Connect with us

GÜNCEL

Yerli enerji danışmanları, yeni yazılımlarıyla büyük işletmelerin yüksek enerji faturalarını düşürecek

Enerji tasarrufu, hem Paris Anlaşması’na uyum hem de maliyet dengeleme nedeniyle, uzun süredir liderlerin gündeminde ilk sıralarından düşmedi. Enerji yönetimini teknolojiyle kaynaştıran yeni çözüm, yerli uzmanlarca geliştirildi.

Yayınlanma:

|

İşletmelerin en büyük gider kalemi olan enerjide tasarruf ve verimlilik, son yıllarda liderlerin gündeminden düşmedi. İşletmelerin yatırımları artırarak verimliliği korumaya, enerji maliyetlerini yöneterek kaynak oluşturmaya çalıştığı bir dönemde enerji danışmanlığı deneyimini dijitale taşıyan çözüm, yerli girişimcilerden geldi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın tahminleri, enerji verimliliğinin faturaları üçte bir oranında azaltabileceğine işaret ederken, enerji danışmanlığı alanında uzmanlaşan bir ekip tarafından geliştirilen bulut tabanlı enerji yönetimi çözümü Billgy, “her şey için tech ekran” mottosuyla işletmelerin enerji tüketimlerine ilişkin tüm analizleri tek dijital platformda toplayarak, karmaşık enerji yönetim süreçlerini sadeleştirme ve işletme verimliliğini artırma hedefiyle faaliyete geçti.

Temel motivasyonlarının uzun yıllardır enerji danışmanlığı alanında edindikleri deneyimi dijitalleşme yoluyla daha erişilebilir ve sürdürülebilir çözümlere dönüştürmek olduğunu vurgulayan Billgy Kurucu Ortağı ve Enerji Danışmanı Fetih Evren Şahin, “Artan enerji maliyetleri ve karmaşık enerji yönetimi ihtiyaçları, özellikle, yılbaşından itibaren geçerli olacak mevzuat değişikliği sebebiyle 100 bin TL seviyelerini aşan yüksek faturalar ödeyen işletmeler için oldukça kritik bir gider kalemi. Bu işletmelere enerji yönetimi süreçlerini kolaylaştıran, güvenilir ve kullanımı pratik bir çözüm sunarak enerji maliyetlerini kontrol etmelerine ve optimum verimliliğe ulaşmalarına yardımcı oluyoruz” dedi.

Tekstil, plastik, AVM, otel gibi sektörleri hedefliyor

Uluslararası Enerji Ajansı’nın hem sürdürülebilirlik hedeflerine uyum sağlamak hem de enerji görünümüne ayak uydurabilmek için enerji yönetimindeki ilerlemeyi ikiye katlama hedefi olduğuna dikkat çeken Fetih Evren Şahin, “Yapay zeka başta olmak üzere, teknoloji yatırımları artarken elektrik enerjisine yönelik talep de günden güne büyüyor. Ne mutlu ki enerji yönetiminde daha akılcı yöntemler de yine tüketimi artıran bilgi işlem yetenekleriyle mümkün oluyor.

Tekstil, plastik, alışveriş merkezi, otel gibi sektörlerde İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Manisa gibi sanayi yoğun bölgelerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik geliştirilen Billgy, işletmelerin tüm enerji tüketimi verilerini tek ekranda toplamakla kalmıyor. Akıllı analitiklerin gücüyle bu verileri anlamlı ve eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürüyor. Kullanıcılar, enerji tüketim kalıplarını kullanıcı dostu bir arayüzle keşfederek maliyetleri optimize etme, enerji yönetimini artırma ve sürdürülebilir çözümler sunma gibi alanlarda yeni eylem planları hazırlayarak harekete geçebiliyor” dedi.

Kademeli tarife uygulamaları yaklaşırken verimliliğin önemi daha da arttı

Özellikle son dönemde hem elektrikte hem de doğal gazda “kademeli tarife” uygulamalarına geçilmesine dair planların olduğuna dikkat çeken Billgy Kurucu Ortağı Fetih Evren Şahin, “Doğru yönetilmeyen, takip edilmeyen enerji tüketimi, faturaları daha da büyüterek işletmelerin maliyetlerini artırabilir. ‘Artık bilgi net’ mottosuyla, dijital teknolojileri kullanarak işletmelerin enerji yönetimi süreçlerinde şeffaflık ve bilgiye dayalı karar alma fırsatlarını artırmayı amaçlayan Billgy, enerji danışmanlığı alanında uzun yıllara dayanan bilgi birikimini, teknolojinin kolaylaştırıcılığı ve erişilebilirliğiyle bir araya getiriyor. ‘Bill (fatura)’ ve ‘energy (enerji)’ kelimelerinden türetilen Billgy, maliyetlerin iyileştirilmesinin yanı sıra, işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için kat etmeleri gereken yolu da kısaltıyor. Billgy’nin akıllı analizleriyle karbon ayak izlerini azaltma yetenekleri kazanan işletmeler, hem çevre dostu çözümler sunuyor hem de maliyet tasarrufu elde ediyor. Bunu yaparken karmaşık verileri sadeleştiriyor ve herkesin anlayabileceği bir formatta sunuyor” diye konuştu.

“Enerji danışmanlığında lider platform olmayı hedefliyoruz”

Billgy’nin yola 100 bin TL ve üzeri enerji faturası ödeyen ve operasyonlarını daha verimli hale getirmek isteyen işletmeleri hedefleyerek çıktığını dile getiren Fetih Evren Şahin, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı:

“Kurumsal müşterilere sunduğumuz enerji yönetimi çözümleriyle, maliyetlerini kontrol etmelerini sağlıyoruz. İlerleyen süreçte bireysel tüketicilerin de enerji yönetimi ihtiyaçlarına yanıt verecek dijital çözümler üretmeyi planlıyoruz. Billgy olarak, enerji yönetimi bilincini artırarak enerji yönetimi süreçlerini daha şeffaf ve ulaşılabilir hale getirmeyi, önümüzdeki yıllarda güçlü bir enerji danışmanlık platformu olarak Türkiye pazarında lider konuma ulaşmayı hedefliyoruz.”

Okumaya devam et

GÜNCEL

MASAK Kiralık Hesapların Peşinde: Bankalar Artık Gerçek Kullanıcıyı da İzleyecek

MASAK’tan “Kiralık Hesap” Alarmı: Bankalar ve Finans Kuruluşlarına Yeni Sorumluluklar…

Yayınlanma:

|

Yazan:

MASAK, kiralık hesapların yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanılmasına karşı yeni rehber yayımladı. Bankalar, ödeme ve elektronik para kuruluşları başta olmak üzere çok sayıda finansal kuruluş için sektörel risk göstergeleri belirlendi. Yeni rehber, yalnızca şüpheli işlemlerin bildirilmesini değil, suçta kullanılabilecek hesapların önceden tespit edilmesini de hedefliyor.

Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK), finansal sistem üzerinden gerçekleştirilen suç faaliyetleriyle mücadele kapsamında 12 Ekim 2026 tarihinde **“Kiralık Hesaplarla Mücadele Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi”**ni yayımladı.

Son yıllarda özellikle yasa dışı bahis, internet dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanılan kiralık banka hesapları, finansal sistem açısından önemli risk alanlarından biri haline geldi. MASAK’ın yayımladığı yeni rehber, bu hesapların nasıl temin edildiğini, kimler tarafından yönetildiğini ve hangi yöntemlerle suç faaliyetlerinde kullanıldığını ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.

Kiralık hesaplar hangi suçlarda kullanılıyor?

Rehberde, gerçek ve tüzel kişilere ait banka hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılmasıyla ortaya çıkan riskler kapsamlı şekilde ele alınıyor.

Özellikle aşağıdaki suç ve faaliyetlerde kiralık hesapların kullanımına dikkat çekiliyor:

  • Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri,

  • İnternet ve finansal dolandırıcılık,

  • Suç gelirlerinin aklanması,

  • Uyuşturucu suçları,

  • Terörizmin finansmanı,

  • Hedeflenen finansal yaptırımların aşılması,

  • Hawala ve kayıt dışı para transferleri,

  • Yasa dışı ödeme ve tahsilat organizasyonları.

Rehberde ayrıca paravan şirketlerin, üçüncü kişiler adına açılan hesapların ve yasa dışı ödeme altyapılarının suç gelirlerinin transferinde nasıl kullanılabildiği açıklanıyor.

Bankalar ve finans kuruluşları daha dikkatli olmak zorunda

MASAK’ın rehberi, yalnızca bankaları değil, finansal sistemde işlem gerçekleştiren geniş bir yükümlü grubunu ilgilendiriyor.

Rehberde sektörel risk göstergeleri belirlenen başlıca kuruluş ve meslek grupları şöyle sıralanıyor:

Yükümlü grubu

Öne çıkan risk alanı

Bankalar Hesapların üçüncü kişilerce kullanılması
Ödeme ve elektronik para kuruluşları Şüpheli para transferleri ve tahsilat ağları
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları Suç gelirlerinin kripto varlıklara aktarılması
Yetkili müesseseler Kayıt dışı para hareketleri
Kuyumcular ve kıymetli maden sektörü Suç gelirlerinin finansal sisteme sokulması
Sermaye piyasası aracı kurumları Şüpheli yatırım ve para hareketleri
SMMM ve YMM’ler Paravan şirket ve finansal işlem riskleri
Noterler ve avukatlar İşlemlerin tarafları ve gerçek faydalanıcılarının değerlendirilmesi

Bu çerçevede yükümlülerden, şüpheli işlem bildirimi yapmadan önce gerekli inceleme ve değerlendirmeleri gerçekleştirmeleri bekleniyor.

MASAK’tan önemli mesaj: Sadece işlem değil, hesap da izlenecek

Rehberin en dikkat çekici yönlerinden biri, mücadelede yalnızca gerçekleşmiş şüpheli işlemlerin tespit edilmesine odaklanılmaması.

MASAK, hesapların fiilî kontrolünün kimde olduğu, hesap sahibinin işlem üzerindeki gerçek iradesi ve hesapların hangi amaçla kullanıldığı gibi unsurların değerlendirilmesini ön plana çıkarıyor.

Bu yaklaşım, bankaların müşteri tanıma (KYC), müşteri durum tespiti ve işlem izleme sistemlerinin önemini artırıyor.

Örneğin bir kişinin hesabına düzenli olarak farklı kişilerden para gelmesi, hesaptaki paranın kısa süre içerisinde başka hesaplara aktarılması veya hesap sahibinin işlem hacmiyle ekonomik ve mesleki profilinin örtüşmemesi, daha yakından incelenmesi gereken risk göstergeleri arasında değerlendirilebilir.

Burada önemli olan, tek bir göstergenin otomatik olarak suç şüphesi oluşturması değil, işlemlerin bütünlük içinde ve risk temelli değerlendirilmesidir.

Finans kuruluşları için erken uyarı ve önleyici kontrol dönemi

Rehberin ortaya koyduğu yaklaşım, finansal kuruluşların kontrol mekanizmalarında önemli bir anlayış değişikliğine işaret ediyor.

Artık yalnızca para transferi gerçekleştikten sonra şüpheli işlem bildirimi yapılması yeterli bir mücadele yöntemi olarak görülmüyor. Hesapların suç faaliyetlerinde kullanılmasına imkân sağlayan risklerin daha erken aşamada belirlenmesi hedefleniyor.

Bu kapsamda özellikle;

  • Hesap sahibinin gerçek işlem davranışlarının izlenmesi,

  • Hesapların fiilî kullanıcılarının değerlendirilmesi,

  • Gerçek faydalanıcının belirlenmesi,

  • İşlem hacmi ile müşteri profilinin karşılaştırılması,

  • Olağan dışı para giriş ve çıkışlarının analiz edilmesi,

  • Şüpheli işlem bildirimlerinin yeterli bilgi ve analizle desteklenmesi

önem kazanıyor.

Bankalar açısından operasyonel ve hukuki riskler

Kiralık hesaplarla mücadele yalnızca MASAK mevzuatına uyum meselesi değil, aynı zamanda bankaların operasyonel risk, itibar riski ve iç kontrol süreçlerini doğrudan ilgilendiren bir konu.

Özellikle hesap sahibinin bilgisi dışında veya üçüncü kişilerin yönlendirmesiyle yürütülen işlemlerin tespit edilmesi, finansal kuruluşların işlem izleme altyapılarının etkinliğini daha önemli hale getiriyor.

Diğer taraftan, şüpheli işlem bildirimlerinde nicelikten çok niteliğin öne çıkarılması, bankaların uyum birimleri üzerindeki analitik inceleme ve değerlendirme sorumluluğunu da artırıyor.

KUTU BİLGİ | Kiralık hesap nedir?

Kiralık hesap, bir kişinin kendi adına açılmış banka veya finansal kuruluş hesabını belirli bir ücret, komisyon ya da başka bir menfaat karşılığında üçüncü kişilerin kullanımına bırakmasıdır.

Bu hesaplar üzerinden yasa dışı bahis gelirleri, dolandırıcılık paraları ve diğer suç gelirleri transfer edilebilir. Hesap yasal olarak bir kişinin adına kayıtlı olsa da işlemleri fiilen başka kişiler yönetebilir.

En büyük risk: Hesap sahibi, kendi adına gerçekleşen işlemler nedeniyle hukuki ve cezai soruşturmalarla karşı karşıya kalabilir. Hesabını bilerek suç faaliyetlerinde kullandıran kişiler açısından ayrıca cezai sorumluluk doğabilir.

Finansal sistemde hesabın sahibi kadar gerçek kullanıcısı da önemli

MASAK’ın 12 Ekim 2026 tarihli rehberi, Türkiye’de finansal suçlarla mücadelede önleyici denetim anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım.

Özellikle yasa dışı bahis ve internet dolandırıcılığı organizasyonlarının çok sayıda gerçek kişi hesabını kullanarak oluşturduğu para transfer ağları, finansal sistemin güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Yeni yaklaşımda bankaların ve diğer yükümlülerin yalnızca hesabın kimin adına açıldığına değil, hesabı gerçekte kimin yönettiğine, paranın nereden geldiğine ve nereye aktarıldığına da odaklanması gerekiyor.

Finansal sistemde artık sadece hesabın yasal sahibi değil, hesabın gerçek kullanıcısı ve ekonomik faydalanıcısı da denetimin merkezinde olacak.

Kaynak: MASAK – Kiralık Hesaplarla Mücadele Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi, 12 Ekim 2026.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Payten ve Enpara Bank’tan iş birliği

Yayınlanma:

|

Yazan:

Payten ile Enpara Bank, ödeme sistemleri ekosistemini büyütecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında Enpara Bank’ın yeni Sanal POS altyapısı, Payten Ödeme Orkestrasyonu platformuna entegre edildi. Payten altyapısını kullanan Enpara Bank müşterisi iş yerleri, ek bir entegrasyon sürecine gerek kalmadan Enpara Bank Sanal POS’u mevcut sistemleri üzerinden kolayca aktif edebilecek.

2012 yılından bu yana yenilikçi ve müşteri odaklı yaklaşımıyla masrafsız bankacılık hizmetleri sunan Enpara Bank ile ödeme teknolojilerinde 27 yılı aşkın deneyime sahip Payten, dijital ödeme ekosistemini büyütecek stratejik bir iş birliğine imza attı. Yapılan anlaşmayla Enpara Bank’ın yeni Sanal POS altyapısı, Payten Ödeme Orkestrasyonu platformuna entegre edildi.

Bu entegrasyon sayesinde Payten Ödeme Orkestrasyonu kullanan üye iş yerleri, ek bir geliştirme sürecine ihtiyaç duymadan Enpara Bank Sanal POS’u mevcut sistemlerine kolayca dahil edebilecek. Böylece kurumlar ödeme kabul seçeneklerini esnek bir yapıyla genişletirken; Enpara Bank da yeni nesil Sanal POS hizmetini Payten’in yaygın kurumsal ağı üzerinden daha geniş bir işletme ölçeğiyle buluşturacak. İki kurumun teknolojik gücünü birleştiren bu sinerji; bankalar, fintekler ve kurumsal şirketler arasında çok daha entegre ve dinamik bir ödeme dünyasının gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.

İş birliğinin sektörel boyutuna dikkat çeken Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Günümüz finansal teknolojilerinde kritik olan; şirketlerin büyüme ivmelerine kesintisiz uyum sağlayabilen, çok yönlü ve dinamik bir işlem altyapısına sahip olabilmeleridir. Payten olarak temel hedefimiz, kurumların finansal operasyonlarında ihtiyaç duyduğu tüm kanalları tek bir çatı altında toplayarak onlara hareket kabiliyeti ve zaman kazandırmaktır. Enpara Bank’ın yeni Sanal POS çözümünün platformumuza dahil olması, kurumsal üye iş yerlerimize sunduğumuz finansal yelpazeyi son derece kıymetli bir seçenekle zenginleştiriyor. Bankacılığın yenilikçi ve müşteri odaklı temsilcilerinden Enpara Bank ile gerçekleştirdiğimiz bu sinerji hem pazardaki rekabetçi yapıyı destekleyecek hem de ticaretin dijitalleşme süreçlerine ivme kazandıracak. Sektördeki çeyrek asrı aşan uzmanlığımızla, finans dünyasını ve reel sektörü bir araya getiren kapsayıcı adımlar atmayı sürdüreceğiz.”

Enpara Bank Kurumsal Bankacılık ve Nakit Yönetimi’nden sorumlu Başkan Aydın Aras ise iş birliğini şöyle değerlendirdi:

“Bireysel bankacılıkta yakaladığımız başarıyı ve müşteri odaklı yaklaşımımızı, şimdi de yenilikçi ödeme kabul çözümlerimizle kurumsal alana aktarıyoruz. Bu adım ile üye işyerleriyle gerçekleştirilecek potansiyel iş birliklerinin de önünü açıyor, bireysel müşterilerimize de kazandırmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Bu stratejik açılımda, Sanal POS çözümümüzün Payten gibi ödeme teknolojilerinde köklü bir partnerin orkestrasyon altyapısına entegre edilmesi bizim için çok değerli. Payten Ödeme Orkestrasyonu platformunun yaygın kurumsal müşteri ağı sayesinde farklı sektörlerden kurumlara hızla ulaşacak, bankacılıktaki yetkinliğimizi ve çevikliğimizi, ödeme kabul süreçlerinde de güçlü ve verimli bir seçeneğe dönüştüreceğiz.”

Okumaya devam et

GÜNCEL

İran’da barış arayışı sürüyor, piyasalarda seçim tedirginliği…

Yayınlanma:

|

Yazan:

Jeopolitik cepheden gelen iyimser haberlerle dün küresel mali piyasalar günün büyük bölümünü yükselişle tamamladı. İran dinî lideri Hamaney’in hükûmete barış görüşmeleri için yetki vermesi sabah saatlerinde var olan iyimserliği pekiştirirken, tansiyonun barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün vadeli fiyatı günü %11 civarında düşüşle 104 dolar seviyesinde tamamladı. Petrolün gerilemesiyle risk iştahının iyileştiğini görsek de, sürecin netameli geçeceğinin anlaşılmasıyla gece geç saatlerde elde edilen kazanımların bir kısmının geri verildiğine de şahit olduk.

ABD’de bugün yapılacak ara seçimler öncesinde Wall Street geceyi karmaşık bir şekilde tamamladı. Dow Jones yükselirken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi %0,5 gerilerken, Apple’ın bilanço sonrası tatil dönemine ilişkin kâr marjı beklentilerinin hayal kırıklığı yaratmasıyla hisseleri kapanış sonrası işlemlerde geriledi. Teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %1 gerilerken, bu sabah Asya borsalarında da satış baskısının arttığını görüyoruz. Güney Kore borsası KOSPI %4’e varan kayıplar yaşarken, Tayvan borsasında kayıplar ise %3’ü aştı.

ABD’de başkanlık seçimleri dört yılda bir yapılırken, bu sürenin tam ortasında Kongre’nin yenilenmesi için yeniden sandığa gidiliyor. Bu nedenle “ara seçim” olarak adlandırılan seçimlerde başkan değişmiyor ancak Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı ve Senato’nun yaklaşık üçte biri yeniden seçiliyor. Sonuçlar, Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında izleyeceği politikalar açısından büyük önem taşıyor. Anketler Demokratların Temsilciler Meclisi’ni kazanacağına işaret ederken, Senato yarışı belirsizliğini koruyor. Buna karşılık tahmin piyasalarında Demokratların Senato’yu da kazanma olasılığı %75 civarında fiyatlanıyor. Demokratların her iki kanatta da çoğunluğu ele geçirmesiyle ortaya çıkabilecek “Mavi Dalga”, Trump’ın yeni vergi indirimlerini ve harcama planlarını hayata geçirmesini zorlaştırırken, özellikle teknoloji şirketleri ve yapay zekâ veri merkezleri üzerindeki denetimleri artırabilir. Ancak yarışın başa baş geçtiği bazı eyaletlerde oy sayımının uzayabileceğini, dolayısıyla kesin sonuçların hemen netleşmeyebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Emtia cephesinde ise İran ile yürütülen barış görüşmelerinin yarattığı iyimserlikle dün sert bir şekilde gerileyen Brent petrol, bu sabah 105 dolar civarında dengelenmeye çalışıyor. Ancak ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait Keşm Adası’nı vurduğuna yönelik haberler -tam da barış görüşmeleri devam ederken- jeopolitik risklerin henüz ortadan kalkmadığını gösteriyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,91, dolar endeksi 101,8 seviyesinde işlem görürken, geçen haftaki Binance saldırısının ardından kripto para piyasalarındaki dalgalanma sürüyor. Bitcoin 77 bin dolar civarında tutunmaya çalışırken, Binance’den net para çıkışlarının 4,7 milyar doları aştığını okuyoruz.

İran ile ABD arasında sekiz aydır devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla Katar’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler, henüz somut bir anlaşma sağlanamadan tamamlandı. Ancak taraflar arasında temasların devam ettiğini de not edelim. İran, daha önce sunduğu yedi maddelik barış planını sadeleştirerek iki gün içinde uygulanabilecek bir hâle getirdiğini açıklarken, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırmasını, petrol satışlarına izin vermesini ve yaptırımları hafifletmesini talep ediyor. Buna karşılık Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gündemde. Trump, İran’ın anlaşma yapmak istediğini ve bunun mümkün olduğunu söylese de Tahran’daki kaynaklar, yeni bir ABD saldırısını anlaşmadan daha olası gördüğünün de altını çizmemiz gerekiyor.

Dün güne tepki alımları ile başlayan kıymetli metaller, Hamaney’in hükûmete barış görüşmeleri için yetki vermesi ardından kazanımlarını günün ikinci yarısında artırırken, bir tarafta Keşm Adası’nın vurulduğuna yönelik haberler, diğer tarafta ise bugün düzenlenecek ara seçimler öncesinde yeniden satış baskısının tırmandığını görüyoruz. Haftayı 49 dolar seviyesinin diplerinde tamamlayan gümüşün ons fiyatı dün gün içerisinde 51,25 dolar seviyesini test etse de, bu sabah yeniden 49,60 dolar seviyelerine geriledi. Benzer bir şekilde altının ons fiyatı da dün 3,970 dolar seviyelerine varan bir yükseliş kaydetmesi ardından bu sabah 3,925 dolar seviyelerine geri çekildi. Fiyat hareketlerinin hızını ve gücünü ölçen RSI göstergesinin aşırı satım bölgesine gelmesi gözlerin gümüş üzerine çevrilmesine neden olsa da, aşırı satım bölgesine girilmesinin fiyatın daha da gerilemeyeceği anlamına gelmediğini dün peşinen belirtmiştik. Sağlıklı bir alımdan söz edebilmek adına, bizim için önemli bir seviye olan 55 doların üzerinde temiz bir gecelik kapanış bekleyeceğiz. Gümüşte daha da aşağıda 48,50 dolar seviyelerini, altında ise 3,750 dolar seviyelerini takip edeceğiz.

Dün günün büyük bölümünde etkili olan iyimser havanın Türk mali piyasalarının da yüzünü güldürdüğünü gördük. Fon Krizi’nin gölgesinde yedi haftadır kesintisiz kan kaybeden BIST 100 endeksi dün günü %1,9 yükselişle tamamlarken, bankacılık hisselerinde alımların daha da belirginleştiğini ve XBANK endeksinin %4,2 değer kazandığını gördük. Dipnot olarak, TCMB’nin haftalık verilerine göre, yabancı yatırımcıların hisse senetlerinden çıkışının üst üste dördüncü haftaya ulaştığını da belirtmek isteriz. Türkiye piyasalarında son haftalarda hâkim olan sert havanın bir nebze olsun yumuşadığını görsek de, ülkenin risk algısını yansıtan beş yıl vadeli CDS primi 259 baz puan seviyesinde kalmaya devam etti. Yılbaşında %28,70 seviyesinde bulunan on yıllık gösterge tahvil faizi %35,60’a kadar yükselirken, iki yıllık tahvilin bileşik faizi %39,70 civarında yatay seyrini korudu. USDTRY kuru ise yarın valörlü işlemlerde psikolojik 50,00 seviyesinin kıyısına kadar yükseldi.

Tatil nedeniyle perşembe günü yayımlanmayan TCMB’nin haftalık bülteni dün açıklandı. Analitik bilançonun da yardımıyla TCMB rezervlerindeki erimenin devam ettiğini görüyoruz. En güncel verilere göre, 30 Ekim valörlü işlemlerde net yabancı para pozisyonu 19,3 milyar dolara gerilerken, ekim ayı boyunca rezervlerde 15,3 milyar dolarlık azalma yaşandığını hesaplıyoruz. Elbette rezervlerin yarısından fazlasının altından oluştuğu düşünülürse, altın fiyatlarındaki düşüşün de değerleme etkisi üzerinden tabloyu olumsuz etkilediğini belirtmek gerekiyor. Altın fiyatlarının etkisinden arındırılmış hesaplamalarda ekim ayındaki rezerv kaybı 11,3 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Fon Krizi öncesinde, 26 Ağustos tarihinde net yabancı para pozisyonunun 54 milyar dolar olduğunu da hatırlatalım.

Yurt içi yerleşiklerin portföy tercihlerinde 23 Ekim ile sona eren haftada anlamlı bir değişim görmedik. Tüzel kişilerin döviz mevduatı 1 milyar dolar artarken, gerçek kişilerin döviz mevduatı 800 milyon dolar azaldı. TL’nin toplam mevduat içindeki payı ise %62 seviyesinde güçlü seyrini korudu. Bunun nedenini anlamak çok da zor değil. Yıllık %36 civarında seyreden TL mevduat faizi, stopaj sonrası aylık yaklaşık %2,5 net getiri sağlıyor. USDTRY kurunun aylık artışının %1,6 seviyesinde kaldığı düşünülürse, TL mevduatın dövize kıyasla daha cazip olmaya devam ettiğini görüyoruz.

Her ayın ilk iş günü İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan ve ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden biri olan imalat sanayi PMI endeksi, ekim ayında 47,3 seviyesine gerileyerek büyüme ile daralmayı ayıran 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etti. Böylece imalat sanayisindeki daralma 31’inci ayına ulaşırken, zayıflığın bir önceki aya göre biraz daha belirginleştiğini görüyoruz. Alt sektörlere baktığımızda, takip edilen 10 sektör arasında yalnızca giyim ve deri ile gıda sektörlerinde büyüme kaydedilirken, diğer sektörlerde daralma devam etti. Bugün ise gözler TÜİK’in KKTC saatiyle 09.00’da (TSİ 10.00) açıklayacağı ekim ayı enflasyon verilerinde olacak. Piyasa beklentisi aylık TÜFE artışının %2,4 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde. Manşet enflasyon yüksek görünse de fiyat artışlarının genel eğilimindeki iyileşmenin korunması bekleniyor.

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.