Connect with us

BANKA HABERLERİ

Sorunlu krediler bir yılda ikiye katlandı

Yayınlanma:

|

Takipteki kredilerde kırmızı alarm: KOBİ’ler yükü taşıyamıyor

BDDK verileri, bankacılık sektöründe kredi kalitesindeki bozulmanın hızlandığını gösteriyor. Mart 2025’te 351 milyar TL olan toplam takipteki alacaklar, Mart 2026 itibarıyla 679 milyar TL’ye yükselerek yaklaşık %93 artış kaydetti. Bir başka ifadeyle sorunlu kredi stoku son bir yılda neredeyse iki katına çıktı.

Veriler ne söylüyor?

Mart 2026 itibarıyla takipteki alacakların dağılımı:

  • Tüketici kredileri ve kredi kartları: 276 milyar TL (%41)
  • KOBİ kredileri: 240 milyar TL (%35)
  • Ticari krediler: 163 milyar TL (%24)

Toplam takipteki kredi tutarı 679 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda.

Asıl risk KOBİ tarafında büyüyor

Grafiklerde en dikkat çekici unsur KOBİ kredilerindeki bozulma.

Mart 2025’te 106 milyar TL olan takipteki KOBİ kredileri, Mart 2026’da 240 milyar TL’ye çıktı.

Bu;

  • Yaklaşık %126’lık artışa,
  • Başka bir ifadeyle 2,3 kat büyümeye,
  • Yaklaşık 5,3 milyar dolar seviyesinde sorunlu kredi stokuna

işaret ediyor.

KOBİ’ler açısından tabloyu ağırlaştıran başlıca nedenler:

✓ Yüksek TL kredi faizleri

✓ İşletme sermayesi ihtiyacındaki artış

✓ Finansmana erişimde yaşanan zorluklar

✓ Daralan iç talep

✓ Artan enerji, işçilik ve finansman maliyetleri

Özellikle üretim yapan sanayi KOBİ’leri, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle faaliyet kârı elde etseler bile nakit akışı yönetiminde zorlanıyor.

Ticari kredilerde de bozulma hızlandı

Ticari kredilerdeki takipteki alacaklar da dikkat çekici şekilde yükseldi.

  • Mart 2025: 98 milyar TL
  • Mart 2026: 163 milyar TL

Artış oranı yaklaşık %66.

Bu oran KOBİ segmentinin altında olsa da, büyük şirketlerin de finansal baskı altında olduğunu gösteriyor.

Ancak büyük ölçekli şirketler;

  • Döviz kredisine erişebilme,
  • İhracat gelirleri yaratabilme,
  • Sermaye piyasalarından fonlama sağlayabilme,
  • Bankalarla yeniden yapılandırma gücüne sahip olabilme

gibi avantajlar nedeniyle krizlere karşı daha dayanıklı kalabiliyor.

Tüketici tarafında tablo daha da düşündürücü

Takipteki alacakların en büyük bölümü artık tüketici kredileri ve kredi kartlarından oluşuyor.

276 milyar TL ile toplamın %41’ini oluşturan bu segment, hane halkının da ciddi finansal baskı altında bulunduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle:

  • Kredi kartı borçlarının büyümesi,
  • Asgari ödeme alışkanlığının yaygınlaşması,
  • Gelir artışlarının enflasyonun gerisinde kalması,
  • Tüketici kredilerindeki yüksek faizler

sorunlu kredi oluşumunu hızlandırıyor.

Dezenflasyonun görünmeyen maliyeti

Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikası enflasyonla mücadele açısından gerekli görülse de, ortaya çıkan yan etkiler reel sektör üzerinde giderek daha belirgin hale geliyor.

Yüksek faiz ortamı;

  • Yatırımları yavaşlatıyor,
  • İşletme sermayesi maliyetini artırıyor,
  • Nakit döngüsünü bozuyor,
  • KOBİ’lerin finansal dayanıklılığını azaltıyor.

Bugün görülen takipteki kredi artışı, aslında şirket bilançolarındaki finansman baskısının bankacılık sistemine yansımaya başlamış hali olarak okunabilir.

Sonuç

Veriler, kredi kalitesindeki bozulmanın yalnızca bireysel müşterilerde değil, reel sektörün tamamında hissedildiğini gösteriyor. Ancak riskin ağırlık merkezi açık şekilde KOBİ segmentine kayıyor.

Büyük şirketler alternatif kaynaklara ulaşabilirken, KOBİ’ler yüksek faizli TL kredilerine bağımlı kalıyor. Bu nedenle takipteki alacaklarda yaşanan sert yükseliş, önümüzdeki dönemde üretim, istihdam ve büyüme üzerinde ilave baskılar oluşturabilir.

Ez cümle: Dezenflasyon sürecinin faturası giderek daha fazla reel sektör tarafından ödeniyor. Bu faturanın en ağır kısmını ise şu aşamada KOBİ’ler üstlenmiş görünüyor.

Onur ÇELİK

Okumaya devam et
Yorum Yazın

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BANKA HABERLERİ

Akbank çalışanlarının geliştirdiği Revogo’ya Akbank’tan 300 bin dolarlık yatırım

Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “Bu girişim, hem döngüsel ekonomiye katkı sunan güncel bir ihtiyaca yanıt veriyor hem de farklı birimlerde görev yapmış Akbanklıların ortak bir girişim vizyonunda buluşmasının güçlü bir örneğini oluşturuyor” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, çalışanlarının yenilikçi fikirlerini hayata geçirmelerini desteklemek amacıyla başlattığı kurum içi girişimcilik programı Akbank+ ile yeni bir yatırıma imza attı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, bu yıl 10. senesini kutlayan inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürütülen programda, Revogo girişimine toplamda 300 bin dolar yatırım kararı alındı. Böylece Akbank+ ile ilk 3 dönemde ekosisteme kazandırılan girişim sayısı 5’e yükseldi.

Akbank, inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürüttüğü Akbank+ programı ile kurum içindeki girişimcilik potansiyelini desteklemeye devam ediyor.

Çalışanlarının girişim fikirleri üzerinde tam zamanlı olarak çalışabilmelerine olanak tanıyan ve bu özelliğiyle Türkiye’de bir ilk olan Akbank+, Akbanklılara eğitim, mentörlük, ürün geliştirme ve yatırım süreçlerinde uçtan uca destek sunuyor.

Böylece Akbanklılar mevcut görevlerine ara vererek, tam zamanlı olarak girişim fikirlerini geliştirmeye odaklanıyor. Çalışanlar, bu süreçte sahip oldukları görevlerinin sağladığı tüm hakları ise almaya devam ediyor.

Fikirlerine yatırım yapılan Akbanklılar girişimlerini kurarak Akbank’tan ayrılırken, diğer katılımcılar ise ‘İnovasyon Elçisi’ olarak kurum içi girişimcilik kültürünün gelişimine destek sunuyor.

Programın üçüncü döneminde toplamda 300 bin dolar yatırım kararıyla hayat bulan Revogo, anne-çocuk ürünlerini satıcılardan anlık nakitle alarak yeniden satışa sunuyor. Bu modeliyle girişim, hem ebeveynler için pratik ve ekonomik bir çözüm sunuyor hem de ürünlerin kullanım ömrünü uzatarak sürdürülebilir yaşama katkıda bulunuyor.

Revogo ayrıca farklı alanlarda deneyime sahip Akbanklılar tarafından geliştirilen bir girişim olarak da dikkati çekiyor. Kurucu ortaklar, Akbank’ta genel müdürlük, teknoloji ve şube ekiplerinde görev almış uzmanlardan oluşuyor. Böylece Akbank+ programı, girişimler için farklı uzmanlık ve deneyimlerden beslenmenin potansiyelini görünür kılıyor.

Akbank+ programı kapsamında daha önce atık süreçlerini dijitalleştiren Waste Log, elektrikli araç kullanıcı deneyimini tek bir platformda buluşturan Voltla, yapay zeka tabanlı analitik çözüm sunan Metriqus ve e-ticaret satıcıları için alternatif finansman platformu geliştiren Fundero girişimleri ekosisteme kazandırıldı. Program kapsamında Akbank’ın 5 farklı girişime yaptığı toplam yatırım tutarı ise 2 milyon doları aştı.

– ‘Çalışma arkadaşlarımız fikirlerini yatırıma dönüşebilecek seviyeye taşıyabiliyor’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank+ programının insan, kültür ve inovasyon odağını bir araya getiren güçlü bir yapı sunduğunu belirtti.

Bugünün iş dünyasında kurumları ileri taşıyan en önemli unsurlardan birinin, çalışanların merakını, cesaretini ve üretme isteğini doğru alanlarla buluşturabilmek olduğuna işaret eden Oğuz, ‘Akbank+ tam da bu bakış açısıyla Akbanklıların fikirlerini uçtan uca bir girişim yolculuğu ile hayata geçirmelerine olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk tam zamanlı kurum içi girişimcilik programı olan Akbank+ sayesinde çalışma arkadaşlarımız girişimlerine odaklanabiliyor, Akbank LAB’in güçlü inovasyon birikiminden ve mentörlük ekosisteminden faydalanarak fikirlerini yatırıma dönüşebilecek seviyeye taşıyabiliyor.’ ifadelerini kullandı.

Oğuz, bu yıl 10. yaşını kutlayan Akbank LAB’ın, bankada inovasyon kültürünün gelişmesinde ve girişimcilik kaslarının güçlenmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini aktararak, Akbank+’n da bu kültürün en somut yansımalarından biri olduğunu vurguladı.

Revogo yatırımını bu açıdan çok değerli bulduklarına dikkati çeken Oğuz, ‘Çünkü bu girişim, hem döngüsel ekonomiye katkı sunan güncel bir ihtiyaca yanıt veriyor hem de farklı birimlerde görev yapmış Akbanklıların ortak bir girişim vizyonunda buluşmasının güçlü bir örneğini oluşturuyor. ‘ değerlendirmesinde bulundu.

Oğuz, bugüne dek 50 Akbanklının bu programa katılarak inovasyon ve liderlik becerilerini geliştirdiğini ve kurum içinde bu kültürün gelişimi için birer elçi olarak yolculuklarına devam ettiklerini kaydederek, gelecek dönemde de Akbanklıların yenilikçi fikirlerini desteklemeye, onların girişimcilik yolculuklarında yanlarında olmaya ve ülkenin girişimcilik ekosistemine yeni değerler kazandırmaya devam edeceklerini ifade etti.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayicilerle bir araya geldi

“Makroekonomik Görünüm” etkinliğinde iş dünyasının gelecek dönem hedefleri ele alındı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) işbirliğiyle düzenlediği ‘Makroekonomik Görünüm’ programı kapsamında saniyicilerle buluştu.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen etkinlikte, iş dünyasının gelecek dönem hedefleri ele alındı.

GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Sarıtaş ve Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik’in ev sahipliği yaptığı programa, bölgedeki sanayiciler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. GOSB üyelerinin yanı sıra Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSB) faaliyet gösteren işletmelerin yöneticileri de toplantıda yer aldı.

Etkinlikte, Akbank Baş Ekonomisti Çağrı Sarıkaya, küresel ve yerel ekonomik gelişmeler, finansal piyasalardaki görünüm, faiz ve enflasyon beklentileri gibi reel sektörün karar alma süreçlerini yakından ilgilendiren makroekonomik başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Katılımcıların soru ve yorumlarıyla interaktif bir ortamda gerçekleşen buluşma, yeni işbirlikleri geliştirmek için fırsat sundu.

Programda, küresel ekonomik görünüm, Türkiye ekonomisine ilişkin beklentiler, finansman koşulları ve piyasa dinamikleri karşısında iş dünyasının daha güçlü stratejik perspektifler geliştirmesine katkı sunacak değerlendirmeler paylaşıldı. Etkinlik, sanayicilerin sorularının yanıtlandığı özel bölümle sona erdi.

– ‘Küresel ekonomide dengeler yeniden kuruluyor’

Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Atik, küresel ekonomide dengelerin yeniden kurulduğu, finansal koşulların ve ticaret dinamiklerinin hızla değiştiği bir dönemden geçtiklerini belirtti.

Sanayicilerin günün koşullarını, ilerleyen dönemin risk ve fırsatlarını doğru okuyabilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Atik, Türkiye ekonomisinde dayanıklılığın, üretim kapasitesini koruyan, istihdam yaratan, ihracata katkı sunan ve yatırım iştahını sürdüren sanayicilerin gücüyle şekillendiğini aktardı.

Atik, ‘Bu bilinçle gerçekleştirdiğimiz Makroekonomik Görünüm programımızda, başta GOSB ve TOSB temsilcileri olmak üzere sanayicilerimizi ağırlamaktan memnuniyet duyduk. İşbirliği için GOSB yönetimine ve programa katılan tüm sanayicilerimize teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de farklı üretim merkezlerinde iş dünyasıyla bir araya gelmeye, ekonomik görünümü, finansal gelişmeleri ve reel sektörün ihtiyaçlarını sahada birlikte değerlendirmeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz.’ ifadelerini kullandı.

GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sarıtaş da ekonomik dinamiklerin hızla değiştiği ve küresel dönüşümün ivme kazandığı bir dönemde, sanayicilerin doğru ekonomik öngörüye erişiminin her zamankinden daha büyük önem taşıdığına değinerek, şunları kaydetti:

‘Ekonominin gerçek performansı üretim sahalarında şekilleniyor. Organize sanayi bölgeleri ise üretim gücü, istihdam kapasitesi ve ihracata katkısıyla Türkiye ekonomisinin taşıyıcı omurgasını oluşturuyor. Bu güçlü yapının sürdürülebilirliği ve sanayicimizin değişen ekonomik koşulları doğru okuyabilmesi, güçlü veri, sağlıklı öngörüler ve doğru stratejik perspektiflerle hareket edebilmesiyle mümkün. Sanayicilerimizin rekabet gücünü destekleyen güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir üretim ekosistemi için çalışmayı sürdürüyoruz. Akbank işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu programın, katılımcılarımıza ekonomik gelişmeleri değerlendirme ve geleceğe yönelik güçlü perspektifler oluşturma noktasında katkı sunduğuna inanıyorum.’

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Kartlı Harcamalarda Rekor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Kartlı Ödemelerde Rekor Büyüme: Türkiye Nakitten Uzaklaşıyor, Kredi Kartına Yaklaşıyor

BKM Verileri Ne Söylüyor?

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) Mayıs 2026 verileri, Türkiye’de ödeme alışkanlıklarının hızla dijitalleştiğini ve tüketimin büyük ölçüde kartlar üzerinden gerçekleştiğini ortaya koydu. Mayıs ayında toplam 2,63 trilyon TL tutarında 1,92 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşirken, mağaza içi ödemelerde her 5 işlemin 4’ü temassız yapıldı.

Veriler, sadece ödeme sistemlerindeki büyümeyi değil, aynı zamanda tüketici davranışlarındaki dönüşümü ve ekonomideki kredi kartı bağımlılığını da gözler önüne seriyor.

Kartlı Ekonomi Devasa Boyuta Ulaştı

Mayıs ayında kartlı ödeme hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 2,63 trilyon TL’ye yükseldi. Bunun:

  • 2,21 trilyon TL’si kredi kartları,
  • 412,8 milyar TL’si banka kartları,
  • 7,9 milyar TL’si ön ödemeli kartlarla gerçekleşti.

Bu tablo Türkiye’de tüketimin finansmanında kredi kartlarının açık ara lider konuma geldiğini gösteriyor.

Dikkat Çeken Nokta

Kartlı ödeme hacmindeki büyüme (%32), işlem adedindeki büyümenin (%7) çok üzerinde gerçekleşti.

Bu durum:

  • İşlem başına harcama tutarlarının yükseldiğini,
  • Enflasyon etkisinin devam ettiğini,
  • Tüketicilerin daha büyük harcamaları kart üzerinden finanse ettiğini gösteriyor.

Kredi Kartı Sayısı 149 Milyona Dayandı

Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye’de:

Kart Türü Adet
Kredi Kartı 149 milyon
Banka Kartı 216,6 milyon
Ön Ödemeli Kart 99,1 milyon
Toplam 464,7 milyon

Kredi kartı sayısı son bir yılda yüzde 11 artarken banka kartlarında artış yalnızca yüzde 2 seviyesinde kaldı. Ön ödemeli kartlarda ise düşüş yaşandı.

Bu Ne Anlama Geliyor?

Vatandaşın ödeme tercihi giderek:

Nakit → Banka Kartı → Kredi Kartı

şeklinde evriliyor.

Özellikle yüksek enflasyon ortamında kredi kartları vatandaş açısından fiili bir kısa vadeli finansman aracı haline gelmiş durumda.

Banka Kartları Sessiz Ama Güçlü Yükseliyor

BKM verilerindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri banka kartlarında görüldü.

Ödeme tutarı bazında büyüme:

  • Kredi kartlarında %30
  • Banka kartlarında %50 oldu.

Bu tablo birkaç önemli gelişmeye işaret ediyor:

1. Hesaptan Harcama Eğilimi Artıyor

Faiz yükünden kaçınmak isteyen tüketiciler doğrudan hesap bakiyelerini kullanmaya yöneliyor.

2. Dijital Maaş Ekonomisi Güçleniyor

Maaş hesaplarının dijital kullanım oranı yükseliyor.

3. QR ve Mobil Bankacılık Etkisi

Banka kartları artık sadece ATM kartı değil; mobil ödeme, QR ödeme ve dijital cüzdanların da temel taşı haline geliyor.

Ön Ödemeli Kartlarda Alarm Veren Düşüş

Verilere göre:

  • Ön ödemeli kart işlem tutarı %59 düştü.
  • İşlem adedi ise %55 geriledi.

Bu gerilemenin arkasında:

  • Regülasyon değişiklikleri,
  • Bazı fintech modellerindeki dönüşüm,
  • Kullanıcıların banka kartlarına yönelmesi,
  • Dijital cüzdan çözümlerinin yaygınlaşması

olduğu değerlendiriliyor.

E-Ticarette Büyüme Devam Ediyor Ama Hız Kesti

İnternetten kartlı ödeme tutarı:

  • 624,5 milyar TL’den
  • 740,4 milyar TL’ye çıktı.
  • Yıllık büyüme %19 oldu.

Ancak önemli bir detay bulunuyor:

2025 Mayıs ayında toplam kartlı ödemelerin yüzde 31’i internetten yapılırken bu oran 2026 Mayıs’ta yüzde 28’e geriledi.

Neden?

Bu durum e-ticaretin küçüldüğünü değil, fiziksel mağaza harcamalarının daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor.

Özellikle:

  • Gıda,
  • Market,
  • Restoran,
  • Akaryakıt,
  • Seyahat

harcamalarında mağaza içi kart kullanımının hızla arttığı görülüyor.

Temassız Ödeme Artık Standart Haline Geldi

Mayıs ayında:

  • 1,3 milyar adet temassız işlem yapıldı.
  • Temassız ödeme tutarı 961,8 milyar TL’ye ulaştı.
  • Mağaza içi ödemelerin yüzde 81’i temassız gerçekleşti.

Başka bir ifadeyle:

Türkiye’de her 5 mağaza içi kartlı ödemenin 4’ü artık temassız.

Bu oran birçok Avrupa ülkesindeki seviyelerle yarışabilecek düzeyde.

Bankavitrini Analizi

BKM verileri yalnızca ödeme sistemlerindeki büyümeyi göstermiyor.

Veriler aynı zamanda:

1. Tüketimin Hala Güçlü Olduğunu

2,6 trilyon TL’lik hacim iç talebin canlı kaldığını gösteriyor.

2. Kredi Kartının Ekonomideki Rolünün Büyüdüğünü

149 milyon kredi kartı ve 2,2 trilyon TL’lik hacim, kredi kartlarının artık klasik ödeme aracı olmaktan çıkıp tüketim finansmanı mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor.

3. Nakit Kullanımının Gerilediğini

Temassız ödeme oranları ve kart kullanımındaki büyüme, kayıt dışılığın azaltılması açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıyor.

4. Dijital Türkiye Hedefine Yaklaşıldığını

Temassız ödeme, internetten alışveriş, mobil ödeme ve açık bankacılık uygulamaları ödeme ekosisteminin hızla dijitalleştiğini gösteriyor.

Sonuç

BKM’nin Mayıs 2026 verileri Türkiye’nin ödeme alışkanlıklarında tarihi bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Kartlı ödeme hacmi 2,6 trilyon TL’yi aşarken, kredi kartları tüketimin ana finansman aracı haline geliyor. Temassız ödeme artık standartlaşmış durumda, internet alışverişleri büyümeyi sürdürüyor ve banka kartları beklenenden daha güçlü bir yükseliş sergiliyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.