Connect with us

BANKA HABERLERİ

Piyasalar Paskalya tatilinde: Gözler istihdam ve enflasyonda, hava gergin

Yayınlanma:

|

ABD ile İran arasındaki gerilim, küresel enerji piyasalarında ciddi bir kırılma yaratmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla birlikte dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri risk altına girerken, ABD ham petrolü (WTI) %11’den fazla yükselerek 112 doların üzerine çıkarken, Brent cinsi ham petrolün de varil fiyatı %8 artışla 109 dolar seviyesine ulaştı. Uzun bir süreden sonra ilk kez ABD WTI cinsi petrolün varil fiyatının Kuzey Denizi petrolü Brent’in üzerine yükseldiğini görüyoruz! Bu durum sadece enerji fiyatlarını değil, enflasyon beklentilerini ve küresel büyüme görünümünü de ciddi mânâda bozmaya başladı. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için maliyet baskısı hızla artarken, tedarik zincirlerinde yeni aksaklıklar gündeme geliyor.

Savaşın süresi fiyatlama davranışına etki yapmaya başlarken, kısa sürede beklenen çözüm senaryosunun da Trump’ın tutarsız söylemleriyle kaybolması, fiyatların daha da yükselebileceği endişesini körüklüyor. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edebileceği endişesiyle petrol fiyatları sıçrarken, ABD’de benzin fiyatlarının yeniden 4 doların üzerine yükseldiğini görüyoruz. Belirsizliğin sürmesi durumunda, benzin fiyatlarının daha da yükselerek rekorlar kırmasını beklerken, bu durumun ABD seçmeni ve dolayısıyla Trump için pek de iyi bir duruma işaret etmediğini not etmemiz gerekiyor! Daha derin riskin ise dizel tarafında olduğunu düşünüyoruz. Tüketicinin doğrudan hissetmediği ancak üretimden lojistiğe tüm maliyet zincirini etkileyen dizel fiyatlarının hızla yükselmesi, enflasyonu yeniden yukarı çekebilecek en büyük risklerden biri olarak görüyoruz.

Trump’ın sert söylemleri ve İran’ın daha da sert bir şekilde cevap vermesiyle, savaşın kısa sürede sona ermeyeceği algısının piyasanın da ruh hâline yansımaya başladığını söylememiz gerekiyor. Mesela, hafta ortası, savaşın yakın bir zamanda biteceğini fiyatlayan piyasalarda hisse senetlerine alım gelmiş, güvenli liman edası ile değer kazanan ABD doları değer kaybetmiş, hırpalanan kıymetli madenler ise değer kazanmıştı. Ezber bozarcasına, savaş durumunda değer kaybeden kıymetli metallerin, savaşın bitmesi ihtimalini ve hâliyle risk iştahına olumlu tepki vermeye çalıştığını görerek dün hayretimizi bültenimize taşımıştık. Bu bağlamda, 4,800 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı, dün teknik grafiğimizde de gösterdiğimiz üzere, 4,750 dolar seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yapamayarak 4,675 dolar seviyesine kadar geri çekildi.

Gümüşün ons fiyatının ise teknik mânâda önemsediğimiz 71 dolar seviyesinin üzerinde kaldığını ve günü 73 dolar seviyesinden tamamladığını görüyoruz. Gümüş daha dirençli bir görünüm sergilerken, altın için henüz acele etmeden 4,750 doların üzerine yerleşmesini bekleyeceğiz. Piyasaların iki günlük iyimserlikten süratle çıkarak yeniden temkinli bir moda geçmesiyle dolar endeksi (DXY) yeniden 100 seviyesinin üzerine yükselirken, EURUSD paritesi ise 1,1530 seviyesine gerilediğini not edelim. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise 70 bin dolar seviyelerinden biraz uzaklaşarak son dönemlerin dibi olan 63-66 bin dolar seviyelerine yaklaştığını görüyoruz.

Türkiye cephesinde ise tüm dikkatler otoritenin döviz ve altın rezervlerine çevrilirken, savaşın dolaylı etkileri ekonomi üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Türkiye’nin net enerji ithalatçısı olması nedeniyle yükselen enerji fiyatları hem enflasyon hem de cari açık için olumsuz başlıklar olarak ön plana çıkmaya devam ediyor. Mesela dün Ticaret Bakanlığı Mart ayına ilişkin öncü nitelikteki dış ticaret verilerini yayımladı. Buna göre dış ticaret açığı %57 büyüyerek 11,3 milyar dolar oldu. Savaşın öncü etkilerini yavaş yavaş görmeye başlıyoruz!

Öte yandan, yurt dışı yerleşiklerin TL varlıklardan çıkmaya devam etmesiyle TCMB’nin de savunma hattını güçlendirme çabaları devam ediyor. Bu bağlamda, her Perşembe olduğu üzere TCMB’nin haftalık verilerini yakından takip ederek durumu daha dikkatli analiz etmeye çalıştık. 27 Mart ile biten haftada, parite etkisinden arındırılmış seriye göre, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları (DTH) 2,2 milyar dolar artarken, bu artışın tamamı neredeyse kıymetli metallerden kaynaklanmış. Kıymetli madenlerin son haftalarda sert değer kaybetmesini, yurt içi yerleşikler tarafından fırsat olarak okunduğunu anlıyoruz!

Yurt dışı yerleşikler TL varlıklarda satıcılı olurken, hisse senedi, DİBS ve eurobond cephesinden ise söz konusu haftada 1,3 milyar dolar azalış görüyoruz. Son dört haftalık değişimi de gösteren yurt dışı yerleşiklerin davranışını aşağıdaki grafikten de görebilirsiniz. TCMB’nin bankalarla yaptığı swaplar da denkleme dâhil olunca ve altın fiyatları da bir miktar da olsa sakinleşince, TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 1 Nisan valörlü işlemlerde 9,3 milyar dolar düzeyinde denge buldu. Öte yandan, son 3 haftada altın rezervindeki azalışın 121 ton seviyesine yükseldiğini ve manşet rakamı 702,5 ton seviyesine gerilediğini not edelim (bakınız grafik).

TCMB, artan enerji fiyatlarının cari denge ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak adına döviz piyasasında istikrarı önceliklendiren mevcut politika duruşunu koruma kararlılığını net bir şekilde ortaya koyduğunu görüyoruz. Bununla birlikte, mevcut rezerv seviyesi de dikkate alındığında, küresel koşulların iyileşmek yerine daha da bozulması hâlinde, TCMB’nin faiz artışı dâhil tüm seçenekleri değerlendireceğini düşünüyoruz. Enflasyonla ilgili gidişat mevcut ekosistemde pek umut vermese de, bugün hem TÜİK hem de KKTC İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak Mart ayı resmî enflasyon rakamlarını takip edeceğiz. Türkiye cephesinde aylık TÜFE artışının %2,3 civarında olması beklenirken, takdir edeceğiniz üzere, savaşın enflasyonist etkilerini Mart sonrası dönemde daha da yakından hissedeceğiz.

Bu arada küresel mali piyasaların büyük bir bölümünün bugün Kutsal Cuma, pazartesi ise Paskalya tatili nedeniyle kapalı konumda olacağını not edelim. Genellikle hafta sonu riski almak istemeyen piyasalar açısından, dört günlük tatilin oldukça uzun olduğunu düşünüyoruz! Bu da hâliyle piyasaların diken üzerinde durmasına neden oluyor. İçeride enflasyon rakamları önem arz etse de, dışarıda, her ayın ilk Cuması olduğu üzere, dünyanın en büyük ekonomisini gidişatı hakkında en sağlıklı bilgiye verdiğine inanılan ABD istihdam verisinin yakından takip edeceğiz. Fed’in kanunen kendisine verilmiş olan (dual mandate) tam istihdam ve fiyat istikrarı görevleri penceresinden bakarsak, savaş ortamında istihdam verisinin 60 bin kişi artması, işsizlik oranın ise %4,4 seviyesinde kalması bekleniyor. Beklenti dışında bir verinin ise piyasa yansıması yaratabileceğini göz ardı etmeyelim. Tatil havası nedeniyle piyasalarda işlem hacminin düşük seyredeceğini düşünüyoruz.

Küresel ölçekte Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik çabalar, piyasalara bir nebze de olsun umut olurken, sürecin pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz. Yaklaşık 40 ülke Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için bir araya gelse de, toplantıdan somut bir karar çıkmaması ve ABD’nin sürece dâhil olmaması, piyasalar açısından belirsizliği azaltmak yerine uzatma riski taşıdığını not edelim. Yine de, İran ile Umman’ın Hürmüz geçişleri ile ilgili görüşmesi tansiyonu bir miktar azalttı. ABD borsaları geceyi yatay tamamlarken, bu sabah vadeli işlemlerde hafif de olsa düşüş eğilimi görüyoruz. Yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda ise kararsız bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, Orta Doğu kaynaklı enerji krizine rağmen %1, Güney Kore borsası ise %2 yükseliş kaydederken, diğer bölge borsalarında ise hâkim rengin kırmızı olduğunu görüyoruz.

Menkul Kıymet İstatistikleri (4 haftalık hareketli ortalama)

177519156277ced2937d4902e684a53053067eb632_1_1200.jpg

TCMB Brüt Döviz ve Altın Rezervleri

1775191562fdd817d446d3078542e574b6a9f78bd7_2_1200.jpg

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

1775191562b05fa4ff818be32b6ac3f47503709680_3_1200.jpg

TCMB Altın Varlıkları

1775191562dbefee4ceae2a30941a6901530470c91_4_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

SPK’dan 2 yıl işlem yasağı alan Tayfun Bayazıt, Sabancı Holding’den istifa etti

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturması ve Manas Enerji hisselerinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle gündeme gelen deneyimli bankacı Tayfun Bayazıt, Hacı Ömer Sabancı Holding Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden ayrıldı. Bayazıt’ın istifasının ardından boşalan Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına Mehmet Kahya atandı.

Hacı Ömer Sabancı Holding, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Bayazıt’ın kendi isteğiyle görevinden ayrıldığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, boşalan bağımsız yönetim kurulu üyeliğine ilişkin sürecin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Kurumsal Yönetim Tebliği hükümleri doğrultusunda yürütüleceği belirtildi.

İstifayla birlikte Sabancı Holding bünyesindeki iki önemli komitede de görev değişikliği gerçekleşti. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Mehmet Kahya, Bayazıt’ın boşalttığı Denetim Komitesi üyeliğine ve Riskin Erken Saptanması Komitesi başkanlığına atandı.

SPK’nın iki yıllık işlem yasağı kararı istifaların öncesinde geldi

Tayfun Bayazıt’ın istifası, SPK’nın 27 Ekim 2026 tarihli 2026/77 sayılı bülteninde yer alan yaptırım kararının ardından geldi.

SPK, Manas Enerji Yönetimi Sanayi ve Ticaret AŞ (MANAS) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin inceleme sonucunda, aralarında Tayfun Bayazıt’ın da bulunduğu kişi ve kuruluşlara Borsa İstanbul ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda iki yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanmasına karar verdi.

Karar, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 101’inci maddesi ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği kapsamında alındı.

SPK bülteninde ayrıca MANAS pay piyasasındaki işlemler nedeniyle bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği açıklandı. Ancak Tayfun Bayazıt’ın isminin işlem yasağı listesinde yer alması, tek başına hakkında kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.

Adel Kalemcilik’ten de ayrıldı

Bayazıt’ın görevden ayrıldığı şirket yalnızca Sabancı Holding olmadı. 30 Ekim 2026 tarihinde Adel Kalemcilik de KAP’a yaptığı açıklamada Bayazıt’ın bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Adel Kalemcilik, boşalan üyelik için SPK’nın Kurumsal Yönetim Tebliği kapsamında yeni bağımsız yönetim kurulu adayı belirleme çalışmalarının başlatıldığını bildirdi.

Bankacılık sektörünün tanınmış isimlerinden biriydi

Tayfun Bayazıt, Türkiye bankacılık sektöründe uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapmış isimler arasında yer alıyor. Citibank ile başlayan kariyerinde İnterbank, Dışbank, Fortis Türkiye ve Yapı Kredi gibi kurumlarda önemli görevler üstlendi. Yapı Kredi’de genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı da yaptı.

Önemli ayrıntı: Sabancı Holding’in KAP açıklamasında Bayazıt’ın istifa gerekçesi olarak yalnızca kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı belirtiliyor. İstifanın SPK’nın işlem yasağı kararıyla bağlantılı olduğuna ilişkin şirket tarafından yapılmış bir açıklama bulunmuyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Vakıf Faktoring A.Ş.’den İstikrarlı Büyüme

Aktif Büyüklüğü %78 Artışla 53,6 Milyar TL’ye Ulaştı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye’de ticari hayatın köklü finansal paydaşlarından Vakıf Faktoring, 2026 yılının ilk 9 ayında aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine göre %78 artırarak 53,6 milyar TL’ye, net kârını ise %25 artışla 1,76 milyar TL seviyesine yükseltti.

VakıfBank’ın köklü kurumsal çatısı altında 1998 yılından bu yana faaliyet gösteren ve çeyrek asrı aşan tecrübesiyle her ölçekten işletmenin çözüm ortağı olan Vakıf Faktoring; yenilikçi hizmet anlayışı ve yaygın erişim ağıyla ticaretin sürdürülebilirliğine güç katmaya devam ediyor.

Reel sektörün finansmana erişiminde kritik bir rol üstlenen Vakıf Faktoring, 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yılın ilk 9 ayında dengeli ve sürdürülebilir büyüme grafiğini koruyan şirket, sağlam bilanço yapısıyla piyasaya kesintisiz nakit akışı sunmayı sürdürdü. Eylül sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü geçen yılın aynı dönemine kıyasla %78 oranında artıran VakıfFaktoring, toplam aktiflerini 53,6 milyar TL seviyesine taşıdı. Operasyonel performansını finansal göstergelerine de yansıtan şirket, net dönem kârını ise yıllık bazda %25 artışla 1,76 milyar TL’ye ulaştırdı.

Üretimin, ihracatın ve istihdamın devamlılığına katkı sağlıyoruz
2026’nın ilk 9 aylık finansal sonuçlarını değerlendiren Vakıf Faktoring Genel Müdürü Akgün KOÇ, piyasa dinamiklerine doğru zamanda, doğru çözümlerle yanıt verdiklerini belirterek şunları söyledi:

“53,6 milyar TL’lik aktif büyüklüğümüz, reel sektörün ihtiyaçlarına dinamik bir şekilde cevap verme kararlılığımızın en somut göstergesidir. Özellikle bankacılık sektöründe kredi koşullarının sıkılaşması ve ticari kredi büyümesine yönelik sınırlamaların öne çıktığı dönemlerde, işletmelerimiz için finansmana hızlı ve güvenli erişim hayati bir önem taşıyor. Biz de Vakıf Faktoring olarak, tüm ticari paydaşlarımızın yanında yer alıyor; sağladığımız likiditeyle üretimin, ihracatın ve istihdam zincirinin aksamadan devam etmesine katkı sunuyoruz.”

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TASFİYE FONLARI: Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek

Yayınlanma:

|

Yazan:

SPK’nın tasfiye kararı verdiği bazı yatırım fonlarının zararlarının geri alınması ve yatırımcılara ödeme yapılması için özel kanun çıkarıldı. 7596 sayılı Kanun ile fon malvarlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin izlenmesi, sorumluların şahsi malvarlıklarından tahsilat yapılması ve yatırımcılara ara ödeme imkânı getirilmesi düzenlendi. Ara ödemelerde yatırımcı başına 1 milyon TL üst sınırı öngörülürken, ödemeler fonların mevcut kaynakları ve kanunda belirtilen şartlarla sınırlandırıldı.

Sermaye piyasalarında yatırımcıların korunması ve tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarındaki kayıpların geri kazanılması amacıyla hazırlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, 27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

22 Ekim 2026 tarihinde kabul edilen Kanun, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve Kanun’un yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.

Düzenleme; fon varlıklarının korunması, hukuka aykırı işlemlerle fon dışına çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zarardan sorumlu kişi ve kuruluşlardan tahsilat yapılması ve elde edilen kaynakların yatırımcılara dağıtılması için özel bir hukuki çerçeve oluşturuyor.

Kanun, diğer yatırım fonları için genel ve sürekli bir tasfiye rejimi getirmiyor.

Fon zararlarından kim sorumlu olacak?

Kanunun en dikkat çekici hükümlerinden biri, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerler nedeniyle doğan zararların kimlerden tahsil edileceğini açıkça düzenlemesi.

Karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle fon kaynaklarının ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere ya da bunların kontrolündeki kişi ve kuruluşlara aktarılması; gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemler kapsamında değerlendirilebilecek.

Bu işlemlerle fonun zarara uğratıldığının belirlenmesi hâlinde, öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak.

Zararın portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda ise SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilebilecek.

Yöneticilerin veya diğer sorumlu kişilerin görevlerinden ayrılmış olması da görev yaptıkları dönemde gerçekleştirdikleri işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

TMSF tahsilat ve takip işlemlerini yürütecek

Kanun kapsamında SPK, tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar tutarını, sorumlu kişileri ve sorumluluk miktarlarını belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) bildirecek.

TMSF, bildirimin ardından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek.

Bu çerçevede, fon zararlarının sorumluların malvarlıklarından geri kazanılması için özel tahsilat mekanizması oluşturuluyor. Kanun kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.

Yatırımcılara 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yapılabilecek

Düzenlemenin yatırımcılar açısından en önemli başlıklarından biri de ara ödeme mekanizması.

Fon varlıklarının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir tutarın, yatırımcıların ilgili hesaplamaya göre hak kazandıkları toplam tutarı karşılamaya yetmemesi durumunda, SPK’nın belirleyeceği fonlarda ara ödeme yapılabilecek.

Kanuna göre:

  • Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara, hesaplanan net yatırım tutarını aşmamak kaydıyla ara ödeme yapılabilecek.
  • Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ara ödeme üst sınırı 1 milyon TL olacak.
  • Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu değerini aşamayacak.
  • Dağıtılabilir kaynakların yetersiz olması hâlinde SPK, ödeme sıralamasını ve asgari ara ödeme tutarını belirleyebilecek.

Ara ödeme sırasında yatırımcının katılma payları iade edilmiş sayılmayacak. Katılma payları, nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilecek.

Önemli ayrıntı: Kanunda belirtilen 1 milyon TL, her yatırımcıya koşulsuz ve kesin olarak ödenecek bir tutar değil, ara ödeme için öngörülen üst sınırdır. Gerçek ödeme; fonun kaynaklarına, yatırımcının hesaplanan hak sahipliğine ve SPK’nın belirleyeceği uygulama esaslarına bağlı olacak.

Yatırımcıların net yatırım tutarı nasıl hesaplanacak?

Kanun, fon malvarlığının yatırımcıların hesaplanan haklarını karşılamaya yetmemesi hâlinde kullanılacak net yatırım tutarı hesaplamasını da düzenliyor.

Bu hesaplamada yatırımcının fona fiilen yaptığı nakit girişleri ve fondan aldığı nakit çıkışları esas alınacak. Giriş ve çıkış tutarlarına, tasfiye tarihine kadar açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması üzerinden, kıstelyevm yöntemiyle endeksleme uygulanacak.

Nakit çıkışları ise ilk giren ilk çıkar (FIFO) esasına göre dikkate alınacak.

Hesaplama, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından gerçekleştirilecek.

Bu yöntem, yatırımcının fonla gerçekleştirdiği nakit hareketlerinin ortak bir hesaplama çerçevesinde değerlendirilmesini amaçlıyor. Ancak endekslemeye dayalı hesaplama, yatırımcının bütün parasını mutlaka geri alacağı anlamına gelmiyor; ödeme, mevcut dağıtılabilir kaynaklar ve kanundaki sınırlamalar çerçevesinde yapılacak.

Fonlardan kazanç sağlayanlara gönüllü iade çağrısı

Kanun, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin elde ettikleri kazançlar için de bir düzenleme içeriyor.

Yatırımcının elde ettiği getirinin, ilgili dönemde TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla hesaplanacak tutarı aşan kısmı, SPK tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek.

Benzer şekilde, SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104, 106 ve 107’nci maddeleri kapsamında değerlendirilen işlemlere konu paylardan kazanç elde eden kişiler de kanunda belirtilen koşullarla, enflasyon endekslemesi sonrasında kalan getiri kısmını genel hisse iade hesabına gönüllü olarak aktarabilecek.

Bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin hesaplama yöntemleri ve diğer usuller SPK tarafından belirlenecek.

Suçtan elde edilen malvarlığı değerleri yatırımcılara dönebilecek

Kanun, fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerlerinin geri kazanılması için de özel hükümler getiriyor.

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında el konulan ve hukuken doğrudan ilgili fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları, gerekli kararlar doğrultusunda fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek.

Doğrudan fona devredilemeyen malvarlıkları bakımından ise TMSF kayyım olarak atanabilecek. Bu durumda TMSF, ilgili malvarlıklarını dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Elde edilen tutarlar her fon için ayrı ayrı izlenecek.

Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmeden ilgili fona aktarılması öngörülüyor. Fon tasfiyesi tamamlanmışsa tutarlar geri kazanım hesabına aktarılacak.

Geri kazanım hesapları TMSF bünyesinde tutulacak

Kanunla oluşturulan geri kazanım hesapları, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı tutulacak ve her fon için ayrı alt hesaplarda izlenecek.

Bu hesaplarda biriken kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek.

Zorunlu giderler düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa SPK tarafından bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) aktarılacak.

Yatırımcılara yapılacak dağıtımda katılma payı sahipliği oranı esas alınacak. İşlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak belirlenen asgari ödeme tutarının altında kalan ödemeler ise yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak kazanılan tutarlara eklenecek.

Bazı kişi ve kurumlara ödeme yapılmayacak

Kanun, yatırımcıların korunmasının yanında belirli fiillerle bağlantılı kişi ve kurumların tasfiye gelirlerinden yararlanmasını da engelliyor.

SPK tarafından 6362 sayılı Kanun’un 104, 106 veya 107’nci maddelerinde düzenlenen fiilleri ilgili fonlarla birlikte işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.

Bu hüküm, tasfiye gelirlerinin dağıtımında sorumluluk ve hukuka uygunluk ölçütlerinin dikkate alınmasını amaçlıyor.

Gözler SPK’nın uygulama esaslarında

7596 sayılı Kanun, 17 Eylül 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

Düzenlemenin uygulamada nasıl sonuç vereceği; SPK’nın fon bazında yapacağı belirlemelere, MKK kayıtlarının mutabakatına, tasfiye edilecek varlıkların değerine, sorumluların malvarlıklarından tahsil edilebilecek tutarlara ve geri kazanım hesaplarında birikecek kaynaklara bağlı olacak.

Özellikle ara ödeme yapılacak fonların belirlenmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin tespiti, net yatırım tutarlarının hesaplanması ve sorumlulardan tahsilat süreçleri önem taşıyor.

Kanun, yatırımcıların kayıplarının geri kazanılması için yeni bir hukuki mekanizma oluşturuyor. Ancak yatırımcıların ne kadar ödeme alabileceği, ara ödemelerin ne zaman yapılacağı ve toplam zararın ne ölçüde karşılanabileceği, uygulama kararları ve fiilen geri kazanılabilecek kaynaklar netleştikçe ortaya çıkacak.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.