Connect with us

GÜNCEL

VATANDAŞ SOYULMUŞ: 11 MİLYAR LİRA İADE EDİLECEK

Yayınlanma:

|

Enerji Piyasaları Düzenleme Kurulu (EPDK) 40 şirket hakkında başlattığı idari soruşturma sonucu 10,2 milyar liranın geri ödenmesine karar verdiğini duyurdu.

Bloomberg’de yer alan habere göre; Kurul’un internet sayfasında yer alan açıklamasıyla, sehven ya da kasıtlı olarak Enerji Piyasası İşletme A.Ş.‘ye yapılan gerçek dışı bildirimler nedeniyle başlatılan soruşturma sonunda 10,2 milyar lira ceza verildiği duyruldu.

Özellikle son aylarda uluslararası piyasalarda yaşanan olağanüstü maliyet artışlarının ülkede arz güvenliğini sekteye uğratmaması ve tüketicilerimizin de bu maliyet artışlarından korunması için Azami Uzlaştırma Fiyat (AUF) mekanizması kurum tarafından uygulanmaya alındığı hatırlatılan açıklamada, 1 Nisan 2022 tarihinden itibaren uygulanan ve Ekim ayında 6 ay için daha uzatılan AUF mekanizmasının da katkısı ile hiçbir santralın kapatılmadığı, enerji arz güvenliğinin sekteye uğramadığının altı çizildi.

“Perşembe günü yapılan toplantısında kurulumuz; bu anlaşmalar kapsamında sehven ya da kasıtlı olarak EPİAŞ’a yapılan gerçek dışı bildirimler sebebi ile 40 şirket hakkında idari soruşturma açılmasına ve 10 milyar 208 milyon 222 bin 680 TL’nin geri ödenmesine karar vermiştir” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, cezanın faiziyle birlikte 11 milyar TL’yi aştığı, bu miktarın AUF mekanizmasının doğası gereği maliyet düşüşü olarak doğrudan tüketicilerin faturasına yansıtılacağı belirtildi.

İlgili şirketlere geri ödeme talimatının Cuma günü “kayıtlı elektronik posta” (KEP) yoluyla iletildiği aktarılan açıklamada, söz konusu şirketlerle ilgili idari soruşturmanın da kurum tarafından titizlikle yürütüleceği dile getirildi.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Fed’in faiz artırım endişesi likidasyonu tetiklerken, gözler PCE verisinde

Yayınlanma:

|

Yazan:

Son günlerde yapay zekâ hisselerinde hâkim olan sert satış baskısının ardından piyasaların bu sabah yeniden nefes aldığını görüyoruz. ABD’li bellek üreticisi Micron’un beklentilerin oldukça üzerinde kâr ve ciro tahmini ve gelecek çeyreğe ilişkin güçlü tahminleri, yatırımcıların yapay zekâ (AI) temasına olan güvenini yeniden tazelenmesine yardımcı oldu. Şirketin müşterilerinden 22 milyar dolarlık bellek çipi sipariş taahhüdü aldığını açıklaması ve AI kaynaklı arz sıkışıklığının en az 2027 sonrasına kadar devam etmesini beklediğini söylemesinin ardından Micron’un hisseleri bilanço sonrasında %12 yükselirken, sonuçlar başta Nvidia tedarikçileri olmak üzere küresel yarı iletken sektörüne yeniden alım getirdi. Son günlerde yeniden tartışmaların odağına yerleşen AI temasının üzerine gelen bu rakamlar, en azından şimdilik talep tarafında hikâyenin hâlâ güçlü kaldığını gösteriyor.

Yapay zekâ yatırımlarının hız kesmediğini gösteren Micron verilerinin ardından bu sabah Asya borsalarında coşkulu bir yükseliş dikkatimizden kaçmıyor. Gösterge endeks Tokyo borsasında yükseliş %4’ü aşarken, gözlerin üzerinde olduğu Güney Kore borsası ise %6’ya yakın yükseliş kaydetti. ABD borsalarının vadeli endekslerinde ise teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %2’ye yakın yükseliş kaydederek iyimserliğin fitilini ateşledi.

Orta Doğu kaynaklı risklerin azalmasıyla petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin de devam ettiğini görüyoruz. Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin yeniden normale dönmeye başlamasıyla (son 24 saatte 20 milyon varil petrolün geçtiği belirtiliyor) Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 72 dolar seviyelerine kadar gerileyerek Şubat sonu ya da savaşın başladığı döneme geri çekildi (bakınız grafik). Hürmüz ekseninde gemi trafiğinin yeniden artmasıyla enerji fiyatları gerilerken, elbette bunun da enflasyon kaygılarını gidermeye yardımcı olacağını düşünüyoruz. Lâkin son günlerde mütemadiyen Fed kaynaklı belirsizliğin yarattığı piyasa ‘gürültüsüne’ atıfta bulunuyoruz. Fed’in yeni başkanı Warsh’un uzun yıllardır piyasaların alışık olduğu ileriye dönük rehberlikten geri adım atarak daha ‘sessiz’ bir tarz izlemesi, piyasaların kafasını karıştırmak suretiyle faiz artırım beklentilerini de canlı tutmaya başladı.

Fed vadeli faiz kontraları sene sonuna kadar iki kez 25 baz puan faiz artırımına işaret ederken, faiz getirisi olmayan kıymetli metallerde ise son günlerde âdeta erimenin yaşandığını görüyoruz. Dolar endeksinin son 13 ayın en güçlü seviyelerine yükselmesiyle altının ons fiyatı 4 bin doların altına inerek son yedi ayın en düşük seviyesini test etti. Yükseliş kadar düşüşü de sert olan gümüş 61 dolar seviyesindeki son defans hattının da delinmesiyle dün %7 gerileyerek 55,57 dolar seviyesine âdeta çöktü. Dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere, gümüşte 54,35 dolar seviyesi asıl yükselişin başladığı seviye olarak büyük bir dikkatle takip edilmelidir! Teknik göstergeler aşırı satışa işaret ederken ve yüksek maliyetten gümüş alan yatırımcılar havlu atmaya hazırlanırken, gerçek paranın masaya şimdi oturmaya başlayacağını düşünüyoruz! Bu minvalde, haftalık kapanışın büyük bir önem arz edeceği gibi, 54 dolar seviyesinin de tamam mı devam mı sorusuna cevap vereceğini düşünüyoruz (bakınız grafik). Bir süredir sessiz bir şekilde gelişmeleri kenardan izlememizin ardından haftalık kapanışı görerek hamle yapmaya hazırlanıyoruz.

Fed’in faiz artırma riskinin tetiklediği satış baskısı dün küresel mali piyasaları topyekûn etkilerken âdeta pek çok enstrüman likidasyon eğilimi yaşandı. Doların genele yayılan yükselişi kıymetli metal fiyatlarının erimesine yol açarken, kripto paraların da satış baskısında nasibini aldığını görüyoruz. Amiral gemisi Bitcoin 59 bin dolar seviyesini test ederek neredeyse son iki yılın en düşük seviyesine gerilerken, Warsh’un neden olduğu belirsizlik yatırımcıların âdeta panik satışlarına yönelmesine neden oldu. Ortak para birimi EUR dün 1,13 seviyesinin diplerine kadar gerileyerek son bir yılın en düşük seviyesini test ederken, İngiltere’de Başbakan Starmer’in istifası ardından kraliyet aslanı sterlinin ise göreceli olarak güçlü kaldığını gördük. GBPUSD paritesi dün panik ortamında 1,3135 seviyesine kadar gerileyerek son 7 ayın en düşüğünü test etti. Teknik mânâda GBPUSD paritesinin de önemli seviyeleri test ettiğini görüyoruz. Haftalık kapanışın 1,3135 seviyesinin üzerinde olması durumunda, haftaya tepki yükselişleri görebileceğimizi göz ardı etmeyelim.

Türkiye cephesinin de dün küresel satış baskısına kayıtsız kalamadığını gördük. Borsa İstanbul ana endeksi peş peşe dördüncü günü de (%1,4) düşüşle tamamlarken, bankacılık hisseleri ise göreceli olarak günü yatay tamamladı. TCMB Başkanı Karahan’ın dün Londra’da gerçekleştirdiği sunumda arz şoklarının etkisiyle yükselen gıda ve enerji enflasyonunun, son yaşanan gelişmelerle sönümlenebileceğine işaret edildi. TL varlıklara yönelik güçlü talebin korunduğuna vurgu yapılırken, TCMB’nin savaşla birlikte devreye aldığı 300 baz puan üstü örtülü faiz artırımı duruşundan (fonlamanın faiz koridorunun üst bandından yapılması) yakın gelecekte geri adım atarak kademeli olarak normalleşmeye geri döneceğini ve Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetinin  (AOFM) yeniden %37 olan politika faizine geri döneceğini düşünüyoruz. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla mücadelesine destek sağlayacağı beklentisiyle iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41 seviyesinin diplerinde kalmaya dün de devam ederken, USDTRY kurunun bu sabah 46,50 seviyelerine bebek adımlarıyla yükseldiğini, CDS risk priminin ise 225 baz puanda yataylaştığını not edelim.

NATO Zirvesine geri sayım sürerken, ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin yeniden F-35 programına dâhil edilmesi ve KAAN savaş uçağında kullanılacak motorların ihracatına ilişkin sorulara, “muhtemelen Türkiye’yi mutlu edecek bir şey yapacağım” yanıtını verirken, Başkan Yardımcısı JD Vance ise F-35 konusunda ABD yönetiminde hukukî incelemenin sürdüğünü ve nihaî kararın Amerikan yasaları çerçevesinde verileceğini söyledi. Reuters’ın haberine göre Washington yönetimi, NATO Zirvesi öncesinde KAAN’da kullanılacak F110 motorlarının ihracatına onay vermeye hazırlanıyor. Her ne kadar F-35 konusunda Kongre engeli tamamen ortadan kalkmış olmasa da, son açıklamaların Ankara-Washington hattında son yılların en olumlu mesajları olduğunu düşünüyoruz.

Micron’un yarattığı risk iştahı yapay zekâ ve yarı iletken hisselerde alımları tetiklerken, buna karşın piyasanın önündeki soru işaretlerinin tamamen ortadan kalktığını da söylemenin zor olduğunu düşünüyorum. Son dönemde AI şirketlerinin ulaştığı yüksek değerlemeler hâlâ gün aşırı tartışılırken, bu sabah yaşanan sert yükselişi de son günlerde aşırı kaçan satışların ardından gelen güçlü bir tepki hareketi olarak okumak daha doğru olabileceğini düşünüyoruz. Özellikle bugün açıklanacak ABD PCE enflasyon verisi ve birinci çeyrek dönemi GSYH büyümesi, Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentilere ışık tutarak piyasa yansıması yaratabilir! Güçlü bir enflasyon verisinin faiz artırımı beklentilerini canlı tutarak bugünkü iyimserliği yeniden sınırlayabileceği unutulmamalıdır. Her ağacın cennete kadar uzamadığı sözünden hareketle, her düşüşün de bir sonunun olduğu da unutulmamalıdır. Panik yapmadan bugün ABD’de açıklanacak enflasyon rakamları ve haftalık kapanışlarını takip edeceğiz. Haftaya daha net bir resim sunmaya gayret edeceğiz.

Gümüş

 1782362200909e2196c6984c4cb2e5ef4dc4208b1e_1_1200.jpg

Brent

 178236220055e98186c45616ddc25a8bedb7a42624_2_1200.jpg

GBPUSD

178236220071aeb09f0bb0dbcfce142ab7ee2cd36e_3_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

GÜNCEL

İSO’dan kamu bankalarına finansman çağrısı: “Sanayi oksijensiz kaldı, özel kredi paketi şart”

Yayınlanma:

|

Yazan:

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’nda Türkiye sanayisinin en kritik gündem maddesi olan finansmana erişim sorunu, kamu bankalarının en üst düzey yöneticileriyle masaya yatırıldı.

Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır” ana temasıyla gerçekleştirilen toplantıya;

  • Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar
  • VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan
  • Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil
  • Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney

katılarak sanayicilerin sorularını yanıtladı.

Toplantının moderatörlüğünü BloombergHT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen yaptı.

Sanayicinin ortak şikâyeti: “Kredi ya çok pahalı ya da hiç yok”

Toplantının açılışında konuşan İSO Meclis Başkan Yardımcısı Yüksel Özyurt, sanayicilerin son dönemde yaşadığı finansman sıkıntısını net ifadelerle dile getirdi.

Özyurt’un öne çıkan mesajları şöyle oldu:

  • Kredilere ulaşmak her geçen gün zorlaşıyor.
  • Faiz oranları üretimi zorlayacak seviyelere ulaştı.
  • Kredi vadeleri kısa kaldı.
  • Teminat talepleri ciddi ölçüde arttı.
  • KOBİ’lerin yanında büyük ölçekli sanayi kuruluşları da işletme sermayesi bulmakta zorlanıyor.
  • Kamu bankalarının özel bankalar gibi davranmaya başladığı yönünde piyasada güçlü bir algı oluştu.

Özyurt, kamu bankalarının yalnızca ticari değil aynı zamanda kalkınma misyonu bulunduğunu belirterek üretim ve istihdamı önceleyen daha esnek kredi politikaları beklediklerini söyledi.

Erdal Bahçıvan: “Sanayici oksijensiz kaldı”

Toplantının en dikkat çeken konuşmasını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan yaptı.

Bahçıvan’ın kullandığı en çarpıcı ifade ise şu oldu: “Sanayicinin oksijeni finansmandır. Geldiğimiz noktada sanayicimiz ciddi ölçüde oksijensiz kalmıştır.”

Bahçıvan’a göre;

  • yüksek faizler,
  • krediye erişimde yaşanan zorluklar,
  • artan finansman maliyetleri,

yatırım yapan, üreten ve ihracat gerçekleştiren sanayi kuruluşlarını nefessiz bırakıyor.

İSO’dan hükümete açık çağrı

Bahçıvan, mevcut şartlarda sanayinin ayakta kalabilmesi için özel bir sanayi kredi paketinin hızla devreye alınmasını istedi.

İSO Başkanı; “Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu çağrı son dönemde sanayi kesiminden gelen en güçlü finansman taleplerinden biri olarak dikkat çekti.

Eximbank kredilerinde kritik sorunlar

Toplantının önemli başlıklarından biri de Türk Eximbank reeskont kredileri oldu.

İSO’nun dile getirdiği başlıca sorunlar şunlar: Günlük limitler yetersiz

Firma başına kredi kullanımının 60 milyon TL ile sınırlı olması nedeniyle birçok ihracatçı sıra bekliyor.

Bazı firmalar ihtiyaç duyduğu krediye ancak 5-6 ay sonra ulaşabiliyor.

Teminat yükü ağır

Sanayiciler;

  • peşin faiz ödemelerine rağmen,
  • kredi tutarının tamamı kadar teminat mektubu vermek zorunda kalıyor.

Bu durum;

  • teminat limitlerini tüketiyor,
  • komisyon maliyetlerini artırıyor,
  • yeni kredi kullanımını daha da zorlaştırıyor.

İSO, günlük kredi limitlerinin artırılmasını istedi.

“Sadece ucuz kredi değil, uzun vadeli sermaye gerekiyor”

Bahçıvan konuşmasında önemli bir yapısal soruna da dikkat çekti.

Türkiye’de şirket finansmanının büyük ölçüde banka kredilerine dayandığını belirten Bahçıvan;

gelişmiş ülkelerde ise;

  • sermaye piyasaları,
  • özel sektör tahvilleri,
  • girişim sermayesi fonları,
  • menkul kıymetleştirme

gibi alternatif finansman araçlarının çok daha etkin kullanıldığını söyledi.

Kamu bankalarının bu dönüşümde öncü rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

meclis_manset_01

Kamu bankaları sanayicinin sorularını yanıtladı

Toplantıda;

  • Ziraat Bankası
  • VakıfBank
  • Halkbank
  • Türk Eximbank

genel müdürleri sanayicilerin;

  • krediye erişim,
  • yatırım finansmanı,
  • ihracat kredileri,
  • KOBİ destekleri,
  • yeniden yapılandırmalar

başlıklarındaki sorularını cevapladı.

Toplantının sonunda İSO Meclis üyeleri de finansman konusunda yaşadıkları sorunları doğrudan kamu bankalarının üst yönetimine aktarma fırsatı buldu.

Bankavitrini Analizi

İSO’nun Haziran Meclisi, aslında son iki yıldır reel sektörün yaşadığı finansman krizinin en açık fotoğrafını ortaya koydu.

Sanayicilerin temel beklentisi artık sadece faiz indirimi değil.

Öne çıkan talepler şöyle sıralanıyor:

  • Üretime özel kredi paketleri
  • Daha uzun vadeli finansman
  • İşletme sermayesi destekleri
  • Eximbank limitlerinin artırılması
  • Teminat sisteminin sadeleştirilmesi
  • Kamu bankalarının kalkınma bankacılığı misyonuna daha fazla odaklanması

Özellikle enflasyonla mücadele sürecinde uygulanan sıkı para politikası nedeniyle kredi büyümesinin sınırlandığı bir dönemde, üretim yapan işletmeler finansmana erişimin ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik hale geldiğini vurguluyor.

İSO’nun “Sanayiye Sahip Çıkmak, Türkiye’ye Sahip Çıkmaktır” mesajı da bu nedenle yalnızca bir slogan değil; üretim, ihracat ve istihdamın korunmasına yönelik güçlü bir politika çağrısı niteliği taşıyor.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Sorunlu krediler bir yılda ikiye katlandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Takipteki kredilerde kırmızı alarm: KOBİ’ler yükü taşıyamıyor

BDDK verileri, bankacılık sektöründe kredi kalitesindeki bozulmanın hızlandığını gösteriyor. Mart 2025’te 351 milyar TL olan toplam takipteki alacaklar, Mart 2026 itibarıyla 679 milyar TL’ye yükselerek yaklaşık %93 artış kaydetti. Bir başka ifadeyle sorunlu kredi stoku son bir yılda neredeyse iki katına çıktı.

Veriler ne söylüyor?

Mart 2026 itibarıyla takipteki alacakların dağılımı:

  • Tüketici kredileri ve kredi kartları: 276 milyar TL (%41)
  • KOBİ kredileri: 240 milyar TL (%35)
  • Ticari krediler: 163 milyar TL (%24)

Toplam takipteki kredi tutarı 679 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda.

Asıl risk KOBİ tarafında büyüyor

Grafiklerde en dikkat çekici unsur KOBİ kredilerindeki bozulma.

Mart 2025’te 106 milyar TL olan takipteki KOBİ kredileri, Mart 2026’da 240 milyar TL’ye çıktı.

Bu;

  • Yaklaşık %126’lık artışa,
  • Başka bir ifadeyle 2,3 kat büyümeye,
  • Yaklaşık 5,3 milyar dolar seviyesinde sorunlu kredi stokuna

işaret ediyor.

KOBİ’ler açısından tabloyu ağırlaştıran başlıca nedenler:

✓ Yüksek TL kredi faizleri

✓ İşletme sermayesi ihtiyacındaki artış

✓ Finansmana erişimde yaşanan zorluklar

✓ Daralan iç talep

✓ Artan enerji, işçilik ve finansman maliyetleri

Özellikle üretim yapan sanayi KOBİ’leri, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle faaliyet kârı elde etseler bile nakit akışı yönetiminde zorlanıyor.

Ticari kredilerde de bozulma hızlandı

Ticari kredilerdeki takipteki alacaklar da dikkat çekici şekilde yükseldi.

  • Mart 2025: 98 milyar TL
  • Mart 2026: 163 milyar TL

Artış oranı yaklaşık %66.

Bu oran KOBİ segmentinin altında olsa da, büyük şirketlerin de finansal baskı altında olduğunu gösteriyor.

Ancak büyük ölçekli şirketler;

  • Döviz kredisine erişebilme,
  • İhracat gelirleri yaratabilme,
  • Sermaye piyasalarından fonlama sağlayabilme,
  • Bankalarla yeniden yapılandırma gücüne sahip olabilme

gibi avantajlar nedeniyle krizlere karşı daha dayanıklı kalabiliyor.

Tüketici tarafında tablo daha da düşündürücü

Takipteki alacakların en büyük bölümü artık tüketici kredileri ve kredi kartlarından oluşuyor.

276 milyar TL ile toplamın %41’ini oluşturan bu segment, hane halkının da ciddi finansal baskı altında bulunduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle:

  • Kredi kartı borçlarının büyümesi,
  • Asgari ödeme alışkanlığının yaygınlaşması,
  • Gelir artışlarının enflasyonun gerisinde kalması,
  • Tüketici kredilerindeki yüksek faizler

sorunlu kredi oluşumunu hızlandırıyor.

Dezenflasyonun görünmeyen maliyeti

Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikası enflasyonla mücadele açısından gerekli görülse de, ortaya çıkan yan etkiler reel sektör üzerinde giderek daha belirgin hale geliyor.

Yüksek faiz ortamı;

  • Yatırımları yavaşlatıyor,
  • İşletme sermayesi maliyetini artırıyor,
  • Nakit döngüsünü bozuyor,
  • KOBİ’lerin finansal dayanıklılığını azaltıyor.

Bugün görülen takipteki kredi artışı, aslında şirket bilançolarındaki finansman baskısının bankacılık sistemine yansımaya başlamış hali olarak okunabilir.

Sonuç

Veriler, kredi kalitesindeki bozulmanın yalnızca bireysel müşterilerde değil, reel sektörün tamamında hissedildiğini gösteriyor. Ancak riskin ağırlık merkezi açık şekilde KOBİ segmentine kayıyor.

Büyük şirketler alternatif kaynaklara ulaşabilirken, KOBİ’ler yüksek faizli TL kredilerine bağımlı kalıyor. Bu nedenle takipteki alacaklarda yaşanan sert yükseliş, önümüzdeki dönemde üretim, istihdam ve büyüme üzerinde ilave baskılar oluşturabilir.

Ez cümle: Dezenflasyon sürecinin faturası giderek daha fazla reel sektör tarafından ödeniyor. Bu faturanın en ağır kısmını ise şu aşamada KOBİ’ler üstlenmiş görünüyor.

Onur ÇELİK

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.