ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Piyasaların ruh hâli: Tahterevalli, Fenerbahçe misali
Yayınlanma:
3 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
Hafta sonuna oldukça iyimser bir görünümle giren küresel mali piyasalar, hafta sonu akışında öne çıkan olumsuz haberlerle birlikte yeni haftanın ilk işlem gününe negatif bir başlangıç yaptı. Hatırlanacağı üzere, İran’ın döviz varlıklarına yönelik blokajın kaldırılabileceği yönündeki iddialar ve İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilere açıldığına dair açıklamaları, küresel risk iştahında belirgin bir toparlanmayı beraberinde getirmişti. Bu çerçevede Brent petrolün varil fiyatı sert bir geri çekilmeyle 86 doların altına inerken, risk algısındaki iyileşmeye paralel olarak dolar değer kaybetmiş, altın ise 4,900 dolar seviyesine kadar yükselmişti. Hisse senedi piyasalarında güçlü alımlar gözlenirken, genel olarak risk göstergelerinin tamamında dikkat çekici bir iyileşme yaşanmıştı.
Lâkin, hafta sonu cereyan eden yeni gelişmeler haftanın ilk işlem gününde piyasaların moralini bozduğunu gözlemledik. ABD’nin İran limanlarına uyguladığı abluka öne çıkarken, ateşkes süresinin dolmasına kısa süre kala, ABD’nin İran bayraklı bir yük gemisine müdâhalesi ve ardından gelen sert açıklamalar, müzakere masasına dönüş ihtimalini desteklemekten çok kırılganlığı artıran unsurlar olarak ön plana çıktı. Bu gelişmelerin gölgesinde, Brent cinsi petrol haftaya 97 dolar seviyesine yükselerek başlarken, altın ise azalan risk iştahının gölgesinde 4,735 dolar seviyesine doğru geriledi. Dolar değer kazanırken, hisse senetleri günü kırmızıda tamamladı.
Dün gün içerisinde ABD ile İran arasında yeniden diplomasi zemini aranırken, gözler Pakistan’da yapılması planlanan olası görüşmelere çevrildi. Reuters haberlerine göre, üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran’ın görüşmelere katılımı olumlu şekilde değerlendirdiğini ancak henüz kesin bir karar alınmadığını söyledi. Çin Devlet Başkanı Xi, acil ve kapsamlı bir ateşkes çağrısında bulunurken, Hürmüz Boğazı’ndaki normal geçişlerin korunmasının hem bölge ülkelerinin hem de uluslararası toplumun ortak çıkarı olduğunu vurguladı. Pakistan’ın çabası ve Xi’nin açıklamalarının özellikle İran üzerinde tesir edebileceği beklentisiyle satış baskısının azaldığını görürken, dün günün son işlem saatlerinde piyasaların toparlandığını da şahit olduk. Altının ons fiyatı yeniden 4,800 dolar seviyesinin üzerine yükselirken, dolar endeksinin (DXY) kazanımlarının tümünü geri verdiğini gördük. Kripto para cenahının amiral gemisi Bitcoin ise hafta sonu 78 bin dolar seviyesini aşarak son üç ayın en yüksek seviyesini test etmesi ardından kazanımlarının bir kısmını geri verse de, dün gün sonuna doğru önemle takip ettiğimiz 75,750 dolar seviyesinin üzerinde kalmayı başardığını not edelim.
Fenerbahçe metaforlu manşetimizden ve son günlerde yaşananlardan da anlaşılacağı üzere, piyasalar âdeta tahterevalliye dönerken, her hafta sonu da başka bir ruh hâline bürünüyoruz 🙂 Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin neredeyse durma noktasına geldiğine işaret eden son gelişmeler ardından, petrol fiyatlarını dün günü 95 dolar seviyesinden tamamlayarak Cuma günü yaşanan iyimserliğinin belirgin bir şekilde üzerinde tamamladı. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış gaz arzı açısından kritik önemdeki bu hatta tansiyonun yeniden yükselmesi, enerji fiyatları üzerinden küresel enflasyon ve büyüme görünümünü de baskılayabilecek bir unsur olarak takip ediliyor.
Türkiye cephesinde ise BİST100 ana endeksi, Cuma günü yaşanan küresel iyimserlik rüzgârını arkasına alması ardından en kötünün geride kaldığı inanışıyla tarihî zirvesini test ederken, havanın tatsızlaşmasıyla dün günü %0,7 düşüşle tamamladı. USDTRY kuru kamunun kontrolünde bebek adımlarıyla 44,85 seviyesine yükselirken, yabancının Türkiye algısını yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk primi cuma gününe nazaran yaklaşık 10 baz puan yükselişe 233 baz puan seviyesine geldi. Geçen hafta hâkim olan iyimser havanın yanı sıra, risk priminin de gerilemesiyle eurobond ihracına çıkan Hazine 5 yıl vadede (22 Mayıs 2031) %6,40 getiri oranı ile ABD Doları cinsi tahvilden 2 milyar dolar tutarında satış gerçekleştirdi.
23 Nisan bayram tatili nedeniyle kısa geçecek haftanın ilk iş gününde TÜİK tarafından açıklanan önemli bir veri dikkatimizden kaçmadı. Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla çocuk nüfus 21,4 milyon kişi ile toplam nüfusun %24,8’ini oluştururken, bu oran Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine işaret ettiğinin altını çizmemiz gerekiyor. 1970 yılında %48,5 olan çocuk nüfus payının günümüzde yarıdan fazla gerilemesi, demografik yapıda yaşlanmanın hızlandığını çok açık bir şekilde gösteriyor. Gündelik hayatta da bu dönüşümü daha sık gözlemliyoruz: evliliklerin daha kısa sürmesi, çocuk sahibi olma eğiliminin zayıflaması ya da ekonomik nedenlerle tek çocukla sınırlı kalınması, bu tablonun sahadaki yansımaları olarak öne çıkıyor. Mevcut eğilimin sürmesi hâlinde bu oranın 2100 yılında %14,5’e kadar gerilemesi beklenirken, düşük doğurganlık senaryosunda çift hanenin altına inmesi olası görünüyor! Buna karşın Türkiye, %17,6 olan AB ortalamasının üzerinde kalarak görece genç nüfus avantajını hâlâ koruduğunu da not etmemiz gerekiyor.
Kısa geçecek haftada, gözler çarşamba günü açıklanacak TCMB’nin olağan Nisan ayı faiz kararına çevrildi. Anketlere göre tüm faiz oranlarının sabit tutulması bekleniyor. Biz de aynı görüşteyiz. Bu görüşümüzün arka planında ise yurt içi yerleşiklerin döviz talebi göstermesini önemli bir rol oynuyor.
Geçen hafta açıklanan TCMB’nin haftalık verilerine göre, 10 Nisan ile biten haftada yurtiçi yerleşiklerin döviz hesapları (DTH) 1 milyar dolar azalış kaydetmiş. Kompozisyona bakarsak kıymetli metal fiyatlarının yavaş da olsa yukarıya kıpırdaması ile kıymetli maden depo hesapları artarken, yabancı para mevduatların ise erimeye devam ettiğini gördük. Yurtiçi yerleşiklerin TL mevduatının toplam mevduat havuzundaki payı, otoritenin ne pahasına olursa olsun kuru savunacağı beklentisiyle son yılların en güçlü düzeyinde (~ %59) olduğunun altını çizmemiz gerekiyor.
Bu arada şahin bir kişi olarak ön plana çıkan TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın Banka’daki görevi yaş haddinden resmen sona erdi. Bu hafta düzenlenecek PPK toplantısına da katılmayacağını not edelim. Öte yandan ateşkes anlaşmasının ardından yurt dışı yerleşiklerin TL cinsi varlıklara ilgisinin belirgin şekilde arttığını görüyoruz. 10 Nisan haftasında yabancıların DİBS, hisse senedi ve eurobond portföyü net 1,5 milyar dolar büyürken, savaşta en kötü senaryonun geride kaldığına yönelik algının Türk mali piyasalarında hızlı ve güçlü bir toparlanmayı beraberinde getirdiği anlaşılıyor (bakınız grafik). ABD’nin Türkiye büyükelçisi Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda CAATSA’nın yakın vadede sonlandırılması hususundaki görüşlerinin de olumlu bir not olarak altını çizmemiz gerekiyor. ABD-Türkiye ilişkilerinin sağlıklı bir zeminde ilerlemesiyle fon girişleri arasında ciddi bir korelasyon olduğunu hatırlatalım.
Bu eğilim, TCMB’nin net yabancı para pozisyonunda da net biçimde izlenebiliyor. Savaşın en yoğun hissedildiği 31 Mart valörlü işlemlerde 8,3 milyar dolara seviyesine kadar gerileyen net yabancı para pozisyonu, 16 Nisan valörlü işlemlerde 35,8 milyar dolar seviyesine kadar toparlandı. Ateşkes sonrası sekiz gün boyunca kesintisiz iyileşme kaydedilirken, 17 Nisan valörlü işlemlerde 2,3 milyar dolarlık sınırlı bir geri çekilmeyle pozisyonun 33,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini not edelim. Daha basit bir anlatımla, savaş öncesi 70 milyar dolar seviyesinde olan manşet rakamın neredeyse yarısının yerine konulduğunu söylememiz gerekiyor.
Her şeye rağmen çözüm sürecinin engebeli ve netameli olacağını daha önce de bültenimizde dile getirmiştik. Bu görüşümüzü korurken, aşırı iyimserliğe de kapılmadan, en kötünün de geride kaldığını düşünüyoruz. Bu bakış açısıyla, altın ve gümüş tarafında ölçülü bir şekilde açtığımız uzun pozisyonlarımız koruyoruz. Aşağıdaki grafiklerden de görüleceği üzere, teknik mânâda gümüşte 79 dolar, altında ise 4,800 dolar önem arz ediyor. Bitcoin cephesinde ise yükseliş isteğinin devamı için haftalık kapanışın 75,750 dolar seviyesinin üzerinde olmasına dikkat edeceğiz.
Yeni gün başlangıcında İran’ın ABD ile Pakistan’da yapılması planlanan görüşmelere katılabileceğine yönelik haber akışı risk iştahını desteklediğini görüyoruz. Ateşkesin kırılgan yapısını koruması ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıkların sürmesi temkinli duruşu beraberinde getirse de, Asya piyasalarında yükseliş isteğinin hâkim olduğunu görüyoruz. Son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası KOSPI %2’nin üzerinde yükselişle savaş sonrası dönemin zirvesine ulaşarak rekor kırarken, gösterge endeks Japonya’nın Nikkei endeksi %1,2 artış kaydetti. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde hafif de olsa yükseliş isteği dikkat çekiyor. Öte yandan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 95 dolar, dolar endeksi (DXY) ise 98 seviyesinde kalarak önemli bir değişim göstermediğini görüyoruz. Altının ons fiyatının da 4,800 dolar seviyelerinde yatay kalması, piyasaların bekle ve gör stratejisine geçtiğine işaret ediyor.
ABD tarafında ise gözler Kevin Warsh’ın Senato’daki konuşmasına çevrildi. Para politikasında bağımsızlık vurgusu ve bilanço küçültmeye yönelik olası mesajlar yakından izlenirken, 10 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi %4,25 civarında salınmaya devam ettiğini görüyoruz. Haftaya düzenlenecek Japonya Merkez Bankası (BoJ) toplantısında politika faizini %0,75 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Jeopolitik belirsizlikler ve yükselen enerji fiyatlarının ekonomik görünümü zorlaştırması nedeniyle temkinli bir duruş öne çıkarken, enflasyon baskılarının devam etmesi nedeniyle gözler Haziran toplantısına çevrildi. Japon Yeni dolar karşısında 159 seviyelerinde salındığını görüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye cephesinde kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi takip edilebilir. Almanya’da ise ZEW eğilim endeksi ön plana çıkıyor.
TCMB, Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Nisan ayı sonuçları
Sene sonu TÜFE enflasyonu beklentisi yaklaşık 2 puan artışla %27,53, 12 ay sonrasına ilişkin beklenti ise yaklaşık 1 puan artışla %23,39 olmuş. Sene sonu USDTRY kuru beklentisi 51,23 lira seviyesine gelirken, bizim de beklentimiz 51-52 seviyelerinde bulunuyor. Piyasaların 12 ay sonrası ilişkin faiz beklentisi yaklaşık 1 puan artışla %29,56 seviyesine yükselirken, 24 ay sonrasına ilişkin beklenti ise %21,83 seviyesine yükselmiş.
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu

TCMB Net Yabancı Para Pozisyonundan Yaşanan Günlük Değişim
Menkul Kıymet İstatistikleri (4 haftalık hareketli ortalama)
Gümüş
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Fed’in yön veremediği piyasada dolar değer kaybetti
Yayınlanma:
3 gün önce|
31/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasalarda Fed toplantısı ardından önemli gelişmeler yaşanıyor. Fed’in faiz artırımına gidememesi, dahası Başkan Warsh’un söylemlerinin şahin görünmesine rağmen faiz artırma konusunda çok da istekli görünmemesi, dolar üzerinde baskı kurdu. Toplantı ardından düzenlenen basın toplantısında, Başkan Warsh’un politika faizinde artışa gitmeye ihtiyaç kalmadığını, keza piyasa faizlerinin yukarıya gittiğini de söylemesi piyasaları biraz da olsa şaşırttı. Merkez bankaları kısa vadeli faiz oranlarını artırarak piyasalara yön vermek suretiyle uzun vadeli faizleri etkilemektedir. Fed’in beklentileri doğru şekilde çıpalayamayan ve uzun vadeli faizleri aşağı çekmekten uzak kalan dünkü duruşu piyasalarda hayal kırıklığı yarattı.
Dahası, ABD’de dün açıklanan ve Fed’in favori enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları verisi (PCE) %3,5 olan beklentinin altında kalarak (%3,4) aslında korkulduğu kadar önemli bir enflasyon endişesi olmadığını da gösterdi. Fed faiz artıramayınca, piyasa kendi fiyatlamasını kendisi yapmayı tercih etti: 30 yıl vadeli tahvilin faizi %5,2 seviyesine yükselerek 2007 yılından bu yana ya da son 19 yılın zirvesine gelirken, doların piyasa kuru olan DXY sert bir şekilde değer kaybetti. Fotoğrafın oldukça tanıdık geldiğini düşünüyorum. Piyasa yön teşkil etmesi gereken politika faizi artırılamayınca, para birimi de değer kaybetti!
Farkındaysanız çok uzun bir süredir doların geldiği yeri sorguluyoruz. ABD’nin yüksek kamu borcu, devam eden savaşlar ve bunların maliyetini düşündüğümüzde, tüm bunların cereyan ettiği bir ekosistemde faiz artırmak çok da kolay bir seçenek değil. Dahası, IFF (Uluslararası Finans Enstitüsü) verilerine göre dünyada her birim gelire karşı üç birim borcun da olması, faiz hadlerinin artması noktasında tüm ülkeleri zorluyor. Faizlerin yüksek olduğu dönemlerde, borç servis maliyetinin artması (kamu ve özel sektör) ise herkesi zorluyor. Savaşın her geçen gün nitelik ve nicelik olarak farklı bir noktaya evrilmesi, tedarik zinciri sorunları ve enflasyon riski gibi meselelerin çözümünü de zorlaştırıyor.
Fed Başkanı Warsh’un 50 aydır enflasyon hedefin üzerinde seyrediyor diyerek biraz sabır talep etse de, piyasaların pek de toleranslı davranmadığını görüyoruz. DXY dün günü sert bir değer kaybıyla tamamladı. Hatta, bir süredir teknik bir bakış açısıyla önemli gördüğümüz ve bizi huzursuz eden 100,50 seviyesinin de altına sarktı. Bu bağlamda, DXY sepetini içerisinde yer alan ağır siklet EURUSD paritesi 1,1535 seviyesini test ederek son altı haftanın zirvesine yükseldi. Bu gelişmeler bizi çok da şaşırtmadı keza dolar cephesinde büyük resimde devam etmesini beklediğimiz değer kaybı, savaşın uzaması ve dolar likiditesinin azalması nedeniyle sekteye uğramıştı. Biz hâlen daha doların değer kaybetmeye devam edeceğini, bunun da bir gereklilikten ziyade zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.
Fiat para sistemine (kâğıt ve mürekkep) başkaldırının da bir noktada tekrar başlayacağını, Orta Doğu’da hâlen devam eden savaşın bir noktada bitmesi durumunda, dolara karşı kıymetli metallerin, fiziksel değeri olan gayrimenkulden tutun, yüksek miktarda elektrik enerjisi tüketen kripto paralardan arkasında değer yaratan hisse senetlerine kadar talebin yeniden başlayacağını düşünüyoruz.
ABD borsaları dün geceyi sert alımlarla tamamladı. Risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik endeksi %2,8 artış kaydederken, haftanın son işlem gününe Asya piyasalarının da âdeta kükreyerek cevap verdiklerini görüyoruz. Microsoft ve Amazon’un beklentileri aşan bilançoları ile yapay zekâ yatırımlarının karşılığını vermeye devam ettiğine yönelik mesajlar, hafta başında teknoloji hisselerinde yaşanan sert satışların abartılmış olabileceği düşüncesini güçlendirirken, bu sabah son dönemlerde roller coaster tarzında bir görünüm sergileyen Güney Kore borsası KOSPI’nin %15 prim yapmasına zemin hazırladı. Bugün güçlü yükselmesine rağmen, KOSPI’nin ayı yaklaşık %25 düşüşle tamamladığını da not edelim. Gösterge endeks Tokyo borsası %4, Tayvan borsası ise %7 yükselişle teknoloji hisselerinde toparlanmaya eşlik etti. Yapay zekâ coşkusu ara ara sorgulansa da ve sert satışlar yaşansa da, havanın iyimsere döndüğü ilk anda piyasaların yine teknoloji cephesine akın ettiğini görüyoruz.
Hazır Asya’dan söz etmişken, Japonya ve Güney Kore’nin döviz piyasasına müdahale ettiği yönündeki beklentiler sonrası yen, son 40 yılın en zayıf seviyelerinden toparlanırken, az önce sonuçlanan Japonya Merkez Bankası (BOJ) olağan faiz toplantısında beklendiği üzere politika faizi %1 seviyesinde sabit tutuldu. Artan enflasyon risklerine karşı gerektiğinde faiz artırımlarına devam edeceği mesajını yinelenirken, 9 üyeden sadece bir kişi faizin %1,25 seviyesine yükseltilmesini talep etti.
Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, doların değer kaybetmesinin de yardımıyla ya da Ortadoğu’daki düşük dozda devam eden jeopolitik risklere paralel son iki gündür gerileyerek 88 dolar seviyesinin altını test etti. Risk iştahının bir miktar da olsun toparlanmasının da yardımıyla, altının ons fiyatı dün bir kez daha 4,120 dolar seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. Benzer şekilde gümüşün de ons fiyatı 59,30 dolar seviyelerini test etse de, hafta sonu riski almak istenmemesi nedeniyle bu sabah bir miktar da olsun kâr satışları yaşanıyor. Hafta sonu kapanışını da görerek hafta başı daha sağlıklı yorum yapmaya çalışacağız. Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin 64 – 65 bin dolar civarında bir sonraki hamlesi için güç biriktirdiğini düşünüyoruz.
Türkiye cephesinde ise son günlerde özellikle de hisse senetleri cephesinde hâkim olan limoni hava dün de korundu. BIST100 ana endeksi %1,6 oranında gerileyerek düşüş serisini altıncı güne taşırken (son dokuz haftanın en düşüğü), teknik mânâda haftayı da önemle takip ettiğimiz 13,900 endeks seviyesinin altında tamamlamaya aday görünüyor. Bankacılık hisselerinde ise kan kaybı daha da şiddetli bir hâl aldı: XBANK endeksi dün günü %2,4 oranında düşüşle tamamladı. NATO Zirvesi öncesi yeşeren ümitlerin henüz karşılık bulmaması ve endekste kredibilite kaygıları hisse senetleri üzerinde baskı kuruyor. CDS risk primi 240 baz puanın hemen üzerinde yatay seyrini korurken, USDTRY kuru hafta sonu fonlama etkisiyle pazartesi valörlü işlemlerde 47,50 seviyelerine gelirken, değer kazanan EURUSD paritesinin de yardımıyla EURTRY kuru ise salı günü valörlü işlemlerde 54,70 seviyesine yükseldi.
Her Perşembe günü olduğu üzere dün de TCMB’nin haftalık bültenini enine boyuna irdeledik. En güncel veriye göre, TCMB’nin net YP pozisyonu 29 Temmuz valörlü işlemlerde 40 milyar dolar seviyesine yükselerek savaş sonrası dönemin en yüksek seviyesine geldi. Altın fiyatlarındaki zayıf seyir, altın rezervlerinin dolar bazındaki değerini aşağı çekerek rezervler üzerinde negatif değerleme etkisi yaratmaya devam etti. Son haftalarda özellikle de tüzel kişilerin döviz mevduatlarında yükseliş isteği dikkatimizi çekiyor! Bu bağlamda, 24 Temmuz ile sona eren haftada, parite etkisinden arındırılmış seriye göre tüzel kişilerin DTH bakiyesi 2,4 milyar dolar daha artış gösterdi. Son üç haftanın toplamı 8,3 milyar dolar artışa işaret ediyor. Bu eğilimin devam edip etmeyeceğini yakından takip edeceğiz. Yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet pozisyonu ise net anlamda 1,2 milyar dolar daha artış kaydetmiş. Son haftalarda yabancının TL cinsi yatırım araçlarında ilgisinin artmaya devam ettiğini görüyoruz.
Türk-İş’in hazırladığı Temmuz ayı Açlık ve Yoksulluk Sınırı raporuna göre, mutfak enflasyonu Ankara’da bir önceki aya göre %3,3 oranında ciddi bir artış göstermiş. Temmuz ayında gıda fiyatlarının bu kadar yüksek artması bizi bir miktar da olsun bizi endişelendirdi. Dört kişilik bir aile için açlık sınırı 36,940 TL olurken, asgari ücretin 28,075.50 TL olduğunu not edelim. Türk-İş verileri satın alma gücü erimesinin sürdüğünü gösteriyor. İstanbul için enflasyon rakamları İTO tarafından hafta sonu, resmî rakamları ise TÜİK tarafından pazartesi günü açıklanacak. Enflasyonun bir miktar yukarı yönlü sürpriz yapacağını düşünüyoruz.
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Jeopolitik yine gergin
Yayınlanma:
5 gün önce|
29/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Güne yine yapay zekâ (AI) haberleri ile başlıyoruz. Sektörün ağır sikleti SK Hynix, rekor düzeyde kâr açıklamasına rağmen piyasanın yüksek beklentilerini karşılayamayınca hisseleri yaklaşık %10 değer kaybetti. Şirket, AI sunucularında kullanılan yüksek bant genişlikli bellek çiplerine yönelik talebin güçlü kalmaya devam ettiğini, büyük müşterilerle uzun vadeli tedarik anlaşmaları imzaladığını ve yatırım harcamalarını artıracağını açıklasa da, piyasalar artık güçlü sonuçlardan ziyade beklentinin ne kadar aşıldığına odaklanmayı tercih ediyor. Piyasa aktörlerinin rekor kâr açıklanmasına rağmen satışa yönelmesi, artık AI hisselerinde çıtanın ne kadar yükseldiğini açıkça gösteriyor.
SK Hynix’in beklentilerin altında kalan sonuçları, yapay zekâ temasına ilişkin soru işaretlerini daha da artırırken, satış baskısı kısa sürede Asya geneline yayıldı. AI çip üreticilerinde başlayan kâr realizasyonu teknoloji hisselerini aşağı çekerken, son dönemlerde volatilitesi Bitcoin’i de geçen Güney Kore borsası KOSPI dün %10,5 değer kaybetmesinin ardından bu sabah da bültenimizi yazdığımız erken saatlerde %12’nin üzerinde geriledi. Son 40 günde tepeden %44 gerileyen KOSPI teknik mânâda önemli bir gösterge olan 200 günlük ortalamasının altını test etmeye başladı. KOSPI’nin tahterevalli tarzında sergilediği performansın yanı sıra, gösterge endeks Tokyo borsası %3 gerileyerek son 9 haftanın en düşük seviyesine gelirken, Tayvan borsasında da satışların sertleştiğini (-%5) not edelim.
ABD borsaları dün geceyi ılımlı bir seyirle kapatarak bu akşam saat 21.00’de sonuçlanacak olağan Fed FOMC toplantısını beklerken, sabah saatlerinde vadeli işlemlerde çok şiddetli olmasa da kırmızı renk dikkatimizi çekiyor (Nasdaq vadelisi -%0,75). Fed’in yanı sıra bu akşam açıklanacak Microsoft ve Meta bilançoları da, yapay zekâ yatırımlarının hız kesip kesmediğini gösterecek kritik bir sınav olarak görülüyor. Geçtiğimiz hafta Alphabet ve Tesla bilançolarının ardından artan endişeler nedeniyle piyasalar artık güçlü büyümeden çok, bu büyümenin sürdürülebilirliğine odaklanmış durumda. AI hikâyesi artık ilk kez ciddi biçimde sorgulanıyor.
ABD ile İran arasında diplomasi umutlarının güçlenmesiyle geride bıraktığımız hafta Perşembe günü 102 dolar seviyesini test eden Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, dün 84 dolar seviyelerine kadar gerilemişti. Bu sabah Brent’in %4 yükselişle 87 dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz. ABD ordusu, İran’ın Orta Doğu’daki ABD güçlerine yönelik balistik füze saldırısının hava savunma sistemleri tarafından başarıyla engellendiğini açıklarken, İran ise Ürdün’deki ABD üssünü hedef aldığını duyurdu. Ardından ABD ve Suudi Arabistan’ın Irak’ta İran destekli milis gruplarına yönelik ortak operasyon düzenlemesi, jeopolitik risk algısını yeniden yükseltti.
Bu gelişmelerin yanı sıra, ABD ham petrol stoklarının beklentilerin üzerinde azalması ve OPEC+ grubunun Ekim ayından itibaren üretim artışlarına üç ay ara verebileceği yönündeki haberlerin de etkili olduğunu düşünüyoruz. Jeopolitik tarafta her ne kadar temkinli iyimserlik korunsa da ABD Başkanı Trump, İran ile görüşmelerin olumlu seyrettiğini belirtse de, müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda yeniden askerî seçeneğin masada olduğunu da söyledi. İran ise bu açıklamaları doğrulamadı. Öte yandan, Umman’ın Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini normalleştirmeye yönelik bir plan üzerinde çalıştığı haberleri de olumsuz ortamı kısmen de olsa sakinleştirebileceğini düşünüyoruz. Petrol piyasasında jeopolitik gelişmeler yön belirlemeye devam ederken, arz tarafına ilişkin her haber fiyatlarda sert dalgalanmaları da beraberinde getiriyor. Hatırlayacağınız üzere son günlerde mütemadiyen yüksek volatilitenin artık yeni normal olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.
Enerji fiyatlarında yaşanan tahterevalli tarzı hareket hâliyle enflasyon endişelerini de canlı tutuyor. Bu tablonun gölgesinde piyasalar dün başlayan ve bu akşam sonuçlanacak Fed’in olağan FOMC toplantısı öncesinde temkinli duruşunu korumaya çalışıyor. Her ne kadar bu akşam için faiz oranlarının sabit bırakılması ana senaryo olmaya devam etse de, olası bir faiz artışı ihtimali de tamamen göz ardı edilmiyor. Bu bağlamda, Fed vadeli faiz kontratlarına göre, bu akşam 25 baz puan faiz artışına %31 ihtimal tanırken, yıl sonuna kadar ise 42 baz puan (neredeyse iki kez 25 baz puan) artırım fiyatlanıyor. Petrol fiyatlarında geçen haftaya nazaran yaşanan geri çekilme kısa vadede piyasalara nefes aldırsa da, jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarında görülen yüksek oynaklık ve bunun kontratlar üzerinden gecikmeli yansıması, enflasyon görünümüne ilişkin belirsizlikleri maalesef canlı tutuyor.
Fed’in karar metni ile Başkan Warsh’un 21.30’da başlayacak basın toplantısında vereceği mesajlar da bu akşam piyasalar açısından büyük bir merakla takip edilecektir. Dün de belirttiğimiz üzere, küresel finansal sistemi bir uçağa benzetirsek, kokpitte Fed başkanı Warsh oturuyor. Ancak yeni başkanın (pilotun) kredibilitesini tesis etmek adına şahin bir duruş sergileme isteği ile para politikasının bundan sonraki rotasına ilişkin belirsizlik, zaten kırılgan olan piyasa algısını daha da zorluyor. Daha basit bir anlatımla, uçağın rotasını bu aşamada kestiremediğimiz gibi, Warsh’un da şahin söylemleri piyasaları huzursuz ediyor. Biz şahin duruşu beklenti yönetiminin bir parçası olarak yorumlarken, devamının agresif bir faiz artırımı döngüsüne dönüşmeyeceğini düşünüyoruz. Faizlerin yükselmesi, 348 trilyon dolar küresel borcun servis edilmesini daha da güçleştireceği gibi, Başkan Trump’ın faizlerin düşürülmesine yönelik baskısını da göz ardı etmek kolay görünmüyor.
Bu sabah doların piyasa kuru (DXY) hafif de olsa gerileyerek 101,30 seviyelerinden işlem görürken, doların piyasa faizi olan 10 yıllık tahvil getirisi geçen hafta test ettiği %4,70 seviyelerine göre %4,61 seviyesine geri çekildi. Riskten kaçışın hızlandığı günlerde güvenli liman kimliğini unutan kıymetli metaller yatırımcısını mutlu etmekten uzak bir performans sergilemeye devam ediyor. Bu bağlamda, altının ons fiyatı hafta başı test ettiği 4,115 dolar seviyesinden bu sabah 4,020 dolar seviyelerine geri çekilirken, benzer bir şekilde 60 doların üzerini test eden gümüşün ons fiyatı da 57 dolar seviyesinin diplerinde işlem görüyor. Kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise olumsuz havanın etkisiyle 64 bin dolar seviyesinin altına gerilediğini görüyoruz.
Çip sektörüne yönelik kaygılar tırmanırken, buna Fed’in faiz artırma ihtimalinin de eklenmesi küresel mali piyasaları âdeta diken üstünde tutuyor. Dün Türk mali piyasaları da yurt dışındaki temkinli havaya paralel limoni bir seyir izledi. USDTRY kuru, kamunun da desteğiyle, bir başka ifadeyle bebek adımlarıyla ve enflasyonun altında artmaya devam ederek reel anlamda değer kazanmaya devam ederken, bu sabah 43,39 seviyesine kadar yükseldi.
TCMB, talebi yavaşlatıp kredi kanallarını sıkılaştırarak ve liralaşma stratejisini güçlendirerek üzerine düşen görevi yerine getiriyor. Ancak bebek adımlarıyla ilerleyen kur politikasından nasıl ve hangi noktada çıkılacağı sorusunun cevabını biz de henüz bilmiyoruz. Seçim atmosferi giderek yaklaşırken, reel değerlenmeye dayalı mevcut kur stratejisinin seçimlere kadar korunacağını, sonrasında ise bebek adımlarının yerini daha uzun adımların alacağını düşünüyoruz. Eğer piyasa da benzer bir beklenti içindeyse, seçim öncesinde döviz talebinin artması yeni bir kırılganlık yaratabilir. Bu önemli başlığı ise başka bir gün daha enine boyuna değerlendireceğiz.
Türk hisse senetleri düşüşünü dün itibariyle dördüncü güne taşırken, son yedi haftanın da en düşük seviyesine indi. Her ne kadar endeks mühendisliği ana performansı zaman zaman gölgelse de, teknik bir bakış açısıyla BIST100 endeksinde 13,885 seviyesinin altında haftalık kapanışta dikkatli olmak gerektiğini hatırlatalım (bakınız grafik). CDS risk primi 241 baz puan seviyesine gerileyerek hafif de olsa toparlanırken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ise petrol fiyatlarının da yardımıyla %41,41 seviyesine kadar geriledi. Türkiye’de Temmuz ayı resmî enflasyon rakamları Pazartesi günü açıklanacak. Anketlere göre aylık TÜFE artışının %1,87 olması beklenirken, bu sonuçla yıllık enflasyon %31,86’ya gelecek. TCMB’nin bir sonraki hamlesi için gözler çekirdek verilerde olacaktır.
Bültenimizi bitirmeden, biraz da bizim taraftan haber vereyim. Sizlerin de takip edeceği üzere Kıbrıs’ta diplomasi yeniden hareketlendi. BM Genel Sekreteri Guterres, 2017’den bu yana çıkmaza giren çözüm sürecini yeniden canlandırmak amacıyla adada Rum lider Nikos Hristodulidis ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile ayrı ayrı görüştü. Bugün iki lideri BM ara bölgesinde bir araya getirecek olan Guterres, ortak bir müzakere zemini ararken, tarafların çözüm modeli ve siyasi eşitlik konularındaki temel görüş ayrılıklarının ise devam ettiği görülüyor.
Benim dikkatimi çeken asıl nokta ise, henüz somut bir çözüm beklentisi oluşmamış olsa da, 2017 yılında İsviçre’nin Crans-Montana kentinde sonuçsuz kalan Kıbrıs Konferansı’nın ardından yaklaşık dokuz yıldır ilerleme kaydedilemeyen müzakere sürecinin yeniden gündeme taşınması oldu. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda garantör ülkelerin de katılımıyla daha geniş formatlı bir toplantının düzenlenebileceği beklentisi canlılığını koruyor. Bununla birlikte, adadaki genel kanaat bu girişimin de önceki denemeler gibi kalıcı bir sonuç üretmekte zorlanacağı yönünde.
Borsa İstanbul 100 endeksi
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
VNL 2026 Şampiyonu Türkiye: Eller oynasın eller, diller gaynasın diller…
Yayınlanma:
7 gün önce|
27/07/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD’nin 13 gece üst üste sürdürdüğü İran’a yönelik hava saldırılarını ilk kez durdurmasının iyimserliğiyle haftaya başlıyoruz. ABD’nin çatışmayı daha fazla tırmandırmak istemediğine işaret eden bu gelişme bir tarafta diplomasiye yeniden alan açarken, diğer tarafta ise piyasalardaki fiyatlamanın ABD yönetimini endişelendirdiğini düşünüyoruz. Hatırlanacağı üzere Brent petrolün varil fiyatı geçen hafta yeniden 100 doların üzerine çıkarken, 10 yıllık gösterge ABD tahvil faizi de son 19 ayın zirvesini test etmişti.
Her ne kadar çatışmanın durması geçici bir sakinleşmeye işaret etse de, jeopolitik riskin farklı cephelere de yayıldığını unutmamak gerekiyor. Husilerin Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki Aramco tesislerini hedef alması, Hürmüz Boğazı’nın ardından Kızıldeniz enerji koridorunun da tehdit altına girdiğini gösterdi. Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan, Doğu Afrika ile Yemen arasında yer alan ve tehlikeli akıntıları ile tarih boyunca çok sayıda gemi kazasına sahne olduğu için Arapçada “Gözyaşı Kapısı” olarak anılıyor. Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek Yanbu Limanı üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatı için Babülmendep Boğazı kritik öneme sahip bir geçiş noktası olduğunu unutmayalım.
Öte yandan İran’ın Ukrayna’yı Hazar Denizi’nde bir ticari gemisine saldırmakla suçlaması, çatışmanın coğrafî olarak daha da genişlediğine işaret ediyor. Körfez cephesinde geçici bir duraksama görülse de savaşın Kızıldeniz ve Hazar’a yayılması, küresel enerji arzı ve deniz ticareti üzerindeki risk primini yüksek tutmaya devam ediyor. Trump’ın yaklaşan ara seçimleri artık daha az önemsemeye başladığını, özellikle de dinî lider Hamaney’in cenaze töreni ardından İran cephesinde şahin seslerin yükselmesi sonrası İran’ın da el yükselttiğini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını koruyarak dünyanın enerji ve tedarik zincirini rahatsız etmeye devam edeceğini düşünüyoruz.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 17 yıl aradan sonra Şam’ı ziyaret eden ilk görevdeki BM Genel Sekreteri oldu. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile görüşen Guterres, ülkenin yeniden inşası için uluslararası desteğin artırılması gerektiğini vurgularken, ziyaret Suriye’nin uzun yıllar süren savaş ve izolasyonun ardından yeniden uluslararası sisteme dönüşü açısından önemli bir diplomatik adım olarak değerlendiriliyor. Guterres, Şam temaslarının ardından bugün Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum lider Nikos Christodulides ile bir araya gelecek. Ada basını, görev süresi bu yıl sona erecek olan Guterres’in, dokuz yıl önce Crans-Montana’da sonuçsuz kalan sürecin ardından Kıbrıs sorununda kapsamlı müzakereleri yeniden başlatacak zemini oluşturmayı hedeflediğini yazıyor.
ABD borsaları haftanın son iş gününü karışık bir tablo ile tamamladı. Dow Jones yükselirken, Nasdaq yapay zekâ yatırımlarının giderek artan maliyetine ilişkin endişelerle %0,6 oranında geriledi. Alphabet’in sermaye harcamalarını artıracağını açıklamasının ardından gözler bu hafta bilanço açıklayacak Microsoft, Meta, Amazon ve Apple’a çevrildi. Yatırımcılar artık şirketlerin ne kadar yapay zekâ yatırımı yaptığından çok, bu harcamaların ne zaman kârlılığa dönüşeceğine odaklanıyor. Yeni haftanın gidişatına, bir tarafta teknoloji devlerinin finansal sonuçları, diğer tarafta ise finansal sistemin amiral gemisi Fed’in olağan FOMC toplantısı ve Başkan Warsh’un basın toplantısı ışık tutacaktır. Fed’in Çarşamba günü politika faizini sabit bırakmasını beklerken, vadeli faiz kontratları 25 baz puan faiz artırımına %33 şans tanıyor. Sene sonuna kadar ise 41 baz puan faiz artırımı fiyatlanıyor.
Petrol fiyatları ve tarifelerin enflasyon üzerindeki olası etkileri piyasaları haklı olarak düşündürse de, Başkan Trump’ın desteğiyle Fed’in başına geçen Warsh, bağımsızlığını ortaya koymak istercesine şahin duruşunu koruyor. Ancak yüksek faizlerin sadece enflasyonla mücadeleyi değil, küresel borç yükünü de giderek ağırlaştırdığını göz ardı etmemek gerekiyor. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) verilerine göre küresel borç stoku, 2025 yılı sonunda 29 trilyon dolar artarak 348 trilyon dolara ulaşırken, borcun küresel millî gelire oranı %308 seviyesinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle, dünyada yaratılan her 1 dolarlık gelire karşılık yaklaşık 3 dolar borç bulunuyor. Faizlerin yüksek seyrettiği bir ortamda bu borcun çevrilmesi hem kamu hem de özel sektör açısından giderek daha maliyetli hâle geliyor.
Yeni gün ve hafta başlangıcında ise, İran’ın ABD saldırmadığı sürece karşılık vermeyeceğini açıklaması ve Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun geçici olarak düşmesi risk iştahını destekledi. Geçen hafta Perşembe günü 102 dolar seviyesine kadar yükselen Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah erken saatlerde 89 dolar seviyelerini test etse de, bültenimizi kaleme aldığımız saatlerde 92 dolar seviyelerinden işlem görüyor. Petrol fiyatlarının gerilemesinin yardımıyla enflasyon endişeleri bir nebze de olsun hafiflerken, %4,70 seviyesinde olan ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,63 seviyesine kadar geri çekildi. Vadeli işlemlerde risk iştahının göstergesi konumunda Nasdaq endeksi %1,3 değer kazanırken, Avrupa borsalarının da güne yükselişle başlayacağını düşünüyoruz.
Pasifiğin diğer ucunda ise daha temkinli bir havanın egemen olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası açıklanacak önemli bilançolar öncesinde yatay bir seyir izlerken, Tayvan borsası ise %1,2 geriledi. Son haftalarda tahterevalli tarzı bir seyir izleyen Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %1 gerilerken, sene başına göre %58 yükselse de, tepeden yaklaşık %30 değer kaybetti. 507 hocamızın paylaştığı bir grafikte, KOSPI’nin oynaklığının Bitcoin’in oynaklığını geçmiş olduğunu anladık. Bu hafta Fed, İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararlarının yanı sıra, makro cephede ABD’de PCE enflasyonu, mikro cephede ise yukarıda da belirttiğimiz üzere S&P 500 şirketlerinin yaklaşık üçte birinin açıklayacağı finansal sonuçlar piyasaların gündemini oldukça meşgul edecek. Yapay zekâ yatırımlarının maliyeti ve bu harcamaların kârlılığa dönüşme hızının piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
Havanın geçen haftaya nazaran bir miktar da olsa yumuşamasına paralel doların piyasa kuru DXY bu sabah gerileyerek 101,2 seviyesine çekilirken, EURUSD paritesi ise 1,14 seviyesinin üzerini test etti. Risk iştahının artması ile kıymetli metallerin de bu sabah değer kazandığını görüyoruz. Hafta sonu riski almak istemeyen piyasaların perşembe günü sert satışlara yönelmesiyle 57 dolar seviyesini test eden gümüş yeniden 60 dolar seviyesine yükselirken, altın ise benzer şekilde 4,115 dolar seviyesine yükseldi. Görüleceği üzere, yüksek volatilite artık yeni normalimiz oldu! Buna da alışmamız gerekiyor. Gümüş ve altında eğer yükseliş isteği korunabilirse, teknik bir bakış açısıyla sırasıyla 80 dolar ve 4,336 dolar seviyelerini hedefleyeceğiz. Yeniden uzun pozisyona geçmek için uygun vakti kovalayacağız. Öte yandan, son beş haftadır bebek adımlarıyla yükselen Bitcoin, 58 bin dolar seviyesinden aldığı destekle 65 bin dolar seviyesine demir atarken, bir sonraki hamlesinde 71 bin dolar seviyesini hedefleyeceğini düşünüyoruz (bakınız grafikler).
Türkiye cephesinde ise geride bıraktığımız hafta TCMB’nin Temmuz ayı olağan faiz toplantısını yorumladık. Her ne kadar enflasyonla mücadele TCMB’nin kanune görevi olsa da, tüm yükü TCMB’ye yüklemenin doğru olmadığına bir kez daha yer vermek istiyoruz. TCMB’nin enflasyonla savaşta en büyük silahı olan faiz ve devamında makro ihtiyati tedbirlerle uzun bir süredir dezenflasyon sürecini iyi bir şekilde yönettiğini ve TCMB’nin sunumlarında da yer verdiği üzere iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğini görüyoruz. Aslında TCMB üzerine düşeni yaparken, siyasî belirsizlikler ve jeopolitik riskler karşısında parasal aktarım mekanizmasının meyvelerini vermesinin geciktiğini söylememiz gerekiyor. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin artan enerji fiyatları karşısında hem enflasyonla hem de cari açıkla mücadelesinde elinin zorlandığını görüyoruz. Bu bağlamda faiz indirim beklentileri, savaşın nitelik ve nicelik olarak farklı bir evreye ulaşması ardından senenin son çeyreğine kalırken, politika faizinin %34, enflasyonun ise %30 olmasına bile sevinecek noktadayız. Bu bağlamda Temmuz ayı enflasyonunun bir miktar da olsa keyifleri kaçıracağını düşünüyoruz.
USDTRY kuru haftaya 47,35 seviyelerinden başlıyor. Beş yıl vadeli CDS risk primi 246 baz puan seviyesine yükselirken, haftayı %42 bileşik seviyesinin üzerinde kapatan iki yıl vadeli gösterge tahvilin bugün ılımlı havaya paralel bir miktar gerilemesini bekliyoruz. Hisse senetleri cephesinde de alım gelmesini bekliyoruz. Türk insanın bir numaralı yatırım aracı olan gram altın 6,225 TL seviyesine toparlandı.
Türkiye, 2026 FIVB Kadınlar Milletler Ligi (VNL) şampiyonu olarak dünya voleybolundaki yerini bir kez daha perçinledi. Finalde Brezilya’yı 3-1 mağlup eden Millî Takımımız, tarihindeki ikinci VNL kupasını kazanırken, Melissa Vargas turnuvanın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi. Son yıllarda dünya voleybolunun en istikrarlı ekiplerinden biri hâline gelen Millî Takımımızın bu başarısında emeği bulunan tüm sporcularımızı, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ı, Başantrenör Daniele Santarelli’yi ve teknik ekibi yürekten kutluyor, bu tarihî başarıyla gurur duyuyoruz.
Gümüş
Altın
Bitcoin
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.043)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.616)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (582)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.979)
- GÜNCEL (4.542)
- GÜNDEM (3.559)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.727)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.469)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (822)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (58)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Tesla'nın kârı ikinci çeyrekte beklentilerin altında kaldı 22/07/2026
- Amazon, yapay zeka biriminde işten çıkarmaya gitti 22/07/2026
- Erakçi: ABD saldırısına destek verenler meşru hedef olacak 22/07/2026
- Güney Kore'den Hürmüz iddialarına yalanlama 22/07/2026
- "İran'ın petrol satamadığı bölgede kimse petrol satamaz" 22/07/2026
- AB'den Paramount-Warner Bros. anlaşmasına şartlı onay 22/07/2026
- Musk, yapay zekayla "The Odyssey" çekeceğini duyurdu 22/07/2026
- Çin ve ASEAN'dan enerji işbirliğini güçlendirme kararı 22/07/2026
- Reel kesimin döviz açığı Mayıs'ta 204,4 milyar dolar oldu 22/07/2026
- İç talep göstergesi Temmuz'da sert gerilemeye işaret etti 22/07/2026
SON YAZILAR
- Vatandaşın banka borcu 7 trilyon TL sınırında 02/08/2026
- Yapı Kredi’den 2026’nın ilk yarısında 31 milyar liralık net grup karı 01/08/2026
- TCMB’den döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem 01/08/2026
- Enpara Bank’tan yılın ilk yarısında 3,9 milyar lira net dönem karı 31/07/2026
- Fed’in yön veremediği piyasada dolar değer kaybetti 31/07/2026
- Garanti BBVA’dan 2026’nın ilk yarısında 64,4 milyar lira net kar 30/07/2026
- Ölçek ekonomisi ve oligopol piyasa örneği; indirim marketleri 30/07/2026
- Jeopolitik yine gergin 29/07/2026
- Enflasyonu düşürelim derken sanayiyi mi kaybediyoruz? 29/07/2026
- Unuttuğunuz Dijital Cüzdanlar Ortaya Çıkacak: TCMB’den Yeni Sorgulama Sistemi 29/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu









