Connect with us

BANKA HABERLERİ

TEB’den KOBİ’lere özel ücretsiz çek karnesi

TEB, firmaların finansal süreçlerini dijital kanallar üzerinden hızlandıran ve kolaylaştıran kampanya başlattı.

Yayınlanma:

|

Türk Ekonomi Bankası (TEB), Dünya KOBİ Günü kapsamında CEPTETEB İŞTE mobil uygulaması üzerinden başvuran müşterilerine ücretsiz çek karnesi sunuyor.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik uçtan uca çözümler geliştiren TEB, firmaların finansal süreçlerini dijital kanallar üzerinden hızlandıran ve kolaylaştıran kampanya başlattı.

Kampanya kapsamında, CEPTETEB İŞTE mobil uygulaması üzerinden talep oluşturan ve limiti bulunan KOBİ müşterileri, masrafsız çek karnesi ayrıcalığından yararlanabiliyor. Firmaların günlük bankacılık operasyonlarını cepten yönetmesini kolaylaştıran banka, söz konusu adımla dijital bankacılık adaptasyonunu güçlendirirken, müşterilerinin zamandan ve maliyetten tasarruf etmesine yardımcı oluyor.

KOBİ’lerin işlerini büyütmesine ve değişen ihtiyaçlarına çözüm sunmaya odaklanan TEB, finansmandan dijitalleşmeye, dış ticaretten sektörel danışmanlığa kadar geniş bir alanda hizmet veriyor. Banka, günlük nakit döngüsünü rahatlatan işletme kredilerinin yanı sıra ticari ve yatırım kredileriyle firmaların uzun vadeli büyüme hedeflerini destekliyor.

Dış ticaret finansmanı, leasing alternatifleri, yenilikçi POS çözümleri ve gelişmiş dijital bankacılık altyapısıyla işletmelerin operasyonel verimliliğini üst seviyeye çıkarmayı amaçlayan banka, mobil uygulaması üzerinden sunduğu pratik çözümlerle bankacılık işlemlerine hız kazandırarak kullanıcı deneyimini zahmetsiz hale getiriyor.

– Kurumsal İnternet Şubesi yenilendi

TEB, yenilediği Kurumsal İnternet Şubesi’ni yeni fonksiyonlarla zenginleştirerek dijital bankacılık deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Müşterilerin tüm finansal verilerini tek ekrandan yönetebilmesi için karşılama sayfasında hesap hareketi grafikleri ve anlık kredi teklifleri sunarak işlem onay süreçlerini sadeleştiren TEB, teşvikli İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) işlemleri, teminat mektubu ve çek karnesi başvuruları ile rotatif ve spot kredi kullanımlarını tamamen dijitalleştiriyor. Ayrıca kurumsal müşterilerin dijital kanallar üzerinden hızlıca kart şifresi alabilmesi de sağlanıyor.

CEPTETEB İŞTE ve Kurumsal İnternet Şubesi, yalnızca bankacılık hizmetleriyle sınırlı kalmayarak müşterilerin iş süreçlerini destekleyen geniş bir ekosistem sunmaya devam ediyor. Sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, muhasebe, kargo gibi birçok alanda girişimler dahil farklı iş ortaklarıyla yapılan işbirlikleri sayesinde, müşterilerin bankacılık dışı ihtiyaçlarına da çözüm üretiliyor.

Ticari ve KOBİ Bankacılığı alanındaki çalışmalarıyla çevresel ve sosyal sorumluluk bilinci doğrultusunda hareket eden TEB, KOBİ’lerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına destek sağlamayı sürdürüyor. Banka, sürdürülebilirlik finansmanı kapsamında yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, elektrikli ulaşım ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik dönüşüm projelerinde KOBİ’lere ve belediyelere özel finansman çözümleri sunuyor.

Söz konusu vizyon doğrultusunda banka, KOBİ’lerin yeşil dönüşüm yolculuğunu hızlandırmak amacıyla geliştirdiği TEB KOBİ Sürdürülebilir Finansman Ürünü ile işletmelerin sürdürülebilir yatırımlara erişimini kolaylaştırıyor ve sadece finansman sağlayan bir kurum olmanın ötesine geçerek, KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracak dijital dönüşüm süreçlerinde de aktif rol üstleniyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve KOSGEB işbirliğiyle hayata geçirilen projeler aracılığıyla KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğuna rehberlik eden banka, dönüşümü destekleyen bütüncül çözümler sunuyor. ‘Danışman Banka’ yaklaşımıyla hareket eden TEB, KOBİ’lerin sürdürülebilirlik ve dijitalleşme alanında uzun vadeli değer yaratmasına katkı sağlıyor.

Banka, Girişim Bankacılığı, Yerel Yönetimler Bankacılığı ve Altın Bankacılığı gibi uzmanlık alanlarıyla her ölçekten işletmenin geleceğe hazırlanması için inovatif ve sürdürülebilir çözümler sunmayı sürdürüyor.

BANKA HABERLERİ

Bankalarda 30 Haziran alarmı: Batık kredilerde yeni dalga mı?

Yayınlanma:

|

30 Haziran alarmı: Faiz ödemeleri şirketleri zorluyor, takipteki kredilerde yeni dalga riski

Haziran ayının sonu, reel sektör açısından sadece bir muhasebe dönemi kapanışı değil; aynı zamanda ciddi bir nakit akışı sınavı anlamına geliyor.

30 Haziran itibarıyla çok sayıda şirketin;

  • Banka kredi faiz ödemeleri,
  • Rotatif kredi yenilemeleri,
  • Ticari kredi taksitleri,
  • Çek ve senet yükümlülükleri,
  • Vergi ve SGK ödemeleri,
  • Maaş ve işletme sermayesi ihtiyaçları

aynı döneme denk geliyor.

Zaten yüksek faiz, daralan iç talep ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle zorlanan birçok firma için bu dönem, adeta “bardağı taşıran son damla” olabilir.

Takipteki kredilerde yeni sıçrama ihtimali

Son aylarda BDDK verileri alarm vermeye başlamıştı.

Özellikle;

  • KOBİ kredilerindeki takipteki alacaklar,
  • Ticari kredilerdeki bozulma,
  • Yakın izlemedeki (2. Grup) kredi hacmindeki büyüme,

şirketlerin ödeme gücünün giderek zayıfladığına işaret ediyor.

30 Haziran’daki yoğun faiz ödemeleri sonrasında ödeme zincirinin kırılması halinde, temmuz ayı itibarıyla bankacılık sektöründe yeni bir takipteki kredi artışı görülebilir.

Sorun sadece faiz değil

Bugün birçok firma için problem kredi faizi ödemek değil.

Asıl sorun;

  • Nakit akışının bozulması,
  • Tahsilat sürelerinin uzaması,
  • Karlılıkların erimesi,
  • İç talepteki zayıflama,
  • Finansmana erişimin giderek zorlaşması.

Şirketler kredi bulsalar bile maliyetler oldukça yüksek.

Bulamayanlar ise mevcut kredilerini çevirmekte zorlanıyor.

Zincirleme etki başlayabilir

Bir firmanın ödeme yapamaması yalnızca bankayı etkilemiyor.

Arkasından;

  • Tedarikçiler,
  • Bayiler,
  • Alt yükleniciler,
  • Çalışanlar,
  • Çek-senet piyasası

aynı anda baskı altına giriyor.

Bu nedenle olası kredi bozulmaları domino etkisi oluşturabiliyor.

Bankalar açısından kritik dönem

30 Haziran sonrasında bankalar özellikle şu göstergeleri yakından izleyecek:

  • Yakın izlemedeki krediler
  • Takibe dönüşüm oranı
  • Kredi yeniden yapılandırma talepleri
  • Teminat tamamlama istekleri
  • Nakit akışı bozulan sektörler

Özellikle KOBİ segmentinde yeni yapılandırma taleplerinin artması sürpriz olmayacaktır.

Temmuz verileri belirleyici olacak

30 Haziran ödeme döneminin ardından açıklanacak ilk BDDK verileri, reel sektörün finansal dayanıklılığı açısından önemli bir gösterge olacak.

Eğer ödeme güçlüğü yaşayan şirket sayısı beklenenden yüksek çıkarsa;

  • Takipteki kredi hacmi hızlanabilir,
  • Bankaların karşılık giderleri artabilir,
  • Yeni kredi iştahı daha da azalabilir,
  • Reel sektörün finansmana erişimi daha da zorlaşabilir.

Bu nedenle 30 Haziran sadece bir bilanço tarihi değil, aynı zamanda hem bankacılık sektörü hem de reel ekonomi açısından kritik bir stres testi niteliği taşıyor.

Değerlendirme: Son dönemde takipteki KOBİ ve ticari kredi alacaklarında görülen artış eğilimi dikkate alındığında, 30 Haziran’daki yoğun faiz ve nakit çıkışlarının ödeme güçlüğü yaşayan firmalar üzerindeki baskıyı artırması olasıdır. Bununla birlikte, yaşanacak etkinin boyutu; bankaların kredi yenileme yaklaşımı, yeniden yapılandırma imkanları ve şirketlerin nakit yönetimi gibi faktörlere bağlı olacaktır. Temmuz ayında açıklanacak BDDK verileri, bu riskin ne ölçüde gerçekleştiğini daha net gösterecektir.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Sorunlu krediler bir yılda ikiye katlandı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Takipteki kredilerde kırmızı alarm: KOBİ’ler yükü taşıyamıyor

BDDK verileri, bankacılık sektöründe kredi kalitesindeki bozulmanın hızlandığını gösteriyor. Mart 2025’te 351 milyar TL olan toplam takipteki alacaklar, Mart 2026 itibarıyla 679 milyar TL’ye yükselerek yaklaşık %93 artış kaydetti. Bir başka ifadeyle sorunlu kredi stoku son bir yılda neredeyse iki katına çıktı.

Veriler ne söylüyor?

Mart 2026 itibarıyla takipteki alacakların dağılımı:

  • Tüketici kredileri ve kredi kartları: 276 milyar TL (%41)
  • KOBİ kredileri: 240 milyar TL (%35)
  • Ticari krediler: 163 milyar TL (%24)

Toplam takipteki kredi tutarı 679 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda.

Asıl risk KOBİ tarafında büyüyor

Grafiklerde en dikkat çekici unsur KOBİ kredilerindeki bozulma.

Mart 2025’te 106 milyar TL olan takipteki KOBİ kredileri, Mart 2026’da 240 milyar TL’ye çıktı.

Bu;

  • Yaklaşık %126’lık artışa,
  • Başka bir ifadeyle 2,3 kat büyümeye,
  • Yaklaşık 5,3 milyar dolar seviyesinde sorunlu kredi stokuna

işaret ediyor.

KOBİ’ler açısından tabloyu ağırlaştıran başlıca nedenler:

✓ Yüksek TL kredi faizleri

✓ İşletme sermayesi ihtiyacındaki artış

✓ Finansmana erişimde yaşanan zorluklar

✓ Daralan iç talep

✓ Artan enerji, işçilik ve finansman maliyetleri

Özellikle üretim yapan sanayi KOBİ’leri, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle faaliyet kârı elde etseler bile nakit akışı yönetiminde zorlanıyor.

Ticari kredilerde de bozulma hızlandı

Ticari kredilerdeki takipteki alacaklar da dikkat çekici şekilde yükseldi.

  • Mart 2025: 98 milyar TL
  • Mart 2026: 163 milyar TL

Artış oranı yaklaşık %66.

Bu oran KOBİ segmentinin altında olsa da, büyük şirketlerin de finansal baskı altında olduğunu gösteriyor.

Ancak büyük ölçekli şirketler;

  • Döviz kredisine erişebilme,
  • İhracat gelirleri yaratabilme,
  • Sermaye piyasalarından fonlama sağlayabilme,
  • Bankalarla yeniden yapılandırma gücüne sahip olabilme

gibi avantajlar nedeniyle krizlere karşı daha dayanıklı kalabiliyor.

Tüketici tarafında tablo daha da düşündürücü

Takipteki alacakların en büyük bölümü artık tüketici kredileri ve kredi kartlarından oluşuyor.

276 milyar TL ile toplamın %41’ini oluşturan bu segment, hane halkının da ciddi finansal baskı altında bulunduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle:

  • Kredi kartı borçlarının büyümesi,
  • Asgari ödeme alışkanlığının yaygınlaşması,
  • Gelir artışlarının enflasyonun gerisinde kalması,
  • Tüketici kredilerindeki yüksek faizler

sorunlu kredi oluşumunu hızlandırıyor.

Dezenflasyonun görünmeyen maliyeti

Ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikası enflasyonla mücadele açısından gerekli görülse de, ortaya çıkan yan etkiler reel sektör üzerinde giderek daha belirgin hale geliyor.

Yüksek faiz ortamı;

  • Yatırımları yavaşlatıyor,
  • İşletme sermayesi maliyetini artırıyor,
  • Nakit döngüsünü bozuyor,
  • KOBİ’lerin finansal dayanıklılığını azaltıyor.

Bugün görülen takipteki kredi artışı, aslında şirket bilançolarındaki finansman baskısının bankacılık sistemine yansımaya başlamış hali olarak okunabilir.

Sonuç

Veriler, kredi kalitesindeki bozulmanın yalnızca bireysel müşterilerde değil, reel sektörün tamamında hissedildiğini gösteriyor. Ancak riskin ağırlık merkezi açık şekilde KOBİ segmentine kayıyor.

Büyük şirketler alternatif kaynaklara ulaşabilirken, KOBİ’ler yüksek faizli TL kredilerine bağımlı kalıyor. Bu nedenle takipteki alacaklarda yaşanan sert yükseliş, önümüzdeki dönemde üretim, istihdam ve büyüme üzerinde ilave baskılar oluşturabilir.

Ez cümle: Dezenflasyon sürecinin faturası giderek daha fazla reel sektör tarafından ödeniyor. Bu faturanın en ağır kısmını ise şu aşamada KOBİ’ler üstlenmiş görünüyor.

Onur ÇELİK

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank çalışanlarının geliştirdiği Revogo’ya Akbank’tan 300 bin dolarlık yatırım

Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, “Bu girişim, hem döngüsel ekonomiye katkı sunan güncel bir ihtiyaca yanıt veriyor hem de farklı birimlerde görev yapmış Akbanklıların ortak bir girişim vizyonunda buluşmasının güçlü bir örneğini oluşturuyor” dedi

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, çalışanlarının yenilikçi fikirlerini hayata geçirmelerini desteklemek amacıyla başlattığı kurum içi girişimcilik programı Akbank+ ile yeni bir yatırıma imza attı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, bu yıl 10. senesini kutlayan inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürütülen programda, Revogo girişimine toplamda 300 bin dolar yatırım kararı alındı. Böylece Akbank+ ile ilk 3 dönemde ekosisteme kazandırılan girişim sayısı 5’e yükseldi.

Akbank, inovasyon merkezi Akbank LAB çatısı altında yürüttüğü Akbank+ programı ile kurum içindeki girişimcilik potansiyelini desteklemeye devam ediyor.

Çalışanlarının girişim fikirleri üzerinde tam zamanlı olarak çalışabilmelerine olanak tanıyan ve bu özelliğiyle Türkiye’de bir ilk olan Akbank+, Akbanklılara eğitim, mentörlük, ürün geliştirme ve yatırım süreçlerinde uçtan uca destek sunuyor.

Böylece Akbanklılar mevcut görevlerine ara vererek, tam zamanlı olarak girişim fikirlerini geliştirmeye odaklanıyor. Çalışanlar, bu süreçte sahip oldukları görevlerinin sağladığı tüm hakları ise almaya devam ediyor.

Fikirlerine yatırım yapılan Akbanklılar girişimlerini kurarak Akbank’tan ayrılırken, diğer katılımcılar ise ‘İnovasyon Elçisi’ olarak kurum içi girişimcilik kültürünün gelişimine destek sunuyor.

Programın üçüncü döneminde toplamda 300 bin dolar yatırım kararıyla hayat bulan Revogo, anne-çocuk ürünlerini satıcılardan anlık nakitle alarak yeniden satışa sunuyor. Bu modeliyle girişim, hem ebeveynler için pratik ve ekonomik bir çözüm sunuyor hem de ürünlerin kullanım ömrünü uzatarak sürdürülebilir yaşama katkıda bulunuyor.

Revogo ayrıca farklı alanlarda deneyime sahip Akbanklılar tarafından geliştirilen bir girişim olarak da dikkati çekiyor. Kurucu ortaklar, Akbank’ta genel müdürlük, teknoloji ve şube ekiplerinde görev almış uzmanlardan oluşuyor. Böylece Akbank+ programı, girişimler için farklı uzmanlık ve deneyimlerden beslenmenin potansiyelini görünür kılıyor.

Akbank+ programı kapsamında daha önce atık süreçlerini dijitalleştiren Waste Log, elektrikli araç kullanıcı deneyimini tek bir platformda buluşturan Voltla, yapay zeka tabanlı analitik çözüm sunan Metriqus ve e-ticaret satıcıları için alternatif finansman platformu geliştiren Fundero girişimleri ekosisteme kazandırıldı. Program kapsamında Akbank’ın 5 farklı girişime yaptığı toplam yatırım tutarı ise 2 milyon doları aştı.

– ‘Çalışma arkadaşlarımız fikirlerini yatırıma dönüşebilecek seviyeye taşıyabiliyor’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank+ programının insan, kültür ve inovasyon odağını bir araya getiren güçlü bir yapı sunduğunu belirtti.

Bugünün iş dünyasında kurumları ileri taşıyan en önemli unsurlardan birinin, çalışanların merakını, cesaretini ve üretme isteğini doğru alanlarla buluşturabilmek olduğuna işaret eden Oğuz, ‘Akbank+ tam da bu bakış açısıyla Akbanklıların fikirlerini uçtan uca bir girişim yolculuğu ile hayata geçirmelerine olanak tanıyor. Türkiye’nin ilk tam zamanlı kurum içi girişimcilik programı olan Akbank+ sayesinde çalışma arkadaşlarımız girişimlerine odaklanabiliyor, Akbank LAB’in güçlü inovasyon birikiminden ve mentörlük ekosisteminden faydalanarak fikirlerini yatırıma dönüşebilecek seviyeye taşıyabiliyor.’ ifadelerini kullandı.

Oğuz, bu yıl 10. yaşını kutlayan Akbank LAB’ın, bankada inovasyon kültürünün gelişmesinde ve girişimcilik kaslarının güçlenmesinde çok önemli bir rol üstlendiğini aktararak, Akbank+’n da bu kültürün en somut yansımalarından biri olduğunu vurguladı.

Revogo yatırımını bu açıdan çok değerli bulduklarına dikkati çeken Oğuz, ‘Çünkü bu girişim, hem döngüsel ekonomiye katkı sunan güncel bir ihtiyaca yanıt veriyor hem de farklı birimlerde görev yapmış Akbanklıların ortak bir girişim vizyonunda buluşmasının güçlü bir örneğini oluşturuyor. ‘ değerlendirmesinde bulundu.

Oğuz, bugüne dek 50 Akbanklının bu programa katılarak inovasyon ve liderlik becerilerini geliştirdiğini ve kurum içinde bu kültürün gelişimi için birer elçi olarak yolculuklarına devam ettiklerini kaydederek, gelecek dönemde de Akbanklıların yenilikçi fikirlerini desteklemeye, onların girişimcilik yolculuklarında yanlarında olmaya ve ülkenin girişimcilik ekosistemine yeni değerler kazandırmaya devam edeceklerini ifade etti.

Okumaya devam et

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

KATEGORİLER

ALTIN – DÖVİZ

KRİPTO PARA PİYASASI

X

FACEBOOK

SON YAZILAR

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.bankavitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.