Connect with us

ŞİRKETLER

Sektöre göre maaş beklentisi

Asgari ücret bir yıl öncesine göre yüzde 100’e yakın artışla 8 bin 506 TL oldu. Beyaz yakalılar ile yönetici ücretlerinin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Beyaz yakalılar için 2023’te ücretlerde yüzde 60-65 arasında artış tahmin ediliyor. Taban ile tavan arasındaki makasın da kapandığına dikkat çeken uzmanlar, EYT gibi kritik konuların önümüzdeki yılın ücret stratejilerini etkileyeceğini düşünüyor.

Yayınlanma:

|

Capital Dergisi’nden Ayçe Tarcan Aksakal‘ın haberine göre 2022, ücretler anlamında sıra dışı bir yıl olarak tarihe geçti, tüm öngörü ve varsayımlar alt üst oldu. Enflasyondaki hızlı yükseliş ve alım gücündeki değişimler nedeniyle pek çok şirket planlanan zam dönemi gelmeden çalışanlarını destekleyici uygulamaları ve ara zamları hayata geçirdi. Bunun sonucunda hemen her sektörde, şirketlerin yılda 2, 3, hatta 4 kez ücret düzenlemesine gittiği görüldü.

2023’te ise asgari ücret bir yıl önceye göre yüzde 100 artışla 8 bin 506 TL olarak belirlendi. Memur ve emeklinin zammı ise bu yıl için yüzde 30 oldu.

Yeni asgari ücretin, bu yıl beyaz yakalıların ücretlerini nasıl etkileyeceği en fazla merak edilen konuların başında yer alıyor. Çünkü asgari ücretteki artış, aynı oranda diğer kademelere yansıtılamıyor. Tabandan tavana çıktıkça zam oranları azalıyor.

Ancak bu yıl her şeye rağmen özel sektörde zam beklentisi büyük. Buna karşın artış oranının asgari ücret artış oranına ve enflasyon seviyesine göre daha aşağıda kalacağı endişeleri de yaygın.

Türkiye’nin en büyük 500 şirketini kapsayan 2023 ücret araştırması, son 2 yıla göre önemli değişimlere işaret ediyor. Bir taraftan en büyük şirketlerde bile zam belirsizliği yaşanırken diğer yandan 2022’ye göre zam oranlarında artış dikkat çekiyor.

2022’de özel sektörde ara zamlarla birlikte toplam ücret artışı ortalama yüzde 40-65 bandında gerçekleşti. Ancak e-ticaret ve teknoloji alanlarında yüzde 100’ün üzerinde maaş artışı yapanlar da oldu. Bu yıl zam oranları enflasyonun altında kalıyor. 489 firmanın katıldığı Mercer 2023 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre 2023 yılında şirketlerin çalışanlarına yapması beklenen toplam ücret oranı artışı, yüzde 61. Bu ay içinde yapılacak ücret artış oranınınsa ortalama yüzde 43 olacağı öngörülüyor. 

Enflasyonun çalışan tarafında ücret zammı beklentisini artırdığını söyleyen Mercer Türkiye CEO’su Dinçer Güleyin, “Yüksek enflasyon ve asgari ücretteki artışlar, yeni mezun ücret seviyesini yukarı yönlü oynatırken organizasyonlardaki üst seviye rollerde benzer seviyelerde artışlar yapılmadığı görüyoruz” diyor.

NORM KADRO HAZIRLIĞI

Bu ay beyaz yakalılara ve yöneticilere ortalama yüzde 45 zam yapılacağını öngören BS Executive Search Kurucusu Duygu Kütahya, tüm yıl boyunca planlanan toplam artışın ise ortalama yüzde 70 civarlarında olacağını ifade ediyor. Enflasyon ve olası bir durgunluk konusundaki belirsizlikle karşı karşıya kalan şirketlerin büyük kısmının 2023 Ocak zammını uyguladıktan sonra “bekle ve gör yaklaşımı” benimseyeceklerini ve maaş bütçelerini temkinli bir şekilde artırma yoluna gideceklerini söyleyen Kütahya, “Şirketler ücret artışlarıyla ilgili anlık stratejiler belirleyecek” diyor. Mercer Kariyer Ülke Lideri Şadiye Azışık, geçen yıldan farklı olarak 2023’te şirketlerin herkese aynı ücret artış oranını yapmayacağını daha selektif davranacağını söylüyor. Azışık, “Dünyada resesyon beklendiği için şirketlerde norm kadro hazırlıkları yapılıyor” diyor.

MAKAS DARALIYOR

Asgari ücretteki artışlar, diğer kademelere doğru oranda yansıtılamıyor. Mavi yaka ve giriş seviyesindeki ücret artışları yöneticilerin zam oranlarının çok üzerinde gerçekleşiyor. Bu durum yeni mezunla genel müdür arasındaki ücret makasının daralmasına neden oluyor. Mercer’ın araştırması da Türkiye’de yeni mezunla genel müdür arasındaki ücret makasının daraldığını gösteriyor. 2021’de genel müdürle yeni mezun arasında 16 kat fark varken bugün aradaki ücret farkı 14 kata geriledi.

REKOR OTOMOTİVDE

Mercer 2023 Ücret ve Yan Haklar Araştırması’na göre bu yıl en yüksek ücret artışının yüzde 70,5’le otomotiv sektöründe olması bekleniyor. Otomotivin ardından en yüksek zam oranlarının olacağı sektörlerin başında ise sırasıyla enerji, üretim, otomotiv tedarik sanayi, maden ve metal, lojistik ve finansal hizmetler sektörleri bulunuyor. Bu sektörlerin hemen hepsinde zam oranları yüzde 65’in üzerinde bekleniyor.
Bilişim, yapay zeka, telekomünikasyon, hızlı tüketim, bankacılık, otomotiv, enerji, gıda, ilaç, üretim sektörlerinde ücret artışlarının daha yüksek olacağını belirten Fortune Danışmanlık Kurucusu Ayşen Arıduru, “Turizm, sigorta, sağlık, inşaat, eğitim, iletişim ve hizmet sektörlerinde ücret artışı daha düşük olacak” diye konuşuyor.

DÖVİZLE MAAŞA GEÇİŞ

Başta BT olmak üzere teknoloji, yönetim, şirket değerlemesi, kripto, fintek gibi kritik pozisyonlarda adaylara dövizle maaş veren şirket sayısı artıyor. Döviz vermeyenler ise maaşları Euro veya dolar kuruna endeksliyor.

EYT BELİRLEYİCİ OLACAK

Doğan Holding İK Başkan Yardımcısı Şebnem Bezmen, bu yıl EYT’nin gündeme gelmesiyle bu kapsama giren özellikle kritik rollerde çalışmakta olan yüksek potansiyeli ve performansı olan çalışanlar için farklı uygulamaların devreye alınacağını belirtiyor. “EYT farklı yan haklar ve ücret yönetimi süreçlerini doğurabilir” diyen Bezmen, bu çalışanların emekli olmaması için daha yüksek ücretlerin ödenmesi veya sağlık planlarının farklı şekilde yönetilmesinin söz konusu olabileceğini ifade ediyor. Rekabetçi iş piyasası ve yüksek enflasyonun işverenlerin, yalnızca yetenekleri kendi organizasyonlarına çekmekle kalmayıp aynı zamanda tutundurulmaları için de ücret ve yan hakları yeniden düşünmelerini zorunlu hale getirdiğini söyleyen Bezmen, “Pandemiyle çalışanlara sağlanan yan haklar çalışanın duygusal, sosyal ve finansal olarak sağlıklı olması üzerine kurgulanmaya başlandı ve bu yaklaşımın da devam edeceğini düşünüyoruz” diyor.

BANKALARDA ZAM ORANLARI NETLEŞMEYE BAŞLADI

Öte yandan çalışanlar ocak ayı maaşlarına yansıyacak zam oranlarını beklerken, bazı bankalarda yeni maaşlar açıklanmaya başlandı.

İş Bankası yönetimi çalışanlara 2023 yılı için ortalama olarak yüzde 51,28 oranında zam yaptı. Ayrıca çalışanlara aylık verilen 2000 TL Maxi Puan da 3285 TL’ye çıkarıldı. Böylece zam oranı yüzde 67’ye ulaşmış oldu.

Banka, yemek ücretini ise günlük 128 liraya çıkartırken en düşük çalışanının maaşını ise yan ödemelerle birlikte 18 bin liraya yükseltti.

Öz Finans-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu da, Ziraat, Halk ve Ziraat Katılım bankalarında çalışanların ücretlerine yüzde 55 zam yapıldığını bildirdi.
Sektörlere göre maaşlar ve zam tahminleri ise şöyle:

500 BÜYÜK ŞİRKETTE POZİSYONLARA GÖRE ÜCRETLER 

(500 büyük şirket, aylık net, TL)
Pozisyon 2023
Üst düzey yönetim Minimum Maksimum
Yönetim kurulu başkanı 115.000 435.000
Yönetim kurulu üyesi 45.000 250.000
Genel müdür 76.000 350.000
Genel müdür yardımcısı 58.500 170.000
İnsan kaynakları
İnsan kaynakları direktörü 50.000 140.000
İnsan kaynakları müdürü 32.500 75.000
Yetenek gelişim yöneticisi 24.500 45.000
İnsan kaynakları uzmanı 14.000 27.500
Kalite yöneticisi 15.000 37.000
Bordro uzmanı 12.500 25.500
Bilgi işlem
Bilgi teknolojileri direktörü 57.000 200.000
Bilgi işlem müdürü 35.500 110.000
Üst düzey sistem programcısı 32.500 75.000
Analist programcı 23.000 60.000
Sistem analisti 19.500 57.500
Network mühendisi 19.000 48.500
PC destek yöneticisi 15.000 35.000
Sistem operatörü 14.500 30.000
Teknik destek operatörü 13.000 27.000
Satış
Satış direktörü 45.000 190.000
Satış müdürü 27.500 122.500
Bölge satış müdürü 24.500 74.500
Satış temsilcisi/yöneticisi 14.500 44.000
Telesatış operatörü 10.000 22.500
Pazarlama
Pazarlama direktörü 54.000 145.000
Ürün grup müdürü 33.000 90.000
Ürün müdürü 21.000 65.000
Halkla ilişkiler müdürü 21.000 52.500
Müşteri ilişkileri yöneticisi 20.000 48.000
Pazarlama araştırma uzmanı 14.250 34.500
Halkla ilişkiler uzmanı 14.250 29.500
Hukuk &İdari işler
Hukuk müşaviri 35.150 160.000
Kıdemli avukat 24.000 65.000
Avukat 16.500 24.500
İdari işler müdürü 21.000 37.500
İdari işler yöneticisi 18.000 27.500
İdari işler uzmanı 11.500 18.500
Bina yöneticisi 12.500 19.000
Bina yönetim uzmanı 10.500 16.000
Finans
Finans direktörü 45.000 160.000
Mali işler müdürü 35.000 75.000
Muhasebe müdürü 32.500 55.000
Bütçe kontrol müdürü 22.500 44.500
Bütçe uzmanı 17.500 27.500
Finans analisti 22.500 35.000
Muhasebe şefi 20.000 32.500
Muhasebe uzmanı 13.000 25.000
Muhasebe elemanı 10.000 15.000
Satın alma ve lojistik
Satınalma ve lojistik direktörü 37.500 120.000
Satınalma müdürü 18.500 48.500
Satınalma yetkilisi 14.500 32.500
Lojistik yetkilisi 12.500 27.500
İthalat uzmanı 12.500 22.500
Üretim
Üretim direktörü 43.500 110.000
Fabrika müdürü 38.000 97.500
Üretim müdürü 25.500 67.500
Kalite müdürü 18.500 45.000
Üretim şefi 14.500 35.000
Endüstri mühendisi 12.500 27.500
Üretim planlama uzmanı 12.500 25.000

Kaynak: İK şirketlerinin verileri ve Capital’in araştırması dikkate alınarak Türkiye’nin en büyük 500 şirketindeki ücretleri yansıtacak şekilde oluşturuldu.
İŞE YENİ GİRENLER NE BEKLİYOR? 

 

İşe yeni girenleri ne bekliyor? (Aylık net maaş,TL)
Eğitime göre Minimum (%) Maksimum (%)
Üniversite 11.500 17.000
Yüksek lisans 14.500 24.500
Doktora 16.000 27.500

Not: Ücretler Türkiye’nin 500 büyük şirketi dikkate alınarak hesaplandı

SEKTÖRLERE GÖRE ÜCRETLER: 

 

Sektörlere göre ücretler (aylık net, TL)
Tekstil -İhracat 2023 minimum 2023 maksimum
Genel müdür 48.000 192.000
Genel müdür yardımcısı 37.500 72.000
Müdür 18.000 45.000
Uzman 10.000 21.000
Bankacılık
Genel müdür 150.000 387.500
Genel müdür yardımcısı 97.500 167.500
Müdür 31.500 85.000
Şube müdürü 24.750 55.000
Uzman 11.250 22.000
Reklam
Genel müdür 57.000 135.000
Kreatif direktör 42.000 102.000
Art direktör 35.000 91.000
Müşteri ilişkileri direktörü 33.000 68.000
İlaç
Genel müdür 107.000 330.000
Genel müdür yardımcısı 78.000 165.000
Müdür 32.000 85.000
Uzman 15.500 35.000
Satış temsilcisi 12.500 21.000
Perakende
Genel müdür 63.000 185.000
Genel müdür yardımcısı 37.500 102.500
Müdür 19.500 45.500
Mağaza yöneticisi 18.000 31.500
Uzman 10.000 17.500
Turizm
Genel müdür 40.500 135.000
Genel müdür yardımcısı 33.000 87.500
Müdür 18.750 44.500
Uzman 12.000 23.500
Hızlı tüketim
Genel müdür 64.500 210.000
Genel müdür yardımcısı 39.000 92.000
Müdür 20.250 56.000
Uzman 11.000 26.500
Enerji
Genel müdür 82.500 280.000
Genel müdür yardımcısı 38.250 201.250
Müdür 24.000 119.000
Uzman 12.000 41.125
Bilişim/Telekom
Genel müdür 81.000 297.500
Genel müdür yardımcısı 47.250 145.000
Müdür 30.000 95.000
Uzman 12.000 42.000
Otomotiv
Genel müdür 87.000 253.750
Genel müdür yardımcısı 62.250 152.250
Müdür 27.000 82.000
Mühendis 16.500 35.000
Uzman 12.500 33.250
İnşaat/konut
Genel müdür 47.250 202.500
Genel müdür yardımcısı 37.500 97.500
Proje müdürü 22.500 85.000
Uzman 12.500 37.500
Özel sağlık
Genel müdür 61.500 237.500
Genel müdür yardımcısı 51.750 140.000
Müdür 26.250 87.500
Uzman doktor 23.500 95.000
Uzman 12.500 33.500

Not: Ücretler Türkiye’nin 500 büyük şirketi dikkate alınarak hesaplandı.
Kaynak: İK şirketlerinin verileri ve Capital’in araştırması dikkate alınarak oluşturuldu.

2023 İÇİN 14 SEKTÖRDE ZAM ORANI TAHMİNLERİ: 

2023 için 14 sektörde minimum-maksimum zam oranı tahmini
Sektör Minimum (%) Maksimum (%)
Bilişim-internet 32,5 67,0
İlaç ve sağlık 29,5 59,0
Hızlı tüketim 33,5 66,5
Tekstil 17,5 44,5
Gıda 35,0 66,5
Danışmanlık 28,5 55,0
Enerji 34,0 67,5
Üretim 29,0 60,5
Lojistik 27,0 55,0
Bankacılık 36,0 67,5
Otomotiv 25,0 57,5
İnşaat-gayrimenkul 17,5 51,5
Sigorta 34,0 62,5
Turizm 25,0 55,5
Kaynak: Datassist

2023 BEKLENEN ORTALAMA ÜCRET ARTIŞI 

SEKTÖR 2023 BEKLENEN ORTALAMA ÜCRET ARTIŞI
Otomotiv Ana Sanayi 70,5
Enerji 68,6
Üretim 67,3
Otomotiv Tedarik Sanayi 67,1
Maden & Metal 66,8
Lojistik 66,3
Finansal Hizmetler 65,4
Teknoloji 62,5
Sigorta 61,2
Kimya 60,3
Holdingler 57,8
Tüketici Ürünleri 57,2
Perakende 56,8
Kaynak: Mercer

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

İHRACATÇIYA YÜZDE 3 KUR DESTEĞİNDE KURALLAR DEĞİŞTİ

Yayınlanma:

|

Yazan:

TCMB’nin yeni uygulaması 1 Ekim itibarıyla başladı. Döviz almama taahhüdü kaldırılırken yerine %10’luk döviz pozisyon sınırı getirildi. Destek artık firmanın yarattığı katma değerle sınırlandırılacak. 2026’nın son üç ayında yıllık limitlerin yalnızca dörtte biri kullanılabilecek.

Bankavitrini – Özel Haber

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sunan firmalara yönelik Döviz Dönüşüm Desteği uygulamasında 1 Ekim 2026 itibarıyla yeni dönem başladı.

Ağustos ayında yapılan düzenlemenin ayrıntıları netleşirken, yeni sistemde yalnızca dövizini Türk lirasına çeviren firmaya destek verilmesi anlayışından, üretim, istihdam ve katma değer yaratma kapasitesini de dikkate alan bir modele geçildi.

TCMB de 28 Eylül’de yayımladığı analizinde yeni uygulamanın daha kapsayıcı ve katma değeri esas alan bir yapıya kavuştuğunu açıkladı.

%3’lük destek devam ediyor

Döviz dönüşüm desteğinin temel oranı %2 olarak korunurken, geçici olarak uygulanan %3’lük destek oranı 31 Ocak 2027’ye kadar devam edecek.

Başka bir ifadeyle, uygun koşulları sağlayan firma TCMB’ye sattığı destek kapsamındaki dövizin TL karşılığı üzerinden bu dönemde %3 oranında destek alabilecek. Ancak yeni sistemde kritik nokta, firmanın istediği miktarda dövizi destek kapsamında satamayacak olması.

Çünkü artık destek tutarı ve döviz satış limiti firmanın yarattığı katma değerle ilişkilendiriliyor.

“Döviz alma” şartı kalktı, yerine %10 sınırı geldi

Yeni düzenlemenin firmalar açısından en önemli değişikliklerinden biri, daha önce uygulanan “dönüşüm sonrasında 1 ay döviz/altın almama” şartının kaldırılması.

Bunun yerine firmalara döviz pozisyon oranı sınırı getirildi. Yeni uygulamada firmanın likit döviz varlıklarının, net satış hasılatı ile toplam aktiflerinden yüksek olanına oranının %10’u aşmaması gerekiyor.Bu değişiklik özellikle bilançosunda yüksek miktarda likit döviz bulunduran şirketler açısından önemli.

Artık banka açısından sadece: “Firma döviz aldı mı?” sorusu değil, “Firmanın bilançosundaki likit döviz pozisyonu ne kadar?” sorusu da önem kazanacak.

Desteğin miktarı artık firmanın “katma değerine” bağlı

Yeni sistemin en dikkat çekici tarafı ise destek kapsamında satılabilecek döviz miktarının firmanın yarattığı katma değerle sınırlandırılması.

TCMB’nin hesabında iki temel unsur dikkate alınıyor: Faaliyet kârı + işgücü maliyeti

Faaliyet kârı, firmanın Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirdiği yıllık gelir tablosundan alınırken, işgücü maliyeti SGK kayıtlarındaki çalışanlar için ödenen maaş/ücret ve primlerin 12 aylık toplamından oluşuyor. Faaliyet kârı negatif olan firmalarda ise kâr tutarı sıfır kabul ediliyor.

Dolayısıyla zarar eden ancak yüksek istihdam maliyeti bulunan bir şirket de tamamen sistemin dışında kalmıyor.

Örnek: 100 milyon TL katma değer yaratan firma

Bir şirketin;

  • Faaliyet kârı: 40 milyon TL
  • 12 aylık işgücü maliyeti: 60 milyon TL olsun.

Firmanın dikkate alınan katma değeri:

40 + 60 = 100 milyon TL olacak.

Bu rakam, firmanın destek kapsamında satabileceği döviz tutarının belirlenmesinde esas alınacak.

Burada önemli bir ayrım var: 100 milyon TL katma değer, 100 milyon TL destek anlamına gelmiyor.

%3’lük destek oranında 100 milyon TL’lik dönüşümün destek karşılığı: 3 milyon TL oluyor.

Ayrıca yıllık toplam destek tutarı 100 milyon TL ile sınırlandırılmış durumda.

2026’nın son üç ayında limit dörtte bire düşüyor

Yeni sistemin ilk uygulama dönemi açısından dikkat edilmesi gereken en önemli ayrıntılardan biri de 2026 yılına ilişkin geçiş hükmü.

1 Ekim-31 Aralık 2026 döneminde yıllık olarak hesaplanan katma değer tutarının ve yıllık destek üst sınırının yalnızca dörtte biri dikkate alınacak.

Bu nedenle yıllık destek üst sınırı olan 100 milyon TL, 2026’nın son üç ayında: 25 milyon TL olarak uygulanacak.

Aynı şekilde firmanın yıllık katma değerine göre hesaplanan limit de 2026 son çeyreğinde dörtte bir oranında dikkate alınacak.

Yeni sistem doğrudan ihracatçı olmayan üreticiyi de kapsıyor

Düzenlemenin reel sektör açısından bir başka önemli boyutu ise tedarikçi firmalar.

Bir şirket ihracatı doğrudan kendisi gerçekleştirmiyor, ürünlerini aracı ihracatçı üzerinden ihraç ediyorsa, belirli koşulların sağlanması halinde döviz dönüşüm desteğinin tedarikçi firmaya doğrudan ödenebilmesinin önü açıldı.

TCMB, bu düzenlemeyle doğrudan ihracatçı olmayan daha fazla tedarikçi firmanın destekten yararlanmasının amaçlandığını belirtiyor.

Bu değişiklik özellikle ihracatını dış ticaret şirketleri veya aracı ihracatçılar üzerinden yapan üreticiler açısından önem taşıyor.

44 bin firma destekten yararlandı

TCMB’nin verilerine göre uygulamanın başladığı 2023 yılından bugüne yaklaşık 44 bin firmaya döviz dönüşüm desteği sağlandı.

Destekten yararlanan firmaların toplam ihracatçı firmalar içindeki payı da 2026 yılında %34’e ulaştı.

TCMB, yeni düzenlemeyle bu oranın daha da artmasını bekliyor.

Merkez Bankası’nın analizine göre yeni sistem özellikle daha önce döviz almama taahhüdü nedeniyle destekten yararlanamayan, ancak yüksek katma değer üreten firmaların da sisteme dahil olabilmesini amaçlıyor.

TCMB’nin yeni modelindeki temel değişiklikler

Konu 1 Ekim 2026 sonrası
Destek oranı %3 – 31 Ocak 2027’ye kadar
Temel destek oranı %2
Döviz almama taahhüdü Kaldırıldı
Döviz pozisyon sınırı %10
Firma satış limiti Katma değerle ilişkilendirildi
Katma değer hesabı Faaliyet kârı + işgücü maliyeti
Yıllık destek tavanı 100 milyon TL
2026 son çeyrek destek tavanı 25 milyon TL
Tedarikçi firma Belirli şartlarla doğrudan destek alabilecek

Bankacılık açısından yeni dönem: Kontrol yükü artıyor

Yeni düzenleme yalnızca ihracatçı firmaların hesaplama yöntemini değiştirmiyor.

Bankaların kontrol fonksiyonu da önem kazanıyor.

Çünkü artık firmanın;

  • döviz pozisyonu,
  • ihracat bedelinin kaynağı,
  • destek kapsamında satılabilecek döviz miktarı,
  • katma değer hesabı,
  • gerekli mali belgeleri birlikte değerlendirilecek.

Bu da döviz dönüşüm desteğini bankalar açısından basit bir döviz alış-satış işleminden çıkararak firma ve bilanço bazlı bir kontrol mekanizmasına dönüştürüyor.

Asıl değişiklik: “Dövizini getirene” değil, “katma değer yaratana” daha fazla alan

Yeni sistemin arkasındaki temel yaklaşım TCMB’nin kendi açıklamasında açık biçimde ortaya konuluyor.

Merkez Bankası, yeni uygulamayla desteği “yurt içinde üretim ve istihdam yoluyla daha fazla katma değer oluşturan ve net döviz satım eğilimi yüksek firmalara” yönlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor.

Bu açıdan bakıldığında yeni modelde üç kriter öne çıkıyor:

1. Döviz pozisyonu

Firma bilançosunda ne kadar likit döviz taşıyor?

2. Katma değer

Firma ne kadar faaliyet kârı ve istihdam yaratıyor?

3. Döviz dönüşümü

Firma elde ettiği yurt dışı kaynaklı dövizin ne kadarını TL’ye çeviriyor?

Dolayısıyla sistem, klasik anlamdaki “dövizini bozdur, %3 primi al” mekanizmasından daha farklı bir yapıya dönüşüyor.

İhracatçı yeni dönemde nelere dikkat etmeli?

1 Ekim itibarıyla destekten yararlanmak isteyen firmaların özellikle şu dört başlığı kontrol etmesi gerekiyor:

• Döviz pozisyon oranı %10’un üzerinde mi?

• Faaliyet kârı ve işgücü maliyeti ne kadar?

• Bu rakamlara göre destek kapsamında satılabilecek döviz limiti ne?

• 2026 son çeyreğinde bu limitin yalnızca dörtte biri kullanılabilecek mi?

Bunlara ek olarak, aracı ihracatçı üzerinden çalışan üreticilerin de tedarikçi olarak doğrudan destek alma koşullarını ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.

Bankavitrini’nin notu

Yeni düzenleme, döviz dönüşüm desteğinde önemli bir paradigma değişikliğine işaret ediyor.

Eski sistemin odağında “döviz alma” davranışı varken, yeni sistemin odağı “döviz pozisyonu + katma değer + istihdam” üçlüsüne kayıyor.

Bu nedenle özellikle yüksek ihracat yapan şirketlerin yalnızca ihracat rakamlarına değil, bilanço yapısına, faaliyet kârlılığına ve işgücü maliyetine de bakarak destek kapasitesini hesaplaması gerekiyor.

TCMB açısından ise hedef, desteğin rezervlere yaptığı katkının daha kalıcı hale gelmesi ve desteğin yüksek katma değer yaratan firmalara daha fazla ulaşması.

Kaynak: TCMB – Döviz Dönüşüm Desteğinde Yeni Dönem

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TCMB’den KOBİ kredilerinde gevşeme: Sınır yüzde 5’e çıktı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), KOBİ kredilerinin büyüme sınırını yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltti. TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranları da düşürüldü. Düzenleme, kredi kanalında kontrollü bir gevşeme adımı olarak öne çıktı.

TCMB, 1 Ekim 2026 tarihli 2026-43 sayılı Makroihtiyati Çerçeve Basın Duyurusu ile bankaların kredi kullandırma kapasitesini etkileyen iki önemli değişiklik yaptı.

Buna göre KOBİ kredileri için uygulanan yüzde 4,5’lik büyüme sınırı yüzde 5’e yükseltildi. Böylece bankaların KOBİ’lere kullandırabileceği kredi hacmindeki izin verilen büyüme oranı 0,5 puan artırılmış oldu.

İkinci adım: Bankaların likiditesi rahatlayacak

TCMB aynı duyuruda Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarının düşürüldüğünü açıkladı. Merkez Bankası, değişikliğin amacını makrofinansal istikrarı ve bankaların likidite yönetimini desteklemek olarak açıkladı.

Bu düzenleme, KOBİ kredi büyüme limitinin artırılmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, bankaların kredi verme tarafında önceki döneme göre bir miktar daha fazla hareket alanına kavuşması anlamına geliyor.

KOBİ kredilerinde önce sıkılaştırma yapılmıştı

TCMB, 23 Mayıs 2026’da KOBİ’lere kullandırılan TL kredilerinin sekiz haftalık büyüme sınırını yüzde 5’ten yüzde 4,5’e indirmişti. Aynı düzenlemede KOBİ dışı işletme kredilerinin büyüme sınırı da yüzde 3’ten yüzde 2’ye çekilmişti.

1 Ekim’deki yeni kararla KOBİ kredilerinde söz konusu sınır yeniden yüzde 5’e yükseltilmiş oldu.

Sanayici ve KOBİ açısından ne değişecek?

Yeni düzenleme, KOBİ kredilerinde kredi musluğunun tamamen açılması anlamına gelmiyor. Ancak önceki yüzde 4,5’lik sınıra göre bankalara daha yüksek kredi büyütme imkânı tanıyor.

Özellikle yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan sıkıntılar dikkate alındığında, düzenlemenin KOBİ’lerin işletme sermayesi ve yatırım finansmanına erişimini bir miktar kolaylaştırması beklenebilir. Bunun ne ölçüde gerçekleşeceği ise bankaların kredi iştahına, faiz oranlarına ve firma bazındaki risk değerlendirmelerine bağlı olacak.

Önemli nokta: TCMB’nin duyurusunda zorunlu karşılıklardaki bloke tesis oranlarının düşürüldüğü belirtilirken, bu duyuruda yeni oranların ayrıntısı yer almadı.

Bankacılık sektörü açısından mesaj

TCMB’nin son hamlesi, yıl içinde KOBİ kredilerinde uygulanan sıkılaştırmanın kısmen geri alınması ve bankaların likidite koşullarının desteklenmesi şeklinde okunabilir. Ancak bu adım, genel kredi politikasında kapsamlı bir gevşeme ilanı değil; KOBİ kredileri ve bankacılık likiditesi tarafında hedefli bir düzenleme niteliğinde.

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

150 Milyon TL Kredi Hayali Kurmayın! KOSGEB’de Limit Böyle Eriyor

KOSGEB’in 150 Milyon TL’lik Kredi Desteğinde Kritik Detay: Reklamdaki Rakamı Tam Kullanamayabilirsiniz!

Yayınlanma:

|

KOSGEB’in istihdam odaklı destek programında açıklanan KOBİ firmaları için 50 milyon TL ve KOBİ Dışı Ticari Firmalar için 150 milyon TL’lik kredi limitleri, işletmeler tarafından “kullanılabilecek kesin kredi tutarı” olarak algılanmamalı.

Çünkü açıklanan üst limitler, bazı işletmeler için çeşitli kriterler nedeniyle aşağı çekilebiliyor.

Daha önce aynı kapsamda kredi kullanıldıysa, kullanılan tutar yeni limitten düşülüyor. Bunun yanında işletmenin toplam borçluluğu da kredi tutarını etkileyebiliyor. Toplam borcun işletme kârının 3 katını aşması halinde ayrıca kesinti uygulanıyor.

“150 milyon TL kredi alırım” diye plan yapmayın!

Bu nedenle işletmelerin finansal planlamasını yalnızca KOSGEB’in açıkladığı üst limit üzerinden yapmaması gerekiyor.

Kredinin üst limitinden tam yararlanabilmek için;

  • Daha önce bu kapsamda kullandırım yapılmamış olması,
  • İşletmenin borçluluk seviyesinin düşük olması,
  • KOSGEB’in diğer başvuru ve uygunluk kriterlerinin sağlanması önem taşıyor.

Özetle; “KOSGEB 150 milyon TL kredi veriyor” demek, her işletmenin hesabına 150 milyon TL aktarılacağı anlamına gelmiyor.

Krediyi tam kullanırım diye plan yapmayın; önce işletmenizin geçmiş kullandırımını ve borçluluk oranını kontrol edin.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.