Connect with us

GÜNCEL

Bu firmanın yaptığı binaların 4’te 1’i yıkıldı: Hepsi deprem yönetmeliğine ‘uygun’…

Öz Burak İnşaat’ın yaptığı binaların yüzde 25’inin depremle yıkıldığı ortaya çıktı. Tamamı 2010’dan sonra, deprem yönetmeliğine “uygun” olarak yapılan binalar yerle bir olurken, şirket sahibinin ise ilkokul mezunu olduğu öğrenildi.

Yayınlanma:

|

Maraş merkezli iki büyük depremin ardından gazeteci Bahadır Özgür, Hatay’da en fazla binası yıkılan Öz Burak İnşaat’ın sahibi Hikmet Günsay’ı mercek altına aldı.

Özgür, deprem bölgesinde incelediği ilk inşaatçının Günsay olduğunu ifade ederek paylaşımlarında, ilkokul mezunu olan Günsay’ın 2001’de inşaatçılığa başladığını ve 2005’te Öz Burak İnşaatı kurduğunu belirtti. Gazeteci Özgür, “Şimdilik teyit edilmiş binalarının %25’i yerle bir oldu. Neredeyse ayakta kalmış bir parça dahi yok. Hepsi 2010 sonrası yapılmış” ifadelerini kullanarak Günsay’ın yaptığı binaları tek tek paylaştı.

Bahadır Özgür’ün sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı bilgiler şöyle:

‘HEPSİ 2010’DAN SONRA YAPILMIŞ’ 

“Hatay’da en fazla binası yıkılan şirketlerin başında Özburak İnşaat geliyor. Şimdilik teyit edilmiş binalarının %25’i yerle bir oldu. Neredeyse ayakta kalmış bir parça dahi yok. Hepsi 2010 sonrası yapılmış.

İlk inceleyeceğimiz inşaatçı bu. Bakın binalarının hali nasıl?

Hikmet Günsay 2001’de inşaatçılığa başlamış. 2005’te Özburak İnşaatı kurmuş. Bir röportajında “İlkokul mezunuyum. 1500’den fazla konut yaptım diyor.” 2017’de ilk rezidans işine girişince bir reklam filmi çekmiş. Mercedes aracından indiği bölüm şu:

Reklam filminde Antakya’nın havadan görüntüsüne, yapılan inşaatlar etiketlenmiş. Ürkütücü aslında. 1. derece deprem bölgesinde hepsi göğe yükseliyor. Sloganı da şöyle: “En iyi teknolojiyi en iyi malzeme ile buluşturup yaşlanılacak konut yapıyoruz.” Özburak’ın haritası bu:

ÖZ BURAK’IN HARİTASI DEĞİŞTİ 

O harita deprem gecesi tamamen değişti. Sosyal medya tarandığı zaman Antakya’da en fazla yardım çağrısı gelen yerlerin ilk sırasında bu binaların olduğu görülüyor. Tekrar vurgulayalım; binalar yeni ve sözde deprem yönetmeliğine harfiyen uygun! O harita artık bu halde:

Peki hangileri yıkıldı? Maalesef canımız yansa da sosyal medyada parça parça yayınlanmış o görüntüleri, kayda geçmek adına tekrar hatırlayalım. İlki, meşhur Rönesans Rezidans’ın hemen yanındaki devasa lüks konut. Atilla Eren Apartmanı.

İkinci bina ilk yaptıklarından. Şirketin sahibinin adını taşıyor: Hikmet Günsay Apartmanı.

Burası da ana caddelerde birinde bulunan sözde lüks konutlardan. Akademi City Sitesi. Bir blok tamamen ortada yok.

Buradan da çok sayıda çağrı yağdı. Yeni denilen Elçiler Apartmanı’ndan geriye neredeyse sadece adının yazılı olduğu tabela kalmış.

Antakya’daki yardım çığlıklarını sosyal medyadan yaymak için çırpınanların hemen hatırlayacakları bir diğer bina: Buket Apartmanı.

Bu da Ayla Uçar apartmanından geriye kalanlar…

‘DEVLET İSTEMEZ TEK ÇİVİ ÇAKILAMAZ’ 

Tek suçlu inşaatçılar mı? Buna göz yuman, denetlemeyen yerel siyasetçi ve bürokratlar ile her yeri şantiye gören, damarında beton ve çimento akan hükümet baş sorumlulardır. Devlet istemese tek çivi çakılamaz!”

Okumaya devam et

GÜNCEL

Zorlu Enerji’de 60,5 Milyon Dolarlık Temerrüt Riski

ZORLU ENERJİ’DE 60,5 MİLYON DOLARLIK TAHVİL ÖDEMESİ KRİZİ: FAİZ ÖDEMESİ 6 AY ERTELENMEK İSTENİYOR…

Yayınlanma:

|

Yazan:

Zorlu Enerji, 23 Ekim 2026’da yapılması planlanan 60,5 milyon dolarlık Eurobond kupon ödemesinin 23 Nisan 2027’ye ertelenmesi için tahvil sahiplerinden onay istedi. Şirketin başlattığı süreç, borç ödeme takvimi ve likidite yönetimine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi.

Zorlu Enerji, yurt dışında ihraç ettiği XS2926261426 ve US98977LAA44 ISIN kodlu tahvillerin faiz ödemesine ilişkin önemli bir karar sürecini başlattı. Şirket, 23 Ekim 2026 tarihinde yapılması öngörülen toplam 60 milyon 500 bin dolarlık kupon/faiz ödemesinin 6 ay ertelenerek 23 Nisan 2027 tarihinde gerçekleştirilmesi için tahvil sahiplerinin muvafakatini talep etti.

Şirketin açıklamasına göre teklif kapsamında tahvillerin hüküm ve koşullarına geçici ilave kısıtlamalar getirilmesi de öngörülüyor. Konuya ilişkin açıklama Euronext Dublin üzerinden yapılırken, teklif belgelerinin Zorlu Enerji’nin yatırımcı ilişkileri internet sitesinde yayımlanacağı bildirildi.

Tahvil sahiplerinin onayı belirleyici olacak

Zorlu Enerji’nin başlattığı süreçte kritik nokta, tahvil sahiplerinin erteleme teklifine vereceği yanıt olacak. Talebin kabul edilip edilmeyeceği ve teklifin hangi koşullarla sonuçlanacağı, şirketin önümüzdeki dönemdeki borç ödeme takvimi açısından önem taşıyor.

23 Ekim 2026 vadeli kupon ödemesinin ertelenmesi talebi, şirketin kısa vadeli nakit akışı ve dış finansman yükümlülüklerinin yönetimi bakımından yakından izlenecek. Bununla birlikte, yalnızca erteleme talebinden hareketle şirketin toplam borçluluğu veya ödeme gücü hakkında kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değil.

Temerrüt riski ve yatırımcılar açısından kritik süreç

Ödeme vadesinde kupon tutarının ödenmemesi ve geçerli bir sözleşmesel ertelemenin yürürlüğe girmemesi halinde, ilgili tahvil sözleşmelerindeki hükümlere bağlı olarak temerrüt gündeme gelebilir. Tahvil sahiplerinin onay vermesi durumunda ise ödeme takvimi, kabul edilen değişikliklerin kapsamına göre şekillenecek.

Yurt dışı tahvil yatırımcıları açısından sürecin sonucu kadar, geçici kısıtlamaların içeriği ve şirketin sonraki ödeme yükümlülüklerini nasıl yerine getireceği de önem taşıyor.

Zorlu Enerji, konuya ilişkin gelişmelerin tam ve zamanında kamuya açıklanacağını bildirdi.

Kaynak: Zorlu Enerji yatırımcı ilişkileri açıklaması ve Euronext Dublin duyuru platformu.

Bankavitrini.com | Bankacılık ve Reel Sektörün Sesi

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Fitch’ten Türk bankalarına kârlılık uyarısı: Takipteki krediler artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Yüksek fonlama maliyetleri ve enflasyon bankaların kâr marjlarını daraltırken, takipteki kredi oranı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 3,5’e yükseldi. Fitch, kârlılık üzerindeki baskının yıl boyunca sürmesini bekliyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’nda, Türk bankacılık sektörünün 2026 yılının ikinci çeyreğinde kârlılık kaybı yaşadığını ve sorunlu kredilerdeki artışın sürdüğünü bildirdi. Bloomberg HT haberine göre, yüksek fonlama maliyetleri, artan swap giderleri ve enflasyon kaynaklı faaliyet giderleri, bankaların finansal performansını olumsuz etkiledi.

Faaliyet kârlılığında belirgin gerileme

Fitch’in izlediği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, 2026’nın ilk çeyreğindeki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Sektör genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.

Rapora göre, yüksek Türk lirası faizlerinin fonlama maliyetlerini artırması, net faiz marjlarını daraltan başlıca unsurlar arasında yer aldı. Swap maliyetlerindeki yükseliş ve enflasyonun faaliyet giderleri üzerindeki etkisi de kârlılığı baskıladı.

Takipteki krediler yüzde 3,5’e çıktı

Bankacılık sektöründe aktif kalitesine ilişkin göstergeler de olumsuz seyrini sürdürdü. Fitch’in izlediği bankaların ortalama takipteki kredi (NPL) oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrek sonunda yüzde 3,5’e yükseldi. Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye çıktı.

Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Bu görünüm, kredi riskleri ve kârlılık baskıları yakından izlenirken sermaye göstergesinin söz konusu dönemde yatay seyrettiğine işaret etti.

Bankacılık sektörünü ne bekliyor?

Fitch, yüksek TL faizleri ve enflasyonist baskıların bankaların kârlılığı üzerindeki etkisinin 2026 boyunca devam edebileceğini öngörüyor. Kuruluş, yılın sonlarına doğru faiz indirimlerinin yeniden başlaması durumunda bu baskının 2027’de hafifleyebileceğini değerlendiriyor.

Bankacılık sektörü açısından temel risk, fonlama maliyetleri yüksek seyrederken kredi geri ödemelerinde yaşanabilecek bozulmanın karşılık giderlerini artırması ve kâr marjlarını daha da daraltması. Bu süreç, bankaların kredi verme iştahı ve reel sektörün finansmana erişimi üzerinde de baskı oluşturabilir.

Kaynak: Fitch Ratings’in Türk Bankaları İzleme Raporu; 21 Ekim 2026 tarihli haberler.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

AKBANK VE DENİZBANK: FON SORUŞTURMASINDAKİ İSİMLER BANKAMIZ ÇALIŞANI DEĞİL

FON SORUŞTURMASINDA AKBANK VE DENİZBANK’TAN AÇIKLAMA: “İSİMLER BANKALARIMIZIN ÇALIŞANI DEĞİL”

Yayınlanma:

|

Yazan:

Fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler üzerinden gündeme gelen Akbank ve DenizBank, haberlerdeki çalışma ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı. Akbank, “adı geçen kişilerin uzun süre önce bankadan ayrıldığını” belirtirken DenizBank, “adı geçen Yasemin Y.’nin banka çalışanı olmadığını” bildirdi.

Bankavitrini.com | Gündem

Sermaye piyasalarındaki işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında gözaltı listesinde yer alan isimler ve bu kişilerin bankalarla bağlantıları gündeme geldi. Konuya ilişkin Akbank ve DenizBank’tan açıklamalar geldi. Her iki banka da haberlerde yer alan çalışma ilişkilerine yönelik düzeltme talebinde bulundu.

Akbank: İsimler uzun süre önce bankadan ayrıldı

Akbank, fon soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen kişilerle ilgili haberlerde banka adının kullanılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Banka, haberlere konu olan kişilerin uzun süre önce Akbank’tan ayrıldığını ve başka kurumlarda çalıştıklarını belirtti. Açıklamada, bu kişilerin hâlen Akbank bünyesinde görev yapıyormuş gibi gösterilmesinin gerçeğe aykırı bir izlenim oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Akbank, güncel çalışma ilişkilerinin doğru aktarılması gerektiğini vurgulayarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini istedi.

DenizBank: Yasemin Yılmaz bankamızın çalışanı değil

DenizBank da fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlerin yer aldığı listeye ilişkin yayımlanan haberdeki bir bilgiyi düzeltti.

DenizBank A.Ş. tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Fon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isim listesine ilişkin yayımladığınız haberde, Yasemin Y. isimli kişinin DenizBank Finans Yöneticisi olduğu yönünde hatalı bilgiye yer verilmiştir.

Haberde adı geçen Yasemin Y., Bankamız çalışanı değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla söz konusu yanlış bilginin düzeltilmesini rica ederiz.”

DenizBank, açıklamasıyla Yasemin Y.’ın banka çalışanı olduğu yönündeki bilgiyi açıkça reddetti ve haberlerin düzeltilmesini talep etti.

Soruşturmada banka isimleri neden gündeme geldi?

Soruşturma kapsamında yayımlanan gözaltı listelerinde yer alan kişilerin mesleki unvanları ve çalıştıkları kurumlara ilişkin bilgiler, bankaların isimlerinin de haberlerde geçmesine neden oldu.

Ancak bir kişinin adının soruşturma kapsamında anılması, tek başına ilgili bankanın soruşturmanın şüphelisi olduğu veya kurumsal olarak herhangi bir suça iştirak ettiği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bir kişinin geçmişte bir bankada çalışmış olması da güncel çalışma ilişkisini göstermiyor.

Akbank’ın geçmiş çalışma ilişkilerine yönelik açıklaması ile DenizBank’ın Yasemin Y. hakkında yaptığı düzeltme, haberlerde kişi ve kurum bağlantılarının güncel ve teyit edilmiş bilgiler üzerinden kurulmasının önemini ortaya koydu.

Bankacılık sektöründe doğru bilgi ve itibar vurgusu

Sermaye piyasalarına yönelik soruşturmalarda kişi isimleriyle birlikte kurum adlarının anılması, kamuoyunda ilgili bankalara yönelik algıyı etkileyebiliyor. Bu nedenle gözaltı listelerindeki bilgilerin, kişilerin güncel iş durumlarıyla karşılaştırılarak yayımlanması önem taşıyor.

Akbank ve DenizBank’ın açıklamaları, soruşturma haberlerinde yalnızca isimlerin değil, bu isimlerle bankalar arasında kurulan bağlantıların da titizlikle doğrulanması gerektiğini gösteriyor.

Bankavitrini.com olarak not: Bu haber, Akbank ve DenizBank’ın çalışma ilişkilerine yönelik açıklamalarını bir araya getirmektedir. Soruşturmada adı geçen kişiler hakkındaki iddialar ile bankaların kurumsal sorumluluğu birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.