dönüyor: Kur ve faiz yükselecek!

Yayınlanma:

|

  • Cuma günü Türkiye’de açıklanan iki önemli veri ile bültenimize bilinçli bir şekilde başlıyoruz. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODD) verilerine göre, Mayıs ayında hafif ve ticari araç pazarında rekor düzeyde 111,356 adet araç satıldı (asıl rekor Aralık 2022’de 115,220 adet satış ile yaşanmıştı.). Bu minvalde, Aralık ayı da birlikte düşünülürse, son 6 ayda 560bin adet araç satılmış ki bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %65 artışa işaret ediyor. Otomobilin bir ihtiyaçtan ziyade finansal bir araç olarak enflasyonist dönemde kullanıldığını görüyoruz. Takdir edeceğiniz üzere, 2021 sonundan itibaren ivmelenen enflasyon ve TL faizlerin enflasyona karşı koruma sağlayamamasına paralel (negatif reel faizler) Türk insanının parayı fiziksel varlıklara yönlendirme eğiliminin devam ettiğini görüyoruz. Lâkin, bu ‘furyanın’ da son demlerinde olduğumuzu not edelim.
  • Cuma günü Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan öncü nitelikteki veriler, ekonominin oldukça ‘sıcak’ olduğu bir kez daha teyit etti. Mayıs ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre %14,4 artışla 21,7 milyar dolar; ithalat ise %16 artışla (rekor) 34,3 milyar dolar oldu. Bu sonuçla Mayıs ayı dış ticaret açığı 12,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, ilk 5 ayda oluşan açık tutarı ise 56,1 milyar dolar ile başka bir rekora imza attı.
  • Şimdi gelin otomotiv verisi ile ticaret bakanlığı verilerini birlikte ele alalım. Ekonominin sıcak olması ve ithalatın her ay daha da büyüyerek açık rakamını yukarıya taşıması başlı başına döviz talebi demek. Ekonominin soğuması ve tüketimin yavaşlaması için piyasa faizlerinin artması, döviz kurunun ithalat / ihracat dengesindeki ‘dengesizlikleri’ giderecek ölçüde yükselmesi gerekiyor. Yeni dönemde bu gelişmelere ilaveten ithal mallara uygulanan vergilerin de artırılacağını düşünüyoruz.
  • Bülteni nakış gibi işlemeye devam edelim. Yukarıda izah etmeye çalıştığım üzere, ekonomide ısınmaya karşı önlemler alınmazsa, bundan sonrasının sürdürülemez bir sürece işaret ettiğini bizzat çiçeği burnunda Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Mehmet Şimşek’ten (hafta sonu devir teslim töreninde) dinledik. Şimşek, “rasyonel bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır” ifadesini kullanırken, bunu ekonomide ortodoks politikalara dönüş sinyali, daha basit bir yaklaşımla fabrika ayarlarına dönüş olarak yorumluyoruz.
  • Lâkin, heterodox politikaların uygulandığı dönemde bir avuç dolusu hap alan hastaya benzeyen ekonominin de eski alışkanlıklarını bir çırpıda elinin tersiyle itmesi ve hızla ortodox politikalara dönmesini de beklememek gerekiyor. Hastaya verilen ilacın kademeli bir şekilde azaltılarak Sn. Bakanın da dile getirdiği şekilde rasyonel bir zemine dönüleceğine kesin gözüyle bakıyoruz. Şimşek’in basın toplantısında dile getirdiği “uygulanacak maliye politikası ve yapısal reformlarla merkez bankamıza enflasyonla mücadelede destek olmak temel politikamız olacaktır. Bu öncelikler çerçevesinde çalışmalarımızı eş güdüm çerçevesinde güçlü bir koordinasyon sağlayarak sürdüreceğiz” yol haritası, ekonomi kurumlarında da (ilk iş merkez bankasında) benzer bir bakış açısı ile değişime gidileceği mânâsına geliyor. ABD’de uzun süre bankacılık yapmış Gaye Erkan’ın ismi sosyal medyada geçerken, BDDK Başkanı Akben’in de yerine yeni bir isim atanacağını düşünüyoruz.
  • Serbest piyasa ilkeleri ile uyumlu olmayan özellikle de aşırı regüle bir hâl alan bankacılık kesimine yönelik tedbirlerin kademeli bir şekilde kaldırılacağını hep birlikte göreceğiz. Bu nedendir ki Borsa İstanbul Bankacılık endeksi 7 iş gününde neredeyse %25 değer kazandı. Tıkanan kredi kanallarının (daha yüksek faiz oranları ile) tekrar işlevsel bir hâl alacaktır. Yukarıdaki otomobil ve dış ticaret verilerinin sergilediği sağlıksız tablodan da görüleceği üzere, kamunun kuru baskılama isteğine paralel TL’nin değerli kalmasının da önüne bundan sonraki dönemde geçilerek, kademeli ve kontrollü bir şekilde kurda yükselişe izin verileceğine kesin gözüyle bakıyoruz. USDTRY kurunda, seçim öncesinde kaleme aldığımız “Bu âşk fazla sana” başlıklı raporumuzda da değindiğimiz üzere, USDTRY kurunda 24-25 seviyelerine kadar yükselişe (orta vadeli bir bakış açısıyla) imkân tanınacağına olan düşüncemizde herhangi bir değişiklik bulunmuyor.
  • Faiz cephesinde ise, TCMB’nin 1 hafta vadeli repo faizi olan politika faizinde (%8,5) bir değişiklik olacağını düşünmemekle birlikte, eski dönemlerde olduğunun üzere, koridor faiz ya da geç likidite penceresi uygulamasına geri dönülerek TCMB faizlerinin piyasa fiili faiz oranlarının düzeyine ( ~ %35) ivedilikle getirileceğini düşünüyoruz. Bu minvalde, sert bir faiz artışına (tekrar edelim ki politika faizinde değil) hazır olmak gerekiyor!
  • Her ne kadar bu satırları Mehmet Şimşek dönemi öncesinde yapılması gereken iş listesi olarak sıklıkla kaleme almış olsak da, TCMB rezervlerinin hangi metrikle bakılırsa bakılsın oldukça sıkıntılı bir noktaya geldiği görüşünden hareketle, Sn. Şimşek’in işinin pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz (kendisi de aynı görüşte!). Şimdi gelin biraz da Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni Kabinesi’nin şifrelerini inceleyelim.
  • Öncelikle, Kabine’nin daha ılımlı ve teknokrat isimlerden oluştuğunu görüyoruz. Bir önceki Kabine’den 2 isim yeni Kabine’de yer bulurken, 3 eski bakan yardımcısı; 5 bürokrat; 4 eski bakan; 4 de AK Partili iş insanı ve akademisyen yer aldı. Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı kökenli ılımlı bir isim olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanlığına gelen İstanbul Valisi Ali Yerlikaya (Süleyman Soylu’ya göre beyaz ve siyah kadar zıt bir isim), Adalet Bakanlığına gelen Yılmaz Tunç’un da Mehmet Şimşek ile iyi bir diyalog içinde çalışacağını düşünüyoruz. Çevre Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki (uzun yıllar Belediye Başkanlığı yaptı) Mart 2024’ta yapılacak İstanbul Belediyesi seçimlere ön hazırlık görevi de üstlenebilir. Yeni Kabine’nin izleyeceği politikaları yakın zamanda görecek olsak da, iyimserlik dozunun arttığını söyleyebilirim.
  • Dönelim biraz da yurtdışı piyasalara. Her ayın ilk Cuması olduğu üzere, ABD’de açıklanan ve ekonominin gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiyi verdiğine inanılan tarım dışı istihdam verisi güçlü sonuçlandı. Tarım dışı bordrolu çalışan sayısının (manşet) 195bin artması beklenirken gerçekleşme 339bin ; işsizlik oranının %3,5 olması beklenirken gerçekleşme %3,7 oldu. Verinin alt kalemlerinde, ortalama saatlik ücretlerdeki yıllık artış oranı ise %4,4’lük beklentiye karşın %4,3 olarak gerçekleşti.
  • Veri sonrası piyasaların bir miktar da olsa yön bulmakta zorlandığını gördük. ABD ekonomisindeki zayıf duruma karşın istihdamın güçlü seyri kafa karışıklığı yaratıyor. Lâkin doların bir miktar güçlendiğini de kabul etmek gerekiyor. Altının ons fiyatı haftalık grafiklerde önemsediğimiz teknik seviye olan 1,945’e gerilerken (geçen hafta üzerinde çok durduk), EURUSD paritesi 1,07 seviyesinden yeni haftayı kucaklıyor. Yeni haftada altını bekleyen en büyük direnç seviyesinin yukarıda 1,960 dolar olduğunun altını çizelim. OPEC+ toplantısında sürpriz nitelikte bir karar ile Temmuz’dan geçerli olmak üzere ilave 1 milyon varil/günlük kesinti kararı geldi. Suudi Arabistan’ın sürpriz kararına ilk tepki olarak %4 yükselen petrol kazanımlarını koruyamayarak 77 dolar/varil seviyesine döndü.
  • ABD istihdam verisi ardından haftanın son iş gününü %2’ye varan yükselişle tamamlayan ABD borsalarını takiben, yeni haftanın ilk iş gününde Asya piyasalarında da ılımlı bir hava hâkim. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,7 yukarıda. Haftayı bankalararası piyasada neredeyse psikolojik 20,90 seviyesinden kapatan USDTRY kurunun yeni haftanın ilk iş saatlerinde 21,10 seviyesine yükseldiğini görüyoruz. Yön yukarı!
  • Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye’de açıklanacak resmî enflasyon verileri bulunuyor. Doğalgaz fiyatının sıfır alınması nedeniyle eksi aylık rakam ihtimal dâhilinde bulunuyor. Yurtdışında ise günün ikinci yarısında ABD hizmetler PMI, fabrika siparişleri ve ISM endeksi takip edilebilir.

>XAUUSD

Teknik mânâda önemsediğimiz 1,945 dolar seviyesi Cuma günü bir kez daha test edildi. Altında aşağı yönlü (bu hafta için 1,960 dolar altında kalmaya devam ederse) istek ağır basabilir.

1685937827a337ed35b58dbe54ec4615b1ea4f6af2_1_1200.jpg

İKTİSATBANK

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BDDK’dan Bank Mellat için faaliyet izni kaldırıldı

Yayınlanma:

|

Yazan:

İran merkezli Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesi’nin faaliyet izni, BDDK kararıyla kaldırıldı. Karar, 19 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), İran merkezli Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi hakkında önemli bir karar aldı. BDDK’nın 18 Eylül 2026 tarihli ve 11572 sayılı Kurul Kararı ile bankanın Türkiye’deki faaliyet izni kaldırıldı.

Karar, 19 Eylül 2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak kamuoyuna duyuruldu.

Dayanak: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71/b maddesi

Resmî Gazete’deki kararda, faaliyet izninin kaldırılmasının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.

Söz konusu hüküm, bir bankanın faaliyetine devam etmesinin mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturduğunun ortaya çıkması halinde BDDK’ya faaliyet iznini kaldırma yetkisi veriyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var:

BDDK’nın yayımladığı Bank Mellat kararında, faaliyet izninin kaldırılmasına yol açan somut tespitler ayrıca açıklanmadı. Kararda yalnızca 18 Eylül tarihli yazı ve eklerinin incelenmesi sonucunda faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiği belirtiliyor.

Bank Mellat Türkiye’de uzun süredir faaliyet gösteriyordu

Bank Mellat’ın Türkiye yapılanması, BDDK’nın banka kuruluşları listesinde “Bank Mellat Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi” olarak yer alıyordu. Bankanın İstanbul merkezinin yanı sıra Ankara ve İzmir şubeleri de bulunuyordu.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

ABD’nin yaptırım uyguladığı banka TMSF’ye geçti

Golden Global Yatırım Bankası’nda TMSF dönemi: Yüzde 99,98’lik ortaklık hakkı Fon’a geçti

Yayınlanma:

|

Yazan:

ABD’nin yaptırım kararının ardından BDDK’dan kritik adım… Golden Global Yatırım Bankası’nın yüzde 99,98’lik payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık hakları TMSF tarafından kullanılacak. TMSF, bankanın yönetim kuruluna da atama yaptı.

Türkiye bankacılık sektöründe dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Golden Global Yatırım Bankası A.Ş.’nin yüzde 99,98 oranındaki payına ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kullanılmasına karar verildi.

Karar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 16 Eylül 2026 tarihli ve 11569 sayılı kararıyla alındı. BDDK, işlemin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrası kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.

Üç ortağın yüzde 99,98’lik payı TMSF kontrolünde

BDDK kararında TMSF tarafından kullanılacak ortaklık hakları üç ana hissedarı kapsıyor.

Ortak Pay
Emir Kaya %53,98
Salih Berberoğlu %32,00
Recep Kaba %14,00
Toplam %99,98

Dolayısıyla karar, bankanın neredeyse tamamını temsil eden ortaklık paylarının temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasını öngörüyor.

Burada hukuki açıdan önemli bir ayrıntı bulunuyor: Kamuoyunda “TMSF bankaya el koydu” şeklinde ifade edilse de BDDK’nın resmi kararındaki teknik ifade, hisselerin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesi şeklinde.

TMSF yönetim kuruluna da atama yaptı

BDDK kararının ardından süreç bir adım daha ilerledi. TMSF, 17 Eylül 2026 tarihli Fon Kurulu kararıyla Golden Global Yatırım Bankası’nın yönetim kuruluna atamalar gerçekleştirdi. Böylece TMSF’nin sadece ortaklık haklarını kullanması değil, bu hakların kullanılması doğrultusunda bankanın yönetim yapısında da fiili bir değişiklik yapılmış oldu.

Bu gelişme, Golden Global açısından yönetim ve ortaklık yapısında önemli bir dönüm noktası niteliğinde.

Sürecin arkasında ABD yaptırımı var

Golden Global’deki gelişmenin hemen öncesinde ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, 4 Eylül 2026 tarihinde Golden Global Yatırım Bankası ile iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine almıştı.

Yaptırım kapsamına;

  • Golden Global Yatırım Bankası,
  • Golden Global Portföy Yönetimi,
  • Golden Global Varlık Kiralama alındı.

ABD makamları, kuruluşların İran bağlantılı finansal işlemleri kolaylaştırdığını ve Çin-İran arasındaki bazı finansal akışlarda rol oynadığını ileri sürdü.

Reuters’ın aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı, bankanın İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü ile bağlantılı finansal işlemlerin kolaylaştırılmasında rol oynadığını iddia etti. Golden Global ise suçlamaları reddederek yaptırım kararına konu edilen kişi ve kuruluşların müşterileri olmadığını ve söz konusu taraflarla doğrudan veya dolaylı işlem ilişkisi bulunmadığını açıkladı.

Golden Global ne demişti?

Banka, 4 Eylül’deki gelişmenin ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada OFAC’ın iddialarını kabul etmediğini belirtti. Banka ayrıca yaptırım kararında adı geçen kişi ve kuruluşlarla müşteri ilişkisi bulunmadığını ve bu taraflarla herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini açıkladı.

Dolayısıyla ABD’nin iddiaları ile bankanın savunması birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken hususlar olarak ortaya çıkıyor.

Neden önemli?

Golden Global dosyasını önemli hale getiren temel unsur, ABD’nin finansal yaptırımı ile Türkiye’deki bankacılık otoritesinin aldığı kararın kısa bir zaman aralığında gerçekleşmesi.

Ortaya çıkan kronoloji şöyle:

4 Eylül 2026
ABD Hazine Bakanlığı/OFAC, Golden Global ve iki bağlı kuruluşunu yaptırım listesine aldı.

16 Eylül 2026
BDDK, bankanın üç büyük ortağına ait toplam %99,98 oranındaki paylara ilişkin temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi.

17 Eylül 2026
TMSF, bankanın yönetim kuruluna atamalar yaptı.

Bu nedenle Golden Global dosyası yalnızca bir banka ortaklık değişikliği olarak değil, uluslararası yaptırım riski ile ulusal bankacılık denetiminin kesiştiği bir vaka olarak da dikkat çekiyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İş Bankası 3,8 milyar TL’lik takipteki alacağını 627,8 milyon TL’ye sattı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye İş Bankası, takipteki krediler portföyünde yer alan 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki alacağını, 627 milyon 850 bin TL bedelle 8 varlık yönetim şirketine devretti. Satışta bankanın tahsilat beklentisi ile alacağın nominal değeri arasındaki fark dikkat çekti.

Türkiye İş Bankası, tahsili gecikmiş alacak portföyündeki bir başka büyük satışı daha gerçekleştirdi. Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, yapılan ihaleler sonucunda 3 milyar 801 milyon 142 bin 529 TL tutarındaki takipteki alacak portföyü, 627 milyon 850 bin TL satış bedeli karşılığında varlık yönetim şirketlerine devredildi. Satış bedelinin nakden tahsil edildiği bildirildi.

8 varlık yönetim şirketi aldı

Satış kapsamında söz konusu alacaklar;

  • Dünya Varlık Yönetim A.Ş.
  • Novatra Varlık Yönetim A.Ş.
  • Gelecek Varlık Yönetim A.Ş.
  • Emir Varlık Yönetim A.Ş.
  • Birikim Varlık Yönetim A.Ş.
  • Ortak Varlık Yönetim A.Ş.
  • Sümer Varlık Yönetim A.Ş.
  • Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.

olmak üzere toplam 8 varlık yönetim şirketine devredildi.

3,8 milyar TL’lik alacak 627,8 milyon TL’ye satıldı

Satışın en dikkat çekici tarafı, alacağın nominal tutarı ile satış bedeli arasındaki yüksek fark oldu.

3,801 milyar TL nominal alacak → 627,85 milyon TL satış bedeli

Buna göre varlık yönetim şirketlerinin ödediği bedel, nominal alacağın yaklaşık %16,5’i seviyesinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle portföy, nominal değer üzerinden yaklaşık %83,5 iskonto ile devredilmiş oldu.

Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Bu oran, bankanın alacağı için daha önce bilançoda ayırdığı karşılıklar ve söz konusu portföyün gerçek tahsilat potansiyeli dikkate alınmadan doğrudan “bankanın zararı” şeklinde yorumlanmamalı.

Çünkü takipteki alacak satışlarında nominal alacak tutarı ile bankanın bilançosundaki net taşıma değeri aynı şey değildir.

İş Bankası 2026’da takipteki alacak satışlarını artırıyor

Bu satış, İş Bankası’nın 2026 yılı içerisindeki tahsili gecikmiş alacak satışları açısından da dikkat çekici.

Banka mart ayında 3 milyar 776,2 milyon TL tutarındaki takipteki alacağını 671 milyon TL bedelle beş varlık yönetim şirketine devretmişti.

Haziran ayında ise 3 milyar 936 milyon TL tutarındaki başka bir portföy 727,1 milyon TL bedelle dokuz varlık yönetim şirketine satılmıştı.

Eylül ayındaki son satış da eklendiğinde, yalnızca bu üç işlemde İş Bankası’nın satışa konu ettiği takipteki alacakların nominal büyüklüğü yaklaşık 11,51 milyar TL, toplam satış bedeli ise yaklaşık 2,03 milyar TL seviyesine ulaşıyor.

Bu üç işlemin ortalama satış oranı yaklaşık %17,6 seviyesinde bulunuyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.