Connect with us

GÜNCEL

İş Görüşmelerinde Sıkça Sorulan 10 Soru

Yayınlanma:

|

2021 Temmuz ile Ekimi arasında ABD’de işlerinden istifa edenlerin sayıları anormal derecede yüksekti ve milyonlarca Amerikalı işlerini bıraktı. Bu aynı zamanda milyonlarca yeni iş fırsatının da olduğu anlamına geliyor. İster ilk defa işe girecek olun ister yalnızca bir iş değişikliği yapmak istiyor olun, bu kılavuzu bir sonraki görüşmenize hazırlanmak için kullanabilirsiniz.

İşte, görüştüğünüz kişileri kendinize hayran bırakmanıza ve istediğiniz pozisyonu almanıza yardımcı olacak cevaplama teknikleriyle birlikte iş görüşmelerinde sık sorulan 10 soru.

1. Bana kendinizden bahseder misiniz ve kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?

Görüşmeyi yapan kişiler adaylar hakkında hikâyeler duymaktan hoşlanırlar. Hikâyenizin harika bir başlangıcı, sürükleyici bir ortası ve görüşmeyi yapan kişinin işi almanız için sizi desteklemesini sağlayacak bir sonu olduğundan emin olun.

Yaptığınız mesleğe ilgi duymanıza neden olan bir olaydan ve daha sonra eğitimizden bahsedin. Hikâyede, akademik eğitiminizin ve şirketin uzmanlaştığı konunun veya sektöre olan tutkunuzun, iş deneyiminizle birleştiğinde sizi bu iş için nasıl mükemmel bir aday haline getirdiğinden bahsedin. Zorlu bir proje yönettiyseniz veya heyecan verici, sıra dışı bir tasarım üzerinde çalıştıysanız bunlardan bahsedin.

Örnek: “Fırsatların sınırlı olduğu küçük bir kasabadan geliyorum. İyi okullar nadir olduğundan, en iyi güncel bilgileri almak için çevrimiçi eğitimi kullanmaya başladım. Kodlamayı burada öğrendim ve ardından bilgisayar programcısı olarak sertifikamı aldım. Ön uç kodlayıcı olarak ilk işime girdikten sonra, zamanımı hem ön hem de arka uç dilleri, araçları ve çerçeveleri konusunda uzmanlaşmaya harcadım.”

2. Bu pozisyonu nasıl duydunuz?

İşverenler, şirketlerini aktif olarak arayıp aramadığınızı, bu rolü bir işe alım personelinden duyup duymadığınızı veya pozisyona mevcut bir çalışan tarafından tavsiye edilip edilmediğinizi bilmek ister. Kısacası onlara nasıl ulaştığınızı bilmek istiyorlar.

Bu pozisyona sizi biri önerdiyse, bu kişinin ismini mutlaka söyleyin. Görüşmeyi yapan kişinin sizi öneren kişiyi zaten bildiğini varsaymayın. Muhtemelen sizi yönlendiren kişiyi nasıl tanıdığınızı da bilmek isterler. Örneğin, siz ve (sizi tavsiye eden) Steve daha önce birlikte çalıştıysanız veya onunla bir etkinlikte kahve içerken tanıştıysanız bundan bahsedin. Bu size daha fazla güvenilirlik kazandırır. Steve şirkette çalışıyorsa ve işe başvurmanızı önerdiyse, neden sizi en uygun aday olarak önerdiğini açıklayın.

Rolü kendiniz araştırdıysanız, dikkatinizi çeken şeyin ne olduğu konusunda net olun; değerlerinizi şirket ve misyonuyla uyumlu hale getirebilirseniz ekstra bonus puan elde edersiniz. İşe alım müdürünü, diğer tüm şirketler yerine bu şirketi seçmenizin birkaç belirli nedeni olduğuna ikna etmelisiniz.

Son olarak, işe alındığınızı varsayarak neden kabul ettiğinizi açıklayın. Bu rol tam olarak uyumlu mu? Kariyerinizde ilerlemek istediğiniz yöne uygun mu? İşe alınmadan önce şirkete aşina olmasanız bile, öğrendikleriniz konusunda hevesli olun ve neden süreçte ilerlemekle ilgilendiğiniz konusunda dürüst olun.

Örnek: “Şirketinizin sayfasını bir süredir takip ettiğim için bu pozisyonu LinkedIn aracılığıyla öğrendim. X, Y ve Z alanlarında yaptığınız iş konusunda gerçekten istekliyim, bu yüzden hemen başvurmak istedim. Pozisyon için gereken beceriler sahip olduğum becerilerle iyi şekilde eşleşiyor ve bu benim için misyonunuza katkıda bulunmak için harika bir fırsat ve aynı zamanda kariyerim için harika bir deneyim gibi görünüyor.

3. Ne tür bir çalışma ortamını tercih edersiniz?

Görüşmeden önce kurum ve kültürü hakkında bilgi edindiğinizden emin olun. Yaptığınız araştırma size burada çok yardımcı olacak. Tercih ettiğiniz ortam, şirketin iş yeri kültürüyle yakından uyumlu olmalıdır (eğer uyumlu değilse, sizin için doğru seçim olmayabilir). Örneğin şirketin web sitesinde düz bir organizasyon yapısına sahip olduğunu veya işbirliğine ve özerkliğe öncelik verdiğini görebilirsiniz. Bunlar, bu soruya verdiğiniz cevapta bahsedebileceğiniz anahtar kelimelerdir.

Görüşmeyi yapan kişi size örneğin “Kültürümüz dışarıdan bakıldığında mesafeli görünüyor, ancak aslında çalışanlar arasında çok az rekabetin olduğu gerçekten rahat bir topluluk” gibi şirket hakkında araştırma yaparken fark etmediğiniz bir şey söylerse, bununla örtüşen bir deneyiminizi anlatmaya çalışın. Amacınız, iş ahlakınızın şirketinkiyle nasıl eşleştiğini paylaşmaktır.

Örnek: “Bu kulağa çok hoş geliyor. Hızlı tempolu çalışma ortamlarını seviyorum çünkü bana her zaman öğreniyorum ve kendimi geliştiriyorum gibi hissettiriyorlar. Ancak rekabet etmek yerine ekip üyeleriyle işbirliği yaptığımda ve insanların ortak bir hedefe ulaşmalarına yardımcı olduğumda gerçekten başarılı oluyorum. Son stajım benzer kültüre sahip bir organizasyondaydı ve bu uyumdan gerçekten keyif aldım.”

4. Zorlu veya stresli durumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

İşveren şunu bilmek istiyor: işi yapmaya devam mı ediyorsunuz, yoksa baskı altında dağılıyor musunuz? Baskı yoğunlaştığında ve teslim tarihleri yaklaştığında sinir krizi geçirmeyeceğinizden emin olmak istiyorlar. Baskı altında sakin kalabilme yeteneği çok değerli bir yetenektir.

Karmaşaya rağmen sakin kaldığınız bir örneği paylaşın. Eğer geliştirdiğiniz bir beceriyse, bunu kabul edin ve gelecekte baskı altında durumlarda süreci daha iyi yönetmek için attığınız adımları ekleyin. Örneğin, stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacak bir farkındalık uygulamasına başladığınızı belirtebilirsiniz.

Örnek: “Stresli durumların her zaman ortaya çıkacağının farkındayım ve kariyerim boyunca bu tip durumlarla nasıl başa çıkacağımı öğrenmek zorunda kaldım. Her yeni deneyimle bu konuda daha iyiye gittiğimi düşünüyorum. Örneğin son şirketimde yeni bir ürün tanıtımı üzerinde çalışırken ekibimde işler planlandığı gibi gitmiyordu. İlk tepkim birini suçlamak yerine bir an durup düşünerek mevcut sorunu nasıl çözebileceğimize dair bazı stratejiler bulmak oldu. Daha önce benzer bir durumda paniğe kapılmış olabilirdim, bu yüzden sakin ve aklı başında kalmak kesinlikle doğru atılmış bir adımdı ve duruma daha net yaklaşmama yardımcı oldu.”

5. Bağımsız olarak mı yoksa ekip halinde çalışmayı mı tercih edersiniz?

Cevabınız, şirket kültürü ve söz konusu iş hakkında yaptığınız araştırmalara göre belirlenmelidir. Bununla birlikte, çoğu çalışma ortamında bir ekibin veya ekiplerin olduğunu göz önüne almalısınız.

Birçok pozisyon diğer insanlarla günlük olarak işbirliği içinde çalışmanızı gerektirirken, bazı pozisyonlar kendi başınıza çalışmanızı gerektirir. Bu soruyu yanıtlarken kişiliğinizin en iyi özelliklerini ve bunların işin gerekliliklerine nasıl uyduğunu vurgulayın. Her iki durumun da avantaj ve dezavantajlarından bahsetmek yararınıza olabilir.

Örnek: “İkisinin karışımından keyif alıyorum. Birlikte strateji oluşturabileceğim, farklı görüşler alabileceğim ve geri bildirim almak için iletişime geçebileceğim bir ekibe sahip olmayı seviyorum. Ancak bağımsız çalışmamı gerektiren görevleri üstlenmekte de rahatım. Sessiz bir alanda tek başıma odaklanabildiğimde işimi en iyi şekilde yaptığımın farkındayım. Ancak en iyi fikirleri bulmak için ekip arkadaşlarımla işbirliği yapmaya gerçekten değer veriyorum.”

6. Birden fazla projede çalışırken nasıl organize olursunuz?

İşverenler üretken ve verimli kalabilmek için zamanınızı ve enerjinizi nasıl kullandığınızı anlamak ister. Ayrıca şirketin programlarının ve iş akışı planlarının dışındaki işleri takip etmek için kendi sisteminizin olup olmadığını da anlamak isterler. Son teslim tarihlerine uyduğunuzu ve bunları ciddiye aldığınızı vurguladığınızdan emin olun.

İşleri düzgün bir şekilde yürüttüğünüz bir örnekten bahsedin. Üzerinde çalıştığınız projelerin öneminden, aciliyetinden ve buna göre zamanınızı nasıl kullandığınızdan bahsedin. Elinizdeki işleri nasıl organize ettiğinizi ve işlere nasıl odaklandığınızı açıklayın.

Örnek: “Genellikle farklı programları kodlamak arasında geçiş yaptığım mevcut işimde bir çok proje yönetmeye alışkınım. Hepsinin yolunda gittiğinden emin olmak için zaman sınırlaması tekniğini kullanıyorum ve takvimimde belirli görevler için zaman ayırıyorum. Bunun, ilk önce yapılması gerekenlere öncelik vermeme gerçekten yardımcı olduğunu ve sorumluluğum altındaki sürekli günlük işleri sorunsuz şekilde yürütmemi kolaylaştırdığını gördüm.”

7. Geçen sene bilgi düzeyinizi geliştirmek için ne yaptınız?

Bu soru pandeminin bir sonucu olarak gündeme gelebilir. İşverenler insanların zamanlarını nasıl farklı şekilde kullandıklarını bilmek ister. Becerilerinizi geliştirmeye veya kurslara katılmaya zaman harcamadıysanız, bu soruyu yanıtlamaktan korkmayın. Sahip olduğumuz her deneyimden dersler çıkarıyoruz.

Mesleki becerilerinizi geliştirmek için zaman harcadıysanız aşağıdakileri söyleyebilirsiniz.

Örnek: “Bu süreçteki boş zaman, kariyerimle ilgili ne istediğim konusunda düşünmem için bir fırsat yarattı. Alanımdaki güncel gelişmeleri takip etmek için birçok dergi okudum ve bazı çevrimiçi kurslar alarak becerilerimi geliştirdim, örneğin…” (ve sonra spesifik olun).

Kişisel gelişiminiz üzerinde çalışmayı seçtiyseniz aşağıdakine benzer bir şey söyleyebilirsiniz.

Örnek: “Herkes gibi ben de geçen yıl günde iki saat işe gidip gelmek zorunda kalmadığım için biraz zaman kazandım. Zamanımı sevdiğim şeylere ayırmaya karar verdim. Böylece gitar çalmayı öğrenmeye ve günlük tutmaya başladım. Bu şekilde kendime vakit ayırdım ve bunun zihinsel sağlığım ve üretkenliğim açısından gerçekten harika olduğunu hissediyorum.”

8. Maaş beklentiniz nedir?

Görüşmeye başlamadan önce başvurduğunuz pozisyon ile ilgili maaşın ne kadar olduğunu bilmelisiniz. Maaş bilgileri için Glassdoor, Fishbowl veya Vault.com gibi web sitelerine göz atın. Ayrıca LinkedIn’de listenizdeki kişilere ulaşarak bu alanda çalışan insanlara da sorabilirsiniz.

İşverenler bu soruyu her zaman soracaktır çünkü her pozisyonun bütçesi vardır ve ilerlemeden önce beklentilerinizin bu bütçeyle tutarlı olmasını sağlamak isterler.

Görüşme sırasında genellikle belirli bir rakam yerine maaş aralığını tartışmanın ve müzakereye yer bırakmanın daha iyi olduğunu unutmayın. Ayrıca, tedbiri elden bırakmamak ve biraz daha yüksek bir rakam vermek daha iyidir, çünkü aşağıya doğru pazarlık yapmak yukarıya doğru müzakere etmekten daha kolaydır. Genel bir kural olarak, maaşla ilgili soruları görüşmeyi yapan kişi sorana kadar gündeme getirmemenizi veya bu konuyu sürecin çok erken bir aşamasında açmamanızı tavsiye ederim.

Örnek: “Becerilerime, deneyimime ve mevcut sektör oranlarına dayanarak, ____ civarında bir maaş talebim bulunmaktadır” (istediğiniz maaş aralığını ve gerekçesini söyleyin).

9. Başka işlere de başvuru yapıyor musunuz?

Görüşmeyi yapan kişiler bu pozisyonla gerçekten ilgilenip ilgilenmediğinizi veya bunun birçok seçenekten sadece biri olup olmadığını bilmek isterler. Basitçe, sizin ilk tercihiniz olup olmadıklarını bilmek istiyorlar. Dürüstlük en iyi politikadır. Başka işlere başvuruyorsanız bunu söyleyin. Başka bir teklif olmadığı sürece nereye başvurduğunuzu söylemenize gerek yok. Ancak diğer şirketlerle işe alım sürecinin neresinde olduğunuzu bilmek isteyebilirler. Görüşmeyi yapan kişi sorarsa aktif olarak iş aradığınızı da belirtebilirsiniz.

Örnek: “Birkaç firmaya daha başvurdum ama şu anda en çok heyecanlandığım pozisyon bu çünkü…”

10. Özgeçmişinizden bir yıl ara verdiğiniz anlaşılıyor. Bunun neden olduğunu bize anlatmak ister misiniz?

Ara verilen yıllar bazı kültürlerde diğerlerinden daha popülerdir. Bazı mesleklerde ara verilen yıllar olumsuz bir anlam taşıyabilir (sektör çok hızlı gelişmiş ve siz güncel bilgileri kaybetmiş olabilirsiniz).

Görüşme yapan kişiye, ara verdiğiniz yılın çocukluktan yetişkinliğe geçişinizi ertelemekle ilgili olmadığını, ancak şu anda kendine güvenen profesyonel kişiye değer kattığından bahsedin. Dünyanın hangi bölgesinde bulunduğunuza ve bunların ne kadar yaygın olduğuna bağlı olarak, işverenler muhtemelen ne yaptığınıza, deneyimlerinizin size nasıl fayda sağladığına ve bu göreve nasıl hazırladığına dair hikâyeler duymak isteyecektir.

Neden bir ara verdiğinize dair kısa bir açıklama yapın, ardından bunun sonucunda geleceğiniz için olumlu bir fark yaratan şeye odaklanın.

Örnek: “Lisenin son yılında kendimi eğitim yolumu seçmeye hazır hissetmedim, bu yüzden hayattaki hedeflerimi belirlemek için birkaç aylığına bir kursa gittim. Biraz gelişigüzel görünebilir, ancak harcadığım zaman aslında liderlik ve iletişim gibi alanlarda pek çok yeni beceri geliştirmeme yardımcı oldu. Bu süre zarfında tutkuma uygun bir diploma almak istediğimi fark ettim ve X bölümüne girdim.”

İyi bir izlenim bırakmak için her soruyu özgüven ve tutkuyla yanıtlamanız gerekir. Ancak önce pratik yapmak gerçekten yardımcı olur. Dikkatli bir hazırlık, kendinden emin ve kontrollü görünmenize olanak tanıyacak ve zorlu rekabet koşullarında ideal bir aday olarak görünmenize yardımcı olacaktır.

HBR

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayicilerle bir araya geldi

“Makroekonomik Görünüm” etkinliğinde iş dünyasının gelecek dönem hedefleri ele alındı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) işbirliğiyle düzenlediği ‘Makroekonomik Görünüm’ programı kapsamında saniyicilerle buluştu.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen etkinlikte, iş dünyasının gelecek dönem hedefleri ele alındı.

GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Sarıtaş ve Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik’in ev sahipliği yaptığı programa, bölgedeki sanayiciler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. GOSB üyelerinin yanı sıra Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSB) faaliyet gösteren işletmelerin yöneticileri de toplantıda yer aldı.

Etkinlikte, Akbank Baş Ekonomisti Çağrı Sarıkaya, küresel ve yerel ekonomik gelişmeler, finansal piyasalardaki görünüm, faiz ve enflasyon beklentileri gibi reel sektörün karar alma süreçlerini yakından ilgilendiren makroekonomik başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Katılımcıların soru ve yorumlarıyla interaktif bir ortamda gerçekleşen buluşma, yeni işbirlikleri geliştirmek için fırsat sundu.

Programda, küresel ekonomik görünüm, Türkiye ekonomisine ilişkin beklentiler, finansman koşulları ve piyasa dinamikleri karşısında iş dünyasının daha güçlü stratejik perspektifler geliştirmesine katkı sunacak değerlendirmeler paylaşıldı. Etkinlik, sanayicilerin sorularının yanıtlandığı özel bölümle sona erdi.

– ‘Küresel ekonomide dengeler yeniden kuruluyor’

Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Atik, küresel ekonomide dengelerin yeniden kurulduğu, finansal koşulların ve ticaret dinamiklerinin hızla değiştiği bir dönemden geçtiklerini belirtti.

Sanayicilerin günün koşullarını, ilerleyen dönemin risk ve fırsatlarını doğru okuyabilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Atik, Türkiye ekonomisinde dayanıklılığın, üretim kapasitesini koruyan, istihdam yaratan, ihracata katkı sunan ve yatırım iştahını sürdüren sanayicilerin gücüyle şekillendiğini aktardı.

Atik, ‘Bu bilinçle gerçekleştirdiğimiz Makroekonomik Görünüm programımızda, başta GOSB ve TOSB temsilcileri olmak üzere sanayicilerimizi ağırlamaktan memnuniyet duyduk. İşbirliği için GOSB yönetimine ve programa katılan tüm sanayicilerimize teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de farklı üretim merkezlerinde iş dünyasıyla bir araya gelmeye, ekonomik görünümü, finansal gelişmeleri ve reel sektörün ihtiyaçlarını sahada birlikte değerlendirmeye ve çözüm üretmeye devam edeceğiz.’ ifadelerini kullandı.

GOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sarıtaş da ekonomik dinamiklerin hızla değiştiği ve küresel dönüşümün ivme kazandığı bir dönemde, sanayicilerin doğru ekonomik öngörüye erişiminin her zamankinden daha büyük önem taşıdığına değinerek, şunları kaydetti:

‘Ekonominin gerçek performansı üretim sahalarında şekilleniyor. Organize sanayi bölgeleri ise üretim gücü, istihdam kapasitesi ve ihracata katkısıyla Türkiye ekonomisinin taşıyıcı omurgasını oluşturuyor. Bu güçlü yapının sürdürülebilirliği ve sanayicimizin değişen ekonomik koşulları doğru okuyabilmesi, güçlü veri, sağlıklı öngörüler ve doğru stratejik perspektiflerle hareket edebilmesiyle mümkün. Sanayicilerimizin rekabet gücünü destekleyen güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir üretim ekosistemi için çalışmayı sürdürüyoruz. Akbank işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu programın, katılımcılarımıza ekonomik gelişmeleri değerlendirme ve geleceğe yönelik güçlü perspektifler oluşturma noktasında katkı sunduğuna inanıyorum.’

Okumaya devam et

GÜNCEL

21. yüzyılda şirketlerin yeni sermayesi: Güven, itibar ve bilgi

Yayınlanma:

|

Şirketler Sadece Kâr Makinesi Mi? 21. Yüzyılın En Büyük Yönetim Yanılgısı

Uzun yıllar boyunca işletme okullarında, ekonomi kitaplarında ve finans çevrelerinde şirketlerin temel amacı tek bir cümleyle açıklandı: “Şirketlerin varlık nedeni hissedar değerini ve kârı maksimize etmektir.”

Bu yaklaşım, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında küresel ekonomi üzerinde etkili oldu. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu tanımın modern şirketleri açıklamakta yetersiz kaldığı giderek daha net görülüyor.

Çünkü artık şirketlerin değeri yalnızca sahip oldukları fabrika, makine, bina veya nakit miktarıyla ölçülmüyor.

Asıl değer;

  • İnsan sermayesinde,
  • Kurumsal kültürde,
  • Bilgi birikiminde,
  • Marka gücünde,
  • Güvende,
  • İtibarda,
  • Yenilik üretme kapasitesinde oluşuyor.

Bugünün en değerli şirketlerine baktığımızda bunun açık örneklerini görüyoruz.

Apple’ın piyasa değerinin büyük bölümü fabrikalarından değil marka gücünden geliyor.

Google’ın değeri veri işleme kapasitesi ve algoritmalarında yatıyor.

Microsoft’un gücü sahip olduğu binalardan değil, geliştirdiği ekosistemden kaynaklanıyor.

Dolayısıyla modern şirketler artık fiziksel sermaye kuruluşları olmaktan çok bilgi ve güven kurumları haline dönüşmüş durumda.

Ürünleri Seviyoruz Ama Şirketlere Güvenmiyoruz

Modern ekonominin en dikkat çekici çelişkilerinden biri de burada ortaya çıkıyor.

Tüketiciler şirketlerin ürünlerini kullanıyor.

Bankacılık sistemine ihtiyaç duyuyor.

Teknoloji şirketlerinin hizmetlerinden vazgeçemiyor.

Ancak aynı tüketiciler şirketlere karşı giderek daha fazla güvensizlik hissediyor.

Bunun temel nedeni şirketlerin yalnızca finansal performans üzerinden değerlendirilmesi.

Kâr arttığında başarı kabul ediliyor.

Ancak çalışan memnuniyeti, müşteri güveni, toplumsal etki veya etik davranışlar ikinci plana atılabiliyor.

Bu durum şirketlerin ekonomik olarak büyürken toplumsal meşruiyet kaybetmesine yol açıyor.

Meşruiyet Krizi Neden Derinleşiyor?

Bugün birçok kurumun yaşadığı temel sorun finansal değil, güven sorunudur.

Kısa vadeli kârlılık baskısı;

  • Çalışan bağlılığını azaltıyor,
  • Müşteri sadakatini zayıflatıyor,
  • Kurumsal itibarı aşındırıyor,
  • Yenilik kapasitesini düşürüyor.

Sonuçta ortaya dışarıdan güçlü görünen ancak içeriden zayıflayan organizasyonlar çıkıyor.

Özellikle sosyal medya çağında şirketlerin bilançosundan önce itibarı sorgulanıyor.

Bir güven krizi bazen yıllarca oluşturulan finansal değeri birkaç gün içinde yok edebiliyor.

Geleceğin Şirketi Nasıl Olacak?

  1. yüzyılın başarılı şirketleri yalnızca para kazanan kurumlar olmayacak.

Aynı zamanda;

  • Güven üreten,
  • Yetenek geliştiren,
  • Bilgi biriktiren,
  • Topluma değer sunan,
  • Uzun vadeli ilişkiler kurabilen organizasyonlar olacak.

Artık şirketlerin rekabet avantajı sadece finansal kaynaklardan değil, görünmeyen sermayelerden oluşuyor.

Bu nedenle yöneticilerin yalnızca bilanço okumayı değil, kurum kültürünü, güven mekanizmalarını ve itibar yönetimini de stratejik bir varlık olarak görmeleri gerekiyor.

Sözün Özü

Şirketleri hâlâ yalnızca kâr makinesi olarak tanımlamak, bu yüzyılın ekonomik gerçekliğini anlamamaktır.

Modern şirketler;

Para üretir.

Ama aynı zamanda güven üretir.

Bilgi üretir.

İlişki üretir.

Toplumsal değer üretir.

Geleceğin kazananları da sadece bilançosu güçlü olanlar değil, toplum nezdinde güvenilirliğini koruyabilen kurumlar olacaktır.

Çünkü sürdürülebilir başarı artık yalnızca finansal performansın değil, kurumsal meşruiyetin de sonucudur.

Mustafa AKPINAR

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

Markov Zincirleri: Finans Dünyasının Görünmeyen Tahmin Motoru

Markov Zincirleri: Bankacılığın ve Yapay Zekânın Gizli Tahmin Motoru
Finans Dünyasında Geleceği Olasılıklarla Okumak: Markov Modelleri
Kredi Riskinden Borsa Tahminlerine: Markov Zincirleri Ne Kadar Güvenilir?

Yayınlanma:

|

Geleceği Tahmin Etmek Mümkün Mü?

Finans piyasaları, ekonomi, kredi riskleri, müşteri davranışları ve hatta bankacılıkta dolandırıcılık modelleri… Tüm bu alanlarda karar vericilerin en çok sorduğu soru aynıdır: “Bugünkü duruma bakarak yarını ne kadar doğru tahmin edebiliriz?”

İşte tam bu noktada devreye olasılık teorisinin en güçlü araçlarından biri olan Markov Zincirleri (Markov Chains) giriyor.

Rus matematikçi Andrey Markov tarafından geliştirilen bu yöntem, karmaşık sistemlerin gelecekte hangi yöne evrilebileceğini olasılıklar üzerinden modellemeye yardımcı oluyor.

Bugün yapay zekâdan kredi derecelendirmeye, müşteri davranış analizinden borsa fiyat hareketlerine kadar birçok alanda Markov modelleri kullanılıyor.

Markov Zinciri Nedir?

Markov Zinciri, bir sistemin gelecekteki durumunun yalnızca mevcut durumuna bağlı olduğunu varsayan matematiksel bir modeldir.

Başka bir ifadeyle: Geçmişte yaşananların tamamı değil, sadece mevcut durum geleceği belirler.

Bu özelliğe matematikte “hafızasızlık (memoryless property)” adı verilir.

Örneğin bir müşteri:

  • Düzenli ödeme yapan müşteri
  • Riskli müşteri

olarak iki farklı durumda bulunabilir.

Markov modeli, bugün düzenli ödeme yapan bir müşterinin gelecek ay hangi olasılıkla riskli müşteri sınıfına geçebileceğini hesaplayabilir.

Bankacılıkta Nerelerde Kullanılıyor?

1. Kredi Risk Analizi

Bankalar müşterileri;

  • Çok düşük risk
  • Düşük risk
  • Orta risk
  • Yüksek risk
  • Temerrüt

gibi kategorilere ayırır.

Markov Zinciri kullanılarak bir müşterinin belirli bir süre sonra hangi risk grubuna geçebileceği hesaplanabilir.

Bu yöntem Basel düzenlemeleri kapsamında kullanılan birçok risk modelinin temelinde yer almaktadır.

2. Takipteki Kredilerin Tahmini

Bir kredi portföyündeki müşterilerin:

  • Normal
  • Yakın izleme
  • Gecikmeli
  • Takipte

kategorileri arasında geçiş olasılıkları hesaplanabilir.

Bu sayede bankalar gelecekte oluşabilecek tahsilat sorunlarını önceden görebilir.

3. Müşteri Davranışı Analizi

Bir müşteri:

  • Aktif kullanıcı
  • Pasif kullanıcı
  • Ürün terk eden müşteri

durumları arasında hareket eder.

Markov modelleri sayesinde müşteri kaybı (churn) önceden tahmin edilerek sadakat programları geliştirilebilir.

4. Dolandırıcılık Tespiti

Kart işlemlerindeki olağan davranış akışları belirlenebilir.

Normal davranış örüntüsünden sapmalar tespit edildiğinde sistem alarm verebilir.

Bu nedenle birçok gelişmiş fraud yönetim sistemi Markov mantığından faydalanmaktadır.

Borsada Markov Zincirleri

Finansal piyasalarda yatırımcıların ilgisini çeken en önemli kullanım alanlarından biri de fiyat hareketlerinin modellenmesidir.

Örneğin bir hisse için:

  • Yükseliş
  • Yatay seyir
  • Düşüş

olmak üzere üç durum tanımlanabilir.

Geçmiş verilerden elde edilen geçiş olasılıkları kullanılarak:

  • Yükseliş trendinin devam etme olasılığı
  • Düşüşe dönme ihtimali
  • Yatay piyasaya geçiş olasılığı

hesaplanabilir.

Ancak burada önemli bir uyarı bulunmaktadır. Markov Zincirleri piyasaları kesin olarak tahmin etmez. Sadece olasılıkları hesaplar.

Dolayısıyla yatırım kararı verirken tek başına kullanılmaları ciddi hatalara yol açabilir.

Markov Zincirlerinin Avantajları

Geleceği Olasılıklarla Görme Yeteneği

Belirsizliği tamamen ortadan kaldırmasa da geleceğe ilişkin senaryolar oluşturulmasına yardımcı olur.

Karmaşık Sistemleri Basitleştirir

Binlerce değişken içeren sistemleri daha yönetilebilir hale getirir.

Yapay Zekâ ve Veri Bilimi ile Uyumlu Çalışır

Makine öğrenmesi modellerinin birçok alt alanında kullanılmaktadır.

Stratejik Kararları Destekler

Risk yönetimi, fiyatlama, müşteri segmentasyonu ve tahminleme süreçlerinde güçlü bir araçtır.

Peki Riskleri Neler?

Her güçlü model gibi Markov Zincirleri de yanlış kullanıldığında yanıltıcı olabilir.

Veri Kalitesi Sorunu

Yanlış veya eksik veri kullanılması durumunda sonuçlar güvenilirliğini kaybeder.

Geçmişin Geleceği Temsil Etmeme Riski

Ekonomik krizler, savaşlar, pandemi gibi olağanüstü dönemlerde geçmiş veriler geleceği açıklamakta yetersiz kalabilir.

Aşırı Basitleştirme

Gerçek hayat çoğu zaman yalnızca mevcut duruma bağlı değildir.

Bazı sistemlerde geçmiş olaylar da önemli rol oynar.

Bu durumda Markov yaklaşımı yetersiz kalabilir.

Yapay Zekâ Çağında Markov’un Yeniden Yükselişi

Bugün üretken yapay zekâ, doğal dil işleme ve davranış modelleme sistemlerinde daha gelişmiş algoritmalar kullanılıyor olsa da Markov Zincirleri hâlâ birçok modelin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Özellikle:

  • Risk yönetimi
  • Finansal modelleme
  • Kredi tahmini
  • Dolandırıcılık analizi
  • Müşteri davranışı tahmini

alanlarında önemini koruyor.

Verinin yeni petrol olarak kabul edildiği günümüzde, Markov Zincirleri bu veriyi anlamlandıran en güçlü matematiksel araçlardan biri olmaya devam ediyor.

Özet

Bankacılık ve finans sektöründe başarı artık yalnızca mevcut tabloyu okumaktan değil, gelecekte oluşabilecek senaryoları önceden görebilmekten geçiyor.

Markov Zincirleri, kesin cevaplar vermese de karar vericilere geleceğe ilişkin güçlü olasılık haritaları sunuyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde yapay zekâ, büyük veri ve finansal risk yönetimi uygulamalarında Markov modellerinin daha da fazla kullanılması bekleniyor.

Çünkü rekabet avantajı artık veriye sahip olmakta değil, verinin geleceğe ne söylediğini anlayabilmekte yatıyor.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.