Connect with us

GÜNCEL

Savaşın gölgesinden Fed’in gölgesine: Risk iştahına faiz freni

Yayınlanma:

|

ABD ile İran arasındaki müzakerelerde diplomatik ilerleme sağlanmasının enerji arzına ilişkin kaygıları hafifletmesine rağmen, Fed’in enflasyonla mücadelede yeniden faiz artırımlarına yönelebileceği ihtimali piyasaların keyfini kaçırıyor. Dün geceyi ABD borsaları teknoloji hisseleri öncülüğünde satış baskısı ile tamamlarken, risk iştahı dendiğinde akla gelen Nasdaq Bileşik endeksi geceyi %1,3 düşüşle tamamladı. Olumsuz havanın bu sabah Pasifik’in diğer ucuna da sirayet ettiğini görüyoruz. Yapay zekâ ve yarı iletken hisselerinin öncülüğünde rekor üstüne rekor kıran Japon Nikkei endeksi, sekiz günlük yükseliş serisinin ardından kâr satışları ile %1,5 gerilerken, teknik göstergelerin de aşırı alım bölgesine işaret etmesi dikkat çekiyor. Son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsasında düşüş %5’i aşarken, son dönemin gözde yapay zekâ ve büyüme hisselerinde satışların genele yayıldığını görüyoruz. SpaceX son üç günde test ettiği zirve seviyeden %32 gerilerken Amazon dün geceyi %5 düşüşle tamamladı.

Fed’in yeni Başkanı Warsh yönetiminde yıl sonuna kadar en az iki adet 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimalinin fiyatlanmaya başlanmasıyla doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren sepet kur DXY 101 seviyesinin üzerine yükselerek son 13 ayın zirvesini test etti. Güçlü dolar teması son dönemlerin zayıf halkası Japon yeni üzerinde ilave baskı yaratırken, USDJPY paritesi 162 seviyesine yaklaşarak son 40 yılın en zayıf seviyelerini test etmesi üzerine Japon Maliye Bakanı ile ABD Hazine Bakanı arasında olağanüstü bir görüşme gerçekleştirildi. Öte yandan, dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, İngiltere’de Başbakan Starmer istifa edeceğini açıkladı. Yerini almasına kesin gözüyle bakılan Manchester eski Belediye Başkanı Andy Burnham’ın ciddi bir rakiple karşılaşmaması, piyasalar açısından olumlu karşılandı. En azından belirsiz ve uzun sürecek bir liderlik yarışından kaçınılması sonrası sterlin 1,32 seviyesinin üzerine doğru hafifçe yükselirken, İngiliz devlet tahvillerine de alım geldiğini gördük.

İngiltere’de muhafazakar partiye karşı yükselen tepki oylarıyla ezici bir üstünlükle seçimi 2024 yılında kazanan İşçi Partisi’nin bekleneni tam mânâsıyla veremediğini görüyoruz. Daha geniş bir açıdan bakarsak, son on yılda yedi başbakan değiştiren İngiltere’de siyasi istikrarın zedelenmeye başladığını not etmemiz gerekiyor. Bununla birlikte Burnham’ın ekonomi, dış politika ve savunma alanlarında nasıl bir yol haritası izleyeceğine ilişkin soru işaretlerinin de devam ettiğini görüyoruz. Piyasalar her ne kadar kısa vadede siyasi geçişin düzenli bir şekilde gerçekleşmesini fiyatlarken, uzun vadede İngiltere ekonomisinin karşı karşıya olduğu düşük büyüme, yüksek borçlanma maliyetleri ve kamu maliyesi sorunları gündemde kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

Jeopolitik tarafta ise ABD-İran ile müzakerelerinde ilerleme sağlanması ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalmaya devam etmesi petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlarken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 78 dolar seviyelerinde ve 200 günlük hareketli ortalamaların etrafında kalmaya devam etti. Her ne kadar gözler jeopolitik tarafta olsa da, finansal piyasaların yönünü belirleyen ana unsurun yeniden merkez bankaları ve faiz beklentileri olmaya başladığını görüyoruz. Bu minvalde, haftaya iyimser bir başlangıç yapan ve 67 dolar seviyelerinin üzerini test eden gümüşün ons fiyatı bu sabah 63 dolar seviyesinin de altına geriledi. Benzer bir şekilde, dün 4,220 dolar seviyesine kadar yükselen altının ons fiyatı bu sabah 100 dolar kadar gerileyerek 4,130 dolar seviyesine geriledi.

Kıymetli metaller cephesinde bir süredir devam eden tatsız havanın yatırımcıları yormaya başladığını hissediyoruz. Ancak bugünkü tabloya biraz daha geniş bir açıdan bakmakta fayda görüyoruz. Altının onsu ocak ayı sonunda test ettiği 5,595 dolar seviyesinden sonra yaklaşık %28 gerileyerek altı aydan kısa bir sürede 4,022 dolar seviyesine kadar indi. Böylesine sert bir geri çekilmeyi sadece tek bir nedene bağlamak elbette mümkün değil. Yine de Fed’in yeni Başkanı Warsh’un bu hikâyede önemli bir payının olduğunu düşünüyoruz. Piyasaların, Warsh’un para politikasında nasıl bir yol izleyeceğini anlamaya çalıştığı bir dönemde, faizlerin yeniden yükselme ihtimalinin masaya gelmesi, faiz getirisi olmayan altın üzerinde ciddi bir baskı yarattı.

Öte yandan, Warsh’un göreve gelişinin hemen ardından patlak veren savaş ve sonrasında gündeme gelen dev teknoloji halka arzları da dikkat çekici bir başka unsur oldu. Piyasalarda zaman zaman yaşandığı üzere, yatırımcıların bu arzlara katılabilmek için likidite yaratma ihtiyacı duyması, son yılların en çok kazandıran varlıklarından biri olan kıymetli metallerde satışları beraberinde getirdi. Bir anlamda altın ve gümüş, hem Fed kaynaklı belirsizliklerin hem de piyasanın nakit ihtiyacının arasında kaldı.

Bundan sonra ne olacağı ise herkesin merak ettiği soru olarak öne çıkıyor. Biz, kıymetli metalleri son yıllarda zirvelere taşıyan yapısal dinamiklerin büyük ölçüde yerli yerinde durmaya devam ettiğini düşünüyoruz. Merkez bankalarının rezerv tercihleri, başta ABD’de ve devamında dünyada giderek artan devasa kamu borçluluğu ve dünyanın kolay kolay kurtulamayacağı jeopolitik kırılganlıklar, uzun vadede zayıf dolar temasını yeniden gündeme taşıyabilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu nedenle kısa vadede daha düşük seviyelerin test edilmesi ihtimalini göz ardı etmesek de, bugün birçok yatırımcının sorduğu “kıymetli metallerde hikâye bitti mi?” sorusuna cevabımız şimdilik net bir şekilde “hayır” olmaya devam ediyor.

Fed’in efsanevi başkanlarından Alan Greenspan 100 yaşında hayatını kaybetti. 1987-2006 yılları arasında görev yapan Greenspan, 1987 borsa çöküşünden Asya ve Rusya krizlerine, dot-com balonundan 11 Eylül sonrasına kadar birçok kritik dönemde ABD ekonomisini yöneten isim olarak hafızalara kazındı. Özellikle 1990’lı yıllarda enflasyon yaratmadan büyümeyi destekleyen politikaları nedeniyle dönemin “ekonomi maestrolarından” biri olarak kabul edildi. Greenspan’ın vefatı, göreve henüz geçen Fed Başkanı Kevin Warsh ile yapılan benzetmeleri de yeniden gündeme getirdi. Warsh’ın geçen haftaki ilk FOMC toplantısının ardından yayımladığı son derece kısa ve sade politika metni, piyasa katılımcıları tarafından Greenspan döneminin daha az yönlendirme yapan ve piyasaya daha fazla alan bırakan iletişim tarzına benzetildi.

Dün göreceli olarak haftaya sakin bir şekilde başlayan Türk hisse senetlerinin bugün küresel arenada var olan limoni havadan nasibini alacağını düşünüyoruz. USDTRY kuru kamunun kontrolünde güne 46,45 seviyelerinden başlarken, CDS risk primi ise savaş öncesi döneme geri dönerek 220 baz puan seviyelerinde salınmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla mücadelesine destek sağlayacağı beklentisiyle iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41 seviyesinin diplerinde kalmaya dün de devam etti. Mevcut tablonun korunması hâlinde enflasyon görünümüne yönelik risklerin azalabileceği, bunun da TCMB’nin faiz indirimlerine beklenenden daha erken başlayabileceği ihtimalini göz ardı etmemek gerekiyor.

Dün Türkiye’de açıklanan tüketici güven endeksinin Haziran ayında 87,9 seviyesine yükselerek Haziran 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine geldiğini gördük. TCMB’nin iç talepte yavaşlama olduğunu söylediği bir ortamda son üç yılın zirvesine çıkan veri bizler açıkçası şaşırttı. Tek bir veriye bakarak yorum yapmak yerine, bundan sonraki aylara da bakarak daha anlamlı bir resim görmeye çalışacağız. Öte yandan, TCMB’nin açıkladığı sektörel enflasyon beklentilerinde Haziran ayı sonuçları açıklandı. On iki ay sonrasına ilişkin hanehalkı enflasyon beklentisi %46,13 iken USDTRY kuru beklentisi ise 52,67. Bugüne göre bakarsak sadece %14 düzeyinde bir artış beklentisi var. Bu da yurt içi yerleşiklerin TL ile âşkının neden devam ettiğinin en somut göstergesi olarak ön plana çıkıyor.

Hazır verilerden söz etmişken, bugün İngiltere, Avrupa ve ABD’de açıklanacak imalat sanayi PMI verilerini takip edeceğiz. Perşembe günü ise ABD’de açıklanacak Fed’in favori enflasyon göstergesi PCE (Kişisel Tüketim Harcamaları Enflasyonu) ve GSYH büyüme verilerinin kritik olacağını düşünüyoruz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank “Şehrin İyi Hali” projesinin 12. dönem başvurularını başlattı

Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, “Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank’ın gençleri gönüllülükle tanıştıran toplumsal fayda projesi ‘Şehrin İyi Hali’nde 12’nci dönem başvuruları başladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, proje, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) işbirliği yaparak gençlere toplumsal fayda üretme ve kişisel gelişimlerini güçlendirme fırsatı sunuyor.

Bu kapsamda tüm üniversiteli gençlerin katılabileceği projede gençler, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) bir araya gelerek toplumsal fayda çalışmalarında yer alacak ve kişisel gelişimlerini destekleyecek deneyimler kazanacak.

Bugüne kadar yaklaşık 25 bin gence ulaşan Şehrin İyi Hali, gençlerin sürdürülebilirlik, çevre, hayvan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal kapsayıcılık gibi alanlarda aktif rol almasını sağladı. Yeni dönemde de gençler, Türkiye’nin farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek gönüllülük çalışmalarına katılacak.

Akbank, projeyle gönüllülük hareketini daha geniş bir alana yaymayı ve gönüllülüğün gençlerin hayatında kalıcı olmasını hedefliyor.

Şehrin İyi Hali gönüllülük etkinlikleri, bu yıl 10-25 Ekim’de 9 sivil toplum kuruluşuyla düzenlenecek. Gençler, Kurtaran Ev ile kulübe yapımı ve boyama, hayvanların bakımı ve gezdirilmesine destek olacak. ‘Kokopelli Şehirde’, Akmerkez’in terasındaki kent tarımı alanında ekoloji ve sürdürülebilir yaşam deneyimi sunarken, Türkiye Down Sendromu Derneğinde kapsayıcılık seminerinin yanı sıra kule yarışları ve pizza atölyeleri gerçekleştirilecek. ‘Bilim Virüsü’nün düzenlediği eğitimlerde de afet farkındalığı üzerine temel kavramlar konuşulacak.

Gençler, ‘Hadi İşaretin’ özel tasarlanmış kutu oyunuyla işaret diline yönelik etkinliklerde yer alırken, Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile evsiz bireyler için mutfakta gıda üretimine ve sokakta dağıtım faaliyetlerine destek olacak. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği ile tekerlekli sandalye birleştirme çalışmalarına katılacak gençler, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları yakından gözlemleme fırsatı elde edecek. Gençler ayrıca ‘Hayat Tamircisi’ eşliğindeki ‘İkinci Şanslar’ atölyesinde engelli hayvanlar için yürüteç üretecek ve DenizTemiz Derneği/TURMEPA ile gerçekleştirecekleri kıyı temizliğinde topladıkları atık miktarlarını ölçüp, su altı ekosistemine verilen zararları gözlemleyecek.

Şehrin İyi Halinin 12’nci dönemi, gençlerin gönüllülük deneyimini kutlamak amacıyla düzenlenecek özel konserle sona erecek. Gönüllülük programını tamamlayan tüm gençlere sertifika verilecek. Tüm üniversiteli gençler, istedikleri projeye ‘sehriniyihali.com’ adresi üzerinden başvurabiliyor.

– ‘Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp, Şehrin İyi Hali’nin, Akbank’ın insan odaklı sürdürülebilirlik yaklaşımının en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.

Demiralp, projeye katılan gençlerin seçtikleri alanda gönüllü olarak farkındalık geliştirici atölyelere katıldığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

‘Gençler, bu çalışmalara katılarak sürdürülebilir bir dünya için emek verirken, aynı zamanda liderlik becerilerini, empati yeteneklerini ve sorumluluk duygularını geliştiriyor. Şehrin İyi Hali ile bugüne dek 25 bine yakın genç bu iyilik hareketinin bir parçası oldu. Yeni dönemde gönüllü sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Tüm gençlerimizi iyilik için harekete geçmeye davet ediyoruz.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Elektronik Parada Yaprak Dökümü

Elektronik Para Sektöründe Lisans Tasfiyesi Hızlandı: 2020 Sonrası Kurulan 12 Şirketin İzni İptal Edildi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Papel Elektronik Para’nın faaliyet izninin iptaliyle elektronik para ve ödeme kuruluşlarında lisans tasfiyesi yeniden gündemde. 2020 ve sonrasında kurulan şirketler arasında son dönemde art arda lisans iptalleri yaşanması dikkat çekiyor.

Türkiye’de elektronik para ve ödeme hizmetleri sektöründe lisanslı kuruluş sayısındaki değişim dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izninin iptal edilmesiyle, özellikle son yıllarda sektöre giren şirketlerin önemli bölümünün faaliyet dışına çıktığı görülüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) resmi mevzuat kayıtlarında Papel’in faaliyet izninin iptaline ilişkin karar 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Papel’e elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 27 Ekim 2022 tarihinde verilmişti. İptal kararı 6493 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine dayandırıldı.

2020 sonrası kurulanlarda tablo dikkat çekiyor

Hazırlanan listeye göre, 2020 ve sonrasında kuruluş izni/faaliyet başlangıcı bulunan 12 elektronik para ve ödeme kuruluşunun lisansı iptal edilmiş durumda.

Bunlar arasında:

  • IQ Money – 2020 kuruluş
  • Paybull – 2020 kuruluş
  • Vizyon – 2021 kuruluş
  • VepAra – 2022 kuruluş
  • FZY – 2022 kuruluş
  • TTM – 2022 kuruluş
  • ParaQR – 2022 kuruluş
  • Parolapara – 2022 kuruluş
  • Payco – 2022 kuruluş
  • Papel – 2022 kuruluş
  • Paypole – 2023 kuruluş
  • Junomoney – 2025 kuruluş yer alıyor.

TCMB’nin resmi ödeme sistemleri mevzuat sayfası da 2025-2026 döneminde Paybull, IQ Money, Paypole, Papara, Pay Fix, Klon, TTM, ParaQR, Parolapara, Vezne24, Junomoney, Payco, TRPOS ve son olarak Papel hakkında faaliyet izni iptali kararlarını listeliyor.

Sadece eski şirketler kapanmıyor

Buradaki önemli ayrıntı, lisans iptallerinin yalnızca uzun yıllardır faaliyet gösteren kuruluşlarla sınırlı olmaması.

Tam tersine, son birkaç yıl içerisinde kurulmuş ve elektronik para/ödeme sektörüne yeni oyuncu olarak giren şirketler de lisans kaybedenler arasında bulunuyor.

Papel bunun son örneği oldu. Şirketin elektronik para kuruluşu olarak faaliyet izni 2022 yılında verilmişti; TCMB’nin 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla izin iptal edildi ve karar 23 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı.

6493 sayılı Kanun’daki gerekçeler dikkat çekiyor

Lisans iptallerinde tek bir gerekçe bulunmuyor. Kullanılan hukuki dayanaklar arasında faaliyet izninden sonra faaliyete başlanmaması, iznin mevzuata aykırı beyan veya belgelerle alınması, ödeme kuruluşunun gerekli şartları kaybetmesi, faaliyetlerin güvenli şekilde yürütülmesini tehdit eden durumlar ve gerekli tedbirlerin süresinde alınmaması gibi hükümler bulunuyor.

Dolayısıyla her şirket için “aynı nedenle kapatıldı” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değil.

Bir de birleşmeler var

Sektördeki küçülme yalnızca lisans iptallerinden ibaret değil.

Moka, PayU ve Paynet gibi kuruluşlar ise birleşme/devralma süreçleri nedeniyle faaliyet izinlerinin sona ermesi kapsamında değerlendirilmiş durumda. Bu nedenle hazırlanan listeye dahil edilmemiş olmaları, editoryal açıdan önemli bir ayrım.

“200 firma daha kaldırılır mı?”

Elektronik para sektöründeki lisanslı kuruluş sayısındaki değişim konusunda uzun süredir yapılan bir sektör tahmini yeniden gündeme geldi.

Özel toplantılarda yıllardır “Türkiye’nin 200 lisanslı firmayı daha kaldırabileceği” yönündeki tahminini dile getiren sektör gözlemcilerinden gelen değerlendirmeler, son dönemde yaşanan lisans iptalleri sonrasında yeniden tartışılmaya başladı.

Ancak burada kritik soru şu: Sektör gerçekten kaç lisanslı kuruluşu taşıyabilir?

Çünkü mesele yalnızca şirketlerin kapanması değil. Sermaye yeterliliği, teknik altyapı, iç kontrol, uyum, bilgi güvenliği, işlem hacmi, müşteri sayısı ve sürdürülebilir gelir modeli gibi unsurlar, lisanslı bir ödeme veya elektronik para kuruluşunun ayakta kalabilmesi açısından giderek daha önemli hale geliyor.

“200 firma” tartışmasının asıl önemli tarafı

Bugün itibarıyla ortaya çıkan tablo, sektörde bir eleme ve konsolidasyon sürecinin yaşandığını gösteriyor. Fakat bundan hareketle gelecekte kesin olarak 200 şirketin daha kapanacağını söylemek mümkün değil.

Asıl dikkat çekici soru ise şu: Türkiye’de ödeme ve elektronik para sektöründe kaç şirket gerçekten sürdürülebilir bir iş modeline sahip?

Papel’in de lisansının iptal edilmesiyle birlikte, 2020 sonrası kurulan kuruluşlar açısından ortaya çıkan tablo bu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

Bankavitrini’nin notu: Hazırlanan listede birleşme nedeniyle faaliyet izni sona eren Moka, PayU ve Paynet yer almıyor. Liste, lisans iptali ile birleşme nedeniyle faaliyetin sona ermesini birbirinden ayırıyor.

Kaynak: TCMB ödeme sistemleri mevzuat kayıtları ve 23 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.