Connect with us

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Trump-Xi Zirvesi öncesi gözler ABD TÜFE’de. Gümüş ve BIST parlıyor

Yayınlanma:

|

ABD Başkanı Trump’ın İran ile ateşkesin hayat destek ünitesine bağlı olduğunu söylemesi, piyasalarda yeniden enerji arzı endişesini öne çıkardı. İran’ın savaşın tamamen sona ermesi, ABD deniz ablukasının kaldırılması, petrol satışlarının yeniden başlaması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin kabul edilmesi gibi sert talepleri, tarafların hâlâ ortak zeminden uzak olduğunu gösterirken, Trump İran’ın karşı teklifini “çöp” olarak nitelendirmesi piyasalar nezdinde tansiyonu yeniden yükseltti.

Dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama nedeniyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı son üç gündür bebek adımlarıyla de olsa yükselerek 105 dolar seviyesinin üzerine çıktı. OPEC üretiminin son 20 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi ve tanker geçişlerinin de neredeyse durma noktasına gelmesiyle enerji fiyatlarındaki baskının sürebileceğine işaret etti. Bu tablo hâliyle küresel enflasyon beklentilerini bozarken, merkez bankalarının da faiz indirimi konusunda ellerini zorlamaya başladı. Hatta büyüme ile enflasyon arasında sıkışan merkez bankalarını da zor günlerin beklediğini not etmemiz gerekiyor.

Trump’ın Perşembe günü Çin Devlet Başkanı Xi ile yapacağı ziyaret, geçen yılki sert ticaret savaşı söylemlerinden oldukça farklı bir atmosferde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Hatırlayacağınız üzere, yüksek tarifelerle Çin’i köşeye sıkıştırmayı hedefleyen Trump, bugün ise İran savaşı nedeniyle bozulan kamuoyu desteği ve yükselen enerji fiyatlarının baskısı altında Xi ile tekrar masaya oturuyor. Reuters haberlerinde, Washington’un beklentisi artık büyük bir ticaret zaferinden ziyade, mevcut kırılgan ateşkesi korumak ve Çin’in İran üzerinde etkisini kullanarak tansiyonu düşürmesine yardımcı olma noktasında olduğunu okuyoruz.

Çin, nadir toprak elementleri ve tedarik zincirleri üzerinden elini güçlendirirken, ABD ise aynı anda hem İran savaşıyla hem de iç politik baskılarla uğraşıyor. Bu nedenle piyasalar Trump-Xi görüşmesini yalnızca ticaret açısından değil, enerji krizi ve jeopolitik tansiyon açısından da kritik görüyor. Çin’in İran üzerindeki etkisi sayesinde olası bir diplomatik yumuşama ihtimali konuşulsa da, dün gece ABD yönetimi, İran’ın Çin’e yaptığı petrol sevkiyatına yönelik yeni yaptırımlar açıkladığını da göz ardı etmemek gerekiyor. Yaptırım kararının zamanlamasını oldukça dikkat çekici buluyoruz!

Piyasalar Trump-Xi zirvesini yalnızca bir ticaret buluşması olarak değil, enerji krizi ve Orta Doğu’daki tansiyon açısından da kritik bir dönemeç olarak görüyor. Her ne kadar sahada taraflar birbirlerine füze atsalar da, arka planda kavganın ABD ile Çin arasında yaşandığını pekâlâ biliyoruz. ABD, Çin’in Venezuela ve İran petrolüne ulaşmasını engellemeye çalışarak, Çin’in önlenemez yükselişini yavaşlatmaya çalışırken, ABD’nin süratle yalnızlaşmaya doğru ilerlediği de hep birlikte gözlemliyoruz. Trump’ın son dönemde NATO müttefiklerine yönelik sert eleştirileri, Almanya’daki ABD askerlerini azaltma mesajı ve İran savaşında Avrupa’dan beklediği desteği bulamaması, Washington’un geleneksel ittifak yapısının yeniden sorgulanmasına neden olurken, doların rezerv para birimi olarak konumunun sorgulandığı yeni dünya düzeninde gelişmeleri dikkatle takip etmekte büyük fayda görüyoruz.

Piyasalar penceresinden konuya yaklaşırsak, artık savaşın kendisinden ziyade enerji fiyatlarının enflasyon ve faiz beklentileri üzerindeki etkisi daha yakından takip edilmeye başlandı. En kötünün geride kaldığı fiyatlamasının da vücut bulmasıyla, haftayı yaklaşık %7 yükselişle tamamlayan gümüşün haftanın ilk gününü de %7,2 yükselişle tamamladığını görüyoruz. Geride bıraktığımız hafta, gümüşün 76 dolar seviyesini aşmasıyla, “fırtınalar koparsa kopsun sürüklesin ikimizi” manşetini atarak gümüş uzun pozisyonlarımızı iki katına çıkarmıştık. Gümüş bu sabah 87 dolar seviyesini test ederken, özellikle Çin’den gelen güçlü talep (endüstriyel), gerekse de değer saklama aracı olarak yatırımcıların ilgisini çekmeye devam eden gümüşün, yukarıda ilk seviye olarak 91 dolar, devamında ise 98 dolar seviyelerini test edeceğini düşünüyoruz (bakınız grafik).

Altın ise biraz daha yavaş adımlarla yükselmeye başlayınca, altın gümüş rasyosu gümüş lehine 54,80 seviyesine kadar geriledi. Daha basit bir yaklaşımla, bir ons altın almak için vermek gereken gümüş miktarı azaldı. Teknik mânâda rasyonun 54,80 seviyesinin altında temiz günlük kapanış yapması durumunda, gümüşün koşu temposunu süratlendireceğini düşünüyoruz (bakınız grafik). Altın cephesinde ise, yukarı yönlü isteğin korunması durumunda, aşağıdaki grafikte görülebileceği üzere, 5,600 dolar zirvesi ile 4,100 dolar dibi arasında %50 düzeltme seviyesi 4,850 dolar seviyesine denk geldiğini not edelim. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise bu sabah yeniden 81 bin dolar seviyesinin üzerine yükselerek son altı haftadır devam eden yükselişini yedinci haftaya da taşıdığını görüyoruz.

Yurt dışında var olan temkinli havaya rağmen, piyasaların yüzünü Orta Doğu’dan (perşembe ve cuma günü düzenlenecek) Trump-Xi zirvesine çevirmesiyle bekle-gör tarzında bir ruh hâlinin de genel olarak hükûm sürdüğünü söyleyebiliriz. Türkiye cephesinde ise özellikle dün de dile getirdiğimiz üzere iyimser bir seyrin egemen olduğunu görüyoruz. Her ne kadar dezenflasyon sürecinde uygulanan sert ilaç tedavinin yan etkileri reel ekonomiyi (şirketleri) zorlasa da, BIST100 endeksi dünkü günü de %0,5 yükselişle tamamlayarak yeni bir rekor kırdı.

Dün bültenimizde Türk hisse senetlerini ön plana çıkarmamız ardından yatırımcılardan gelen sorulara da cevap vermek durumunda kaldık. Dolar bazlı BIST100 endeksinde 330 seviyesinin üzerinde kalıcılık yaşanması durumunda, yukarı yönlü isteği artıracağını ve aylık kapanışın da destek vermesi durumunda, yukarıda 500 dolar seviyesinin tıpkı 2007, 2010 ve 2013 yıllarında olduğu üzere kartlar arasında yer aldığını belirttik. Öte yandan, ABD’de işlem gören TUR kodlu Türkiye ETF’nin de aylık kapanışını 44 dolar seviyesinin üzerinde yapması durumunda daha da yukarıda 70 dolar seviyesinin  radar menziline gireceğini savunduk. Her ne kadar hisse senedi fiyatı şirketin performansının bir göstergesi olsa da, ya da hisse senetleri cephesinde var olan iyimserliği makro veya mikro görünümle açıklamak kolay olmasa da, Türkiye’nin savaşla birlikte özellikle savunma sanayinde ön plana çıkmasını ve bu bağlamda jeo-ekonomik görünümdeki iyileşmenin belirleyici olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor.

Temmuz başında Türkiye’de düzenlenecek NATO Zirvesi, öncesinde CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimali, AB’nin kendi içinde yaşadığı sorunlar nedeniyle Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak isteyen ülkelerin sayısının artması, ABD’nin İran ile savaşında Avrupa’dan destek alamaması nedeniyle Avrupa ülkelerinin Türkiye ile yakınlaşması, ticaret rotalarında özellikle Orta Koridor Türkiye’nin önemi derken, Türk mali piyasalarındaki var olan iyimser seyri bir noktaya kadar açıklayabildiğimizi düşünüyoruz. USDTRY kuru bu sabah 45,40 seviyesine yaklaşırken, CDS risk priminin ise 228 baz puanla yatay bir seyir izlediğini, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin ise enflasyon kaygıları nedeniyle %41,8 seviyesini yükseldiğini not edelim.

ABD borsaları dün geceyi yatay tamamlamaları ardından bu sabah Pasifik’in diğer ucunda karmaşık bir seyir izliyoruz. Yapay zekâ hisseleri öncülüğünde aylardır süren güçlü ralli, ateşkes umutlarının zayıflaması ve Trump’ın İran’ın teklifini “çöp” olarak nitelendirerek süreci “hayat destek ünitesine bağlı” olarak tanımlaması moralleri biraz da olsun bozdu. Petrolün yeniden 105 dolar seviyesine yükselmesiyle, bu yıl %83 yükselen Güney Kore borsası Kospi, bu sabah %1,5 geriledi. Gösterge endeks Tokyo borsası ve Tayvan borsası %0,5 civarında yükselirken, ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde hafif de olsa kırmızı rengin ön plana çıktığını görüyoruz.

Piyasaların odağında bugün açıklanacak ABD enflasyon verisinin yer aldığını belirtelim. Yıllık bazda tüketici enflasyonunun %3,7’ye yükselmesi (çekirdek %2,7) bekleniyor. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesiyle birlikte faiz indirim beklentilerinin de şimdilik rafa kalktığını görüyoruz. Bu sabah ABD’de gösterge 10 yıllık tahvil faizi %4,42 seviyesine yükselirken, Japonya 10 yıllık tahvil faizinin ise %2,54 seviyesine yükselerek neredeyse son 30 yılın zirvesine çıkması, küresel ölçekte faiz baskısının yeniden güç kazandığını gösteriyor. Türkiye cephesinde ise Perşembe günü açıklanacak Enflasyon Raporu büyük bir dikkatle takip edilecektir.

Gümüş

17785610739d444d2fc0bfccb6ca429b1bf99752c7_1_1200.jpg

Altın

1778561073ce152f8d01a57054084d7469aff80f18_2_1200.jpg

Altın-Gümüş Rasyosu

1778561074b4105850380d035c0c830e376241e7ff_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Bankalara kripto saklama izni

Yayınlanma:

|

Yazan:

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Türkiye’de kripto varlık piyasasının kurumsallaşması açısından önemli bir karara imza attı. SPK’nın 2026/34 sayılı haftalık bülteninde yer alan karara göre, Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi’nin kripto varlık saklama kuruluşu olarak faaliyet göstermesine yönelik izin başvuruları uygun bulundu.

Karar, Türkiye’de ilk kez büyük ölçekli mevduat bankalarının kripto varlık saklama alanında resmi faaliyet izni alması nedeniyle sektör açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Sadece alım-satım değil, güvenli saklama dönemi

Kripto varlık piyasasında en önemli konulardan biri yatırımcı varlıklarının güvenli şekilde muhafaza edilmesi olarak öne çıkıyor. SPK’nın verdiği izinle birlikte Akbank, Garanti BBVA ve Yapı Kredi, gerekli teknik ve operasyonel altyapıları tamamlayarak dijital varlıkların saklanmasında aktif rol üstlenebilecek.

Uzmanlara göre bu gelişme;

  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişini kolaylaştıracak,
  • Yatırımcı güvenini artıracak,
  • Bankacılık sektörü ile kripto ekosistemi arasındaki entegrasyonu hızlandıracak,
  • Türkiye’nin dijital finans altyapısını güçlendirecek.

SPK iki yeni kripto platformuna da onay verdi

Kurul, yalnızca saklama tarafında değil, yeni platformların kurulması konusunda da önemli kararlar aldı.

Bu kapsamda;

  • Fiba Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin “Fiba Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu,
  • Fintag Yazılım Danışmanlık A.Ş.’nin “Goldtag Kripto Varlık Alım Satım Platformu A.Ş.” kurulmasına yönelik başvurusu

SPK tarafından uygun bulundu.

Böylece Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sayısı artarken, sektörün düzenlenmiş ve denetlenebilir bir yapıya kavuşması yönünde yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Bankalar neden kriptoya yöneliyor?

Dünyada BlackRock, Fidelity, JPMorgan ve Goldman Sachs gibi büyük finans kuruluşlarının dijital varlık alanına yönelik yatırımları son yıllarda hız kazanırken, Türkiye’deki bankalar da bu dönüşümün dışında kalmak istemiyor.

Özellikle;

  • Tokenizasyon projeleri,
  • Dijital varlık saklama hizmetleri,
  • Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri,
  • Blokzincir tabanlı finansal ürünler

önümüzdeki dönemin yeni rekabet alanları olarak görülüyor.

Mart ayında Yapı Kredi’nin kripto varlık platformu kurmak için aldığı kuruluş izni de bankaların bu alandaki uzun vadeli stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bankavitrini Analizi

SPK’nın son kararı yalnızca üç bankaya verilen bir faaliyet izni olarak görülmemeli. Bu karar, Türkiye’de kripto varlık piyasasının “gri alan” olmaktan çıkıp geleneksel finans sistemi ile entegre olmaya başladığının güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Önümüzdeki dönemde;

  • Daha fazla bankanın saklama lisansı alması,
  • Kripto platformları ile bankalar arasında iş birliklerinin artması,
  • Kurumsal yatırımcıların piyasaya girişinin hızlanması,
  • Dijital varlıkların sermaye piyasalarıyla bütünleşmesi

bekleniyor.

SPK’nın attığı bu adım, Türkiye’nin dijital finans ve blokzincir ekosisteminde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın neden yükseldi, neden düşmeye başladı ve bundan sonra ne olabilir?

Yayınlanma:

|

Yazan:

Altın, sadece bir emtia değildir. Aynı zamanda korkunun, belirsizliğin, enflasyon beklentilerinin ve merkez bankalarının davranışlarının fiyatlandığı küresel bir “güvenli liman” varlığıdır.

Altın neden değer kazandı?

2023-2026 döneminde altını yükselten başlıca faktörler şunlardı:

1. Merkez bankalarının rekor altın alımları

Başta People’s Bank of China olmak üzere birçok merkez bankası dolar rezervlerinin bir kısmını altına çevirmeye başladı.

Neden?

  • ABD yaptırım riskleri
  • Dolar bağımlılığını azaltma isteği
  • Rezerv çeşitlendirmesi

Özellikle Çin, Rusya, Hindistan ve Körfez ülkeleri altın talebini artırdı.

2. Jeopolitik riskler

Altın savaş ve kriz dönemlerinde yükselir.

Son yıllarda:

  • Rusya-Ukrayna Savaşı
  • İsrail-Hamas Savaşı
  • İran-İsrail gerilimleri
  • Tayvan kaynaklı riskler

yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı.

3. Enflasyon korkusu

ABD ve Avrupa’da yüksek enflasyon görülmesi nedeniyle yatırımcılar:

  • Tahvil yerine
  • Nakit yerine

altına yöneldi.

Altın tarihsel olarak enflasyona karşı koruma aracı olarak görülmektedir.

4. ABD borçlarının büyümesi

ABD’nin kamu borcu 40 trilyon dolara yaklaşırken birçok yatırımcı: “Bu kadar para basılırsa doların değeri uzun vadede erir”

düşüncesiyle altına yöneldi.

5. Reel faizlerin düşmesi

Altının faiz getirisi yoktur.

Bu nedenle:

  • Faiz düşükse altın avantajlıdır.
  • Faiz yüksekse tahvil avantajlıdır.

Faiz indirimi beklentileri altını destekledi.

Peki altın neden düşmeye başladı?

Yükselişin ardından bazı dinamikler tersine dönmeye başladı.

1. Kâr realizasyonları

Altın kısa sürede tarihi zirvelere çıktı.

Büyük fonlar:

  • Kârlarını realize etti.
  • Pozisyon küçülttü.

Bu da satış baskısı yarattı.

2. Doların güçlenmesi

Altın ve dolar genellikle ters yönlü hareket eder.

Dolar Endeksi (DXY) yükseldiğinde:

  • Altın daha pahalı hale gelir.
  • Talep azalır.

Bu durum altını baskılar.

3. Faiz indirimlerinin gecikmesi

Piyasa uzun süre: “Fed faiz indirecek” beklentisini satın aldı.

Ancak enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi nedeniyle faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği düşüncesi ortaya çıktı. Bu da altın üzerinde baskı oluşturdu.

4. Jeopolitik risklerin fiyatlanması

Piyasalarda sık görülen durum: “Haberi al, gerçekleşince sat.” Savaş ve kriz riskleri fiyatlandıktan sonra yatırımcılar pozisyon kapatabiliyor.

5. ETF çıkışları

Özellikle ABD’deki altın ETF’lerinden para çıkışları yaşandığında satış baskısı oluşur. Kurumsal yatırımcı davranışı kısa vadede fiyatları ciddi etkileyebilir.

Altının değerini etkileyen temel faktörler

Bir yatırımcı altını değerlendirirken şu göstergeleri takip etmelidir:

Faktör Altına Etkisi
ABD Faizleri Negatif
Reel Faizler Negatif
Dolar Endeksi Negatif
Enflasyon Pozitif
Jeopolitik Riskler Pozitif
Merkez Bankası Alımları Pozitif
Resesyon Korkusu Pozitif
Güçlü Büyüme Negatif
ETF Girişleri Pozitif
ETF Çıkışları Negatif

Önümüzdeki dönemde altın için olası senaryolar

Senaryo 1: Altın yeniden yükselişe geçer

Şunlar olursa:

  • Fed faiz indirimlerine başlar
  • ABD ekonomisi yavaşlar
  • Jeopolitik riskler büyür
  • Çin alımları devam eder

altın yeni zirvelere yönelebilir.

Bu senaryo altın boğalarının temel beklentisidir.

Senaryo 2: Uzun süre yatay hareket

Şunlar olursa:

  • Faizler yüksek kalır
  • Enflasyon kontrollü düşer
  • Büyük kriz çıkmaz

altın bir süre geniş bantta dalgalanabilir.

Bu en olası orta vadeli senaryolardan biridir.

Senaryo 3: Sert düzeltme

Şunlar olursa:

  • ABD büyümesi güçlü kalır
  • Enflasyon düşer
  • Dolar güçlenir
  • Tahvil faizleri yükselir

yatırımcılar altından çıkıp tahvillere yönelebilir.

Bu durumda altın daha derin bir düzeltme yaşayabilir.

Asıl kritik soru: Altının uzun vadeli hikâyesi bitti mi?

Şu an için hayır.

Çünkü altının uzun vadeli hikâyesini destekleyen unsurlar hâlâ masada:

  • Küresel borç yükünün büyümesi
  • Merkez bankalarının altın alımları
  • Jeopolitik kutuplaşma
  • Dolar sistemine alternatif arayışları
  • Rezerv çeşitlendirme eğilimleri

Bu nedenle kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da altının uzun vadeli yatırım tezinin tamamen ortadan kalktığını söylemek zor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.