Connect with us

BANKA HABERLERİ

Ticari krediye yüzde 50 oranı için blokaj

Bankalar TL mevduatta yüzde 50 oranını yakalayabilmek için yeni uygulamaları devreye aldı. Ticari krediyi hemen kullandırmayan ve vadesiz mevduatta tutan bankalar hem maliyeti düşürüyor hem de oranı yakalıyor.

Yayınlanma:

|

Bankalar, ek menkul kıymet tutma zorunluluğundan kurtulabilmek için Merkez Bankası’nın getirdiği TL mevduatta yüzde 50 oranını yakalayabileceği yeni fikirleri uygulamaya alıyor. Sektörde son dönemde en yaygın uygulama müşteriye ticari krediyi hemen kullandırmayıp blokaj uygulamak ve bunu vadesiz mevduata aktarmak. Bankacılık kaynakları kamu bankalarının bunu 3-4 aydır uyguladığını dile getirirken artık birçok yerli ve özel bankayı da bu yola yönlendirdiğini vurguladı. Kaynakların verdiği bilgiye göre ticari kredinin vadesiz mevduatta tutulması hem TL mevduat oranı artıyor hem de TL mevduat için verilen yüksek faizin gerilemesini sağlıyor. Kaynaklar bazı bankaların yılsonuna kadar da blokaj uygulayabildiğini belirtti.

Bankacılık sektörünün son dönemdeki en büyük derdi TL mevduatta yüzde 50 oranını yakalamak. Merkez Bankası hem bankalara bu oranın altında kaldıkları takdirde ek menkul kıymet tutma hem de yabancı para zorunlu karşılık tutarı üzerinden bankaya komisyon ödemeleri zorunluluğu getirdi. Bankalar döviz mevduatı dönüşüm oranı üzerinden ek menkul kıymet tutuyor ve komisyon uygulamasına tabi tutuluyordu. Yeni yılla birlikte artık dönüşüm oranı kalktı ve her iki durum için de artık TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı önemsenecek. İşte bu durum bankaların TL mevduat yarışına başlamasına ve akıl almaz yeni yöntemlerle TL mevduat payını artırmaya itti.

Hem maliyeti düşürüyor hem oranı yükseltiyor

TL mevduat faizleri Merkez Bankası’nın 18 Ekim’de menkul kıymet tesisine yönelik yaptığı değişikliklerin ardından artışa geçti. Bankacılık sektörü uzun vadeli düşük faizli ek menkul kıymet tutmak yerine TL mevduat oranını yakalayabilmek için yüzde 30’a varan TL mevduat oranları uyguladı. Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) uyarılarına rağmen yüksek TL mevduat faizi devam ediyor. Yüksek faizin yeterli gelmediği noktada ise finans mühendisliği devreye giriyor. Bankacılık kaynakları kamu bankalarının 3-4 aydır ticari kredilerde uyguladığı blokajın artık sektörde yaygın uygulandığını dile getirdi. Kaynakların verdiği bilgiye göre bankalar ticari krediyi hemen müşteriye kullandırılmıyor belli bir oranı ve bazen de tamamı vadesiz mevduata aktarıyor. Bazı özel bankaların yüzde 30 blokaj uyguladığı ve bunun için de müşterilerine sözleşme imzalattığını kaynaklar belirtirken bu miktarın da vadesiz mevduatta 15 gün 1 ay tutulduğu vurguladı. Kaynakların verdiği bilgiye göre bazı bankalar ise tamamına blokaj uyguluyor ve aralık sonuna kadar da kullanıma açmıyor. Bankacılık kaynakları zaten finansman sıkıntısı yaşayan tüzel kişilerin kredisine yönelik blokajı mecburen kabul ettiğini belirtirken bankaların ise bu durumdan iki türlü kazanç elde ettiğine dikkat çekti. Kaynakların verdiği bilgiye göre düşük kredi faizlerine karşılık yüksek mevduat faizlerinin olduğu ortamda krediyi vadesiz TL mevduatta tutmak bankaların maliyetini düşürüyor. Bunun yanı sıra TL mevduat oranı da mevduat faizi maliyeti olmaksızın artmış oluyor. Bankacılık kaynakları hem BDDK’nın hem de Merkez’in bankalara uyarıda bulunduğunu vurguladı. Öte yandan BDDK verileri tüzel kişilerin vadesiz mevduatında son aylarda hareketlilik olduğunu da ortaya koydu. Haziranda tüzel kişilerin vadesiz mevduatının 5 haftalık hareketli ortalamasının toplam mevduatlar içindeki oranı yüzde 23 iken 18 Kasım itibariyle yüzde 25’e ulaştı.

Sektörde 11 ayda 14.6 puan artış yaşandı

Merkez Bankası’nın liralaşma stratejisi kapsamında attığı adımlarla beraber bu yıl TL mevduat oranını en hızlı artıran bankacılık grubu yabancı mevduat bankaları oldu. 2022’nin ilk haftasında TL mevduat oranı sadece yüzde 32,33 olan yabancı mevduat bankaları 25 Kasım haftasına gelindiğinde TL mevduat oranlarını 17.71 puan artırmayı başardı. Kamu mevduat bankalarında da yaklaşık 11 ayda TL mevduat oranındaki artış 12.45 puan oldu yılın ilk haftasında kamu mevduat bankalarının da TL mevduat oranı yüzde 40,45 ile yüzde 50 sınırının altında bulunuyordu. Yerli özel mevduat bankalarında ise 11 ayda 14 puanlık artış yaşandı ve TL mevduatın oranı yüzde 33,64 seviyesinden yükseliş gösterdi. Sektörde ise 14.58 puanlık bir yükseliş oldu.

Yabancı mevduat bankaları yüzde 50’yi yakaladı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun verilerine göre Merkez Bankası’nın 18 Ekim’deki ek menkul kıymet alımına yönelik yaptığı düzenlemenin ardından bankacılık sektöründe TL mevduatın oranı hızla artış trendine girdi. 14 Ekim haftasında sektörün tamamında yüzde 46,85 olan TL mevduat oranı 25 Kasım itibariyle yani yüzde 49,7 ile yüzde 50 sınırına dayandı. Sektörün tümünde TL mevduatın oranı 14 Ekim’den bu yana 2.94 puan yükseldi. Kamu mevduat bankalarında 14 Ekim haftasında yüzde 51,28 olan TL mevduat oranı ise 18 Kasım itibariyle yüzde 52,9’a çıktı yani 1.62 puan artış yaşandı. Yerli özel mevduat bankalarında ise sektöre göre daha yavaş bir artış yaşandı. 14 Ekim haftasında yüzde 46,06 olan TL mevduat oranı 14 Ekim’den bu yana yerli özel mevduat bankalarında 1.59 puanlık artışla yüzde 47,65’e çıktı. Ve halen daha yüzde 50 sınırının altında kaldı. Yabancı mevduat bankaları bu TL mevduat oranını en hızlı artırmayı başaran grup oldu. 14 Ekim haftasında TL mevduat oranı yüzde 44,17 olan yabancı mevduat bankalarının 25 Kasım’daki TL mevduat oranı 5.87 puanlık artış sayesinde yüzde 50,04’e çıktı. Yabancı mevduat bankaları hem ilk kez TL mevduat oranında yerli özel mevduat bankalarını geride bırakmayı başardı hem de yüzde 50 sınırını yakaladı.

Şebnem TURHAN- ekonomim

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

HALKBANK ABD DAVASI KESİN OLARAK KAPANDI

Yayınlanma:

|

Yazan:

Halkbank Davasında Tarihi Dönüm Noktası: ABD’deki Ceza Davası Kesin Olarak Kapandı

Türkiye’nin en büyük kamu bankalarından biri olan Halkbank, yıllardır uluslararası finans çevrelerinin yakından takip ettiği ABD’deki ceza davasında önemli bir hukuki zafer elde etti. Banka tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, ABD Güney New York Bölge Mahkemesi’nde 17 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşma sonucunda davanın düşürülmesinin mahkeme tarafından onaylandığı ve sürecin kesin olarak sona erdiği duyuruldu.

Mahkeme Kararıyla Dosya Kapandı

Halkbank’ın KAP açıklamasına göre, ABD’de uzun yıllardır devam eden ceza davası mahkemenin verdiği karar doğrultusunda tamamen kapatıldı.

Banka açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Mahkeme tarafından Bankamızın ABD’deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD’de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır.”

Bu karar, yalnızca Halkbank açısından değil, Türk bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Piyasalar Açısından Ne Anlama Geliyor?

Uzun yıllardır devam eden hukuki süreç nedeniyle Halkbank üzerinde oluşan belirsizlik unsuru ortadan kalkmış oldu.

Uzmanlara göre kararın olası etkileri şunlar olabilir:

1. Hukuki Risk Ortadan Kalktı

Yatırımcıların en büyük çekincelerinden biri olan ABD kaynaklı dava riski sona erdi. Böylece bankanın bilançosu üzerindeki olası ceza ve yaptırım belirsizliği ortadan kalkmış oldu.

2. Uluslararası Fonlama Kanalları Rahatlayabilir

Dava sürecinin kapanması, uluslararası finans kuruluşları ve yabancı yatırımcıların Halkbank’a bakışını olumlu etkileyebilir. Özellikle sendikasyon, dış borçlanma ve uluslararası finansman işlemlerinde algı iyileşmesi bekleniyor.

3. Hisse Performansına Destek Verebilir

Borsa yatırımcıları açısından yıllardır fiyatlamalarda dikkate alınan önemli bir risk faktörünün ortadan kalkması, orta ve uzun vadede hisse değerlemeleri üzerinde pozitif etki yaratabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.

4. Türk Bankacılık Sektörü İçin Pozitif Mesaj

Karar, sadece Halkbank için değil, Türk bankacılık sektörünün uluslararası piyasalardaki görünümü açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Halkbank’tan Güçlü Mesaj

Banka açıklamasında faaliyetlerini ulusal ve uluslararası tüm düzenlemelere uygun şekilde sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Açıklamada: “88 yıldır ülkemiz ekonomisine hizmet sunan Bankamız, faaliyetlerini geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de tüm ulusal ve uluslararası düzenlemelere uygun, güçlü, güvenilir ve kesintisiz şekilde sürdürecektir.”

ifadelerine yer verildi.

Yeni Dönem Başlıyor

Uzun yıllardır hem Türkiye’de hem de uluslararası finans çevrelerinde gündemde olan dava dosyasının kapanmasıyla birlikte Halkbank için yeni bir dönemin kapıları açılmış oldu.

Önümüzdeki süreçte piyasanın odağı;

  • Bankanın uluslararası fonlama kapasitesi,
  • Yabancı yatırımcı ilgisi,
  • Karlılık performansı,
  • Sermaye yeterlilik göstergeleri,
  • Ve hisse performansı

üzerinde yoğunlaşacak.

ABD mahkemesinden çıkan bu karar, yalnızca bir hukuki sürecin sonu değil, aynı zamanda Halkbank açısından uzun süredir taşınan önemli bir belirsizliğin ortadan kalkması anlamına geliyor.

Bankavitrini Yorumu

Halkbank’ın ABD davasının kapanması, Türk bankacılık sektörü açısından son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kararın kısa vadede piyasa algısını, orta vadede ise bankanın uluslararası operasyonel esnekliğini güçlendirmesi bekleniyor. Hukuki belirsizliğin sona ermesiyle birlikte yatırımcıların artık bankanın temel finansal performansına daha fazla odaklanacağı yeni bir döneme giriliyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Yapı Kredi’den 700 Milyon Dolarlık Dev Finansman Hamlesi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yapı Kredi, uluslararası piyasalardaki fonlama çeşitliliğini artırmak amacıyla toplam 700 milyon ABD doları tutarında yeni bir gelecekteki nakit akışı (Future Flow) işlemi gerçekleştirdiğini duyurdu.

Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamaya göre, iki farklı yatırımcı ile gerçekleştirilen işlemlerin vadeleri 10 ila 12 yıl arasında değişiyor. İşlem kapsamında havale akımlarına dayalı gelecekteki nakit akışı (Future Flow) yapısı kullanılırken, hazine işlemleri de eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Future Flow İşlemi Nedir?

Future Flow (Gelecekteki Nakit Akışı Finansmanı), bankaların gelecekte elde etmeyi bekledikleri düzenli döviz gelirlerini teminat göstererek uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak sağlamasına olanak tanıyan yapılandırılmış finansman yöntemidir.

Bu modelde özellikle;

  • Yurtdışı para transferleri,
  • İhracat gelirleri,
  • Kredi kartı tahsilatları,
  • Havale ve döviz transferleri

gibi düzenli döviz girişleri yatırımcılara güvence olarak sunulmaktadır.

Yapı Kredi Neden Bu İşlemi Yaptı?

Bankacılık uzmanlarına göre söz konusu işlem üç önemli avantaj sağlıyor:

1. Uzun Vadeli Kaynak Sağlanıyor

Türk bankacılık sektöründe genellikle kısa ve orta vadeli dış borçlanmalar öne çıkarken, 10-12 yıl vadeli kaynak bulunması oldukça dikkat çekici görülüyor.

2. Likidite Gücü Artıyor

700 milyon dolarlık kaynak, bankanın uzun vadeli kredi verme kapasitesini desteklerken bilanço yapısını da güçlendirecek.

3. Uluslararası Güven Mesajı

Küresel yatırımcıların uzun vadeli fon sağlaması, Yapı Kredi’nin kredi kalitesi ve Türkiye riskine ilişkin değerlendirmelerinde olumlu bir algının bulunduğuna işaret ediyor.

Türk Bankacılık Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?

Son dönemde yüksek faiz ortamı, küresel jeopolitik riskler ve uluslararası fonlama maliyetlerindeki oynaklık nedeniyle Türk bankalarının dış kaynak bulma maliyetleri yakından takip ediliyor.

Bu açıdan bakıldığında Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği işlem;

  • Türk bankalarının uluslararası piyasalara erişiminin devam ettiğini,
  • Uzun vadeli yatırımcı ilgisinin sürdüğünü,
  • Türkiye finans sektörüne yönelik güvenin tamamen kaybolmadığını

gösteren önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Yorumu

700 milyon dolarlık bu işlem yalnızca bir fonlama anlaşması değil, aynı zamanda küresel yatırımcıların Türkiye’nin en büyük özel bankalarından birine verdiği uzun vadeli güven oyunu da temsil ediyor.

Özellikle 10-12 yıl gibi uzun vadelerde sağlanan finansman, bankacılık sektörünün kısa vadeli kaynak bağımlılığını azaltırken, kredi piyasalarının geleceği açısından da olumlu sinyal niteliği taşıyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.