Connect with us

GÜNCEL

İş Görüşmelerinde Sıkça Sorulan 10 Soru

Yayınlanma:

|

2021 Temmuz ile Ekimi arasında ABD’de işlerinden istifa edenlerin sayıları anormal derecede yüksekti ve milyonlarca Amerikalı işlerini bıraktı. Bu aynı zamanda milyonlarca yeni iş fırsatının da olduğu anlamına geliyor. İster ilk defa işe girecek olun ister yalnızca bir iş değişikliği yapmak istiyor olun, bu kılavuzu bir sonraki görüşmenize hazırlanmak için kullanabilirsiniz.

İşte, görüştüğünüz kişileri kendinize hayran bırakmanıza ve istediğiniz pozisyonu almanıza yardımcı olacak cevaplama teknikleriyle birlikte iş görüşmelerinde sık sorulan 10 soru.

1. Bana kendinizden bahseder misiniz ve kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?

Görüşmeyi yapan kişiler adaylar hakkında hikâyeler duymaktan hoşlanırlar. Hikâyenizin harika bir başlangıcı, sürükleyici bir ortası ve görüşmeyi yapan kişinin işi almanız için sizi desteklemesini sağlayacak bir sonu olduğundan emin olun.

Yaptığınız mesleğe ilgi duymanıza neden olan bir olaydan ve daha sonra eğitimizden bahsedin. Hikâyede, akademik eğitiminizin ve şirketin uzmanlaştığı konunun veya sektöre olan tutkunuzun, iş deneyiminizle birleştiğinde sizi bu iş için nasıl mükemmel bir aday haline getirdiğinden bahsedin. Zorlu bir proje yönettiyseniz veya heyecan verici, sıra dışı bir tasarım üzerinde çalıştıysanız bunlardan bahsedin.

Örnek: “Fırsatların sınırlı olduğu küçük bir kasabadan geliyorum. İyi okullar nadir olduğundan, en iyi güncel bilgileri almak için çevrimiçi eğitimi kullanmaya başladım. Kodlamayı burada öğrendim ve ardından bilgisayar programcısı olarak sertifikamı aldım. Ön uç kodlayıcı olarak ilk işime girdikten sonra, zamanımı hem ön hem de arka uç dilleri, araçları ve çerçeveleri konusunda uzmanlaşmaya harcadım.”

2. Bu pozisyonu nasıl duydunuz?

İşverenler, şirketlerini aktif olarak arayıp aramadığınızı, bu rolü bir işe alım personelinden duyup duymadığınızı veya pozisyona mevcut bir çalışan tarafından tavsiye edilip edilmediğinizi bilmek ister. Kısacası onlara nasıl ulaştığınızı bilmek istiyorlar.

Bu pozisyona sizi biri önerdiyse, bu kişinin ismini mutlaka söyleyin. Görüşmeyi yapan kişinin sizi öneren kişiyi zaten bildiğini varsaymayın. Muhtemelen sizi yönlendiren kişiyi nasıl tanıdığınızı da bilmek isterler. Örneğin, siz ve (sizi tavsiye eden) Steve daha önce birlikte çalıştıysanız veya onunla bir etkinlikte kahve içerken tanıştıysanız bundan bahsedin. Bu size daha fazla güvenilirlik kazandırır. Steve şirkette çalışıyorsa ve işe başvurmanızı önerdiyse, neden sizi en uygun aday olarak önerdiğini açıklayın.

Rolü kendiniz araştırdıysanız, dikkatinizi çeken şeyin ne olduğu konusunda net olun; değerlerinizi şirket ve misyonuyla uyumlu hale getirebilirseniz ekstra bonus puan elde edersiniz. İşe alım müdürünü, diğer tüm şirketler yerine bu şirketi seçmenizin birkaç belirli nedeni olduğuna ikna etmelisiniz.

Son olarak, işe alındığınızı varsayarak neden kabul ettiğinizi açıklayın. Bu rol tam olarak uyumlu mu? Kariyerinizde ilerlemek istediğiniz yöne uygun mu? İşe alınmadan önce şirkete aşina olmasanız bile, öğrendikleriniz konusunda hevesli olun ve neden süreçte ilerlemekle ilgilendiğiniz konusunda dürüst olun.

Örnek: “Şirketinizin sayfasını bir süredir takip ettiğim için bu pozisyonu LinkedIn aracılığıyla öğrendim. X, Y ve Z alanlarında yaptığınız iş konusunda gerçekten istekliyim, bu yüzden hemen başvurmak istedim. Pozisyon için gereken beceriler sahip olduğum becerilerle iyi şekilde eşleşiyor ve bu benim için misyonunuza katkıda bulunmak için harika bir fırsat ve aynı zamanda kariyerim için harika bir deneyim gibi görünüyor.

3. Ne tür bir çalışma ortamını tercih edersiniz?

Görüşmeden önce kurum ve kültürü hakkında bilgi edindiğinizden emin olun. Yaptığınız araştırma size burada çok yardımcı olacak. Tercih ettiğiniz ortam, şirketin iş yeri kültürüyle yakından uyumlu olmalıdır (eğer uyumlu değilse, sizin için doğru seçim olmayabilir). Örneğin şirketin web sitesinde düz bir organizasyon yapısına sahip olduğunu veya işbirliğine ve özerkliğe öncelik verdiğini görebilirsiniz. Bunlar, bu soruya verdiğiniz cevapta bahsedebileceğiniz anahtar kelimelerdir.

Görüşmeyi yapan kişi size örneğin “Kültürümüz dışarıdan bakıldığında mesafeli görünüyor, ancak aslında çalışanlar arasında çok az rekabetin olduğu gerçekten rahat bir topluluk” gibi şirket hakkında araştırma yaparken fark etmediğiniz bir şey söylerse, bununla örtüşen bir deneyiminizi anlatmaya çalışın. Amacınız, iş ahlakınızın şirketinkiyle nasıl eşleştiğini paylaşmaktır.

Örnek: “Bu kulağa çok hoş geliyor. Hızlı tempolu çalışma ortamlarını seviyorum çünkü bana her zaman öğreniyorum ve kendimi geliştiriyorum gibi hissettiriyorlar. Ancak rekabet etmek yerine ekip üyeleriyle işbirliği yaptığımda ve insanların ortak bir hedefe ulaşmalarına yardımcı olduğumda gerçekten başarılı oluyorum. Son stajım benzer kültüre sahip bir organizasyondaydı ve bu uyumdan gerçekten keyif aldım.”

4. Zorlu veya stresli durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

İşveren şunu bilmek istiyor: işi yapmaya devam mı ediyorsunuz, yoksa baskı altında dağılıyor musunuz? Baskı yoğunlaştığında ve teslim tarihleri yaklaştığında sinir krizi geçirmeyeceğinizden emin olmak istiyorlar. Baskı altında sakin kalabilme yeteneği çok değerli bir yetenektir.

Karmaşaya rağmen sakin kaldığınız bir örneği paylaşın. Eğer geliştirdiğiniz bir beceriyse, bunu kabul edin ve gelecekte baskı altında durumlarda süreci daha iyi yönetmek için attığınız adımları ekleyin. Örneğin, stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacak bir farkındalık uygulamasına başladığınızı belirtebilirsiniz.

Örnek: “Stresli durumların her zaman ortaya çıkacağının farkındayım ve kariyerim boyunca bu tip durumlarla nasıl başa çıkacağımı öğrenmek zorunda kaldım. Her yeni deneyimle bu konuda daha iyiye gittiğimi düşünüyorum. Örneğin son şirketimde yeni bir ürün tanıtımı üzerinde çalışırken ekibimde işler planlandığı gibi gitmiyordu. İlk tepkim birini suçlamak yerine bir an durup düşünerek mevcut sorunu nasıl çözebileceğimize dair bazı stratejiler bulmak oldu. Daha önce benzer bir durumda paniğe kapılmış olabilirdim, bu yüzden sakin ve aklı başında kalmak kesinlikle doğru atılmış bir adımdı ve duruma daha net yaklaşmama yardımcı oldu.”

5. Bağımsız olarak mı yoksa ekip halinde çalışmayı mı tercih edersiniz?

Cevabınız, şirket kültürü ve söz konusu iş hakkında yaptığınız araştırmalara göre belirlenmelidir. Bununla birlikte, çoğu çalışma ortamında bir ekibin veya ekiplerin olduğunu göz önüne almalısınız.

Birçok pozisyon diğer insanlarla günlük olarak işbirliği içinde çalışmanızı gerektirirken, bazı pozisyonlar kendi başınıza çalışmanızı gerektirir. Bu soruyu yanıtlarken kişiliğinizin en iyi özelliklerini ve bunların işin gerekliliklerine nasıl uyduğunu vurgulayın. Her iki durumun da avantaj ve dezavantajlarından bahsetmek yararınıza olabilir.

Örnek: “İkisinin karışımından keyif alıyorum. Birlikte strateji oluşturabileceğim, farklı görüşler alabileceğim ve geri bildirim almak için iletişime geçebileceğim bir ekibe sahip olmayı seviyorum. Ancak bağımsız çalışmamı gerektiren görevleri üstlenmekte de rahatım. Sessiz bir alanda tek başıma odaklanabildiğimde işimi en iyi şekilde yaptığımın farkındayım. Ancak en iyi fikirleri bulmak için ekip arkadaşlarımla işbirliği yapmaya gerçekten değer veriyorum.”

6. Birden fazla projede çalışırken nasıl organize olursunuz?

İşverenler üretken ve verimli kalabilmek için zamanınızı ve enerjinizi nasıl kullandığınızı anlamak ister. Ayrıca şirketin programlarının ve iş akışı planlarının dışındaki işleri takip etmek için kendi sisteminizin olup olmadığını da anlamak isterler. Son teslim tarihlerine uyduğunuzu ve bunları ciddiye aldığınızı vurguladığınızdan emin olun.

İşleri düzgün bir şekilde yürüttüğünüz bir örnekten bahsedin. Üzerinde çalıştığınız projelerin öneminden, aciliyetinden ve buna göre zamanınızı nasıl kullandığınızdan bahsedin. Elinizdeki işleri nasıl organize ettiğinizi ve işlere nasıl odaklandığınızı açıklayın.

Örnek: “Genellikle farklı programları kodlamak arasında geçiş yaptığım mevcut işimde bir çok proje yönetmeye alışkınım. Hepsinin yolunda gittiğinden emin olmak için zaman sınırlaması tekniğini kullanıyorum ve takvimimde belirli görevler için zaman ayırıyorum. Bunun, ilk önce yapılması gerekenlere öncelik vermeme gerçekten yardımcı olduğunu ve sorumluluğum altındaki sürekli günlük işleri sorunsuz şekilde yürütmemi kolaylaştırdığını gördüm.”

7. Geçen sene bilgi düzeyinizi geliştirmek için ne yaptınız?

Bu soru pandeminin bir sonucu olarak gündeme gelebilir. İşverenler insanların zamanlarını nasıl farklı şekilde kullandıklarını bilmek ister. Becerilerinizi geliştirmeye veya kurslara katılmaya zaman harcamadıysanız, bu soruyu yanıtlamaktan korkmayın. Sahip olduğumuz her deneyimden dersler çıkarıyoruz.

Mesleki becerilerinizi geliştirmek için zaman harcadıysanız aşağıdakileri söyleyebilirsiniz.

Örnek: “Bu süreçteki boş zaman, kariyerimle ilgili ne istediğim konusunda düşünmem için bir fırsat yarattı. Alanımdaki güncel gelişmeleri takip etmek için birçok dergi okudum ve bazı çevrimiçi kurslar alarak becerilerimi geliştirdim, örneğin…” (ve sonra spesifik olun).

Kişisel gelişiminiz üzerinde çalışmayı seçtiyseniz aşağıdakine benzer bir şey söyleyebilirsiniz.

Örnek: “Herkes gibi ben de geçen yıl günde iki saat işe gidip gelmek zorunda kalmadığım için biraz zaman kazandım. Zamanımı sevdiğim şeylere ayırmaya karar verdim. Böylece gitar çalmayı öğrenmeye ve günlük tutmaya başladım. Bu şekilde kendime vakit ayırdım ve bunun zihinsel sağlığım ve üretkenliğim açısından gerçekten harika olduğunu hissediyorum.”

8. Maaş beklentiniz nedir?

Görüşmeye başlamadan önce başvurduğunuz pozisyon ile ilgili maaşın ne kadar olduğunu bilmelisiniz. Maaş bilgileri için Glassdoor, Fishbowl veya Vault.com gibi web sitelerine göz atın. Ayrıca LinkedIn’de listenizdeki kişilere ulaşarak bu alanda çalışan insanlara da sorabilirsiniz.

İşverenler bu soruyu her zaman soracaktır çünkü her pozisyonun bütçesi vardır ve ilerlemeden önce beklentilerinizin bu bütçeyle tutarlı olmasını sağlamak isterler.

Görüşme sırasında genellikle belirli bir rakam yerine maaş aralığını tartışmanın ve müzakereye yer bırakmanın daha iyi olduğunu unutmayın. Ayrıca, tedbiri elden bırakmamak ve biraz daha yüksek bir rakam vermek daha iyidir, çünkü aşağıya doğru pazarlık yapmak yukarıya doğru müzakere etmekten daha kolaydır. Genel bir kural olarak, maaşla ilgili soruları görüşmeyi yapan kişi sorana kadar gündeme getirmemenizi veya bu konuyu sürecin çok erken bir aşamasında açmamanızı tavsiye ederim.

Örnek: “Becerilerime, deneyimime ve mevcut sektör oranlarına dayanarak, ____ civarında bir maaş talebim bulunmaktadır” (istediğiniz maaş aralığını ve gerekçesini söyleyin).

9. Başka işlere de başvuru yapıyor musunuz?

Görüşmeyi yapan kişiler bu pozisyonla gerçekten ilgilenip ilgilenmediğinizi veya bunun birçok seçenekten sadece biri olup olmadığını bilmek isterler. Basitçe, sizin ilk tercihiniz olup olmadıklarını bilmek istiyorlar. Dürüstlük en iyi politikadır. Başka işlere başvuruyorsanız bunu söyleyin. Başka bir teklif olmadığı sürece nereye başvurduğunuzu söylemenize gerek yok. Ancak diğer şirketlerle işe alım sürecinin neresinde olduğunuzu bilmek isteyebilirler. Görüşmeyi yapan kişi sorarsa aktif olarak iş aradığınızı da belirtebilirsiniz.

Örnek: “Birkaç firmaya daha başvurdum ama şu anda en çok heyecanlandığım pozisyon bu çünkü…”

10. Özgeçmişinizden bir yıl ara verdiğiniz anlaşılıyor. Bunun neden olduğunu bize anlatmak ister misiniz?

Ara verilen yıllar bazı kültürlerde diğerlerinden daha popülerdir. Bazı mesleklerde ara verilen yıllar olumsuz bir anlam taşıyabilir (sektör çok hızlı gelişmiş ve siz güncel bilgileri kaybetmiş olabilirsiniz).

Görüşme yapan kişiye, ara verdiğiniz yılın çocukluktan yetişkinliğe geçişinizi ertelemekle ilgili olmadığını, ancak şu anda kendine güvenen profesyonel kişiye değer kattığından bahsedin. Dünyanın hangi bölgesinde bulunduğunuza ve bunların ne kadar yaygın olduğuna bağlı olarak, işverenler muhtemelen ne yaptığınıza, deneyimlerinizin size nasıl fayda sağladığına ve bu göreve nasıl hazırladığına dair hikâyeler duymak isteyecektir.

Neden bir ara verdiğinize dair kısa bir açıklama yapın, ardından bunun sonucunda geleceğiniz için olumlu bir fark yaratan şeye odaklanın.

Örnek: “Lisenin son yılında kendimi eğitim yolumu seçmeye hazır hissetmedim, bu yüzden hayattaki hedeflerimi belirlemek için birkaç aylığına bir kursa gittim. Biraz gelişigüzel görünebilir, ancak harcadığım zaman aslında liderlik ve iletişim gibi alanlarda pek çok yeni beceri geliştirmeme yardımcı oldu. Bu süre zarfında tutkuma uygun bir diploma almak istediğimi fark ettim ve X bölümüne girdim.”

İyi bir izlenim bırakmak için her soruyu özgüven ve tutkuyla yanıtlamanız gerekir. Ancak önce pratik yapmak gerçekten yardımcı olur. Dikkatli bir hazırlık, kendinden emin ve kontrollü görünmenize olanak tanıyacak ve zorlu rekabet koşullarında ideal bir aday olarak görünmenize yardımcı olacaktır.

HBR

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

PASHA Bank aktiflerini yüzde 16,1 büyüterek 17,2 milyar TL’ye taşıdı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Müşteri odaklı yaklaşımı, güçlü sermaye yapısı ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle faaliyetlerini sürdüren PASHA Bank, 2026 yılının ilk yarısında güçlü finansal performansını korudu. Banka, aktif büyüklüğünü yıl sonuna göre yüzde 16,1 artışla 17 milyar 198 milyon TL’ye yükseltirken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 büyüme kaydetti.

Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sağlayan, bölgesel ticaret ve yatırımların gelişimine finansman desteği sunan PASHA Bank, 2026 yılının ilk yarısında istikrarlı büyümesini devam ettirdi. 2025 yılını 14 milyar 809 milyon TL aktif büyüklükle tamamlayan banka, yılın ilk altı ayında aktiflerini 17 milyar 198 milyon TL seviyesine taşıdı. Aynı dönemde öz kaynakları yılbaşına göre yüzde 5,3 geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 24,1 artış gösterdi. PASHA Bank’ın ilk yarı yıl kârı ise 192 milyon TL olarak gerçekleşti.

Reel Sektöre 12,4 Milyar TL’lik Finansman Desteği

PASHA Bank, reel sektöre sağladığı finansman desteğini yılın ilk yarısında da artırdı. Bankanın toplam kredi hacmi yüzde 25,1 büyüyerek 12 milyar 436 milyon TL’ye ulaştı. Böylece PASHA Bank; üretimin, yatırımın ve dış ticaretin finansmanına sağladığı katkıyı sürdürürken, müşterilerinin büyüme yolculuğunda güvenilir çözüm ortağı olmaya devam etti.

Sürdürülebilir finansmanda önemli adım

PASHA Bank, finansal performansının yanı sıra sürdürülebilir finans alanındaki çalışmalarını da hız kesmeden sürdürdü. Banka, yılın ilk yarısında gerçekleştirdiği 250 milyon TL tutarındaki ilk Yeşil Bono ihracıyla sermaye piyasalarına sürdürülebilir finansman alanında ürün yelpazesine yeni bir enstrüman daha kazandırdı. Çevresel fayda sağlayan projelerin finansmanına kaynak oluşturmayı amaçlayan bu ihraç, PASHA Bank‘ın sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli kilometre taşlarından biri oldu.

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ın bölgesel güçleri, ülkeler arası kültürel bağları ve çağdaş bakış açıları ile şekillenen bir vizyonun bankacılığa yansıması olduklarını belirten PASHA Bank Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Alpaslan Yurdagül,

“Küresel ekonomide belirsizliklerin ve finansal koşulların yeniden şekillendiği bir dönemde, güçlü sermaye yapımız, disiplinli risk yönetimimiz ve müşteri odaklı yaklaşımımız sayesinde istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. Bankamızın güçlü finansal yapısını daha da ileri taşıyacak adımlara odaklanırken, ilk altı aylık performansımız doğru alanlara odaklandığımızı ve sağlam bir zeminde ilerlediğimizi gösteriyorTürkiye’de finansman konusunda sektörel bir ayrım yapmamakla birlikte önceliğimiz; doğru projeleri destekleyerek sürdürülebilir büyümeyi sağlamak ve dengeli bir sektör dağılımını korumaktır. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında kurduğumuz finansal köprüyle müşterilerimizin bölgesel büyümesine katkı sunarken, sürdürülebilir finans alanındaki çalışmalarımızla da uzun vadeli değer üretmeye devam ediyoruz.” dedi.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Altın, gümüş, Fenerbahçe… Belki de en kötüsü geride kaldı

Yayınlanma:

|

Yazan:

İran ile Umman arasında yürütülen Hürmüz Boğazı görüşmelerinde önemli mesafe kat edildiğini bu sabah Reuters haber akışında okuyoruz. Habere göre, Basra Körfezi’ne giriş yapan gemilerin kontrolünün İran’a bırakılması değerlendiriliyor. ABD’nin bugüne kadar kesin şekilde karşı çıktığı böyle bir düzenlemenin hayata geçmesi, savaş sonrasında bölgedeki güç dengesinin Tahran lehine değiştiğinin de bir göstergesi olacaktır. Taraflar henüz nihaî anlaşmaya ulaşmasa da, İran’ın boğazı kullanan gemilerden yük değerinin %5-7’si oranında ücret talep ettiği, ABD’nin ise herhangi bir ücret alınmasına karşı çıktığı belirtiliyor. Umman’ın ise tarafları ortak bir zeminde buluşturacak bir formül üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.

Savaşın başında İran’ın koşulsuz teslim olacağını söyleyen Trump’ın bugün diplomatik çözümü ön plana çıkarmasının arkasında, Kasım ayında yaklaşan ara seçimler öncesinde Amerikan kamuoyunda savaşa desteğin zayıflaması, aylar süren operasyonlara rağmen İran’ın Hürmüz üzerindeki etkinliğinin kırılmaması ve ABD’nin uzun menzilli hassas mühimmat stoklarının önemli ölçüde azalması gibi nedenlerin bulunduğunu düşünüyoruz. ABD’nin askerî seçeneği ikinci plana iterek diplomasiye ağırlık vermesi, petrol fiyatlarında son iki günde görülen sert geri çekilmenin de temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Gözler jeopolitik gelişmeleri takip ederken, piyasalar cephesinde de dün önemli gelişmeler yaşandı. Her ne kadar Fed cephesinden uzun bir süredir hedefin üzerinde seyreden enflasyona karşı çatlak sesler gelse de, Japon yeni lehine gerçekleştirilen ortak müdahaleden de anlaşılacağı üzere, güçlü dolar temasının artık devam etmesi de pek de arzu edilmiyor. Hatırlanacağı üzere, savaş öncesi dönemde ABD dolarının bilinçli bir şekilde değer kaybına maruz bırakılması ile zayıf dolar teması hükûm sürmüş, dolar değer kaybederken, tartının dengede kalması için değeri dolarla ölçülen hemen hemen her enstrümanda ciddi değer artışları görmüştük (kıymetli metaller, baz metaller, bitcoin, hisse senetleri…). Akabinde, Fed’in başına atanacak ismin tahmin edilen kişi olmaması (Ocak sonu) devamında ise patlak veren savaşın (Şubat sonu) likidite ihtiyacını artırmasıyla piyasalar hızla yön değiştirmiş, dolar ise kayıplarını telafi ederek beklenenin çok ötesinde değer kazanmıştı. Bu süreçte doların piyasa kuru olarak görülen DXY, Ocak sonu test ettiği 95 seviyesinden 102 seviyesine doğru koşarken, uzun vadeli tahvil faizleri 2007 yılında test edilen seviyelere geri dönerek piyasaların ahengini bozmuştu.

Gelinen noktada ise, Warsh’un şahin tonunu korumasına rağmen faiz artırmakta çok da aceleci olmayacağı, hatta Fed’in politika faizini uzun bir süre mevcut seviyelerde tutacağı beklentisinin güçlenmeye başladığını görüyoruz. Bu sabah itibariyle sene sonuna kadar faiz artırım beklentisi 31 baz puan olarak fiyatlanıyor. Beklentilerde yaşanan sınırlı değişime paralel kıymetli metallerde son dönemde yaşanan erimenin durduğunu, tabanın test edildiği, dün itibariyle alıcıların yeniden kontrolü ele aldığını söyleyebiliriz. Son haftalarda Warsh’un söylemleri sert olsa da faiz artırımı yönünde adım atmaması, Hamaney’in cenaze töreni sonrasında İran’ın taviz vermeyen duruşuna paralel Hürmüz ekseninde müzakere umutlarının artması ve bunun Trump üzerindeki baskıyı artırması, jeopolitik risklerin kademeli olarak azalmasına katkı sağladı. Buna bir de dolar cephesinde başlayan değer kaybı eklenince, risk iştahının yeniden canlandığını görüyoruz.

Elbette buradan hareketle hemen roket emojileri eşliğinde sert bir yükseliş beklemiyoruz. Ancak orta ve uzun vadeli senaryomuza paralel olarak en kötüsünün geride kaldığını ve kıymetli metaller piyasalarda yeniden yukarı yönlü isteğin oluşmaya başladığını düşünmeye devam ediyoruz. Dün bu beklentiler ışığında altın ve gümüş cephesinde var olan ölçülü uzun pozisyonlarımızı bir miktar daha artırdık. Son aylarda iyimserliğe kapılarak açtığımız uzun pozisyonların ömrü çok da uzun olmadı, umarım bu sefer şeytanın bacağını kırarız. Bu arada dün akşam Fenerbahçemizin keyif veren futbolu, müthiş goller ve pozisyonları eşliğinde stadyumun enerjisi de en az kıymetli metaller kadar yüzümü güldürdü. Dün altının ons fiyatı %4’ün üzerinde yükselişle 4,300 dolar seviyesine gelirken, benzer bir şekilde gümüşün de ons fiyatı 63 dolar seviyesine dayandı. Teknik bir bakış açısıyla, altında ilk hedef seviyesi 4,450 dolar olarak ön plana çıkarken, gümüşte ise 80 dolar seviyesini hedefliyoruz. Rasyonun gümüş lehine ilerleyeceğini beklerken, Türk insanının da bir numaralı yatırım aracı olan gram altın yeniden 6,500 seviyesinin üzerine yükseldi.

Dün açıklanan makro verilerde ise ABD’de hizmet sektörü Temmuz ayında 54,1 ile büyümesini sürdürürken, fiyat baskılarının da yeniden güç kazandığı görüldü. Buna karşın işgücü piyasasında yavaşlama sinyalleri dikkat çekiyor. Hizmet sektörü istihdam endeksi daralma bölgesine gerilerken, dün açıklanan ADP özel sektör istihdamının 44 bin kişi ile beklentilerin altında kalması, işe alımların hız kestiğine işaret etti. Piyasaların tüm konsantrasyonu ise her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD’de açıklanacak resmî istihdam raporuna çevrildi. Fed’in fiyat istikrarı (enflasyon) yanı sıra tam istihdam görevi de olduğu düşünülürse, veri Fed’in bundan sonra izleyeceği yol haritasına ışık tutacaktır. Reuters anketine göre tarım dışı sektörde istihdamın Temmuz ayında 80 bin kişi artması, işsizlik oranının ise %4,2 seviyesinde kalması bekleniyor. Geçmiş aylara yönelik yapılabilecek revizyonların da topyekûn değerlendirileceği raporun beklentilerin dışında kalması durumunda piyasa yansıması yaratacağı göz ardı edilmemelidir.

Türkiye cephesinde ise dün ana gündem maddesi “Terörsüz Türkiye” şeklinde adlandırılan düzenlemenin Meclis’e sunulması oldu. Her ne kadar konunun uzmanı olmasak da, ilke olarak terörün her türlüsüne karşıyız ve bitmesini de olumlu olarak yorumluyoruz. Bakan Şimşek’in de KKTC ziyaretinde yapmış olduğu sunumunda, PKK’nın feshi ve silahsızlanma sürecinin yaratacağı ekonomik kazanımlar, daha kapsayıcı ve demokratik toplum, bölgesel istikrar ve entegrasyon için fırsatlar ve en önemlisi Doğu ve Güneydoğu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motoru hâline gelebileceği beklentisi hafızamızda önemli bir yer tutuyor. USDTRY kuru bu sabah bebek adımlarıyla 47,60 seviyesine doğru yol alırken, CDS risk primi ise 230 baz puan seviyesine geriledi. İki yıl vadeli gösterge tahvil petrol fiyatlarının bekle ve gör stratejisine geçmesiyle %41,67 seviyelerinde yatay bir seyir izlerken, hisse senetleri cephesinde ise ana endeks dün günü yatay tamamlarken, bankacılık hisseleri ise %1,3 oranında geriledi.

Piyasalar müzakerelerin seyrini takip etmesiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 80 dolar seviyesinin hemen altında beklemeye geçerken, ABD borsaları dün geceyi karmaşık bir seyir izleyerek tamamladı. Risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %1’e yakın gerilerken, yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında da karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, teknoloji hisselerindeki sert satışların etkisiyle günü yaklaşık %1,5 gerilerken, KOSPI endeksinde düşüş ise %4,5 oldu. ABD’de AMD ve SpaceX hisselerinde görülen gerilemenin ardından, yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğine yönelik endişelerin Asya’ya da taşındığını görüyoruz. Halka arzın ardından 220 doları aşan SpaceX hisseleri dün akşamı 110 doların altına sarkarak tamamladı.

Küresel mali piyasaların gündeminde her ne kadar yarın açıklanacak istihdam verisi ilk sırada yer bulsa da, bugün Almanya sanayi siparişleri, Euro Bölgesi perakende satışları ve ABD haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. Her hafta Perşembe günü olduğu üzere Türkiye cephesinde ise TCMB ve BDDK’nın haftalık raporlarını yakından takip edeceğiz.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

BORSA

Hürmüz için anlaşma umudu: Petrol geriledi, risk iştahı artıyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

Katar, ABD ile İran arasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. Bu açıklamanın ardından, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlayabileceği beklentisiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün %5, son iki haftada ise yaklaşık %20 gerileyerek 78 dolar seviyesini test etti. Katar Emiri ile telefonda görüşen ABD Başkan Trump diplomatik çabaların sürdüğünü belirtirken, ABD Hazine Bakanı Bessent ile Dışişleri Bakanı Rubio da Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığını ve anlaşmanın kısa sürede sonuçlanabileceğini ifade etti. Buna karşın Tahran yönetimi, ABD ile doğrudan görüşmelerin başladığı yönündeki açıklamaları yalanladı. Ancak Umman ile Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz ulaşımının yeniden sağlanmasına yönelik temasların olumlu ilerlediğini duyurdu.

Haber akışının piyasaları mutlu etmesine paralel bu sabah Asya borsaları, Wall Street’teki rekor kapanışın ardından teknoloji hisselerine yönelik alımların desteğiyle güne güçlü yükselişlerle başladı. Japonya’nın Nikkei endeksi ve Tayvan borsası %3’ten fazla yükselirken, son dönemlerde tahterevalli tarzında bir seyir izleyen Güney Kore borsası KOSPI ise bu sabah %4,5 yükselerek eski günlerini yeniden hatırladı. ABD cephesinde ise en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi tarihî zirvesini yenilerken, endekste yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri de ilk kez 70 trilyon doların üzerine yükseldi. Öte yandan, güçlü bilanço açıklayan AMD ve SpaceX hisselerinde seans sonrası kâr realizasyonları görüldü. SpaceX’te özellikle yüksek yapay zekâ yatırımlarının nakit akışı üzerindeki baskısı yatırımcıları temkinli olmaya yöneltti.

SpaceX, halka arz sonrası açıkladığı ilk bilançosunda ikinci çeyrek gelirini geçen yılın aynı dönemine göre 4,1 milyar dolardan 7,8 milyar dolara yükseltirken, faaliyet zararı da 970 milyon dolardan 143 milyon dolara geriledi. Güçlü sonuçlarda Starlink ve yapay zekâ faaliyetlerindeki hızlı büyüme etkili olurken, şirketin AI altyapısına yaptığı yatırım harcaması 15,8 milyar dolara ulaşarak dikkat çekti. Yönetim, bu yüksek yatırım temposunun önümüzdeki çeyreklerde de devam edeceğini belirtirken, Starlink ile mobil iletişim pazarına girerek geleneksel telekom operatörlerinden müşteri kazanmayı hedeflediklerini açıkladı. Güçlü finansal sonuçlara rağmen, SpaceX hisseleri seans sonrası işlemlerde yaklaşık %7,5 değer kaybetti. Şaşırdık mı? Aslında hayır. Yapay zekâ tarafında milyarlarca dolarlık yatırımlar sürüyor. Ancak yatırımcılar artık bu harcamaların ne zaman nakit akışına ve kârlılığa dönüşeceğini sorgulamaya başladı. Sabır giderek azalıyor.

ABD ile İran arasında diplomatik ilerleme sağlanabileceğine yönelik beklentilerin ışığında gerileyen enerji fiyatları, küresel tahvil piyasalarını destekledi. Piyasaların kılavuz kargası konumunda ABD’nin gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil faizi %4,60 seviyesinin altına inerken, 30 yıllık tahvil faizi de %5,15 seviyesini test etti. Bu ılımlı gelişmelere paralel Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimali %54 seviyesine gerilerken, sene sonuna kadar artırım beklentisi de 31 baz puana gevşedi. Faiz getirisi olmayan kıymetli metallerin ise dün itibariyle ayağa kalkmaya istekli bir seyir izlediklerini gördük. Dolar endeksinin (DXY) 99,80 seviyesine gerilemesinin de yardımıyla, altının ons fiyatı bu sabah 4,130 dolar seviyesine yükselirken, gümüş ise 61 dolar seviyesine dayandı. Teknik mânâda, altın gümüş rasyosunun gümüş lehine ilerlemeye başladığını, yukarı yönlü hareket şayet başlamışsa gümüşün daha hızlı koşacağını düşünüyoruz. Uzun pozisyon açmadan bir iki gün daha gelişmeleri takip etme niyetindeyiz. Gümüşte hareketin devam etmesi durumunda yukarıda ilk etapta 80 dolar seviyesini hedefleyeceğiz (bakınız grafik). Bitcoin 64 bin dolar seviyelerinde salınarak enerji biriktirmeye devam ettiğini de not edelim.

Küresel piyasalarda risk iştahı artarken, içeride ise gündem tamamen hayat pahalılığı ve enflasyon olmaya devam ediyor. KKTC İstatistik Kurumu dün Temmuz ayı resmî enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre TÜFE aylık bazda %2,90 artış kaydederken, yıllık enflasyon ise %38,10 seviyesinde gerçekleşti. Aylık bazda en yüksek fiyat artışı %9,79 ile eğitim grubunda görülürken, lokanta ve oteller (%5,46) ile sağlık (%4,80) kalemleri de dikkat çekti. Geçen senenin Temmuz ayında %3,17 artış kaydeden enflasyon nedeniyle (baz etkisi) yıllık enflasyon hafif de olsa gerilerken, Ağustos ve Eylül ayı gerçekleşmelerinin sırası ile %3,35 ve %5,39 olduğunu not düşelim.

KKTC’de 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin hayat pahalılığı oranı %16,95 olarak belirlenmişti. Bu oran, yılın ikinci yarısında uygulanacak asgari ücret ile kamu çalışanları ve emeklilerin maaş artışlarının hesaplanmasında esas alındı. Her gün öğle saatlerinde hem babama hem de kendime aynı yerden yemek alıyorum. Hayat pahalılığı oranının açıklanmasının hemen ardından işletme artan maliyetleri gerekçe göstererek fiyatlarını yaklaşık %20 artırdı. Bunun benzer örneklerini günlük hayatın hemen her alanında görmek mümkün. Rahmetli Süleyman Demirel’in yıllar önce söylediği gibi enflasyonun yalnızca ekonomik bir pahalılık meselesi olmadığını, derin bir sosyal ve ahlakî çöküntü yarattığını savunmuştur. Enflasyon meselesinin sadece toplumsal mutabakat ile çözüleceğini düşünüyorum. Herkesin enflasyonun düşeceğine inanması ve ikna olması gerekir. Aksi takdirde işimiz gerçekten çok zor…

Türkiye cephesinde ise bir süredir tatsız bir seyir izleyen hisse senetleri dün nihayet yurt dışı olumlu havadan faydalandı. Borsa İstanbul 100 endeksi günü %2 yükselişle tamamlarken, USDTRY kuru kendi hâlinde bebek adımlarıyla yükselmeye devam ederek 47,57 seviyesini test etti. Beş yıl vadeli CDS risk primi 232 baz puan seviyesine gerilerken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi de %41,63 seviyesine gevşedi.

Dün TCMB Temmuz ayı fiyat gelişmeleri raporunu yayımladı. Raporda temmuz ayında aylık bazda tüketici enflasyonunun ana eğilimi bir önceki aya kıyasla gerilemiştir ifadesi dikkatimizden kaçmadı. Zaten bir süredir iç talepteki yavaşlamadan söz ediyoruz. Mesela dün açıklanan ODMD verilerine göre Temmuz ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı, geçen yılın aynı ayına göre %25 azalış kaydetti. TCMB’nin liralaşma stratejisini başardığını, kredi kanallarını kıstığını ve talebi yavaşlatarak üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını görüyoruz. Pekâlâ en kritik soruyu soralım. Neden enflasyon düşmüyor? Neden benim yemek aldığım yer %20 zam yapmak zorunda kaldı? Demirel’in sözleri hafızalarda derin bir yer tutarken, biz TCMB’nin para politikası tarafında elde ettiği başarıya ve Ortadoğu’da tansiyonun düşeceğine paralel Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetini (AOFM) kademeli olarak %40 seviyesinden %37 seviyesine doğru gevşeyeceğini düşünüyoruz. Bu minvalde 13 Ağustos tarihindeki Enflasyon Raporu sunumu dikkatle takip edeceğiz.

Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya, Euro bölgesi ve ABD’de açıklanacak hizmetler PMI verisi takip edilecektir. Özellikle her ayın ilk cuması açıklanan ve ABD ekonomisinin sağlığı açısından en kritik bilgiyi sunan tarım dışı istihdam verisi öncesinde  ADP özel sektör istihdamı (öncü veri) bugün yakından takip edilecektir.

Gümüş

178590458352be6763a3e460c9332df80c4cc878aa_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.