BANKA ANALİZLERİ
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YKB 2024 İLK ÇEYREK PERFORMANSLARI
Erol TAŞDELEN 2024/1Ç Mali verilerini ele alarak Bankacılık Sektörünü ve Türkiye’nin en büyük dört özel bankasını değerlendirdi. Yazı Bankacılık sektörünün Kamu bankaları dışında Amiral Gemilerinin 2024 ilk çeyreğine nasıl başladığını bilanço verileri ışığında göstermesi açısından 2024 stratejileri için de ip uçları içeriyor…
Yayınlanma:
2 yıl önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
2024 yılı bankacılık sektörü açısında çok sıkıntılı başladı. TCMB eski yönetimin Liralaşma Stratejisi ile 2023 yılını sancılı geçiren sektör, 2024 yılına Ekonomi Kurmayların Sıkılaşma Para Politikası uygulamalarına paralel olarak rasyonelleşme ile Faiz oranların sert artması, Kredilerde daralma hedeflenip, özellikle Bireysel Talebi bastırarak Enflasyon ile mücadele edileceği dillendirildi. Yeni stratejisi ile sabit faizler ile verilen kredilerden bankalar zarar etmeye başlarken; dillendirilmiyor ama değişken faizli kredilerdeki kredilerdeki ani maliyet artışına yansıması nedeni ile de Reel piyasalarda zombi firma sayısı artmaya başaldı. “Talebi kısacağız” diye Tüketici Kredilerinde ve Kredi Kart faiz oranlarındaki artış bu kredilerde de gecikme oranlarını, yakın ve ön izleme hacimlerini hızla artırırken, kredi takip hacimlerinin de hızla artmasını yaşandığı bir girdabın içine girildi. Bazı bankalar takip dosyalarını Varlık Şirketlerine satarak bu süreci az zararla atlatmayı seçerken, ileriye yönelik kaygılar da artmış durumda. Seçimden önce ekonomi kurmayları Kur Korumalı Mevduatı merkeze koyarak mevduatta “Liralaştırma Stratejisi” uygularken; Reel Piyasada da TCMB düzenlemeleri ve Bankalar aracılığı ile kendi deyimleri ile “Liralaşma stratejisi” uyguladıklarını iddia etseler de sonuçlar istendiği gibi olmayıp, sürdürülemez aşamaya geldiğinde seçim sonrası sert bir “U dönüşü” yaşandı. Faiz oranları sadece kredi faizleri ile sınırlı kalmadı TL sıkılaştırması, Mevduat Faiz oranlarının da hızlı artması bankaların bilanço yükünü iyice artırdı. Banka yönetimi hızlı değişen mevzuatlar içinde sıkışırken, normal olarak genel Strateji kurgulamakta zorlanıp kısa süreli Taktikler ile süreci yönetme yolunu seçti. TL fazilerdeki hzılı yükseliş maliyetinden kaçmaya çalışan ağırlıklı Ticari Firmalar Döviz Kredilerine yönelirken, ileriye yönelik kur şoku yaşanması halinde bu firmaların kredileri yönetme sorunu da tehdit olarak kendilerini bekliyor. Firması ile Bireyseli ile nereden bakarsanzı bakın belirsizliklerle dolu bir tünelin içindeyiz. Firmalardaki Konkordato patlaması ayrı yazı konusu olurken; Reel Piaysada Gayrimenkul, araç satışları; zararına mal satışları hayra alamet değil! Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile özdeşleşen “rasyonelleşme” dönemi için kısa vadede sonuç beklenmemesi gerektiği 2024’ün ikinci yarısında iyileşme süreci sinyalleri alınacağı ve 2026 yılında hedefe ulaşılacağı direkt yeni ekonomi kurmaylar tarafından dillendirildi. Tüm tedbirlere rağmen enflasyonun halen kontrol altına alınamaması ise piyasaları bekle/gör pozisyonuna sokmuş durumda.
Bu kısa özetten sonra; Bankacılık sektörünün üçte birini oluşturan dört özel bankayı değerlendirmek, sektörü de yakından ilgilendirdiği gibi ileriye yönelik stratejiler için de ip ucu veriyor. Zira doğru strateji uygulayan bankaların nasıl fark yaratarak öne geçtiğini de gösteriyor veriler.
2024 İLK ÇEYREKTE BANKACILIK SEKTÖRÜ NE YAPTI?
Bankacılık sektörü 2024 ilk çeyreğinde (1Ç) büyümeye devam etti. 2023 sonundaki 23,5 trilyon TL’lik Aktiflerini 2024/1Ç’de %10 büyüterek 25,8 trilyon TL üzerine çıkarmayı başardı. Sektör 11,6 trilyon TL olan brüt Nakdi Kredilerini %11 büyüterek 12,9 trilyona taşırken; 192 milyar TL’lik Kredi Takip hacmini ise 198 milyar TL seviyesine yükseldi. Bu rakamın içinde Varlık Şirketlerine satılan milyarlarca liralık takip dosyaları yok. Yapılandırılan Zombi firma kredileri ile birlikte takip krediler yanında öz izleme, yakın izleme kapsamındaki Sorunlu Kredi hacmi 1 trilyon TL, %15’ler seviyesine yaklaşması ise sektör açısından ciddi tehdit olarak ortada duruyor. Sektörün Özkaynaklarının 2024 ilk çeyreğinde 2,3 milyar TL düzeyinde olduğu dikkate alındığında Sorunlu Kredileri özkaynakların %40’lara ulaştığı görülüyor. 2023 sonunda 469 milyar TL olan Beklenen Zarar Karşılıkları; 2024 ilk çeyreğinde 480 milyar TL seviyesine çıktı.

Sektör 2023 sonunda 14,8 trilyon TL olan Mevduatını 15,5 trilyon TL seviyesine çıkarırken; Vadesiz Mevduat ortalamasını da %37 seviyesine çıkardı. Faizlerin yükseldiği dönemde vadesiz mevduat bankalar için bulunmaz nimet konumunda. 2023/1Ç’de 106 milyar TL Net Karlılık yakalayan sektör 2024/1Ç aynı dönemde %45 artış ile 153,5 milyar TL Net Karlılığı yakaladı. Net Faiz gelirinin sınırlı kaldığı sektör aradaki farkı Ücret ve Komisyon gelirlerini artırarak kapama stratejisi uyguladı. Sektör Bankacılık Hizmet Gelirleri 2023 ilk çeyreğinde 50,6 milyar TL iken 2024 ilk çeyreğinde 170,2 milyar TL gelir elde etti. TCMB ve BDDK ücret komisyon sınırlamalarına rağmen bu artış Müşterilerden bu alanda gelen şikayetlerinin de boşa olmadığının kanıtı gibi.
DÖRT BÜYÜKLER NE YAPTI?
Kısa sektörel özetten sonra, değerlendirdiğimiz sektörün kamu bankaları dışında amiral gemileri konumdaki dört bankanın ( AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ ) 2024 ilk çeyrekte açıkladıkları ve KAP’a bildikleri faaliyet raporları; mali veriler ve bilanço dipnotlarına göre karşılaştırmalı verilerine yakından bakalım.
Değerlendirmeye alınan dört büyük banka 8,8 trilyon TL Aktif Büyüklüğü ile sektörün %31’ini; 4,6 trilyon TL nakdi kredi hacmi ile sektörün %35’lik kısmını; 5,7 trilyon TL’lik mevduat hacmi ile sektörün %37’lik kısmını oluştururken; 59,8 milyar TL’lik Net Kar ile de sektör Net Karlılığının %40’ını oluşturuyor. Önemleri de buradan geliyor. Hadi ana kalemlerden yola çıkarak dört büyüklerin fotoğrafını çekelim:
AKTİF Büyüklükte İŞBANK liderliğe devam etti
Aktif büyüklükte dört büyükler ortalama %11 büyürken AKBANK (%10) ve İŞBANK (%9) ortalama büyümenin altında kaldı.

Dört büyükler arasında geçmiş yıllarda olduğu gibi İŞBANK Aktif Büyüklükte açık ara liderliği devam ediyor ve 2,7 trilyon TL büyüklüğü aşmış durumda. Dört büyüklerden 2 trilyon TL Aktif büyüklüğünü aşan ilk banka olmuştu. 2024 yılında 2 trilyon Aktif büyüklüğün altında kalan tek banka AKBANK oldu. İŞBANK Aktif büyüklüğünü 212 milyar TL büyütürken en yakın rakibi olan Garanti BBBVA 2,1 trilyon TL Aktif Büyüklüğe sahip. YAPI KREDİ BANKASI 2 trilyon TL Aktif büyüklüğe ulaşırken, dört büyükler içinde 272 milyar hacimsel gelişme %16 ile en fazla büyüyen banka oldu. Dört büyükler arasında 1,9 milyar TL büyüklük ile AKBANK son yıllarda yerleştiği dördüncü sıradaki yerinden kurtulamazken, büyüme hacmi 170 milyar TL ile en düşük performansı gösteren banka da oldu. AKBANK’ta 13 yıldır Genel Müdürlük yalan Hakan BİNBAŞGİL döneminde başlayan kan kaybının sürdüğünü, 2024 kalan çeyreklerinde yeni Genel Müdür Kaan GÜR’ün daha agresif stratejiye geçip geçmeyeceği ise önümüzdeki dönemlerde netleşmiş olacak. Hakan BİLBAŞGİL’in son yıllarda rekabetin gerisinde kalması banka hissedarlarında huzursuzluk yaratmıştı.
Toplam NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliğe devam etti

İŞBANK 1,3 trilyon TL’yi aşan brüt nakdi kredi hacmi ile ilk sıradaki yerini korudu. 2024/1Ç’de GARANTİ BBVA 1,2 trilyon TL; YAPI KREDİ 1 trilyon TL Kredi hacmine ulaşarak 1 trilyon seviyesine aşan bankalar grubuna girmiş oldular. Kredi Hacminde 1 trilyon TL’nin altında kalan tek banka ise AKBANK oldu. AKBANK brüt Nakdi Kredi hacmi 975 milyar TL’de kaldı. Nakdi Kredilerini 156 milyar TL artış ile GARANTİ BBVA en fazla artıran banka olurken; AKBANK aynı zamanda 105 milyar TL artış ile en az artıran banka oldu.
GAYRİ NAKDİ Kredilerde GARANTİ BBVA liderliği kaptı
Gayri Nakdi Kredilerde dört büyükler ortalama %13 büyürken %18 büyüme ile GARANTİ BBVA açık ara önde yer alırken; AKBANK (%11) ve İŞBANK (%9) ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu.

GAYRİ NAKDİ Kredilerde bankalar arasında fark hızla kapanırken AKBANK Rekabetin oldukça gerisinde kalmış durumda. Son yıllarda sıralamayı lider olarak kapatan İŞBANK liderliği 472 milyar TL hacme ulaşan GARANTİ BBVA’ya bıraktı. GARANTİ BBVA ilk çeyrekte 70 milyar TL hacimsel artış ile rekabette en fazla gelişmeyi gösteren banka oldu. YAPI KREDİ 439 milyar TL hacme ulaşırken; AKBANK 264 milyar TL hacim ile dört büyükler arasında acık ara gerilere düşmüş durumda. Gayri Nakdi Krediler içinde önemli yer tutan Akreditif Kredilerde İŞBANK 93,9 milyar TL hacim ile açık ara önde yer alırken; YAPI KREDİ 67 milyar TL ile ikinci sırada; GARANTİ BBVA 54 milyar TL hacim ile üçüncü sırada yer aldı. AKBANK ise 30 milyar TL Akreditif Krediler ile Rekabetin çok çok gerisinde yer aldı.
MEVDUAT sıralamada İŞBANK ilk sıra yerinde devam etti
Mevduatta dört büyükler ortalama %8 büyürken %12 büyüme ile YAPI KREDİ en fazla büyüme sağlayan banka oldu. AKBANK (%7) ve İŞBANK (%5) ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu.

Dört büyüklerin Mevduat hacim sıralamasında 1 trilyon 748 milyar TL hacim ile İŞBANK ilk sıradaki yerini korurken; GARANTİ BBVA 1 trilyon 505 milyar TL Mevduat hacme ulaşarak farkı azaltmış durumda. AKBANK 1 trilyon 307 milyar TL ile üçüncü sırada yer aldı. YAPI KREDİ mevduat hacmi ise 1 trilyon 165 milyar TL seviyede kaldı.
Net Faiz Gelirinde YAPI KREDİ lider oldu

TCMB’nin gösterge faizine paralel bankaların kredi ve mevduat faizlerindeki sert yükselme bankalar arasında Net Faiz Gelirinde de farkların açılmasına neden oldu. YAPI KREDİ Bankası 8,8 milyar ve %64 artış ile en fazla artış performansı sergilerken İŞBANK Net Faiz Gelirini artıramayan tek banka oldu. Bunda İŞBANK’ın düşük faiz döneminde sabit faiz ile verdiği orta/uzun vadeli kredilerin etkisi olurken banka kaybı ücret ve komisyon gelirleri ile kapama stratejisi uyguladı.
Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinde İŞBANK lider, GARANTİ BBVA yakın takipte
2024 ilk çeyreğinde İŞBANK 19,3 milyar TL Net Ücret Komisyon Geliri sağladı. GARANTİ BBVA 18,7 milyar TL geliri elde ederken; YAPI KREDİ 15,5 milyar TL net gelir elde ederken; AKBANK 13,8 milyar TL net gelir ile en az net gelir elde eden banka oldu.

Bu alanda İŞBANK’a yakından bakmak gerekiyor. Net Faiz Gelirlerinde kayıp yaşayan İŞBANK buradaki gelir kaybını Ücret ve Komisyon Gelirlerini artırarak kapamaya çalıştı. 2023 aynı dönemde elde edilen 6,1 milyar TL Ücret Komisyon gelirini banka %215 artırarak 19,3 milyar TL seviyesine çıkardı. Bankanın özellikle Ticari kredi kullandırırken müşterilere Sigorta koşulu dayatması; TCMB ve BDDK’nın bu yönde sınırlayıcı düzenlemelerini içeren 10.02.2020 tarihli 31035 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Tebliğlerine rağmen haksız alınan Ücret ve Komisyonların katkısı büyük oldu. TCMB ve BDDK murakıplarının haksız alınan bu gelirleri incelemesi yerinde olacaktır. (Örneğin, TCMB Reeskont Kredileri veya TİM Kredilerinde tüm bankalarda kredi koşulları belli ve aynı iken İŞBANK bu kredilerde bile müşterilerden ek sigorta, ücret ve komisyon almaktan geri durmadı; bakalım bunlarla ilgili banka nasıl savunma yapacak ben de merak ediyorum. CEO Bali zamanında bu tür ihlallere dikkat eden bankanın yeni CEO Hakan ARAN döneminde bu ihlallerin artması ise “Kurumsallıktan banka uzaklaşıyor mu” tartışmalarını da başlatmış durumda).
Net Karlılıkta da GARANTİ BBVA fark attı
Net Karlılıkta dört büyükler ortalama %15 karlılığını artırırken Net Karı düşen tek banka YAPI KREDİ oldu. Yapı Kredi bir yıl önceki aynı döneme göre %18 daha az karlılık açıkladı.

Net Karlılıkta 22,3 milyar TL ile en fazla karlılık açıklayan banka GARANTİ BBVA olurken, rakiplere de fark attı. GARANTİ BVBA %42 artış oranı ile aynı zamanda bir yıl önceki aynı döneme göre en fazla karlılığını artıran banka oldu. GARANTİ BBVA’nın rakiplere göre Ticari İşlemlerlerdeki 7 milyar TL’lık Kambiyo Karlılığının yüksekliği dikkat çekti. Zira yılın ilk üç ayında YAPI KREDİ 17 milyar TL, İŞBANK 1 milyar TL’den fazla Kambiyo İşlemler zararı açıkladı. İŞBANK’ın Türev İşlemlerden de 7,9 milyar TL zarar açıklaması ise Ticari İşlem zararını olumsuz etkileyen bir unsur olarak gikkat çekti. İŞBANK 14 milyar TL Net Karlılık ile ikinci sırada yer aldı. AKBANK 13,1 milyar TL kar ederken; YAPI KREDİ 10,3 milyar TL karlılık açıkladı.
AKBANK Üst Yönetim Ödemelerde açık ara önde

Dört banka içinde 2024 ilk çeyreğinde Üst Yönetime 249 milyon TL ödeme yaparak AKBANK en fazla ödeme yapan banka olurken son yıllardaki üst yönetim ödeme liderliğini de korudu. İŞBANK 116 milyon TL ödeme yaptı. GARANTİ BBVA 102 milyon TL ödeme yaparken; YAPI KREDİ rekabete göre düşük kalarak 69 milyon TL ödeme yaptı. Banka üst yönetim ödemeleri son yıllarda bankalar arası fark oluştu; özellikle BDDK’nın da yakından takip ettiği giderler içinde yer alıyor. BDDK Bankalara “kar dağıtılmaması” yönünde tavsiyede bulunurken henüz Üst Yönetim ödemelerine yönelik uyarı yapmadı. Bankaların Üst Yönetim ödemelerinde ise belli bir standart bulunmuyor. Üst Yönetim Giderlerinni önemli bir kısmının Yönetim Kurulu Üyeleri için yapıldığı biliniyor.
Banka genel performansları
Liralaşma Stratejisi kapsamında, TCMB ve BDDK’ın eleştirilere neden olan sektörel düzenlemeler teker teker iptal edilip Rasyonel zemine oturtulmaya başlanırken, geçmiş dönemdeki düzenlemelerin olumsuz etkisi hala sektörde kendini hissettiriyor. Dört büyük bankanın 2024 ilk çeyreğinde hacimsel büyüklükleri, gelişme performansları, piyasaya verdikleri destek, profesyonel yönetim yapısı, personel memnuniyeti, müşteri hizmet kalitesi, Dijitalleşme, gelen şikayetlere çözüm odaklı hızlı geri dönüşleri dikkate alındığında dört banka arasında bir sıralama yapılır ise en başarılı Banka İŞBANK, sonra sırası ile GARANTİ BBVA, YAPI KREDİ ve AKBANK olarak kendini göstermekte. GARANTİ BBVA ve YAPI KREDİ‘nin yeni koşullara uyumlu, hızlı aksiyon aldığı bunun da hacimsel gelişime yansıdığı çok net.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
MERAKLISINA EKLER:

İlginizi Çekebilir
-
İş Bankası 1,3 milyar dolarlık sendikasyon kredisi sağladı
-
Reeskont Kredisi mi, Teminat Yükü mü?
-
Yapı Kredi’den yılın ilk çeyreğinde 20,3 milyar lira net grup karı
-
BBVA CEO’su Onur Genç: Döviz bazlı yüzde 10 net Kârı beğenmedi
-
SASA POLYESTER: SAVAŞIN GÖLGESİNDE STRATEJİK ANALİZ
-
Garanti BBVA’dan Yeşil Enerjide Net Tercih: ZENERGY ile Devam
BANKA ANALİZLERİ
Enflasyon ile mücadelede yanlış teşhis, boşa tedavi
Enflasyon ile mücadelede Hatalar Zinciri neydi? Kur Korumalı Çözüm mü, Risk mi?. Talep Kısarak Ekonomi Durdurulur, Enflasyon Değil. Politika Faizi Düşerken Enflasyon Nasıl Yükseldi? Para Politikalarında niçin ısrar ediliyor? Faiz Enflasyonun Sebebi mi, Aracı mı?
Geçmişin hatalarıyla geleceği yönlendiremeyiz!
Çözüm: Enflasyonu Düşürmek için Üretmek Gerekir!
Yayınlanma:
4 ay önce|
02/04/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Türkiye ekonomisi son yıllarda tarihinin en yüksek enflasyon oranlarını yaşadı, enflasyon sarmalı kaygıları da artmaya başladı. Enflasyonla mücadele adına pek çok düzenleme yapıldı; ancak bu düzenlemelerin büyük kısmı sonuç vermedi, hatta bazıları enflasyonu daha da tetikledi. Peki, bu süreçte hangi adımlar atıldı, hangileri yanlış yönlendirildi ve neden istenen başarı sağlanamadı?
1. Faiz Düşürme Politikası: Nedeni Değil, Sonucu Etkiledi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2021 yılından itibaren faizleri düşürerek enflasyonu kontrol altına alabileceği yönünde politikalar benimsedi. Bu yaklaşım “faiz sebep, enflasyon sonuçtur” söylemiyle meşrulaştırıldı. Faiz %19’dan %8,5’e kadar düşürüldü (2023 başı itibarıyla). Ancak düşük faiz ortamı dövize talebi artırdı, kur şoklarını tetikledi ve enflasyon oranları tarihi zirvelere ulaştı. Enflasyon tek haneden %85 seviyelerine çıktı (Ekim 2022). Politika değişmeden başarı sağlanamadı.
Sonuç: Enflasyon düştü mü? Hayır. Kur yükseldi, ithalat pahalandı, enflasyon hızlandı.
2. Kur Korumalı Mevduat: Çözüm mü, Geciktirilmiş Risk mi?
2021 sonunda devreye alınan KKM sistemi, TL’nin cazibesini artırma hedefiyle tasarlandı. Ancak dövize olan güveni azaltmak yerine dövize endeksli yeni bir sistem doğurdu. Kamuya yüklenen kur farkı ödemeleri, bütçeye ciddi zarar verdi. KKM, kamuya büyük yük bindirdi (2022’de sadece Hazine tarafı 92 milyar TL üzeri maliyet yıllar itibarıyla artarak devam etti).
Fatura ödemeyi yapan Hazine ve TCMB üzerinden halka çıktı. Vergilerden elde edilen gelir KMH ödemeleri için de kullanıldı. Bütçede yeri olmadığı için ek bütçe içinde geçirildi. Maliyet artıp eleştiriler yükselince tüm yük TCMB’ye yüklendi. TL yerine dolara endeksli bir sisteme dönüştü, dövize bağımlılık azalmadı. Kısa vadeli kur stabilizasyonu sağlandı ama yapısal çözüm olmadı.
Sonuç: Kur geçici olarak sabitlendi ama yapısal riskler büyüdü.
3. Vergi Artışları: Enflasyonu Azaltmak Yerine Artırdı
2023’te yapılan KDV ve gelir vergisi artışları, kamu gelirlerini yükseltse de tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Özellikle gıda ve temel tüketim ürünlerinde vergi artışlarının zincirleme fiyat etkisi oldu. KDV oranları %18’den %20’ye, indirimli oran %8’den %10’a çıkarıldı (2023). Gelir ve kurumlar vergisinde üst dilimler artırıldı.
Sonuç: Tüketici enflasyonu baskılanmak istenirken maliyet enflasyonu körüklendi.
4. Market Denetimleri ve Fiyat Baskısı: Geçici Psikoloji
Fiyat artışlarının “fahiş kâr” üzerinden açıklanması, market zincirlerine ceza uygulamaları, sorunun kaynağını göz ardı etti. Enflasyonun temel nedenleri olan üretim maliyeti ve para arzı yerine, sonuçlara odaklanıldı. Ceza, vergi, asgari ücret artışı, elektirik gibi ek maliyet Tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Enflasyonun temel nedeni maliyet ve para arzı iken, sonuçla mücadele edildi. Serbest piyasa işleyişine müdahale edildi, yapısal değil geçici çözümler üretildi.
Sonuç: Kısa süreli psikolojik etkiler, uzun vadede faydasız müdahaleler.
5. Kredi Kısıtlamaları ve Zorunlu Karşılıklar: Üretimi Boğdu
Kredi hacmini kısmaya yönelik makroihtiyati tedbirler, enflasyonu dizginlemek için kullanıldı. Ancak bu yaklaşım, özellikle reel sektörü finansal olarak daralttı ve üretimi düşürdü. Kredilere ulaşım zorlaştı, özellikle KOBİ’ler olumsuz etkilendi. Üretim yerine finansman daraltılarak talep kısılmaya çalışıldı.
Sonuç: Talep kısmaya odaklı tedbirler, Ekonomiyi yavaşlattı, arzı daralttı, enflasyonu düşürmedi.
6. Rezerv Satışlarıyla Döviz Müdahaleleri: Tükenmiş Güven
TCMB, döviz kurunu sabit tutmak için net rezervlerini harcadı. Rezervlerin tükenmesi ise piyasa güvenini zedeledi. Kur üzerindeki baskılar geçici oldu, temel sorunlar ise yerinde kaldı. Ekonomi daha kırılgan hale geldi. Yurtdışından Doğrudan yatıırm çekilemedi, gelen sıcak para kısa sürede çıkabilecek yapıya büründü. CDS düşmesine rağmen Rating Firmaları ülke notunu “yatırım yapılabilir ülke” seviyesine çekmedi.
Sonuç: Güven kaybı, döviz bağımlılığı ve kırılganlık arttı, kur istikrarı sürdürülemedi.
Kalıcı Sonuçlar Alınamamasının Nedenleri:
| Neden | Açıklama |
|---|---|
| Para politikası gecikti | Faiz-enflasyon ilişkisi göz ardı edildi, geç kalındı. |
| Yapısal reform eksikliği | Tarım, enerji ve sanayide arz artırıcı politikalar uygulanmadı. |
| Güven kaybı | Kurumlara olan güven zedelendi, beklentiler yönetilemedi. |
| Dışa bağımlılık | Enerji, ara mal ithalatı maliyetleri enflasyonu tetikledi. |
Enflasyonla mücadelede yapılan hataların ortak noktası, nedenlerle değil, sonuçlarla mücadele edilmesiydi. Talep kısılarak enflasyon kontrol altına alınamaz. Kalıcı başarı, ancak üretimin artırılması, para politikasında istikrar ve öngörülebilirlik ve kurumlara duyulan güvenin yeniden tesisi ile mümkündür.
Şu ana kadar yapılan birçok düzenleme gecikmeli, yanlış hedefli ya da geçici etkili olduğundan, kalıcı başarı sağlanamamıştır.
Son Söz:
Ekonomi; popülist söylemlerle değil, bilimsel temellere dayanan, akılcı politikalarla yönetilebilir. Enflasyonun düşmesi için atılan her adım, sadece rakamları değil, vatandaşın mutfağını da iyileştirmeli.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
BANKA ANALİZLERİ
Erol TAŞDELEN yazdı: AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ 2025 PERFORMANSLARI
Yayınlanma:
5 ay önce|
08/02/2026Yazan:
Erol Taşdelen
2025 YILINDA BANKACILIK SEKTÖRÜ NE YAPTI?
Bankacılık sektörü 2025 yıl sonu mali verileri incelendiğinde ilk dikkat çeken veri, Sektör 2024 yılına göre bilançoyu %44 büyütürken; Net Karlılık ortalamada %38 büyüdü. Yerli Özel Bankaların toplam karlılığı % 43 yükselirken; Yabancı Ortaklı Bankalar %27, Kamu Bankaları %57 büyüttüğü görüldü. Buna rağmen Enflasyona göre realize edildiğinde gerçekte sektörün karlılığını koruyabildiğini söylemek yanlış olmayacak.

SEKTÖRDE BİLANÇO BÜYÜMEYE DEVAM ETTİ
2024 sonunu 32,6 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile kapatan Bankacılık Sektörü 2024 yılında %44 büyüme ile 46,9 trilyon TL hacme ulaştı. Kredilerdeki büyümenin sınırlı kalmasında, Makro İhtiyati Tedbirler stratejisi kapsamında TCMB’nin kredi büyümeye getirdiği aylık sınırlama yaptırımının etkisi büyük oldu. Buna rağmen 2024 yılını 16 trilyon TL Kredi hacmi ise %44 büyüyerek 23 trilyon TL seviyesini aştı. Buna karşılık 293 milyar TL’lik Takipteki Alacaklar %103 büyüme ile 594 milyar TL hacmine ulaşmış durumda. Bu tutar içinde yıl içinde Takip Tahsilat ve Varlık Yönetim Şirketlerine devir yapılan 15 milyar TL seviyesinde alacaklar düşünüldüğünde sektörün gerçek takip tutarı açıklananın üzerinde oldu. 2025’de özelikle Tüketici ve Kredi Kartlarındaki takiplerin artışı bankaları zorladı. Sektör 2024 yılında Beklenen Zarar Karşılılarına 541 milyar TL ayırırken, 2025 yılında %50 artışla 810 milyar TL hacmini aşmış durumda. Bankaların çoğu Ticari İşlemlerden Zarar ederken, özellikle Türev ve Kambiyo İşlemler buradaki zararı artırdı; bu alanda karlılığını artıran banka yok gibi… Sektör 89 milyar TL’si Kambiyo Net Zararı olmak üzere Faiz Dışı İşlemlerde Nette 124 milyar TL zarar yazdı.
2024 sonunu 18,9 milyar TL Mevduat hacmi ile kapatan sektör, 2025 yılında %44 büyüme ile 27,2 trilyon TL Mevduat hacmine ulaştı. Toplam Mevduatın %37,4’üne denk gelen 10,2 trilyon TL’lik kısmı ise vadesiz mevduattan oluştu. 2024 sonunda 2,9 trilyon TL olan Özkaynaklar da %43 artış ile 4,1 trilyon TL seviyesine yaklaşmış durumda.
DÖRT BÜYÜKLER NE YAPTI?
Kısa sektörel özetten sonra, değerlendirdiğimiz sektörün kamu bankaları dışında amiral gemileri konumdaki dört özel bankanın ( AKBANK, GARANTİ BBVA, İŞBANK, YAPI KREDİ ) 2025 yıl sonu için açıkladıkları ve KAP’a bildikleri faaliyet raporları; mali veriler ve bilanço dipnotlarına göre karşılaştırmalı verilerine yakından bakalım. Dört büyük bankanın 14,9 trilyon TL bilanço büyüklüğü ile sektörün aynı zamanda üçte bir hacmine sahip olması ile sektöre yön verme kapasitesine sahip; önemleri de buradan geliyor.
Değerlendirmeye alınan dört büyük banka 10,8 trilyon TL Aktif Büyüklüğü ile sektörün %32’sini; 8,2 trilyon TL nakdi kredi hacmi ile %36’lık ve 6,8 trilyon TL’lik mevduat hacmi ile sektörün %35’lik kısmını oluştururken; 282 milyar TL’lik Net Kar ile de sektör Net Karlılığının %31’ini oluşturuyor. Hadi ana kalemlerden yola çıkarak dört büyüklerin 2025 yılı fotoğrafını çekip dört büyük banka performansına daha yakından bakalım:
AKTİF Büyüklükte İŞBANK farkı açarak liderliğe devam ediyor
Aktif büyüklükte dört büyükler ortalama %38 büyürken GARANTİ BBVA ikinci yarıdaki atağı ile Aktif büyüklünü (%47) en fazla artıran banka oldu. AKBANK ve YAPI KREDİ %33 büyüme ile ortalama büyümenin altında kaldı. Aktif büyüklüğünü en fazla artıran banka ise 1,3 trilyon TL ile İŞBANK oldu.

Dört büyükler arasında geçmiş yıllarda olduğu gibi İŞBANK Aktif Büyüklükte açık ara liderliği devam ediyor ve 4,6 trilyon TL büyüklüğü ulaşmış durumda. İŞBANK aynı zamanda dört büyüklerden 4 trilyon TL Aktif büyüklüğünü aşan ilk banka oldu.
Toplam NAKDİ Kredilerde İŞBANK liderliğe devam etti
İŞBANK 2,3 trilyon TL’yi aşan brüt nakdi kredi hacmi ile ilk sıradaki yerini korudu. 2025 yıl sonunu GARANTİ BBVA 2,2 trilyon TL; YAPI KREDİ ve AKBANK 1,8 trilyon TL Kredi hacmine ulaştı. İŞBANK son çeyrek atağı ile 724 milyar TL kredi artışı ile kredi hacmini en fazla artıran banka oldu.

GAYRİ NAKDİ Kredilerde İŞBANK tekrar lider
Gayri Nakdi Kredilerde dört büyükler ortalama %50 büyürken, %56 büyüme ile AKBANK önde yer aldı. GARANTİ BBVA %48, İŞBANK %43 artışa rağmen ortalama büyümenin altında yer alan bankalar oldu.

Gayri Nakdi Kredilerde ilk üç sırada yer alan bankalar arasında fark hızla kapanırken, AKBANK yüksek büyüme artışına rağmen Rekabetin oldukça gerisinde kalmış durumda. İŞBANK 896 milyar TL hacim ile liderlik koltuğuna tekrar oturdu. GARANTİ BBVA 811 milyar TL; YAPI KREDİ 776 milyar TL hacme ulaşırken; AKBANK 545 milyar TL hacim ile dört büyükler arasında acık ara rekabette gerilere düşmüş durumda.
İŞBANK 3 trilyon lira mevduatı aşan ilk özel banka oldu
Mevduatta dört büyükler ortalama %40 büyürken %46 büyüme ile İŞBANK en fazla büyüme sağlayan banka oldu. İŞBANK aynı zamanda 971 milyar TL mevduat artışı ile toplamda 3 trilyon 99 milyar TL mevduat hacmine ulaştı. AKBANK %33 ile ortalama büyümenin altında yer alan tek banka oldu.

Net Faiz Gelirinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu
2025 yılın ilk aylarında Mevduat ve Kredi faizlerinde düşme beklentisi artarken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının ve onlarca belediye çalışanının tutuklanması ile tüm beklentiler tersine döndüğü gibi faiz oranlarında da sert yükselme yaşandı. Örneğin %45’lere kadar düşen Ticari Kredi faiz oranları %60’lara kadar çıktı. Bu durum ister istemez Net Faiz Gelirlerinde bankalar arası fark oluşturmaya başladı. GARANTİ BBVA 165 milyar TL ve %65 artış ile en fazla artış performansı sergilerken; 2024’e göre %181 artış ile İŞBANK Net Faiz Gelirini en fazla artıran banka oldu.

Net Ücret ve Komisyon Gelirlerinde GARANTİ BBVA liderliğini korudu
2025 yılında GARANTİ BBVA 143 milyar TL Net Ücret Komisyon Geliri sağladı. İŞBANK 134 milyar TL Net getiri elde ederken; AKBANK 114milyar TL; YAPI KREDİ 110 milyar TL net getiri sağladı.

Net Karlılıkta da GARANTİ BBVA açık ara önde
2025 yılında Net Karlılıkta Bankacılık sektörü %38 büyüdü. Dört büyüklerin ortalaması da sektör ortalamasına yakın seyrederek %35 oldu. Net Karlılığını 100,6 milyar TL’ye taşıyan GARANTİ BBVA dört büyükler arasında açık ara önde yer aldı. İŞBANK 67,4 milyar TL Net Karlılık ise ikinci sırada yer alırken; AKBANK 57,2 milyar TL, YAPI KREDİ 47 milyar TL karlılık yakaladı.

Üst Yöneticilere Yapılan ödemeler
2025 yılında banka Üst Yöneticilere %47 artış ve 837 milyon TL ödeme ile AKBANK en fazla ödeme yapan banka oldu. Banka bu durumu “bizde brüt ödeme, diğer bankalarda Net Ödeme o nedenle biz yüksek gözüküyor” şeklinde açıklamaya çalışsa da banka Raporlarında böyle bir açıklaya yer almadığı için teyit edemedik. Bu konuda belirsizlik var ise BDDK’nın bu konuda Raporlara standart getirmesi faydalı olacaktır.

YAPI KREDİ 786 milyon TL ile ikinci sırada yer alırken; GARANTİ BBVA 728 milyon TL ödeme yaptı. İŞBANK ise 380 milyon TL ile Üst Yönetime en az ödeme yapan banka oldu. Bankaların performansları ile Üst Yönetim ödemelerinin orantılı olmadığı dikkat çekti.
Banka genel performansları
Liralaşma Stratejisi kapsamında, TCMB ve BDDK’ın eleştirilere neden olan sektörel düzenlemeler teker teker iptal edilip Rasyonel Zemine oturtulmaya başlanırken, geçmiş dönemdeki düzenlemelerin olumsuz etkisi 2025 yılında sektörde kendini hissettirdi.
KKM Hesapların sonlandırılması; Ticari Dövizli ödemelerin tekrar serbest bırakılması; İhracat Bedellerine Destek Kurunun %2’den %3’e çıkarılması; TCMB Reeskont Kredilerindeki “döviz almama yasağının” kalkması Reel Sektörü olumlu etkilerken; TCMB’nin TL ve Döviz Kredilerdeki kısıtlamanın devam ettirdiği gibi daha da kısılarak nerede ise durma noktasına getirmesi; Yüksek Kredi faiz oranının devam etmesi; Kredilerde takip hacimlerinin artması; Siyasi gerilim ortamının devam etmesi Bankacılık Sektörü ve Reel Piyasanın belirsiz ve kaygıları 2026’ya miras olarak taşımız durumda.
Dört büyük bankanın 2025 yılında hacimsel büyüklükleri, gelişme performansları, piyasaya verdikleri destek, profesyonel yönetim yapısı, personel memnuniyeti, müşteri hizmet kalitesi, Dijitalleşme, gelen şikayetlere çözüm odaklı hızlı geri dönüşleri dikkate alındığında dört banka arasında bir sıralama yapılır ise en başarılı Bankalar İŞBANK ve GARANTİ BBVA olarak kendini göstermekte.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
*******************
MERAKLISINA EKLER:

BANKA ANALİZLERİ
2026 Yılında Türk Bankacılık Sektörünü Neler Bekliyor?
Yayınlanma:
7 ay önce|
16/12/2025Yazan:
Erol Taşdelen
2026, Büyüme Yılı mı Yoksa Ayıklanma Dönemi mi?
Türk bankacılık sektörü, 2025 yılında yüksek enflasyon, sıkı para politikası, kredi büyüme sınırları ve artan regülasyon baskısı altında faaliyet gösterdi. 2026’ya girerken temel soru şudur: Bankalar yeniden büyüme eksenine mi dönecek, yoksa risk yönetimi merkezli “kontrollü bilanço” dönemi mi sürecek?
Mevcut göstergeler, 2026’nın hızlı büyümeden ziyade seçici kredi, aktif kaliteyi koruma ve teknolojik dönüşüm yılı olacağına işaret ediyor.
1. Makro Çerçeve: Enflasyon Düşüyor, Risk Tam Olarak Bitmiyor
2026’da:
-
Enflasyonda düşüş eğiliminin devam etmesi,
-
Ancak fiyat istikrarının henüz “kalıcı” hale gelmemesi,
-
Para politikasında erken gevşemeden kaçınılması,
bekleniyor.
Bu durum bankalar açısından iki kritik sonucu beraberinde getiriyor:
-
Kredi büyümesi serbestleşmeyecek, kontrollü kalacak
-
Faiz–kredi makası eski seviyelerine dönemeyecek
Dolayısıyla 2026, bilanço şişirme değil bilanço kalitesini koruma yılı olacak.
2. Bankalar 2026’da En Fazla Hangi Alanlara Odaklanacak?
2.1. Seçici Kredi Politikası ve Portföy Temizliği
2026’da bankaların ana refleksi:
-
Yeni kredi vermekten çok
-
Mevcut kredi riskini yönetmek
olacak.
Öne çıkan başlıklar:
-
Sektörel bazda kredi daraltma (tekstil, inşaat, enerji yan sanayi gibi kırılgan alanlar),
-
Nakit akışı güçlü, ihracatçı ve döviz geliri olan firmalara öncelik,
-
Yeniden yapılandırma, vade uzatma ve teminat revizyonları.
Bu yaklaşım, “kredi hacmi” yerine “kredi kalitesi” dönemine girildiğini gösteriyor.
2.2. Dijitalleşme Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk
2026, Türk bankacılığı için dijital dönüşümde ikinci kırılma noktası olabilir.
Bu kez dönüşümün odağı:
-
Mobil bankacılık değil,
-
Operasyonel verimlilik ve maliyet azaltımı
Şu alanlar öne çıkıyor:
-
Şube sayılarında azalma,
-
Arka ofis süreçlerinin otomasyonu,
-
Manuel kredi ve operasyon süreçlerinin kısaltılması.
Ama asıl farkı yaratacak alan: Yapay zekâ ve NLP tabanlı sistemler.
3. 2026’da NLP ve Yapay Zekâ Bankacılığı Nasıl Dönüştürecek?
Sorunun net cevabı şu: Evet, NLP ve yapay zekâ kullanımı ciddi biçimde artacak.
Ancak bu artış “reklam” değil, zorunlu verimlilik aracı olarak karşımıza çıkacak.
NLP’nin öne çıkacağı alanlar:
-
Müşteri şikâyet ve talep metinlerinin otomatik analizi,
-
Çağrı merkezi konuşmalarının risk ve memnuniyet analizi,
-
Hukuki metin, sözleşme ve kredi dokümanı taraması,
-
Şüpheli işlem ve dolandırıcılık metinlerinin ön analizi.
Özetle: 2026’da bankalar insan kaynağını artırarak değil, metni ve veriyi anlayan sistemler kurarak büyümeye çalışacak.
4. En Kritik Soru: 2026’da Takipteki Krediler (NPL) Artar mı?
Bu başlık 2026’nın en hassas alanı.
Kısa cevap: Evet, sınırlı ama kontrollü bir NPL artışı riski var.
Neden?
-
2024–2025’te ötelenen kredi sorunları,
-
Yeniden yapılandırılmış ama kalıcı toparlanma sağlayamamış firmalar,
-
Artan konkordato ve iflas dosyaları.
Ancak önemli bir fark var:
🔹 Bu kez bankalar hazırlıksız değil
🔹 Erken uyarı sistemleri daha güçlü
🔹 Teminat ve karşılık politikaları daha sıkı
Dolayısıyla 2026’da “sert NPL patlaması” değil, “yavaş ama yönetilen NPL artışı” senaryosu daha olası.
5. Bankaların 2026’da En Çok Zorlanacağı Alanlar
5.1. Net Faiz Marjı Baskısı
Faizlerin düşmesi bankalar için otomatik olarak kârlılık artışı anlamına gelmiyor.
-
Mevduat maliyeti yüksek kalmaya devam edecek,
-
Kredi faizleri regülasyonlarla sınırlı olacak,
-
Marjlar eski seviyelere dönmeyecek.
5.2. Reel Sektör Baskısı
Bankalar 2026’da:
-
Daha fazla yapılandırma talebi,
-
Daha fazla kredi erteleme baskısı,
-
Daha fazla “bankalar firmaları sıkıştırıyor” algısı
ile karşı karşıya kalacak.
Bu da bankacılık–reel sektör ilişkisinde zor bir denge yılı anlamına geliyor.
6. 2026, Bankalar İçin Nasıl Bir Yıl Olacak?
2026;
-
Hızlı büyüme yılı değil,
-
Kredi patlaması yılı değil,
-
Popülist bilanço yılı hiç değil.
2026;
✔ Riskin daha iyi ölçüldüğü,
✔ Kredinin daha seçici verildiği,
✔ Teknolojinin maliyet azaltma aracı olarak kullanıldığı,
✔ NPL’nin yönetildiği ama inkâr edilmediği
bir geçiş yılı olacak.
Kısa özetle:
2026, Türk bankacılığı için “büyümek” değil, ayakta kalmayı ve doğru bilanço kurmayı başaranların yılı olacak.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.038)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.603)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (579)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.978)
- GÜNCEL (4.520)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.721)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.466)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (57)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Dünya Kupası'nda devlerin savaşında muazzam ekonomik başarı 19/07/2026
- Merz'den kapsamlı kabine değişikliği mesajı 19/07/2026
- Dr. Can Fuat Gürlesel hayatını kaybetti 19/07/2026
- MÜSİAD Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini açıkladı 19/07/2026
- Trump'tan İran'ın mutabakat açıklamasına yanıt 19/07/2026
- Engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemi geliyor 19/07/2026
- Elektrikli araç şarj hizmetlerinde büyük artış 19/07/2026
- İran'dan Kuveyt'teki ABD hedeflerine saldırı 19/07/2026
- Ekonomi ve siyaset gündemi - 19 Temmuz 2026 19/07/2026
- ABD'den ölen askerleri için misilleme saldırısı 19/07/2026
SON YAZILAR
- Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında 21/07/2026
- Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek 21/07/2026
- Ekonomide “Ruj Etkisi” Nedir? 20/07/2026
- KGF Akbank Mobil’de 20/07/2026
- HANGİ SEKTÖRLERE YATIRIM YAPMALI, HANGİLERİNE YAPMAMALI ? 20/07/2026
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
- Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir 18/07/2026
- OECD’den Türkiye’ye Sert Uyarı: Yolsuzlukla Mücadelede Yetersiz 18/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
