ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Son çeyrekte FED’den 75 baz puan faiz indirimi bekleniyor. Altın rekor seviyelerde
Yayınlanma:
2 yıl önce|
Yazan:
BankaVitrini
- ABD’nin eski başkanı ve aynı zamanda yeni başkan adayı Trump’a yönelik hafta sonu gerçekleştirilen suikast gündemin ilk sırasını teşkil ederken, anketler Trump’ın ikinci dönemine artık kesin gözüyle bakıyor. Trump’ın ticaret konusunda ‘şahin’ bir isim olan 1984 doğumlu Ohio Senatorü James David Vance’i başkan yardımcısı olarak seçtiğin açıkladı. Vance, lise eğitimini tamamlayınca ABD ordusuna katılarak 2005 yılında Irak Savaşı’nda deniz piyadesi olarak savaşmış. Yale Hukuk mezunu olan Vance, ilk dönemlerinde Trump için “ABD’nin Hitleri” ifadesini kullandığını; 2022’de siyasete atıldığından beri ise büyük bir Trump destekçisi olarak görüldüğünü not düşelim.
- Bir tarafta Trump haberleri gündemi sıcak tutmaya devam ederken, FED Başkanı Powell, piyasa tahminlerinin altında kalan Haziran ayı enflasyon verileri ardından, %2 olan enflasyon hedeflerine doğru ilerlendiği yönünde güvenin kuvvetlendiğini belirtti. Piyasalar bu yılın son çeyreğinde FED’den 75 baz puan (3 x 25bsp) faiz indirimi beklerken, ya da piyasalar küresel faiz oranlarının düşmesine hazırlanırken, uzun bir süredir büyük resimde gerek merkez bankalarının alımları gerekse de dolar sistemine yönelik tehditleri göz önüne alarak ön plana çıkardığımız ve portföylere mutlaka bulunmasını gerektiğini savunduğumuz altın 2,480 dolar seviyesine yükselerek rekor kırdı. Hatırlanacağı üzere, 11 Mart tarihinde kaleme aldığımız raporumuzda, altın için 2,550 dolar hedef seviyesini ilk kez dile getirmiştik. Hatırlamak isteyenler için grafiği aşağıya iliştiriyorum.
- Dün Bloomberg HT Tüketici Güven Ön Endeksi Temmuz ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre, bir önceki aya göre endeks %13,64 oranında azalarak 60,56 değerini aldı. Endeksin detaylarına bakıldığında, tüketicinin mevcut durum algısında, gelecek 12 aya ilişkin beklentilerde ve tüketim eğiliminde gerileme izlendi. Veri, ekonominin soğuması ve enflasyonun kontrol altına alınması açısından olumlu olmakla birlikte, takdir edeceğiniz üzere şirketler kesimi için olumsuz bir tablo sergilerken, Temmuz ayında iç talebin sert bir şekilde ivme yitirdiğine ilişkin söylemleri de destekliyor.
- Türkiye gündeminde tepkiler sonrası revize edilerek TBMM’ye sunulan sokak hayvanlarına yönelik kanun teklifi, yine eleştirilerin odağına oturdu. Diğer tartışılan başka bir konuya ise AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, dün Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sundukları emekli maaş düzenlemesini açıkladı: En düşük emekli maaşı 12,500 TL olarak belirlendi. Yurtdışı çıkış harç pulu ücreti, önce 1,500 TL, ardından 3,000 TL olarak tartışılması ardından düzenlemeyle 500 TL’ye çıkarıldı.
- Türk mali piyasaları haftanın ilk işlem gününü olumlu bir seyir izleyerek tamamladı. Ekonomik faaliyetlerdeki ivme kaybına rağmen vergi paketinin TCMB’nin enflasyonla savaşına destek verecek olması bu tabloda etkili oldu. USDTRY kuru bebek adımlarla da olsa yükselişine devam ederek 33,1 seviyesine dayandı. TL’de yerel seçimler ardından başlayan belirgin oranda değerlenme enflasyonla savaş cephesinde otoritenin elini kuvvetlendirirken, ihracat ve turizimciyi ise zorlandığını Pazartesi günü kaleme aldığımız raporda dile getirmiştik. Kendimizi tekrar etme niyetinde olmasak da, ayda kabaca %4 civarında getiri sunan TL’de kalmanın yatırımcısına avantaj sağlayacağını, Eylül sonrası dönemde ise kurda şu anda görülen bebek adımları ile yükselişin yerini daha sert hareketlere terk edeceğini düşünüyoruz. Bu görüşümüzün de arkasında, 18 Eylül’de faiz indirim döngüsüne soyunacak FED’i, TCMB’nin takip edeceği beklentisi yatıyor. Kaldı ki, TL’nin uzunca bir süre reel mânâda değerli kalması, birçok sektör açısından sıkıntılı bir durum yaratmaya başladığını zaten hemen hemen her gün dile getiriyor ve görüyoruz. Hülâsa, Eylül ayına kadar TL’ye yönelik majör bir hareket beklemezken, yıl sonuna doğru USDTRY kurunda yükselişin imve kazanmasını bekliyoruz.
- En büyük 500 şirketin işlem gördüğü ABD’nin S&P50 endeksi geceyi rekor seviyelerde tamamladı. Trump’a düzenlenen suikast ardından Bitcoin 66bin dolar seviyesine yükselerek neredeyse %10 değer kazandı. ABD’de Trump başkan seçilmesi hâlinde izleyeceği politikalarla ilgili detayları sunarken, Tayvan’ın ABD koruması için ödeme yapması gerektiğini söylemesinin ardından Asya piyasalarında bu sabah hareketli bir seyir görülüyor. Tayvan borsası gerilerken, Çin’de hafta başı açıklanan zayıf 2 çeyrek dönemi büyüme verisi ardından Çin hisseleri de zayıf bir seyir izliyor. Dünyanın büyüme motorunun yavaşlaması, endüstriyel metal fiyatlarını aşağı baskılama potansiyeli taşırken, Brent cinsi petrolün de varil fiyatı düşüşünü ikinci haftaya taşıyarak 83 dolar seviyelerinin diplerine kadar geriledi. FED Başkanı Powell’ın enflasyon ile ilgili olumlu anlamda açıklamaları sonrası 10 yıllık ABD tahvil getirisi %4,16 ile son dört ayın en düşük seviyelerine geriledi. Faiz getirisi olmayan -yukarıda da belirttiğim üzere altın ışıldarken- EURUSD paritesi ise 1,09 seviyesinin üzerinde salınmaya devam etti.
- İngiltere’deki enflasyon verileri günün ilerleyen saatlerinde açıklanacak ve gözler hizmet enflasyonunda olacak. Avrupa Merkez Bankası’nın ise Perşembe günü yapacağı olağan toplantıda ise faiz oranlarını %3,75 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Cuma gecesi Türkiye ile ilgili değerlendirmesini yayınlayacak. Diğer derecelendirme kuruluşlarına göre oldukça geride kalan Moodys’s’den not artırımına kesin gözüyle bakılıyor.
- Bültenimizi ‘soft’ habeler ile tamamlayalım. Euro 2024 ve Wimbledon biterken, Olimpiyatlar için geri sayıma geçtik. Spordan devam etmek gerekirse, Fenerbahçemiz, Beşiktaş ile sözleşmesi sona eren milli futbolcu Cenk Tosun’un transferini resmî olarak açıkladı. Oyuncu, sağlık kontrolünden geçmek ve transfer görüşmelerini tamamlamak için İstanbul’a gelirken, Real Madrid ise Paris Saint-Germain’den kadrosuna kattığı Kylian Mbappe için imza töreni düzenlendi. Fransız yıldız, Santiago Bernabeu’da büyük bir kalabalığın önünde Real Madrid forması giydi.
Altın
Grafik 11 Mart tarihli bültenimden…
Emin adımlar kısa vadede 2,550 dolar hedef seviyesine doğru ilerleneceğini, akabinde ise kâr satışlarının yaşanmasının mümkün olduğunu, ardından yönün yeninde kuzeye işaret edeceğini düşünüyoruz. Altın için beklentimiz oldukça yüksek.
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Barış umudu piyasaları destekledi; petrol ve dolar düştü, gözler SpaceX’te
Yayınlanma:
1 gün önce|
12/06/2026Yazan:
BankaVitrini
ABD Başkanı Trump, İran ile savaşın sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmanın hafta sonu gibi kısa bir sürede imzalanabileceğini ve bunun ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını söyledi. Ancak Tahran cephesi, müzakere metninin büyük ölçüde tamamlandığını kabul etmekle birlikte, nihai kararın henüz verilmediğini ve konunun ilgili karar mercilerince değerlendirildiğini açıkladı.
ABD ile İran arasında geçici bir anlaşmaya yönelik görüşmeler hız kazanırken, Reuters haberlerinde dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması konusunda pazarlığın sürdüğünü okuyoruz. Haberde siyasî çerçevede büyük ölçüde mutabakat sağlanmış durumda olduğuna işaret edilirken, İran’ın yurt dışında bloke edilmiş 18 milyar dolara yakın varlığının ne kadarının ve hangi takvimle serbest bırakılacağı konusunda görüş ayrılıklarının sürdüğünü anlıyoruz.
Eğer geçici anlaşma hayata geçerse, petrol arzına ilişkin endişelerin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında geri çekilme, küresel risk iştahında ise toparlanma görülebilir. Bununla birlikte, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkların henüz çözüme kavuşmadığı ve sürecin kalıcı bir barıştan ziyade çatışmaları donduran bir geçiş anlaşması niteliği taşıdığı da unutulmamalıdır. Öte yandan, birkaç gün önce İran’ı “çok sert vuracaklarını” ifade eden Trump’ın bugün hafta sonu anlaşma imzalanabileceğini söylemesi, temkinli duruşumuzu korumamıza neden oluyor. Bu nedenle, şimdilik gelişmeleri iyimser fakat ihtiyatlı bir bakış açısıyla izlemeyi tercih ediyoruz.
Orta Doğu’da kalıcı bir barış anlaşmasına yönelik beklentilerin güçlenmesiyle bu sabah iyimser bir fiyatlama davranışının da hâkim olduğunu görüyoruz. Trump’ın hafta sonu İran ile anlaşma imzalanabileceğini açıklamasının ardından tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 89 dolar seviyesine gerileyerek son üç ayın en düşük seviyesini test ederken, kıymetli metallerde süregelen satış baskısının da durduğunu görüyoruz. Gümüşün ons fiyatı dün %6’ya yakın yükselerek yeniden 200 günlük ortalamaların geçtiği 68 dolar seviyesini test etti. Teknik mânâda düşüşün durduğunu ve yükseliş isteğinin başladığını iddia edebilmek adına 70 dolar üzerinde gecelik kapanış görmek isteyeceğiz (bakınız grafik).
Altının ons fiyatı, dün sabah saatlerinde 4,022 dolar seviyesine kadar gerileyerek Kasım 2025’ten bu yana en düşük seviyesini test etmesinin ardından günü %3,5 yükselişle 4,200 dolar civarında tamamladı. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin de haber akışına olumlu tepki vererek 64 bin dolar seviyesine yaklaştı. ABD borsaları dün geceyi %2’ye varan yükselişlerle tamamlarken, teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq endeksindeki yükseliş %2,5’i buldu. Artan risk iştahı ve petrol fiyatlarının son üç ayın en düşük seviyelerine gerilemesi, güvenli liman talebinin azalmasına paralel olarak ABD tahvil faizleri ile dolar üzerinde de baskı yarattı.
Bu çerçevede, ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,47 seviyesine gerilerken, doların başlıca para birimleri karşısındaki performansını ölçen DXY endeksi dün 100,30 seviyesini test etmesinin ardından bu sabah 99,80 seviyelerine kadar çekildi. Jeopolitik tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentiler ve enerji fiyatlarındaki geri çekilme, Fed’in bu yıl ilave faiz artırımı yapma ihtimalinin de daha düşük fiyatlanmasına neden oldu. Nitekim, Fed vadeli kontratlarında Aralık ayına yönelik 25 baz puanlık faiz artırımı beklentisi hafta içinde %70’in üzerine kadar yükselmişken, bu sabah itibarıyla %55 seviyelerine geriledi.
Dün gözler Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Haziran ayı olağan toplantısına çevrilmişti. ECB’nin yaklaşık üç yıl aradan sonra gerçekleştirdiği 25 baz puanlık faiz artırımının ardından EURUSD paritesi henüz 1,15-1,16 bandındaki sıkışık seyrini kıramamış olsa da, EUR’nun dolar karşısında kısmen de olsa toparlandığını görüyoruz. ECB’nin güncellenen projeksiyonlarında enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin korunması, piyasaların Temmuz ayında da bir faiz artırımı beklentisini canlı tutuyor.
ABD tarafında ise hafta içinde açıklanan güçlü TÜFE verisinin ardından dün gelen ÜFE rakamları yakından takip edildi. Manşet veri beklentilerin üzerinde gerçekleşse de, Fed’in enflasyon görünümünü değerlendirirken daha fazla önem verdiği çekirdek ÜFE’nin beklentilerin altında kalması ve petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme, ilave faiz artırımı ihtimaline yönelik endişeleri bir miktar hafifletti. Bu gelişmeler, Fed’in yılın geri kalanında daha temkinli hareket edebileceği beklentisini güçlendirirken, piyasalara da bir nebze olsun nefes aldırdı.
ABD-İran arasında olası bir anlaşmanın enerji fiyatlarını aşağı çekebileceğini, bunun da Fed üzerindeki enflasyon baskısını azaltabileceği yönünde dünden sarkan fiyatlama davranışının yeni gün başlangıcında Pasifik’in diğer ucunda da yansıdığını not edelim. Son günlerde âdeta tahterevalli misali %8 inip çıkan Güney Kore borsası Kospi, bu sabah da benzer bir şekilde %8’in de üzerinde yükselirken, gösterge endeks Tokyo borsası Nikkei %3,5 yükseliş kaydetti. Asya genelinde koyu yeşil rengin hâkim olduğunu söylememiz gerekiyor.
Türkiye cephesinde ise dün gözler TCMB’nin Haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrilmişti. Son günlerde yönümüzü oldukça net bir şekilde ortaya koyarak, son üç yıldır uygulanan dezenflasyon programının siyasi gelişmeler ve son dönemde artan jeopolitik riskler nedeniyle arzu edilen sonuçları tam olarak üretemediğini, buna karşın reel sektörün giderek daha fazla zorlandığını, büyüme beklentilerinin bozulduğunu ve özellikle sanayi tarafında çarkların belirgin şekilde yavaşladığını vurgulamıştık. Bu çerçevede, TCMB’nin toplantıyı pas geçerek sıkı para politikası duruşunu koruyacağını düşünüyorduk. Beklentilerimize paralel şekilde, TCMB bir hafta vadeli repo faizini %37, gecelik borç verme faizini ise %40 seviyesinde sabit bıraktı.
Kararın piyasalar üzerinde anlamlı bir yansıması olmadı. USDTRY kuru hafta son fonlama etkisinin de yardımıyla (üç günlük TL faiz farkı) bu sabah 46,25 seviyesine yükselirken, Türkiye’nin beş yıl vadeli CDS risk primi son dönemlerde olduğu üzere 240 baz puan seviyesinin etrafında pek de önemli bir değişim göstermeden salınmaya devam ettiğini görüyoruz. Tahvil cephesinde iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin %43,50 seviyesine doğru hafif de olsa gevşediğini not edelim. Küresel havanın ılımlıya dönmesiyle bugün hisse senetlerine alım gelebileceğini düşünüyoruz. Mutlak butlan kararı sonrasında gözler siyasi arenada yaşanan baş döndürücü gelişmeleri takip ederken, CHP’de Özgür Özel’e yakın 28 Parti Meclisi (PM) üyesi, olağanüstü kurultayın 45 gün içinde toplanmasını sağlamak amacıyla görevlerinden istifa etti. Böylece 57 üyeli PM’de üye sayısı 29’a düşerek tüzükte belirtilen üçte iki çoğunluğun, yani 40 üyenin altına indi.
Her hafta Perşembe günü olduğu üzere dün de TCMB’nin haftalık bültenini irdeleme fırsatı bulduk. Bu bağlamda, 10 Haziran valörlü işlemlerde TCMB’nin net yabancı para pozisyonu, 23 milyar dolar seviyesine gerilediğini görüyoruz. Altın fiyatlarında son dönemlerde yaşanan sert düşüş pozisyonu değerleme etkisi üzerinden aşağıya çekerken, fiyat etkisi hâriç bakıldığında ise TCMB’nin son günlerde nette döviz alıcı konumunda olduğunu görüyoruz. 5 Haziran ile biten haftada, yurt içi yerleşiklerin DTH hacmi parite etkisinden arındırılmış seriye göre 1,66 milyar dolar azalırken, son haftalarda olduğu üzere aslan payının tüzel kişilerin Euro cinsi mevduat kompozisyonunda azalmadan kaynaklandığını görüyoruz. Gerçek kişilerin TL âşkı devam ederken, yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet portföyünün ise ise söz konusu haftada yaklaşık 0,9 milyar dolar azaldığına dikkat çekmemiz gerekiyor.
Bültenimizi tamamlamadan önce Elon Musk’ın uzay ve uydu teknolojileri şirketi SpaceX’in halka arzına da değinmek isteriz. Hisse başına 135 dolardan fiyatlanan halka arzda 75 milyar dolar kaynak toplanırken (rekor), şirketin değeri 1,77 trilyon dolara ulaştı. SPCX koduyla Nasdaq’ta işlem görmeye başlayacak hissenin piyasalar tarafından yakından takip edileceğini düşünüyoruz. Mevcut beklentiler ise, güçlü yatırımcı talebinin desteğiyle hissenin halka arz fiyatının üzerinde bir açılış gerçekleştirebileceğine işaret ediyor.
SpaceX’in hâlen kârlılık konusunda soru işaretleri taşıması ve gelirlerinin büyük bölümünün uydu internet hizmeti olan Starlink’ten geldiğini göz ardı etmemek gerekiyor. Lâkin, yatırımcıların bugünkü mevcut finansal performanstan ziyade Musk’ın uzun vadeli vizyonuna, yapay zekâ ve uzay ekonomisinin büyümesine yatırım yapmak isteyeceklerini düşünüyoruz. Bu nedenle SpaceX halka arzı sadece bir şirketin borsaya açılmasından ziyade, aynı zamanda yapay zekâ ve uzay temalı büyüme hikâyelerine yönelik küresel risk iştahının da önemli bir testi olarak görülüyor. İlk işlem gününde yaşanacak fiyatlama davranışı, yılın son çeyreğinde halka arz hazırlığı yapan OpenAI ve Anthropic gibi yapay zekâ şirketleri için de önemli bir referans oluşturabileceğini düşünüyoruz.
XAGUSD
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Kapkara bir Cuma’nın ardından satış dalgası Asya’ya da sıçradı
Yayınlanma:
5 gün önce|
08/06/2026Yazan:
BankaVitrini
Geride bıraktığımız haftanın büyük bölümünde, her ayın ilk cuma günü açıklanan ABD istihdam raporunun neden bu kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştık. Sonuçta Fed’in görevi yalnızca enflasyonu kontrol altında tutmak değil, aynı zamanda tam istihdamı da gözetmek. Bu nedenle, Fed’in çiçeği burnunda yeni başkanı Warsh’un önümüzdeki hafta sonuçlanacak Haziran ayı FOMC toplantısı öncesinde en fazla önem vereceği göstergelerden biri olan istihdam raporunun beklentilerin oldukça üzerinde gelmesi, uzun bir süredir yer altında biriken enerjinin açığa çıkmasına neden oldu!
ABD Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı veriye göre Mayıs ayında tarım dışı sektörde 85 bin kişi artması beklenen istihdam iki katından fazla artış kaydetti. Nisan ayına yönelik veri 115 bin artıştan 179 bin artışa revize edilirken, işsizlik oranı ise %4,3 seviyesine sabit kaldı. Verinin manşet değeri yüksek olsa da, nitelik olarak detayları o kadar kuvvetli mi emin olamıyoruz. Mesela 27 hafta ve daha uzun süredir iş arayanların sayısının yaklaşık 2 milyon kişiye yükselerek Aralık 2021’den bu yana en yüksek seviyeye çıktığını okuyoruz. İşini kaybedenlerin yeni iş bulmakta zorlandığını anlatan bu alt detay, ekonomi hâlâ güçlü şekilde istihdam yaratıyor gibi görünse de bu güçün herkes için aynı ölçüde hissedilmediğini gösteriyor!
Güçlü sonuçlanan istihdam verisi ardından altının ons fiyatı son 10 haftanın en düşük seviyesine gerilerken, kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin 60 bin dolar seviyesinin altını test ederek 2025 Ekim ayında test ettiği zirvenin yarısına kadar geriledi. Gümüş bir günde %8’den fazla gerilerken, risk iştahı denince akla gelen teknoloji borsası Nasdaq tarihinin en sert düşüşlerinden birini yaşayarak %4’ten fazla geriledi. Savaşla birlikte güvenli liman edasıyla sığınılan dolar endeksi ise psikolojik 100 seviyesinin üzerine yükselerek son sekiz haftanın zirvesini test etti.
Yaşanan sert satış baskısını yalnızca güçlü gelen istihdam verisiyle açıklamanın da eksik kalacağını düşünüyoruz. Savaşın tetiklediği enerji şoku ve bozulan tedarik zincirleri enflasyon endişelerini yeniden gündemin üst sıralarına taşırken, faiz indirimi beklentilerinin büyük ölçüde ortadan kalktığını görüyoruz. Dahası, Fed vadeli faiz kontratları piyasasının yıl sonuna kadar 25 baz puan faiz artırımına %74 ihtimal tanıdığını da not etmemiz gerekiyor. Bu gelişmelerin gölgesinde doların piyasa faizi yeniden %4,60 seviyesine dayanırken, daha yüksek faiz beklentileri hâliyle hisse senetleri, kıymetli metaller ve kripto varlıklar açısından da önemli bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor.
Son haftalarda yapay zekâ hisselerinin dudak uçurtan performansı karşısında kâr realizasyonu isteğinin artması da yaşanan büyük çaplı depremin önemli nedenlerinden biri olarak görüyoruz. Broadcom bilançosunun ardından hız kazanan bu süreçte, Çin’e yönelik çip satış kısıtlamalarından etkilenen Meta’nın olası hisse satışı hazırlıkları ve bu hafta gerçekleştirilecek SpaceX halka arzı nedeniyle büyük fonların nakit yaratma ihtiyacının arttığını düşünüyoruz. Bu nedenle, istihdam verisi sonrasında görülen satış dalgası ilk etapta panik havası yaratsa da, perde arkasında ciddi bir sermaye rotasyonu ve pozisyon değişiminin yaşandığını da göz ardı etmemek gerekiyor.
Fed’in faiz artırım sürecine tekrar geri döneceğini düşünen piyasaların tepkisini bir yere kadar anlayabiliyoruz. Halbûki istihdam tarafında güçlü sonuçlar ekonominin güçlü olduğu mânâsına gelerek tam tersi bir şekilde hisse senetlerine teorik de olsa alım getirmesi gerekmiyor muydu? Bu noktaya değinen Başkan Trump da sosyal medya hesabından yaşanan çöküşe atıfta bulunarak şaşkınlığını dile getirirken, bizler ise piyasaların ucuz para sistemine morfin misali ne kadar bağımlı olduğunu bir kez daha anlamış olduk.
Öte yandan, daha geniş çerçevede ise ABD’nin karşı karşıya olduğu asıl meselenin finansman tarafında şekillendiğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Merkez bankalarının rezerv tercihlerinde altının ağırlığını artırmaya devam etmesi, ABD tahvillerine yönelik geleneksel talebin eskisi kadar güçlü olmamasına neden oluyor. ABD’nin devasa borç stoku düşünüldüğünde, ihracatı ve rekabet gücünü desteklemek amacıyla daha zayıf bir dolar ve daha düşük faiz ortamının teşvik edilmesi gerektiğini unutmamak gerekiyor! Kanaatimce son dönemlerde bu tema biraz gündemin gerisinde kalsa da, bir noktadan sonra tekrar kuvvetli bir şekilde hatırlanacaktır!
Bu bağlamda, Fed’in faiz artırma ihtimalinin yükselmesiyle tetiklenen satışların gölgesinde yaşanan kara cuma ardından bundan sonrasını da konuşmak isteriz. Fed elbette teorik olarak faiz artırımına yönelebilir lâkin bunun pratikte sanıldığı gibi kolay olmayacağını düşünüyoruz. Perşembe günü konuşan Hazine Bakanı Bessent enflasyonun geçici faktörlerle arttığını ve bu ortamda faiz artırmanın yanlış olacağını söylerken, Beyaz Saray ekonomi danışmanı Kevin Hassett (hatırlayın Fed Başkanlığı için adı geçmişti) enflasyon kontrol altında kaldığı sürece Fed’in faizleri artırmaması ve faiz indirimine gidebilecek alanının olduğunu savundu. Öte yandan faizleri indirmiyor diye Powell’ı her platformda acımasızca eleştiren Trump’ın Warsh’u seçme nedenini de çok süratli unuttuğumuzu düşünüyoruz.
Kuvvetle muhtemel, işler düzelmeden önce daha da kötüleşecektir. Hürmüz Boğazı ekseninde devam eden gerilim, ABD seçmeni için önemli bir gösterge niteliği taşıyan benzin fiyatları, Kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimler ve borsalarda yaşanan sert satışlar birlikte değerlendirildiğinde, mevcut tablonun siyasi ve ekonomik maliyetinin giderek arttığını görüyoruz. Özellikle tasarruflarının önemli bir kısmını hisse senetlerinde değerlendiren Amerikalı yatırımcıların maruz kaldığı kayıpların uzun süreli bir servet erozyonuna dönüşmesine izin verilmeyeceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, önümüzdeki hafta sonuçlanacak Fed toplantısına veya jeopolitik cepheden gelebilecek olası bir barış haberine kadar piyasalardaki satış baskısının sürme ihtimalini de göz ardı etmiyoruz.
Her ne kadar bundan sonrasını İran-ABD arasında bir anlaşmaya, petrol fiyatlarının gerilemesine bağlasak da, hafta sonu haber akışında İran’ın dondurulmuş varlıkları ile ilgili haber de dikkatimizden kaçmadı. Şöyle ki, ABD ile İran arasında üç ayı aşkın bir süredir devam eden çatışmaların ardından ilan edilen ateşkes kâğıt üzerinde yürürlükte olsa da sahadaki gelişmeler bunun oldukça kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Hafta sonu haber akışında, ABD, İran’ın Kuveyt ve Bahreyn’e verdiği zararların karşılanması için İran’a ait dondurulmuş 24 milyar dolar varlığının kullanılmasının değerlendirdiğini okuyoruz. Tahran’ın dondurulan varlıklarına erişim talebinin müzakerelerin merkezine yerleştirdiği bir dönemde, ABD’nin bu çıkışı süreci daha da zorlu bir patikaya iterken, taraflar bir yandan dolaylı görüşmeleri sürdürürken diğer yandan Hürmüz çevresinde İHA ve füze geriliminin ise devam ettiğini görüyoruz.
Yeni gün ve haftaya başlarken, Kara Cuma sonrası başlayan satış dalgasının Asya piyasalarına da yayıldığını görüyoruz. Son dönemin yıldızı konumundaki Güney Kore borsası Kospi gün içinde %9’a yakın değer kaybetmesi ardından işlemlerin geçici olarak durdurulduğunu not etmemiz gerekiyor. Endeksin lokomotifleri olan Samsung Electronics ve SK Hynix hisselerinde %10’u aşan kayıplar görülürken, gösterge konumunda Nikkei endeksi son üç ayın en sert günlük düşüşünü yaşayarak %4,6 geriledi. Yapay zekâ teması etrafında şekillenen güçlü yükseliş hikâyesinin sorgulanmaya başlaması, ABD’de faiz artışı ihtimalinin yeniden masaya gelmesi ve yükselen tahvil faizleri risk iştahını belirgin şekilde törpülediğini görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında kritik bir seviye olarak görülen 160 seviyesinin üzerine çıkarken, Japon otoritelerin döviz piyasasına müdahâle ihtimalinin de yeniden arttığını görüyoruz.
Satış baskısını artıran bir diğer unsur ise Orta Doğu’da yeniden tırmanan jeopolitik gerilim oldu. İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırılarının ardından İran’ın misilleme olarak İsrail’e füze saldırıları düzenlemesi, petrol fiyatlarının haftaya %3’ü aşan yükselişle varil başına 96 doların üzerine çıkmasına neden oldu. Kırılgan zeminde ilerleyen ateşkes ve diplomatik temasların risk altına girmesi, doların güçlenmesi ve sıkı para politikası beklentilerinin kuvvet kazanmasıyla temkinli duruşun daha da belirginleştiğini görüyoruz. Bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verisi, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı ve SpaceX halka arzı ise küresel piyasaların kısa vadeli yönü açısından belirleyici başlıklar olarak öne çıkıyor.
Altının ons fiyatı geçen haftayı neredeyse %5’e yakın düşüşle tamamlaması ardından çok konuşulan 200 günlük hareketli ortalamaların da altına sarktı. Benzer bir şekilde, gümüşün de ons fiyatı haftayı %10 düşüşle tamamlarken, 200 günlük ortalamasına kadar geri çekildi. Açıkçası, hareketli ortalamaları hiç dikkate almayan ve Ali Perşembe hocamızın teknik analiz ve trading disiplinini almış biri olarak, 11 Mayıs haftasında kıymetli metaller cephesinde var olan uzun pozisyonlarımızdan çıkmamız ardından bir süredir teknik görünümün pek de iç açıcı olmadığını paylaşmak suretiyle kenarda bekliyoruz. Benzer bir şekilde, Bitcoin cephesinde de 80 bin dolar seviyesine yönelik yükselişi yeterince inandırıcı bulmayarak biraz daha sabretme kararı almıştık.
Paranın piyasayı terk etmediğini sadece yeni hikâyenin peşine düştüğünü unutmuyoruz. Bu nedenle de bir süre sonra, fiyatlar yeteri kadar ucuzlayınca, yeniden alım iştahının başlayacağını düşünüyoruz. Yine de bugüne odaklanmak gerekirse, gümüşte 200 günlük ortalamaların geçtiği 67,75 dolar seviyesine dikkat edeceğiz. Seviyenin altında bir kapanış durumunda daha da aşağıda 61 dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini düşünüyoruz. Altında ise 200 günlük hareketli ortalamaların altında satış baskısının devam etme ihtimaline paralel daha da aşağıda 4,100 dolar seviyesini konuşacağız. Bitcoin’in ise Şubat başında test ettiği 60 bin dolar seviyesini tekrar test etmesi ardından bu sabah 63 bin dolar seviyesine toparlandığını görüyoruz (bakınız grafikler).
Elbette tüm bunların nasıl olacağına ışık tutacak yegâne göstergenin ise dolar endeksinin (DXY) bundan sonraki seyri ile ilintili olacağını düşünüyoruz. Savaş öncesi döneme ait zayıf dolar temasının yerini savaşla birlikte güvenli limana sığınma isteği alırken, akabinde Fed’in faiz artırma olasılığının yüksek sesle telaffuz edilmesi de alımların hızlanmasına neden oldu. Haftayı psikolojik 100 seviyesinden tamamlayan DXY’nin teknik mânâda 100,50 seviyesinin üzerine gitmesi durumunda, yukarıda hızla 105 seviyelerinin gündeme gelebileceğinden endişe ediyoruz. Bu nedenle haftalık kapanışın 100,50 dolar seviyesinin üzerinde olup olmadığına dikkat edeceğiz (bakınız grafik).
Türkiye cephesinde haftanın son iş gününün en önemli gündem maddesi Mayıs ayı enflasyon verileri oldu. TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları aylık bazda %1,71 artarken, yıllık enflasyon %32,61 seviyesine yükseldi. KKTC İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre ise aylık enflasyon %2,06 olurken, yıllık enflasyon %37,28 seviyesine gerileyerek sınırlı da olsa bir yavaşlamaya işaret etti. İlk bakışta her iki ülkede de enflasyonun yüksek seyrini koruduğunu, ancak fiyat artışlarının sektörler arasında farklılaşmaya devam ettiğini görüyoruz.
Detaylara indiğimizde, Türkiye’de aylık bazda en sert artış %11,3 ile giyim ve ayakkabı grubunda yaşanırken, aynı kalemde KKTC’deki artış %1,55 ile oldukça sınırlı kaldı. Buna karşın yıllık bazda bakıldığında tablo tersine dönüyor; giyim ve ayakkabı fiyatları Türkiye’de son bir yılda %14,1 artarken, KKTC’de artış oranı %42,12 seviyesinde bulunuyor. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda Türkiye’de fiyatların aylık bazda %0,5 gerilemesi olumlu bir sürpriz olarak öne çıkarken, KKTC’de aynı grupta %1,10’luk artış kaydedildi. Öte yandan, TCMB’nin yakından takip ettiği çekirdek enflasyon göstergelerindeki yükseliş eğilimi, fiyatlama davranışlarında kalıcı bir iyileşmenin henüz sağlanamadığına ve enflasyonist baskıların ikincil etkilerle birlikte canlılığını koruduğuna işaret ediyor.
Bu gelişmeler ışığında, TCMB’nin Perşembe günü sonuçlanacak olağan Haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini sabit bırakacağını, buna karşın enflasyonla mücadele konusundaki kararlı ve şahin duruşunu koruyacağını düşünüyoruz. Yaklaşık üç yıldır devam eden dezenflasyon mücadelesinde önemli mesafe alınmış olsa da, 19 Mart sonrası yaşanan siyasî belirsizlikler ve son dönemde küresel ölçekte artan jeopolitik riskler sürecin arzu edilen hızda ilerlemesini zorlaştırdığını düşünüyoruz. Üstelik uzun süre yüksek faiz ortamında yaşamanın ekonomi üzerinde oluşturduğu yan etkiler de giderek daha görünür hâle geliyor.
Öte yandan, yıl sonu enflasyon beklentilerinin hedeflenen seviyelerin üzerinde şekillenmeye başlaması ve reel değerlenme üzerine kurulu kur politikasının ihracatçı kesim üzerindeki baskıyı artırması dikkat çekiyor. TL’nin son dönemde rekabet avantajını bir miktar yitirmesi, cari işlemler dengesi açısından soru işaretlerini beraberinde getirirken, TCMB’nin kontrollü ve kademeli kur artışı yaklaşımını en azından seçim sürecine kadar sürdürmek isteyeceğini düşünüyoruz. Türkiye’de döviz kuru, ekonomik gidişatın en yakından takip edilen göstergelerinden biri olmayı sürdürürken, mevcut koşullar altında kurda ani ve kontrolsüz hareketlere izin verilmesi ihtimalini oldukça düşük görüyoruz.
Yeni güne Türk mali piyasalarının da temkinli ve zayıf bir görünümle başlayacağını düşünüyoruz. Mayıs ayı enflasyon verilerinin beklentileri tam anlamıyla karşılayamaması, içeride yeniden yükselen siyasi tansiyon ve küresel piyasalarda Kara Cuma’dan bu yana devam eden satış dalgası risk iştahını baskılayan unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle teknoloji hisselerinde başlayan küresel düzeltmenin Asya piyasalarına da yayılması, Borsa İstanbul üzerinde ilave baskı yaratabilir. USDTRY kuru güne 46,10 seviyesinden başlarken, Türkiye’nin beş yıllık CDS risk priminin ise 244 baz puan seviyesinde yatay seyrini koruduğunu görüyoruz. Tahvil cephesinde iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin %43,70 seviyesine doğru yükseldiğini not edelim.
Bu kadar kara haber ardından bültenimizi güzel bir haberle tamamlayalım. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) A Milli Futbol Takımı, CONIFA (Bağımsız Futbol Federasyonları Konfederasyonu) Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Padanya’yı 6-1 mağlup ederek şampiyon oldu. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FİFA) üyesi olmayan ülke ve özerk bölgelerin katıldığı turnuvadaki başarı KKTC’de sevinçle karşılandı.
Altın
Gümüş
Bitcoin
DXY
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Piyasalarda kara cuma: Bir günde trilyonlar silindi
Altın, Bitcoin ve borsa neden aynı anda çöktü? Fed korkusu küresel piyasaları vurdu… Likidite dönemi bitiyor mu? Tüm gözler Fed’de…Riskten kaçış başladı: Yatırımcılar ne yapmalı?
Yayınlanma:
1 hafta önce|
05/06/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Küresel piyasalarda son günlerde alışılmışın dışında bir tablo yaşanıyor. Normal şartlarda jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde altın yükselirken, riskli varlıklar düşer. Ancak bu kez altın, gümüş, hisse senetleri ve kripto paralar aynı anda satış baskısı altında kaldı.
Yatırımcıların aklındaki soru şu: “Her şey neden aynı anda düşüyor?”
Cevap aslında tek bir başlıkta gizli: Likidite endişesi.
1. Fed korkusu yeniden sahneye çıktı
Birkaç ay öncesine kadar piyasalar ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine başlayacağını fiyatlıyordu.
Ancak son dönemde açıklanan güçlü ABD istihdam verileri ve yüksek seyreden enflasyon, bu beklentiyi tersine çevirdi. Piyasalar artık faiz indirimlerinden çok faizlerin uzun süre yüksek kalabileceğini konuşuyor. Hatta bazı yatırımcılar yeniden faiz artırımı ihtimalini masaya koymaya başladı.
Faizlerin yüksek kalması ise küresel likiditenin daralmaya devam edeceği anlamına geliyor.
Likiditenin azaldığı ortamda;
- Altın düşer,
- Gümüş düşer,
- Kripto paralar düşer,
- Büyüme hisseleri düşer.
Çünkü piyasalar ucuz para ile beslenir.
2. Petrol yeniden enflasyon korkusu yaratıyor
ABD-İran hattındaki gerilim ve bölgede süren çatışmalar enerji fiyatlarını yüksek tutuyor.
Brent petrolün 95 dolar seviyelerine yaklaşması, küresel enflasyonun yeniden yükselme riskini gündeme taşıyor. Merkez bankalarının en büyük korkusu tam da bu: Enflasyon düşmeden faiz indirimi yapmak.
Bu nedenle piyasa şu mesajı satın alıyor: “Faizler beklenenden daha uzun süre yüksek kalabilir.”
Bu da tüm finansal varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.
3. Güvenli liman altın bile neden düşüyor?
Birçok yatırımcı için en şaşırtıcı gelişme altının da sert satış yemesi oldu.
Bunun nedeni jeopolitik risklerin azalması değil. Asıl neden, yükselen tahvil faizleri ve güçlenen dolar. ABD tahvilleri daha cazip hale geldikçe yatırımcıların bir kısmı altın pozisyonlarını azaltıyor. Son haftalarda ons altında görülen geri çekilmenin temel nedeni de bu.
Yani bu aşamada piyasa “güvenli liman” yerine “yüksek faiz getirisi” satın alıyor.
4. Bitcoin neden sert düştü?
Bitcoin artık eski Bitcoin değil.
Kurumsal yatırımcıların piyasaya girmesiyle birlikte Bitcoin’in teknoloji hisseleriyle korelasyonu belirgin şekilde arttı.
ETF’lerden yaşanan çıkışlar, kurumsal satışlar ve risk iştahındaki azalma Bitcoin’i baskı altına aldı. Son günlerde milyarlarca dolarlık çıkış yaşandığı bildiriliyor.
Bu nedenle Nasdaq satıldığında Bitcoin de satılıyor.
Eskiden “dijital altın” olarak görülen Bitcoin, bugün daha çok yüksek riskli teknoloji varlığı gibi fiyatlanıyor.
5. Asıl sebep: Aşırı iyimserlik
2025 sonu ve 2026 başında piyasalarda ciddi bir coşku oluşmuştu.
- Yapay zekâ hisseleri rekorlar kırdı.
- Kripto paralar güçlü yükseliş yaşadı.
- Altın tarihi zirvelere çıktı.
- Küçük ölçekli hisseler hızla değer kazandı.
Finansal piyasalarda aşırı iyimserlik dönemlerinin ardından sert düzeltmeler görülmesi yeni bir durum değil. Bugün yaşananların önemli bir bölümü de kaldıraçlı pozisyonların tasfiyesi ve kâr satışlarından kaynaklanıyor.
Piyasalar bir anlamda fazla köpüğü temizliyor.
Bundan sonra ne olacak?
Önümüzdeki günlerde üç veri belirleyici olacak:
1) ABD enflasyon verisi
Enflasyon düşerse Fed üzerindeki baskı azalacak.
2) 17 Haziran FOMC toplantısı
Fed’in vereceği mesajlar piyasaların yönünü belirleyecek.
3) Orta Doğu gelişmeleri
Petrol fiyatlarının yönü enflasyon beklentilerini doğrudan etkileyecek.
Eğer petrol yüksek kalmaya devam eder ve enflasyon düşmezse;
- Altında,
- Kripto paralarda,
- ABD borsalarında
yeni satış dalgaları görülebilir.
Ancak enflasyonun kontrol altına alınması ve Fed’in daha güvercin mesajlar vermesi halinde bugün yaşananlar tarih kitaplarında yalnızca “sert bir düzeltme” olarak yer alabilir.
Sonuç
Bugün yaşanan satışlar bir finansal krizden çok, küresel piyasalarda likidite beklentilerinin yeniden fiyatlanmasıdır.
Yatırımcılar artık şu soruya cevap arıyor: “Ucuz para dönemi gerçekten sona mı erdi?”
Bu sorunun cevabı, önümüzdeki birkaç haftada açıklanacak veriler ve Fed’in vereceği mesajlarla netleşecek.
Şimdilik görünen tablo şu: Piyasalar korkuyu fiyatlıyor, belirsizlik ise tüm varlık sınıflarını aynı anda vuruyor.
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.026)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.584)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (568)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.976)
- GÜNCEL (4.431)
- GÜNDEM (3.552)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.679)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (575)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.423)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (55)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (9)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (800)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (108)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (51)
- Onur ÇELİK (49)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (91)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (18)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- "Türk yazılım sektörü yüzde 124 büyüyerek 761 milyar TL'ye ulaştı" 12/06/2026
- IMF'den Ukrayna'ya 690 milyon dolarlık yeni destek 12/06/2026
- İSO Başkanı Bahçıvan'dan açıklama 12/06/2026
- ABD'li yetkiliden İran anlaşmasının detayları 12/06/2026
- Pakistan Başbakanı Şerif: Barış hiç bu kadar yakın olmamıştı 12/06/2026
- Dünyanın en büyük halka arzı işlemlere başladı 12/06/2026
- Elon Musk dünyanın ilk trilyoneri oldu 12/06/2026
- Erakçi: İslamabad Mutabakat Zaptı imzaya çok yakın 12/06/2026
- ABD'de tüketici güveni beklentilerin üzerinde arttı 12/06/2026
- İş Bankası'na 1,3 milyar dolarlık sendikasyon kredisi 12/06/2026
SON YAZILAR
- İş Bankası 1,3 milyar dolarlık sendikasyon kredisi sağladı 12/06/2026
- Beyaz et sektörüne kayyum şoku 12/06/2026
- Barış umudu piyasaları destekledi; petrol ve dolar düştü, gözler SpaceX’te 12/06/2026
- Halkbank dosyası kapanıyor 11/06/2026
- BYD Manisa yatırımını askıya aldı: Teşvikler ne olacak? 11/06/2026
- Krizlerin ötesini görmek: Gidişatı okumak ve sonrasına hazırlanmak 11/06/2026
- Maximum kart 25. yılını kutluyor 10/06/2026
- Döviz borcu olmayan KOBİ neden kurdan zarar ediyor? 10/06/2026
- Akreditif (LC) ve Banka Garantisi (BG): Asıl Fark Nedir? 10/06/2026
- Piyasalar iki ateş arasında: Hürmüz gerilimi ve Fed riski 10/06/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu






