ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Sana ‘kırmızı’ hiç yakışmıyor: Balon endişesi güvenli limanlara da sıçradı!
Yayınlanma:
9 ay önce|
Yazan:
BankaVitrini
ABD borsalarında teknoloji hisselerinde başlayan kâr satışları, kısa sürede Pasifik’in öte yakasına da sıçradı. “Büyük teknoloji, büyük yatırım ama henüz ortada büyük gelir yok” söylemi yeniden gündemde. Nasdaq endeksi dün gece %2 gerilerken, Tokyo borsası sabah saatlerinde %4’e yakın düşüşle son iki günde rekor seviyelerden toplamda %6’nın üzerinde değer kaybetti. Güney Kore piyasasında da benzer bir tablo hâkim. Bültenimizi kaleme aldığımız saatlerde endeks, sabahki sert düşüşün ardından kayıplarını kısmen telafi etmeye çalıştığını gördük. Gözler şimdi yapay zekâ rüzgârını arkasına alan devlerden Nvidia’da. Şirketin 19 Kasım’da açıklayacağı bilanço öncesinde yatırımcılar pozisyonlarını temkinli şekilde azaltıyor, piyasalar ise “kırmızı”ya dönmüş durumda.
Kısa vadede piyasaları yukarı taşıyacak güçlü bir neden bulunamaması da satış baskısının arkasında yatan ana neden olarak görülüyor. Hatırlanacağı üzere, pazartesi günkü bültenimizde, 2008 krizinde ün salan ve The Big Short filminin kahramanı Burry’den söz etmiş ve yeniden sahneye çıkarak piyasaları uyardığını söylemiştik. Dün Michael Burry’nin yönettiği Scion Asset Management fonu, özellikle Nvidia (NVDA) ve Palantir Technologies (PLTR) hisselerine put opsiyonları alarak düşüş yönünde pozisyon aldığını gördük. Wall Street’in dev bankalarının CEO’ları, son aylarda hızla tırmanan hisse fiyatlarının artık ‘şişkin’ bir hâl aldığını söylerken, JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un da önümüzdeki iki yıl içinde ciddi bir düzeltme gelebileceğini söylediğini bir kez daha hatırlatalım. Yapay zekâ rüzgarıyla yıl boyunca tırmanan borsalar, artık dot-com balonu benzetmelerine konu olmaya başladığını görüyoruz. Hatırlatmak gerekirse, Fed’in faizinin %4 olduğu bir ortamda sene başına göre S&P500 %15, Nasdaq Bileşik ise %21 yükseliş kaydetti.
Kağıt ve mürekkep sistemine baş kaldıran kıymetli madenler ve bitcoin de satış baskısına boyun eğdiklerini görüyoruz. Altının ons fiyatı dün akşam 3,930 dolar seviyesine kadar gerilemesi ardından bu sabah 3,960 seviyelerine toparladı. Teknik mânâda 3,850 dolar seviyesine doğru olası geri çekilmeler, altın alımı için kollanabileceğini düşünüyoruz. Biz de 4,250 dolar seviyesine yakın sattığımız pozisyonunuz mevcut seviyeden yerine koymaya çalışacağız. Gümüşün ons fiyatı, önemli bir teyit olarak göreceğimizi düşündüğümüz -iki kez test edilen- 50 dolar seviyesinin üzerinde aylık kapanış yapamaması ardından geçen hafta 45,50 dolar seviyelerine kadar gerilemişti. Dün yeniden 47 dolar seviyesinin altına sarkan gümüş, bu sabah 47,60 dolar seviyesine toparlandı. Gümüş cephesinde, altın gümüş rasyosunu takip ediyoruz. Rasyonun 78 dolar seviyesini aşağı yönlü geçmesi durumunda, gümüş uzun pozisyon açacağız. Şimdilik pusuda bekliyoruz.
Kıymetli madenlerde parabolik bir hâl alan yükseliş sonrası kâr satışlarını sağlıklı olarak yorumluyoruz. Aksi takdirde içsel değerinden uzaklaşan her enstrüman bir noktada balonlaşmaya yüz tutuyor. Bu minvalde, kıymetli madenlerin yeniden ‘elle tutulur’ seviyelere gelebilmesi için geçecek sürede, bir diğer önemli değer koruma aracı olan bitcoini takip etmeye başladık. Uzun bir süredir 108-109bin dolar seviyesinde var olan destek seviyesinin üzerinde haftalık kapanış yapan bitcoin, piyasalarda var olan panik havası ya da kâr alma isteğine boyun eğerek kısa süreliğine de olsa dün gece psikolojik 100bin dolar seviyesinin altını test etti. Akabinde, tıpkı altında olduğu üzere, hafif de olsa toparlanarak 102bin dolar seviyesine tekrar geldiğini not edelim. Teknik bir bakış açısı ile, daha da aşağıda 96-97bin dolar seviyesini alıcı bir gözle takip edeceğiz (bakınız grafik).
Kıymetli madenler, bitcoin ve hisse senetleri cephesinde adeta kan gövdeyi götürürken, terazinin diğer tarafında ise doların değer kazandığını görüyoruz. Mesela ortak para birimi EUR, beş günlük düşüş serisinin ardından son üç ayın en düşük seviyesini gördükten sonra 1,15 seviyesinin hemen altında denge buldu. Dolar endeksi, diğer büyük para birimleri karşısında beş ayın zirvesine yükselerek psikolojik seviye olan 100 seviyesinin üzerine yükseldi. Brent petrol fiyatı varil başına 64 seviyesine kadar geriledi.
İngiltere Maliye Bakanı Reeves, 26 Kasım’da açıklayacağı bütçe öncesinde yaptığı konuşmada ülkenin ekonomik zorluklarına dikkat çekerek, “zor kararlar” alınacağını ve geniş kapsamlı vergi artışlarının gündeme gelebileceğini söyledi. Reeves, yüksek borç, düşük verimlilik ve inatçı enflasyonla mücadele için kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli planlara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Önceliğinin sağlık ve eğitim gibi kamu hizmetlerini korumak olduğunu belirten bakan, “kemer sıkma dönemine dönüş yok” dedi ancak, bütçe dengesi için herkesin katkı yapması gerektiğini ifade etti. Reeves’in mali kurallara bağlı kalarak borçlanmayı azaltmak ve mali tamponu güçlendirmek amacıyla yaklaşık 26 milyar sterlinlik vergi artışı hazırlığında olabileceğini okuyoruz. Piyasalar Reeves’in konuşmasını enflasyonu düşürmeye odaklı, temkinli bir duruş olarak yorumlarken, sterlin değer kaybetti. Dün de bültenimizde ele aldığımız ve dikkat çektiğimiz üzere 1,31 seviyesinin altında satışlara boyun eğmeye devam eden kraliyet aslanın biz de gözünü yaşına bakmadan kısa pozisyon açtık.
ABD’de hükûmetin kapanması 35. gününe girerken, ülke tarihinin en uzun bütçe çıkmazı rekoru yeniden egale edildi. Demokratlar, Cumhuriyetçilerin sunduğu harcama tasarısını pandemi döneminde sağlanan sağlık yardımlarının uzatılmaması nedeniyle reddederken; Cumhuriyetçiler bu konunun bütçeden ayrı ele alınması gerektiğini savunuyor. 1980’den bu yana yaşanan en uzun kapanmalar arasında 2019’daki 35 günlük, 1996’daki 22 günlük ve 2013’teki 16 günlük süreçler bulunuyor. Washington’daki bu kilitlenme, bir kez daha siyasi çekişmelerin milyonlarca kamu çalışanını ve ekonomiyi nasıl etkileyebileceğini gözler önüne seriyor.
ABD’de Demokratlar, Trump’ın ikinci başkanlık dönemindeki ilk büyük seçimlerde önemli bir zafer kazandı. New York’ta 34 yaşındaki demokratik sosyalist Zohran Mamdani, kentin ilk Müslüman belediye başkanı seçilerek dikkat çekti. Virginia ve New Jersey’deki valilik seçimlerini de Demokrat adaylar kazandı. Sonuçlar, Trump yönetimindeki dokuz aylık döneme bir tepki olarak görülürken, partinin 2026 kongre seçimleri öncesinde moral bulmasını sağladı.
Haber akışında Elon Musk’ın dev maaş paketinin krize dönüştüğünü görüyoruz. Norveç’in dev petrol fonu, Tesla CEO’su Elon Musk’a önerilen 1 trilyon dolarlık ödül paketine “hayır” dedi. Fon yöneticileri, bu kadar büyük bir ödülün hem şirketin dengesini bozabileceğini hem de Musk’a fazla güç vereceğini savunduklarını okuyoruz. Tesla hissedarları yakında bu dev prim paketine “evet” ya da “hayır” diyecek. Kararın sonucu yalnızca Musk’ın servetini değil, şirketin gelecekteki yönünü de belirleyecek.
Türkiye cephesinde ise MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin dünkü çıkışı büyük yankı uyandırdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) tahliye edilmesi hükmü verdiği HDP partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi hakkında “Hukuki yollar sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” dedi. Bahçeli ayrıca, Öcalan’ın verdiği sözleri tuttuğunu ifade ederek, “Mecliste kurulan komisyondan seçilecek milletvekillerinin İmralı’ya giderek ilk ağızdan ve ilk elden ihtiyaç duyulan mesajları alması süreci çok daha güçlendirecektir. Milliyetçi Hareket Partisi böylesi bir heyete katılmaya hazırdır” dedi. Bu açıklamalar sonrasında nasıl bir yol izleneceği ilgiyle takip edeceğiz. Büyük resimde gelişmeleri terörsüz Türkiye başlığında olumlu olarak okuyoruz.
Dün Türk mali piyasaları küresel anlamda egemen olan satıcılı eğilime ayak uydurdu. SPK Başkanı Gönül, piyasa manipülasyonuyla mücadelede cezaların artırılacağını ve gerekirse portföy yöneticilerinin lisanslarının iptal edileceğini açıkladı. Bazı fonların mevzuatı dolanmak için kullanıldığını belirten Gönül, bu fonların tespit edildiğini ve gerekli yaptırımların uygulanacağını söyledi. Yeni düzenleme taslağının Meclis’e sunulmaya hazır olduğunu vurguladı. Bakan Şimşek’in de borsada manipülasyon ile ilgili olarak yatırım fonları cephesinde önlem alınacağı açıklaması, satış baskısını tetikledi. BİST100 endeksi günü %1,3 oranında düşüş ile tamamlarken, alternatif piyasalarda sınırlı oranda kayıplar oldu. USDTRY kuru 42 seviyesinin hemen üzerinde ve otoritenin kontrolünde salınırken, CDS risk primi 249 seviyesine hafif de olsa yükseldi.
Veri akışında, otomobil ve hafif ticari araç satışları Ekim’de geçen yılın aynı ayına göre %19,4 artarak 116,149 adet oldu. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre otomobil satışları Ekim ayında %19,9 artarak 90,695 adete, hafif ticari araç satışları %17,8 artarak 25,454 adete çıktı. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı Ocak-Ekim döneminde ise %10,2 artışla 1,04 milyon adete yükseldi. Ev almaya gücü yetmeyen yatırımcının, enflasyona karşı otomobili bir yatırım aracı olarak gördüğünü unutmamak gerekiyor. Bir yandan da otomobil yatırımının mutluluk kaynağı olduğunu da not edelim.
Öncü verilere göre, dış ticaret açığı Ekim ayında %24 artışla 7,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı verilere göre, Ekim’de ihracat %2,3 artışla 24 milyar dolara, ithalat %6,6 artışla 31,4 milyar dolara yükseldi. Bolat ihracatçılara verilen desteklerin artarak devam ettiğini belirtirken, tüketim malı ithalatındaki artış ile Çin’den yapılan ithalattaki artış ise dikkat çekiyor.
ABD’de teknoloji hisselerinde balon oluştuğuna ilişkin kaygıların gölgesinde satıcılı bir seyir izleyen küresel piyasaların rengi hâliyle kıpkırmızı. Risk iştahının olumsuz etkilendiği, kıymetli metallerden kriptolara, hisse senetlerinden tahvillere kadar uzana geniş yelpazede satışların gölgesinde bugünün veri takviminde Almanya sanayi siparişleri, Almanya hizmetler PMI, Euro bölgesi hizmetler, ABD’de (açıklanacak mı bilemiyorum) ADP özel sektör istihdamı ve ISM ve PMI hizmetler endeksleri takip edilebilir.
BTCUSD
Emre Değirmencioğlu
İlginizi Çekebilir
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Hürmüz’de düğüm çözülmüyor, piyasalar direnmeye devam ediyor
Yayınlanma:
1 gün önce|
14/08/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel piyasaların gündemini Orta Doğu’daki gelişmeler meşgul etmeye devam ediyor. Anlaşma yönünde zaten cılız olan beklentilerin bu sabah daha da zayıfladığını görüyoruz. Savunma Bakanı Hegseth, İran’a uygulanan deniz ablukasının süresiz bir şekilde devam ettirilebileceğini söylerken, Hazine Bakanı Bessent ise gelecek hafta İran’ı ekonomik olarak izole etmeye yönelik bugüne kadar görülmemiş ölçekte yeni adımlar açıklanacağını söyledi. Tahran cephesi ise yaptırımlar kaldırılmadan ve dondurulan İran varlıkları serbest bırakılmadan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına izin vermeyeceğini belirtti.
Bölgede tansiyonun da yüksek seyretmeye devam ettiğini görüyoruz. BAE, iki gemisinin Hürmüz’den geçerken İran tarafından saldırıya uğradığını açıkladı. Savaş öncesinde günde 130-140 geminin geçtiği boğazda trafik bu hafta sadece 8 gemiye kadar geriledi. Öte yandan, enerji cephesinde ise tablo giderek daha sıkıntılı bir hâl alıyor. Uluslararası Enerji Ajansı IEA, savaşın etkisiyle küresel petrol arzının bu yıl 4,3 milyon varil/gün, yaklaşık %4 azalmasını bekliyor. Kurum sadece bir ay önce 3,7 milyon varillik düşüş öngörüyordu. Petrol fiyatları dün zayıf talep beklentileri ve artan ABD stoklarıyla her ne kadar altı günlük kesintisiz yükselişin ardından %2’den fazla gerileyerek 87 dolar seviyesine inse de, Husilerin Suudi Aramco rafinerisini hedef aldığı haberleri savaşın bölgeye yayılabileceği endişelerini yeniden artırdı.
ABD’nin ablukayı sürdürüp ekonomik baskıyı artırması, İran’ın ise Hürmüz kartını masada tutmaya devam etmesi piyasaların moralini bozsa da, genel havanın çok da karamsar olduğunu iddia edemeyiz. Mesela ABD borsaları dün geceyi rekor seviyelerde tamamlarken, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %0,9 yükseldi. ABD’de zayıf gelen istihdam verilerinin ardından, evvelki gün açıklanan ve piyasa beklentilerine paralel sonuçlanan tüketici enflasyonu ve dün heyecan yaratmayan üretici enflasyonu sonrası, Fed Başkanı Warsh’un özellikle yaklaşan ara seçimler öncesinde faiz artırmakta oldukça zorlanacağı görüşünün piyasalarda büyük ölçüde benimsenmeye başladığını düşünüyoruz. Öte yandan, iyimser verilere rağmen jeopolitik cephede belirsizliğin devam etmesi, son günlerde güzel bir momentum yakalayan kıymetli metallerde kâr satışlarını da beraberinde getirdi. Ya da burada temel dinamiklerden ziyade teknik hareketin ön planda kaldığını itiraf etmemiz gerekiyor.
Altının ons dün 4,450 dolar seviyesini test etmesi ardından bu sabah 4,320 dolar seviyesine kadar geriledi. Yukarı yönlü hareketin devam edebilmesi adına ilk etapta 200 günlük basit ortalamaların geçtiği 4,500 dolar seviyesinin egale edilmesi gerekiyor. Benzer şekilde gümüşün de ons fiyatı son iki gündür 66,75 dolar seviyelerini test etmesi ardından bu sabah kâr alma isteğine paralel 64 dolar seviyelerine kadar gerilediğini görüyoruz. Gümüş açısından 200 günlük hareketli ortalamaların 71,50 dolar seviyesinden geçtiği not edelim. Kıymetli metallerin keyfi bu sabah kaçarken, kripto cenahında da amiral gemisi Bitcoin’in 63-65 bin dolar seviyelerindeki prangalarından henüz kurtulamadığını söylememiz gerekiyor.
ABD enflasyon verisinin ardından gözlerin TCMB tarafından yayımlanacak yılın üçüncü Enflasyon Raporu’na çevrileceğini, Başkan Karahan’ın sunumu ve ardından düzenlenecek basın toplantısının da önem arz edeceğini belirtmiştik. TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltirken, 2027 ve 2028 sonu tahminlerini sırasıyla %15 ve %9 seviyesinde sabit tuttu. Ara hedeflerin de değiştirilmediğini, 2026 için %24, 2027 için ise %15 seviyesinde korunduğunu görüyoruz. Aslında TCMB’nin verdiği mesajı, 2026’da işimiz zor ama 2027 için sıkı para politikasını sürdürerek hedefimizle uyumluyuz şeklinde okuyabiliriz. Tahminlere baz teşkil eden öngörülere baktığımızda, gıda fiyatlarının yurt dışındaki savaş ve kuraklık gibi faktörlerin de etkisiyle yukarı yönlü revize edildiğini görüyoruz. Öte yandan, iç talepteki ivme kaybının belirginleştiği vurgusunun sunum boyunca sıklıkla kullanılması da dikkatimizi çekti.
Hatırlanacağı üzere, bizler de bir süredir iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğini (mesela dün TÜİK tarafından açıklanan veriye göre Türkiye genelinde Temmuz ayında satılan toplam konut sayısı, geçen yılın aynı ayına göre %17 azaldı), kredi büyümesinin son dönemde gözle görülür şekilde ivme kaybettiğini, liralaşma stratejisinin ise güçlü bir şekilde devam ettiğini dile getirerek TCMB’nin üzerine düşeni yaptığını, lâkin jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi, aşırı sıcaklar, kuraklık, tedarik zincirlerindeki bozulma ve enerji şoku gibi büyük ölçüde kontrolü dışında kalan faktörlerin TCMB’nin işini zorlaştırdığını anlatmaya çalışıyoruz. Raporun genelinde majör sayılabilecek yeni bir yönlendirme ya da mevcut para politikası ve duruşunda değişim sinyali almazken, Başkan Karahan’ın konuşmasının ise bir miktar daha ılımlı bir tona büründüğünü gördük. Karahan’ın, savaş kaynaklı en kötü dönemin geride kaldığını, orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki risklerin azaldığını ve bir hafta vadeli repo faizine dönüşün gündemde olduğunu söylemesini bu minvalde oldukça önemli buluyoruz.
Savaşın patlak verdiği günden bu yana, yani neredeyse altı aydır, TCMB piyasayı üstü örtülü de olsa politika faizinin 300 baz puan üzerinden fonlayarak Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti’ni (AOFM) %40 seviyesine taşıdı. Jeopolitik cephede havanın normalleşmesi ve enflasyon görünümünde yeni bir bozulma yaşanmaması durumunda, TCMB’nin fonlamayı kademeli olarak politika faizi olan %37 seviyesine doğru gevşeteceğini düşünüyoruz.
Raporun piyasa yansıması ise nötr oldu. USDTRY kuru bebek adımlarıyla yükselmeye devam ederken, hafta sonu fonlama etkisinin de yardımıyla 47,90 seviyesine geldiğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41,41 seviyesine hafif de olsa gerilerken, yabancı nezdinde Türkiye’nin risklerini gösteren beş yıl vadeli CDS risk primi 223 baz puan ile neredeyse savaş sonrası dönemin en düşüğünü test etti. Hisse senetleri Çarşamba gününü somut bir neden olmasa da güçlü yükseli isteğiyle tamamlamış, ana endeks %3, bankacılık endeksi ise %4,2 oranında yükseliş kaydetmişti. Dün itibariyle yükseliş isteğinin devam etmediğini gördük.
Her hafta Perşembe günü olduğu üzere, TCMB’nin haftalık bültenini yine enine boyuna irdeledik. TCMB’nin net yabancı para (YP) pozisyonu, altın fiyatlarında son günlerde egemen olan yükselişin de yardımı ile olumlu mânâda etkilendi. 12 Ağustos valörlü işlemlerde 52 milyar dolar seviyesine yükselen net YP pozisyonu savaş sonrası dönemin zirvesine geldi. Kıymetli metallerde son haftalarda egemen olan yükselişin yurt içi yerleşikleri bir miktar da olsa heyecanlandırdığını görüyoruz. 7 Ağustos ile sona eren haftada gerçek kişilerin uzun bir aradan sonra parite etkisinden arındırılmış seriye göre DTH hesaplarında yaklaşık 1,4 milyar dolar artış görülüyor ki bunun yaklaşık 0,5 milyar dolarını kıymetli metaller oluşturuyor. Yurt dışı yerleşiklerin portföyündeki menkul kıymetlerde DİBS kesin alım 0,55 milyar dolar artış kaydetmiş. Kuvvetle muhtemel yabancı da AOFM’deki gevşeme yönünde pozisyon almış.
Yeni gün başlangıcında ise, Asya piyasalarında ılımlı bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. ABD’de tüketici enflasyonu ardından üretici fiyatlarının da beklentilerden daha ılımlı sonuçlanması Fed’in yakın vadede faiz artırmayacağı beklentisinin güçlendirereken, hisse senetlerinin de destek bulduğunu görüyoruz. ABD borsalarının geceyi rekor seviyelerde tamamlamasının da etkisiyle gösterge endeks Nikkei %0,6 yükselirken, haftalık kazancının da %5’e yaklaştığını not edelim. Güney Kore borsası KOSPI ise %1,6 yükselişle bu sabah önde koşmaya devam ediyor. Teknoloji ve büyüme hisseleri ön plana çıkarken Nintendo ve Sony %5-6 civarında değer kazandı. Fed’in eylül ayında faizleri sabit tutacağına %70 ihtimal tanınırken, sene sonu beklentisi de 23 baz puana geriledi.
Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye cephesinde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi, yurt dışında ise ABD’de perakende satışlar ve ABD Michigan tüketici güven endeksi önem arz ediyor.
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Petrol ateşi, enflasyon korkusu, yükselen tahvil faizleri: Gözler ABD TÜFE’de
Yayınlanma:
3 gün önce|
12/08/2026Yazan:
BankaVitrini
Küresel mali piyasaların gündemini Orta Doğu’da devam eden ABD-İran meselesi meşgul etmeye devam ediyor. Anlaşma umutlarının son dakikada yerini yeniden belirsizliğe bırakmasına artık pekâlâ alıştık. Kasım ayında ABD’de yapılacak ara seçimlere adım adım yaklaşılırken, yükselen enerji fiyatları, savaş karşıtı seslerin giderek artması ve en önemlisi altıncı ayına yaklaşan savaşta İran’ın direncinin kırılamaması, buna karşılık ABD’nin savaş mühimmat stoklarının kritik seviyelere kadar gerilemesi, psikolojik üstünlüğü de İran tarafına geçirmiş görünüyor. Brent cinsi ham petrolün sadece bir haftada 78 dolardan 90 dolara yükselerek %13 değer kazanması dünyayı gererken, ABD cephesinin de artık arkasına bakmadan bölgeden çıkıp evine dönmek istediğini düşünüyoruz. Lâkin bunu yaparken mağlup olduk görüntüsü vermek istememesi, İran’ın da elinin güçlendiğinin farkında olması, diplomatik süreci ister istemez daha da çetrefilli bir hâle getiriyor.
Bu gelişmelerin ışığında, küresel mali piyasaların dün günü hafif de olsa satış baskısıyla tamamladığını, lâkin karamsar bir havanın da egemen olmadığını peşinen belirtmemiz gerekiyor. ABD borsaları geceyi hafif düşüşlerle tamamlarken, son günlerde yatırımcı ilgisini üzerine çeken kıymetli metaller de bir miktar kâr satışına maruz kaldı. Buna rağmen yukarı yönlü isteğin korunduğunu görüyoruz. Altının ons fiyatı bu sabah 4,415 dolar seviyesine yükselirken, gümüş 66 dolar seviyesine yakın işlem görüyor. Teknik mânâda, dün bültenimizde grafikler eşliğinde gösterdiğimiz üzere, altında yukarıda ilk olarak 4,500 dolar (200 günlük hareketli ortalama), devamında ise 4,575 dolar seviyesini takip ediyoruz. Gümüşte ise ilk hedef, 200 günlük hareketli ortalamaların geçtiği 71 dolar, devamında 80 dolar seviyesi olarak ön plana çıkıyor. Kripto âleminin amiral gemisi Bitcoin ise 64-65 bin dolar bölgesindeki prangalarından henüz kurtulamadı. Kurtulması durumunda soluğu 71 bin dolar seviyesinde alacağını düşünüyoruz. Bu arada, Altın/Bitcoin rasyosunun son dört haftadır altın lehine ilerlediğinin de altını çizmek isteriz.
Jeopolitik gelişmeler gündemin ana maddesi olmayı sürdürürken, Bab el-Mandeb Boğazı’nda Husilerin saldırdığı Mısır’a ait yük gemisinde 4 mürettebat hayatını kaybederken, ABD ise İran ablukasını ihlal ettiğini belirttiği Panama bandıralı bir gemiyi Umman Körfezi’nde vurdu. İki kritik deniz yolunda artan gerilim, petrol üzerindeki yukarı yönlü baskıyı da hâliyle artırıyor. Kızıldeniz’de ABD ve Husilerin saldırılarına ilişkin haberlere bu sabah Asya’dan da yenileri eklendi. Kuzey Kore, Güney Kore ve ABD’nin ortak askerî tatbikatı öncesinde balistik füze fırlatırken, Tayvan ise Çin ile Endonezya’nın adanın doğusunda planladığı ortak deniz tatbikatına tepki gösterdi. İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda geri adım atmamasıyla petrol yükselirken, jeopolitik risklerin yanı sıra uzun vadeli faizlerin yükseldiği bir günde altının güvenli liman kimliğini tekrar hatırlayarak yükselişle cevap vermesi dikkatimizden kaçmadı.
ABD’de 30 yıllık tahvil faizi dün %5,28 seviyesini test ederken, ABD ve Japonya’nın ortak müdahâlesine rağmen yeniden 160 seviyesine dayanan USDJPY paritesine paralel olarak Japonya’da da faiz artışı beklentileri güçleniyor. Beş yıllık Japon tahvil faizi %2,10 ile son otuz yılın en yüksek seviyesini test ederken, faiz getirisi olmayan altının tüm bunlara rağmen yükselme isteği sergilemesinin tekrar altını çizmek isteriz. Normal şartlarda risksiz faiz olarak görülen devlet tahvillerinin getirileri yükselirken hırpalanmasını beklediğimiz altının, bu kez merkez bankalarının kontrolü kaybedebileceği endişesiyle değer kazandığını düşünüyoruz. ABD ile Japonya’nın ortak döviz müdahâlesinin arka planında, yükselen uzun vadeli tahvil faizlerini baskılama isteğinin de yattığını unutmamak gerekiyor. İç talebi daha da zayıflatmamak adına faiz artırmaktan kaçınan Japonya’nın, yene müdahâle edebilmek için dolar satıp yen alması gerekiyor. Lâkin bunun için ihtiyaç duyduğu doları yaratmak adına elindeki ABD tahvillerini satması, bu kez ABD tahvil faizlerini daha da yukarı itiyor. ABD’nin neden Japonya ile birlikte müdahâle ettiğinin şimdi daha da iyi anlaşıldığını düşünüyorum: ABD’nin uzun vadeli tahvil faizlerinin yukarıya gitmesine tahammülü yok!
Tüm bu gelişmelere rağmen, yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında iyimser bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Güney Kore borsası KOSPI bu sabah %4,3 yükselirken, dün kapalı konumda olan gösterge endeks Tokyo borsası ise %0,5 yükseliş kaydetti. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de hafif de olsa yükseliş isteği dikkat çekerken, piyasaların gözü bugün ABD’de 15.30’da açıklanacak TÜFE verisine çevrildi. Reuters anketine göre manşet enflasyonun aylık %0,1 (yıllık %3,4), çekirdeğin aylık %0,2 (yıllık %2,5) artması bekleniyor. Beklentilerin üzerinde bir veri, zayıf istihdam rakamlarının ardından gerileyen Fed faiz artışı beklentilerini yeniden güçlendirebilir. Öte yandan zayıf bir gerçekleşme ise, faiz artırım beklentilerinin zayıflamasına neden olabilir. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarını peş peşe düşüşle tamamlayan petrolün, Temmuz ayında yükselişe geçerek 100 dolar seviyelerini test etmesinin enflasyon verisine nasıl yansıyacağını hep birlikte göreceğiz. Fed’in zayıf seyreden istihdam ile artan petrol fiyatlarının yarattığı enflasyonist baskı arasında sıkışması ve faiz artırmakta zorlanacağı beklentisinin ise ana tema olmaya devam edeceğini düşünüyorum.
Fed vadeli faiz kontratları, eylül ayında faiz artırımına bu sabah da neredeyse yazı-tura ihtimali verirken, sene sonuna kadar ise 29 baz puan artırım fiyatlanıyor. Gösterge 10 yıllık ABD tahvil faizi yeniden %4,70 seviyesinin kıyısında işlem görürken, dolar endeksi ise göreceli olarak yatay bir seyir izleyerek psikolojik 100 seviyesinin hemen altında yer alıyor. Enflasyon verisi, dolar ve tahvil faizleri açısından kritik önem arz ederken, 1,1535 seviyelerinde veriyi bekleyen EURUSD paritesinin de yukarı yönlü seyrine devam edebilmesi için haftayı 1,1525 seviyesinin üzerinde tamamlaması gerekiyor.
Türkiye cephesinde ise USDTRY kuru 47,75 seviyelerine bebek adımlarıyla yükselirken, CDS risk primi 225 baz puan seviyelerinde ve son dönemlerin en düşüğünde işlem görmeye devam ediyor. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi hafif de olsa yükselerek %41,75 seviyelerine gelirken, gözler ABD enflasyon verisinin ardından yarın TCMB tarafından yayınlanacak yılın üçüncü Enflasyon Raporu’na çevrilecektir. Başkan Karahan’ın sunumu ve basın toplantısının önem arz edeceğini bir kez daha belirterek savaşla birlikte %37 seviyesinden %40 seviyesine yükselen Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi’nin (AOFM) kademeli olarak gevşetilme ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Dün Bloomberg haberinde hisse senedi piyasasında yaşanan garip fiyat hareketleri ve bununla ilgili SPK’ya yönelik taleplerin ön plana çıkması dikkatimizden kaçmadı. Bloomberg’e göre büyük fon yöneticileri, bazı hisselerdeki olağan dışı fiyat hareketlerinin piyasa güvenini ve Türkiye’nin MSCI gelişmekte olan ülke statüsünü riske attığı uyarısında bulunarak SPK’dan daha sert ve hızlı önlem talep etti. Bu haberin tek başına son dönemde borsa cephesinde yaşanan satış dalgasının bir kısmını açıklamaya yettiğini peşinen belirtelim. Hisse senetlerinde yaşanan kredibilite kaybının üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir başlık olduğunu düşünüyoruz.
ABD Enflasyon
Emre Değirmencioğlu
ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA
Fed iki ateş arasında, altın yeniden parlıyor
Yayınlanma:
4 gün önce|
11/08/2026Yazan:
BankaVitrini
Hürmüz Boğazı’nın açılacağı yönündeki iyimserliğin yine kısa sürdüğünü görüyoruz. İran’ın savaşta uğradığı zararlar için ABD’den tazminat istemesine Trump da yeni bir taleple karşılık vererek İran’ın son 50 yılda neden olduğu ölümler ve zararlar için tazminat ödemesi gerektiğini söyledi. Tarafların karşılıklı tazminat talepleri, İran ile Umman’ın Hürmüz’deki yeni deniz trafiği güzergâhı konusunda anlaşmaya oldukça yaklaştığı bir dönemde çözüm umutlarını yeniden zayıflattı.
ABD’de Kasım ayında düzenlenecek ara seçimler yaklaşırken savaşın kamuoyunda destek görmemesi ve yüksek akaryakıt fiyatlarının özellikle Trump’ı destekleyen kırsal kesimleri rahatsız etmesi, Beyaz Saray üzerindeki baskıyı artırıyor. ABD’nin savaş mühimmatlarının tükenmeye yüz tutmasını da denkleme katarsak, Trump yenilgiye imza atmadan bölgeden derhâl çıkmak istediğini anlıyoruz. Aylar süren askerî operasyonlara rağmen İran’ın Hürmüz üzerindeki hâkimiyetinin kırılamamış olmasına paralel, arzın zayıf kalacağı yönündeki görüşlerin ışığında Brent petrolün varil fiyatı son dört günde %12 yükselerek 88 dolar seviyesine geldi.
Lâkin piyasaların genel çehresinin ise bozulmadığını görüyoruz. Uzun bir sürenin ardından petrolün yükselişine bu sefer düşüşle cevap vermeyen kıymetli metallerin güvenli liman özelliğinin yeniden hatırlanması yükselişe destek sağladı. Fed’in faiz artırmakta zorlanacağı ana görüşüne ilaveten zayıf istihdamın da yardımıyla altının ons fiyatı bu sabah 4,435 dolar seviyesine yükselerek son dokuz haftanın zirvesini test etti. Yarın açıklanacak kritik ABD enflasyon verisinin faiz artırım beklentilerini daha da zayıflatması durumunda, teknik mânâda bir sonraki hedef seviyenin 4,575 dolar olacağını düşünüyoruz. Mahallenin sert çocuğu gümüş ise bu sabah 66 dolar seviyesinin üzerine yükselerek son 6 haftanın zirvesini test ederken, altın-gümüş rasyosunun da gümüş lehine ilerlemeye devam ettiğini görüyoruz. İyimser havanın bozulmaması kaydıyla gümüşün de yukarıda 80 dolar seviyesini hedefleyeceğini düşünüyoruz. Kıymetli metallerin yeniden ön plana çıkmasına paralel Bitcoin 64-65 bin dolar seviyelerinde yatay seyrini sürdürmeye devam ederken, prangalarından kurtulması durumunda, yukarıda 71 bin dolar seviyesini hedefleyeceğini öngörüyoruz (bakınız grafik).
Petroldeki yükseliş küresel piyasalarda yeniden enflasyon endişesini öne çıkarırken, ABD borsaları geceyi hafif de olsa düşüşle tamamladı. Yukarıda da dile getirdiğimiz üzere, tüm gözler yarın ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyon verisine çevrildi. Reuters anketine göre manşet enflasyonun aylık %0,1 (yıllık %3,4), çekirdeğin aylık %0,2 (yıllık %2,5) artması bekleniyor. Beklentilerin üzerinde bir veri, zayıf istihdam rakamlarının ardından gerileyen Fed faiz artışı beklentilerini yeniden güçlendirebilir. Fed vadeli faiz kontratları, eylül ayında faiz artırımına neredeyse yazı-tura ihtimali verirken, sene sonuna kadar ise 31 baz puan artırım fiyatlanıyor. Gösterge 10 yıllık ABD tahvil faizi yeniden %4,70 seviyesine yükselirken, dolar endeksi ise göreceli olarak yatay bir seyir izleyerek psikolojik 100 seviyesinin hemen altında yer alıyor. Yarın açıklanacak veri, dolar ve tahvil faizleri açısından da kritik önem arz ederken, 1,1550 seviyelerinde veriyi bekleyen EURUSD paritesinin de yukarı yönlü seyrine devam edebilmesi için haftayı 1,1525 seviyesinin üzerinde tamamlaması gerekiyor.
Hazır para birimlerinden söz etmişken, geçen hafta Japonya ve ABD’nin ortak müdahâlesinin de desteğiyle 155 seviyelerine kadar gerileyen USDJPY paritesi, bu sabah yeniden 159 seviyesine yükseldi. Yen’in değer kazandığı her durumda yeni dolar alıcılarının devreye girdiğini söylememiz gerekiyor. Her ne kadar müdahâleler yenin değer kaybını şimdilik durdursa da, ana eğilimi tersine çevirmenin çok da kolay olmayacağını düşünüyoruz. Yeni bir ortak müdahâle ihtimali de piyasaların temkinli bir seyir izlemesine neden olurken, kısa vadede 160 seviyesine dikkat edeceğiz.
ABD borsaları dün geceyi hafif de olsa düşüşle tamamlarken, Nvidia hisseleri %3 değer kaybıyla ön plana çıktı. Haber akışında Nvidia’nın, yapay zekâ altyapısına yatırım yapmak amacıyla Wall Street’in devleriyle birlikte 500 milyar doları aşan finansman oluşturmayı hedeflemesi, yapay zekâ alanında yapılan devasa yatırımların ne zaman meyve vereceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Bu sabah Pasifik’in diğer ucunda karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Japonya mali piyasaları tatil nedeniyle kapalı konumda olurken, Güney Kore borsası KOSPI ise %1 yükseliş kaydetti. Dün akşam yaşanan düşüşün ardından bu sabah ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif de olsa yükselişler görüyoruz.
Türkiye cephesinde ise USDTRY kuru yeni haftaya 47,70 seviyelerinin üzerinden başlarken, EURTRY kuru ise EURUSD paritesinin de desteğiyle 55,00 seviyesinin üzerine yerleşti. CDS risk primi sekiz gündür kesintisiz bir şekilde gerileyerek 226 baz puan seviyesine gerilemek suretiye son bir ayın en düşük seviyesini test ederken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi %41,60 seviyelerinde kalarak önemli bir değişim kaydetmedi. Gözler Perşembe günü TCMB tarafından yayınlanacak yılın üçüncü Enflasyon Raporu’na çevrildi. Başkan Karahan’ın sunumu ve basın toplantısının önem arz edeceğini düşünüyoruz. Savaşla birlikte %37 seviyesinden %40 seviyesine yükselen Ağırlıklı Ortalama Fonlama Faizi’nin (AOFM) kademeli olarak gevşetilmesini bekliyoruz.
Dün açıklanan Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verileri dikkatimizi çekti. Veriye göre, son iki yılda yerli kartların yurt dışı kullanımı hızla artarken, yabancı kartların Türkiye’deki harcamalarında belirgin bir gerileme yaşanıyor. Hatta yabancı kartların Türkiye’deki harcama tutarı, pandemi döneminden bu yana en düşük seviyesine gerilerken, yerli kartların yurt dışı harcamaları ise tabir caizse patlamış! 2024 yılının ilk yarısında 5,7 milyar dolar olan yurt dışı harcama tutarı, 2026’nın aynı döneminde 10,6 milyar dolara ulaşarak yaklaşık iki katına çıkarken, aynı dönemde yabancı kartların Türkiye’deki harcamaları ise 7 milyar dolardan 5,1 milyar dolara geriledi. Veri bir taraftan Türkiye’nin yabancılar açısından pahalılaştığına ve TL’nin reel olarak değerli olduğuna işaret ederken, diğer taraftan yurt dışına çıkan döviz ile Türkiye’ye kart harcamaları üzerinden giren döviz arasındaki makasın hızla açıldığını da gösteriyor. Bu eğilim, cari denge açısından pek de hoş bir görünüm sunmuyor (bakınız grafik).
Altın fiyatlarının Türkiye’yi ve hâliyle Türk insanını pek çok kanaldan etkilediğini belirtmiştik. Son günlerde yaşanan yükselişin TCMB’nin rezerv pozisyonunu da hızla iyileştirmeye devam ettiğini söylememiz gerekiyor. Rezervlerin yarısından fazlasının altın olduğu düşünülürse, TCMB’nin net yabancı para pozisyonu 7 Ağustos valörlü işlemlerde 45,8 milyar dolar seviyesine yükselerek savaş döneminin en yükseğini test ederken, 507 hocamız altın etkisinin son 3 günde rezervlere ilave olarak 4,5 milyar dolar katkı sağladığını belirtti. Türk insanının bir numaralı yatırım aracı olan gram altın ise 6,800 TL seviyesine dayandı.
Altın
Gümüş
Bitcoin
Yerli kartların yurtdışı kullanımı ve yabancı kartların Türkiye kullanımı
TCMB Net Yabancı Para Pozisyonu
Emre Değirmencioğlu
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.050)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.622)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (588)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.980)
- GÜNCEL (4.562)
- GÜNDEM (3.562)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.731)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.476)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (825)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (116)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (60)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (94)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Brezilya, tavuk eti ve bal ihracatı için AB'den yeşil ışık bekliyor 06/08/2026
- Borsa İstanbul’da gong Quick Sigorta için çaldı 06/08/2026
- Almanya'da fabrika siparişleri Haziran'da tahminleri aştı 06/08/2026
- A101'e koşullu CarrefourSA izni 06/08/2026
- AR-GE'ye geçen yıl 253,5 milyar lira harcandı 06/08/2026
- Gram altında son durum ne? 6 Ağustos 2026 Perşembe altın fiyatları… 06/08/2026
- Roundup davalarının Bayer'e maliyeti 10 milyar doları aştı 06/08/2026
- Wall Street’te hedge fonlara siber saldırı 06/08/2026
- Dolar ve Euro kuru bugün ne kadar oldu? 6 Ağustos 2026 döviz fiyatları… 06/08/2026
- Küresel piyasalarda Hürmüz soruları 06/08/2026
SON YAZILAR
- Garanti BBVA, 2,64 milyar TL’lik takipteki alacağını sattı 15/08/2026
- DenizBank 4,41 milyar TL’lik sorunlu kredi portföyünü sattı 14/08/2026
- Vergi rekortmenleri ekonominin röntgenini çekti: Bankalar zirvede, sanayi nerede? 14/08/2026
- Çifte Ekspertiz, Çifte Fatura! BDDK’nın Güncellemeyen Limiti Kredi Maliyetlerini Nasıl Katlıyor? 14/08/2026
- Hürmüz’de düğüm çözülmüyor, piyasalar direnmeye devam ediyor 14/08/2026
- Petrol ateşi, enflasyon korkusu, yükselen tahvil faizleri: Gözler ABD TÜFE’de 12/08/2026
- 2026 YILINDA HALKA ARZ OLUP HALKA ARZ FİYATININ ALTINA DÜŞEN ŞİRKETLER… 12/08/2026
- HALKA ARZ olmak üzere iken KONKORDATO ilan eden Şirketler.. 11/08/2026
- Fed iki ateş arasında, altın yeniden parlıyor 11/08/2026
- Fed’in şahinliği istihdama takıldı, sırada çarşamba günü enflasyon var 10/08/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu








